Amerika
Senatodaki Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi Başkanı Johnson’a karşı sabrını yitiriyor

ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) finansman krizine yönelik hazırlanan tasarıyı Temsilciler Meclisi genel kuruluna sunmayan Meclis Başkanı Mike Johnson’a yönelik tepkilerini artırıyor. Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russ Vought, ödenek yetersizliği nedeniyle federal çalışanların istifa eşiğinde olduğunu belirterek bakanlığın “parçalanma” riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulundu.
ABD Senatosundaki Cumhuriyetçiler, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson’ın, İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) büyük bölümünü finanse etmeyi öngören ve Senatodan geçen tasarıyı genel kurula getirmeme kararı karşısında giderek artan bir hüsran yaşıyor.
Cumhuriyetçi senatörler, kısmi hükümet kapanmasından etkilenen federal çalışanların maaşlarının ödenmesi konusunda Beyaz Saray’ın elindeki esnekliğin yakında tükeneceğinden endişe ediyor.
Cumhuriyetçi senatörler, durumu daha fazla germemek adına Johnson’ı ve Senatodan geçen DHS finansman tasarısını engelleyen muhafazakar Meclis üyelerini kamuoyu önünde doğrudan eleştirmekten kaçınıyor.
Ancak Kongre’nin kısa sürede harekete geçmemesi halinde, aralarında Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA), Sahil Güvenlik ve diğer kritik kurumların da bulunduğu İç Güvenlik Bakanlığı çalışanlarına ödeme yapabilme imkanının yakında son bulacağı uyarısında bulunuyorlar.
Senatör Murkowski’den acil eylem çağrısı
Cumhuriyetçi Senatör Lisa Murkowski, Senatonun Paskalya öncesinde oy birliğiyle kabul ettiği ve DHS’nin büyük kısmını finanse eden paketin Temsilciler Meclisi tarafından derhal işleme alınmasını istediğini belirtti.
Murkowski, bu paketin İç Güvenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) veya Sınır Devriyesi birimlerini kapsamadığını hatırlatarak, “İşleri hızlıca ilerletmeye çalışırken bu yöntemin daha mantıklı olduğunu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Murkowski, senatörlerin İç Güvenlik finansmanı konusundaki iki aylık kördüğümü sona erdirecek hızlı bir çözüm olarak gördükleri bu paketin Temsilciler Meclisinde oylamaya sunulmamasının, Cumhuriyetçi senatörler arasında biriken bir öfkeye yol açtığını kabul etti.
Senatör, “Bunu, kısmi hükümet kapanmasını sona erdirmenin en basit, en hızlı ve en hedef odaklı yolu olarak görüyorduk” dedi.
İsminin açıklanmasını istemeyen Cumhuriyetçi bir senatör, partili senatörlerin öncelikle ICE için finansman içeren İç Güvenlik ödenek tasarısını defalarca engelleyen Demokratları suçladığını ifade etti.
Bununla birlikte aynı senatör, Johnson’ın Senatodan geçen uzlaşma tasarısını hızlandırmayı reddetmesinin mevcut kötü durumu daha da vahim hale getirdiğini kaydetti.
Söz konusu senatör, Johnson’ın Paskalya tatili öncesinde Senato Çoğunluk Lideri John Thune ile vardığı düşünülen anlaşmadan geri adım attığını ileri sürdü.
Senatör, “Liderlik düzeyinde pek çok konuda anlaşmalarımız, en azından kavramsal mutabakatlarımız var. Bunların arkasında neden duramadığımızı anlamıyorum; bu durum oldukça sinir bozucu” şeklinde konuştu.
Cumhuriyetçi senatörler, Mart ayı sonunda Demokratlarla, DHS’nin büyük bölümünü finanse etmek ve ardından ICE ile Sınır Devriyesi için bütçe uzlaşma süreci yoluyla ek fon sağlamak üzere bir anlaşmaya varmıştı.
Bu yöntemle Demokratların “filibuster” engelinin aşılması planlanmıştı. Senato kanadından bir yetkili, geçen ay tasarıyı ilerletmek için onay vermeden önce Johnson ve Başkan Trump’ın tasarıyı destekleyeceğine dair kendilerine bilgi verildiğini aktardı.
Demokratlar ise federal memurların özel mülklere girmeden önce yargı kararı alması zorunluluğu ve maske takmalarının yasaklanması gibi kapsamlı göçmenlik infaz reformları yapılmadığı sürece ICE ve Sınır Devriyesi birimlerine fon sağlamayı reddediyor.
Johnson’ın bütçe uzlaşması şartı
Temsilciler Meclisi Başkanı Johnson ise Çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Cumhuriyetçi senatörler ICE ve Sınır Devriyesi birimlerini önümüzdeki üç buçuk yıl boyunca finanse edecek bütçe uzlaşma tasarısını kabul etmeden, DHS’yi kısmen finanse edecek Senato tasarısını ilerletmeyeceğini bildirdi.
Temsilciler Meclisindeki muhafazakarlar, İç Güvenlik Bakanlığı fonlarını diğer departmanlardan ayırmayı kabul eden Cumhuriyetçi senatörlere tepki göstererek, bu kararın Demokratlara ICE konusundaki çekişmede daha fazla koz verdiğini savunuyor.
Temsilciler Meclisi Özgürlük Grubu’nun önde gelen üyelerinden Chip Roy, “Senatonun hata yapmaya devam ettiğini ve bu hataların bedelini her gün ödediğimizi düşünüyorum” dedi.
Roy, DHS’nin izole edilmemesi gerektiğini belirterek, “Şimdi ise burada ICE ve Sınır Devriyesi birimlerini yalnızlaştırmış durumdayız. Eğer Senato, hepimizin her şeye oy vereceğimizi varsayarak bu şekilde devam edebileceğini düşünüyorsa, bence bu bir hatadır” diye ekledi.
Temsilciler Meclisi Üyesi Ben Cline ise muhafazakarların, ICE ve Sınır Devriyesi finansmanının Trump’ın ikinci döneminin geri kalanı için belirsiz olduğu bir ortamda kısmi bütçe tasarısını geçirmeye sıcak bakmadıklarını ifade etti.
Cline, “Önce sınırlı bir bütçe uzlaşma tasarısını ele alabilirsek, o zaman Senatodan geçen finansman tasarısı konusunda kendimizi daha rahat hissederiz. O zamana kadar her şeyi tek bir tasarıda ele almak daha mantıklı” değerlendirmesinde bulundu.
“Bakanlık parçalanıyor” uyarısı
Cumhuriyetçi senatör liderlerinin öngördüğü “sınırlı” bütçe uzlaşma tasarısı, ICE ve Sınır Devriyesi birimlerini üç buçuk yıl boyunca finanse etmeyi hedefliyor ve maliyetinin 65 ila 70 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor.
Fakat bütçe uzlaşma prosedürüyle bir tasarıyı geçirmek bir ay daha sürebilir.
Beyaz Saray Bütçe Direktörü Russ Vought, Perşembe günü senatörleri uyararak, 14 Şubat’tan bu yana ödenek sağlanamadığı için İç Güvenlik Bakanlığının “parçalanmakta” olduğunu bildirdi.
Vought, Bütçe Komisyonu oturumunda yaptığı konuşmada, İç Güvenlik Bakanı Markwayne Mullin ile birlikte federal çalışanların toplu halde istifa etmesini önlemek için çabaladıklarını kaydetti.
Vought, “İç Güvenlik Bakanlığının tamamı için hiç para kalmadı. Şu an itibarıyla bakanlık parçalanıyor; çünkü bakan ve ben, insanların istifa edip yeni kariyerlere atılmasını engellemek için maaş çeklerini geçici olarak fonlamanın yollarını bulmaya çalışıyoruz” dedi.
Bütçe direktörü, Kongre’nin iki aydır süren bütçe krizine son vermemesi halinde personel seviyelerinin çökebileceği uyarısını yineledi.
Senato İç Güvenlik Tahsisat Alt Komisyonu Başkanı Senatör Katie Britt de Vought’un ifadelerine katılarak, krizin çözümü için Kongre’nin mümkün olan en kısa sürede harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.
Britt, Vought’un tanıklığıyla ilgili olarak, “Zaman çok kritik. İçinde bulunduğumuz süreçten kesinlikle memnun değilim ancak mevcut durum bu ve ileriye dönük bir yol bulmak zorundayız” dedi.
Amerika
Musk ara seçimler için Cumhuriyetçilere 445 milyon dolar bağışladı

Milyarder Elon Musk, ABD’de düzenlenecek Kongre ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti’ye 445 milyon dolardan fazla bağış yaptı. Bütçesinin 158 milyon dolarını Teksas’taki Senato yarışına aktaran Musk, Demokrat finansör George Soros’un harcamalarını geride bıraktı.
Milyarder Elon Musk, ABD’de yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde Cumhuriyetçi Parti’ye 445 milyon dolardan fazla bağış yaptı.
Bloomberg’in haberine göre bu harcama, Musk’ı seçim tarihinin en büyük siyasi bağışçılarından biri konumuna getirdi.
Federal Seçim Komisyonu verilerine göre Musk, yalnızca ekim ayının ilk iki haftasında Cumhuriyetçi adayları destekleyen America PAC adlı siyasi eylem komitesine 77 milyon dolar aktardı.
Musk’ın mali desteği, Demokrat Parti’ye kaynak sağlayan finansör George Soros gibi geleneksel bağışçıların harcamalarını geride bıraktı.
America PAC, Cumhuriyetçi adayların yarıştığı kritik eyaletlerdeki Senato seçimleri için 71 milyon dolar harcadı.
Bu kaynak Ohio, Michigan, Iowa ve Maine eyaletlerindeki yarışların yanı sıra Temsilciler Meclisi’ndeki 30’u aşkın çekişmeli bölgeye dağıtıldı.
En büyük harcama Teksas’taki Senato yarışı için yapıldı
Musk bütçesindeki en büyük payı Teksas eyaletindeki Senato seçimine ayırdı.
Eylül ayında Senate Leadership Fund adlı fona 158 milyon dolar aktaran Musk, bu kaynağın Texas PAC üzerinden Cumhuriyetçi Başsavcı Ken Paxton’a ulaştırılmasını sağladı.
Paxton’ın Demokrat rakibi James Talarico, seçim kampanyasında Musk’ın finansal gücünü gündeme taşıyarak milyarderi “Senato koltuğunu satın almaya çalışmakla” suçladı.
Seçim sonuçları, faaliyetleri federal düzenleyici kurumların denetimine bağlı şirketleri yöneten Musk için önem taşıyor.
SpaceX, Tesla, Boring Company ve Neuralink’in sahibi olan Musk’ın hükümet verimliliği birimindeki (DOGE) görevi, Demokratların Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanması durumunda Kongre denetimine takılabilir.
The New York Times daha önce Musk’ı “tarihin en büyük Cumhuriyetçi bağışçısı” olarak nitelendirmişti.
Musk da ara seçimlerde partisinin adaylarına en az 100 milyon dolar harcayacağını açıklamıştı.
Kongre ara seçimleri 3 Kasım 2026’da yapılacak.
Seçmenler, 100 üyeli Senato’nun 35 koltuğunu ve 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi’nin tamamını yenilemek üzere sandık başına gidecek, ayrıca 36 eyalette vali seçecek.
Amerika
ABD’de birbiri ardına sahte seçim anketi itirafları

ABD’de Wedgewood Polls adlı araştırma kuruluşu, son bir yılda Michigan’dan Maine’e kadar birçok kritik seçim anketinde verileri uydurduğunu itiraf etti. Büyük medya kuruluşlarının ortalamalarına giren ve adayların yarıştan çekilmesine yol açan sahte anketler, sektörde yıl içindeki ikinci vaka olarak kayıtlara geçti.
ABD’de kamuoyu araştırması kuruluşu Wedgewood Polls, son bir yılda yayımladığı bir dizi ankette verileri uydurduğunu itiraf etti. Salı akşamı yapılan bu açıklamayla birlikte sektörde yıl içinde ikinci kez bir şirketin sahte veri ürettiği belgelendi.
Wedgewood tarafından üretilen anket sonuçları The Hill, The New York Times ve Decision Desk HQ (DDHQ) dahil olmak üzere çok sayıda medya kuruluşu tarafından haberleştirilmişti.
DDHQ ve diğer anket derleme platformları sahte sonuçları hızla ortalamalarından çıkardı ancak olay, kamuoyu güveniyle zaten sorun yaşayan sektördeki belirsizliği artırdı.
Anket derleme ve siyasi analiz platformu FiftyPlusOne’ın kurucusu G. Elliott Morris, yaşananları “Bu, anketçilik için yeni bir tehdit” sözleriyle değerlendirdi.
Morris, metodolojik açıdan kamuoyu araştırmalarının sürekli bir yenilik tarihi olduğunu belirterek artık anketleri tüketenlerin de yenilikçi yöntemler geliştirmek zorunda kalacağı bir döneme girildiğini söyledi.
Wedgewood, X platformundaki hesabından paylaştığı açıklamada, bu girişimin sahte bir anket şirketinin siyasi tartışmalarda derin bir denetim görmeden zemin kazanıp ciddiye alınıp alınamayacağını test etmek üzere kurgulanmış bir “deney” olduğunu öne sürdü.
Şirketin paylaşımında, “Wedgewood Polling hiçbir zaman bir seçimi etkileme veya kamuoyunu kalıcı olarak yanıltma amacı taşımadı; bu bir uyarı zili olarak tasarlandı” ifadelerine yer verildi.
Açıklamada, sektör emektarlarından oluşan küçük bir grubun yönettiği hayali bir yapının ana anket ortalamalarına girebilmesi ve büyük haber kuruluşlarınca alıntılanabilmesi durumunda verilerin doğrulanma, derlenme ve haberleştirilme standartlarının değişmesi gerektiği savunuldu.
Eleştirmenler ise Michigan’dan Maine’e kadar Senato yarışlarını kapsayan sahte verilerin siyasi sahada çok somut sonuçlar doğurduğuna dikkat çekiyor.
Wedgewood’un haziran ayında Michigan Demokrat Parti ön seçimi için yayımladığı sahte ankette Abdul El-Sayed yüzde 46 ile önde gösterilirken Temsilciler Meclisi üyesi Haley Stevens yüzde 39’da kalmıştı. Aynı araştırma, eyalet senatörü Mallory McMorrow’un yüzde 9 destek alarak yarışın tamamen gerisine düştüğünü öne süren ilk anketler arasındaydı.
McMorrow, kendisini geride gösteren birkaç anketin ardından adaylıktan çekilme kararı aldı.
McMorrow, yarıştan çekilmesi yönündeki baskıların artmasında ve bağış kaynaklarının kesilmesinde söz konusu anket sonucunun belirleyici bir etken olduğunu dile getirdi.
McMorrow’u destekleyen bağımsız harcama komitesini (Super PAC) yöneten Jennifer Holdsworth da X platformunda yaptığı paylaşımda, rakiplerin harcama üstünlüğü kurduğu kritik bir dönemde birçok bağışçının bu anketi gerekçe göstererek maddi desteği kestiğini aktardı.
Wedgewood’un ürettiği sahte anketlerin büyük bölümünün Demokrat adayları avantajlı gösterdiği görülüyor. Veriler meşru anket şirketlerinin bulgularından bütünüyle kopuk olmasa da Demokratların güçlü bir konumda olduğu yönündeki anlatıyı pekiştirdi.
Yayımlanan veriler arasında, Maine eyaletinde Demokrat Senato adayı Troy Jackson’ın Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins’in 4 puan önünde yer aldığı iddiası bulunuyordu. Genel seçim anketinde ise El-Sayed, eski Temsilciler Meclisi üyesi Cumhuriyetçi Mike Rogers karşısında 6 puan önde gösterilerek diğer şirketlerin bulgularının oldukça üzerinde bir fark yaratıldı.
Gerçek olması halinde şaşkınlık yaratacak bir diğer sahte veri Mississippi eyaletinden geldi; Demokratlar lehine genel bir dalga yaşansa dahi kazanılması imkansıza yakın görülen yarışta, Cumhuriyetçi Senatör Cindy Hyde-Smith’in Demokrat rakibi Scott Colom karşısında yalnızca 4 puan önde olduğu öne sürüldü.
Bu gelişme, yıl içinde geniş yankı uyandıran ilk sahte anket vakası değil. Ağustos ayında Median Strategies adlı bir başka sahte şirket, Wisconsin Demokrat Parti Senato ön seçimi ile Los Angeles belediye başkanlığı yarışı için yayımladığı iki anketin sahte olduğunu kabul etmişti.
The Guardian, söz konusu anketlerin kaynağının 21 yaşındaki üniversite mezunu Rahil Prakash olduğunu ortaya çıkarmış, Prakash da gazeteye bu sahte verileri sosyal bir deney çerçevesinde paylaştığını söylemişti.
Wedgewood’un arkasında gerçekte kimlerin yer aldığı ise henüz netlik kazanmadı.
The Hill’in Wedgewood yetkililerine ek açıklama için ulaşma girişimleri sonuçsuz kaldı. Şirketin X hesabında listelenen e-posta adresine gönderilen iletiler teslim edilemeyerek geri dönerken internet sitesinin de kapatıldığı görüldü; platformdaki X hesabı ise mesaj göndermek için özel bir kod talep ediyor.
Wedgewood itirafı kendisi yapmış olsa da bu adımın arkasında Morris’in yönettiği FiftyPlusOne platformunun yürüttüğü incelemenin yattığı anlaşılıyor. Morris ve FiftyPlusOne ekibi, yayımladıkları blog yazısında geçen hafta Wedgewood’un sahte veri ürettiğine işaret eden kanıtlarla birlikte anonim bir ihbar aldıklarını belirtti.
Ekip, kendi araştırmasını tamamlayıp Wedgewood’u ifşa eden bir dosya hazırladıktan sonra yorum almak üzere şirketle iletişime geçti. Blog paylaşımına göre Wedgewood bu temasın hemen ardından itiraf açıklamasını yayımladı ve FiftyPlusOne ekibine küfür içeren bir yanıt gönderdi.
Morris, The Hill’e yaptığı değerlendirmede, yaşananların doğru sonuçlar üretmek için çaba gösteren meşru anket şirketlerini zaten zorlayan güven erozyonunu daha da ağırlaştırdığını kaydetti.
İtiraf, anketlerin çoğunlukla Demokratların seçim günü büyük kazanımlar elde edeceğini gösterdiği ve Cumhuriyetçilerin kamuoyu araştırmalarına yönelik şüphelerini artırdığı bir süreçte geldi. Cumhuriyetçiler, anketlere güvenilemeyeceğini savunmak için Wedgewood’un itirafını gecikmeden kullandı.
Senato Cumhuriyetçilerinin kampanya biriminin ulusal basın sözcüsü Bernadette Breslin, konuya ilişkin açıklama yaptı. Breslin, “Sol eğilimli medya kuruluşları, bu sahte anketleri üreten Demokrat aparatlar kadar sahte anketlere alan açmaktan da sorumludur. Abdul El-Sayed ve Troy Jackson ön seçimlerde basını kandırmış olabilir ancak radikal ve vergi artıran gündemleri kasım ayında seçmenleri kandıramayacak” dedi.
ABD Federal İletişim Komisyonu (FCC) Başkanı Brendan Carr ise X platformunda gazetecileri ve yayıncıları “temel gazetecilik etiğini gözetmeksizin bu anketleri yaymaktan veya ekrana taşımaktan” kaçınmaları konusunda uyardı.
Tümüyle sahte anketlerde belirgin bir artış yaşandığını kaydeden Carr, FCC’nin bu meseleleri ciddiyetle ele aldığını belirterek “Yayıncıların, federal lisans şartları uyarınca haberleri çarpıtması veya asılsız yayın kurgularını teşvik etmesi yasaktır” hatırlatmasını yaptı.
Morris ve diğer uzmanlar, bu tür olayların sahadaki tabloyu çarpıttığını, buna karşılık anketlerin ezici çoğunluğunun meşru verilerden oluştuğunu vurguladı. Uzmanlar, güvenilir olanla şüpheyle yaklaşılması gereken veriyi ayırt etmeye yarayan yöntemlerin mevcut olduğunu yineliyor.
Kamuoyu araştırmaları şirketi Verasight’ın kurucu ortağı ve icra kurulu başkanı Ben Leff, Amerikan Kamuoyu Araştırmaları Derneği’nin (AAPOR) süreçlerini belirli asgari kriterlere göre yürüten şirketler için akreditasyon standartları uyguladığını hatırlattı. Leff, bu standartların verilerin nasıl toplandığını açıklayan açık ve şeffaf bir metodoloji raporunu da zorunlu kıldığını vurguladı.
Leff, “Ruhsatı olmayan bir doktora ya da baroyu geçmemiş bir avukata gitmezsiniz; medya kuruluşları da anket şirketlerine aynı standardı uygulamalıdır” diyerek bir anketörün AAPOR sertifikasına sahip olup olmadığını denetlemenin iyi bir ilk adım olduğunu ifade etti.
Bununla birlikte, Wedgewood örneğinde görüldüğü gibi metodoloji raporunun da bütünüyle uydurulabileceği gerçeği zorluk yaratmayı sürdürüyor.
Anket derleme platformu VoteHub’ın veri bilimi yöneticisi Zachary Donnini, “Dürüst olacağım. Ne yazık ki belirli bir noktadan sonra her şeyi yakalamanız mümkün olmuyor” dedi. Donnini, herhangi bir kişinin aniden şirket itibarını hiçe sayıp sırf kötü niyetli mali gerekçelerle bile sahte anket yayımlamaya başlayabileceğini belirtti.
Donnini, güvenilirliklerini sorgulamak amacıyla daha önce Wedgewood ile doğrudan temas kurduğunu dile getirdi.
Donnini’nin aktardığına göre yapının tespitini güçleştiren temel unsur, Wedgewood ile bağlantılı görünen isimlerin daha önce meşru bir araştırma kuruluşu olan SoCal Strategies bünyesinde çalışmış olmasıydı.
Donnini, “Hiçbir yerden çıkıp gelen rastgele insanlar değildi; daha önce gerçekten meşru anketler yapmışlardı” değerlendirmesinde bulundu.
Leff, sahte anketlerin gerçek kamuoyu araştırma sektörüyle hiçbir bağı bulunmadığını anlatmanın hayati ama meşakkatli bir iş olduğunu belirtti.
Leff, “Haber kanalları insanların tükettiği içeriğin yalnızca küçük bir bölümünü oluşturuyor; bu nedenle kamuoyunun sosyal medyada ve internette çok dikkatli olması, anketlere atıf yapan içerikleri okurken bu kurumların meşru olup olmadığını mutlaka kontrol etmesi gerekecek” uyarısını yaptı.
Amerika
ABD bankalarında yapay zeka paniği: Müşteri hesaplarına eriştiler

Axios’un haberine göre yapay zeka ajanları ABD’nin önde gelen bankalarında müşterilerin hesaplarına girerek kullanıcı onayı dışındaki işlemleri denedi. Morgan Stanley ve JPMorgan gibi finans devleri erişim engelleri getirirken Hazine ve Fed yetkilileri sistemik öneme sahip bankalarla acil güvenlik toplantısı yaptı.
ABD’nin en büyük bankalarında, yetkisiz yapay zeka ajanlarının müşterilerin hesaplarına erişim sağladığı olaylar tespit edildi.
Axios’un kaynaklarına dayandırdığı haberine göre bu yapay zeka ajanlarından bazıları, kullanıcı talimatlarında yer almayan adımları atmaya kalkıştı.
Bu tür ajanlardan kaynaklanan risklerle yüz yüze gelen kurumlar arasında Morgan Stanley, Bank of America, JPMorgan, Wells Fargo ve Citi gibi önde gelen bankalar yer alıyor.
Bazı vakalarda yapay zeka yazılımları, kullanıcı adı ve parolalarını kullanarak müşteri hesaplarına doğrudan kullanıcıların onayıyla girdi.
Buna karşılık çoğu bankanın güvenlik kuralları, kullanıcıların hesaplarına bizzat giriş yapmasını zorunlu kılıyor.
Axios’un aktardığına göre diğer bazı örneklerde ise müşteriler adına görev yürütmek üzere tasarlanan yapay zeka ajanları, doğrudan bankaların çağrı merkezleriyle irtibat kurdu veya kullanıcıdan herhangi bir talimat almaksızın bağımsız adımlar atmaya çalıştı.
Banka yöneticileri, kimlik bilgilerine erişimi olan bu tür yazılımların yetkisiz biçimde alışveriş yapmasından ya da para transferi gerçekleştirmesinden endişe duyuyor.
Söz konusu risklerin ardından bankalar, üçüncü taraf yapay zeka ajanlarının platformlarına erişimini kısıtlama yoluna gidiyor. Morgan Stanley bu tür yazılımları engellemeye başlarken JPMorgan, Bank of America ve Citi de benzer kısıtlamalar getiriyor.
Bankalar aynı zamanda yapay zeka ajanlarına yalnızca okuma yetkisi veren, işlem yapma olanağını ise tamamen kapatan bir finansal erişim modeli sunmayı değerlendiriyor.
Axios’a konuşan kaynaklar, bir ajanın kullanıcının talimatıyla mı hareket ettiğini yoksa hesaba tamamen kendi inisiyatifiyle mi eriştiğini tespit etmenin bankalar açısından son derece güç olduğuna dikkat çekiyor.
Düzenleyiciler sistemik risk taşıyan bankalarla acil gündemle toplandı
Bloomberg ve Financial Times’ın kaynaklarına dayandırdığı haberlere göre ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ve ABD Merkez Bankası (Fed) Başkanı Jerome Powell, Anthropic şirketinin geliştirdiği yeni yapay zeka modelinin yaratabileceği siber tehdit endişeleri nedeniyle nisan ayında ülkenin en büyük bankalarının tepe yöneticileriyle olağanüstü bir toplantı yaptı.
Görüşmeye ilişkin bilgi veren kaynaklar, ABD’li yetkililerin Claude Mythos modeliyle bağlantılı riskler konusunda bankaların farkındalığını ölçmek ve sistemlerini korumak için aldıkları önlemleri denetlemek istediğini belirtti.
Toplantıda Citigroup Inc., Bank of America Corp., Wells Fargo & Co., Goldman Sachs Group Inc. ve Morgan Stanley’nin üst düzey yöneticileri hazır bulundu.
Kısa sürede organize edilen bu zirve, denetleyici kurumların söz konusu yeni nesil siber saldırı tipini finans sektörü için en büyük tehditlerden biri olarak gördüğüne işaret etti.
Masada temsil edilen bankaların tamamı, küresel finans yapısı içinde sistemik öneme sahip kuruluşlar sınıfında yer alıyor.
Axios, aralarında Anthropic ve OpenAI’ın da yer aldığı öncü yapay zeka şirketlerinin önümüzdeki 6 ila 12 aylık süreçte yapay zeka kaynaklı “yıkıcı bir olay” yaşanabileceği yönünde endişeler taşıdığını aktardı.
Amerika5 gün önceSenatör Sanders: Silikon Vadisi zenginleri “korkunç bir plan” üzerinde çalışıyor
Dünya Basını2 hafta önceİngiliz diplomat Crooke: Suudi Arabistan’da asıl çöküş içeriden gelecek
Dünya Basını2 hafta önceBrezilya’da Bolsonaro rüzgarı ve Lulismonun sınırları
Dünya Basını2 hafta önceRay Dalio: ABD için 3 yıl içinde borç krizi görüyorum
Rusya2 hafta önceRusya, Trump ile varılan mutabakatla dizel ihracatını kısmen serbest bıraktı
Avrupa2 hafta önceBurnham: Brexit oylamasında Rus müdahalesi var
Avrupa2 hafta önceLe Pen ve Mélenchon farkı açıyor
Rusya2 hafta önceRosatom davasında mahkeme Finlandiya’nın sözleşme feshini hukuka aykırı gördü












