Rusya
Rusya’da iktidar partisi 2026 aday listesini belirledi

Rusya’da iktidardaki Birleşik Rusya Partisi, 2026 yılında yapılacak Devlet Duması seçimleri için aday listesini belirledi. Partinin seçim listesinin ilk beş sırasında Dışişleri Bakanı Lavrov ve Moskova Belediye Başkanı Sobyanin gibi isimler yer alıyor. Kongrede konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkenin içinden geçtiği çetin döneme işaret ederek ulusal güvenliğin her koşulda korunacağını vurguladı.
Birleşik Rusya Partisi‘nin başkent Moskova’daki Hodinka bölgesindeki Megasport Sarayı’nda düzenlenen kongresinde, 225 seçim bölgesinin tamamını kapsayan adaylar ile genel parti listesi açıklandı.
Listenin öncü kadrosunu oluşturan ilk beş isim; Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, gazeteci Evgeniy Poddubnıy, Çocuk Hakları Sorumlusu Mariya Lvova-Belova ve Genç Ordu (Yunarmiya) lideri Vladislav Golovin olarak belirlendi.
Partinin programı ile seçim beyannamesinin ele alınacağı kongrenin ikinci aşamasının, 20 Eylül’deki oylamadan kısa bir süre önce, ağustos ayında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Kongrenin başkonuğu olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, toplantının açılışını gerçekleştirdi. Putin’in, bir saati aşan ve iktidar partisinin daha sonra kendi programına dahil ettiği geniş kapsamlı sosyal destek vaatlerini içeren 2021 yılındaki hitabının aksine, bu kez 17 dakika süren oldukça muhtasar bir konuşma yapması dikkat çekti.
Rus liderin konuşmasının ardından, aynı günün akşamında Kremlin’de iç akaryakıt piyasasının istikrara kavuşturulması gündemiyle bir toplantı yönettiği bildirildi.
Konuşmasında Rusya üzerindeki dış baskılara ve özel askeri harekata değinen Putin, “Sorunları görüyoruz, bunların farkındayız ve gerekli adımları atıyoruz. Ancak hem ülkemizin hem de vatandaşlarımızın güvenliğini, Rusya sınırlarının dokunulmazlığını uzun vadeli bir tarihi perspektifte kesinlikle güvence altına alacağız. Kendi topraklarımıza ve altyapı tesislerimize yönelik terör saldırıları da dahil olmak üzere, bugün önümüzde duran tüm zorlukların üstesinden geleceğimiz şüphesizdir” ifadelerini kullandı
Rusya’nın içinden geçtiği bu çetin dönemin çok şey öğrettiğini ve “gerçek vatanseverliğin kıymetini idrak etmeyi” sağladığını kaydeden Putin, askeri harekatın katılımcılarına şükranlarını sundu ve partiye gazi askerleri kendi bünyesine katması çağrısında bulundu.
Seçimlerin anayasal takvime ve yasalara tam uyum içinde gerçekleştirileceğini vurgulayan Rus lider, güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınacağını belirtti.
Mevcut yasama döneminde parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın kabul ettiği destek adımlarını hatırlatan Putin, geleneksel değerlerin korunmasının tüm siyasi yapıların ortak paydası olduğunu ve seçim kampanyasının da temel sütunlarından birini oluşturacağını ifade etti.
Konuşmasını tamamlamadan önce geleceğin milletvekillerine “ofislerde ve mesajlaşma uygulamalarında daha az vakit geçirip” daha sık sahaya inmeleri ve halkla doğrudan temas kurmaları yönünde tavsiyede bulundu.
Sonraki konuşmacılar da bu tavsiyeyi yineleyerek sahadaki çalışmalarına vurgu yaptı.
Putin’in ardından söz alan Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, modern Rusya tarihinde ilk kez askeri çatışmaların sürdüğü bir konjonktürde parlamento seçimlerine gidildiğine işaret etti.
Medvedev, partinin bu koşullar altında dönüşüm geçirmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Çeşitli kademelerdeki adayların belirlenmesi amacıyla düzenlenen ön seçim sürecine 22 bin kişinin başvurduğunu ve kazananlar arasında askeri harekata katılan 480 kişinin yer aldığını açıklayan Medvedev, Duma adaylığı için yapılan ön seçimlerde her koltuk için 12 adayın yarıştığını duyurdu.
Medvedev, partiyi seçim yarışına taşıyacak federal düzeydeki ilk beş ismi bizzat açıklarken adayların toplumun farklı kesimlerini temsil ettiğini vurguladı.
Bu süreç, Sergey Lavrov’un katılacağı ikinci seçim yarışı olacak. 2021 yılındaki seçimlerde partinin federal listesinin başında dönemin Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, hekim Denis Protsenko, Sirius eğitim merkezinin başkanı Elena Şmeleva ve Çocuk Hakları Sorumlusu Anna Kuznetsova yer almış, ancak bu isimler arasından parlamentoya giren tek isim Kuznetsova olmuştu.
RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı
Bölge listelerinde valilerin ağırlığı korunuyor
Birleşik Rusya Partisi Genel Konsey Sekreteri ve Federasyon Konseyi Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Yakuşev, tek isimli seçim bölgeleri ile parti listesindeki adayların yer aldığı tam listeyi delegelere sundu.
Partinin, 2021 yılındaki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de 57 bölgesel grup oluşturduğu görüldü.
Oluşturulan grupların büyük kısmına bölge valileri liderlik ederken, listede bazı istisnai tercihler dikkat çekti. Uzak Doğu bölgesindeki genişletilmiş gruba, geçmişte olduğu gibi yine Başbakan Yardımcısı ve Devlet Başkanlığı Uzak Doğu Federal Bölgesi Tam Yetkili Temsilcisi Yuriy Trutnev liderlik edecek.
Kurgan, Tümen, Hantı-Mansi ve Yamalo-Nenets özerk bölgelerini bir araya getiren Urallar grubunun başında ise mevcut görev alanı bu bölgeyi kapsamamasına rağmen yine Vladimir Yakuşev yer alıyor.
Yakuşev’in hemen arkasından ikinci sırada, Vedomosti gazetesinin kaynaklarının dokuzuncu dönem Duma Birleşik Rusya grup başkanlığı için güçlü adaylar arasında gösterdiği milletvekili Dmitriy Kobılkin geliyor.
Ukrayna’dan ilhak edilen dört yeni bölgeyi kapsayan listenin başında milletvekili Viktor Vodolatskiy yer alırken, listenin ikinci sırasında eski insan hakları ombudsmanı Tatyana Moskalkova yer alıyor.
İstisnalar arasında yer alan Saratov bölgesi listesinin başında, son iki dönemin Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin yer alıyor. Moskova listesinin ilk sırasına ise Duma Başkan Yardımcısı Pyotr Tolstoy getirildi.
Hem Volodin hem de Tolstoy, aynı zamanda tek isimli bölgelerden de adaylıklarını yürütecek. Kostroma ve Yaroslavl bölgelerini birleştiren listenin liderliğini milletvekili Valentina Tereşkova üstlenirken, St. Petersburg listesinin başına Duma Bilgi Politikası Komisyonu Başkanı Sergey Boyarskiy getirildi. Rostov bölgesinde listenin başında, beklentilerin aksine yeni atanan bölge yöneticisi Yuriy Slyusar yerine milletvekili Aleksandr Şolohov yer aldı.
Benzer şekilde Krasnodar bölgesinde de listenin ilk sırasına Vali Veniamin Kondratyev yerine Kazak Generali ve milletvekili Nikolay Doluda yerleşti.
Çok sayıda idari bölge, seçim listesinde ortak çatılar altında birleştirildi. Tuva, Hakasya ve Krasnoyarsk bölgesini bir araya getiren listenin liderliğini Vali Mihail Kotyukov üstlendi; bu grupta Duma Başkan Yardımcısı Şolban Kara-ool’un listenin ancak dördüncü sırasında yer bulması şaşırtıcı bir gelişme olarak kaydedildi.
Novosibirsk ve Omsk bölgelerini kapsayan ortak listenin başında ise bu eyaletlerin valileri Andrey Travnikov ve Vitaliy Hotsenko bulunuyor.
Bazı eyaletler ise valilerinin liderliğindeki bağımsız listelerle seçim yarışına katılıyor. Irkutsk bölgesinde Vali Igor Kobzev, Kuzbass’ta Ilya Seredyuk, Tomsk’ta Vladimir Mazur, Sverdlovsk’ta Denis Pasler, Perm bölgesinde ise Vali Dmitriy Mahonin listenin başında yer alıyor; Mahonin’in hemen ardında eski senatör Andrey Klimov yer alıyor.
Bryansk bölgesinde listenin ilk sırasını geçici Vali Egor Kovalçuk alırken, eski Vali Aleksandr Bogomaz ikinci sıraya yerleşti.
Moskova bölgesi listesinin başında Vali Andrey Vorobyev bulunurken, listenin ikinci sırasında Lyudmila Bolilaya ve üçüncü sırada Başbakan Yardımcısı Vitaliy Savelyev yer alıyor.
Analistler listenin savunma odaklı mesajlar taşıdığını belirtiyor
Sivil Toplum Geliştirme Vakfı Başkanı Konstantin Kostin, açıklanan listenin özünde “savaş dönemi koşullarına” göre şekillendirildiğini ifade etti.
Vedomosti gazetesine konuşan Kostin, “En önemli mesaj şu: İlk beş isim, karşılaşılan sorunların üstesinden gelmesi beklenen savunuculardan oluşuyor. Lavrov uluslararası arenada egemenliği koruyan figür konumunda. Sobyanin, zorlu koşullara rağmen Rusya’nın en büyük idari birimindeki başarılı çalışmaların temsilcisi. Golovin ve Poddubnıy ise iki Rusya Kahramanı olarak vatansever topluluğa hitap ediyor. Mariya Lvova-Belova ise ülkenin kalkınması için en kritik hedeflerden biri ve seçim programının önceliklerinden olan demografi alanı ile doğrudan bağlantılı” değerlendirmesinde bulundu
Petersburg Politikası Vakfı Başkanı Mihail Vinogradov ise listenin federal düzeydeki kısmının farklı siyasi anlamları bir arada sunacak şekilde tasarlandığını kaydetti.
Vinogradov’a göre Lavrov, dış politikanın Rusya yönetimi açısından en başarılı alan olarak görüldüğü dönemi simgelerken, Sobyanin ise gündemin radikallikten arındırılması potansiyelini ve valilerle kriz dönemlerinde, örneğin salgın sürecinde çalışma deneyimini temsil ediyor.
Diğer isimlerin daha çok sembolik nitelik taşıdığına değinen Vinogradov, buradaki temel sorunun, listedeki varlığın ilgili kişilerin orta vadede bürokratik gücünü artırıp artırmayacağı olduğunu dile getirdi.
Bölgesel grupların sayısının fazla tutulmasının, partiye verilen her oyun en etkin şekilde değerlendirilmesini sağlayacağını ve seçimlerin ardından milletvekilliği dağılımında partiye avantaj getireceğini belirten Kostin, “Ayrıca bu listelerin başında genellikle kendi bölgelerinde popülaritesi partinin oy oranından yüksek olan valilerin yer alması, seçmen desteğini artıracak temel etkenlerden biri olacaktır” tespitinde bulundu
Rusya
Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.
Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.
Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.
Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.
Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.
Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.
Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.
Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.
Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.
Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.
Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.
Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.
Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.
Rusya
Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.
Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.
Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.
Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.
Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.
Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.
Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.
Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.
Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.
Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor
Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.
Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.
Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.
Rusya
Rusya ve Afrika sivil gemilere el konulmasına karşı birleşti

Moskova’daki zirveyi tamamlayan Rusya ve Afrika ülkeleri, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasını deniz ticaretinin siyasi baskı aracına dönüştürülmesi olarak niteledi. Liderler 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı müdahalelere karşı ortak tutum alırken, Rusya Devlet Başkanı Putin ticaret gemilerine el konulması halinde dünyanın herhangi bir yerinde aynıyla karşılık vereceklerini kaydetti.
Rusya ile Afrika ülkeleri, Moskova’da sona eren Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Afrika kıtası bayraklı olanlar dahil sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına karşı ortak tavır aldı.
Zirve belgesinde taraflar, seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin bütün şartları karşılayan sivil gemilere yönelik bu tür adımların uluslararası hukuka ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kurallarına aykırı olduğu durumlarda ortak bir duruş sergileyeceklerini kaydetti.
Belgede, “1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına uymayan durumlarda, Afrika Kıtası devletlerinin bayraklarını taşıyan ve seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin tüm gereklilikleri karşılayanlar da dahil olmak üzere, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına tutarlı bir şekilde karşı çıkılacaktır” hükmü yer aldı.
Taraflar ayrıca, ticari seferler yürüten gemileri hedef alan bu tür eylemlerin deniz ticaretini bir “ekonomik ve siyasi baskı aracı” haline getirdiğinin altını çizme konusunda mutabakata vardı.
Batılı ülkeler son dönemde Rusya ile bağlantılı tankerlerin alıkonulduğuna ilişkin çok sayıda adım attı.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haziran ayında uluslararası yaptırımlar altında olan Tagor adlı tankerin alıkonulduğunu duyurdu.
Fransa mart ayında da Akdeniz’de Rusya’dan yola çıkan Mozambik bayraklı Deyna tankerini durdurdu.
Fransız makamları, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuna ait olduğunu değerlendiriyor.
ABD ise yılın başında Rus bayraklı Marinera tankerini yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkoydu.
Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Marinera vakasına ilişkin değerlendirmesinde Amerikan güçlerinin karasuları dışındaki tankere yönelik adımlarının uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı.
Putin ticari gemilere müdahalelere aynıyla karşılık verileceğini açıkladı
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini ele geçirmesi halinde aynıyla karşılık vereceklerini söyledi.
Bazı ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin hareketini kısıtlamaya çalıştığını belirten Putin, bu ülkelerin “son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve bizden yağmalanan malları satma fikrini geliştirdiklerini” ifade etti.
Putin toplantıda, “Eğer bu durum uygulamaya geçerse, aynıyla karşılık vermek zorunda kalacağız. Üstelik bu yanıtı gemilerimize baskınların planlandığı sularda vermek zorunda da değiliz. Kendi uygun ve gerekli gördüğümüz yerde, herhangi bir noktada veririz” dedi.
Rusya Devlet Başkanı daha önce tankerlerin ele geçirilmesine karşı “korsanlarla mücadele eder gibi” hareket edilmesini teklif etmişti.
Putin konuya ilişkin yaklaşımını, “Deniz hukuku çerçevesinde, dikkatli ancak kararlı” hareket etmek gerektiği sözleriyle özetledi.
Amerika2 hafta önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Diplomasi5 gün önce“Küresel Britanya” ve Kürt Reçetesinin İzleri
Dünya Basını1 hafta önceProf. Wolff: Batı sömürgeciliğin sonuna geldiğini inkar ediyor
Söyleşi1 hafta önce“AfD, Alman büyük sermayesindeki iç çelişkinin bir ifadesi”
Görüş1 hafta önceFransa sokaklarında kaos ve hesaplaşma
Dünya Basını1 hafta önceAmerika inkâr girdabında: Üç düşünürden sistemin çöküşüne dair uyarılar
Dünya Basını2 hafta önce“Tescilli aşırı sağcı”: Alman parti sisteminin bumerangı
Amerika2 hafta önceMilenyum kuşağı tarihin en büyük nostalji dalgasını başlattı









