Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da akaryakıt fiyatlarını dengeleme mekanizması uzatılıyor

Yayınlanma

Rusya’da akaryakıt piyasasında fiyat istikrarını sağlayan ve petrol rafinerilerine ödenen vergi iadesi niteliğindeki “fiyat dengeleme mekanizmasının” sıfırlanmasına yönelik moratoryumun 2026 sonuna kadar uzatılması planlanıyor. Başbakan Yardımcısı Novak başkanlığında yapılan toplantıda ele alınan bu önleme ek olarak, petrol şirketlerine iç piyasaya yönelik belirli miktarlarda sevkiyat yapma yükümlülüğü getirilmesi de gündemde.

Rusya’da petrol sektörü temsilcilerine, akaryakıt fiyatlarını dengelemek amacıyla kullanılan amortisman ödemelerinin sıfırlanmayacağına dair yıl sonuna kadar geçerli olacak bir güvence verildi.

RBK medya kurluşunun sektördeki iki ayrı kaynağa dayandırdığı bilgilere göre, yakıt amortismanının sıfırlanmasına yönelik moratoryum 2026 yılının sonuna kadar uzatılabilir.

Söz konusu tedbir, 27 Mart tarihinde Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak başkanlığında düzenlenen ve yakıt piyasasındaki durumun değerlendirildiği toplantıda müzakere edildi.

RBK’ya bilgi veren kaynaklar ayrıca, Novak’ın Enerji Bakanlığı, Federal Tekelcilikle Mücadele Teşkilatı (FAS) ve petrol şirketlerine iç piyasaya yönelik benzin ve dizel yakıt sevkiyatında belirli hacimler üzerinden anlaşmaya varılması talimatını verdiğini belirtti.

Mevcut durumda petrol şirketleri, FAS ve Enerji Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak emir uyarınca, ürettikleri benzinin yüzde 15’ini borsada satmakla yükümlü bulunuyor.

Diğer petrol ürünleri için de belirli satış kotaları uygulanıyor: Dizel yakıtta yüzde 16, jet yakıtında yüzde 11 ve sıvılaştırılmış petrol gazında (LPG) yüzde 7,5 oranında satış kotası geçerliliğini koruyor.

Yakıt amortisman mekanizması, hükümetin rafinerilere sübvansiyon ödemesi yaparak petrol şirketlerini yakıtı ihraç etmek yerine iç piyasaya sunmaya teşvik etmesi esasına dayanıyor.

Yakıtın yurt dışı satış fiyatının iç piyasa fiyatından daha kârlı olduğu durumlarda devlet, aradaki farkı şirketlere ödeyerek fiyat dinamiklerini dengeliyor.

Ancak iç piyasadaki yakıt fiyatlarının belirlenen seviyelerin üzerine çıkması halinde, şirketlere yapılan amortisman ödemeleri sıfırlanıyor.

Vergi Kanunu uyarınca, toptan yakıt fiyatlarının aylık ortalamada belirlenen gösterge fiyatlardan benzinde yüzde 20, dizel yakıtta ise yüzde 30’dan fazla sapması durumunda o ay için amortisman ödemesi yapılmıyor.

2026 yılı için gösterge fiyatlar, AI-92 tipi benzinde ton başına 62 bin 300 ruble, dizel yakıtta ise 58 bin 950 ruble olarak belirlendi. 6 Nisan 2026 tarihi itibarıyla St. Petersburg Borsası’nda AI-92 tipi benzin, 6 Mart’taki 61 bin 188 rublelik seviyesinden yüzde 6,8 artışla ton başına 65 bin 371 rubleden işlem gördü.

Yazlık dizel yakıtın tonu ise aynı dönemde yüzde 6,3 artarak 59 bin 367 rubleden 63 bin 87 rubleye yükseldi.

2025 yılının yaz ve sonbahar döneminde rafinerilerde yapılan plansız onarımlar sonucu toptan benzin fiyatlarında yaşanan rekor artışlar üzerine petrol şirketleri, amortismanın sıfırlanmasına dair moratoryum uygulanması yönünde hükümete teklif sunmuştu.

Ekim 2025’te Devlet Başkanı Vladimir Putin tarafından imzalanan kararnameyle, benzin ve dizel yakıtta amortisman ödemesi için öngörülen fiyat sapma eşiği 1 Ekim’den 1 Mayıs 2026’ya kadar dikkate alınmayacak şekilde askıya alınmıştı.

Enerji Bakanlığı o dönemde yaptığı açıklamada, bu kararın şirketlere yapılan ödemelerin korunması ve iç piyasadaki fiyat istikrarı için gerekli olduğunu vurgulamıştı.

RBK’ya konuşan kaynaklardan biri, Enerji ve Maliye bakanlıklarının bu önlemi 31 Aralık 2026’ya kadar uzatacak olan kararname taslağını 7 Nisan’a kadar hükümete sunmaları gerektiğini bildirdi.

Bunun yanı sıra NEFT Research Dış İletişim Direktörü Dmitri Prokofyev, hem moratoryumun uzatılması hem de borsa dışı sevkiyat anlaşmalarının yapılmasının, küresel petrol ürünleri talebinin yüksek olduğu bir ortamda petrol şirketlerinin iç piyasaya benzin ve dizel sağlama yönündeki finansal motivasyonunu korumayı amaçladığını belirtti.

Prokofyev, Ortadoğu’daki kriz nedeniyle küresel petrol piyasasının ciddi bir dalgalanma içinde olduğunu ifade etti. Amortisman ödemelerinin kesilmesi halinde petrol şirketlerinin, ya kâr marjı düşük olan iç piyasaya yönelik arzı azaltarak ihracata yöneleceklerini ya da gelir kayıplarını telafi etmek için toptan fiyatları artıracaklarını kaydetti.

Prokofyev’e göre her iki senaryo da akaryakıt istasyonlarındaki perakende fiyatların hızla yükselmesine yol açacak.

Prokofyev, “Mevcut oynaklık içinde bu karar, fiyatları baskılamak için temel bir unsurdur. Kesin çözüm olmasa da bu mekanizma olmadan perakende fiyatlar üzerindeki baskı çok daha yüksek olurdu” değerlendirmesinde bulundu.

Fiyat Endeksleri Merkezi verilerine göre, Rusya’nın Baltık limanlarından yapılan dizel yakıt ihracatı, mart ayında şubat ayına göre yüzde 22, geçen yılın aynı ayına göre ise yüzde 34 artarak 1,78 milyon tona ulaştı.

Bu artışın, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının limanlara yönelik düzenli saldırılarına rağmen gerçekleştiği kaydedildi.

Mart ayında Primorsk üzerinden 1,16 milyon ton yakıt ihraç edilirken, Ust-Luga Limanı’ndan yapılan petrol ürünleri sevkiyatı şubat ayına göre yüzde 80, yıllık bazda ise yüzde 100 artarak 400 bin ton seviyesine yükseldi.

Prokofyev, sevkiyat anlaşmalarının dönemsel talep artışının yaşandığı zirve dönemlerinde oluşabilecek her türlü açık ihtimalini ortadan kaldırması gerektiğini vurguladı.

Bağımsız enerji uzmanı Kirill Rodyonov da bu görüşe katılarak, düzenleyicilerin moratoryumu uzatma karşılığında petrol şirketlerinden özellikle ekim-dikim döneminde iç piyasaya istikrarlı ürün sağlama taahhüdü almak istediğini belirtti.

Rodyonov, bu yükümlülüğün muhtemelen hem perakende hem de toptan satış pazarını kapsayacağını öngördü.

Prokofyev’e göre, bu iki önlemin birlikte uygulanması, akaryakıt perakende fiyatlarındaki artışı enflasyon sınırları içinde tutmaya yardımcı olacak.

Rosstat’ın son verilerine göre, 23-30 Mart tarihleri arasında Rusya’da AI-92 benzinin ortalama perakende litre fiyatı yüzde 0,3 artışla 66,73 rubleye, dizel yakıtın fiyatı ise yüzde 0,2 artışla 77,73 rubleye yükseldi. Söz konusu dönemde ülke genelindeki toplam enflasyon ise yüzde 0,17 olarak kaydedildi.

Rusya

İran riyali ABD baskısı karşısında tarihi dip seviyeye geriledi

Yayınlanma

İran riyali, ABD yönetiminin devreye soktuğu kapsamlı ekonomik baskı ve tecrit adımlarının ardından serbest piyasada dolar karşısında tarihi dip seviyeye geriledi. Washington yönetimi Tahran’ın ana limanlarını, ticaret ortaklarını ve petrol ihracatını hedef alırken BAE de mali işlemleri askıya aldı.

İran ulusal para birimi riyal, Washington yönetiminin ekonomik baskıyı artırmasının ardından serbest piyasada dolar karşısında tüm zamanların en düşük seviyesine geriledi.

Bloomberg’in serbest piyasa verilerine dayandırdığı habere göre, İran’daki serbest piyasa döviz kurlarını izleyen Bonbast internet sitesinde riyal, 23 Ağustos Pazar günü, 21 Ağustos Cuma günkü kapanışa kıyasla yüzde 4,6 değer kaybederek 1 dolar karşısında 1 milyon 992 bin riyal seviyesine indi.

Bir diğer gayriresmi izleme platformu olan TGJU ise pazar günü kurun 1 dolar karşısında 2 milyon riyal sınırını aştığını, ancak seans kapanışına doğru bir miktar gerilediğini bildirdi.

İran para birimi üzerindeki baskı, ABD Başkanı Donald Trump’ın geçtiğimiz hafta Tahran’a yönelik “benzeri görülmemiş bir ekonomik tecrit” sürecinin başladığını duyurmasının ardından hız kazandı.

Washington yönetimi; Tahran’ın kalan az sayıdaki ticaret ortağına yönelik tehditler savurarak, Basra Körfezi’ndeki ana limanlarını abluka altına alarak ve ülkenin en kritik döviz kaynağı olan petrol ihracatını kısıtlayarak İran’ı tamamen yalnızlaştırmayı hedefliyor.

İran Merkez Bankası Başkanı Abdunnasır Himmeti, ülkenin ham petrol ihracatının “neredeyse tamamen durduğunu” açıkladı.

Bununla birlikte Tahran’ın başlıca ticaret ortakları arasında yer alan Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ikinci bir duyuruya kadar İran ile yürütülen tüm mali operasyonları askıya aldığını bildirdi.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, yürütülen stratejiye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Amacımız, İran tamamen yapayalnız kalana dek onu ayakta tutan bütün ekonomik damarları kesmektir” ifadelerini kullandı.

Bessent, 24 Ağustos Pazartesi günü şafak vakti itibarıyla İran için ekonomik bir “D-Day” (Normandiya Çıkarması) başladığını belirterek, bunun bir hasma karşı bugüne kadar organize edilmiş en büyük finansal taarruz olduğunu söyledi.

İran’ın ekonomi gazetesi Donya-e Eqtesad’da yer alan bilgilere göre riyaldeki sert düşüş; döviz transferlerindeki aksamalar ve ihracattaki gerilemenin, ithalat talebindeki artış ve yükselen enflasyon beklentileriyle aynı döneme denk gelmesinden kaynaklandı.

İran petrolünün büyük kısmını satın alan Çin ise ABD’nin Tahran üzerindeki ekonomik baskısının sonuç vermeyeceğini savunarak anlaşmazlığın diplomatik yollarla çözülmesi çağrısında bulundu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, devlete ait İttilaat gazetesinde yayımlanan yazısında çok kutuplu mekanizmalara işaret etti.

Arakçi, “Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) ve BRICS grubu gibi yapıların, güç tekelini kırmak ve daha adil bir uluslararası düzene ilerlemek adına etkili araçlar olduğuna inanıyoruz” değerlendirmesinde bulunarak İran’ın bu fırsatları azami ölçüde kullanma kararlılığında olduğunu vurguladı.

İran riyali, Ortadoğu’daki gerilime paralel olarak şubat sonundan bu yana dalgalı bir seyir izliyor. Mart ayı sonunda ABD’nin İran petrolünün satışına kısmen izin verme kararı almasıyla riyal yüzde 6,7 değer kazanarak 1 dolar karşısında 1 milyon 559 bin seviyesine yükselmişti.

Ancak nisan ayı sonunda İran ile ABD arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi üzerine para birimi 1 dolar karşısında 1,8 milyon riyale gerileyerek o dönemin en düşük seviyesini görmüştü.

Haziran ayı ortasında İran ve ABD arasında bir mutabakat zaptı imzalanmıştı. Söz konusu mutabakat, ateşkes sağlanmasını ve Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın kaldırılmasına yönelik çalışmaların başlatılmasını öngörüyordu.

Buna karşın taraflar arasındaki karşılıklı saldırılar devam etti. Sürecin ardından Tahran yönetimi, Washington’ın taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürdü ve ABD bölgeye müdahalesine son verene kadar Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın süreceğini, savaş nedeniyle “tek bir damla” petrolün dahi geçişine izin verilmeyeceğini ilan etti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya akaryakıt piyasasını ithalatla dengeleyecek

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, ülkedeki akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengeleneceğini açıkladı. Novak, iç piyasada dizel veya uçak yakıtı sıkıntısı bulunmadığını, sorunların yalnızca benzinle sınırlı olduğunu bildirdi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Birleşik Rusya Partisinin kongresinin ikinci aşamasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya akaryakıt piyasasının ithalat yoluyla dengelenmesi gerektiğini ve ithalat hacminin piyasadaki açığa bağlı olarak değişiklik göstereceğini söyledi.

İthalat adımlarının geçici nitelik taşıdığını belirten Novak, “İthalat konusunda, piyasanın tam olarak ithalatla dengelenmesi gerektiği kanaatindeyim. Buradaki hacimler de geçici bir karakter taşıyor; ithalat hacmi açık durumuna göre dalgalanacaktır” dedi.

İç piyasada dizel yakıt sıkıntısı yaşanmadığını vurgulayan Novak, “Dizel yakıt yeterli seviyede. Tarım üreticilerinin ihtiyacı karşılandı, kuzey ikmali güvence altına alındı. Uçak yakıtı da yeterli miktarda bulunuyor. Sorunlar yalnızca benzinle bağlantılı” diye konuştu.

Birkaç Rus petrol rafinerisinin kısa süre önce bakım ve onarım çalışmalarını tamamlayarak piyasaya ek akaryakıt sevk etmeye başladığını kaydeden Novak, “Şu anda birkaç tesis yeniden işletmeye alındı” bilgisini paylaştı.

Novak, Euro-5 çevre sınıfının (Rusya’daki K-5 standardı) altındaki akaryakıtın Rusya pazarındaki payının yüzde 10’un altında kalarak önemsiz bir düzeyde olacağını ifade etti. Dikey entegre petrol şirketlerinin K-2, K-3 veya K-4 standartlarında yakıt üretmeyi planlamadığını ve K-5 standardında üretime devam edeceğini kaydetti.

Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

Rusya hükümeti, ağustos ayı başında K2, K3 ve K4 sınıfı benzinlerin üretimini, ithalatını ve satışını 1 Temmuz 2027 tarihine kadar serbest bırakmıştı.

Novak başkanlığında 21 Ağustos’ta düzenlenen hükümet toplantısında Enerji Bakanlığı, petrol şirketlerinin iç pazara yönelik benzin ve dizel tedarikini artırma tavsiyelerini yerine getirdiğini bildirmişti.

Bu tedarik artışının, ithalatın yükseltilmesi ile K2, K3 ve K4 çevre sınıflarındaki yakıtların üretimi sayesinde sağlandığı aktarılmıştı.

O dönemden bu yana Rusya’nın 80’den fazla federe biriminde benzin ve dizel dağıtımına yönelik tam veya kısmi kontrol tedbirleri uygulandı.

Temmuz ayına doğru bazı bölgelerde bu kısıtlamalar kademeli olarak gevşetilmeye başlandı.

Enerji Bakanı Sergey Tsivilev, 18 Ağustos’ta yaptığı açıklamada bazı akaryakıt istasyonlarında kuyrukların sürdüğünü kabul etmiş ve bakanlığın bu sorunun çözümü üzerinde çalıştığını duyurmuştu.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise akaryakıt piyasasındaki güçlükleri geçici olarak nitelemiş ve bu durumun genel ekonomik gidişatı etkileyemeyeceğini vurgulamıştı.

Rusya akaryakıt krizine karşı Asya’dan yakıt ithalatını artırıyor

Okumaya Devam Et

Rusya

Türkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı

Yayınlanma

S&P Global verilerine göre Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yüklenen Wendrix adlı tanker Rusya’ya doğru yola çıktı. Sevkiyat gerçekleştiğinde Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla yapılan ilk benzin ihracatı ve denizden beşinci yabancı yakıt ithalatı kayıtlara geçecek.

S&P Global bünyesindeki Commodities at Sea (CAS) biriminin verilerine göre, Rusya Türkiye’den ilk parti benzin sevkiyatını almaya hazırlanıyor.

Kommersant gazetesinin haberine göre analistler, Türkiye’deki Mersin Limanı’ndan yükleme yapan Wendrix adlı tankerin önümüzdeki hafta Rusya’ya ulaşmasının beklendiğini aktardı.

CAS, Mersin Limanı’nın Ukrayna’nın yaptırım listesinde yer aldığını, Wendrix tankerinin ise Avrupa Birliği, İngiltere, Ukrayna ve İsviçre tarafından yaptırım uygulanan gemiler arasında bulunduğunu kaydetti.

S&P Global, söz konusu sevkiyatın Türkiye’den Rusya’ya deniz yoluyla gerçekleştirilen ilk kayıtlı benzin sevkiyatı ve Rusya’nın deniz yoluyla yurt dışından ithal ettiği beşinci parti yakıt olacağını bildirdi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 19 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Rusya’nın yakıt ithalatına başladığını ifade etmişti.

Rusya’nın çeşitli bölgelerinde mayıs ayı sonundan itibaren yakıt tedarikinde aksamalar yaşanmaya başladı. Tam ya da kısmi kısıtlamalar 80’i aşkın bölgeyi etkilerken yetkililer temmuz ayından itibaren bazı bölgelerde bu tedbirleri gevşetmeye başladı.

Başbakan Yardımcısı Novak, haziran ayında ilgili bakanlık ve kurumlara iç yakıt piyasasını istikrara kavuşturacak tedbirler hazırlama talimatı verdi. Aynı dönemde havacılık yakıtı (kerosen) ihracatına yasak getirildi.

Temmuz ayı başında ise yakıt tedarikinin güvenilirliğini artırmak amacıyla Rus rafinerilerine Euro-3 standartlarına uygun benzin satma izni yıl sonuna kadar tanındı. Bu karardan birkaç gün sonra dizel ihracatı da yasaklandı.

Alınan bu tedbirlerin yanı sıra Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iç yakıt pazarının güvenceye alınmasına yönelik bir yasayı imzaladı.

İlgili yasa, diğer düzenlemelerin yanında ham benzinin (nafta/düz koşum benzin) farklı bileşenlerle harmanlanmasına da imkan tanıyor.

Novak, hükümetin aldığı önlemlerin sonuç verdiğini belirterek birçok bölgede kısıtlamaların kaldırıldığını, faaliyet gösteren akaryakıt istasyonu sayısının arttığını ve kuyrukların azaldığını dile getirdi. Putin de ülkedeki yakıt sorunlarının geçici olduğunu vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English