Bizi Takip Edin

Diplomasi

NATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti

Yayınlanma

Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nde kabul edilen Ankara Deklarasyonu ile liderler, ittifakın kolektif savunma taahhüdünü yineledi. Ortak bildiride, Ukrayna’ya 2026 yılı için 70 milyar avroluk askeri yardım taahhüt edilirken, savunma sanayisi yatırımlarının artırılacağı ve yeni tedarik adımlarının atılacağı duyuruldu.

Ankara, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyesi ülkelerin liderlerinin katılımıyla tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıyor. Başkent Ankara’da bir araya gelen liderler, iki gün sürecek yoğun bir program kapsamında NATO tarihinin en kritik zirvelerinden biri olarak nitelenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için toplandı.

Zirve kapsamında üye ülkelerin liderleri tarafından kabul edilen ortak bildiri, “Ankara Zirvesi Deklarasyonu” başlığıyla yayımlandı.

Yayımlanan deklarasyonda liderler, Washington Antlaşması’nın 5. maddesi altındaki kolektif savunma taahhütlerine ve transatlantik bağına olan sarsılmaz bağlılıklarını teyit ettiler. Deklarasyonda ittifak üyeleri, “Bizler, Kuzey Atlantik İttifakı Devlet ve Hükümet Başkanları olarak, Washington Antlaşması’nın 5. maddesi kapsamındaki kolektif savunmamıza ve transatlantik bağına olan sarsılmaz bağlılığımızı teyit etmek üzere Ankara’da bir araya geldik” ifadesini kullandı.

“Birimize yapılan saldırı, hepimize yapılmış sayılır” ilkesinin vurgulandığı metinde, ittifakın birlik, dayanışma ve ortak gücünün, özgür ve demokratik uluslardan oluşan ittifaktaki bir milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmayı sürdürdüğü kaydedildi. Liderler, caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derecelik yaklaşımlarına bağlı kalmaya devam edeceklerini belirtti.

Müttefikler savunma harcamalarını artırmayı taahhüt ediyor

Rusya’nın Avro-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik oluşturduğu uzun vadeli tehdit ve terörün süregelen tehdidiyle mücadele etmek amacıyla müttefiklerin Lahey savunma taahhüdünü yerine getirdikleri bildirildi.

Deklarasyonda, Avrupa müttefikleri ile Kanada’nın 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırdığı bilgisine yer verildi. Yapılan yatırımların bir yandan ihtiyaç duyulan yetenekleri sağlarken diğer yandan endüstriyel tabanı ve dayanıklılığı güçlendirdiği ifade edildi.

Ankara’da bir araya gelen liderler, 50 milyar dolardan fazla yeni tedarik yapılacağını duyurarak ortak üretim kapasitesini genişletme ve inovasyonu hızlandırmak için endüstriyle birlikte çalışma taahhüdünde bulundu. Ayrıca müttefikler arasında savunma ticareti engellerinin ortadan kaldırılması, savunma sanayisinin derinliğini ve işbirliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO ortaklıklarından yararlanılması yönündeki çalışmaların sürdürüleceği aktarıldı.

Deklarasyonda geleceğin inşa edildiği belirtilerek, “Geleceği inşa ediyoruz: Daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa; modernize edilmiş bir İttifak” ifadesine yer verildi.

Avrupalı müttefikler ile Kanada’nın, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile işbirliği içinde ittifak savunması için daha fazla sorumluluk üstlendiği kaydedildi. NATO’nun caydırıcılık ve savunmasının; nükleer, konvansiyonel ve füze savunma yeteneklerinin uygun bir bileşimine dayandığı, bu unsurların uzay ve siber varlıklarla tamamlandığı açıklandı.

Çatışma üstünlüğünü koruma taahhüdünde bulunan liderler; kuvvetleri konuşlandırma, etkinleştirme, idame ettirme yeteneklerinin yanı sıra derin hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, öncü teknolojiler ve istihbarat yetenekleri dahil tüm alanlardaki hedef yetenekleri hayata geçirmek için yatırım yaptıklarını bildirdi.

Ayrıca, birlikte çalışabilir bir transatlantik muharebe bulutu geliştirildiği ve güçlü yapay zeka modellerinin benimsendiği ifade edildi.

Müttefikler Ukrayna için 70 milyar avroluk yardım paketini açıkladı

Ukrayna’nın transatlantik güvenliğine katkıda bulunduğunun altını çizen müttefikler, Ukrayna’nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasındaki sarsılmaz desteklerinde birlik içinde olduklarını beyan etti. Deklarasyonda, “Ukrayna transatlantik güvenliğe katkıda bulunmaktadır ve Müttefikler, özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunan Ukrayna’ya yönelik sarsılmaz desteklerinde birlik içindedir” denildi.

Avrupalı müttefiklerin ve Kanada’nın şu anda Ukrayna’ya yönelik güvenlik yardımının büyük çoğunluğunu ikili ve çok taraflı yollarla finanse ettiği belirtildi. Müttefikler bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğini vurguladı.

Liderler, 2026 yılı için Ukrayna’ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim alanlarında 70 milyar avro taahhüt ettiklerini, 2027 yılında da en az buna eşdeğer seviyeleri sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ettiklerini açıkladı. Bu kapsamda, Avrupa Birliği’nin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna’ya çok yıllı finansman sağlama kararının memnuniyetle karşılandığı ifade edildi.

İttifakın, daha geniş güvenlik ortamını tanımlayan stratejik rekabete, yaygın istikrarsızlığa, hibrit tehditlere ve tekrarlayan şoklara yanıt vermeye ve uyum sağlamaya devam ettiği kaydedildi.

Liderler, İran’ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineleyerek, İran’a Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer serbestisine tam saygı göstermesi çağrısında bulundu.

Diplomasi

Ukraynalı askerler NATO’nun tatbikat düzenini beğenmedi

Yayınlanma

İsveç’teki NATO tatbikatlarına katılan Ukraynalı askerler, Batı ordularının mevcut yaklaşımlarla modern savaş koşullarına hazır olmadığını savundu. Die Welt gazetesinin haberinde, Ukrayna personelinin tatbikat sahalarındaki sık kahve molalarına ve insansız hava aracı kullanımına getirilen kısıtlamalara şaşırdığı belirtildi.

Alman Die Welt gazetesine konuşan Ukraynalı askerler, mevcut yaklaşımlar sürdürüldüğü takdirde Batı ordularının modern muharebe koşullarına hazır olamayacağı sonucuna vardı.

İsveç’te 2025 yılında düzenlenen NATO tatbikatı sırasında Ukrayna askeri personeli, birliklerin hazırlanmasına yönelik yaklaşımlarda kültürel farklılıklarla karşılaştı.

Tatbikat katılımcılarından birinin aktardığına göre NATO askerleri, dinlenmeye yeterli zaman ayırabilmek amacıyla sürekli kahve molaları verdi.

Habere göre söz konusu asker, poligonlarda insansız hava araçlarının (İHA) kullanımına yönelik çok sayıda kısıtlama getirilmesini de şaşkınlıkla karşıladı.

Saha ve çatışma deneyimine sahip Ukraynalı askeri personel, yayına yaptıkları değerlendirmelerde bu tür yaklaşımların modern savaşın şartlarıyla bağdaşmadığını kaydetti.

Die Welt, Ukrayna’daki çatışma deneyimi temelinde Almanya’da silahlı kuvvetlerin reforme edilmesi ihtiyacının tartışıldığını, ancak savunma kabiliyetinin artırılması için daha kapsamlı değişikliklere ihtiyaç duyulduğunu aktardı.

Almanya Savunma Bakanlığı, şubat ayında Ukraynalı askeri personelin Almanya Silahlı Kuvvetleri (Bundeswehr) askerlerinin eğitimine dahil edilmesine ilişkin Ukrayna ile bir anlaşma imzaladı.

Der Spiegel gazetesinin haberine göre Ukrayna’nın muharebe deneyiminin Alman askerlerine aktarılmasına yönelik görüşmeler 2025 yılından bu yana yürütülüyor. Ukraynalı askerlerin, İHA kullanımı da dahil olmak üzere pratik bilgilerini Alman tarafıyla paylaşması öngörülüyor.

Eğitim sürecinin nihai formatı henüz netleşmedi. Ukraynalı eğitmenlerin birkaç haftalığına Almanya’ya gelerek kara kuvvetleri birlikleriyle çalışması planlar arasında yer alıyor.

Öte yandan Kiev yönetimi, Ukrayna askerlerinin yurtdışında eğitilmesinden kısmen vazgeçerek eğitim süreçlerini Ukrayna topraklarına taşıyor.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri Genelkurmay Başkanlığı Doktrin ve Eğitim Genel Müdür Yardımcısı Yevgeniy Mejevikin daha önce yaptığı açıklamada bu durumu doğrulamıştı.

Buna karşılık NATO cephesinden birkaç gün önce yapılan açıklamada, ittifakın “Ukrayna’da gözlemlenene benzer şekilde” kitlesel drone kullanımı koşullarında muharebe yürütmeye hazır olduğu savunuldu.

NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı General Alexus Grynkewich, “Cevabın ‘evet’ olduğunu, buna hazır olduğumuzu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD ve Güney Kore teknoloji hisseleri birbirleriyle sıkı bağlantılı hale geldi

Yayınlanma

Wall Street’teki teknoloji hareketleri ile Güney Kore borsası arasındaki bağlantı giderek daha da güçleniyor.

Yapay zeka harcamalarının ABD’li teknoloji devleriyle Koreli bellek çipi üreticilerinin kaderlerini birbirine bağlamasıyla bu durum daha da belirgin hale gelmeye başladı.

Rayliant tarafından sağlanan verilere göre, Kospi ile Nasdaq 100 arasındaki 60 günlük korelasyon, son zamanlarda 0,50 civarına yükseldi ve 2021’den bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Bu artan ilişki, Kospi endeksinin yarısından fazlasını oluşturan Samsung Electronics ve SK Hynix’in giderek artan hakimiyetini yansıtıyor.

Her iki şirket de yapay zeka donanım tedarik zincirinin merkezinde yer alıyor ve ABD’li teknoloji devlerinin işlettiği veri merkezleri için gerekli bellek çiplerini sağlıyor.

Futurum Group analisti Rolf Bulk, CNBC’ye e-posta yoluyla yaptığı açıklamada, “KOSPI bir yarı iletken endeksi haline geldiği için bu korelasyon arttı,” dedi.

Samsung ve SK Hynix, ABD’li yarı iletken ve teknoloji şirketlerinin kârlarını artıran aynı hiper ölçekli şirketlerin harcamalarına giderek daha fazla bağımlı hale geliyor.

Bulk’a göre, veri merkezi talebi geçen yıl küresel DRAM talebinin yaklaşık %40’ından bu yıl yarıdan fazlasına yükseldi ve bu oranın daha da artmasını bekliyor.

DRAM, yani dinamik rastgele erişimli bellek, yapay zeka sunucularında kullanılıyor.

Bu durum, Asya’daki yatırımcılara Wall Street açılmadan önce küresel yapay zeka ticaretinin gücüne dair erken bir fikir veriyor.

Fibonacci Asset Management’ın kurucusu Jung In Yun, “Samsung ve SK Hynix, küresel yapay zeka talebini etkileyen gece boyunca yaşanan gelişmelere karşı ilk likit piyasa tepkisini veriyor. Özellikle SK Hynix, yapay zeka tedarik zincirinin en kritik bileşenlerinden biri olan yüksek bant genişliğine sahip bellek alanındaki varlığı nedeniyle önemli bir barometre haline geldi,” dedi. 

Son dönemdeki işlemler bu dinamiği gözler önüne seriyor. 13 Temmuz’da Kospi, SK Hynix’in %15’lik düşüşü ve rekor seviyedeki gerilemesinin etkisiyle %8’in üzerinde değer kaybetti.

Nasdaq 100 de aynı gidişatı izleyerek o gün %1,88 düşüşle kapandı. Büyük teknoloji şirketlerinin hisseleri o gün değer kaybetti. Micron Technology %4 düşüşle kapandı, Sandisk %12 değer kaybetti, Intel ise %6 geriledi.

Samsung’un kâr beklentisi, her çeyrekte yapay zeka talebinin durumuna ilişkin ilk somut işaretlerden birini de sunabilir.

Şirket genellikle, büyük ABD’li yarı iletken şirketlerinden yaklaşık iki hafta önce kâr sonuçlarını açıklar.

Fakat analistler, Kore ve ABD teknoloji hisselerinin birbirlerini sürekli olarak takip etmek yerine, birbirleriyle paralel bir şekilde hareket ettiklerine dikkat çekti.

ABD piyasaları kapalıyken yapay zeka ile ilgili haberler ortaya çıktığında, Samsung ve SK Hynix, Wall Street yeniden açıldığında yatırımcıların nasıl tepki verebileceğine dair bir gösterge işlevi görebilir.

ABD piyasalarında işlem saatleri sırasında gelişmeler yaşandığında ise Nasdaq, benzer şekilde bir sonraki Kore seansına ilişkin bir ön izlenim sunar.

Bu yakın ilişkinin bazı riskleri de beraberinde getiriyor. Sektörün deneyimli isimleri, artan korelasyonun, yatırımcıların geleneksel olarak ABD ve Kore hisse senetlerini portföylerinde bulundurarak elde etmeye çalıştıkları çeşitlendirme avantajlarını azalttığını vurguladılar.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Guterres, Kıbrıslı Rum ve Türk liderlerle ortak toplantı yapacak

Yayınlanma

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yaklaşık on yıllık bir çıkmazın ardından Kıbrıs’taki rakip tarafları barış görüşmelerine geri döndürmek için yeni bir girişim başlattı.

BM Genel Sekreteri olarak adaya yaptığı ilk ziyaret, tarafların yeniden müzakereye hazır olabileceğine dair işaretlerin ortaya çıkmasıyla gerçekleşti. Fakat taraflar, müzakerelerin temel kuralları konusunda hâlâ anlaşamıyor.

Reuters’a göre müzakerelerin başarısız olması, NATO müttefikleri Yunanistan ve Türkiye arasındaki ilişkileri gerginleştiren ve Ankara’nın AB ile ilişkilerine yük oluşturan anlaşmazlığı uzatacak.

Görev süresi 2026 yılının sonunda sona erecek olan Guterres, bugün (28 Temmuz) Nikos Hristodulidis ve Tufan Erhürman ile ayrı ayrı bir araya geldi.

Üçlü, yarın adayı ikiye ayıran BM kontrolündeki tampon bölgede ortak görüşmelerde bulunacak.

Kıbrıs basını, Birleşmiş Milletler’in taraflar arasındaki farklılıkları gidermeyi amaçlayan bir dizi öneri hazırladığını bildirdi.

Fakat BM yetkilileri, tamamlanmış bir planın mevcut olduğunu yalanladı.

Guterres, Kıbrıs’ta bir çözüme olan güçlü bağlılığını göstermek istediğini söyledi.

Genel Sekreter, Kıbrıslı Rum liderle görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Bu elbette Kıbrıslıların kendilerine bağlı… Bu çok önemli anda Kıbrıslı Rumları ve Kıbrıslı Türkleri desteklemek için elimden gelen her şeyi yapacağım.”

Hristodulidis, BM destekli iki bölgeli, iki toplumlu federasyon modeli çerçevesinde, müzakerelerin 2017’de kesildiği noktadan itibaren görüşmelere yeniden başlamak istiyor.

Geçen yıl Kıbrıs Türk lideri olarak seçilen Erhurman, federal bir çözümün araştırılmasını vaat ederek seçim kampanyası yürütmüştü; bu, iki devletli çözüm talebinde bulunan selefinin tutumundan bir kopuş anlamına geliyordu.

Fakat Erhürman, siyasi eşitlik ve müzakereleri düzenleyen kurallar konusunda önceden bir anlaşma sağlanmadan, süresi belirsiz başka bir sürece girmeyeceğini belirtiyor.

Ada’daki Birleşmiş Milletler barış gücü, iki tarafı ayıran 180 km’lik ateşkes hattını denetliyor. Geçmişteki müzakerelerin çökmesinin nedenlerinden biri, bir çözüm anlaşması sonrasında Türkiye’nin oynayacağı rol konusunda varılan ciddi anlaşmazlık. Kıbrıslı Rumlar, Ankara’nın herhangi bir fiili müdahalesine karşı çıkarken, Kıbrıslı Türkler bunun vazgeçilmez olduğunu savunuyor.

Türkiye, Kıbrıs’ta iki ayrı devletin kurulmasını açıkça savunuyor. Bu tutum, Kıbrıslı Rumlar ve Yunanistan tarafından reddediliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English