Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da iktidar partisi 2026 aday listesini belirledi

Yayınlanma

Rusya’da iktidardaki Birleşik Rusya Partisi, 2026 yılında yapılacak Devlet Duması seçimleri için aday listesini belirledi. Partinin seçim listesinin ilk beş sırasında Dışişleri Bakanı Lavrov ve Moskova Belediye Başkanı Sobyanin gibi isimler yer alıyor. Kongrede konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkenin içinden geçtiği çetin döneme işaret ederek ulusal güvenliğin her koşulda korunacağını vurguladı.

Birleşik Rusya Partisi‘nin başkent Moskova’daki Hodinka bölgesindeki Megasport Sarayı’nda düzenlenen kongresinde, 225 seçim bölgesinin tamamını kapsayan adaylar ile genel parti listesi açıklandı.

Listenin öncü kadrosunu oluşturan ilk beş isim; Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, gazeteci Evgeniy Poddubnıy, Çocuk Hakları Sorumlusu Mariya Lvova-Belova ve Genç Ordu (Yunarmiya) lideri Vladislav Golovin olarak belirlendi.

Partinin programı ile seçim beyannamesinin ele alınacağı kongrenin ikinci aşamasının, 20 Eylül’deki oylamadan kısa bir süre önce, ağustos ayında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.

Kongrenin başkonuğu olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, toplantının açılışını gerçekleştirdi. Putin’in, bir saati aşan ve iktidar partisinin daha sonra kendi programına dahil ettiği geniş kapsamlı sosyal destek vaatlerini içeren 2021 yılındaki hitabının aksine, bu kez 17 dakika süren oldukça muhtasar bir konuşma yapması dikkat çekti.

Rus liderin konuşmasının ardından, aynı günün akşamında Kremlin’de iç akaryakıt piyasasının istikrara kavuşturulması gündemiyle bir toplantı yönettiği bildirildi.

Konuşmasında Rusya üzerindeki dış baskılara ve özel askeri harekata değinen Putin, “Sorunları görüyoruz, bunların farkındayız ve gerekli adımları atıyoruz. Ancak hem ülkemizin hem de vatandaşlarımızın güvenliğini, Rusya sınırlarının dokunulmazlığını uzun vadeli bir tarihi perspektifte kesinlikle güvence altına alacağız. Kendi topraklarımıza ve altyapı tesislerimize yönelik terör saldırıları da dahil olmak üzere, bugün önümüzde duran tüm zorlukların üstesinden geleceğimiz şüphesizdir” ifadelerini kullandı

Rusya’nın içinden geçtiği bu çetin dönemin çok şey öğrettiğini ve “gerçek vatanseverliğin kıymetini idrak etmeyi” sağladığını kaydeden Putin, askeri harekatın katılımcılarına şükranlarını sundu ve partiye gazi askerleri kendi bünyesine katması çağrısında bulundu.

Seçimlerin anayasal takvime ve yasalara tam uyum içinde gerçekleştirileceğini vurgulayan Rus lider, güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınacağını belirtti.

Mevcut yasama döneminde parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın kabul ettiği destek adımlarını hatırlatan Putin, geleneksel değerlerin korunmasının tüm siyasi yapıların ortak paydası olduğunu ve seçim kampanyasının da temel sütunlarından birini oluşturacağını ifade etti.

Konuşmasını tamamlamadan önce geleceğin milletvekillerine “ofislerde ve mesajlaşma uygulamalarında daha az vakit geçirip” daha sık sahaya inmeleri ve halkla doğrudan temas kurmaları yönünde tavsiyede bulundu.

Sonraki konuşmacılar da bu tavsiyeyi yineleyerek sahadaki çalışmalarına vurgu yaptı.

Putin’in ardından söz alan Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, modern Rusya tarihinde ilk kez askeri çatışmaların sürdüğü bir konjonktürde parlamento seçimlerine gidildiğine işaret etti.

Medvedev, partinin bu koşullar altında dönüşüm geçirmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.

Çeşitli kademelerdeki adayların belirlenmesi amacıyla düzenlenen ön seçim sürecine 22 bin kişinin başvurduğunu ve kazananlar arasında askeri harekata katılan 480 kişinin yer aldığını açıklayan Medvedev, Duma adaylığı için yapılan ön seçimlerde her koltuk için 12 adayın yarıştığını duyurdu.

Medvedev, partiyi seçim yarışına taşıyacak federal düzeydeki ilk beş ismi bizzat açıklarken adayların toplumun farklı kesimlerini temsil ettiğini vurguladı.

Bu süreç, Sergey Lavrov’un katılacağı ikinci seçim yarışı olacak. 2021 yılındaki seçimlerde partinin federal listesinin başında dönemin Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, hekim Denis Protsenko, Sirius eğitim merkezinin başkanı Elena Şmeleva ve Çocuk Hakları Sorumlusu Anna Kuznetsova yer almış, ancak bu isimler arasından parlamentoya giren tek isim Kuznetsova olmuştu.

RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı

Bölge listelerinde valilerin ağırlığı korunuyor

Birleşik Rusya Partisi Genel Konsey Sekreteri ve Federasyon Konseyi Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Yakuşev, tek isimli seçim bölgeleri ile parti listesindeki adayların yer aldığı tam listeyi delegelere sundu.

Partinin, 2021 yılındaki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de 57 bölgesel grup oluşturduğu görüldü.

Oluşturulan grupların büyük kısmına bölge valileri liderlik ederken, listede bazı istisnai tercihler dikkat çekti. Uzak Doğu bölgesindeki genişletilmiş gruba, geçmişte olduğu gibi yine Başbakan Yardımcısı ve Devlet Başkanlığı Uzak Doğu Federal Bölgesi Tam Yetkili Temsilcisi Yuriy Trutnev liderlik edecek.

Kurgan, Tümen, Hantı-Mansi ve Yamalo-Nenets özerk bölgelerini bir araya getiren Urallar grubunun başında ise mevcut görev alanı bu bölgeyi kapsamamasına rağmen yine Vladimir Yakuşev yer alıyor.

Yakuşev’in hemen arkasından ikinci sırada, Vedomosti gazetesinin kaynaklarının dokuzuncu dönem Duma Birleşik Rusya grup başkanlığı için güçlü adaylar arasında gösterdiği milletvekili Dmitriy Kobılkin geliyor.

Ukrayna’dan ilhak edilen dört yeni bölgeyi kapsayan listenin başında milletvekili Viktor Vodolatskiy yer alırken, listenin ikinci sırasında eski insan hakları ombudsmanı Tatyana Moskalkova yer alıyor.

İstisnalar arasında yer alan Saratov bölgesi listesinin başında, son iki dönemin Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin yer alıyor. Moskova listesinin ilk sırasına ise Duma Başkan Yardımcısı Pyotr Tolstoy getirildi.

Hem Volodin hem de Tolstoy, aynı zamanda tek isimli bölgelerden de adaylıklarını yürütecek. Kostroma ve Yaroslavl bölgelerini birleştiren listenin liderliğini milletvekili Valentina Tereşkova üstlenirken, St. Petersburg listesinin başına Duma Bilgi Politikası Komisyonu Başkanı Sergey Boyarskiy getirildi. Rostov bölgesinde listenin başında, beklentilerin aksine yeni atanan bölge yöneticisi Yuriy Slyusar yerine milletvekili Aleksandr Şolohov yer aldı.

Benzer şekilde Krasnodar bölgesinde de listenin ilk sırasına Vali Veniamin Kondratyev yerine Kazak Generali ve milletvekili Nikolay Doluda yerleşti.

Çok sayıda idari bölge, seçim listesinde ortak çatılar altında birleştirildi. Tuva, Hakasya ve Krasnoyarsk bölgesini bir araya getiren listenin liderliğini Vali Mihail Kotyukov üstlendi; bu grupta Duma Başkan Yardımcısı Şolban Kara-ool’un listenin ancak dördüncü sırasında yer bulması şaşırtıcı bir gelişme olarak kaydedildi.

Novosibirsk ve Omsk bölgelerini kapsayan ortak listenin başında ise bu eyaletlerin valileri Andrey Travnikov ve Vitaliy Hotsenko bulunuyor.

Bazı eyaletler ise valilerinin liderliğindeki bağımsız listelerle seçim yarışına katılıyor. Irkutsk bölgesinde Vali Igor Kobzev, Kuzbass’ta Ilya Seredyuk, Tomsk’ta Vladimir Mazur, Sverdlovsk’ta Denis Pasler, Perm bölgesinde ise Vali Dmitriy Mahonin listenin başında yer alıyor; Mahonin’in hemen ardında eski senatör Andrey Klimov yer alıyor.

Bryansk bölgesinde listenin ilk sırasını geçici Vali Egor Kovalçuk alırken, eski Vali Aleksandr Bogomaz ikinci sıraya yerleşti.

Moskova bölgesi listesinin başında Vali Andrey Vorobyev bulunurken, listenin ikinci sırasında Lyudmila Bolilaya ve üçüncü sırada Başbakan Yardımcısı Vitaliy Savelyev yer alıyor.

Analistler listenin savunma odaklı mesajlar taşıdığını belirtiyor

Sivil Toplum Geliştirme Vakfı Başkanı Konstantin Kostin, açıklanan listenin özünde “savaş dönemi koşullarına” göre şekillendirildiğini ifade etti.

Vedomosti gazetesine konuşan Kostin, “En önemli mesaj şu: İlk beş isim, karşılaşılan sorunların üstesinden gelmesi beklenen savunuculardan oluşuyor. Lavrov uluslararası arenada egemenliği koruyan figür konumunda. Sobyanin, zorlu koşullara rağmen Rusya’nın en büyük idari birimindeki başarılı çalışmaların temsilcisi. Golovin ve Poddubnıy ise iki Rusya Kahramanı olarak vatansever topluluğa hitap ediyor. Mariya Lvova-Belova ise ülkenin kalkınması için en kritik hedeflerden biri ve seçim programının önceliklerinden olan demografi alanı ile doğrudan bağlantılı” değerlendirmesinde bulundu

Petersburg Politikası Vakfı Başkanı Mihail Vinogradov ise listenin federal düzeydeki kısmının farklı siyasi anlamları bir arada sunacak şekilde tasarlandığını kaydetti.

Vinogradov’a göre Lavrov, dış politikanın Rusya yönetimi açısından en başarılı alan olarak görüldüğü dönemi simgelerken, Sobyanin ise gündemin radikallikten arındırılması potansiyelini ve valilerle kriz dönemlerinde, örneğin salgın sürecinde çalışma deneyimini temsil ediyor.

Diğer isimlerin daha çok sembolik nitelik taşıdığına değinen Vinogradov, buradaki temel sorunun, listedeki varlığın ilgili kişilerin orta vadede bürokratik gücünü artırıp artırmayacağı olduğunu dile getirdi.

Bölgesel grupların sayısının fazla tutulmasının, partiye verilen her oyun en etkin şekilde değerlendirilmesini sağlayacağını ve seçimlerin ardından milletvekilliği dağılımında partiye avantaj getireceğini belirten Kostin, “Ayrıca bu listelerin başında genellikle kendi bölgelerinde popülaritesi partinin oy oranından yüksek olan valilerin yer alması, seçmen desteğini artıracak temel etkenlerden biri olacaktır” tespitinde bulundu

Rusya

Telegram kanalı Rıbar’ın kurucusu Mihail Zvinçuk Karadağ’da gözaltına alındı

Yayınlanma

Rus Telegram kanalı Rıbar’ın kurucusu Mihail Zvinçuk ve ekibi, Karadağ’da AB entegrasyonu belgeseli çekme şüphesiyle yürütülen polis operasyonunda gözaltına alındı. Operasyonun Risan kentinde düzenlendiği ve Zvinçuk’un eşi dahil beş kişinin alıkonulduğu aktarılırken, ABD Dışişleri Bakanlığı daha önce proje yöneticileri hakkında 10 milyon dolarlık bilgi ödülü duyurmuştu.

Rusya merkezli “Rıbar” (Rybar) adlı Telegram kanalının kurucusu Mihail Zvinçuk ve beraberindeki çalışanlar Karadağ’da gözaltına alındı.

Karadağ’da yayımlanan Vijesti gazetesinin güvenlik kaynaklarına dayandırdığı haberine göre Zvinçuk, ülkenin Avrupa Birliği (AB) ile entegrasyonu ile bu sürecin Karadağ turizmi ve ekonomisi üzerindeki etkilerine dair çekim yaptığı şüphesiyle alıkonuldu.

Haberde, Rıbar temsilcilerinin Karadağ’ın vize politikasını AB standartlarına uyarlama kararı üzerine bir belgesel çekmeyi planladığı kaydedildi.

Haberde ayrıca Karadağ istihbarat birimlerinin proje temsilcilerinin ülkeye gelişinden haberdar olduğu ve ekibi birkaç gün boyunca takip ettiği aktarıldı.

Operasyonun Karadağ polisi ile Ulusal Güvenlik Ajansı işbirliğinde yürütüldüğü bildirildi.

Zvinçuk ve beraberindekilerin 9 Ekim sabahı Karadağ’ın Risan kentinde gözaltına alındığı belirtildi.

Yakalananlar arasında Zvinçuk’un eşi ve projenin çalışanı Valeriya Zvinçuk ile üç kişinin daha yer aldığı kaydedildi.

Rıbar ekibi suçlamaları reddetti

Rıbar ekibi, kurucuları dahil Rus vatandaşlarının gözaltına alındığını doğrulayarak ülkede yasal gerekçelerle kaldıklarını ve yerel yasaları ihlal etmediklerini açıkladı.

Proje temsilcileri, Çetinye Manastırı’nda çekim yapmayı planladıklarını ve bunun için önceden resmi başvuruda bulunduklarını ifade etti. Ekip, Rusya Dışişleri Bakanlığı ile iletişim halinde olduklarını ve gözaltındakilerin serbest bırakılmasını beklediklerini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Karadağ’daki Rusya Büyükelçiliğinin olayın ayrıntılarını araştırdığını bildirdi.

Bünyesinde Telegram kanalı, Rutube kanalı ve VKontakte topluluğu barındıran Rıbar projesi, internet sitesinde hedefini “Basit ve etkili bir şekilde bilgi savaşı yürütmeyi ve Rusya’yı doğru taraftan göstermeyi biliyoruz” ifadeleriyle tanımlıyor.

Şirketleşme adımı Mart 2023’te atılan “Rıbar” limited şirketinin genel müdürü ve kurucu ortağı Mihail Zvinçuk olurken, eşi Valeriya Zvinçuk da üç kurucu ortaktan biri olarak kayıtlarda yer alıyor.

Şirketin ana faaliyet alanı reklam ajansı hizmetleri, gazete basımı ve diğer matbaacılık faaliyetleri olarak belirtiliyor.

ABD ve İngiltere’nin yaptırım listesindeydi

ABD Dışişleri Bakanlığı, Ekim 2024’te Rıbar ile bağlantılı kişilerin tespit edilmesini veya yerlerinin belirlenmesini sağlayacak bilgiler için 10 milyon dolara kadar ödül koymuştu.

Yayımlanan listede Mihail Zvinçuk’un yanı sıra kurumun “kreatif direktör” olarak tanımladığı Valeriya Zvinçuk da yer almıştı. ABD Dışişleri Bakanlığı, projenin “ABD seçimlerine müdahale faaliyetlerinde yer aldığını” kaydetmişti.

İngiltere yönetimi ise 9 Aralık 2025’te Zvinçuk ile Rıbar projesine yönelik yaptırım kararı almış, Temmuz 2026’da kısıtlamaları projenin 10 yönetici ve çalışanını kapsayacak şekilde genişletmişti. Yaptırımlar varlıkların dondurulmasını ve seyahat yasağını kapsıyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Ryabkov: ABD ve Ukrayna ile üçlü müzakere planı gündemde değil

Yayınlanma

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Ukrayna ile savaşı sonlandırmaya yönelik ABD arabuluculuğundaki üçlü müzakereleri yakın zamanda başlatma planlarının olmadığını duyurdu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise çatışmanın stratejik çıkmaza girdiğini ve diplomatik çözüm ihtimalinin görünmediğini belirtti.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, ABD’nin arabuluculuğunda Ukrayna ile savaşı sonlandırmaya yönelik müzakereleri yakın zamanda yeniden başlatma planlarının olmadığını açıkladı.

RIA Novosti’nin aktardığına göre Ryabkov, “Bugün itibarıyla bu formatta temas kurmaya yönelik güncel bir plan yok. Bundan sonrasının nasıl gelişeceği bize bağlı değil” ifadelerini kullandı.

Üçlü çözüm görüşmelerinin durmasından Ukrayna’yı sorumlu tutan Ryabkov, Moskova’nın bu tür temaslara açık kalmayı sürdürdüğünü kaydetti.

Gelişmenin öncesinde perşembe günü açıklama yapan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın “stratejik çıkmaza” girdiğini ve krizin diplomatik yollarla çözülme ihtimalinin şu aşamada “görünmediğini” belirtti.

Mevcut durumun “çatışmanın tırmanması” riskini barındırdığına dikkati çeken Rubio, sürecin diğer ülkeleri de içine çekerek daha geniş çaplı bir gerilime dönüşebileceği uyarısını dile getirdi.

Rubio, buna karşın ABD’nin barış anlaşmasına varılmasına katkı sağlamaya hazır olduğunu aktardı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 25 Eylül’de yaptığı açıklamada Ukrayna ile müzakerelerin yeniden başlamasına dair önerilerin masada olduğunu belirtmiş, ancak Devlet Duması seçimlerinin ana gününden önceki gece düzenlenen geniş çaplı insansız hava aracı saldırısı nedeniyle verilecek karşılığı değerlendirmesi gerekeceğini söylemişti.

Oylamanın ardından diyaloğa dönmeye hazır olduklarını öne süren Putin’in yanı sıra Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov da Moskova’nın ekim ayında ABD’nin katılımıyla üçlü bir toplantı yapılmasını beklediğini duyurmuştu.

Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirill Budanov da aynı formatta görüşmelerin ekim ayında düzenleneceğini bildirmişti.

Yaptırımlar ve diplomasi trafiği temasları tıkadı

Söz konusu müzakere sürecinin seyri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya’ya yönelik ağır yaptırım yasasını onaylamasıyla değişti.

Peskov, kararın çözüm arayışlarını zorlaştırdığını ve barış odaklı müzakere zeminine dönüş için koşulların ortadan kalktığını ifade etti.

Savaşın sona erdirilmesine yönelik üçlü temaslar 2026 yılının ocak ve şubat aylarında iki kez Abu Dabi’de, bir kez de Cenevre’de düzenlendi. Hem İsviçre hem de BAE, diplomatik görüşmeler için yeniden ev sahipliği yapabileceklerini duyurdu.

Görüşmeleri sonbaharda yeniden başlatmak isteyen ABD’de Başkan Trump, eylül ayı başında temsilcileri Steve Witkoff ile Jared Kushner’ı Moskova ve Kiev’e gönderdi.

Financial Times’ın haberine göre temaslarda belirgin bir ilerleme kaydedilemedi; Putin Ukrayna’dan Donbass’ı teslim etmesini istemeyi sürdürürken Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy bu şartı reddetti.

Bloomberg’e konuşan kaynaklar da Putin’in tutumunu yumuşatma eğilimi göstermediğini, aksine Ukrayna’yı teslim olmaya zorlamak amacıyla ülkenin enerji ve ısıtma altyapısına yönelik saldırıları artırma kararı aldığını öne sürdü.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rus ekonomistler Merkez Bankasının faiz indirimi takviminde ayrıştı

Yayınlanma

Rusya’da ekonomistler, Merkez Bankasının politika faizini yüzde 14 seviyesinde sabit tutarak indirim sürecine ara vermesinin ardından atılacak adımların zamanlaması konusunda görüş ayrılığı yaşadı. Uzmanlar mevcut kredi dinamiklerini, enflasyon beklentilerini ve aranın süresine bağlı olarak reel faizlerin yüzde 10 ila 11 düzeyine çıkma olasılığını tartıştı.

Rusya’da düzenlenen “Gerçek Gelecek” adlı yatırım forumunda bir araya gelen ekonomistler, Rusya Merkez Bankasının politika faizini indirme sürecine verdiği aranın ne kadar sürmesi gerektiği konusunda farklı görüşler dile getirdi.

Sberbank Başkan Yardımcısı Taras Skvortsov, Merkez Bankasının faiz indirimlerine uzun bir ara vermemesi gerektiğini belirtirken, İktisadi Bilimler Fakültesi Profesörü Oleg Vyugin bu aranın şubata kadar korunmasını önerdi.

Tretiy Rim Makroekonomik Araştırmalar Merkezi Başekonomisti Grigoriy Çepkov ise bekleme süresinin uzamasının ekonomik büyüme açısından riskler doğurabileceğine işaret etti.

Sberbank: Kredi artışı kalıcı değil, faiz indirimine ara verilmemeli

Mevcut kredi büyüme hızının kalıcı bir artış olarak görülmemesi gerektiğini savunan Skvortsov, temmuz ayında tüzel kişilere verilen kredilerdeki yaklaşık iki katlık artışın, büyük ölçüde tek bir banka içinde bankalar arası kredilerden şirket kredilerine aktarılan yaklaşık 1 trilyon rublelik borçtan kaynaklandığını ifade etti.

Skvortsov, konut kredilerinde ağustos ve eylül aylarında görülen büyümenin önemli bir bölümünün de “Aile İpoteği” programının koşullarında beklenen değişikliklerle ilişkili olduğunu bildirdi.

Merkez Bankasının bu ayrıntıları inceleme imkanı olduğunu kaydeden Skvortsov, mevcut politika faizinin genel olarak ekonomi için çok yüksek kaldığını ve uzun aralar verilmemesi gerektiğini söyledi.

Bütçe gerçekleşmeleri ve enflasyon baskısı farklı stratejiler doğuruyor

Bütçe planının nasıl uygulanacağını görmek amacıyla faiz indirimine verilen aranın şubata kadar sürdürülmesini öneren Vyugin, gelecek yılın ilk çeyreğinin durumu değerlendirmek için bir başlangıç noktası olacağını belirtti.

Vyugin, yüksek enflasyon beklentileri nedeniyle faizi indirmenin mümkün görünmediğini, aynı zamanda faiz artırımı için de yeterince güçlü gerekçeler bulunmadığını ifade ederek en iyi tercihin gelecek yılın ilk çeyreğindeki eğilimi görmek olduğunu kaydetti.

Merkez Bankasının verdiği arayı haklı gördüğünü ancak sürecin uzamasının orta vadede uzun vadeli ekonomik büyümeyi olumsuz etkileyebileceğini belirten Çepkov, genel enflasyonun yarısından fazlasının arz şoklarından kaynaklandığını ve ekonominin bu şoklarla başa çıktığını ifade etti.

Bu tür arz şoklarının ek bir parasal sıkılaşma gerektirmediğini dile getiren Çepkov, faizin yüzde 14 seviyesinde tutulması durumunda reel faizlerin mevcut yüzde 7,5 düzeyinden yüzde 10 ila 11 aralığına yükselebileceğini ve Merkez Bankasının gecikmemesi gerektiğini vurguladı.

Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki toplantısında politika faizini değiştirmeyerek yüzde 14 düzeyinde bırakmıştı. Bu adım, Nisan 2025’ten bu yana faizin sabit tutulduğu ilk karar oldu.

Banka, Haziran 2025 ile Temmuz 2026 döneminde art arda düzenlenen 10 toplantının tamamında faiz indirimine gitmişti.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, toplantının ardından düzenlediği basın toplantısında yönetim kurulunun indirim seçeneğini ele almadığını, yalnızca faizin sabit tutulmasını değerlendirdiğini belirtmişti.

Bankanın 2027-2029 dönemine ilişkin para politikası taslağındaki temel senaryoya göre, 2027 yılında ortalama politika faizinin yüzde 10,5 ila 12,5 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English