Diplomasi
Putin ve Maduro, Moskova’da stratejik ortaklık anlaşması imzaladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro, Moskova’da bir araya gelerek stratejik ortaklık ve işbirliği anlaşması imzaladı. Görüşmede ikili ilişkilerin güçlendirilmesi, ticaretin artırılması ve uluslararası konularda ortak tutum sergilenmesi ele alındı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Büyük Anayurt Savaşı’nda kazanılan zaferin 80. yıl dönümü anma etkinliklerine katılmak üzere Moskova’ya resmi ziyarette bulunan Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile dün Kremlin’de görüşme gerçekleştirdi.
İki lider, görüşmelerin ardından ülkeleri arasında stratejik ortaklık ve işbirliği anlaşmasına imza attı. Maduro, Zafer Günü etkinlikleri için Moskova’ya gelen ilk yabancı lider oldu. Maduro’ya Moskova ziyaretinde eşi Siliya Flores de eşlik etti.
Putin ile Maduro arasındaki görüşme Büyük Kremlin Sarayı’nın Yeşil Salonu’nda yapıldı. Rus heyetinde Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Devlet Başkanı Yardımcısı Yuriy Uşakov, Başbakan Yardımcısı ve Rusya-Venezuela Hükümetlerarası Yüksek Düzeyli Komisyonu Rusya tarafı Başkanı Dmitriy Çernışenko ve Rosneft İcra Kurulu Başkanı İgor Seçin yer aldı.
Venezuela heyetinde ise Savunma İşlerinden Sorumlu Devlet Başkanı Yardımcısı Vladimir Padrino Lopez, İletişim, Kültür ve Turizmden Sorumlu Devlet Başkanı Yardımcısı Freddy Alfred Nazareth Ñáñez Contreras, Dışişleri Bakanı Ivan Eduardo Gil Pinto ve Ulaştırma Bakanı Ramon Velasquez Araguayan bulundu.
Görüşmede Putin, Maduro’ya “Zafer Günü kutlamaları” için Moskova’ya geldiği için teşekkür ederek, “Biz bu savaşa Büyük Aanayurt Savaşı diyoruz. Rusya için, Rus halkı için bu özel bir gün; Nazizm’e karşı kazanılmış zaferin günü,” dedi.
Putin, bu yıl Zafer’in 80. yıl dönümünün yanı sıra Rusya ile Venezuela arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının da 80. yıl dönümünün kutlandığını hatırlattı.
Putin’e göre, Rusya ile Venezuela arasındaki 200 milyon dolarlık ticaret hacmi “memnuniyet verici olmaktan uzak” ancak 2024 yılında yüzde 64’lük bir artış gösterdi.
İki ülke arasındaki temel işbirliği alanları arasında enerji, ulaştırma, ilaç sanayii, lojistik, sağlık ve insani yardım konuları bulunuyor.
Putin, Maduro’nun Rusya ile ilişkilerin geliştirilmesine büyük önem verdiğini vurgulayarak, “Dostumuz Hugo Chavez’i çok iyi hatırlıyoruz. O, sadece ülkeniz için değil, tüm Latin Amerika için parlak bir liderdi. Kesinlikle bizim dostumuzdu. Siz şimdi onun davasını sürdürüyorsunuz ve size en iyi dileklerimizi sunuyoruz,” diye ekledi.
Maduro da konuşmasına “Komutan” Hugo Chavez’i anarak başladı. Chavez, Kremlin’deyken ve Rusya ile ilişkilerin yeni gelişmeye başladığı dönemde ona eşlik ettiğini anlatan Maduro, “Bunlar güvenilir dostluk ilişkileri, zamanın testinden geçmiş bir dostluk,” diye konuştu.
Venezuela Devlet Başkanı, “Büyük Anayurt Savaşı’ndaki zaferin 80. yıl dönümü münasebetiyle Venezuela halkı adına özel bir hayranlık duygusunu iletmek istediğini” belirtti.
Maduro, “Sovyet halkı, 80 yıl önce faşizmin sonucu olan yasa dışı, korkunç savaşa son vermek için büyük çaba sarf etti. Eğer bu yapılmasaydı, insanlık bir suç ve çok ciddi bir kriz evresine girerdi,” ifadelerini kullandı.
Maduro, Kızıl Ordu’nun zaferi, Sovyet halkının kahramanlığı ve 27 milyon insanın hayatı sayesinde Sovyetler Birliği’nin Avrupa’yı ve tüm insanlığı kurtardığını söyledi.
Bunun yanı sıra Maduro, Venezuela ve Rusya ilişkilerine yeni bir ivme kazandırılabileceğine inandığını belirtti.
Venezuela lideri, stratejik ortaklık anlaşması sayesinde “bugün insanlığın kilit gücü olan büyük Rusya ile Bolivar ve Hugo Çavez’in ideallerini izleyen Venezuela arasındaki ilişkilerin nasıl geliştiğini görebileceğiz,” diye konuştu.
Maduro, “bu büyük tarihi” kutlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Bizim için bu da bir zafer,” dedi.
İki liderin baş başa görüşmesinin ardından heyetler arası görüşmelere geçildi. Bu görüşmelere Rusya tarafından Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanı Anton Siluanov, İktisadi Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov, Sanayi ve Ticaret Bakanı Anton Alihanov, Ulaştırma Bakanı Roman Starovoyt, Enerji Bakanı Sergey Tsivilev ve Çeçenistan Başkanı Ramzan Kadirov katıldı.
Görüşmelerin ardından Putin ile Maduro, devletlerarası stratejik ortaklık ve işbirliği anlaşmasını imzaladı.
Anlaşmada, Rusya ve Venezuela’nın “uluslararası hukukun normlarının dünya toplumunun tüm üyeleri tarafından desteklenmesi” için koordineli hareket edeceği, Rusya veya Venezuela’ya yönelik yaptırımlara karşı çıkacakları ve bu tür önlemlere katılmayacakları belirtiliyor.
Taraflar ayrıca, Latin Amerika halklarına karşı işlenen “sömürgecilik mirası ve tarihinin tahrifatı, ırkçılığın, soykırımın ve diğer suçların ifşa edilmesi” ile mücadele etme çabalarını birleştirmeyi kabul etti.
Anlaşmada ayrıca, “Nazizm’in, neo-Nazizm’in ve Nazizm’in modern biçimlerinin, ırk ayrımcılığının, yabancı düşmanlığının ve bunlarla bağlantılı hoşgörüsüzlüğün tırmanmasına katkıda bulunan diğer uygulamaların yüceltilmesine” karşı çıkılacağı ve İkinci Dünya Savaşı sonuçlarının çarpıtılmasına karşı mücadele edileceği vurgulandı.
Anlaşmada, Rusya ve Venezuela’nın uluslararası insani işbirliğinin siyasallaştırılmasına, kültür, bilim ve spor alanlarındaki temsilcilere yönelik ayrımcılığa karşı çıktığı da yer aldı.
Özellikle, “uluslararası Olimpiyat hareketini bölmeye yönelik taraflı girişimlere” ortaklaşa karşı koyacakları ifade edildi.
Anlaşmaya göre, Rusya ve Venezuela, petrol taşımacılığı için alternatif bir sigorta sistemi oluşturulmasını ve sigorta hizmetlerinin uluslararası alanda tanınmasını teşvik ediyor.
Taraflar ayrıca, bağımsız bir Rus-Venezuela mali altyapısının oluşturulmasına katkıda bulunacak.
İki ülke arasında mevcut sözleşmeler çerçevesinde askeri-teknik işbirliği devam ederken, bu alanda yeni anlaşmalar da yapılacak.
Putin ve Maduro en son Ekim 2024’te Kazan’da düzenlenen BRICS zirvesi marjında bir araya gelmişti.
Bu yılın mart ayında ise iki lider video konferans yoluyla görüşmüştü. Kremlin, geçen yıl iki ülke arasındaki ticaret hacmindeki artışın, başta buğday olmak üzere tarım ürünleri ile çeşitli makine ve ekipman sevkiyatındaki artıştan kaynaklandığını bildirmişti.
İthalatın henüz düşük seviyede olduğu ancak Venezuela’dan deniz ürünleri, meyve ve kahve alımlarıyla potansiyel bulunduğu belirtildi.
Putin’in Maduro ile yaptığı görüşmenin ardından 7 Mayıs’ta Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel Bermudez, Moğolistan Devlet Başkanı Ukhnaagiin Khurelsukh ve Kongo Devlet Başkanı Denis Sassou-Nguesso ile de görüşmesi planlanıyor.
Diplomasi
Five Eyes, gelişmiş yapay zeka için acil önlem çağrısı yaptı

ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan oluşan Five Eyes istihbarat ittifakı, hükümetlerin ve şirketlerin savunmalarını aşabilecek yapay zeka modellerinin yıllar değil, aylar içinde ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu. İttifak, hükümetler ile şirket yöneticilerini “hemen harekete geçmeye” çağırdı.
ABD, Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’nın oluşturduğu Five Eyes (FVEY) istihbarat ittifakı, geniş ölçekli siber saldırılar gerçekleştirebilen ve hükümetler ile şirketlerin savunmalarını aşabilen yapay zeka modellerinin yıllar içinde değil, birkaç ay içinde ortaya çıkmasının beklendiğini açıkladı.
İttifakın ortak açıklamasında, hükümetler ve şirket yöneticileri “hemen harekete geçmeye” çağrılırken, “Gelişmiş yapay zeka modellerinin mevcut sektör beklentilerini aşması bekleniyor. Bu sürecin zaman çizelgesi yıllar değil, aylardır” ifadelerine yer verildi.
ABD yönetimi haziran ayının başında, ulusal güvenliğe yönelik olası tehditler nedeniyle Anthropic tarafından geliştirilen Mythos modeline yabancı ülke vatandaşlarının erişiminin durdurulmasını istemişti.
ABD makamlarının talebinin ardından şirket, en güçlü yapay zeka modelleri olarak tanımlanan Mythos 5 ve Fable 5’i tüm kullanıcılar için devre dışı bıraktı.
The New York Post’un haberine göre Anthropic, ABD makamlarıyla işbirliği yapmayı kabul etti.
ABD Senatosu İstihbarat Komisyonu Başkan Yardımcısı Mark Warner da haziran ayında yaptığı açıklamada, Mythos’un ABD Ulusal Güvenlik Ajansının (NSA) gizli sistemlerinin neredeyse tamamını “haftalar içinde değil, saatler içinde” aştığını söyledi.
Daha önce Financial Times, kaynaklarına dayandırdığı haberinde NSA’nın siber operasyonlarda Claude Mythos’u kullanabileceğini yazmıştı.
Gazeteye konuşan kaynaklardan biri, bu teknolojinin Çin ve İran gibi ülkelerin ağlarına sızmak için kullanılabileceğini belirtmişti.
OpenAI ise mayıs ayında, yapay zekanın yönetimi ve düzenlenmesi için ABD liderliğinde, Çin’in de katılımıyla küresel bir yapı oluşturulmasını savundu.
Şirket, söz konusu yapının işleyiş ve amaç bakımından, nükleer silahların yayılmasını önlemek amacıyla küresel güvenlik standartları belirleyen Uluslararası Atom Enerjisi Ajansına (UAEA) benzer şekilde tasarlanabileceğini ifade etmişti.
Diplomasi
NATO yeni bir ‘Baltık Muharebesi’ne hazırlanıyor

The Telegraph, ABD ve NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir Rusya çatışmasına karşı lojistik hazırlıklarını yoğunlaştırdığını yazdı. Gazeteye göre BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD birlikleri hızlı üs konuşlandırma ve ikmal altyapısı kurma kabiliyetlerini test etti.
The Telegraph gazetesi, ABD ve diğer NATO ülkelerinin Baltık bölgesinde olası bir çatışmaya yönelik lojistik hazırlıklar yürüttüğünü ve bölgenin Rusya ile yaşanabilecek yeni bir küresel karşılaşmanın merkezlerinden biri olarak değerlendirildiğini yazdı.
Gazetenin aktardığına göre, 4-19 Haziran tarihleri arasında düzenlenen BALTOPS tatbikatı kapsamında ABD Deniz Kuvvetleri’nin mühendis birlikleri Seabees, Baltık kıyısında tekne rampaları ve çeşitli yapılar inşa ederek üslerin hızlı şekilde konuşlandırılmasına yönelik çalışmalar gerçekleştirdi.
ABD’li Teğmen Cody Robertson, “Belirlenen bir bölgeye ulaşma, kamp kurma ve bu merkezi savaş gücümüzü yansıtabileceğimiz bir nokta olarak kullanma kabiliyetimizi test ediyoruz” dedi.
The Telegraph, 1942 yılında kurulan Seabees birliğinin, eski ABD Başkanı ve General Dwight Eisenhower’ın “Muharebeler, harekatlar ve hatta savaşlar öncelikle lojistik nedeniyle kazanıldı ya da kaybedildi” sözüyle özetlenen anlayış doğrultusunda faaliyet gösterdiğini belirtti.
Haberde, Baltık Denizi’nin sekiz NATO ülkesi ile Rusya tarafından çevrelendiği ve İsveç’e bağlı Gotland ile Danimarka’ya bağlı Bornholm gibi stratejik öneme sahip adalarla çevrili olduğu kaydedildi.
Gazeteye göre NATO, bu adaları olası bir saldırının püskürtülmesinde ve karşı harekatlar için ileri üs olarak kullanmayı planlıyor.
Baltık’ın doğu kıyısında ise Rusya Baltık Filosu’nun konuşlu bulunduğu Kaliningrad bölgesi yer alıyor.
The Telegraph, Finlandiya ve İsveç’in 2023 ve 2024 yıllarında NATO’ya katılmasının ardından bölgenin kolektif savunmasının daha da öncelikli hale geldiğini yazdı.
Robertson da gazeteye yaptığı açıklamada, “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya katılması, buradaki koşulları iyi tanımamızı daha da önemli hale getiriyor” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte gazetenin aktardığına göre, Letonya Güvenlik Kurumu’nun (SAB) eski başkanı Janis Kazocins, Rusya ile NATO arasında tam ölçekli bir çatışma yaşanma ihtimaline kuşkuyla yaklaştı.
Kazocins, Rusya’nın Ukrayna’daki savaşının henüz sona ermediğine işaret etti ancak Baltık ülkelerinin enerji altyapısına yönelik olası sabotajlara karşı kırılgan olmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Baltık Denizi’nde Kasım 2024 ile Şubat 2026 arasında bir dizi denizaltı kablosu arızası ve hasarı meydana geldi. Finlandiya ile Almanya arasındaki C-Lion1 kablosu Kasım 2024, Aralık 2024 ve Şubat 2026’da olmak üzere üç kez koptu. EstLink 2 enerji kablosu Ocak ve Aralık 2025’te devre dışı kaldı.
Litvanya ile İsveç arasındaki BCS East-West Interlink Kasım 2024’te, Letonya ile İsveç arasındaki fiber optik kablo Ocak 2025’te ve Rusya’ya ait Baltika kablosu ise Şubat 2026’da zarar gördü. Avrupa’daki bazı yetkililer bu olaylarda Rusya’dan şüphelendiklerini açıklamıştı.
Rus yetkililer ise kablo kopmaları ve NATO ülkelerindeki diğer sabotaj eylemleriyle bağlantılı oldukları yönündeki tüm suçlamaları reddediyor. Kremlin, Rusya’nın başka ülkelerin iç işlerine müdahale etmediğini belirtiyor.
Washington Post, 19 Ocak’ta yayımladığı haberinde ABD ve bazı Avrupa ülkelerinin istihbarat servislerinin, Moskova’nın söz konusu olaylarla bağlantılı olmadığı yönündeki değerlendirmeye eğilim gösterdiğini yazmıştı.
Letonya Dışişleri Bakanı Bayba Braze de gazeteye yaptığı açıklamada, Baltık’taki tatbikatların ABD’nin müttefiklerine bağlılığını ortaya koyduğunu belirterek, “BALTOPS-26’nın ölçeği her şeyi anlatıyor. Güçlü transatlantik işbirliği NATO’nun kolektif savunmasının temelini oluşturuyor ve mevcut güvenlik ortamında her zamankinden daha önemli” dedi.
Daha önce The Economist de Baltık Denizi’nin Rusya ile NATO arasında yaşanabilecek olası bir karşılaşmanın kilit alanlarından biri haline geldiğini yazmış, denizaltı altyapısının kırılganlığına ve bunun korunmasının ittifak açısından yarattığı zorluklara dikkat çekmişti.
Politico ise İsveç’in Gotland Adası’nı güçlendirerek adayı bir savunma merkezine dönüştürmeye çalıştığını aktarmıştı.
Rusya Devlet Başkanı Yardımcısı ve Denizcilik Kurulu Başkanı Nikolay Patruşev, Baltık bölgesinde çok uluslu NATO grubunun ortaya çıkmasının ardından bölgede “karmaşık bir durum” oluştuğunu söylemişti.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise birçok kez Rusya’nın NATO ile savaşmak için herhangi bir nedeni ya da çıkarı bulunmadığını ifade etti.
Putin, “Rusya’nın NATO’ya saldırmak istediğini uydurdular. Aklınızı mı kaçırdınız? Şu masa kadar bile akıllı değil misiniz?” sözlerini kullanmıştı.
Diplomasi
Hindistan, Rusya’dan petrol alımında rekor kırdı

Kpler verilerine göre Hindistan’ın Rusya’dan petrol ve kömür ithalatı, Ortadoğu’daki savaş ve sevkiyat aksaklıkları nedeniyle haziran ayında rekor seviyelere ulaştı. Rusya’dan yapılan günlük petrol sevkiyatının haziranda 2,55 milyon varile çıkması beklenirken, Moskova Avustralya’yı geride bırakarak Hindistan’ın ikinci en büyük kömür tedarikçisi konumuna yükseliyor.
Hindistan, İran’da yaşanan gerilim nedeniyle tedarik zincirinde meydana gelen aksamalar ve yükselen fiyatlar karşısında Rusya’dan petrol ve kömür ithalatını artırıyor.
Reuters haber ajansının uluslararası analiz şirketi Kpler verilerine dayandırdığı habere göre, Rusya’dan Hindistan’a yapılan sevkiyatlar haziran ayında rekor düzeylere ulaştı.
Kpler tahminlerine göre, Rusya’nın Hindistan’a petrol sevkiyatı haziran ayında günlük 2,55 milyon varille rekor düzeye yükselecek.
Bu miktar, mayıs ayındaki günlük 2,13 milyon varillik sevkiyatı ve Mayıs 2023’teki günlük 2,16 milyon varillik düzeyi geride bırakıyor.
Rusya’nın Hindistan’ın haziran ayındaki toplam ithalatı içindeki payı ise yüzde 50’nin hemen altında gerçekleşecek. Bu oran, Ortadoğu’daki çatışmanın başladığı 28 Şubat öncesindeki üç aylık dönemde ortalama yüzde 23 seviyesindeydi.
Hindistan’ın Rus petrolüne yönelmesi, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatmasının ardından piyasadaki arzı artırmak amacıyla ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin alımlara yönelik yaptırımları geçici olarak kaldırmasını izledi.
Ancak yaptırımlardan muafiyet süresi 17 Haziran’da sona erdi ve ABD Hazine Bakanlığı tarafından uzatılmadı.
Reuters, bu durumun Rus petrolü alımlarında azalmaya yol açabileceğini, ancak sürecin gidişatının Hindistan rafinerilerinin ve yetkililerinin Ortadoğu ülkelerinden sevkiyatlara dönme konusundaki istekliliğine bağlı olacağını belirtiyor.
Kpler öngörülerine göre, Suudi Arabistan’dan yapılan ithalatın haziran ayında günlük 349 bin varil seviyesinde kalması bekleniyor. Bu miktar, savaş öncesindeki üç aylık dönemde günlük ortalama 832 bin varil düzeyindeydi.
İthalat artışı Rus kömüründe de gözleniyor. Haziran ayında tüm kalitelerde Rus kömürü ithalatının, mayıs ayındaki 3,27 milyon tona kıyasla 3,16 milyon ton olarak gerçekleşmesi bekleniyor.
Her iki ay da geçen yılın mayıs ayında kaydedilen 3,76 milyon tonluk zirvenin ardından sırasıyla tarihin en yüksek ikinci ve üçüncü değerleri olarak kayda geçecek.
Rusya’nın haziran ayında Avustralya’yı geride bırakarak, Çin’den sonra dünyanın en büyük ikinci kömür ithalatçısı olan Hindistan’a en çok kömür sağlayan ikinci ülke konumuna geleceği tahmin ediliyor.
Ajansın değerlendirmesine göre Rusya, Hindistan’ın temel kömür tedarikçisi olma rolünü korumaya devam edecek; ancak Rus petrolünün gelecekteki alımları, ABD’nin Moskova’ya yönelik yaptırım politikasını olası sıkılaştırma adımlarına bağlı olacak.
Yeni Delhi petrol sevkiyatının yaptırımlardan etkilenmeyeceğini açıkladı
Hindistan Dışişleri Bakanı Subrahmanyam Jaishankar, haziran ayı ortasında yaptığı açıklamada, ülkesinin 2022 yılından bu yana küresel fiyatları dizginlemek amacıyla ABD’nin talebi doğrultusunda Rus petrolü alımlarını artırdığını belirtmişti.
Jaishankar, Rus hammaddesine yönelik Amerikan kısıtlamalarını eleştirerek, bu önlemlere büyük ilkeler süsü verilmemesi çağrısında bulunmuştu.
Hindistan Petrol ve Doğalgaz Bakanlığı Temsilcisi Sujata Sharma da mayıs ayında yaptığı açıklamada, Rusya’dan sevkiyatların devam ettiğini ve ABD’nin yaptırım muafiyetlerine ilişkin kararlarından bağımsız olarak süreceğini kaydetmişti.
Hindistan rafinerileri, 2025 yılında ABD baskısı ve Hindistan mallarına yönelik yüzde 25’lik gümrük tarifesi tehdidi nedeniyle Rusya’dan yaptıkları ithalatı azaltarak Suudi Arabistan ve Irak’a yönelmişti.
Ancak Reuters’ın verilerine göre, Ortadoğu’daki savaşın ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın ardından Hindistan firmaları mart ayı başında Rus petrolü alımlarını yeniden artırdı.
Rusya’nın Yeni Delhi Büyükelçisi Denis Alipov nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, Hindistan’ın kabul etmeye hazır olduğu miktarda hammaddeyi tedarik etmeye hazır olduklarını duyurmuştu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da daha sonra yaptığı açıklamada, Moskova’nın Hindistan’a enerji taşıyıcıları sevkiyatına ilişkin anlaşmalara bağlı kaldığını doğrulamıştı.
Amerika7 gün öncePeter Thiel’in gizli cemiyeti: “Dialog”
Görüş2 hafta önceYeni Delhi’den Yükselen Ses: BRICS’in Yeni Dünya Düzeni Manifestosu
Asya1 hafta önceÇKP, ‘Xi Jinping’in Parti İnşası Üzerine Düşüncesi’ni resmi doktrin ilan etti
Dünya Basını2 hafta önceİran’ın Yeni Büyük Stratejisi
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 5
Ortadoğu1 hafta önceİran, ABD ile varılan anlaşmanın detaylarını açıkladı
Asya2 hafta önceGüney Kore’de askeri istihbarat teşkilatına tarihi darbe
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 4











