Bizi Takip Edin

Amerika

Pentagon’un yeni yöneticisi Kaşıkçı cinayetiyle bağlantılı

Yayınlanma

Pentagon’un yeni “Ekonomik Savunma Birimi”nin direktörü, 2018 yılında Cemal Kaşıkçı cinayetine karışan Suudi ajanlardan dördünü eğiten Tier 1 Group’un yönetim kurulu üyesiydi.

Responsible Statecraft’ın incelediği 2009 yılına kadar uzanan web siteleri, George Kollitides’i bu özel güvenlik şirketinde liderlik rollerinde listeliyor.

Bu da, Kaşıkçı cinayetiyle daha sonra bağlantısı olduğu ortaya çıkan Suudi vatandaşlarını eğittiği sırada Tier 1 Group’ta olduğunu gösteriyor.

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın onayı ile ajanlar Kaçıkçı’yı Türkiye’deki Suudi Konsolosluğu’na gitmesi için kandırmış, burada ona pusu kurup boğmuş ve cesedini parçalayıp ortadan kaldırmışlardı.

Pentagon, “Ekonomik Savunma Birimi” kurdu

Tier 1 Group, olayın içindeki kişilere sağladığı eğitimin savunma amaçlı olduğunu ve cinayetle ilgisi bulunmadığını iddia ediyor.

Şirket, eğitimin personeli önceden onaylayan Dışişleri Bakanlığı ile yapılan bir sözleşme kapsamında olduğunu savunuyor.

Konuya aşina bir sektör kaynağı, isminin açıklanmaması şartıyla Responsible Statecraft’a verdiği demeçte, Kollitides’in 17 Ağustos 2025 itibarıyla Tier 1 Group’tan istifa ettiğini söyledi.

Uzun yıllardır finans sektöründe faaliyet gösteren Kollitides, 2003 ile 2012 yılları arasında, Tier 1 Group’u kurup finanse eden önde gelen özel sermaye şirketi Cerberus Capital Management’ta Savunma Bölümü Başkanı olarak görev yaptı.

Trump Pentagon’u Silikon Vadisine emanet etmeye hazırlanıyor

Ayrıca, Pazartesi gününe kadar Tier 1 Group’u portföyünde barındıran danışmanlık şirketi Aegis Capital Advisors’ın Yatırım Direktörü.

Cerberus’tan bir sözcü RS’ye, Kollitides’in “Cerberus’un veya portföyündeki şirketlerin faaliyetleriyle hiçbir ilgisi olmadığını” söyledi.

Şu anda Pentagon’da görev yapan Kollitides, kısa süre önce kurulan Ekonomik Savunma Birimi’nin başında bulunuyor.

Bu birim, Çin ile rekabet edebilmek amacıyla, ABD’nin ulusal güvenliği için kritik öneme sahip olduğunu düşündüğü ABD şirketlerine 200 milyar dolarlık yatırım yapmak üzere üst düzey yatırımcı ve bankacılardan oluşan bir ekibi bir araya getiriyor. Birim, en az bir aydır faaliyette.

Kollitides, Savunma Bakanlığı politikasının ön saflarında yer alan diğer eski Cerberus yöneticilerinin arasına katıldı.

Nitekim, eski Cerberus CEO’su Stephen Feinberg de şu anda Savunma Bakanlığı (DoD) müsteşarı; yani kurumun en yüksek rütbeli ikinci sivil yetkilisi.

Trump Pentagon’un iki numarası olarak milyarder Feinberg’i atadı

Savunma bütçesini denetlemek de dahil olmak üzere üst düzey görevleri, ona olağanüstü bir etki gücü sağlıyor.

Feinberg ayrıca, askeri teknolojilere yönelik özel yatırımları çekip büyüten Stratejik Sermaye Ofisini (OSC) yeniden yapılandırıyor.

David Lorch, 2025’in sonlarında Cerberus’taki yönetici görevinden ayrılıp bu ofisi yönetmek üzere atandı.

Öte yandan yeni hükümet görevlerine rağmen, Cerberus ile bağlar devam ediyor. Savunma Bakanlığına katıldığında Cerberus’taki hisselerini elden çıkarmış olsa da, Feinberg vergi uyumu, muhasebe hizmetleri ve sağlık hizmetleri için hâlâ şirketle sözleşme yaptığını belirten belgeleri sundu.

Bu arada, Cerberus’un yatırım yaptığı gibi şirketler Stratolaunch, NetCentrics Corp, Red River Technologies, M1 ve North Wind, Feinberg’in Pentagon görevini üstlenmesinden bu yana Pentagon sözleşmeleri aldı.

Kollitides’in Ekonomik Savunma Birimi, daha fazla içeriden bilgiye sahip kişiyi bünyesine katmaya hazır görünüyor.

Birimin tanıtım sunumu, finansçı adaylarına “üst düzey hükümet yetkililerine eşsiz erişim ve ayrıcalıklı bilgi akışı” ile “çoğu yatırımcının tüm kariyeri boyunca yatırdığı sermayeden daha fazlasını” yatırma şansı vaat ediyor ve esasen birimi “seçkin bir mesleki gelişim fırsatı” olarak pazarlıyor.

Cato Enstitüsü’nde politika analisti olan Tad DeHaven, Responsible Statecraft’a verdiği demeçte, “Hiçbir yasa çiğnenmemiş olsa bile, bu tam da içeriden bilgi ticareti, siyasi kayırmacılık ve liyakate değil bağlantılara dayalı sermaye tahsisini davet eden türden bir düzenleme,” dedi.

Daha geniş bir perspektiften bakıldığında, Kongre üyeleri uzun süredir Cerberus yöneticilerinin Tier 1 Group ile olan bağlarını mercek altına almış durumda.

2020 yılında Trump, Cerberus yöneticisi ve Tier 1 Group yönetim kurulu üyesi Louis Bremer’i savunma bakan yardımcılığına aday göstermişti.

Fakat Bremer, adaylığıyla ilgili bir duruşmada Tier 1 Group’taki rolü hakkında yoğun sorgulamaya maruz kaldı ve adaylığı daha sonra süre dolana kadar bekletildi. Gözlemciler, incelemenin devam etmesi gerektiğini söylüyor. 

Kaşıkçı’nın kurduğu DAWN’ın savunma direktörü Raed Jarrar, “Kongre, [Kollitides’in] atanması ve Ekonomik Savunma Birimi’nin kendisi hakkında duruşmalar düzenlemeli,” dedi.

65 milyar dolardan fazla varlığı yöneten Cerberus, savunma sektöründe özel sermaye endüstrisinin en büyük yatırımcıları arasında yer alıyor ve ABD’nin ulusal çıkarları için stratejik olduğunu düşündüğü şirketlere “stratejik tedarik zinciri” fonu aracılığıyla milyarlarca dolar ayırdı.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English