Rusya
Rusya’da iktidar partisi 2026 aday listesini belirledi

Rusya’da iktidardaki Birleşik Rusya Partisi, 2026 yılında yapılacak Devlet Duması seçimleri için aday listesini belirledi. Partinin seçim listesinin ilk beş sırasında Dışişleri Bakanı Lavrov ve Moskova Belediye Başkanı Sobyanin gibi isimler yer alıyor. Kongrede konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkenin içinden geçtiği çetin döneme işaret ederek ulusal güvenliğin her koşulda korunacağını vurguladı.
Birleşik Rusya Partisi‘nin başkent Moskova’daki Hodinka bölgesindeki Megasport Sarayı’nda düzenlenen kongresinde, 225 seçim bölgesinin tamamını kapsayan adaylar ile genel parti listesi açıklandı.
Listenin öncü kadrosunu oluşturan ilk beş isim; Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, gazeteci Evgeniy Poddubnıy, Çocuk Hakları Sorumlusu Mariya Lvova-Belova ve Genç Ordu (Yunarmiya) lideri Vladislav Golovin olarak belirlendi.
Partinin programı ile seçim beyannamesinin ele alınacağı kongrenin ikinci aşamasının, 20 Eylül’deki oylamadan kısa bir süre önce, ağustos ayında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Kongrenin başkonuğu olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, toplantının açılışını gerçekleştirdi. Putin’in, bir saati aşan ve iktidar partisinin daha sonra kendi programına dahil ettiği geniş kapsamlı sosyal destek vaatlerini içeren 2021 yılındaki hitabının aksine, bu kez 17 dakika süren oldukça muhtasar bir konuşma yapması dikkat çekti.
Rus liderin konuşmasının ardından, aynı günün akşamında Kremlin’de iç akaryakıt piyasasının istikrara kavuşturulması gündemiyle bir toplantı yönettiği bildirildi.
Konuşmasında Rusya üzerindeki dış baskılara ve özel askeri harekata değinen Putin, “Sorunları görüyoruz, bunların farkındayız ve gerekli adımları atıyoruz. Ancak hem ülkemizin hem de vatandaşlarımızın güvenliğini, Rusya sınırlarının dokunulmazlığını uzun vadeli bir tarihi perspektifte kesinlikle güvence altına alacağız. Kendi topraklarımıza ve altyapı tesislerimize yönelik terör saldırıları da dahil olmak üzere, bugün önümüzde duran tüm zorlukların üstesinden geleceğimiz şüphesizdir” ifadelerini kullandı
Rusya’nın içinden geçtiği bu çetin dönemin çok şey öğrettiğini ve “gerçek vatanseverliğin kıymetini idrak etmeyi” sağladığını kaydeden Putin, askeri harekatın katılımcılarına şükranlarını sundu ve partiye gazi askerleri kendi bünyesine katması çağrısında bulundu.
Seçimlerin anayasal takvime ve yasalara tam uyum içinde gerçekleştirileceğini vurgulayan Rus lider, güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınacağını belirtti.
Mevcut yasama döneminde parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın kabul ettiği destek adımlarını hatırlatan Putin, geleneksel değerlerin korunmasının tüm siyasi yapıların ortak paydası olduğunu ve seçim kampanyasının da temel sütunlarından birini oluşturacağını ifade etti.
Konuşmasını tamamlamadan önce geleceğin milletvekillerine “ofislerde ve mesajlaşma uygulamalarında daha az vakit geçirip” daha sık sahaya inmeleri ve halkla doğrudan temas kurmaları yönünde tavsiyede bulundu.
Sonraki konuşmacılar da bu tavsiyeyi yineleyerek sahadaki çalışmalarına vurgu yaptı.
Putin’in ardından söz alan Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, modern Rusya tarihinde ilk kez askeri çatışmaların sürdüğü bir konjonktürde parlamento seçimlerine gidildiğine işaret etti.
Medvedev, partinin bu koşullar altında dönüşüm geçirmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Çeşitli kademelerdeki adayların belirlenmesi amacıyla düzenlenen ön seçim sürecine 22 bin kişinin başvurduğunu ve kazananlar arasında askeri harekata katılan 480 kişinin yer aldığını açıklayan Medvedev, Duma adaylığı için yapılan ön seçimlerde her koltuk için 12 adayın yarıştığını duyurdu.
Medvedev, partiyi seçim yarışına taşıyacak federal düzeydeki ilk beş ismi bizzat açıklarken adayların toplumun farklı kesimlerini temsil ettiğini vurguladı.
Bu süreç, Sergey Lavrov’un katılacağı ikinci seçim yarışı olacak. 2021 yılındaki seçimlerde partinin federal listesinin başında dönemin Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, hekim Denis Protsenko, Sirius eğitim merkezinin başkanı Elena Şmeleva ve Çocuk Hakları Sorumlusu Anna Kuznetsova yer almış, ancak bu isimler arasından parlamentoya giren tek isim Kuznetsova olmuştu.
RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı
Bölge listelerinde valilerin ağırlığı korunuyor
Birleşik Rusya Partisi Genel Konsey Sekreteri ve Federasyon Konseyi Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Yakuşev, tek isimli seçim bölgeleri ile parti listesindeki adayların yer aldığı tam listeyi delegelere sundu.
Partinin, 2021 yılındaki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de 57 bölgesel grup oluşturduğu görüldü.
Oluşturulan grupların büyük kısmına bölge valileri liderlik ederken, listede bazı istisnai tercihler dikkat çekti. Uzak Doğu bölgesindeki genişletilmiş gruba, geçmişte olduğu gibi yine Başbakan Yardımcısı ve Devlet Başkanlığı Uzak Doğu Federal Bölgesi Tam Yetkili Temsilcisi Yuriy Trutnev liderlik edecek.
Kurgan, Tümen, Hantı-Mansi ve Yamalo-Nenets özerk bölgelerini bir araya getiren Urallar grubunun başında ise mevcut görev alanı bu bölgeyi kapsamamasına rağmen yine Vladimir Yakuşev yer alıyor.
Yakuşev’in hemen arkasından ikinci sırada, Vedomosti gazetesinin kaynaklarının dokuzuncu dönem Duma Birleşik Rusya grup başkanlığı için güçlü adaylar arasında gösterdiği milletvekili Dmitriy Kobılkin geliyor.
Ukrayna’dan ilhak edilen dört yeni bölgeyi kapsayan listenin başında milletvekili Viktor Vodolatskiy yer alırken, listenin ikinci sırasında eski insan hakları ombudsmanı Tatyana Moskalkova yer alıyor.
İstisnalar arasında yer alan Saratov bölgesi listesinin başında, son iki dönemin Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin yer alıyor. Moskova listesinin ilk sırasına ise Duma Başkan Yardımcısı Pyotr Tolstoy getirildi.
Hem Volodin hem de Tolstoy, aynı zamanda tek isimli bölgelerden de adaylıklarını yürütecek. Kostroma ve Yaroslavl bölgelerini birleştiren listenin liderliğini milletvekili Valentina Tereşkova üstlenirken, St. Petersburg listesinin başına Duma Bilgi Politikası Komisyonu Başkanı Sergey Boyarskiy getirildi. Rostov bölgesinde listenin başında, beklentilerin aksine yeni atanan bölge yöneticisi Yuriy Slyusar yerine milletvekili Aleksandr Şolohov yer aldı.
Benzer şekilde Krasnodar bölgesinde de listenin ilk sırasına Vali Veniamin Kondratyev yerine Kazak Generali ve milletvekili Nikolay Doluda yerleşti.
Çok sayıda idari bölge, seçim listesinde ortak çatılar altında birleştirildi. Tuva, Hakasya ve Krasnoyarsk bölgesini bir araya getiren listenin liderliğini Vali Mihail Kotyukov üstlendi; bu grupta Duma Başkan Yardımcısı Şolban Kara-ool’un listenin ancak dördüncü sırasında yer bulması şaşırtıcı bir gelişme olarak kaydedildi.
Novosibirsk ve Omsk bölgelerini kapsayan ortak listenin başında ise bu eyaletlerin valileri Andrey Travnikov ve Vitaliy Hotsenko bulunuyor.
Bazı eyaletler ise valilerinin liderliğindeki bağımsız listelerle seçim yarışına katılıyor. Irkutsk bölgesinde Vali Igor Kobzev, Kuzbass’ta Ilya Seredyuk, Tomsk’ta Vladimir Mazur, Sverdlovsk’ta Denis Pasler, Perm bölgesinde ise Vali Dmitriy Mahonin listenin başında yer alıyor; Mahonin’in hemen ardında eski senatör Andrey Klimov yer alıyor.
Bryansk bölgesinde listenin ilk sırasını geçici Vali Egor Kovalçuk alırken, eski Vali Aleksandr Bogomaz ikinci sıraya yerleşti.
Moskova bölgesi listesinin başında Vali Andrey Vorobyev bulunurken, listenin ikinci sırasında Lyudmila Bolilaya ve üçüncü sırada Başbakan Yardımcısı Vitaliy Savelyev yer alıyor.
Analistler listenin savunma odaklı mesajlar taşıdığını belirtiyor
Sivil Toplum Geliştirme Vakfı Başkanı Konstantin Kostin, açıklanan listenin özünde “savaş dönemi koşullarına” göre şekillendirildiğini ifade etti.
Vedomosti gazetesine konuşan Kostin, “En önemli mesaj şu: İlk beş isim, karşılaşılan sorunların üstesinden gelmesi beklenen savunuculardan oluşuyor. Lavrov uluslararası arenada egemenliği koruyan figür konumunda. Sobyanin, zorlu koşullara rağmen Rusya’nın en büyük idari birimindeki başarılı çalışmaların temsilcisi. Golovin ve Poddubnıy ise iki Rusya Kahramanı olarak vatansever topluluğa hitap ediyor. Mariya Lvova-Belova ise ülkenin kalkınması için en kritik hedeflerden biri ve seçim programının önceliklerinden olan demografi alanı ile doğrudan bağlantılı” değerlendirmesinde bulundu
Petersburg Politikası Vakfı Başkanı Mihail Vinogradov ise listenin federal düzeydeki kısmının farklı siyasi anlamları bir arada sunacak şekilde tasarlandığını kaydetti.
Vinogradov’a göre Lavrov, dış politikanın Rusya yönetimi açısından en başarılı alan olarak görüldüğü dönemi simgelerken, Sobyanin ise gündemin radikallikten arındırılması potansiyelini ve valilerle kriz dönemlerinde, örneğin salgın sürecinde çalışma deneyimini temsil ediyor.
Diğer isimlerin daha çok sembolik nitelik taşıdığına değinen Vinogradov, buradaki temel sorunun, listedeki varlığın ilgili kişilerin orta vadede bürokratik gücünü artırıp artırmayacağı olduğunu dile getirdi.
Bölgesel grupların sayısının fazla tutulmasının, partiye verilen her oyun en etkin şekilde değerlendirilmesini sağlayacağını ve seçimlerin ardından milletvekilliği dağılımında partiye avantaj getireceğini belirten Kostin, “Ayrıca bu listelerin başında genellikle kendi bölgelerinde popülaritesi partinin oy oranından yüksek olan valilerin yer alması, seçmen desteğini artıracak temel etkenlerden biri olacaktır” tespitinde bulundu
Rusya
Rusal yıllık 800 milyon dolarlık zarar nedeniyle dört fabrikasını kapatıyor

Rus alüminyum üreticisi Rusal, yıllık 800 milyon dolar zarar getiren dört boksit ve alümina tesisini geçici olarak kapatmayı planlıyor. Kararın tek sanayili kentlerde istihdam kaybına yol açabileceği belirtilirken şirket hükümetten destek talep ediyor.
Rus milyarder Oleg Deripaska tarafından kurulan alüminyum üreticisi Rusal, bünyesindeki dört boksit ve alümina tesisinde üretimi geçici olarak durdurmayı planlıyor. Şirket verilerine göre söz konusu işletmeler Rusal’a yıllık 800 milyon dolar zarar getiriyor.
Kommersant gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, tesislerin geçici olarak korumaya alınması planını Rusya Başbakanı Mihail Mişustin’e bildirdi. Olası kapatma kararının Pikalevo Alümina Fabrikası, Severouralsk Boksit Madeni ile Bogoslovsk ve Ural alümina fabrikalarını kapsaması bekleniyor.
Pikalevo, Bogoslovsk ve Ural fabrikaları 2025 yılında 2,1 milyon ton alümina üreterek şirketin bu hammaddedeki toplam üretiminin yaklaşık yüzde 30,7’sini karşıladı. Bu tesislerde hammadde işlemeden kaynaklanan zararın üretilen her bir ton alüminyum başına 400 dolar düzeyinde olduğu hesaplanıyor.
Kommersant’a konuşan metalurji sektörü kaynakları, temel riskin söz konusu işletmelerin yer aldığı tek sanayili şehirlerde yaşanabilecek işten çıkarmalar olduğuna dikkat çekiyor.
Rusal, planlanan üretim durdurma kararı nedeniyle hükümetten hem bölgelere yönelik destek hem de tesislerin modernizasyonu için finansal katkı talep etti. Sosyo-ekonomik sonuçları en aza indirme taahhüdünde bulunan Rusal, konuya ilişkin resmi bir yorum yapmadı.
T-Investitsii kıdemli analisti Ahmed Aliyev, işletmelerin tamamen durdurulması halinde Rusal’ın hammaddeyi dış pazarlardan temin etme yoluna gidebileceğini ve mevcut düşük alümina fiyatları dikkate alındığında bunun daha karlı olacağını ifade etti.
Rusal, 2025 yılı sonuçlarına göre gelirini yüzde 22,6 artırarak 14,81 milyar dolara yükseltmesine rağmen 455 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayındaki net karı ise bir önceki yılın aynı dönemindeki 87 milyon dolarlık zarara kıyasla 419 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Buna karşın şirket hissedarlarına gelir sağlamamaya devam ediyor. Hissedarlar 26 Haziran’da, 2025 yılı sonuçlarına göre temettü dağıtılmaması yönündeki kararı onayladı. Şirket ortakları en son 2022 yılının ilk yarısı için temettü almıştı.
Metalurji sektöründe maliyet kısıtlamaları
Gelirlerde yaşanan sıkıntılar sektördeki diğer metalurji şirketlerini de harcamalarını kısmaya yöneltti. Milyarder Aleksey Mordaşov, mayıs ayında yaptığı açıklamada sahibi olduğu Severstal şirketinin işe alımları durdurduğunu ve sektördeki kriz nedeniyle işten çıkarma olasılığını değerlendirdiğini duyurmuştu.
Mordaşov, şirketin bu yılki yatırım programını yüzde 24 oranında daralttığını, gelecek yıl ise harcamalarda daha sert kesintilere gitmeyi planladığını belirterek negatif nakit akışıyla karşı karşıya kaldıklarını kaydetmişti.
Çin dışındaki en büyük alüminyum üreticisi konumundaki Rusal’ın yüzde 56,88’i En+ grubuna ait. Oleg Deripaska ise şirketteki oy hakkına sahip hisselerin yüzde 35’ini kontrol ediyor.
2025 verilerine göre küresel alüminyum üretiminin yüzde 5,3’ünü, alümina üretiminin ise yüzde 4,7’sini Rusal gerçekleştirdi.
Şirketin Rusya, İrlanda, İtalya, Gine ve Jamaika’da 11 alümina tesisi bulunuyor. Rusal ayrıca Çin’deki Wenfeng fabrikasında yüzde 30, Hindistan’daki Pioneer fabrikasında yüzde 26 ve Avustralya’daki QAL fabrikasında yüzde 20 hisseye sahip.
Rusya
Lavrov, CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyaretini değerlendirdi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, CIA Direktörü John Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulunarak istihbarat servislerinin kendi kuralları çerçevesinde temas kurduğunu söyledi. Ratcliffe’in Rus mevkidaşı Sergey Narışkin ile gerçekleştirdiği görüşme Washington ve Moskova tarafından çalışma ziyareti olarak nitelendirilirken, NATO konusundaki uyarı iddiaları yalanlandı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, RBK meda kuruluşuna verdiği mülakatta, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in 25 Ağustos’ta Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyareti değerlendirdi.
Amerikan basınında yer alan iddiaları yorumlayan Lavrov, istihbarat servislerinin işbirliği kurallarına dikkati çekerek “Biliyorsunuz, ben orada değildim. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de özel servislerin birbirleriyle etkileşim kurduğu kurallar vardır. Bunda olağandışı bir durum yok ve bu çalışmaları sessizlik içinde yürütmelerinde de şaşılacak bir şey bulunmuyor. Biz de diplomaside büyük ölçüde sessiz çalışıyoruz. Ancak diplomatlar gelenekleri ve mesleklerinin gereği olarak bir şeyler anlatmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Lavrov, diplomaside ve müzakerelerde henüz üzerinde çalışılan, olası uzlaşı ve tavizleri riske atmamak adına hassas ayrıntıların kamuoyuna açıklanmadığını vurguladı.
Ratcliffe’in yanı sıra Vatikan Devletler ve Uluslararası Örgütlerle İlişkiler Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher’ın ziyaretine de değinen Lavrov, her iki temasın da Moskova’ya gelen tarafların doğrudan görüşme isteğinden kaynaklandığını kaydetti.
Öte yandan The Wall Street Journal gazetesi, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Ratcliffe’in Moskova’ya bizzat ABD Başkanı Donald Trump tarafından gönderildiğini yazdı.
Haberde, görevin son derece hassas olması nedeniyle Beyaz Saray’daki bazı üst düzey yetkililerin dahi seyahatten önceden haberdar edilmediği aktarıldı.
Ratcliffe’in Letonya’dan ABD’ye ait bir C-17 askeri nakliye uçağıyla Moskova’ya geçtiği, temasın duyulmasının ardından Avrupalı yetkililerin alelacele bilgi edinmeye çalıştığı kaydedildi.
Amerikan basınında, Ratcliffe’in Moskova’ya Rusya’yı NATO ülkelerine, özellikle Estonya, Letonya ve Litvanya’ya yönelik gerilimi tırmandırmaması konusunda uyarmak amacıyla gittiği iddiaları yer aldı.
Politico da CIA Direktörünün Moskova’ya ittifak üyelerine yönelik olası adımlar konusunda uyarı ilettiğini yazdı.
ABD Başkanı Donald Trump ise bu iddiaları reddederek seyahati “yarı rutin” bir çalışma ziyareti olarak tanımladı. Trump, Ratcliffe’in Moskova’ya herhangi bir uyarı mesajı iletmediğini belirterek “Hiçbir mesaj verilmedi ve olağandışı bir şey yaşanmadı” dedi.
Ratcliffe’in Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narışkin ile altı ayda bir veya yılda bir görüştüğünü ve ikili arasında çok iyi ilişkiler bulunduğunu kaydeden Trump, Rusya’nın NATO’ya saldıracağı yönündeki kaygılara katılmadığını ifade etti.
Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin de Ratcliffe ile Moskova’da görüştüğünü doğruladı. Dünyanın tüm kıtalarından istihbarat başkanlarıyla neredeyse her hafta bir araya geldiğini belirten Narışkin, “Dolayısıyla John Ratcliffe ile gerçekleşen görüşme de bir çalışma formatıydı” açıklamasını yaptı.
Narışkin, görüşmede doğrudan özel servislerin yetki alanındaki konuların ele alındığını bildirdi.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise temasın istihbarat birimleri hattında gerçekleştiğini, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ratcliffe ile görüşmediğini ancak gelişmelerin derhal Putin’e rapor edildiğini duyurdu.
Peskov, Batı basınında çıkan haberleri “asılsız iddialar” ve “gerçekliğin çarpıtılması” olarak nitelendirdi. Putin’in daha önce dile getirdiği ifadelere atıfta bulunan Rus yetkililer, Moskova’nın NATO ülkeleriyle savaşmak için jeopolitik, ekonomik, siyasi ya da askeri hiçbir gerekçesi ve çıkarı bulunmadığını vurguladı.
Rusya
Küresel buğday fiyatları Karadeniz düğümüyle üç yılın zirvesinde

Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki sevkiyatın kesintiye uğramasıyla küresel buğday fiyatları haziran ayından bu yana yüzde 30 artarak Temmuz 2023’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Chicago Ticaret Borsası’nda günlük üst limit olan 0,45 dolar sıçrayan kote fiyatlar bushel başına 7,62 dolara yükselirken, piyasa aktörleri Karadeniz’deki emniyet riski çözülmediği takdirde tırmanışın süreceğini belirtiyor.
Küresel buğday fiyatları haziran ayından bu yana yüzde 30 oranında tırmanarak Temmuz 2023’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.
Chicago Ticaret Borsası’nda gerçekleşen işlemlerde kote fiyatlar, gün içinde izin verilen en yüksek artış limiti olan 0,45 dolar yükselerek bushel başına 7,62 doları gördü.
Piyasa katılımcıları, Rusya ile Ukrayna arasında Karadeniz ve Azak Denizi’nde yaşanan gerilimin küresel gıda piyasasında yaklaşık üç yıldır devam eden dengeleri sarsmasından endişe duyuyor.
Dünya buğday ihracatının çeyrekten fazlasını tek başına karşılayan Rusya ve Ukrayna; arpa, mısır ve ayçiçeği yağı tedarikinde de küresel ölçekte sürükleyici rol oynuyor.
İki ülkenin sunduğu nispeten ucuz tarım ürünleri, Afrika ve Asya’daki dar gelirli ülkelerin gıda güvenliği açısından hayati önem taşıyor.
Advantage Grain Genel Müdürü Chris Nicolaou, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede, “Karadeniz’de bir uzlaşıya varılamaz ve deniz taşımacılığının güvenliği sağlanamazsa fiyatlardaki tırmanış devam edecektir” ifadelerini kullanarak tedarik zincirindeki aksamaların piyasayı derinden korkuttuğuna dikkati çekti.
“Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir arz şoku”
Tarım danışmanlık firması SovEcon’un Direktörü Andrey Sizov, mevcut durumu “Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz ile Azak Denizi’ndeki limanlarının durması nedeniyle yaşanan, eşi benzeri görülmemiş bir arz şoku” olarak nitelendirdi.
Piyasa dinamiklerini değerlendiren Sizov, “Modern tahıl piyasası tarihinde böyle bir tablo yaşanmadı; ne Rusya’nın tahıl ihracatına ambargo koyduğu 2010 yılında ne de savaşın başladığı 2022’nin ilk yarısında buna benzer bir süreç görüldü” değerlendirmesinde bulundu.
Saha şartlarındaki ağırlaşmanın ihracat rakamlarına doğrudan yansıması bekleniyor. Ukrayna’nın tarımsal ihracatının bu sezonda, Temmuz 2025’te başlayan tırmanış öncesinde Tarım Bakanlığınca açıklanan öngörülerin yarısından bile az seviyede kalabileceği belirtiliyor. Rusya’nın buğday ihracatının ise ağustos ayında, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 50’den fazla düşeceği tahmin ediliyor.
Sevkiyat noktalarındaki kilitlenme fiilen başlamış durumda. Novorossiysk’teki tahıl terminalleri Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının saldırıları nedeniyle faaliyetlerini durdururken, Odessa limanlarına ise Rusya’nın füze atışları yüzünden ticari gemiler artık uğramıyor.
Piyasanın mevcut tehlikeyi “felaket düzeyinde” hafif kurguladığını savunan Sizov, Avrupa’da buğday ton fiyatının 300 dolara doğru dayandığına işaret etti.
Durumun bir şekilde düzeleceğine son ana kadar inanan ithalatçıların artık tedirgin olmaya başladığını vurgulayan Sizov, küresel tahıl fiyatlarında çok daha yüksek seviyelerin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan, küresel piyasalardaki bu yükselişin Rusya ve Ukrayna’daki üreticilere bir fayda sağlamadığı belirtiliyor.
Hasat döneminin sürmesi, iç pazara ürün girişinin devam etmesi ve dış satım imkanlarının neredeyse tamamen tıkanması nedeniyle her iki ülkede de yerel tahıl fiyatları sert düşüş kaydediyor.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Görüş2 hafta önceBüyük Oyun III: Enerji ve Dolar Açlığıyla Şekillenen Yeni Dünya
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Görüş2 hafta önceJaponya’nın Savunma Beyaz Kitabı: Odakta Çin ve “Kapsamlı Ulusal Güç” Stratejisi Var
Dünya Basını4 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi










