Rusya
Rus şirketleri yaptırımların hafifletilmesi ihtimalini değerlendirdi

Rusya’daki sanayi işletmelerinin çoğu, yabancı üreticilerin geri dönmesiyle rekabetin artması riskine rağmen, olası yaptırım iptalini olumlu veya nötr karşılıyor. İşletmeler en çok ekipman ve malzeme tedarikinin yeniden başlamasını beklerken, en büyük endişeleri ise ithal ürünlerle rekabetin geri dönmesi. Uzmanlar, ithal ikamesinde ilerleme kaydedildiğini ancak rekabetin yerli üreticilerin gelişimi için önemli olduğunu belirtiyor.
Rusya’daki işletmelerin çoğu, yabancı üreticilerin geri dönmesiyle rekabetin artması riskine rağmen, ülkeye yönelik yaptırımların olası kaldırılmasını olumlu veya nötr olarak değerlendiriyor.
Rusya Bilimler Akademisi Ulusal Ekonomik Tahmin Enstitüsü’nden iktisatçı Sergey Tsuhlo, Finans Üniversitesi’nde düzenlenen ekonomi istatistikleri ve analitiği konulu konferansta sanayi işletmeleri anketini sundu.
Tsuhlo, her ay sanayicilerle anketler düzenleyerek sanayi iyimserlik endeksini hesaplıyor.
Tsuhlo, mart sonunda yaptığı açıklamada, Rusya sanayisinin duyarlılığını yansıtan bu göstergenin şubat-mart aylarında sıfır değerlerini koruyarak “donma noktasında” kaldığını belirtmişti.
Nisan anketine, işletmelerin yaptırımların kaldırılmasının olası sonuçlarını nasıl değerlendirdikleri, bundan ne gibi riskler ve olumlu etkiler bekledikleri hakkında sorular dahil edildi.
Katılımcıların yüzde 54’ü yaptırımların kaldırılmasının sonuçlarını olumlu, yüzde 26’sı ise nötr olarak değerlendirdi. Yaklaşık her beş işletmeden biri olumsuz görüş bildirdi: Yüzde 18’i orta derecede olumsuz, yüzde 1’i ise kesinlikle olumsuz bir değerlendirme yaptı.
Şirketlerin yaptırımların hafiflemesine bakışı
RBK gazetesinin haberine göre Tsuhlo, Rus sanayisinin yaptırımlara yönelik “ikili doğasına” dikkat çekti. İktisatçı, “Bir yandan ithal parça, ekipman ve malzeme tedarikine bağımlı, diğer yandan geri dönen ithalatla rekabet etmek zorunda kalacak,” diye açıkladı.
Tsuhlo, buna rağmen yaptırımların kaldırılmasının sonuçlarına ilişkin olumlu değerlendirmelerin ağır bastığını ve işletmelerin eksilerden çok artılar gördüğünü dile getirdi.
Sanayicilerin yaklaşık dörtte üçünün beklediği ana olumlu etki, ekipman, yedek parça ve teknoloji tedarikinin yeniden sağlanması oldu.
Neredeyse aynı oranda (yüzde 72) katılımcı, ithal bileşen ve malzeme tedarikinin yeniden başlamasını bekliyor.
İlk üç beklentiyi, ihracat-ithalat işlemleri için normal ödeme sistemlerinin yeniden kurulması beklentisi tamamlıyor; bunu katılımcıların yüzde 45’i istiyor.
Diğer olumlu sonuçlar arasında katılımcıların en sık belirttiği beklentiler; önceki teknolojik zincirlerin ve ürün kalitesinin yeniden sağlanması (yüzde 33), ihracat talebinin ve lojistik zincirlerinin yeniden kurulması (yüzde 32) oldu.
İşletmeler ayrıca, ithalatın geri dönmesiyle birlikte ithal ikamesi ekipman fiyatlarının düşeceğine inanıyor: Rus malı ekipmanlar için bu beklenti yüzde 30, Çin malı ekipmanlar için ise yüzde 27 seviyesinde.
İşletmelerin ana risk olarak gördüğü şey, kendi ürünleriyle rekabet eden ithalatın pazarlara geri dönmesi.
Katılımcıların yüzde 39’u bu tür endişelerini dile getirdi. Tsuhlo, “Ancak genel olarak, ithalatla rekabetin de olmasının o kadar da kötü olmadığını düşünüyorum,” dedi.
Yaptırımların kaldırılmasının diğer sıkça dile getirilen olumsuz yönleri arasında, Rus işletmelerinin ürünlerine yönelik ithal ikamesi talebinin azalması (yüzde 21) ve şu anda ihtiyaç duyulan yerli ithal ikamesi ürünlerinin piyasadan dışlanması (yüzde 19) yer alıyor.
Sanayicilerin sadece yüzde 14’ü Çinli ve diğer yabancı ithal ikamesi ürünlerinin piyasadan çekilmesinden endişe duyuyor.
Ankete katılan işletmelerin yüzde 8’i, artan rekabet ortamında kendi üretim maliyetlerinin ve fiyatlarının artabileceğini göz ardı etmiyor.
Yaptırım sürecine ilişkin beklentiler gerçekleşti mi?
Tsuhlo, raporunda ayrıca Rus sanayicilerinin yaptırımların uygulanması ve yabancı ithalatçıların çekilmesine ilişkin beklentileriyle mevcut durumu karşılaştırdı ve Nisan 2022 ile Mart 2025 anket sonuçlarını kıyasladı.
Yaptırımların en yaygın sonucu, Rusya’da veya dost ülkelerde alternatif tedarikçilerin bulunmaması nedeniyle üretim maliyetlerinin ve fiyatların artması olmaya devam ediyor: 2022’de bunu yüzde 64 belirtirken, üç yıl sonra bu oran yüzde 60 oldu.
Alternatif tedarikçilerin yokluğu endişesi de önemini koruyor; 2022’de işletmelerin yüzde 62’si bu konudan bahsederken, 2025’te bu oran yüzde 55’e geriledi.
2022 beklentileri ile 2025 gerçekliği arasındaki en büyük fark, ithal hammadde ve bileşenlerin ikame edilememesi nedeniyle üretimde olası bir düşüşün değerlendirilmesinde ortaya çıktı.
Yaptırım baskısının başlangıcında işletmelerin yüzde 34’ü bu tür endişelerini dile getirirken, bu yılın mart ayında bu riskten sadece yüzde 9’u bahsediyor.
Ayrıca, mevcut ithal ekipmanın bakımı ve onarımı yapılamadığı için durması veya değiştirilmesi endişesi taşıyanların oranı yarı yarıya azaldı (yüzde 40’tan yüzde 20’ye).
Rus iş dünyasının 2022 baharında dile getirdiği yaptırımlardan kaynaklanan olumlu beklentiler gerçekleşti: O dönemde işletmelerin yüzde 36’sı kendi ürünlerine yönelik ithal ikamesi talebinin artmasını beklerken, 2025’te bunu belirtenlerin oranı yüzde 41’e yükseldi.
Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği’nin ocak ayında yaptığı anket, 2024 sonu itibarıyla yaptırımlardan kaynaklanan kısıtlamalardan şu veya bu şekilde etkilenen işletmelerin oranının azaldığını gösterdi.
Özellikle, ithalat kısıtlamaları nedeniyle yeni ekipman satın alamadığını belirtenlerin oranı (ikinci çeyrekte yüzde 29’dan dördüncü çeyrekte yüzde 15’e) ve yabancı karşı taraflarla ödeme yapamadığını belirtenlerin oranı (ikinci çeyrekte yüzde 28’den yüzde 15’e) düştü.
Diğer yandan yılın ilk yarısında ankete katılan şirketlerin yüzde 20’si yaptırımların faaliyetleri üzerindeki etkisinden bahsederken, yıl sonuna doğru bu oran yüzde 14’e geriledi.
Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP) Reel Sektör Gelişim Analizi ve Tahmini Yönü Başkanı Vladimir Salnikov ise, yaptırımların etkisini ruble kuruna benzetiyor: “Sanayide kimine zayıf ruble, kimine güçlü ruble daha iyi gelir, kimine ise arada bir şey ya da fark etmez.”
Salnikov, “Her şey duruma, farklı sektörlerdeki işletmelerin çalıştığı modellere bağlı. Örneğin, erişilemez hale gelen veya hâlâ karmaşık yollarla temin edilmesi gereken bileşenleri kullanan biri için ithalatın yeniden başlaması elbette bir artı olacaktır. Ama bazılarının da gerçekten rakipleri ortaya çıkacak,” diye ekliyor.
Rusya’dan çekilen ABD’li şirketler 300 milyar doları aşan kayba uğradı
İthal ikamesi ne kadar başarılı?
Danışmanlık şirketi ATK+ Proje Yöneticisi Andrey Kusik de, ithal ikamesi süreçlerinin Rus üreticilerin yabancı tedarikçilere olan bağımlılığını azalttığını, ancak sermaye yoğun sektörlerde (örneğin elektronik, otomotiv bileşenleri ve endüstriyel ekipman üretimi) ithalat payının düşürülmesinin hâlâ önemli bir zorluk olmaya devam ettiğini söylüyor.
Uzman, işletmelerin büyük ölçüde adapte olduğunu, satın alma stratejilerini yeniden yönlendirdiğini ve bazı şirketlerin, özellikle Merkez Bankası’nın yüksek faiz oranı bağlamında, daha önce satın alınan ekipmanın ömrünü mümkün olduğunca uzatmaya çalıştığını ekliyor.
Kusik, “Bu koşullarda işletmeler genellikle üç tedarik kanalı kullanıyor: paralel ithalat, OEM çözümleri ve analoglarının satın alınması ve tersine mühendisliğin geliştirilmesi,” diyor.
OEM (original equipment manufacturer—orijinal ekipman üreticisi), orijinal üreticiden müşterinin markası altında mal üretimi anlamına geliyor.
Bunun yanı sıra mühendislik merkezi Kronstadt’ın Operasyon Direktörü Aleksandr Tretyakov, örneğin petrol ve doğalgaz sektöründe, jeolojik araştırma ve sonraki saha geliştirme için kullanılan bazı ekipman pozisyonlarında yerlileştirme oranının yüzde 85 ila 90’a yaklaştığını, ithal ikamesi açısından ana “büyüme alanlarının” ise gaz türbinleri (gaz sıkıştırma ve elektrik üretimi için) olarak kaldığını belirtiyor.
Tretyakov, petrol arıtma kompleksinde kontrol vanaları ve pompa ürünlerinde yerlileştirme seviyesinin arttığını ve “daha yavaş hızlarda da olsa kompresör teknolojisi ve yüksek güçlü buhar türbinlerinde de büyüme sağlandığını” ifade ediyor.
Rusya Yüksek Ekonomi Okulu (VŞE) Yapısal Politika Araştırmaları Merkezi Direktör Yardımcısı Anna Fedyunina, ithal ikamesindeki başarıların öncelikle düşük ve orta teknolojili sektörlerle ilgili olduğunu, ancak kendi üretimini organize etmeyi başaran yerlerde bile ürün kalitesinin genellikle ithal analoglarından düşük olduğunu düşünüyor.
Fedyunina, “Kalite sorunlarının daha sonra bu ürünleri tüketen sektörler için kısıtlamalara yol açması önemli. Bu durum özellikle, ithal ikamesi ürünlerinin sınırlı işlevsellik, daha kısa hizmet ömrü ve modern dijital arayüzlerin eksikliği ile karakterize edildiği takım tezgahları ve makine mühendisliğinin belirli alanları için geçerlidir,” diye belirtiyor.
Kusik, kısa vadede yaptırım rejiminin gevşetilmesinin gerçekten olumlu bir faktör olarak algılanacağını söylüyor; bu durum, özellikle yüksek teknolojili bileşenlere ve ekipmanlara erişim açısından üretim zincirlerindeki dar boğazları hızla giderme fırsatı sunacak.
Fakat uzman, uzun vadede, hem makro düzeyde devlet destek önlemleriyle hem de işletmeler düzeyinde sistematik çalışmalarla ithalat bağımlılığını azaltma politikasını sürdürmenin önemli olduğunu vurguluyor.
Fedyunina, rekabetin önemli olduğuna ve ithal ikamesinin çok uzun süre “izole” edilmesinin yerli ürünlerin rekabet gücüne ulaşmasını engellediğine inanıyor.
Fedyunina, “İthal ikamesinin uygulanmasına ilişkin yabancı deneyimlere dayanarak, yerli üreticileri yabancı rakiplerle ‘çarpıştırma’ görevinin, genellikle yerli şirketlerin kalitesi ve başarıları üzerinde son derece olumlu bir etkisi olduğunu görüyoruz,” diyor.
Rusya
Rusya’dan akaryakıt fiyatlarını dengeleyecek vergi adımı

Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma, hükümetin yakıt piyasasında fiyat istikrarını sağlamak amacıyla hazırladığı Vergi Kanunu değişikliklerini ikinci ve üçüncü okumalarda kabul etti. Düzenleme, yakıt sönümleme mekanizması ile akaryakıt satış süreçlerinde köklü değişiklikler ve yeni ihracat sınırlandırması koşulları öngörüyor.
Rusya Devlet Duması, hükümet tarafından yakıt piyasasındaki fiyatları dengelemek amacıyla sunulan Vergi Kanunu değişiklik teklifini ikinci ve üçüncü okumalarda kabul etti.
Kabul edilen kanun metni, parlamentonun veri tabanında yayımlandı.
Yeni yasa, yakıt sönümleyici (demfer) mekanizmasında ve akaryakıt satış usullerinde değişiklikler öngörüyor. Bu doğrultuda, asgari borsa satış standardı hesaplanırken, hükümet tarafından belirlenecek durumlarda borsa dışında satılan yakıt miktarları da hesaba katılacak.
Ayrıca düzenleme, Temmuz 2026 ile Temmuz 2027 döneminde orta distilatlar için sönümleyici ödemesi yapılabilmesine imkan tanıyor.
Değişikliklerle birlikte, ithal motorin için de ithal benzine benzer bir sönümleyici ödeme mekanizması getiriliyor. Bu kapsamda, Belarus’tan yapılacak motorin teslimatlarında tazminat katsayısının 0,9 seviyesine çıkarılması planlanıyor.
Üçüncü ülkelerden ithal edilen motorine yönelik sönümleyici hesaplamasında ise ihracat alternatifi, Rus limanlarına teslimat maliyeti de dahil edilerek Hindistan piyasasındaki fiyatlar üzerinden belirlenecek.
Sönümleyici ödemeleri, yalnızca bir önceki ayda hem motorin hem de uçak yakıtı ihracatına yönelik kısıtlamaların eş zamanlı olarak uygulandığı vergi dönemlerinde yapılacak.
Yakıt piyasasını dengelemeye yönelik bu adımların yanı sıra kabul edilen pakette, uluslararası şirketlerin vergilendirilmesine ilişkin düzenlemeler de yer alıyor.
Yasa, uluslararası şirketlerin çalışan motivasyon programı yöneticilerinin, bu program katılımcılarına hisse senedi alımı ve devriyle ilgili gelir ve giderlerini kurumlar vergisi matrahından muaf tutuyor.
Yasanın açıklama metninde, yapılan değişikliklerin sık sık ek hisse senedi ihracı yapılması ihtiyacını ortadan kaldıracağı, çalışan motivasyon programlarının esnekliğini artıracağı ve ihraççı kurumlar üzerindeki idari yükü hafifleteceği belirtiliyor.
Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin, ülkenin yakıt arzı ve fiyatlarındaki durumun çok yakın zamanda radikal bir şekilde değişmeye başlayacağını ifade etti.
Mevzuattaki değişikliklerin özel tüketim vergilerini kapsadığını vurgulayan Volodin, bu adımların ek yakıt tedarikini ve gerekli rezervlerin oluşturulmasını teşvik etmeyi amaçladığını bildirdi.
Duma Başkanı, “Yakıt hem cephede hem arkada hem hasat döneminde hem de acil servislerde bulunmalıdır” açıklamasında bulundu.
Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise 21 Temmuz’da yaptığı açıklamada, kabinenin yakıt piyasasını dengelemek için aldığı önlemlerin sonuç verdiğini vurgulamıştı.
Novak, özellikle petrol ürünleri ihracatının yasaklanmasına, üretim hacimlerinin artırılmasına, ithalat yoluyla piyasanın doyurulmasına ve işletmelerin bakım-onarım takvimlerinin ertelenmesine dikkat çekmişti.
Rusya
Rusya, kripto parayı sınır ötesi ticarette serbest bıraktı

Rusya’da yıllar süren tartışmaların ardından, yaptırımları aşmak amacıyla sınır ötesi ödemelerde kripto para kullanımına izin veren ve iç piyasayı sıkı denetim altına alan yeni yasa kabul edildi. Merkez Bankası gözetiminde oluşturulacak şeffaf altyapı dışında iç ödemeler yasaklanırken, niteliksiz bireysel yatırımcılara yıllık 300 bin ruble limit getirildi. Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov sektörde düzeni sağlamayı hedeflediklerini belirtirken, uzmanlar bu modelin yatırımcıları Batı yaptırımları riskiyle karşı karşıya bırakabileceğini kaydediyor.
Rusya’da birkaç yıldır süren tartışmaların ardından, kripto para birimlerinin dolaşım kurallarını belirleyen yasa kabul edildi.
Yasanın yaptırımları aşmak için gerekli olduğunu belirten yetkililer, diğer tüm işlemler üzerinde ise devlet kontrolü kurmayı amaçlıyor.
Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, bu sektörde düzeni sağlama niyetinde olduklarını ifade etti.
Yeni düzenleme uyarınca ihracatçılar ve ithalatçılar sınır ötesi hesaplaşmalarda kripto parayı herhangi bir kısıtlama olmaksızın kullanabilecek.
Ülke içindeki dolaşım ise eylül ayından itibaren yasallaşmakla birlikte çok sıkı kurallara tabi tutulacak.
Yasa doğrultusunda ülke içindeki kripto para ile ödemeler tamamen yasaklanıyor. Kripto varlıkların alım satım işlemleri ise tıpkı hisse senedi piyasasında olduğu gibi yalnızca Merkez Bankası tarafından denetlenen borsalar, brokerler, portföy yönetim şirketleri, kripto saklama kuruluşları ve dijital depolardan oluşan kayıtlı yapı içinde gerçekleştirilebilecek.
Kripto paralarla işlem yapmak isteyenlerin öncelikle bir testten geçmesi gerekecek. Yatırımcıların yüzde 98’ini oluşturan niteliksiz yatırımcılar için tek bir aracı kurum üzerinden yıllık en fazla 300 bin ruble işlem limiti uygulanacak.
Kripto varlıklarla yapılan tüm işlemlerin, depolama ve kayıt süreçlerinin Merkez Bankası tarafından düzenlenen altyapı içinde yürütülmesi zorunlu kılındı.
Kripto para saklama kuruluşları ile dijital depoları yasal zemine kavuşturan düzenleme, piyasa katılımcılarına lisans almaları için 1 Temmuz 2027 tarihine kadar süre tanıyor.
Devlet için şeffaf olan bu yapılar üzerinden kripto para ticareti yapılabilecek ve kripto varlıklarla menkul kıymet veya dijital araç gibi diğer varlıklar satın alınabilecek.
Bankalar, yetkilendirilmemiş diğer alıcılara yapılacak para transferlerini reddetmekle yükümlü olacak. Borsa işlemlerine yalnızca son iki yılda ortalama piyasa değeri 5 trilyon rubleyi aşan ve günlük ortalama işlem hacmi 1 trilyon rublenin üzerinde olan kripto para birimleri kabul edilecek.
Yabancı stabil koinler için de kripto paralarla aynı şartlar geçerli olacak.
Rusya Merkez Bankası Birinci Başkan Yardımcısı Vladimir Çistyuhin, bu kriterleri karşılayan varlıklar arasında Bitcoin, Ether ve USDT stabil koininin yer aldığını açıkladı. Diğer kripto para birimlerinin işlemlere kabulü ise Merkez Bankası Yönetim Kurulunun kararına bağlı olacak.
Rusya vatandaşları, tıpkı ticari işletmeler gibi yurt dışında kripto para işlemleri gerçekleştirebilecek ancak bu işlemler yalnızca yabancı bankalardaki hesaplar üzerinden yürütülebilecek. Rusya’da satın alınan kripto paraların yurt dışına transferi ise yalnızca yetkilendirilmiş aracılar vasıtasıyla yapılabilecek.
Bununla birlikte, kripto dolaşım altyapısına para giriş çıkışları ile varlıkların lisanslı profesyonel katılımcılar yerine doğrudan sahibinin kontrolünde olduğu kişisel soğuk cüzdanlara aktarılması üzerinde sıkı bir denetim kuruluyor.
Soğuk cüzdanlara doğrudan transfer yetkisi yalnızca dış ticaret kuruluşlarına tanınırken, bireysel kullanıcıların öncelikle kripto varlıklarını yabancı bir saklama cüzdanına aktarmaları, ardından kendi soğuk cüzdanlarına çekmeleri gerekecek.
Rusya Parlamentosunun alt kanadı Duma’nın Finansal Piyasa Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, bu kararın gerekçesini vatandaşları dolandırıcılardan ve suç teşkil eden faaliyetlerden korumak olarak açıkladı.
Aksakov, anonim cüzdanların kitlesel kullanımının ve kayıt dışı kripto dolaşımının yasal piyasa anlayışıyla çeliştiğini ifade etti.
Söz konusu model, yatırımcılar açısından yaptırım risklerini de beraberinde getiriyor. Rusya’daki kayıtlı aracı kurumlar üzerinden yapılan işlemler Batılı düzenleyici kurumların dikkatini çekebilir.
Birleşik Krallık’ın geçen yıl kripto borsası HTX’e yaptırım uygulamasının ardından birçok kullanıcının hesabı bloke edilmişti.
Rus basınına değerlendirmede bulunan Bitok kurucusu Dmitriy Maçihin, birçok yatırımcının adreslerinin Batılı kurumlar tarafından işaretlenmesinden endişe duyduğunu belirtti.
Maçihin, yalnızca Rusya sınırları içinde ve denetlenen altyapıda çalışma zorunluluğunun, ülke içindeki kripto yatırımlarını neredeyse işlevsiz hale getirdiğini kaydetti.
Uzmana göre bu şartları, sadece hukuki temizlik ile yurt içindeki vergi raporlaması kolaylığına önem veren en muhafazakar uzun vadeli yatırımcılar kabul edecek.
Rusya vatandaşlarının büyük bir kısmı ise kripto işlemlerini yabancı ülkelerin yargı yetki alanlarında sürdürmeye devam edecek. Bu durumda vatandaşların, yurt dışındaki kripto varlıkları hakkında Rusya vergi dairesine bildirimde bulunması gerekecek.
Rusya’daki bireysel yatırımcıların elinde önemli miktarda kripto varlık bulunuyor.
Merkez Bankası verilerine göre, kripto piyasasındaki düşüşün ardından bile Rus vatandaşlarının kripto borsalarındaki tahmini bakiye tutarı 720 milyar ruble seviyesinde seyrediyor.
Mart ayı sonu itibarıyla Rusya vatandaşlarının cüzdanlarında 350 milyar ruble değerinde Bitcoin, 44 milyar ruble değerinde Ether ve 186 milyar ruble değerinde diğer kripto varlıklar yer alıyor.
Rusya Merkez Bankası, merkeziyetsiz platformlardaki Rus yatırımlarının miktarını ise tespit edemediğini bildiriyor.
Rusya
Rus sermayedarlardan Merkez Bankasına faiz uyarısı

Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, Merkez Bankasının gösterge faiz oranını mevcut seviyede tutmasının ekonomideki olumsuz faktörlerin birikmesi nedeniyle sonbaharda şirket iflaslarına yol açabileceğini bildirdi. Şohin, pahalı krediler yüzünden yerli firmaların yatırım programlarını kestiğini, ekipman kurulumunu tamamlayan ithal ikameci projelerin siparişsiz kaldığını ve yabancı rakiplerin ucuz finansman avantajıyla piyasada fiyat düşürdüğünü belirtti.
Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Rusya Merkez Bankasının gösterge faiz oranını mevcut seviyede tutmaya devam etmesi durumunda, ekonomide biriken olumsuz etkenlerin etkisiyle işletmelerin sonbaharda bir iflas dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısını yaptı.
Forbes dergisinin aktardığı habere göre Şohin, biriken olumsuz faktörlerin “sonbahar iflasları” riski oluşturduğunu dile getirdi.
RSPP değerlendirmesine göre yüksek faiz ortamında en hassas durumda yer alan kesimi ithal ikameci projeler oluşturuyor.
Birçok şirketin ekipman alımı ve montaj süreçlerini tamamladığını belirten Şohin, bu işletmelerin artık finansman eksikliğiyle değil, ürettikleri nihai ürünlere yönelik sipariş yetersizliğiyle mücadele ettiğini kaydetti.
Şohin, sipariş daralmasının temel nedeni olarak Rus şirketlerinin yüksek kredi maliyetleri yüzünden yatırım programlarını kısmasını gösterdi. Yabancı rakiplerin daha ucuz finansmana ve devlet desteklerine erişebildiğine dikkati çeken RSPP Başkanı, bu durumun yabancı firmalara pazarda fiyat düşürme olanağı sağladığını, Rus üreticilerin dış pazarlara çıkış imkânlarını ise sınırladığını ifade etti.
Şohin, bu koşullar altında en aktif şirketlerin bile satış yapamama ve yatırımlarını geri döndürememe riski taşıdığını aktardı.
Ayrıca istatistiklere yansıyan yatırım harcamalarındaki artışa da değinen Şohin, bu yükselişin ekonomide gerçek bir canlanmaya işaret etmediğini savundu.
“Erken gevşeme stagflasyona yol açabilir”
Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulunun gösterge faiz oranını görüşeceği bir sonraki toplantı 24 Temmuz’da düzenlenecek. Düzenleyici kurum, haziran ayındaki bir önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme hızını yavaşlatarak politika faizini 0,25 puanlık indirimle yıllık yüzde 14,25 seviyesine çekmişti.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, kararın ardından yaptığı açıklamada faiz oranını daha da düşürmek için alan olduğunu, ancak bunun zamanlaması ile hızının ekonomik koşulların seyrine bağlı kalacağını duyurdu.
Nabiullina, enflasyonist baskıların sürdüğü bir ortamda para politikasında erken bir gevşemeye gidilmesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Merkez Bankası Başkanı, böyle bir adımın ekonomiyi durgunluk, yüksek işsizlik ve hızlı fiyat artışlarının aynı anda yaşandığı stagflasyon sürecine sokma riski taşıdığı konusunda uyarı yaptı.
Devlet Duması ve Kremlin’den faiz mesajı
Faiz kararı öncesinde açıklamada bulunan Devlet Duması Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, Merkez Bankasının faiz oranını 0,25 puan daha düşürmesini umduğunu kaydetti.
Aksakov, buna karşın düzenleyici kurumun faiz oranını sabit tutma olasılığını da göz ardı etmedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ülkedeki makroekonomik göstergelerin politika faizinde indirime gidilmesi gerektiğine işaret ettiğini bildirdi.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?











