Rusya
Rusya’da iktidar partisinin adaylarında büyük değişim

Rusya’da 39 federal bölgede yapılacak yasama meclisi seçimleri öncesinde, iktidardaki Birleşik Rusya partisinin eyalet gruplarında yüzde 40’a yakın bir yenilenme yaşanması bekleniyor. Kommersant gazetesinin verilerine göre, mevcut 1200 milletvekilinden sadece 705’i ön seçimlerde seçilebilecek sıralarda yer alabildi.
Rusya’da 39 federal bölgede düzenlenecek yasama meclisi seçimlerinin ardından, iktidardaki Birleşik Rusya partisinin meclis grupları ortalama üçte birden fazla oranda yenilenecek.
Kommersant gazetesinin yaptığı hesaplamalara göre, partinin mevcut 1200 bölge milletvekilinden sadece 705’i (yüzde 61) ön seçimlerde (primaries) seçilebilecek sıralarda yer bulabildi.
En köklü rotasyonun, yakın zamanda vali değişikliklerinin yapıldığı Dağıstan Cumhuriyeti, Yahudi Özerk Bölgesi ve Tver Oblastı’nda gerçekleşmesi öngörülüyor.
Kommersant’ın verilerine göre, Dağıstan Halk Meclisindeki mevcut 68 Birleşik Rusya üyesinden sadece 27’si ön seçimlerde galip geldi. Mevcut milletvekillerinden 14’ü ön seçimleri kaybederken, diğer 27 milletvekili ise yeni dönem için adaylık yarışına katılmadı.
Bu verilere göre Dağıstan’daki meclis grubunun yüzde 60 oranında yenilenmesi bekleniyor. Ancak Halk Meclisi Başkanı Zaur Askenderov, yardımcıları Yuri Levitskiy ve Saygidanmed Ahmedov ile beş yıl önce listenin genel bölümünden aday olan bazı milletvekilleri ön seçim başvurusu yapmadı. Bu isimlerden bazılarının parti yönetiminin kararıyla doğrudan aday listesine eklenebileceği belirtiliyor.
Daha yüksek oranlı bir değişim ise Yahudi Özerk Bölgesi yasama meclisinde bekleniyor. Buradaki 11 Birleşik Rusya milletvekilinden sadece 4’ü ön seçimlere katıldı ve bu durum yüzde 64’lük bir rotasyon olasılığına işaret ediyor.
Benzer şekilde, Tver Oblastı parlamentosundaki mevcut 28 meclis grubu üyesinden yalnızca 11’inin yeniden seçilme şansı bulunuyor ve buradaki rotasyon oranının yüzde 61 olacağı hesaplanıyor. Tver’de 8 Birleşik Rusya milletvekili ön seçimlere katılmazken, bütçe komitesi başkanı Konstantin Buyeviç’in de aralarında bulunduğu 9 milletvekili ise oylamayı kaybetti.
İktidar partisi, Samara Oblastı’nda (mevcut 36 milletvekilinden 15’i kazandı), Astrahan Oblastı’nda (28 milletvekilinden 12’si kazandı), Pskov Oblastı’nda (17 milletvekilinden 8’i kazandı) ve Çukotka Özerk Okrugu’nda (11 milletvekilinden 5’i kazandı) meclis gruplarının yarısından fazlasında yeni yüzlerle seçime girecek.
Meclis gruplarındaki yenilenme oranları Kamçatka’da yüzde 50, Primorskiy Krayı’nda yüzde 48, Mordovya Cumhuriyeti’nde yüzde 46, Moskova Oblastı’nda yüzde 40, Orenburg Oblastı’nda yüzde 50, Oryol Oblastı’nda yüzde 48, Vologda, Kirov ve Tomsk oblastlarında yüzde 44, Tambov Oblastı, Karelya Cumhuriyeti, Çuvaşistan Cumhuriyeti ve Çeçenistan Cumhuriyeti’nde ise yüzde 38 olarak öngörülüyor.
Çeçenistan parlamentosu için yapılan aday belirme yarışında, ön seçimlerde 71. sırada kalan Meclis Başkanı Şaid Jamaldiyev ile 74. sırada kalan yardımcısı Bekhan Hazbulatov liste dışı kaldı.
Amur Oblastı yasama meclisi başkanlığını yürüten Konstantin Dyakonov da görevinden ayrılacak. Ayrıca Kurski Oblastı Meclis Başkanı Nikolay Jerebilov ile Tambov Oblastı Meclis Başkanı Evgeniy Matuşkin ön seçimlere katılmadıkları için görevlerini bırakabilirler.
Ön seçimlerin şaşırtıcı sonuçlarından biri de Primorskiy Krayı yasama meclisi milletvekili İgor Çemeris’in durumu oldu. Ukrayna’daki özel askeri operasyona gönüllü olarak katılan Çemeris, bölgesel gruptaki oylamada son sırada kaldı.
Leningrad Oblastı’nda ise Birleşik Rusya meclis grubu başkanı Oleg Petrov, tek isimli seçim bölgesinde vali yardımcısı Vladimir Tsoy’a karşı kaybetti. Perm Krayı’nda ise Devlet Duması Milletvekili Dmitriy Skrivanov, bölgesel parlamento üyeliği için girdiği yarışta seçim bölgesinde dördüncü sırada kalarak elendi.
Bu ön seçimlerde, daha önce başka partilerden seçilmiş olan çok sayıda milletvekilinin Birleşik Rusya listelerine geçmesi dikkat çekti. İnguşetya’da Adil Rusya grubu üyesi Magomed Dzeytov, Leningrad Oblastı’nda ise yine Adil Rusya üyesi Anna Hmeleva ön seçimleri kazandı.
Samara Oblastı’nda, yakın zamana kadar LDPR’nin (Rusya Liberal Demokrat Partisi) yerel teşkilat başkanlığını yürüten Devlet Duması Milletvekili Vladimir Koşelev, Birleşik Rusya’dan aday olma hakkını elde etti. Nijniy Novgorod yasama meclisi için de liberal demokrat Anton Ananyin iktidar partisinden yeniden seçilmek üzere listeye girdi.
Sverdlovsk Oblastı’nda ise komünist milletvekilleri Grigoriy Baçerikov, İgor Aksyonov ve Taras İsakov ön seçimleri kazandı. İsakov, bölgesel grupta üçüncü sırada yer almasına rağmen gazi ek puanı sayesinde listenin ilk sırasına yerleşti.
Birleşik Rusya meclis gruplarının en az değişeceği yerler ise Adige Cumhuriyeti Devlet Konseyi (40 üyeden 34’ü kazandı, beklenen rotasyon yüzde 15), Amur Oblastı yasama meclisi (17 üyeden 14’ü kazandı, yüzde 18), Lipetsk Oblastı Meclisi (25 üyeden 20’si kazandı, yüzde 20) ve St. Petersburg yasama meclisi (29 üyeden 23’ü kazandı, yüzde 21) olacak.
Rusya
Rusal yıllık 800 milyon dolarlık zarar nedeniyle dört fabrikasını kapatıyor

Rus alüminyum üreticisi Rusal, yıllık 800 milyon dolar zarar getiren dört boksit ve alümina tesisini geçici olarak kapatmayı planlıyor. Kararın tek sanayili kentlerde istihdam kaybına yol açabileceği belirtilirken şirket hükümetten destek talep ediyor.
Rus milyarder Oleg Deripaska tarafından kurulan alüminyum üreticisi Rusal, bünyesindeki dört boksit ve alümina tesisinde üretimi geçici olarak durdurmayı planlıyor. Şirket verilerine göre söz konusu işletmeler Rusal’a yıllık 800 milyon dolar zarar getiriyor.
Kommersant gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, tesislerin geçici olarak korumaya alınması planını Rusya Başbakanı Mihail Mişustin’e bildirdi. Olası kapatma kararının Pikalevo Alümina Fabrikası, Severouralsk Boksit Madeni ile Bogoslovsk ve Ural alümina fabrikalarını kapsaması bekleniyor.
Pikalevo, Bogoslovsk ve Ural fabrikaları 2025 yılında 2,1 milyon ton alümina üreterek şirketin bu hammaddedeki toplam üretiminin yaklaşık yüzde 30,7’sini karşıladı. Bu tesislerde hammadde işlemeden kaynaklanan zararın üretilen her bir ton alüminyum başına 400 dolar düzeyinde olduğu hesaplanıyor.
Kommersant’a konuşan metalurji sektörü kaynakları, temel riskin söz konusu işletmelerin yer aldığı tek sanayili şehirlerde yaşanabilecek işten çıkarmalar olduğuna dikkat çekiyor.
Rusal, planlanan üretim durdurma kararı nedeniyle hükümetten hem bölgelere yönelik destek hem de tesislerin modernizasyonu için finansal katkı talep etti. Sosyo-ekonomik sonuçları en aza indirme taahhüdünde bulunan Rusal, konuya ilişkin resmi bir yorum yapmadı.
T-Investitsii kıdemli analisti Ahmed Aliyev, işletmelerin tamamen durdurulması halinde Rusal’ın hammaddeyi dış pazarlardan temin etme yoluna gidebileceğini ve mevcut düşük alümina fiyatları dikkate alındığında bunun daha karlı olacağını ifade etti.
Rusal, 2025 yılı sonuçlarına göre gelirini yüzde 22,6 artırarak 14,81 milyar dolara yükseltmesine rağmen 455 milyon dolar net zarar açıkladı. Şirketin 2026 yılının ilk altı ayındaki net karı ise bir önceki yılın aynı dönemindeki 87 milyon dolarlık zarara kıyasla 419 milyon dolar olarak gerçekleşti.
Buna karşın şirket hissedarlarına gelir sağlamamaya devam ediyor. Hissedarlar 26 Haziran’da, 2025 yılı sonuçlarına göre temettü dağıtılmaması yönündeki kararı onayladı. Şirket ortakları en son 2022 yılının ilk yarısı için temettü almıştı.
Metalurji sektöründe maliyet kısıtlamaları
Gelirlerde yaşanan sıkıntılar sektördeki diğer metalurji şirketlerini de harcamalarını kısmaya yöneltti. Milyarder Aleksey Mordaşov, mayıs ayında yaptığı açıklamada sahibi olduğu Severstal şirketinin işe alımları durdurduğunu ve sektördeki kriz nedeniyle işten çıkarma olasılığını değerlendirdiğini duyurmuştu.
Mordaşov, şirketin bu yılki yatırım programını yüzde 24 oranında daralttığını, gelecek yıl ise harcamalarda daha sert kesintilere gitmeyi planladığını belirterek negatif nakit akışıyla karşı karşıya kaldıklarını kaydetmişti.
Çin dışındaki en büyük alüminyum üreticisi konumundaki Rusal’ın yüzde 56,88’i En+ grubuna ait. Oleg Deripaska ise şirketteki oy hakkına sahip hisselerin yüzde 35’ini kontrol ediyor.
2025 verilerine göre küresel alüminyum üretiminin yüzde 5,3’ünü, alümina üretiminin ise yüzde 4,7’sini Rusal gerçekleştirdi.
Şirketin Rusya, İrlanda, İtalya, Gine ve Jamaika’da 11 alümina tesisi bulunuyor. Rusal ayrıca Çin’deki Wenfeng fabrikasında yüzde 30, Hindistan’daki Pioneer fabrikasında yüzde 26 ve Avustralya’daki QAL fabrikasında yüzde 20 hisseye sahip.
Rusya
Lavrov, CIA Direktörü Ratcliffe’in Moskova ziyaretini değerlendirdi

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, CIA Direktörü John Ratcliffe’in Moskova ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulunarak istihbarat servislerinin kendi kuralları çerçevesinde temas kurduğunu söyledi. Ratcliffe’in Rus mevkidaşı Sergey Narışkin ile gerçekleştirdiği görüşme Washington ve Moskova tarafından çalışma ziyareti olarak nitelendirilirken, NATO konusundaki uyarı iddiaları yalanlandı.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, RBK meda kuruluşuna verdiği mülakatta, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in 25 Ağustos’ta Moskova’ya gerçekleştirdiği ziyareti değerlendirdi.
Amerikan basınında yer alan iddiaları yorumlayan Lavrov, istihbarat servislerinin işbirliği kurallarına dikkati çekerek “Biliyorsunuz, ben orada değildim. Bütün dünyada olduğu gibi bizde de özel servislerin birbirleriyle etkileşim kurduğu kurallar vardır. Bunda olağandışı bir durum yok ve bu çalışmaları sessizlik içinde yürütmelerinde de şaşılacak bir şey bulunmuyor. Biz de diplomaside büyük ölçüde sessiz çalışıyoruz. Ancak diplomatlar gelenekleri ve mesleklerinin gereği olarak bir şeyler anlatmak zorundadır” ifadelerini kullandı.
Lavrov, diplomaside ve müzakerelerde henüz üzerinde çalışılan, olası uzlaşı ve tavizleri riske atmamak adına hassas ayrıntıların kamuoyuna açıklanmadığını vurguladı.
Ratcliffe’in yanı sıra Vatikan Devletler ve Uluslararası Örgütlerle İlişkiler Sekreteri Başpiskopos Paul Richard Gallagher’ın ziyaretine de değinen Lavrov, her iki temasın da Moskova’ya gelen tarafların doğrudan görüşme isteğinden kaynaklandığını kaydetti.
Öte yandan The Wall Street Journal gazetesi, ABD’li yetkililere dayandırdığı haberinde Ratcliffe’in Moskova’ya bizzat ABD Başkanı Donald Trump tarafından gönderildiğini yazdı.
Haberde, görevin son derece hassas olması nedeniyle Beyaz Saray’daki bazı üst düzey yetkililerin dahi seyahatten önceden haberdar edilmediği aktarıldı.
Ratcliffe’in Letonya’dan ABD’ye ait bir C-17 askeri nakliye uçağıyla Moskova’ya geçtiği, temasın duyulmasının ardından Avrupalı yetkililerin alelacele bilgi edinmeye çalıştığı kaydedildi.
Amerikan basınında, Ratcliffe’in Moskova’ya Rusya’yı NATO ülkelerine, özellikle Estonya, Letonya ve Litvanya’ya yönelik gerilimi tırmandırmaması konusunda uyarmak amacıyla gittiği iddiaları yer aldı.
Politico da CIA Direktörünün Moskova’ya ittifak üyelerine yönelik olası adımlar konusunda uyarı ilettiğini yazdı.
ABD Başkanı Donald Trump ise bu iddiaları reddederek seyahati “yarı rutin” bir çalışma ziyareti olarak tanımladı. Trump, Ratcliffe’in Moskova’ya herhangi bir uyarı mesajı iletmediğini belirterek “Hiçbir mesaj verilmedi ve olağandışı bir şey yaşanmadı” dedi.
Ratcliffe’in Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narışkin ile altı ayda bir veya yılda bir görüştüğünü ve ikili arasında çok iyi ilişkiler bulunduğunu kaydeden Trump, Rusya’nın NATO’ya saldıracağı yönündeki kaygılara katılmadığını ifade etti.
Rusya Dış İstihbarat Servisi Başkanı Sergey Narışkin de Ratcliffe ile Moskova’da görüştüğünü doğruladı. Dünyanın tüm kıtalarından istihbarat başkanlarıyla neredeyse her hafta bir araya geldiğini belirten Narışkin, “Dolayısıyla John Ratcliffe ile gerçekleşen görüşme de bir çalışma formatıydı” açıklamasını yaptı.
Narışkin, görüşmede doğrudan özel servislerin yetki alanındaki konuların ele alındığını bildirdi.
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov ise temasın istihbarat birimleri hattında gerçekleştiğini, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Ratcliffe ile görüşmediğini ancak gelişmelerin derhal Putin’e rapor edildiğini duyurdu.
Peskov, Batı basınında çıkan haberleri “asılsız iddialar” ve “gerçekliğin çarpıtılması” olarak nitelendirdi. Putin’in daha önce dile getirdiği ifadelere atıfta bulunan Rus yetkililer, Moskova’nın NATO ülkeleriyle savaşmak için jeopolitik, ekonomik, siyasi ya da askeri hiçbir gerekçesi ve çıkarı bulunmadığını vurguladı.
Rusya
Küresel buğday fiyatları Karadeniz düğümüyle üç yılın zirvesinde

Karadeniz ve Azak Denizi’ndeki sevkiyatın kesintiye uğramasıyla küresel buğday fiyatları haziran ayından bu yana yüzde 30 artarak Temmuz 2023’ten bu yana görülen en yüksek seviyeye çıktı. Chicago Ticaret Borsası’nda günlük üst limit olan 0,45 dolar sıçrayan kote fiyatlar bushel başına 7,62 dolara yükselirken, piyasa aktörleri Karadeniz’deki emniyet riski çözülmediği takdirde tırmanışın süreceğini belirtiyor.
Küresel buğday fiyatları haziran ayından bu yana yüzde 30 oranında tırmanarak Temmuz 2023’ten bu yana kaydedilen en yüksek seviyeye ulaştı.
Chicago Ticaret Borsası’nda gerçekleşen işlemlerde kote fiyatlar, gün içinde izin verilen en yüksek artış limiti olan 0,45 dolar yükselerek bushel başına 7,62 doları gördü.
Piyasa katılımcıları, Rusya ile Ukrayna arasında Karadeniz ve Azak Denizi’nde yaşanan gerilimin küresel gıda piyasasında yaklaşık üç yıldır devam eden dengeleri sarsmasından endişe duyuyor.
Dünya buğday ihracatının çeyrekten fazlasını tek başına karşılayan Rusya ve Ukrayna; arpa, mısır ve ayçiçeği yağı tedarikinde de küresel ölçekte sürükleyici rol oynuyor.
İki ülkenin sunduğu nispeten ucuz tarım ürünleri, Afrika ve Asya’daki dar gelirli ülkelerin gıda güvenliği açısından hayati önem taşıyor.
Advantage Grain Genel Müdürü Chris Nicolaou, Bloomberg’e yaptığı değerlendirmede, “Karadeniz’de bir uzlaşıya varılamaz ve deniz taşımacılığının güvenliği sağlanamazsa fiyatlardaki tırmanış devam edecektir” ifadelerini kullanarak tedarik zincirindeki aksamaların piyasayı derinden korkuttuğuna dikkati çekti.
“Tarihte eşi benzeri görülmemiş bir arz şoku”
Tarım danışmanlık firması SovEcon’un Direktörü Andrey Sizov, mevcut durumu “Rusya ve Ukrayna’nın Karadeniz ile Azak Denizi’ndeki limanlarının durması nedeniyle yaşanan, eşi benzeri görülmemiş bir arz şoku” olarak nitelendirdi.
Piyasa dinamiklerini değerlendiren Sizov, “Modern tahıl piyasası tarihinde böyle bir tablo yaşanmadı; ne Rusya’nın tahıl ihracatına ambargo koyduğu 2010 yılında ne de savaşın başladığı 2022’nin ilk yarısında buna benzer bir süreç görüldü” değerlendirmesinde bulundu.
Saha şartlarındaki ağırlaşmanın ihracat rakamlarına doğrudan yansıması bekleniyor. Ukrayna’nın tarımsal ihracatının bu sezonda, Temmuz 2025’te başlayan tırmanış öncesinde Tarım Bakanlığınca açıklanan öngörülerin yarısından bile az seviyede kalabileceği belirtiliyor. Rusya’nın buğday ihracatının ise ağustos ayında, 2025 yılının aynı dönemine kıyasla yüzde 50’den fazla düşeceği tahmin ediliyor.
Sevkiyat noktalarındaki kilitlenme fiilen başlamış durumda. Novorossiysk’teki tahıl terminalleri Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının saldırıları nedeniyle faaliyetlerini durdururken, Odessa limanlarına ise Rusya’nın füze atışları yüzünden ticari gemiler artık uğramıyor.
Piyasanın mevcut tehlikeyi “felaket düzeyinde” hafif kurguladığını savunan Sizov, Avrupa’da buğday ton fiyatının 300 dolara doğru dayandığına işaret etti.
Durumun bir şekilde düzeleceğine son ana kadar inanan ithalatçıların artık tedirgin olmaya başladığını vurgulayan Sizov, küresel tahıl fiyatlarında çok daha yüksek seviyelerin gündeme gelebileceği uyarısında bulundu.
Öte yandan, küresel piyasalardaki bu yükselişin Rusya ve Ukrayna’daki üreticilere bir fayda sağlamadığı belirtiliyor.
Hasat döneminin sürmesi, iç pazara ürün girişinin devam etmesi ve dış satım imkanlarının neredeyse tamamen tıkanması nedeniyle her iki ülkede de yerel tahıl fiyatları sert düşüş kaydediyor.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Görüş2 hafta önceBüyük Oyun III: Enerji ve Dolar Açlığıyla Şekillenen Yeni Dünya
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Görüş2 hafta önceJaponya’nın Savunma Beyaz Kitabı: Odakta Çin ve “Kapsamlı Ulusal Güç” Stratejisi Var
Dünya Basını3 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi












