Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı devlet şirketlerine yönelik gecikme cezalarını artırmaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı, devlet şirketlerinin KOBİ tedarikçilerine yönelik ödeme yükümlülüklerini ihlal etmesi sorununun çözümü için özel çalışma grubu oluşturdu. Gündeme alınan yeni tedbirler arasında, ihlal durumunda uygulanan cezaların piyasa koşullarına göre artırılması ve sözleşme süreçlerinin elektronik onay sistemiyle takip edilmesi yer alıyor.

Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı, belirli tüzel kişilerin Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelere (KOBİ) yönelik ödeme yükümlülüklerini ihlal etmesi konusunu ele almak üzere kurulan çalışma grubunun ilk toplantısını gerçekleştirdi.

KOBİ Kurumu (KMSP) temsilcisinin Vedomosti’ye verdiği bilgiye göre, Bakan Maksim Reşetnikov başkanlığında yapılan toplantıda mevcut ödeme krizleri ve işletmelerin çözüm önerileri görüşüldü.

Söz konusu girişimler arasında, gecikme cezalarının belirgin oranda artırılması yer alıyor. Rusya İktisadi Kalkınma Bakanlığı temsilcisi, çalışma grubu toplantısında bu konunun uygulanabilirliğinin tartışıldığını doğruladı.

Ayrıca yetkililer, devlet ihalelerini düzenleyen 44-FZ sayılı kanundaki mekanizmaya benzer şekilde, devlet şirketlerinin alımlarını kapsayan 223-FZ sayılı kanun çerçevesinde elektronik onay sistemine geçiş yapmayı değerlendiriyor.

Şikayetler ve borç miktarı artış gösteriyor

Devlet şirketlerinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kötüleşen durum, İktisadi Kalkınma Bakanlığını özel çalışma grubu kurmaya yöneltti.

Bakanlığın aktardığına göre toplantıda konuşan Reşetnikov, girişimcilerden gelen şikayetlerin 2,5 kat, toplam borç miktarının ise 3 kat arttığını belirtti.

Reşetnikov, ödeme yapılmadığına dair şikayetlerin toplam tutarının 2024 yılında 1,5 milyar ruble seviyesindeyken, 2025 yılında 4,1 milyar rubleye ulaştığı bilgisini paylaştı.

İşletmeler için hassasiyet taşıyan bu alandaki sorunlu noktaların zamanında tespit edilmesi gerektiğini vurgulayan Reşetnikov, müşteri konumundaki kurumların yetkiyi kötüye kullanmasını önlemek amacıyla mevcut mekanizmanın hızla yeniden düzenlenmesi gerektiğini kaydetti.

KMSP Genel Müdürü Aleksandr İsayeviç, kurumun yürüttüğü izleme faaliyetlerinin ödeme ihlallerindeki artış eğiliminin 2026 yılında da sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.

İsayeviç’in verdiği bilgiye göre, yılın ilk ayında KMSP’ye girişimcilerden toplam 101 milyon ruble tutarında 34 şikayet ulaştı. Geçen yılın ocak ayında ise 21 milyon ruble tutarında 13 başvuru yapılmıştı.

Müşteri konumundaki devlet şirketlerinin ödeme yapmamasına yönelik şikayetler üzerinde çalışmaların sürdüğünü belirten İsayeviç, “Her vaka ayrı ayrı inceleniyor, karşı tarafın bilgisini almak ve ortaklaşa dengeli çözüm bulmak için devlet şirketiyle iletişime geçiyoruz” diye konuştu.

KMSP verilerine göre, bu çalışmalar neticesinde 2024 yılından bu yana 72 başvuru üzerinden 855 milyon ruble tutarındaki borç tahsil edildi.

İsayeviç, kurumun halihazırda toplam 3 milyar rubleyi aşan 321 şikayeti incelediğini, bunlardan 90’ının Rusya Federal Tekelcilikle Mücadele Kurumunda (FAS) değerlendirme aşamasında olduğunu, 37’sinde ise ödemelerin mutabık kalınan takvime göre yapıldığını aktardı.

Cezaların piyasa seviyesine çıkarılması talep edildi

İş dünyası temsilcileri, yükümlülüklerin zamanında yerine getirilmesi için gecikme cezalarının ve faiz oranlarının belirgin şekilde artırılmasının ek teşvik sağlayacağını öngörüyor.

Rusya Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Yardımcısı Yelena Dıbova, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, söz konusu cezaların katlanarak artırılması ve piyasa seviyesine çıkarılması yönünde teklifte bulunduklarını söyledi.

Bu adımın devlet şirketlerinin suistimallerini tamamen engelleyemese bile KOBİ tedarikçilerinin kayıplarını kısmen telafi etmelerine yardımcı olacağını belirten Dıbova, mevcut durumda sözleşme ihlalinin sonuçları açısından müşteriler lehine açık dengesizlik bulunduğunu ve devlet şirketlerinin cüzi miktardaki cezaları ödemesinin kendileri için sorun teşkil etmediğini vurguladı.

KMSP temsilcisi, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı yönetimindeki toplantıda ele alınan bir diğer tedbirin de iş dünyasının önerisi doğrultusunda bu tür sözleşmeler için 44-FZ sayılı kanuna benzer şekilde elektronik onay sisteminin getirilmesi olduğunu aktardı.

Dıbova, elektronik onay mekanizmasının müşteri ile tedarikçi arasında İhale Alanında Birleşik Bilgi Sistemi (EİS) üzerinden elektronik kapanış belgelerinin değişimini öngördüğünü açıkladı.

Belgelerin sisteme gönderilmesinin ardından bilgilerin Rusya Federal Hazinesine iletildiğini ve böylece müşterinin ödeme sürelerine uyup uymadığının takip edilebildiğini belirten Dıbova, bu önlemin tek başına sorunu çözmeyeceğini ancak denetim ve analiz mekanizması sağlayacağını kaydetti.

Kayıt dışı kara liste uygulamasına son verilmesi isteniyor

İşletmeler ödeme ihlalleri sorununun çözümü için daha önce de Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığına çeşitli teklifler sundu. Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği (RSPP) ile Opora Rossii, devlet şirketlerinin KOBİ’lerle yaptığı sözleşmelerde yedi günlük ödeme süresinin uygulanmasına yönelik hükümet talimatı hazırlanmasını ve devlet şirketi üst düzey yöneticilerinin performans göstergelerine (KPI) KOBİ tedarikçilerine borçsuzluk şartının eklenmesini talep etti.

İş dünyasının bir diğer talebi ise devlet şirketlerinin ödeme sürelerine uymamasından şikayetçi olan tedarikçilerin alındığı gayriresmi kara liste uygulamasının durdurulması oldu. Mevcut durumda söz konusu tedarikçilere yönelik kayıt dışı işbirliği yasağı uygulanıyor.

Devlet şirketlerinin alımlarının küçük işletmeler için önemli satış kanalı olduğunu vurgulayan İsayeviç, geçen yıl yaklaşık 239 bin KOBİ’nin tedarikçi konumuna geldiğini ve 2,8 trilyon rublesi imalat sanayii ürünleri olmak üzere toplam 9,55 trilyon rublelik alım yapıldığını ifade etti.

İsayeviç, elektronik onay sisteminin devreye alınmasıyla sözleşmenin ifa tarihinin kesin olarak kayıt altına alınacağını, böylece KOBİ’ler için yasayla belirlenen yedi günlük ödeme süresinin başlayacağını ve müşterilerin ödeme disiplininin artacağını kaydetti.

Opora Rossii Başkanı Aleksandr Kalinin, özellikle bilişim, inşaat ve sanayi üretimi alanlarında faaliyet gösteren küçük işletmeler için ödemelerin aylarca gecikmesinin, çalışmaların fiilen durması ve büyük müşterilerin tedarikçiler üzerinden ücretsiz kredilendirilmesi anlamına geldiğini belirtti.

Delovaya Rossiya Koordinasyon Kurulu Üyesi ve AİR Şirketler Grubu Kurucusu Aleksey Kuçmin ise bu yılın başında büyük müşteriler tarafında ödemelerin geciktirildiğinin tespit edildiğini bildirdi.

44-FZ sayılı kanuna benzer elektronik onay sisteminin uygulanmasının zorunlu karar olduğunu belirten Kuçmin, bu adımın belgenin müşteri tarafından alınma tarihinin kesinleşmesini, imza veya gerekçeli ret için net sürelerin belirlenmesini ve yolsuzluk unsurunun azaltılmasını sağlayarak şeffaf ortam yaratacağını ifade etti.

Devlet şirketlerine yönelik ceza ve faizlerin artırılmasını gecikmiş tedbir olarak nitelendiren Kuçmin, bu uygulamanın ancak cezanın kaçınılmazlığı ilkesiyle birleştiğinde sonuç vereceğini vurguladı.

Kuçmin, 223-FZ sayılı kanun kapsamındaki ödeme gecikmelerinin, ceza ödemekten daha dezavantajlı hale gelmesinin ekonomik açıdan şart olduğunu sözlerine ekledi.

Rusya

Rusya’da sanal bahisi yasallaştırma planı gündemde

Yayınlanma

Rusya Maliye Bakanlığı, yasadışı internet kumarhanelerinin yasal çerçeveye alınması halinde bütçeye yılda 100 milyar ruble ek gelir sağlanabileceğini hesaplıyor. Yasal bahis sektörünün bütçeye ve spora yıllık katkısının da 100 milyar rubleye ulaştığını belirten yetkililer, kumar bağımlılığına karşı kişisel erişim kısıtlamaları üzerinde duruyor.

Rusya Maliye Bakanlığı, internet üzerinden faaliyet gösteren yasadışı kumarhanelerin yasal zemine çekilmesinin devlet bütçesine yılda yaklaşık 100 milyar ruble ek gelir sağlayabileceğini hesaplıyor.

İstanbul’da düzenlenen Verona Avrasya Ekonomik Forumu sırasında gazetecilere konuşan Rusya Maliye Bakan Yardımcısı İvan Çebeskov, bakanlığın bu alana yönelik farklı düzenleme seçeneklerini masaya yatırdığını açıkladı.

Çebeskov, yasal bahis pazarının bu yıl yürürlüğe giren artırılmış vergi oranları, vergiler ve hedefe yönelik kesintilerle birlikte bütçeye ve spora halihazırda yılda yaklaşık 100 milyar ruble kazandırdığını belirtti.

Yasadışı pazarın hacim bakımından yasal sektörle denk düzeyde olduğunu kaydeden Çebeskov, bütçeye aktarılabilecek potansiyel gelirin de benzer bir büyüklüğe ulaştığını dile getirdi.

Devletin şu anda bu kaynağı kasasına koyamadığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, “Bu, doğal olarak bütçenin mahrum kaldığı ve aralarında çeşitli suç şebekelerinin de yer aldığı alanlara giden devasa bir para” değerlendirmesini yaptı.

Maliye Bakanlığı yasadışı pazara karşı düzenleme seçeneklerini inceliyor

Maliye Bakanlığı, kayıt dışı faaliyet gösteren çevrimiçi kumarhanelerin denetim altına alınması ihtimalini diğer resmi kurumlar ve yasal pazar temsilcileriyle birlikte değerlendirmeye aldı.

Kısa süre önce düzenlenen şans oyunları forumunda sektör bileşenlerinin yasadışı internet kumarhanelerini hem ekonomi hem de yasal bahis kuruluşları açısından büyük bir sorun olarak nitelediğini aktaran Çebeskov, yasal işletmeciler dahil çeşitli taraflardan düzenleme ve mücadele önerileri aldıklarını, bakanlığın bütün olasılıkları incelediğini ifade etti.

Şans oyunlarının ekonomik getirisinin yanında toplumsal riskler de barındırdığına dikkat çeken Çebeskov, kumar bağımlılığı sorununun mutlaka hesaba katılması gerektiğini vurguladı.

Bakan Yardımcısı, yurttaşların korunması için şans oyunlarına kişisel erişim yasağı getirilmesi gibi mekanizmaların devreye sokulmasının zorunlu olduğunu kaydetti.

Rusya Maliye Bakanlığı Finans Politikası Dairesi Başkan Yardımcısı Aleksandr Hristoforov, 29 Eylül’de yaptığı açıklamada 64 binden fazla Rusya vatandaşının kumar oyunlarına yönelik kişisel men kısıtlaması koydurduğunu duyurmuştu.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma ise 9 Haziran’da yasadışı şans oyunları sitelerine erişimin hızla engellenmesini öngören yasayı kabul etmiş ve bildirimleri inceleme süresini beş iş gününden iki iş gününe indirmişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Maliye Bakanlığının internet kumarhanelerinin yasallaştırılmasına dönük önerisinin Kremlin’e ulaştığını 28 Ocak’ta teyit etmiş, girişimin üzerinde çalışılması gerektiğini belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Merkez Bankası faizi yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası, kalıcı fiyat baskısı ve yüksek enflasyon beklentilerini gerekçe göstererek politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu. Yıllık enflasyonun yüzde 7 bandında seyrettiği ülkede piyasa uzmanları, bütçe açığı ve akaryakıt maliyetlerinin fiyatlar üzerindeki yukarı yönlü baskıyı canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.

Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulu, 23 Ekim’deki toplantısında politika faizini yıllık yüzde 14 seviyesinde sabit tuttu.

Vedomosti gazetesinin görüştüğü 26 ekonomistten 25’i bu kararı beklerken, yalnızca bir uzman faizin yüzde 13,75’e çekilebileceği tahmininde bulunmuştu.

Fiyat baskısının yüksek seyrettiğini, enflasyon beklentilerinin de üst seviyelerde kaldığını duyuran Merkez Bankası, ekonominin yılın ikinci yarısında ılımlı bir hızla büyüdüğünü kaydetti.

Kalıcı fiyat artışının yavaşlamadığına işaret eden düzenleyici kurum, yıllıklandırılmış bazda bu oranın yüzde 5 ila 6 aralığında seyrettiğini hesaplıyor.

Merkez Bankası bu tablonun temel nedeni olarak kimi sektörlerdeki üretim kapasitelerinin geçici biçimde daralmasını gösteriyor. Açıklamada, kalıcı enflasyondaki düşüş eğiliminin yeniden başlaması için toplam talep artışının sınırlı tutulması gerektiği vurgulanıyor.

Kurulun sonraki faiz kararlarını ise enflasyonun seyrine, enflasyon beklentilerine, iç ve dış koşullardan kaynaklanan risk değerlendirmelerine göre belirleyeceği aktarılıyor.

Rusya Merkez Bankası, 11 Eylül’deki önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme sürecine yaklaşık bir buçuk yıl aradan sonra ilk kez ara vermişti.

Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina o dönem yaptığı değerlendirmede, bu duraklamanın para politikasının doğrudan etki edemeyeceği tek seferlik etkenlerden kaynaklandığını anlatmıştı.

Nabiullina, tüketici enflasyonundaki yıllıklandırılmış artışın öncelikle kimi sektörlerdeki geçici üretim kapasitesi kısıtlarından hız aldığını, akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin de tabloda belirgin bir rol oynadığını söylemişti.

Kurum başkanı, fiyatlardaki tek seferlik ivmelenmenin kalıcı bir eğilime dönüşmemesi adına ölçülü sıkı para politikası koşullarının zorunlu olduğunu savunmuştu.

Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi’nin (Rosstat) verilerine göre Rusya’da haftalık enflasyon, 6-12 Ekim haftasındaki yüzde 0,11 seviyesinin ardından 13-19 Ekim haftasında yüzde 0,05 olarak ölçüldü.

Fiyatlardaki artış ay başından bu yana yüzde 1,06’ya, yıl başından bu yana ise yüzde 6,15’e ulaştı.

Haftalık tüketici enflasyonu 29 Eylül-5 Ekim döneminde yüzde 0,96, 22-28 Eylül döneminde yüzde 0,12, 15-21 Eylül döneminde yüzde 0,06, 8-14 Eylül döneminde yüzde 0,02 ve 1-7 Eylül döneminde yüzde 0,05 düzeyinde gerçekleşmişti.

İnterfaks’ın Merkez Bankası yöntemine dayanarak yaptığı hesaplamalara göre yıllık enflasyon 12 Ekim’deki yüzde 7,02 seviyesinden 19 Ekim’de yüzde 6,84’e gerilerken, Ekonomik Kalkınma Bakanlığı’nın yönteminde bu oran yüzde 7,22’den yüzde 7,15’e indi.

Uzmanlar faiz kararının gerekçelerini değerlendirdi

Stratejik Araştırmalar Merkezi (CSR) Genel Direktörü Pavel Smelov, Vedomosti’ye yaptığı açıklamada, Merkez Bankası’nın faize ara vermesindeki temel gerekçelerin enflasyondaki yeni yükseliş dalgası ile enflasyonist risklerin ağır basması olduğunu kaydetti.

Ekim ayı başında fiyat artışını tetikleyen başlıca etkenler arasında, temmuzdan bu yana ertelenen konut ve kamu hizmetleri tarifelerindeki artışın yer aldığını söyledi.

Tarifelerde ekim başında yapılan yüzde 9,9’luk planlı endekslenmenin ayın ilk haftasında haftalık enflasyonu tek seferde yüzde 0,96’ya fırlattığını hatırlatan Smelov, bu artışın beklenen ve tek seferlik bir sıçrama olduğunu dile getirdi.

Sovcombank Başanalisti Mihail Vasilyev ise akaryakıt piyasasındaki zorlu koşulların ve artan ulaşım maliyetlerinin enflasyonu yıl sonuna kadar yüksek tutabileceğini değerlendirdi.

Vasilyev, şirketlerin yükselen nakliye ve tarife maliyetlerini tüketici fiyatlarına yansıtabileceğine, bunun da canlı tüketici talebi ve yüksek seyreden enflasyon beklentileri ortamında hız kazanabileceğine dikkat çekti.

Bütçe politikasının bir diğer kritik etken olduğunu belirten Gazprombank Başekonomisti Pavel Biryukov da bütçe dengelerine işaret etti.

Mevcut bütçe yasasındaki 3,79 trilyon rublelik (milli gelirin yüzde 1,6’sı) açığa karşılık güncellenen bütçede 2026 yılı için 7,34 trilyon ruble, 2027 yılı için ise 5,4 trilyon ruble açık öngörüldüğünü anımsatan Biryukov, bu tablonun Merkez Bankası’nın önceki varsayımlarına kıyasla enflasyonu daha fazla körükleyici nitelikte olduğunu vurguladı.

Faizin yüzde 13,75’e indirilmesini bekleyen tek isim olan Truevalue Telegram kanalının yazarı ekonomist Viktor Tunev, olası bir indirimin ekonomi ile bütçe politikasında giderek daha görünür hale gelen sıkı para politikasının enflasyonist risklerini hafifletebileceğini savundu. Ankete katılan hiçbir uzman ise faiz artırımı beklemiyordu.

Stolıpin Ekonomik Büyüme Enstitüsü Başekonomisti Boris Kopeykin, ekonomide son beş çeyrektir süren yatırım daralması ortamında faiz artırmanın son derece riskli bir adım olacağını kaydetti.

Kopeykin, böylesi bir hamlenin ekonomide ve finans piyasalarında olumsuz bir zincirleme reaksiyona yol açabileceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Rusya

ABD Rus dizeline kapıyı açtı: İlk tanker yola çıktı

Yayınlanma

Rusya’nın Primorsk Limanı’ndan 22 Ekim’de yüklenen dizel tankeri, Washington ile Moskova arasındaki tedarik mutabakatının ardından New York’a doğru yola çıktı. Geminin 7 Kasım’da ABD’ye varması beklenirken, iki ülke arasındaki planlama ilk etapta 300 bin tonu aşkın yakıt teslimatını öngörüyor.

Rus dizeli taşıyan bir tanker, Baltık Denizi kıyısındaki Primorsk Limanı’ndan yola çıkarak New York rotasına girdi.

Reuters’ın gemi takip hizmeti veren LSEG verilerine dayandırdığı haberine göre, sevkiyat için yükleme işlemi 22 Ekim’de yapıldı. Geminin 7 Kasım’da ABD kıyılarına ulaşması bekleniyor.

Rusya Doğrudan Yatırım Fonu (RDIF) Başkanı ve Rusya Devlet Başkanı’nın yabancı ülkelerle yatırım ve ekonomik işbirliğinden sorumlu özel temsilcisi Kirill Dmitriyev, ilk tankerin 22 Ekim’de yola çıktığını daha önce duyurmuştu. İnterfaks’ın aktardığına göre Dmitriyev, ilk sevkiyatın ardından ABD’ye yönelik yeni ve yüksek hacimli sevkiyatların süreceğini kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump, 9 Ekim’de yaptığı açıklamada Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rus dizel yakıtının dünya pazarlarına ulaştırılması konusunda anlaştıklarını ilan etmişti. Trump, mutabakat uyarınca Rusya’nın ilk etapta 300 bin tonun üzerinde dizel tedarik edeceğini, kasım ayında 500 bin tonluk yeni bir partinin geleceğini ve hemen ardından 1 milyon tonluk teslimat yapılacağını ifade etmişti.

Trump, Rus petrol rafinerilerinin durumuna bağlı şekilde 3 milyon tonluk ek bir yakıt hacminin daha devreye girebileceğini dile getirmişti. Bu uzlaşmanın ardından ABD Hazine Bakanlığı, söz konusu sevkiyatları Nisan 2027’ye kadar yaptırım kapsamı dışına çıkarırken, Rusya hükümeti de dizel ihracatına getirdiği kısıtlamaları kısmen esnetti.

Washington yaptırımlardan geri adım atarken Moskova iç piyasayı koruma sözü veriyor

Trump, 16 Ekim tarihli başkanlık kararnamesiyle, merhum senatör Lindsey Graham’in adını taşıyan ve kamuoyunda ağır yaptırım paketi olarak bilinen yasadaki kimi kısıtlamaları uygulamama kararı aldı. Rus ürünlerine yönelik yüzde 500 oranındaki ilave gümrük vergilerini de içeren bu tedbirleri rafa kaldıran Trump, gerekçe olarak ABD’nin ulusal çıkarlarını gösterdi.

Moskova yönetimi ise Batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları etkisiz ve gayrimeşru gördüğünü yineliyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, 14 Ekim’de yaptığı değerlendirmede sevkiyatların doğrudan sözleşmeler üzerinden yürütüleceğini vurgulamıştı. Novak daha sonra yaptığı açıklamada, yıl sonuna doğru Rusya’nın dizel ihracatını aylık 3 ila 3,5 milyon tona kadar çıkarabileceğini belirtti.

İhracat artışına rağmen Rusya iç piyasasının yakıt ihtiyacının eksiksiz karşılanacağını savunan Novak, dış pazara yönelik kararın Rus tüketicilerin çıkarlarına zarar vermeyeceğini söyledi.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ise Rusya ile varılan dizel mutabakatını savunurken, bu yakıtın her koşulda küresel piyasalara ulaşacağını kaydetti. Rubio, “Aralarındaki tek fark, bundan Birleşik Devletler’in ne kadar pay alacağıydı” ifadesini kullandı.

Rubio ayrıca, Hürmüz Boğazı çevresindeki durum nedeniyle ABD yönetiminin ilkbahar aylarında da Rus petrolüne yönelik 60 günlük bir yaptırım muafiyeti uyguladığını hatırlattı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English