Bizi Takip Edin

Rusya

Putin: Bu suçun arkasında olan herkesi tespit edip cezalandıracağız

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, dün akşam saatlerinde başkent Moskova’daki Crocus City Hall fuar ve konser salonunda meydana gelen katliamla ilgili ulusa sesleniş konuşması yaptı.

Soruşturma Komitesi’nden yapılan açıklamaya göre saldırı sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 115’e yükseldi.

Söz konusu suçun arkasındaki herkesi tespit edip cezalandıracaklarını söyleyen Putin, “Savunmasız insanlara yönelik hazırlanmış bir toplu katliamla karşı karşıyayız. Failler hedef gözeterek öldürme çılgınlığına giriştiler,” dedi.

Putin, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Değerli Rusya vatandaşları! Size, kurbanları arasında çocuklar, gençler ve kadınların da bulunduğu onlarca barışçıl, masum insan, yurttaşımız olan kanlı, barbarca bir terör eylemi ile ilgili olarak hitap ediyorum. Doktorlar şu anda durumu ağır olan kurbanların hayatlarını kurtarmak için mücadele ediyorlar. Eminim ki tüm yaralıların hayatlarını ve sağlıklarını kurtarmak için mümkün olan ve hatta imkânsız olan her şeyi yapacaklardır. Ambulans ve hava ambulansı ekiplerine özel şükranlarımı sunuyorum.

İnsanların hayatlarını kurtarmak için mümkün olan her şeyi yapan özel kuvvetlere, itfaiyecilere, kurtarıcılara, onları ateş altından, yangının ve dumanın ortasından çıkarmak, daha büyük kayıpları önlemek için çalışanlara şükranlarımı sunuyorum. Sıradan vatandaşların yardımlarını da atlayamam.

Trajediden sonraki ilk dakikalarda kayıtsız ve ilgisiz kalmayan ve doktorlar ve özel hizmet çalışanlarıyla birlikte ilk yardım sağlayan, kurbanları hastanelere taşıyan herkese gerekli yardımı sağlayacağız. Yaralılara ve sakat kalanlara, yakınlarını ve dostlarını kaybeden herkese derin ve içten taziyelerimi sunuyorum.

Sizlerle birlikte tüm ülke, tüm halkımız yas tutuyor. 24 Mart’ı ulusal yas günü ilan ediyorum. Moskova’da ve Moskova bölgesinde ülkenin tüm bölgelerinde terör ve sabotaj karşıtı ek tedbirler alınmıştır. Şimdi önemli olan bu kanlı katliamın arkasındakilerin yeni suçlar işlemesini önlemektir. Bu suçun soruşturulması ve arama operasyonunun sonuçlarına ilişkin olarak şu anda şunları söyleyebiliriz.

Terör saldırılarının dört doğrudan faili, ateş eden ve insanları öldürenlerin tamamı bulunmuş ve gözaltına alınmıştır. Kaçmaya çalışıyorlardı ve Ukrayna’ya doğru ilerliyorlardı, ilk verilere göre Ukrayna tarafından devlet sınırını geçmeleri için bir pencere hazırlanmıştı. Toplam 11 kişi gözaltına alındı.

Rusya Federal Güvenlik Teşkilatı ve diğer kolluk kuvvetleri, teröristlerin tüm yardımcı üssünü, onlara ulaşım sağlayanları, olay yerinden kaçış yollarını planlayanları, silah ve mühimmatla önbellek ve saklanma yerleri hazırlayanları tespit etmek ve ortaya çıkarmak için çalışıyor. Tekrar ediyorum, soruşturma ve kolluk kuvvetleri suçun tüm ayrıntılarını ortaya çıkarmak için her şeyi yapacaktır, ancak sadece dikkatlice, alaycı bir şekilde planlanmış bir terör saldırısıyla karşı karşıya olmadığımız zaten açıktır.

Bu, barışçıl, savunmasız insanlara yönelik hazırlanmış ve organize bir toplu katliamdı. Suçlular soğukkanlılıkla ve kasıtlı olarak öldürdü, vatandaşlarımızı, çocuklarımızı yakın mesafeden vurdu. Bir zamanlar işgal altındaki topraklarda katliamlar gerçekleştiren Naziler gibi, göstermelik bir infaz, kanlı bir gözdağı eylemi düzenlemeyi planladılar. Bu suçun tüm failleri, organizatörleri ve müşterileri adil ve kaçınılmaz bir şekilde cezalandırılacaktır. Kim olurlarsa olsunlar, onları kim yönlendirmiş olursa olsun.

Tekrar ediyorum, teröristlerin arkasında duran, bu vahşeti, Rusya’ya, halkımıza vurulan bu darbeyi hazırlayan herkesi tespit edecek ve cezalandıracağız. Terör tehdidinin ne olduğunu biliyoruz. Burada acımızı samimiyetle paylaşan tüm devletlerle iş birliğine güveniyoruz. Ve ortak düşman olan uluslararası terörle mücadelede tüm tezahürleriyle birlikte güçlerimizi gerçekten birleştirmeye hazırız. Teröristler, katiller, insanlıktan nasibini almamış ve alamayacak olanların milliyeti yoktur, tek bir kötü kaderi vardır; intikam ve yok edilme. Onların bir geleceği yoktur. Şimdi ortak görevimiz, cephedeki savaş arkadaşlarımız, ülkenin tüm yurttaşları, tek bir safta birlikte olmaktır. Ben öyle olacağına inanıyorum. Zira hiç kimse ve hiçbir şey birlikteliğimizi ve irademizi, kararlılığımızı ve cesaretimizi, gücümüzü sarsamaz.

Rusya’nın birleşik halkının gücünü sarsamaz. Hiç kimse çok uluslu toplumumuza zehirli nifak, panik ve anlaşmazlık tohumları ekemeyecektir. Rusya defalarca en zor, bazen dayanılmaz sınavlardan geçti ama daha da güçlendi. Ve şimdi de öyle olacaktır.”

Rusya

Fransa, Sicilya açıklarında Rus petrol tankerine el koydu

Yayınlanma

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın “gölge filosu” bünyesinde yer alan “Deliver” adlı tankerin Sicilya açıklarında Fransız deniz kuvvetleri tarafından durdurulduğunu açıkladı. Bu operasyonla birlikte Fransa, yıl başından bu yana Rusya ile bağlantılı dördüncü tankere müdahale etmiş oldu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Rusya’nın “gölge filosu”na ait “Deliver” adlı petrol tankerinin Sicilya açıklarında durdurulduğunu açıkladı.

Bu müdahaleyle birlikte Fransa, yıl başından bu yana Rusya ile bağlantılı dördüncü tankeri alıkoymuş oldu.

Macron, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Ulusal donanmamız salı günü, deniz hukukunu ihlal ederek Sicilya kıyılarından geçiş yapan Deliver tankerine çıkarma yaptı” ifadesini kullandı.

Fransız askeri personelinin gemiye biniş ve denetim anlarına ait görüntüleri de paylaşan Macron, bu operasyonun Avrupa’nın kararlı duruşunu gösterdiğini vurguladı.

Fransa lideri, “Bu filonun yaptırımları delmesine ve Rusya’nın savaş çabalarını finanse etmesine izin vermeyeceğiz” dedi.

Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Başmüdürlüğü verilerine göre, Kamerun bayrağı altında çalışan Deliver tankeri, 2024 yılından bu yana Rus petrolünün ihracatında kullanılıyor.

Ağırlıklı olarak Baltık ve Karadeniz limanları üzerinden faaliyet gösteren tanker, Rus petrolü taşıdığı gerekçesiyle Avrupa Birliği’nin yaptırım listesinde.

Deliver operasyonu, Fransız ordusunun Rusya bağlantılı gemilere yönelik gerçekleştirdiği son müdahale olarak kayda geçti.

Fransa Deniz Kuvvetleri, 31 Mayıs’ta Atlantik Okyanusu’nda, Brittany bölgesinin 740 kilometre batısında “Tagor” adlı tankeri durdurmuştu.

Rusya’dan yola çıkan ve Avrupa Birliği yaptırımları kapsamında olan bu geminin de Ukrayna’ya karşı yürütülen savaşı finanse etmek amacıyla kullanıldığı Macron tarafından belirtilmişti.

Fransız yetkililer, sahte Kamerun bayrağı taşıyan Tagor tankerinin dur ihtarına uymadığını kaydetmişti.

Fransa, yıl başından bu yana iki tankeri daha alıkoymuştu. Ocak 2026’da “Grinch” ve Mart 2026’da “Deyna” tankerleri Fransız güçlerince durdurulmuş, ancak bu iki gemi daha sonra serbest bırakılmıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Medvedev: Batılı elitler üstünlük fikrinden vazgeçmedi

Yayınlanma

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, St. Petersburg Uluslararası Hukuk Forumu’nda yaptığı konuşmada uluslararası hukuk sisteminin derin bir kriz içinde olduğunu belirtti. Batılı ülkelerin neo-kolonyal politikalarını sert bir dille eleştiren Medvedev, Rusya’nın egemenlik ve eşitlik mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğini vurguladı.

St. Petersburg Uluslararası Hukuk Forumu genel kurul toplantısında konuşan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, uluslararası hukuk sisteminin mevcut durumu, Batılı elitlerin politikaları, sömürgecilik mirası, Ukrayna’daki çatışmalar ve küresel askeri üslerin yarattığı güvenlik tehditlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.

Medvedev, uluslararası hukukun küresel bir krizle karşı karşıya olduğunu belirterek, sömürgeciliğin insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak kabul edilmesi gerektiğini ve Rusya’nın küresel düzeyde tam eşitliği sağlamak için mücadele etmeye hazır olduğunu ifade etti.

2026 yılının başından itibaren insanlığın uluslararası hukuk alanında son derece ciddi ve yapısal sınamalarla karşı karşıya kaldığını dile getiren Medvedev, yaşanan bu tarihsel süreçlerin sadece hukuk sistemini değil, mesleki sorumluluklarına sadık kalan tüm hukukçuları da zorlu bir sınavdan geçirdiğini vurguladı.

Mevcut uluslararası hukuk kurumlarının derin bir işlevsizlik ve güven bunalımı yaşadığına dikkat çeken Medvedev, bu durumun temel nedeninin uluslararası hukuku sadece belirli ülkelerin çıkarlarına hizmet eden dar bir azınlığın ayrıcalığı haline getirme çabaları olduğunu belirtti.

“Batılı elitler ırksal ve ulusal üstünlük fikirlerini koruyor”

Batılı ülkelerin bu tek taraflı ve dayatmacı yaklaşımı onlarca yıldır sistematik olarak küresel siyasete yerleştirmeye çalıştığını ifade eden Medvedev, Batı dünyasının uluslararası hukukun temel ilkelerini aşındırmak ve bütünlüğünü ortadan kaldırmak için bilinçli adımlar attığını kaydetti.

Bu aşındırma sürecinin özellikle Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından büyük bir ivme kazandığını belirten Medvedev, küresel güvenlik mimarisinin tek taraflı çıkarlar doğrultusunda yeniden şekillendirilmeye çalışılmasının tehlikelerine işaret etti.

Batılı yönetici elitlerin zihin dünyasında sömürgeci reflekslerin ve üstünlük iddialarının hala canlı olduğunu savunan Medvedev, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

“Birleşmiş Milletler Şartı’nın o büyük ve tarihi cümlelerini okurken hiçbirimiz hayallere kapılmamalıyız. Bu güzel yazılmış metinler, ne yazık ki onlarca yıl boyunca Batılı elitlerin zihninden ırksal ve ulusal üstünlük fikirlerini söküp atmaya yetmedi.”

Rusya’nın neo-kolonyal pratiklerin tamamen ortadan kaldırılması ve uluslararası alanda gerçek anlamda egemen eşitliğin tesis edilmesi için ödün vermez bir mücadeleye hazır olduğunu bildiren Medvedev, sömürgeciliğin uluslararası hukukta insanlığa karşı işlenmiş bağımsız bir suç kategorisi olarak tescil edilmesi gerektiğini vurguladı.

Bu bağlamda Rusya’nın yakın gelecekte, kendi sınırları dışındaki soydaşlarının haklarını korumak amacıyla uluslararası adımları sıkılaştıracağını açıklayan Medvedev, Baltık ülkelerinde Rusça konuşan nüfusa yönelik sistematik ayrımcılık ve hak ihlalleri nedeniyle Birleşmiş Milletler Uluslararası Adalet Divanı’na resmi başvuru yapmaya hazırlandıklarını ilan etti.

“Böyle bir Ukrayna artık kendi rızasıyla durmayacaktır”

Ukrayna’daki mevcut askeri ve siyasi duruma da değinen Medvedev, Batılı devletlerin bu çatışmayı mümkün olan en uzun süreye yaymak ve krizi derinleştirmek için ellerindeki tüm imkanları seferber ettiklerini savundu.

Kiev rejiminin çok büyük finansal kaynaklar karşılığında kendi ülke topraklarını yabancı güçlerin kullanımına açtığını ve burayı Rusya’ya karşı askeri bir köprübaşı haline getirdiğini ifade eden Medvedev, mevcut Ukrayna yönetimiyle doğrudan müzakere yürütmenin anlamsız olduğunu dile getirdi.

Medvedev, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bir vasalla konuşmanın hiçbir anlamı yoktur, görüşmeler ancak onun süzereni ile yürütülmelidir” diyerek Kiev’in karar alma mekanizmalarındaki bağımsızlığını tamamen yitirdiğini ileri sürdü.

Rusya’nın, Kiev rejimi ve bu rejimi destekleyen dost olmayan ülkeler tarafından işlenen suçların dökümünü tutmak amacıyla kapsamlı bir kayıt mekanizması oluşturacağını açıklayan Medvedev, savaşın mevcut Kiev yönetimi için iktidarda kalmanın yegane yolu haline geldiğini ifade etti.

Medvedev, Ukrayna’daki siyasi yapının çatışmasız bir ortamda varlığını sürdüremeyeceğini belirterek, “Asıl sorun şu ki, kendi rızasıyla böyle bir Ukrayna artık durmayacaktır” şeklinde konuştu.

Görev süresi dolan Vladimir Zelenskiy’nin hukuki statüsüne ilişkin de sert eleştirilerde bulunan Medvedev, cumhurbaşkanlığı görev süresinin sona ermiş olmasının Zelenskiy’yi her türlü diplomatik ve hukuki dokunulmazlıktan mahrum bıraktığını savundu.

Ukrayna devlet mekanizmasının yasal zeminini kaybettiğini ileri süren Medvedev, “Cumhurbaşkanlığı koltuğu, yetki süresi çoktan sona ermiş olan bir figür tarafından gasp edilmiştir” diyerek Kiev’deki mevcut yönetimin meşruiyet krizini derinleştirdiğini iddia etti.

“Yabancı askeri üsler ev sahibi ülkeleri hedef haline getiriyor”

Dünya genelinde konuşlandırılan yabancı askeri üslerin küresel istikrarsızlığın en önemli kaynaklarından biri olduğunu savunan Medvedev, Batılı devletlerin askeri altyapılarını diğer ülkelerin egemenlik alanlarına yaymasının kolektif güvenlik sistemini çökerttiğini ifade etti.

Bu tür askeri yapılanmaların bulundukları bölgelerde güvenliği sağlamak bir yana, gerilimi tırmandırdığını kaydeden Medvedev, “Açıkça söylemek gerekirse, bu üsler uluslararası ve bölgesel gerilimleri doğrudan provoke etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

Ortadoğu’da yakın dönemde yaşanan askeri hareketlilikleri ve çatışmaları bu duruma somut bir örnek olarak gösteren Medvedev, bölgedeki gelişmelerin askeri üs barındıran ülkeler için ciddi güvenlik riskleri doğurduğunu belirtti.

Yabancı askeri varlığın koruma sağlamadığını, aksine tehdit oluşturduğunu vurgulayan Medvedev, “Tam aksine, bu üsler ev sahibi ülkeleri karşı askeri saldırıların doğrudan hedefi haline getirmektedir” diyerek yabancı askeri güçlerin konuşlandırılmasının egemen devletlerin güvenliğini nasıl sabote ettiğini ifade etti.

St. Petersburg Uluslararası Hukuk Forumu’ndaki konuşmasını tamamlayan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı, Rusya’nın çok kutuplu yeni bir dünya düzeninin inşası için gelişmekte olan ülkelerle ittifaklarını güçlendireceğini ve Batı dışı dünyayla hukuki, ekonomik ve siyasi işbirliklerini derinleştireceğini belirterek sözlerine son verdi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da rekabet kurumu, akaryakıt piyasasında fiyat artışlarını incelemeye aldı

Yayınlanma

Rusya Federal Rekabet Kurumu (FAS), 26 sektör birliği ve derneğine gönderdiği yazıyla benzin ve motorin fiyatlarında gerekçesiz artışlardan kaçınılması çağrısında bulundu. Kurum, bağımsız akaryakıt istasyonları ve tarım sektörüne yakıt satan küçük toptan satış segmentindeki önde gelen şirketlerin fiyatlandırmalarını analiz ettiğini açıkladı.

Rusya Federal Rekabet Kurumu (FAS), yakıt alanında faaliyet gösteren dernek ve birliklere akaryakıtta sorumlu fiyatlandırma ilkelerine uyma çağrısında bulundu.

Kurumun basın servisinin RBK medya kuruluşuna verdiği bilgiye göre FAS, 26 birlik ve derneğe gönderdiği yazıda perakende ve küçük toptan satış segmentlerinde benzin ve motorin fiyatlarının gerekçesiz şekilde artırılmaması gerektiğini hatırlattı.

FAS, bağımsız akaryakıt istasyonları ile tarım sektörüne yakıt satan küçük toptan satış segmentindeki önde gelen şirketlerin fiyatlandırma uygulamalarını analiz ettiğini de bildirdi.

Rusya’nın dörtte birinde akaryakıt satışına sınırlama getirildi

Yakıt piyasası ilkbahardan bu yana yetkililerin yakın takibinde bulunuyor. FAS, mayıs ayında petrol şirketlerinin yöneticilerine gönderdiği mektupta petrol ürünlerinde sorumlu fiyatlandırma ilkelerine uyulmasını tavsiye etmişti.

Öte yandan Rusya Enerji Bakanlığı, iç yakıt piyasasındaki durumun istikrarlı ve kontrol altında olduğunu açıkladı. Kremlin de bölgelerin yakıt tedarikinde herhangi bir risk görmediğini bildirdi.

24 Haziran’da Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, ülkede yakıt fiyatlarında sıçrama yaşanmadığını söyledi.

Gazeteci Aleksandr Yunaşev’in, “Benzin fiyatlarındaki sıçramalar nedeniyle hükümetin bütçede ek harcamalar öngörmesi gerekip gerekmediği” yönündeki sorusuna yanıt veren Siluanov, genel olarak fiyat artışı olduğu görüşüne katılmadığını ifade etti.

Rosneft’ten yakıt piyasasını istikrara kavuşturma planı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English