Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya, BM’nin fosil yakıtlardan vazgeçme planına karşı çıktı

Yayınlanma

Rusya İktisadi Kalkınma ve Enerji bakanlıkları, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekreterliği’nin fosil yakıtlardan vazgeçilmesine yönelik yol haritası hazırlanması teklifine olumsuz yanıt verdi. Moskova yönetimi, bu girişimi gelişmekte olan ülkelerin iklim finansmanı ve tek taraflı ticari önlemlerle ilgili asıl sorunlarını örtbas etmeye yönelik popülist bir adım olarak nitelendirdi.

Rusya İktisadi Kalkınma ve Enerji bakanlıkları, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (RKİK) Sekreterliği tarafından sunulan fosil yakıtlardan vazgeçilmesine dair yol haritası hazırlama önerisini reddetti.

RBK’ya bilgi veren kaynaklar, İktisadi Kalkınma Bakanlığı’nın ilgili kurumlardan bu planlara karşı argümanlar geliştirmesini istediğini belirtti. İstenen тезиsler arasında, ülkelerde adil enerji geçişi ilkelerinin uygulanmasının önemi, fosil yakıtlardan vazgeçilmesinin taşıdığı riskler ve bu sürecin muhtemel sosyo-ekonomik sonuçları yer alıyor.

Bu kapsamda görüş istenen kurumlar arasında Sanayi ve Ticaret, Tabii Kaynaklar, Eğitim ve Bilim, Maliye bakanlıklarının yanı sıra Federal Orman Ajansı (Rosleshoz) ve Merkez Bankası bulunuyor.

Söz konusu mesele, 10-22 Kasım tarihlerinde Brezilya’nın Belem kentinde düzenlenen 30. İklim Konferansı’nda müzakere edildi. Avrupa Komisyonu tarafından gündeme getirilen ve 80’den fazla ülkece desteklenen girişime rağmen, katılımcı devletler fosil yakıtlar ve ormansızlaşma konularında iki haftalık süreçte bir uzlaşıya varamadı.

Konferansın İcra Direktörü Ana Toni, fosil yakıtlar başlığının ek yükümlülük altına girmek istemeyen pek çok ülke için “çatışma noktası” haline geldiğini kaydetti.

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı basın dairesinden yapılan açıklamada, Avrupa Birliği’nin girişimi popülist bir adım olarak nitelendirildi. Bakanlık, bu hamlenin gelişmekte olan ülkelerin yıllardır dile getirdiği gelişmiş ülkelerin iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve iklimle mücadele bahanesiyle tek taraflı ticari önlemler uygulaması gibi gerçek sorunlardan dikkati uzaklaştırmayı amaçladığını vurguladı.

Rus heyetinin, BRICS ve Arap ülkeleriyle yürüttüğü çalışmalar neticesinde bu girişimin resmi kararlara yansımasının engellendiği ifade edildi.

Bakanlık, bu tutumun enerji sektöründe emisyon azaltımı gerekliliğinin reddi anlamına gelmediğini belirtti. Ancak ülkelere tek bir yol, takvim veya geçiş parametreleri dayatma girişimlerinin Paris Anlaşması’nın ruhuna aykırı ve uygulanamaz olduğu savunuldu.

Açıklamada, her devletin kendine özgü ekonomik, sosyal ve coğrafi koşulları ile enerji güvenliği sınamaları olduğu hatırlatılarak, düşük karbonlu kalkınmanın öncelik kalmaya devam etmesi gerektiği kaydedildi.

Rusya Enerji Bakanlığı da planın adil enerji geçişi kavramıyla çeliştiği görüşünü paylaştı. Bakanlığa göre yol haritası hazırlanması, birikmiş emisyon düzeyi düşük ülkelere pahalı düşük karbon teknolojilerinin dayatılmasına, teknolojik tarafsızlık ilkesinin göz ardı edilmesine ve ulusal imkanların dikkate alınmamasına yol açabilir.

Bunun sonucunda enerji güvenliğinin bozulabileceği, enerji kaynaklarının maliyetinin artabileceği ve sanayinin rekabet gücünün düşebileceği uyarısında bulunuldu.

Bakanlığın yanıtında, çok kutuplu dünyanın temel taşlarından birinin “enerji adaleti” kavramı olabileceği belirtildi.

Bu kavram; enerjiye ve altyapıya eşit erişim, teknolojik tarafsızlık, bölgelerin özelliklerine göre tüm yakıt ve enerji kaynaklarının kullanılabilmesi, spekülatif olmayan ve uzun vadeli faktörlere dayalı adil fiyatlandırma ile tek taraflı kısıtlayıcı önlemlere karşı dirençli hesaplaşma mekanizmalarını içeriyor.

Ormansızlaşmanın durdurulması konusundaki sorulara yanıt veren Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise Rusya’da ormanların korunmasına yönelik kapsamlı çalışmaların sürdüğünü ve son yedi yılda 9,2 milyon hektar alanın restore edildiğini bildirdi.

2021 yılından itibaren ülkede kesilen veya yok olan ormandan daha fazlasının geri kazandırıldığı, geçen yıl bu oranın kayıp alanın yüzde 50 üzerine çıktığı ifade edildi. Bu yıl için ise 1,3 milyon hektar orman restorasyonu planlanırken, en büyük hacmin Yakutistan, İrkutsk ve Krasnoyarsk bölgelerinde gerçekleşeceği aktarıldı.

Ekonomi Yüksek Okulu (HSE) Ekoloji Enstitüsü Direktörü Boris Morgunov, fosil yakıtlardan vazgeçilmesinin Rusya için verimli olmadığını belirtti.

Morgunov, Batı’nın Rusya’yı küresel teknoloji topluluğundan izole etmeye yönelik adımları nedeniyle enerjiyi yeşil kaynaklara dönüştürme maliyetinin makul sınırları aşacağını vurguladı.

Uzmana göre, Rusya için karbon yoğunluğu yüksek kaynakların kademeli olarak düşük karbonlu kaynaklarla ikame edilmesi çok daha etkili bir yol olacak. Morgunov ayrıca, uygulanan yaptırımların düşük karbonlu doğal kaynakların kullanımını artırmak için ek bir gerekçe oluşturduğunu belirtti.

BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, 1994 yılında yürürlüğe girmiş ve Rusya aynı yıl sözleşmeye dahil olmuştur. Sözleşmenin temel amacı, atmosferdeki sera gazı konsantrasyonunu iklim sistemine zarar vermeyecek düzeyde sabitlemek.

Rusya, 2015 tarihli Paris Anlaşması kapsamında sera gazı emisyonlarını 2050 yılına kadar 1990 seviyesine kıyasla yüzde 80 oranında azaltmayı taahhüt etmişti.

Rusya

FT: ABD, Rusya içindeki saldırılar için Ukrayna’ya istihbarat sağlıyor

Yayınlanma

Financial Times’ın kaynaklarına göre ABD, Ukrayna’nın Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri hedeflere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor. Gazetenin görüştüğü kaynaklar, Batılı müttefiklerin Washington’a bu desteği sürdürmesi çağrısında bulunduğunu aktardı. Haberde, ABD Başkanı Trump’ın da Ukrayna’nın son saldırılarından ‘etkilendiği’ belirtildi.

Financial Times’ın (FT) görüştüğü kaynaklara göre ABD, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin Rusya’nın iç kesimlerindeki petrol rafinerileri ve askeri tesislere yönelik saldırılarında istihbarat desteği sağlıyor.

Kaynaklar, Kiev’in Batılı müttefiklerinin Washington’a bu amaçla istihbarat paylaşımını sürdürme çağrısında bulunduğunu söyledi.

Gazeteye konuşan kaynaklara göre ABD Başkanı Donald Trump, Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi sırasında Ukrayna’nın saldırılarından “son derece etkilendi” ve bu gelişmelerden cesaret aldı.

Kaynaklardan biri, Trump’ın zirve kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile bu konu hakkında uzun bir görüşme yaptığını aktardı.

Kyiv Independent’ın kaynaklarına göre Trump, Zelenski’ye Rusya konusunda daha “cesur” davranmasını tavsiye etti.

Aynı kaynaklara göre Trump, Vladimir Putin’in baskı görmeden önemli bir adım atmasının beklenmediğini ifade etti. Bir ABD’li yetkili, “Başkan Trump, ‘güç yoluyla barış’ ilkesine inanıyor” dedi.

Politico’nun kaynakları da Trump’ın G7 Zirvesi’nde Ukrayna’yı desteklemeye ve Rusya üzerindeki baskıyı artırmaya hazır olduğunu söylediğini aktardı.

Bloomberg’in daha önce görüştüğü kaynaklar ise ABD Başkanı ve çevresinin artık Moskova’nın savaş alanında zafer kazanamayacağını, Kiev’in konumunun ise güçlendiğini değerlendirdiğini bildirmişti.

Zirvedeki görüşmelerin ardından Zelenski, Trump ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Ukrayna’da Patriot hava savunma sistemleri için önleme füzeleri üretilmesine yönelik lisanslar konusuna “ilk kez olumlu yaklaştığını” söyledi.

Ukrayna lideri, “Şu anda Patriot sistemleri için füze üretimine başlamak adına gerekli tüm teknik imkanlara sahip olduğumuz konusunda herkes hemfikir. Artık yalnızca Başkan Trump’ın kişisel onayı gerekiyor” dedi.

FT’nin haberine göre Putin, zirve öncesinde Trump’ı etkilemeye çalışarak ABD Başkanı’nı telefonla aradı ve doğum gününü kutladı.

Ancak gazete, bunun Trump üzerinde kayda değer bir etki yaratmadığını yazdı. Trump’ın bu süreçte “Rusya bir anlaşmaya varmalı” dediği aktarıldı.

Ukrayna Silahlı Kuvvetleri 2026 yılında Rus enerji altyapısına yönelik saldırılarını artırdı. Bloomberg’in hesaplamalarına göre Ukrayna mayıs ayında Rus hedeflerine yönelik rekor düzeyde 30 saldırı gerçekleştirdi.

Energy Intelligence’ın değerlendirmesine göre Ukrayna insansız hava araçlarının petrol rafinerilerine yönelik saldırıları sonucunda Rusya’nın petrol işleme hacmi haziran ayının başında günlük 4 milyon varilin altına geriledi.

Bu seviye son 21 yılın en düşük düzeyi olarak kaydedildi. Aynı dönemde Rus rafineri kapasitesinin yaklaşık üçte biri, yani günlük 2,14 milyon varillik bölümünün devre dışı kaldığı belirtildi.

Bu gelişmelerin ardından 23 Haziran itibarıyla Rusya’nın 61 bölgesinde yakıt satışlarına yönelik kısıtlamalar uygulamaya konuldu.

Energy Intelligence analistleri, “Ukrayna’nın Rus enerji sektörüne yönelik kampanyası büyük çaplı zarar verdi ve ülke tarihindeki en ağır yakıt krizine doğru ilerliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rosneft’ten yakıt piyasasını istikrara kavuşturma planı

Yayınlanma

Rosneft Başkanı İgor Seçin, Rusya iç akaryakıt piyasasının istikrara kavuşturulmasına yönelik önerilerini Devlet Başkanı Vladimir Putin’e iletti. Kommersant’ın gördüğü belgeye göre öneriler arasında nihai tüketicilere borsada öncelik verilmesi ve “Euro-3” standardındaki tüm yakıtın borsada satılması yer alıyor.

Rosneft Başkanı İgor Seçin, Rusya iç akaryakıt piyasasının istikrara kavuşturulmasına yönelik önerilerini Devlet Başkanı Vladimir Putin’e sundu.

Kommersant’ın incelediği belgeye göre Seçin’in önerileri arasında nihai tüketicilere emtia borsasında öncelikli erişim sağlanması, “Euro-3” standardındaki tüm yakıtın borsaya yönlendirilmesi ve büyük petrol şirketleri için ayrı borsa satış yükümlülükleri getirilmesi bulunuyor.

Gazetenin aktardığına göre Seçin, mayıs ayı sonunda Putin’e gönderdiği mektupta, Rus rafinerilerinin “eşi benzeri görülmemiş sayıda hasar” aldığı koşullarda ülkenin yakıtla kesintisiz şekilde tedarik edildiğini belirtti.

Haberde, Putin’in de Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak’a konuyu “incelemesi ve rapor etmesi” talimatını verdiği ifade edildi.

Seçin’in başvurusunda, “Euro-5” standartlı benzin ve motorin üreticileri için sırasıyla yüzde 15 ve yüzde 16 düzeyinde borsa satış yükümlülüğü bulunduğu kaydedildi.

Ancak borsadaki alıcıların yüzde 80’ine kadarının yakıtı yeniden satarak, satışlar üzerindeki denetim eksikliği nedeniyle gelirlerini azami düzeye çıkardığı belirtildi.

Rosneft Başkanı, rafineri kapasiteleri tamamen yeniden devreye alınana kadar mevcut borsa satış yükümlülüklerinin askıya alınmasını ve bu süreçte alternatif tedbirlerin uygulanmasını önerdi.

Öneriler arasında petrol şirketlerinin ürettikleri ham petrolün en az yüzde 30’unu Rusya içinde işlemeye göndermesinin zorunlu hale getirilmesi de yer aldı.

Seçin ayrıca dikey entegre petrol şirketleri için borsa satış yükümlülüklerinin, akaryakıt istasyonlarının ihtiyaçları, devlet siparişleri ve hayati öneme sahip işletmelere yapılan sevkiyatlar dikkate alınarak yeniden hesaplanmasını teklif etti.

Seçin, geçici olarak düşürülmüş kalite standartlarıyla satışına izin verilen yakıtı üreten şirketlerin de bu ürünlerin tamamını borsada satmakla yükümlü tutulması gerektiğini savundu.

Devlet Duması Bütçe ve Vergi Komisyonu bir gün önce, dempfer mekanizmasının yeniden düzenlenmesi ve iç piyasaya yakıt sevkiyatının teşvik edilmesi amacıyla hükümetin Vergi Kanunu’nda öngördüğü değişiklikleri destekledi.

Haziran ayının başında Rus medyası, Başbakan Yardımcısı Novak’ın piyasayı istikrara kavuşturacak tedbirler üzerinde çalışılması talimatı verdiğini aktarmıştı.

Bu tedbirler arasında Belarus ile yakıt sevkiyatlarının artırılmasına yönelik görüşmeler, ithal yakıt için dempfer ödemelerinin artırılması olasılığı ve Vergi Kanunu değişikliklerinin 1 Haziran 2026’dan itibaren geriye dönük uygulanması bulunuyordu.

Novak ayrıca Enerji Bakanlığı ve Maliye Bakanlığı’ndan benzinde sıfır ithalat vergisi uygulamasının 30 Haziran 2027’ye kadar uzatılmasını ve bazı yakıt türlerine ilişkin vergi rejiminin değiştirilmesini değerlendirmelerini istedi.

Rusya’da benzin açığı için ithalat desteği gündemde

Bu kapsamda, AI-92 benzini ile katkı maddelerinin karıştırılmasıyla elde edilen AI-95 benzini için sıfır tüketim vergisi uygulanması da değerlendirilen seçenekler arasında yer aldı.

Mayıs ayının sonundan bu yana Rusya’nın bazı bölgelerinde yakıt tedarikinde aksamalar kaydedildi. Kırım, Sivastopol ve Kuban yönetimleri akaryakıt istasyonlarında yakıt sıkıntısı yaşandığını bildirdi.

Kırım lideri Sergey Aksyonov ise yarımadadaki tüm akaryakıt istasyonlarının yalnızca kamu hizmetleri için yakıt vermeye yönlendirildiğini açıkladı.

Rusya Enerji Bakanlığı, iç piyasadaki durumun istikrarlı ve kontrol altında olduğunu vurgularken, Federal Rekabet Kurumu’nun (FAS) da bu durumun sürdürülmesi için alınan tedbirler hakkında bilgi verdiği belirtildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da benzin açığı için ithalat desteği gündemde

Yayınlanma

Rusya hükümeti, ülkedeki yakıt açığını gidermek amacıyla Hindistan’dan geniş çaplı benzin ithalatının önünü açacak düzenlemeler üzerinde çalışıyor. RBK’nın aktardığı tasarı, yurt dışından benzin satın alan petrol şirketlerine bütçeden sübvansiyon verilmesini öngörüyor. Düzenleme, Rusya’da artan benzin açığı ve rafineri üretimindeki düşüş ortamında gündeme geldi.

Rusya yönetimi, ülkedeki yakıt açığını kapatmak amacıyla Hindistan’dan geniş çaplı benzin ithalatına başlamaya hazırlanıyor.

RBK medya kuruluşunun haberine göre, bu amaçla hazırlanan Vergi Kanunu değişikliği tasarısı, yakıt piyasasını istikrara kavuşturmayı hedefliyor.

Tasarı, yurt dışından benzin satın alan petrol şirketlerine bütçeden sübvansiyon verilmesini öngörüyor. Sübvansiyonların, perakende akaryakıt fiyatlarını kontrol altında tutmak amacıyla sekiz yıl önce yürürlüğe giren dempfer mekanizması kapsamında uygulanması planlanıyor.

AEB dışında üretilen ithal benzine verilecek desteğin miktarı, Hindistan piyasasındaki gösterge benzin fiyatı ile Hindistan limanlarından yapılacak sevkiyatın maliyeti esas alınarak hesaplanacak.

RBK’nın aktardığına göre tasarı, bir gün önce Devlet Duması Bütçe ve Vergi Komisyonu tarafından desteklendi. Gazeteye konuşan bir kaynak, düzenlemenin çarşamba günü ikinci ve üçüncü okumada kabul edilebileceğini söyledi.

Hindistan, Ukrayna’daki savaşın başlamasının ardından deniz yoluyla taşınan Rus petrolünün en büyük alıcısı haline geldi. Ülke geçen yıl günlük 1,5 ila 2 milyon varil Rus petrolü satın alırken, Haziran 2026’da ithalatını günlük rekor 2,66 milyon varile çıkardı.

Hindistan, Rusya’dan satın aldığı petrolün bir bölümünü dizel, gazyağı ve benzin gibi petrol ürünlerine dönüştürerek ihraç ediyor.

Wood Mackenzie’nin değerlendirmesine göre, Hindistan’ın benzin ihracatı geçen yıl günlük 400 bin varille rekor seviyeye ulaştı. Bu ürünlerin başlıca alıcıları Asya ülkeleri oldu.

Reuters’ın aktardığına göre Hindistan’da üretilen benzinin yaklaşık yüzde 20’si etanol içeriyor. Bu oran, Rusya’da izin verilen yüzde 10’luk sınırın iki katına karşılık geliyor.

Novak: Rusya akaryakıt piyasasında durum kontrol altında

Rusya geçen yıl, rafinerilere yönelik bir dizi saldırının ardından izin verilen etanol oranını yükseltmişti.

2026 yılında insansız hava aracı saldırıları Rus petrol rafinerilerine yönelik olarak şimdiye kadarki en geniş ölçekte gerçekleşti. M

ayıs ayında 16 rafineri vurulurken, haziranda en az altı rafineri daha saldırılardan etkilendi. Bunun sonucunda Rusya’da petrol işleme hacmi son yirmi yılın en düşük seviyesine geriledi ve benzin üretimi yüzde 25 azaldı.

Reuters’ın verilerine göre Rusya’daki benzin açığı şu anda iç tüketimin yaklaşık yüzde 20’sine ulaşıyor.

Faaliyette kalmayı sürdüren rafineriler günde 85 bin ton benzin üretirken, yaz aylarında ekonominin günlük ihtiyacı 110 bin ton seviyesinde bulunuyor.

Rusya halihazırda Belarus’tan da benzin satın alıyor. Ancak Reuters’ın kaynaklarına göre Belarus’tan gelen miktar, yakıt dengesindeki açığı kapatmaya yetmiyor.

Aylık 100 ila 150 bin ton seviyesindeki sevkiyatlar günlük yaklaşık 3 ila 5 bin tona karşılık gelirken, ülkedeki benzin açığı günlük 25 bin tona ulaşıyor.

Rusya’nın petrol ihracatı yılın en yüksek seviyesine ulaştı

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English