Diplomasi
NATO ve Avrupa orduları yeni savaş dönemine hazırlanıyor

Londra’da düzenlenen savunma konferansında bir araya gelen üst düzey Avrupalı askeri yetkililer, Rusya kaynaklı olası tehditler karşısında savunma yaklaşımlarının kökten değiştirilmesi gerektiğini açıkladı. Askeri liderler, yapay zekanın muharebe verilerini işlemedeki dönüştürücü rolüne dikkat çekerken, yüksek maliyetli askeri sistemler yerine daha ucuz ve hızlı üretilebilen teknolojilere geçilmesini talep etti.
Avrupa’nın, Rusya’dan gelebilecek olası tehditlerin de etkisiyle şekillenen “yeni savaş dönemine” hazırlanması ve askeri kabiliyetlerini bu doğrultuda gözden geçirmesi gerektiği belirtildi.
Londra’da düzenlenen savunma konferansında bir araya gelen üst düzey askeri yetkililer, kıtanın savunma yaklaşımında köklü değişiklikler yapılması yönünde çağrıda bulundu.
NATO’nun Avrupa Müttefik Kuvvetler Yüksek Komutan Yardımcısı Hava Orgeneral John Stringer, konferansta yaptığı konuşmada karşı karşıya kalınan sınamaları aktardı.
Stringer “Karşı karşıya olduğumuz tehdit, 360 derecelik bir genişliğe sahip. Rusya uzun menzilli havacılık unsurlarının yanı sıra belirgin bir şekilde Rusya Kuzey Filosu’ndan kaynaklanan güçlü su üstü ve su altı tehditleriyle mücadele etmek zorunda olduğumuz menziller açısından artık çok daha kuzeye bakmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Hava Orgeneral Stringer ayrıca, AB ülkelerine uzun üretim süreçlerine sahip yüksek maliyetli platformlara olan bağımlılığı azaltmaları çağrısı yaptı. Stringer, bunun yerine insansız hava araçları ve önleyici sistemler gibi kitlesel olarak üretilebilen, daha düşük maliyetli askeri teçhizata geçilmesini önerdi.
Stringer, öncelikli alanlar arasında derinlemesine hassas vuruş kabiliyetlerini, elektronik harp sistemlerini ve binlerce kilometre menzile sahip silahlara karşı hava savunmasının güçlendirilmesini de sıraladı.
Mevcut çatışmaların kara savaşlarının yapısını temelden değiştirdiğini belirten Almanya Kara Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Christian Freuding ise harcamaların artırılması ve tedarik süreçlerinin hızlandırılmasının ötesine geçilmesi gerektiğini kaydetti.
Freuding, Avrupa’nın “savaşma yöntemlerini de kökten uyumlu hale getirmesi” gerektiğini ifade etti. Alman ordusunun tedarik süreçlerinde kritik açıkları kapatmak adına mevcut ve hızlı çözümlere odaklandığını aktaran Freuding, “beş yıl sonra mümkün olabilecek ancak teslimatı on yılı bulacak” sistemleri beklemek yerine bugünün imkanlarına yöneldiklerini ekledi.
Askeri liderler, muharebe verilerinin işlenmesinde yapay zekanın sunduğu imkanlara da dikkat çekti. İngiltere Genelkurmay Başkanı General Roly Walker, geçmişte 72 saat süren bir kolordu planlama döngüsünün yapay zeka sayesinde artık bir saate kadar indirilebildiğini kaydetti.
Bazı üst düzey Avrupalı yetkililer, Rusya’nın önümüzdeki birkaç yıl içinde askeri kapasitesini NATO topraklarına tehdit oluşturabilecek seviyeye yeniden ulaştırabileceğini öngörüyor.
ABD merkezli Foreign Affairs dergisinde yayımlanan analizde, Donald Trump’ın ABD Başkanı olarak ikinci dönemine başlamasının ardından Avrupa ülkelerinin kendi güvenlik politikalarını yeniden gözden geçirdiği, silahlanma faaliyetlerini hızlandırdığı ve askeri harcamaları artırma kararı aldığı belirtilmişti.
Dergi, Avrupa’daki yeniden silahlanma sürecinin en önemli yürütücü gücü olarak Almanya’yı işaret etmişti.
AB Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü tarafından Haziran ayında yayımlanan “Avrupa’yı Savunmak, Rusya’yı Caydırmak” başlıklı raporda da üye ülkelere NATO içinde daha fazla sorumluluk üstlenme çağrısı yapılmıştı.
Raporda askeri harcamaların, silah üretiminin, ortak tedarik süreçlerinin ve savunma sanayisinin güçlendirilmesi gerektiği vurgulanırken, Avrupa’nın artık ABD’nin eski seviyedeki askeri desteğine güvenerek hareket edemeyeceği kaydedilmişti.
ABD Başkanı Donald Trump, Avrupalı müttefiklerinden savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5’i seviyesine çıkarmalarını talep etmiş, NATO ülkelerini ABD’nin askeri harekatlarına yeterli destek vermedikleri gerekçesiyle eleştirmiş ve ittifakı Washington olmadan bir “kağıttan kaplan” olarak nitelendirmişti.
Diplomasi
Yaşar Güler: NATO, Avro-Atlantik güvenliği için eşsiz ve temel bir platform

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, NATO’nun değişen güvenlik ortamına uyum sağladığını ve ABD’nin ittifaktan ayrılmayı düşünmediğini savundu.
Önümüzdeki hafta Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde Reuters’a yaptığı açıklamada Güler, zirvenin ittifakın birliği, müttefiklerin artan savunma harcamalarının değerlendirilmesi, savunma sanayii işbirliğinin güçlendirilmesi ve Ukrayna’ya verilen desteğin artırılmasına odaklanacağını belirtti.
Bakan, Ankara’nın Avrupa savunma girişimlerine dahil edilmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.
Türkiye, 7-8 Temmuz tarihlerinde 32 NATO liderini ve Körfez ile Asya-Pasifik bölgesinden yetkilileri ağırlayacak.
Bu toplantı, ittifak içinde yük paylaşımı, savunma harcamaları ve müttefiklerin Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yeterince katkıda bulunmadıklarına dair ABD’nin şikayetleri nedeniyle yaşanan gerginliklerin ortasında gerçekleşecek.
Güler, “NATO, Avrupa-Atlantik güvenliği ve savunması için eşsiz ve temel bir platform olmaya devam ediyor. Yaşadığımız dönemi bir kriz olarak değil, değişen güvenlik ortamına uyum sağlama süreci olarak değerlendiriyoruz,” dedi.
ABD’nin NATO’dan çekilme niyetinde olmadığını fakat Avrupa müttefiklerinin ve Kanada’nın Avrupa’nın güvenliği konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesini istediğini belirten Güler, bu sorumlulukların Ankara’yı da savunma planları ve girişimlerine dahil etmesini gerektirdiğini vurguladı.
Diplomasi
“F-35 anlaşması kesin değil, KAAN motoru anlaşması muhtemelen olacak”

Donald Trump’ın yaptığı Türkiye’ye F-35 satışı hamlesi henüz sonuçlanmasa da “KAAN motorları” meselesinde ilerleme kaydedilmiş olabilir.
Euractiv’e konuşan konuyla ilgili bilgi sahibi bölgesel bir istihbarat yetkilisi, Türkiye’ye F-35 satışı ile ilgili kesinleşmiş bir anlaşma olmadığını söyledi.
Ankara, Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasının ardından 2019 yılında F-35 programından çıkarıldı.
Washington, bu sistemin F-35’e ait radar verilerini toplayarak uçağın hassas teknolojisine tehdit oluşturduğunu öne sürmüştü.
Trump, 7–8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da yapılacak NATO zirvesine ilişkin planları sorulduğunda geçen hafta, “Muhtemelen onları (Türkiye’yi) çok mutlu edecek bir şey yapacağım,” demişti.
İstihbarat yetkilisine göre, KAAN motorlarının satışı büyük olasılıkla devam edecek.
Trump yönetimi, şu anda geliştirme aşamasında olan Türkiye’nin beşinci nesil avcı uçağı KAAN için 613 milyon avro değerindeki ABD menşeli General Electric motorlarının satışını onaylama niyetini Kongre’ye bildirmişti.
Öte yandan F-35 konusunda herhangi bir ilerleme, Türkiye’nin S-400 sistemini Rusya’ya iade etmek yerine üçüncü bir ülkeye satmasını öngören bir anlaşmaya bağlı olabilir. Olası alıcılar arasında Güney Kore’nin adı geçiyor.
İsrail ve Yunanistan, Türkiye’nin ABD yapımı bu uçakları satın almasına, bunun kendi teknolojik üstünlüklerini zedeleyeceği ve bölgesel askeri dengeyi değiştireceği gerekçesiyle karşı çıkıyor.
Yunanistan F-35 siparişi verirken, İsrail ise bu uçağın kendi tarafından geliştirilmiş bir versiyonunu kullanıyor.
Diplomasi
İngiltere yaptırım ihlali yapan şirketin adını ilk kez açıkladı

İngiltere merkezli petrol ve doğalgaz saha hizmetleri şirketi Petrofac Facilities Management Ltd, Rusya’dan çekilme sürecinde uygulanan yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle hazineye 569 bin sterlin para cezası ödedi. İngiliz hükümeti, yaptırım rejimini ihlal ettiği için Gelir ve Gümrük İdaresi tarafından ismi kamuoyuna açıklanan ilk şirketin Petrofac olduğunu duyurdu.
Birleşik Krallık merkezli uluslararası petrol ve doğalgaz saha hizmetleri şirketi Petrofac Facilities Management Ltd (PFML), Rusya’daki faaliyetlerini sonlandırma sürecinde uygulanan yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle 569 bin sterlin para cezası ödedi. Karar, İngiltere Finansal Yaptırımlar Uygulama Ofisi (OFSI) tarafından açıklandı.
İngiltere hükümetinin resmi internet sitesinde yayımlanan açıklamada, ihlallerin 2022 ve 2023 yıllarında, şirketin Rusya’daki operasyonlarını tasfiye ettiği dönemde gerçekleştiği belirtildi.
Açıklamada, “PFML, Rusya ile bağlantılı kişi ve kurumlara yaptırım kapsamındaki sanayi ürünlerini tedarik etmiş ve bu ürünlerle ilgili teknik yardım sağlamıştır” ifadelerine yer verildi.
Hükümet kaynakları, Petrofac firmasının ihlalleri Birleşik Krallık Gelir ve Gümrük İdaresine (HMRC) kendisinin bildirdiğini ve yürütülen soruşturmada yetkililerle işbirliği yaptığını açıkladı.
Açıklamada ayrıca PFML’nin, yaptırım rejimini ihlal ettiği için HMRC tarafından ismi kamuoyuna açıkça ifşa edilen ilk şirket olduğu kaydedildi.
HMRC Dolandırıcılık Soruşturmaları Müdür Yardımcısı Edwige Hill, yaptırımların uygulanması konusundaki kararlılığı şu sözlerle aktardı:
“Rusya’ya yönelik yaptırımlara uyulmaması ciddi bir suç teşkil ediyor. Birleşik Krallık hükümeti, uluslararası ortaklarıyla birlikte bugüne kadar büyük bir ekonomiye uygulanan en katı yaptırım paketini hayata geçirdi. İhlalde bulunanların isimlerinin kamuoyuyla paylaşılması, bizi diğer kolluk kuvvetleriyle aynı çizgiye getirmekte ve yaptırım kurallarını çiğnemenin sonuçlarına dair net bir mesaj vermektedir.”
Rusya’daki 15 yıllık faaliyetin sonu
Petrofac Facilities Management Ltd, petrol, doğalgaz ve enerji sektörlerindeki tesislerin tasarımı, inşası, yönetimi ve bakımı alanlarında uzmanlaşmış Birleşik Krallık merkezli çok uluslu bir servis şirketi olarak faaliyet gösteriyor.
Şirketin resmi verilerine göre dünya genelinde gaz, petrol, hidrojen ve rüzgar enerjisi alanlarında 200’den fazla büyük ölçekli proje yürütüldü.
Rusya pazarında toplamda 15 yıldan fazla süre faaliyet gösteren şirket, 2006 yılında Sahalin’de petrol ve doğalgaz projelerinde çalışacak operatörlerin eğitimi için Sahalin Teknik Eğitim Merkezini açmıştı.
Moskova’da da ofisi bulunan şirket, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri müdahalesinin ardından ülkeden çekilme kararı almış ve tasfiye süreci 2022 ile 2023 yılları arasında tamamlanmıştı.
Birleşik Krallık makamları, Rusya’ya yönelik yaptırım listelerini düzenli olarak genişletiyor. Londra’nın yürürlüğe koyduğu kısıtlamalar arasında Rus gemilerinin limanlara giriş yasağı, gölge filoya yönelik tedbirler, varlıkların dondurulması, bankaların SWIFT sisteminden çıkarılması, kripto platformlarının engellenmesi yer alıyor.
Ayrıca petrol, altın, kömür ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ithalat ambargoları ile teknoloji ürünleri, havacılık parçaları ve lüks tüketim mallarının ihracat yasağı da bu tedbirler arasında bulunuyor.
Londra yönetimi son olarak 16 Haziran’da Yandex Bank, WB Bank, Eurofinance, Mosnarbank ile çok sayıda şirket ve kişiyi yaptırım listesine eklemişti.
Amerika2 hafta öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Avrupa6 gün önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Asya2 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Görüş1 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz iktisatçı Pettifor: Yapay zeka çöküşü kaçınılmaz bir krize yol açacak
Dünya Basını2 hafta önceForeign Policy: İran, Vietnam’dan Daha Ağır Bir Yenilgi
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Rusya2 hafta önceRFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz









