Rusya
Rus şirketleri yaptırımların hafifletilmesi ihtimalini değerlendirdi

Rusya’daki sanayi işletmelerinin çoğu, yabancı üreticilerin geri dönmesiyle rekabetin artması riskine rağmen, olası yaptırım iptalini olumlu veya nötr karşılıyor. İşletmeler en çok ekipman ve malzeme tedarikinin yeniden başlamasını beklerken, en büyük endişeleri ise ithal ürünlerle rekabetin geri dönmesi. Uzmanlar, ithal ikamesinde ilerleme kaydedildiğini ancak rekabetin yerli üreticilerin gelişimi için önemli olduğunu belirtiyor.
Rusya’daki işletmelerin çoğu, yabancı üreticilerin geri dönmesiyle rekabetin artması riskine rağmen, ülkeye yönelik yaptırımların olası kaldırılmasını olumlu veya nötr olarak değerlendiriyor.
Rusya Bilimler Akademisi Ulusal Ekonomik Tahmin Enstitüsü’nden iktisatçı Sergey Tsuhlo, Finans Üniversitesi’nde düzenlenen ekonomi istatistikleri ve analitiği konulu konferansta sanayi işletmeleri anketini sundu.
Tsuhlo, her ay sanayicilerle anketler düzenleyerek sanayi iyimserlik endeksini hesaplıyor.
Tsuhlo, mart sonunda yaptığı açıklamada, Rusya sanayisinin duyarlılığını yansıtan bu göstergenin şubat-mart aylarında sıfır değerlerini koruyarak “donma noktasında” kaldığını belirtmişti.
Nisan anketine, işletmelerin yaptırımların kaldırılmasının olası sonuçlarını nasıl değerlendirdikleri, bundan ne gibi riskler ve olumlu etkiler bekledikleri hakkında sorular dahil edildi.
Katılımcıların yüzde 54’ü yaptırımların kaldırılmasının sonuçlarını olumlu, yüzde 26’sı ise nötr olarak değerlendirdi. Yaklaşık her beş işletmeden biri olumsuz görüş bildirdi: Yüzde 18’i orta derecede olumsuz, yüzde 1’i ise kesinlikle olumsuz bir değerlendirme yaptı.
Şirketlerin yaptırımların hafiflemesine bakışı
RBK gazetesinin haberine göre Tsuhlo, Rus sanayisinin yaptırımlara yönelik “ikili doğasına” dikkat çekti. İktisatçı, “Bir yandan ithal parça, ekipman ve malzeme tedarikine bağımlı, diğer yandan geri dönen ithalatla rekabet etmek zorunda kalacak,” diye açıkladı.
Tsuhlo, buna rağmen yaptırımların kaldırılmasının sonuçlarına ilişkin olumlu değerlendirmelerin ağır bastığını ve işletmelerin eksilerden çok artılar gördüğünü dile getirdi.
Sanayicilerin yaklaşık dörtte üçünün beklediği ana olumlu etki, ekipman, yedek parça ve teknoloji tedarikinin yeniden sağlanması oldu.
Neredeyse aynı oranda (yüzde 72) katılımcı, ithal bileşen ve malzeme tedarikinin yeniden başlamasını bekliyor.
İlk üç beklentiyi, ihracat-ithalat işlemleri için normal ödeme sistemlerinin yeniden kurulması beklentisi tamamlıyor; bunu katılımcıların yüzde 45’i istiyor.
Diğer olumlu sonuçlar arasında katılımcıların en sık belirttiği beklentiler; önceki teknolojik zincirlerin ve ürün kalitesinin yeniden sağlanması (yüzde 33), ihracat talebinin ve lojistik zincirlerinin yeniden kurulması (yüzde 32) oldu.
İşletmeler ayrıca, ithalatın geri dönmesiyle birlikte ithal ikamesi ekipman fiyatlarının düşeceğine inanıyor: Rus malı ekipmanlar için bu beklenti yüzde 30, Çin malı ekipmanlar için ise yüzde 27 seviyesinde.
İşletmelerin ana risk olarak gördüğü şey, kendi ürünleriyle rekabet eden ithalatın pazarlara geri dönmesi.
Katılımcıların yüzde 39’u bu tür endişelerini dile getirdi. Tsuhlo, “Ancak genel olarak, ithalatla rekabetin de olmasının o kadar da kötü olmadığını düşünüyorum,” dedi.
Yaptırımların kaldırılmasının diğer sıkça dile getirilen olumsuz yönleri arasında, Rus işletmelerinin ürünlerine yönelik ithal ikamesi talebinin azalması (yüzde 21) ve şu anda ihtiyaç duyulan yerli ithal ikamesi ürünlerinin piyasadan dışlanması (yüzde 19) yer alıyor.
Sanayicilerin sadece yüzde 14’ü Çinli ve diğer yabancı ithal ikamesi ürünlerinin piyasadan çekilmesinden endişe duyuyor.
Ankete katılan işletmelerin yüzde 8’i, artan rekabet ortamında kendi üretim maliyetlerinin ve fiyatlarının artabileceğini göz ardı etmiyor.
Yaptırım sürecine ilişkin beklentiler gerçekleşti mi?
Tsuhlo, raporunda ayrıca Rus sanayicilerinin yaptırımların uygulanması ve yabancı ithalatçıların çekilmesine ilişkin beklentileriyle mevcut durumu karşılaştırdı ve Nisan 2022 ile Mart 2025 anket sonuçlarını kıyasladı.
Yaptırımların en yaygın sonucu, Rusya’da veya dost ülkelerde alternatif tedarikçilerin bulunmaması nedeniyle üretim maliyetlerinin ve fiyatların artması olmaya devam ediyor: 2022’de bunu yüzde 64 belirtirken, üç yıl sonra bu oran yüzde 60 oldu.
Alternatif tedarikçilerin yokluğu endişesi de önemini koruyor; 2022’de işletmelerin yüzde 62’si bu konudan bahsederken, 2025’te bu oran yüzde 55’e geriledi.
2022 beklentileri ile 2025 gerçekliği arasındaki en büyük fark, ithal hammadde ve bileşenlerin ikame edilememesi nedeniyle üretimde olası bir düşüşün değerlendirilmesinde ortaya çıktı.
Yaptırım baskısının başlangıcında işletmelerin yüzde 34’ü bu tür endişelerini dile getirirken, bu yılın mart ayında bu riskten sadece yüzde 9’u bahsediyor.
Ayrıca, mevcut ithal ekipmanın bakımı ve onarımı yapılamadığı için durması veya değiştirilmesi endişesi taşıyanların oranı yarı yarıya azaldı (yüzde 40’tan yüzde 20’ye).
Rus iş dünyasının 2022 baharında dile getirdiği yaptırımlardan kaynaklanan olumlu beklentiler gerçekleşti: O dönemde işletmelerin yüzde 36’sı kendi ürünlerine yönelik ithal ikamesi talebinin artmasını beklerken, 2025’te bunu belirtenlerin oranı yüzde 41’e yükseldi.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği’nin ocak ayında yaptığı anket, 2024 sonu itibarıyla yaptırımlardan kaynaklanan kısıtlamalardan şu veya bu şekilde etkilenen işletmelerin oranının azaldığını gösterdi.
Özellikle, ithalat kısıtlamaları nedeniyle yeni ekipman satın alamadığını belirtenlerin oranı (ikinci çeyrekte yüzde 29’dan dördüncü çeyrekte yüzde 15’e) ve yabancı karşı taraflarla ödeme yapamadığını belirtenlerin oranı (ikinci çeyrekte yüzde 28’den yüzde 15’e) düştü.
Diğer yandan yılın ilk yarısında ankete katılan şirketlerin yüzde 20’si yaptırımların faaliyetleri üzerindeki etkisinden bahsederken, yıl sonuna doğru bu oran yüzde 14’e geriledi.
Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP) Reel Sektör Gelişim Analizi ve Tahmini Yönü Başkanı Vladimir Salnikov ise, yaptırımların etkisini ruble kuruna benzetiyor: “Sanayide kimine zayıf ruble, kimine güçlü ruble daha iyi gelir, kimine ise arada bir şey ya da fark etmez.”
Salnikov, “Her şey duruma, farklı sektörlerdeki işletmelerin çalıştığı modellere bağlı. Örneğin, erişilemez hale gelen veya hâlâ karmaşık yollarla temin edilmesi gereken bileşenleri kullanan biri için ithalatın yeniden başlaması elbette bir artı olacaktır. Ama bazılarının da gerçekten rakipleri ortaya çıkacak,” diye ekliyor.
Rusya’dan çekilen ABD’li şirketler 300 milyar doları aşan kayba uğradı
İthal ikamesi ne kadar başarılı?
Danışmanlık şirketi ATK+ Proje Yöneticisi Andrey Kusik de, ithal ikamesi süreçlerinin Rus üreticilerin yabancı tedarikçilere olan bağımlılığını azalttığını, ancak sermaye yoğun sektörlerde (örneğin elektronik, otomotiv bileşenleri ve endüstriyel ekipman üretimi) ithalat payının düşürülmesinin hâlâ önemli bir zorluk olmaya devam ettiğini söylüyor.
Uzman, işletmelerin büyük ölçüde adapte olduğunu, satın alma stratejilerini yeniden yönlendirdiğini ve bazı şirketlerin, özellikle Merkez Bankası’nın yüksek faiz oranı bağlamında, daha önce satın alınan ekipmanın ömrünü mümkün olduğunca uzatmaya çalıştığını ekliyor.
Kusik, “Bu koşullarda işletmeler genellikle üç tedarik kanalı kullanıyor: paralel ithalat, OEM çözümleri ve analoglarının satın alınması ve tersine mühendisliğin geliştirilmesi,” diyor.
OEM (original equipment manufacturer—orijinal ekipman üreticisi), orijinal üreticiden müşterinin markası altında mal üretimi anlamına geliyor.
Bunun yanı sıra mühendislik merkezi Kronstadt’ın Operasyon Direktörü Aleksandr Tretyakov, örneğin petrol ve doğalgaz sektöründe, jeolojik araştırma ve sonraki saha geliştirme için kullanılan bazı ekipman pozisyonlarında yerlileştirme oranının yüzde 85 ila 90’a yaklaştığını, ithal ikamesi açısından ana “büyüme alanlarının” ise gaz türbinleri (gaz sıkıştırma ve elektrik üretimi için) olarak kaldığını belirtiyor.
Tretyakov, petrol arıtma kompleksinde kontrol vanaları ve pompa ürünlerinde yerlileştirme seviyesinin arttığını ve “daha yavaş hızlarda da olsa kompresör teknolojisi ve yüksek güçlü buhar türbinlerinde de büyüme sağlandığını” ifade ediyor.
Rusya Yüksek Ekonomi Okulu (VŞE) Yapısal Politika Araştırmaları Merkezi Direktör Yardımcısı Anna Fedyunina, ithal ikamesindeki başarıların öncelikle düşük ve orta teknolojili sektörlerle ilgili olduğunu, ancak kendi üretimini organize etmeyi başaran yerlerde bile ürün kalitesinin genellikle ithal analoglarından düşük olduğunu düşünüyor.
Fedyunina, “Kalite sorunlarının daha sonra bu ürünleri tüketen sektörler için kısıtlamalara yol açması önemli. Bu durum özellikle, ithal ikamesi ürünlerinin sınırlı işlevsellik, daha kısa hizmet ömrü ve modern dijital arayüzlerin eksikliği ile karakterize edildiği takım tezgahları ve makine mühendisliğinin belirli alanları için geçerlidir,” diye belirtiyor.
Kusik, kısa vadede yaptırım rejiminin gevşetilmesinin gerçekten olumlu bir faktör olarak algılanacağını söylüyor; bu durum, özellikle yüksek teknolojili bileşenlere ve ekipmanlara erişim açısından üretim zincirlerindeki dar boğazları hızla giderme fırsatı sunacak.
Fakat uzman, uzun vadede, hem makro düzeyde devlet destek önlemleriyle hem de işletmeler düzeyinde sistematik çalışmalarla ithalat bağımlılığını azaltma politikasını sürdürmenin önemli olduğunu vurguluyor.
Fedyunina, rekabetin önemli olduğuna ve ithal ikamesinin çok uzun süre “izole” edilmesinin yerli ürünlerin rekabet gücüne ulaşmasını engellediğine inanıyor.
Fedyunina, “İthal ikamesinin uygulanmasına ilişkin yabancı deneyimlere dayanarak, yerli üreticileri yabancı rakiplerle ‘çarpıştırma’ görevinin, genellikle yerli şirketlerin kalitesi ve başarıları üzerinde son derece olumlu bir etkisi olduğunu görüyoruz,” diyor.
Rusya
Rusya parlamentosu, Merkez Bankası ve Sberbank’a İHA yetkisi verdi

Rusya parlamentosunun üst kanadı; Merkez Bankası, bağlı kuruluşu Rosinkas, Sberbank ve Özel Posta İletişim Kuruluşu’na insansız araç saldırılarını engelleme yetkisi veren yasayı onayladı. Düzenleme, bu kurumların tesislerini insansız hava, su üstü ve su altı araçlarından gelebilecek saldırı veya saldırı tehdidine karşı korumayı amaçlıyor. Yasa tasarısı Ağustos 2025’te Devlet Duması’na sunulmuştu.
Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi, Rusya Merkez Bankası’na, Merkez Bankası’nın bağlı kuruluşu Rosinkas’a, Sberbank’a ve Özel Posta İletişim Kuruluşu’na (Spetssvyaz) insansız araçların faaliyetlerini durdurma ve saldırıları engelleme yetkisi veren yasayı onayladı.
Düzenleme, söz konusu kurumların insansız araçlarla gerçekleştirilen saldırılara karşı koyabilmesini öngörüyor.
Federasyon Konseyi Hukuk Dairesi’nin değerlendirme metninde, “Federal yasa, Rusya Merkez Bankası ve Rus Tahsilat Birliği’nin tesislerinin yanı sıra özel posta iletişim kuruluşunun ve Sberbank Rossii Halka Açık Anonim Şirketi’nin tesislerinin, insansız araçlarla gerçekleştirilen saldırılara veya saldırı tehdidine karşı korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır” ifadelerine yer verildi.
Yasa, bu kuruluşlara insansız araçların kontrol sinyallerini bastırma yetkisi tanıyor.
Düzenleme ayrıca insansız hava araçlarının yanı sıra su üstü ve su altı dronlarının hasara uğratılmasına veya tamamen imha edilmesine de izin veriyor.
Rusya’da halen kurumsal güvenlik birimleri, Rusya Ulusal Muhafızları (Rosgvardiya), İçişleri Bakanlığı, Federal Güvenlik Servisi (FSB), Federal Koruma Servisi (FSO), Dış İstihbarat Servisi (SVR), Federal Ceza İnfaz Servisi (FSIN) ve Acil Durumlar Bakanlığı’na bağlı kurtarma askeri birliklerinin personeli insansız hava araçlarının faaliyetlerini durdurma yetkisine sahip bulunuyor.
Söz konusu yasa tasarısı Ağustos 2025’te Devlet Duması’na sunuldu.
Yasa tasarısının gerekçesinde, askeri operasyon sürecinde Rusya Merkez Bankası’na ait tesislerin korunmasının öncelik olarak değerlendirildiği belirtildi.
Gerekçede, yeni federal bölgelerde bulunan Merkez Bankası tesislerinin de bu kapsamda yer aldığı kaydedildi.
Belgede, “Yasa tasarısının kabul edilmesi, Rusya Federasyonu’na karşı insansız araçlar kullanılarak gerçekleştirilen sabotaj ve terör eylemlerindeki artışın arka planında, ilgili tesislerin korunması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır” denildi.
Rusya’da St. Petersburg Ekonomi Forumu gününde İHA saldırısı
Yasa girişiminin yazarlarından biri olan Devlet Duması Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, yaptığı açıklamada, korunacak tesislerin yakınında İHA karşıtı savunma sistemlerinin konuşlandırılacağını söyledi.
Aksakov, personele silah da verileceğini belirtti.
Aksakov, koruma sisteminin nasıl işleyeceğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Öncelikle ilgili tesislere yöneltilmesini ve saldırı düzenlenmesini zorlaştırmak için elektronik karıştırma uygulanacak. Yani çeşitli sinyaller bastırılacak. Bunun yanı sıra bu insansız araçları düşürmeye imkân veren sistemler de kullanılacak ve böylece ilgili tesisler korunacak.”
Aksakov, yasa tasarısının insansız araçlara karşı korunma faaliyetlerinin ilgili kuruluşların kendi bütçelerinden finanse edilmesini öngördüğünü de ifade etti.
Aksakov, “Ödemeyi kendileri yapacak. Eğer konu Merkez Bankası ise Merkez Bankası ödeme yapacak. Eğer konu Sber ise ödemeyi Sber yapacak” dedi.
Rusya
Rusya ile Ukrayna arasında insansız hava aracı yarışı

Rusya Başbakan Yardımcısı Denis Manturov, ülkedeki işletmelerin günde 15 binden fazla FPV dronu tedarik edecek kapasiteye ulaştığını açıkladı. Ukrayna tarafının üretim potansiyeli ise yıllık bazda Rusya için telaffuz edilen bu miktarın yaklaşık 1,5 katı düzeyinde bulunuyor.
Rusya’da savunma sanayisinden sorumlu Birinci Başbakan Yardımcısı Denis Manturov, ülkedeki yerli işletmelerin sadece FPV (First Person View/Birinci Şahıs Bakış Açılı) dron kategorisinde günde 15 binden fazla cihazı tedarik edebilecek kapasiteye ulaştığını açıkladı.
Kommersant gazetesine mülakat veren Manturov, üretim hacmindeki artışa dikkat çekerek, “Yerli işletmeler bugün sadece FPV dronlarında günde 15 bin adetten fazla teslimat sağlayabilecek durumdadır. Oysa 2023 yılında bu miktar ancak bir ayda üretilebiliyordu” ifadelerini kullandı.
Manturov, insansız hava araçlarının geliştirilmesi sürecinde yeni teknolojilerin devreye alındığını belirtti. Geliştiricilerin yapay zeka unsurları içeren teknolojileri ve parazit korumalı iletişim çözümlerini aktif olarak sistemlere entegre ettiğini kaydeden Manturov; kamikaze dronlar ile dolanan mühimmat alanlarının da şekillendiğini ifade etti.
Rusya Birinci Başbakan Yardımcısı, insansız sistemlerin üretimini ölçeklendirme, kalite seviyesini yükseltme ve nihai maliyetleri düşürme yönündeki çalışmaların kesintisiz sürdüğünü de sözlerine ekledi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir açıklamada askeri tedarik verilerine değinmişti. Putin, Nisan ayında yaptığı açıklamada, Rus birliklerinin 2024 yılında farklı tiplerde toplam 1,5 milyondan fazla insansız hava aracı teslim aldığını ve cephe hattına her gün yaklaşık 4 bin FPV dronu gönderildiğini beyan etmişti.
Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi tarafından paylaşılan veriler, iki ülkenin üretim kapasiteleri arasındaki farkı ortaya koyuyor.
Ukrayna savunma sanayisinin mevcut kapasitesi, 2026 yılı itibarıyla yılda 8 milyondan fazla FPV dronu üretilmesine imkan tanıyor. Ukrayna’da bu sınıftaki insansız hava araçlarının üretimiyle uğraşan 160’tan fazla şirket faaliyet gösteriyor.
Denis Manturov tarafından açıklanan günlük 15 bin adetlik kapasite referans alındığında, Rus işletmelerinin yıllık üretim potansiyeli yaklaşık 5,5 milyon cihaza tekabül ediyor.
Bu veriler ışığında, Ukrayna’nın beyan edilen yıllık üretim kapasitesi, Rusya Başbakan Yardımcısı Manturov’un işaret ettiği üretim seviyesini yaklaşık 1,5 kat geride bırakıyor.
Rusya
Rusya Merkez Bankası döviz alımlarını haziranda dört kat artıracak

Rusya Merkez Bankası’nın iç piyasadaki net döviz alımları haziranda günlük 1,18 milyar rubleden 5,28 milyar rubleye yükselecek. Artış, Rusya Maliye Bakanlığı’nın bütçe kuralı kapsamında döviz ve altın alımlarını günlük 9,9 milyar rubleye çıkarmasından kaynaklanıyor.
Rusya Maliye Bakanlığı’nın bütçe kuralı kapsamında döviz ve altın alımlarını artırmasıyla birlikte, Rusya Merkez Bankası’nın iç piyasadaki net döviz alımları haziran ayında dört kattan fazla yükselecek.
Bakanlığın açıklamasına göre haziran ayında bütçe kuralı çerçevesinde her gün 9,9 milyar ruble tutarında döviz ve altın alımı yapılacak.
Buna karşılık düzenleyici kurum günlük 4,62 milyar ruble tutarında döviz satışı gerçekleştirecek. Bu nedenle Merkez Bankası’nın iç piyasadaki net döviz alımları günlük 5,28 milyar ruble karşılığına ulaşacak. Bu rakam bir önceki ayda günlük 1,18 milyar ruble düzeyindeydi.
Maliye Bakanlığı, haziran ayında federal bütçenin ek petrol ve doğalgaz gelirlerinin 220,2 milyar ruble olacağını öngörüyor.
Bakanlığın açıklamasında, “Mayıs 2026 sonuçlarına göre fiilen elde edilen petrol ve doğalgaz gelirlerinin beklenen aylık hacimden sapması ile baz aylık petrol ve doğalgaz gelir hacmine ilişkin değerlendirmenin baz düzeyden sapmasının toplamı eksi 12,0 milyar ruble oldu” ifadelerine yer verildi.
Bakanlık gelecekteki işlemlere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bu çerçevede yabancı para ve altın alımına yönlendirilecek toplam kaynak hacmi 208,2 milyar ruble olacak. İşlemler 5 Haziran 2026 ile 6 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Buna göre günlük yabancı para ve altın alımı hacmi 9,9 milyar ruble karşılığına ulaşacak.”
Haziran ayında Maliye Bakanlığı’nın döviz ve altın alımlarının hacmi mayıs ayına kıyasla yaklaşık 1,7 kat artacak. Günlük alım tutarı 5,8 milyar rubleden 9,9 milyar rubleye çıkacak.
Rusya Merkez Bankası, bu işlemleri aynalarken aynı zamanda döviz satışı da yapacak. Bu satışlar, Ulusal Refah Fonu’ndan geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen yatırımların piyasaya yansıtılmasını ifade ediyor.
Günlük satış hacmi 4,62 milyar ruble seviyesinde kalacak. Bu nedenle iç piyasadaki net döviz alımları günlük 1,18 milyar rubleden 5,28 milyar rubleye yükselecek.
Maliye Bakanlığı iki aylık aranın ardından alımlara dönmüştü
Rusya Maliye Bakanlığı mayıs ayında, iki aylık aradan sonra bütçe kuralı kapsamındaki döviz ve altın işlemlerine yeniden başlamıştı. Aynı dönemde bakanlık yaklaşık bir yıl aradan sonra ilk kez döviz ve altın alıcısı konumuna geçmişti.
Temmuz 2025 ile Şubat 2026 arasında bakanlık döviz ve altın satışı yapıyordu. Mart ve nisan aylarında ise işlemler tamamen durdurulmuştu.
Piyasa katılımcıları, Maliye Bakanlığı’nın döviz ve altın alımlarını artırabileceğini bekliyordu. Bununla birlikte tahminlerde daha güçlü bir artış öngörülüyordu.
T-Investments Başekonomisti Sofya Donets ile Sinara yatırım bankasının kıdemli ekonomisti Sergey Konıgin, bakanlığın günlük işlem hacminin 5,8 milyar rubleden 16 milyar rubleye çıkmasını bekliyordu.
Bu beklentilerin etkisiyle rublede değer kaybı başlamıştı. BKS Mir Investitsiy piyasa uzmanı Dmitriy Babin’in dikkat çektiği üzere, 2 Haziran’da Rus para birimi mayıs ortasından bu yana ilk kez yuan karşısında 10,8 ruble seviyesinin üzerine çıktı.
3 Haziran sabahındaki işlemlerde eğilim devam etti. Saat 10.30 itibarıyla yuan kuru, mayıs başından bu yana ilk kez 10,9 ruble seviyesine yaklaştı.
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı











