Rusya
Rusya’da iktidar partisi 2026 aday listesini belirledi

Rusya’da iktidardaki Birleşik Rusya Partisi, 2026 yılında yapılacak Devlet Duması seçimleri için aday listesini belirledi. Partinin seçim listesinin ilk beş sırasında Dışişleri Bakanı Lavrov ve Moskova Belediye Başkanı Sobyanin gibi isimler yer alıyor. Kongrede konuşan Rusya Devlet Başkanı Putin, ülkenin içinden geçtiği çetin döneme işaret ederek ulusal güvenliğin her koşulda korunacağını vurguladı.
Birleşik Rusya Partisi‘nin başkent Moskova’daki Hodinka bölgesindeki Megasport Sarayı’nda düzenlenen kongresinde, 225 seçim bölgesinin tamamını kapsayan adaylar ile genel parti listesi açıklandı.
Listenin öncü kadrosunu oluşturan ilk beş isim; Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, gazeteci Evgeniy Poddubnıy, Çocuk Hakları Sorumlusu Mariya Lvova-Belova ve Genç Ordu (Yunarmiya) lideri Vladislav Golovin olarak belirlendi.
Partinin programı ile seçim beyannamesinin ele alınacağı kongrenin ikinci aşamasının, 20 Eylül’deki oylamadan kısa bir süre önce, ağustos ayında gerçekleştirilmesi öngörülüyor.
Kongrenin başkonuğu olan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, toplantının açılışını gerçekleştirdi. Putin’in, bir saati aşan ve iktidar partisinin daha sonra kendi programına dahil ettiği geniş kapsamlı sosyal destek vaatlerini içeren 2021 yılındaki hitabının aksine, bu kez 17 dakika süren oldukça muhtasar bir konuşma yapması dikkat çekti.
Rus liderin konuşmasının ardından, aynı günün akşamında Kremlin’de iç akaryakıt piyasasının istikrara kavuşturulması gündemiyle bir toplantı yönettiği bildirildi.
Konuşmasında Rusya üzerindeki dış baskılara ve özel askeri harekata değinen Putin, “Sorunları görüyoruz, bunların farkındayız ve gerekli adımları atıyoruz. Ancak hem ülkemizin hem de vatandaşlarımızın güvenliğini, Rusya sınırlarının dokunulmazlığını uzun vadeli bir tarihi perspektifte kesinlikle güvence altına alacağız. Kendi topraklarımıza ve altyapı tesislerimize yönelik terör saldırıları da dahil olmak üzere, bugün önümüzde duran tüm zorlukların üstesinden geleceğimiz şüphesizdir” ifadelerini kullandı
Rusya’nın içinden geçtiği bu çetin dönemin çok şey öğrettiğini ve “gerçek vatanseverliğin kıymetini idrak etmeyi” sağladığını kaydeden Putin, askeri harekatın katılımcılarına şükranlarını sundu ve partiye gazi askerleri kendi bünyesine katması çağrısında bulundu.
Seçimlerin anayasal takvime ve yasalara tam uyum içinde gerçekleştirileceğini vurgulayan Rus lider, güvenlik önlemlerinin eksiksiz alınacağını belirtti.
Mevcut yasama döneminde parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın kabul ettiği destek adımlarını hatırlatan Putin, geleneksel değerlerin korunmasının tüm siyasi yapıların ortak paydası olduğunu ve seçim kampanyasının da temel sütunlarından birini oluşturacağını ifade etti.
Konuşmasını tamamlamadan önce geleceğin milletvekillerine “ofislerde ve mesajlaşma uygulamalarında daha az vakit geçirip” daha sık sahaya inmeleri ve halkla doğrudan temas kurmaları yönünde tavsiyede bulundu.
Sonraki konuşmacılar da bu tavsiyeyi yineleyerek sahadaki çalışmalarına vurgu yaptı.
Putin’in ardından söz alan Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı Dmitriy Medvedev, modern Rusya tarihinde ilk kez askeri çatışmaların sürdüğü bir konjonktürde parlamento seçimlerine gidildiğine işaret etti.
Medvedev, partinin bu koşullar altında dönüşüm geçirmesinin kaçınılmaz olduğunu kaydetti.
Çeşitli kademelerdeki adayların belirlenmesi amacıyla düzenlenen ön seçim sürecine 22 bin kişinin başvurduğunu ve kazananlar arasında askeri harekata katılan 480 kişinin yer aldığını açıklayan Medvedev, Duma adaylığı için yapılan ön seçimlerde her koltuk için 12 adayın yarıştığını duyurdu.
Medvedev, partiyi seçim yarışına taşıyacak federal düzeydeki ilk beş ismi bizzat açıklarken adayların toplumun farklı kesimlerini temsil ettiğini vurguladı.
Bu süreç, Sergey Lavrov’un katılacağı ikinci seçim yarışı olacak. 2021 yılındaki seçimlerde partinin federal listesinin başında dönemin Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, hekim Denis Protsenko, Sirius eğitim merkezinin başkanı Elena Şmeleva ve Çocuk Hakları Sorumlusu Anna Kuznetsova yer almış, ancak bu isimler arasından parlamentoya giren tek isim Kuznetsova olmuştu.
RFKP aday listesinde revizyon: 6 tanınmış vekil liste dışı kaldı
Bölge listelerinde valilerin ağırlığı korunuyor
Birleşik Rusya Partisi Genel Konsey Sekreteri ve Federasyon Konseyi Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Yakuşev, tek isimli seçim bölgeleri ile parti listesindeki adayların yer aldığı tam listeyi delegelere sundu.
Partinin, 2021 yılındaki seçimlerde olduğu gibi bu seçimde de 57 bölgesel grup oluşturduğu görüldü.
Oluşturulan grupların büyük kısmına bölge valileri liderlik ederken, listede bazı istisnai tercihler dikkat çekti. Uzak Doğu bölgesindeki genişletilmiş gruba, geçmişte olduğu gibi yine Başbakan Yardımcısı ve Devlet Başkanlığı Uzak Doğu Federal Bölgesi Tam Yetkili Temsilcisi Yuriy Trutnev liderlik edecek.
Kurgan, Tümen, Hantı-Mansi ve Yamalo-Nenets özerk bölgelerini bir araya getiren Urallar grubunun başında ise mevcut görev alanı bu bölgeyi kapsamamasına rağmen yine Vladimir Yakuşev yer alıyor.
Yakuşev’in hemen arkasından ikinci sırada, Vedomosti gazetesinin kaynaklarının dokuzuncu dönem Duma Birleşik Rusya grup başkanlığı için güçlü adaylar arasında gösterdiği milletvekili Dmitriy Kobılkin geliyor.
Ukrayna’dan ilhak edilen dört yeni bölgeyi kapsayan listenin başında milletvekili Viktor Vodolatskiy yer alırken, listenin ikinci sırasında eski insan hakları ombudsmanı Tatyana Moskalkova yer alıyor.
İstisnalar arasında yer alan Saratov bölgesi listesinin başında, son iki dönemin Duma Başkanı Vyaçeslav Volodin yer alıyor. Moskova listesinin ilk sırasına ise Duma Başkan Yardımcısı Pyotr Tolstoy getirildi.
Hem Volodin hem de Tolstoy, aynı zamanda tek isimli bölgelerden de adaylıklarını yürütecek. Kostroma ve Yaroslavl bölgelerini birleştiren listenin liderliğini milletvekili Valentina Tereşkova üstlenirken, St. Petersburg listesinin başına Duma Bilgi Politikası Komisyonu Başkanı Sergey Boyarskiy getirildi. Rostov bölgesinde listenin başında, beklentilerin aksine yeni atanan bölge yöneticisi Yuriy Slyusar yerine milletvekili Aleksandr Şolohov yer aldı.
Benzer şekilde Krasnodar bölgesinde de listenin ilk sırasına Vali Veniamin Kondratyev yerine Kazak Generali ve milletvekili Nikolay Doluda yerleşti.
Çok sayıda idari bölge, seçim listesinde ortak çatılar altında birleştirildi. Tuva, Hakasya ve Krasnoyarsk bölgesini bir araya getiren listenin liderliğini Vali Mihail Kotyukov üstlendi; bu grupta Duma Başkan Yardımcısı Şolban Kara-ool’un listenin ancak dördüncü sırasında yer bulması şaşırtıcı bir gelişme olarak kaydedildi.
Novosibirsk ve Omsk bölgelerini kapsayan ortak listenin başında ise bu eyaletlerin valileri Andrey Travnikov ve Vitaliy Hotsenko bulunuyor.
Bazı eyaletler ise valilerinin liderliğindeki bağımsız listelerle seçim yarışına katılıyor. Irkutsk bölgesinde Vali Igor Kobzev, Kuzbass’ta Ilya Seredyuk, Tomsk’ta Vladimir Mazur, Sverdlovsk’ta Denis Pasler, Perm bölgesinde ise Vali Dmitriy Mahonin listenin başında yer alıyor; Mahonin’in hemen ardında eski senatör Andrey Klimov yer alıyor.
Bryansk bölgesinde listenin ilk sırasını geçici Vali Egor Kovalçuk alırken, eski Vali Aleksandr Bogomaz ikinci sıraya yerleşti.
Moskova bölgesi listesinin başında Vali Andrey Vorobyev bulunurken, listenin ikinci sırasında Lyudmila Bolilaya ve üçüncü sırada Başbakan Yardımcısı Vitaliy Savelyev yer alıyor.
Analistler listenin savunma odaklı mesajlar taşıdığını belirtiyor
Sivil Toplum Geliştirme Vakfı Başkanı Konstantin Kostin, açıklanan listenin özünde “savaş dönemi koşullarına” göre şekillendirildiğini ifade etti.
Vedomosti gazetesine konuşan Kostin, “En önemli mesaj şu: İlk beş isim, karşılaşılan sorunların üstesinden gelmesi beklenen savunuculardan oluşuyor. Lavrov uluslararası arenada egemenliği koruyan figür konumunda. Sobyanin, zorlu koşullara rağmen Rusya’nın en büyük idari birimindeki başarılı çalışmaların temsilcisi. Golovin ve Poddubnıy ise iki Rusya Kahramanı olarak vatansever topluluğa hitap ediyor. Mariya Lvova-Belova ise ülkenin kalkınması için en kritik hedeflerden biri ve seçim programının önceliklerinden olan demografi alanı ile doğrudan bağlantılı” değerlendirmesinde bulundu
Petersburg Politikası Vakfı Başkanı Mihail Vinogradov ise listenin federal düzeydeki kısmının farklı siyasi anlamları bir arada sunacak şekilde tasarlandığını kaydetti.
Vinogradov’a göre Lavrov, dış politikanın Rusya yönetimi açısından en başarılı alan olarak görüldüğü dönemi simgelerken, Sobyanin ise gündemin radikallikten arındırılması potansiyelini ve valilerle kriz dönemlerinde, örneğin salgın sürecinde çalışma deneyimini temsil ediyor.
Diğer isimlerin daha çok sembolik nitelik taşıdığına değinen Vinogradov, buradaki temel sorunun, listedeki varlığın ilgili kişilerin orta vadede bürokratik gücünü artırıp artırmayacağı olduğunu dile getirdi.
Bölgesel grupların sayısının fazla tutulmasının, partiye verilen her oyun en etkin şekilde değerlendirilmesini sağlayacağını ve seçimlerin ardından milletvekilliği dağılımında partiye avantaj getireceğini belirten Kostin, “Ayrıca bu listelerin başında genellikle kendi bölgelerinde popülaritesi partinin oy oranından yüksek olan valilerin yer alması, seçmen desteğini artıracak temel etkenlerden biri olacaktır” tespitinde bulundu
Rusya
Romanya’da Lukoil rafinerisinin kapatılması iflas dalgası yaratabilir

Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu, Rus Lukoil grubuna ait Petrotel rafinerisinin kapalı kalmaya devam etmesi halinde 460 yerel şirketin iflas edebileceğini duyurdu. Tesisin devre dışı kalmasının 8 bin kişilik istihdam kaybına ve akaryakıt arzında daralmaya yol açabileceği belirtiliyor.
Romanya hükümetinin Rus enerji şirketi Lukoil’e ait Petrotel rafinerisini yeniden faaliyete geçirmemesi halinde yaklaşık 460 yerel şirketin iflas riskiyle karşı karşıya kalabileceği bildirildi.
DCBusiness platformuna konuşan Romanya Ulusal Sendika Konfederasyonu (Cartel Alfa) Başkanı Bogdan Hossu, tesisin kapalı kalmasının 8 bin kişinin işini kaybetmesine yol açabileceğini belirterek ciddi bir toplumsal sorunun kapıda olduğuna dikkat çekti.
Başkent Bükreş’e 55 kilometre mesafedeki Ploieşti kentinde yer alan Petrotel-Lukoil, yıllık 2,5 milyon ton ham petrol işleme kapasitesiyle Romanya’nın en büyük rafinerileri arasında yer alıyor.
Mülkiyeti 1998 yılında Lukoil’e geçen tesis, ürettiği akaryakıtın bir bölümünü Moldova’ya da sevk ediyor.
Almanya ve Bulgaristan yönetimlerinin benzer krizleri hızla aştığını hatırlatan Hossu, Romanya makamlarının adım atmakta geciktiğini savundu.
Sendika lideri, “Almanlar, elde edilen gelirlerin Rusya Federasyonu’na gitmesini engellemek ve denetlemek amacıyla bir hafta içinde özel bir kayyum atadı. Bulgarlar da aynı süreci bir ayda tamamladı. Biz ise bu tür krizlerdeki tecrübeye rağmen 14 aydır özel kayyum atamayı başaramadık” dedi.
Tesisin kapalı kalmasının iç pazardaki yakıt arzını daraltacağını ve fiyat baskısını artıracağını vurgulayan Hossu, yoğun motorin tüketicisi konumundaki tarım ve ulaştırma sektörlerinin ilk darbeyi alacağını kaydetti.
Sendika başkanı, olumsuz etkilerin zamanla tedarikçi şirketlere, bu işletmelerin personeline ve ulaştırma ağına bağımlı diğer sektörlere de sıçrayabileceği uyarısını dile getirdi.
Digi24 televizyonunun haberine göre, Romanya mahkemesi daha önce Petrotel Lukoil rafinerisinin iflas koruma sürecine girmesine onay verdi.
Süreç kapsamında alacak taleplerine ilişkin ön listenin 29 Eylül’e kadar hazırlanması, nihai tablonun ise 23 Ekim tarihine kadar onaylanması planlanıyor. Alacaklılar kurulu ilk toplantısını 3 Ekim’de gerçekleştirecek.
Şirket yetkilileri, yargı denetimindeki bu sürecin iflası değil; ticari faaliyetlerin devamını, şirket varlıkları ile çalışanların korunmasını, ortaklarla ilişkilerin dengelenmesini ve tesisin yeniden üretime hazırlanmasını hedeflediğini belirtti.
Petrotel rafinerisindeki üretim, planlı bakım çalışmaları gerekçesiyle Ekim 2025’te durduruldu ve aradan geçen sürede yeniden başlamadı.
Tesis daha sonra ABD yaptırımlarının hedefi oldu.
Bükreş yönetimi mart ayında rafinerinin tekrar çalışabilmesi için ABD’den izin talebinde bulundu.
Yetkililer yaptırımlardan gerekli muafiyetlerin sağlandığını duyursa da tesis faaliyete geçmedi.
Yaptırımlar nedeniyle uluslararası varlıklarını elden çıkarma kararı alan Lukoil, ocak ayında Carlyle Group ile anlaşmaya vardığını duyurmuştu.
Petrotel Lukoil hisselerinin neredeyse tamamı, Rus enerji devinin uluslararası yapılanması çatısı altındaki İsviçre merkezli Litasco S.A. şirketinin elinde bulunuyor.
Rusya
WSJ: Rusya ucuz silah üretiminde ABD ve Ukrayna’yı geride bıraktı

Amerikan The Wall Street Journal gazetesi, Rusya’nın yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin seri üretimine hızla geçerek rakiplerini geride bıraktığını yazdı. Yaklaşık 100 bin dolara mal olan bu silahlar, ABD ve Ukrayna gibi müttefikleri daha pahalı savunma sistemleri kullanmaya zorlayarak ekonomik açıdan zorluyor.
Rusya, yeni nesil düşük maliyetli saldırı dronları ile füzelerin geliştirilmesinden seri üretimine kısa sürede geçti. Amerikan The Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, bu adımla Moskova’nın rakiplerinin önüne geçtiğini yazdı.
Haberde özellikle Geran tipi insansız hava araçları ile Banderol seyir füzelerine dikkat çekildi. Uzmanlar bu silahların birim maliyetinin yaklaşık 100 bin dolar seviyesinde kaldığını hesaplıyor.
Buna karşılık Amerikan Tomahawk seyir füzeleri ve bunlarla karşılaştırılabilecek Rus sistemlerinin maliyeti 2 milyon doları aşıyor.
Rus mühendisler ardışık modernizasyon süreçleriyle araçların hızını artırırken, seyrüsefer ve iletişim kabiliyetlerini de geliştirdi. WSJ, Geran-5 modelinin son versiyonunun teknik özellikler bakımından artık bir seyir füzesine daha yakın olduğunu kaydetti.
Gazeteye konuşan diplomatlar ve analistler, Rusya’nın ürettiği bu yeni ve görece ucuz silahların, ordunun uyum sağlama ve yenilik üretme yeteneğini koruduğunu gösterdiğini ifade etti.
Eski modelleri modifiye eden Rusya, iki silah türünü de iki yıl içinde geliştirip hızlıca seri üretime soktu.
Geliştirilen bu Rus dronları, Ukrayna dahil olmak üzere ABD ve müttefikleri için ekonomik açıdan ciddi sorunlar yaratıyor; müttefikler bu araçları düşürmek için daha az maliyetli yöntemler aramak zorunda kalıyor.
Ukrayna’nın da silah geliştirme ve imalatında hızlı hareket edebileceğini kanıtladığı, ancak üretim kaynaklarının yetersiz kaldığı ve yakın geleceğin ötesine odaklanmakta zorlandığı aktarıldı.
Daha önce Financial Times gazetesi, Ukrayna’daki savaşta uzun menzilli insansız hava araçları kullanımındaki üstünlüğün, üretim kapasitesindeki artış ve daha hızlı araçların devreye girmesiyle Rusya lehine kaydığını yazmıştı.
Gazeteye konuşan bir uzman, mevcut üretim temposunun ve yabancı motor teknolojilerine erişimin sürmesi halinde, Rusya’nın kısa sürede dünyanın en büyük ucuz seyir füzesi üreticisi haline gelebileceğini dile getirdi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yerli insansız hava araçlarının etkinliğinin arttığını, fakat bu alandaki teknolojilerin geliştirilmesine devam edilmesi gerektiğini açıklamıştı.
Putin, görevlerini gittikçe daha iyi yerine getiren yeni sistemlerin ortaya çıktığını kaydetti.
Geçen yılın Kasım ayında Rusya’da İnsansız Sistem Kuvvetleri kurulduğu duyurulmuştu. Devlet Başkanı, bu yeni askeri yapının kurulma gerekçesini sahada edinilen deneyim ve askeri operasyon bölgesindeki durumla açıkladı.
Rusya
Rusya, Ermenistan’a doğalgaz iletimini 10 gün süreyle askıya alıyor

Rusya, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattındaki bakım çalışmaları nedeniyle Ermenistan’a doğalgaz akışını 15-25 Eylül tarihleri arasında durduracak. Gazprom Armenia, kesinti boyunca iç tüketimin yerel rezervler ve İran’dan alınacak ilave gazla kesintisiz süreceğini açıkladı.
Rusya’dan Ermenistan’a doğalgaz sevkiyatı, Rusya topraklarındaki bakım ve onarım çalışmaları nedeniyle 15-25 Eylül tarihleri arasında geçici olarak durdurulacak. Kararı, Rus enerji devi Gazprom’un ülkedeki iştiraki Gazprom Armenia duyurdu.
Şirket basın biriminden yapılan açıklamada, “Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana doğalgaz boru hattında Rusya Federasyonu sınırları içinde planlanan koruyucu bakım ve onarım çalışmaları sebebiyle, 15-25 Eylül tarihleri arasında söz konusu hat üzerinden Ermenistan’a doğalgaz akışı geçici olarak kesilecek” ifadeleri kullanıldı.
Gazprom Armenia, kesinti sürecinde Ermenistan’daki tüketicilerin gaz arzının kısıtlanmayacağını; ihtiyacın iç rezervler ile İran’dan sağlanacak ilave doğalgaz hacmiyle karşılanacağını kaydetti.
Benzer bir kesinti, 16-26 Eylül 2025 tarihlerinde de yaşanmıştı. Rusya’nın Stavropol Krayı bölgesindeki onarım çalışmaları nedeniyle boru hattından gaz iletimi durmuştu.
Daha önce ise 22-23 Ağustos 2025 tarihlerinde, Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya ana iletim ağının parçası olan ve Gürcistan’dan geçen Kızıl Köprü – Sevkary – Berd boru hattındaki acil onarım faaliyeti sebebiyle sevkiyata bir gün ara verilmişti.
Tamamı Gazprom’a ait olan Gazprom Armenia şirketi, Ermenistan iç piyasasındaki doğalgaz tedarik ve dağıtım faaliyetlerini yürütüyor.
Doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını Rusya’dan karşılayan Ermenistan’a Gazprom, 2025 yılında yaklaşık 2,7 milyar metreküp gaz sevk etti.
Ülke, “Elektrik Karşılığı Gaz” takas programı kapsamında İran’dan da her yıl yaklaşık 476 milyon metreküp doğalgaz ithal ediyor. Bu anlaşmaya göre Ermenistan, başta Razdan Termik Santrali olmak üzere ürettiği elektriği İran’a iletiyor; 3 kilovatsaat elektrik karşılığında 1 metreküp İran gazı alıyor.
Moskova, Ermenistan’a bin metreküp doğalgazı 177,5 dolar sabit fiyattan satıyor. Söz konusu tarife, 2026 sonu veya 2027 başına kadar yürürlükte kalacak ikili anlaşmayla güvenceye alınmış vaziyette.
1988 yılında işletmeye alınan 612 kilometre uzunluğundaki Kuzey Kafkasya – Güney Kafkasya boru hattı, Rusya’dan çıkarak Gürcistan üzerinden Ermenistan’a ulaşıyor.
Öte yandan, Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, mayıs ayında yaptığı açıklamada Rusya’nın Erivan Büyükelçiliğinin Ermeni makamlarını resmi yazıyla uyardığını bildirmişti.
Zaharova, Ermenistan’ın Avrupa Birliği ile entegrasyon sürecini sürdürmesi halinde Moskova’nın petrol ürünleri ve doğalgaz tedarik işbirliği anlaşmasını askıya alma ya da feshetme niyetinde olduğunu kaydetmişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Erivan yönetiminin Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği arasında kesin bir tercih yapması gerektiğini, iki yapıda birden yer almanın mümkün olmadığını dile getirmişti.
Moskova ile Erivan arasında 2 Aralık 2013 tarihinde imzalanan anlaşma; doğalgaz, petrol ürünleri ve işlenmemiş elmas tedarikinde işbirliğini içeriyor. Mutabakat uyarınca Rusya, Ermenistan’a iç tüketim hacmi kadar gaz ve petrol ürününü üçüncü ülkelere yeniden ihraç edilmemesi koşuluyla gümrüksüz ve sabit fiyattan sağlıyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ise mevcut anlaşma çerçevesinde Rus gazına zam gelmesi ihtimalini dışlamıştı.
Fiyatların “stratejik mutabakatlar” kapsamında belirlendiğini vurgulayan Paşinyan, “Uzun vadeli bir sözleşmemiz var ve bir tarafın bu sözleşmeden vazgeçeceğini hayal etmekte zorlanıyorum. Bu, anlaşmalara aykırı bir tutum teşkil eder” değerlendirmesinde bulunmuştu.
Avrupa2 hafta önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Avrupa2 hafta önceKoçbaşı olarak AfD
Avrupa2 hafta önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Ortadoğu1 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya2 hafta önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya4 gün önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Washington’dan gelen hiçbir açıklamaya güvenemezsiniz
Avrupa2 hafta önceAfD, Saksonya-Anhalt’ta büyük bir farkla kazandı











