Rusya
Rusya, Azerbaycan ve İran, Kuzey-Güney koridorunu Bakü’de masaya yatırdı

Rusya, Azerbaycan ve İran’dan üst düzey yetkililer, Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridorunun geliştirilmesi için Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de bir araya geldi. Toplantıda, İran’daki eksik Reşt-Astara demiryolu hattı ve sınır geçiş kapasitelerinin artırılması gibi konular ele alındı.
Rusya, Azerbaycan ve İran hükümetlerinden temsilciler, ulaştırma ve lojistik alanındaki işbirliğini artırmak amacıyla 13 Ekim’de Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de iki gün sürecek bir toplantı düzenledi.
Rusya hükümetinden yapılan açıklamaya göre, görüşmelerin ana gündemini Kuzey-Güney uluslararası ulaşım koridoru projesinin batı güzergahının hayata geçirilmesi oluşturuyor.
Toplantıda Rusya’yı Başbakan Yardımcısı Aleksey Overçuk, Azerbaycan’ı Başbakan Yardımcısı Şahin Mustafayev, İran’ı ise Ulaştırma ve Kentsel Gelişim Bakanı Ferzane Sadek temsil etti.
Sınır kapılarında kapasite artırılıyor
Rusya hükümetinin açıklamasına göre Overçuk, toplantıda nakliyatçılar, ihracatçılar ve ithalatçılar için rahat ve kesintisiz bir ortam yaratılmasına yönelik ortak kararların önemini vurguladı.
Rusya Federal Gümrük Teşkilatının (FSB) verileri, Ocak–Haziran döneminde Rusya-Azerbaycan sınırından geçen uluslararası taşımacılık aracı sayısının, 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 10 artışla 176 bin 761’e ulaştığını gösteriyor.
Sınırdan geçen yük hacmi de yılın ilk yarısında yüzde 13 artarak 6,8 milyon tona yükseldi.
Overçuk, “Sınır kapılarının kapasitesini beş kat artırarak günlük 400’den 1900 kamyona çıkardık” dedi.
Başbakan Yardımcısı, üç karayolu geçiş noktasındaki yenileme çalışmalarının tamamlanmasıyla toplam günlük kapasitenin 3 bin kamyona ulaşacağını belirtti.
Rusya ayrıca Astrahan, Mahaçkale, Derbent ve Hasavyurt çevre yollarını inşa ediyor ve Derbent-Samur demiryolu hattını modernize ediyor.
En sorunlu halka: İran’daki eksik demiryolu
Toplantıda, koridorun en sorunlu bölümü olarak görülen İran kesimi de ele alındı. Reşt (İran) ile Astara (Azerbaycan) arasında demiryolu bağlantısının olmaması, malların karayoluna aktarılmasını zorunlu kılıyor.
Overçuk, “Batı güzergahının cazibesini artırmak için Rusya, Azerbaycan ve İran arasında uyumlu bir ulaşım altyapısı kurmamız gerekiyor” diye konuştu.
Mayıs 2023’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dönemin İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, 162 kilometrelik Reşt–Astara demiryolu hattının ortak inşası için anlaşmıştı.
Toplam maliyeti 1,6 milyar avro olan projenin 1,3 milyar avroluk kısmı, Rusya tarafından sağlanan devlet kredisiyle karşılanıyor.
Eylül 2025’te Bakan Sadek, projenin 34 kilometrelik ilk kısmının arazi tesliminin yapıldığını açıklamıştı.
Anlaşmaya göre hattın 2028’de tamamlanması hedefleniyor.
“Proje siyasi iradeye rağmen yavaş ilerliyor”
Infoline-Analitika şirketi genel müdürü Mihail Burmistrov, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte Reşt-Astara kesiminin bir “dar boğaz” oluşturduğunu belirterek, “Reşt’teki aktarma süreci lojistiği yavaşlatıyor ve riskleri artırıyor” dedi.
Kafkasya uzmanı siyaset bilimci Artur Atayev ise İran bölümündeki durumun endişe verici olduğunu söyledi.
Atayev’e göre Tahran, projeyi hayata geçirme konusunda siyasi iradeye sahip olsa da yaptırımlar nedeniyle finansal zorluklar yaşıyor ve Rusya’nın desteğine ihtiyaç duyuyor.
Finam Management yatırım şirketinden baş uzman Dmitriy Baranov ise, “Koridorun gelişimi hem Rusya’ya, hem Azerbaycan’a hem de İran’a fayda sağlayacak; taşımayı hızlandıracak, maliyetleri düşürecek, ticari ilişkileri genişletecek” değerlendirmesinde bulundu.
Toplantı, Rusya-Azerbaycan ilişkilerindeki normalleşme sürecinde yapıldı
Bakü’deki toplantı, 9 Ekim’de Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de Putin ile Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev arasında yapılan görüşmeden dört gün sonra gerçekleşti.
Bu görüşme, 2024 aralık ayında Azerbaycan yolcu uçağının düşmesiyle başlayan ikili kriz sürecini sona erdirmişti.
Atayev, Bakü’deki toplantının Putin-Aliyev görüşmesinin bir sonucu olduğunu ifade etti. Ancak Rusya–Azerbaycan Uzmanlar Konseyinden Rafik İsmailov, Overçuk ile Mustafayev’in temaslarının kriz boyunca hiç kesilmediğini belirterek, “Duşanbe’deki zirvede liderler ekonomik işbirliğinin hiç durmadığını teyit etti. Dolayısıyla Overçuk’un ziyaretini sadece liderlerin görüşmesiyle bağlantılandırmak doğru olmaz” dedi.
Koridorun jeopolitik önemi
Uzmanlara göre Kuzey-Güney koridoru, bölgedeki jeopolitik dengeler açısından da önem taşıyor.
Atayev, Tahran’ın, Azerbaycan ile Nahçıvan arasında Ermenistan üzerinden bağlantı kurmayı hedefleyen ve Zengezur koridoru olarak bilinen projeden kaygı duyduğunu belirtti.
Rusya Bilimler Akademisinden Vladimir Sajin’e göre ise koridor, İran’a Rusya ve Azerbaycan’la sıkı bağlar kurma fırsatı veriyor.
Sajin, “Bu hat, Tahran’ın Moskova’yla ilişkilerini güçlendirmesini sağlıyor. Azerbaycan’la ilişkiler daha karmaşık ama Kuzey-Güney bu bağların normalleşmesinde bir dayanak noktası işlevi görüyor” diye ekledi.
Rusya
Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.
Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.
Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.
Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.
Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.
İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.
Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.
Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.
Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.
Rusya
Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.
Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.
İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.
Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.
“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.
Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.
Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.
Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.
Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.
Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.
Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.
Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.
Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.
Rusya
Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.
Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.
RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.
Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.
Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.
Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.
RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.
Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.
Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.
Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.
Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.
Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”
Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.
Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.
Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.
Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya2 hafta önceRusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak
Rusya5 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını4 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”











