Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Savunma Bakanlığı: ABD, Lviv’de kuş gribi provokasyonu tertip etti

Yayınlanma

Rusya Silahlı Kuvvetleri Radyasyon, Kimyasal ve Biyolojik Savunma Kuvvetleri Komutanı İgor Kirillov, Pentagon hibelerinin ana aracısı olan Ukrayna Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin (STCU) 2023 yılında Kiev’de faaliyetlerine yeniden başladığını, ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı’nın (USAID) finansmanı ve STCU’nun aracılığıyla ağustos-eylül ayları arasında Lviv’deki Danil Halıtskiy Ulusal Tıp Üniversitesi’nde biyolojik tehditlere müdahale eğitimi düzenlendiğini ve Ukrayna’nın istihbarat kurumlarının ‘başkasının bayrağı altında’ biyolojik silahlar kullanarak provokasyonlar gerçekleştirmeyi planladığını öne sürdü.

Kirillov, düzenlediği basın toplantısında “Ukrayna Güvenlik Servisi ve Ukrayna Ulusal Polisi temsilcilerinin eğitimde yer aldığını ayrıca not etmek isterim. Bunun nedeni sadece etkinliğin kapalı olması değil, ayrıca Ukrayna istihbarat kurumlarını ‘başkasının bayrağı altında’ biyolojik silahlarla provokasyon gerçekleştirmeyi hedeflemesi ihtimalidir,” dedi.

Kirillov’a göre eğitime Ukrayna hükümet yetkililerinin temsilcileri ve Batılı kâr amacı gütmeyen kuruluşların çalışanları katıldı. Moderatör, Birleşik Krallık Biyogüvenlik Yürütme Kurulu üyesi Philippa Lentzos’tu. Ayrıca King’s College London Savaş Çalışmaları Bölümü’nden Gemma Bowsher da eğitimde yer aldı.

Ukrayna ve ABD hükümet kuruluşları adına projeler yöneten ve medya planlamasından sorumlu olan Ukrayna Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Merkezi İletişim Departmanı Başkanı Oksana Kuçeryava’nın da eğitimde yer aldığını kaydeden Kirillov, “Kuçeryava’nın eğitime katılımı, etkinlik çerçevesinde medyada yanlış bilginin yayılmasıyla ilgili konuların ele alındığını gösteriyor,” ifadelerini kullandı.

Yetkiliye göre, Lviv’deki etkinliğe viral ve çok tehlikeli patojenlerin teşhisi için referans laboratuvarının başkanı İrina Demçışina katıldı. Kirillov, Pentagon yüklenicileri Black & Veatch ve Metabiota ile etkileşimde aracı olarak hareket ettiğini ve Ukrayna’daki Amerikan projelerinin uygulanmasını denetlediğini hatırlattı.

Yetkili, yukarıda adı geçen tüm isimlerin Ukrayna ordusunun biyolojik dosyasına dahil olanların listesini tamamladığını da sözlerine ekledi.

Eğitim, türler arası bulaşma potansiyeline ve insanlar için yüksek ölümcüllüğe sahip patojenik bir kuş gribi virüsünün kullanımını içeriyordu. Kirillov’a göre, Ukrayna’nın Mikolayiv oblastında söz konusu bulaşıcı hastalık vakaları kaydediliyor, ardından örnekler alınıp analiz ediliyor.

Yetkili, “Sonuç olarak, olayın Rusya Federasyonu tarafından gerçekleştirildiğinin ‘kuvvetle muhtemel’ olduğu sonucuna varıldı. Salgınla ilgili bilgiler, başta Batı medyası olmak üzere, duruma dikkat çekmek için medyada yer alıyor ve sağlık çalışanları, Rusya’yı sözleşme yükümlülüklerini ihlal etmekten sorumlu tutmak için pankartlarla sokaklara dökülüyor,” değerlendirmesini yaptı.

Daha sonra, uluslararası toplumu verilerin şeffaflığı ve tarafsızlığı konusunda ikna etmek için BM Genel Sekreteri’nin mekanizması kullanılarak bir soruşturma başlatıldığını ifade eden Kirillov, “Senaryo, Rusya’nın Biyolojik Silah Sözleşmesi gerekliliklerine uymamakla suçlanması, uluslararası arenada itibarsızlaştırılması ve ülkemize ek yaptırım kısıtlamaları getirilmesiyle sonuçlanıyor,” diye ekledi.

Rusya

Letonya, Rusya tahılına yüzde 300 gümrük vergisi uygulamayı planlıyor

Yayınlanma

Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, Rusya ve Belarus’tan gelen tahıla yüzde 300 gümrük vergisi koymayı planladıklarını duyurdu. Rusya’nın ağustostaki buğday ihracatı yüzde 56 düşerek 2010’dan bu yana en düşük seviyeye inerken, Karadeniz ve Azak Denizi rotasındaki sevkiyatlar Ukrayna drone saldırılarıyla felç oldu.

Letonya hükümeti, Rusya ve Belarus’tan gelen tahıla yüzde 300 oranında gümrük vergisi koymayı planlıyor.

Reuters’ın aktardığına göre Letonya ve Litvanya yetkilileri geçen hafta Rusya tahılının kendi limanlarından sevkiyatını tamamen durdurmayı da tartıştı. Bu boyutta vergi ya da doğrudan yasak, güney rotasındaki sevkiyatların Ukrayna drone saldırılarıyla felç olduğu koşullarda Rusya’yı önemli bir alternatiften yoksun bırakacak.

Karadeniz ve Azak Denizi üzerinden tarım ürünleri ihracatı durma noktasına gelince Rusya’nın tarım sektörü Baltık güzergahını devreye sokmaya çalıştı. Bu rotalardan biri Letonya’dan geçiyor.

Ukrayna’daki savaş ve Rusya ile NATO arasındaki karşıtlık nedeniyle Letonya limanlarından yapılan tahıl sevkiyatları birkaç kat düşmüş olsa da devam ediyordu.

Ne var ki Riga yönetimi, ağustosta 16 yılın en düşük seviyesine gerileyen Rusya buğday ve tahıl ihracatını desteklememe kararı aldı.

Rusya’nın Baltık ülkeleri, özellikle Letonya üzerinden tahıl ihracatı sürüyor. Geçen sezon bu miktar 1 milyon tona geriledi; iki yıl önce ise 2,5 milyon ton düzeyindeydi.

Rusya Tahıl Birliği Başkanı Arkadiy Zloçevskiy, temmuzda başlayan mevcut sezonda Baltık ülkeleri üzerinden ihracatın 5 ila 6 milyon tona ulaşabileceğini tahmin ediyor. Estonya limanlarının da erişilebilir olması halinde bu rakam 10 milyon tona çıkabilir.

Letonya’nın Liepāja, Riga ve Ventspils olmak üzere üç büyük limanı var. Ülkenin deniz sınırı boyunca Skulte, Mērsrags, Salacgrīva, Pāvilosta ve Roja gibi küçük limanlar da faaliyet gösteriyor.

Büyük limanlar ağırlıklı olarak transit yük işlemleriyle uğraşıyor.

Rusya’nın Baltık kıyısındaki limanlarının yıllık tahıl kapasitesi 7 milyon ton. Zloçevskiy bu kapasitenin Azak ve Karadeniz limanlarını ikame etmeye yetmediğini kabul etti.

Azak ve Karadeniz limanları geçen sezon (Temmuz 2025 – Haziran 2026) Rusya’nın deniz yoluyla tahıl ihracatının yüzde 90’ını, yani 46,3 milyon tonu karşıladı.

Baltık ülkelerindeki liman kapasitesinin stratejik değeri tam da buradan kaynaklanıyor: Bu limanlar güney rotasındaki çöküşü en azından kısmen telafi edebilirdi.

SovEkon ve Rusya Federal Gümrük Servisi verilerine göre Rusya’nın ağustostaki buğday ihracatı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 56 düştü. İhracat 2,2 milyon tona gerileyerek 2010’dan bu yana en düşük seviyeye indi.

Baltık ülkeleri, Odessa bölgesindeki limanları ve tahıl terminallerini bombalayan Rusya’ya yardım etmek istemiyor. Bu saldırılar Ukrayna’nın deniz yoluyla ihracatını durdurdu.

Ukrayna Tarım Bakanı Taras Vısotskiy, Politico’ya verdiği demeçte Karadeniz rotası açılmazsa ülkenin en az 30 milyon ton tarım ürününü ihraç edemeyeceğini söyledi. Vısotskiy’e göre bu ürünlerin toplam değeri 10 milyar doları aşıyor.

Vısotskiy, ihracattaki bu tıkanmanın Ukrayna’nın GSYİH’sinde yüzde 5’e varan düşüşe yol açabileceğini belirtti. IMF ise bu yıl için yüzde 1 ila 1,6 oranında büyüme öngörüyor.

Hasat gelirlerinden mahrum kalan çiftçiler, Vısotskiy’e göre gelecek sezon 7 milyon hektara kadar alanı ekmeden bırakabilir.

Rusya’nın tarım sektörü de “devasa kayıplar” yaşıyor. Zloçevskiy, üreticilerin ürünlerini maliyetin altında satmak zorunda kaldığını ifade etti ve bunun sonuçlarının gelecek sezon görüleceğini vurguladı:

“Para alacak yer yok, kredi kaynakları erişilemez durumda. Yeterli finansman sağlanamazsa kışlık ekim başarısız olacak.”

Kiev, Moskova’ya Karadeniz’deki limanlara ve gemilere yönelik karşılıklı saldırıları durdurmayı önerdi. Moskova bu teklifi reddetti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Prof. Mearsheimer: Trump Ukrayna savaşını bitirmek istiyor ama tecrübesi yok

Yayınlanma

Moskova’da temaslarda bulunan Amerikalı siyaset bilimci Profesör John Mearsheimer, Donald Trump yönetiminin Ukrayna politikasını ve arabuluculuk girişimlerini değerlendirdi. Washington’ın savaşı bitirecek adımları atmadığını ve sahadaki desteğini sürdürdüğünü belirten Mearsheimer, çatışmanın artık Trump’ın savaşına dönüştüğünü söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcileri Steven Witkoff ve Jared Kushner’ın temaslarıyla eş zamanlı olarak, Amerikalı tanınmış siyaset bilimcilerden oluşan bir heyet Moskova’yı ziyaret etti.

Heyette yer alan Chicago Üniversitesi öğretim üyesi Profesör John Mearsheimer, Rus Dış ve Savunma Politikası Konseyi ile Ekonomi Yüksek Okulu’nun ortaklaşa düzenlediği yuvarlak masa toplantısı kapsamında Rus Kommersant gazetesinin sorularını yanıtladı.

Mearsheimer, Washington yönetiminin Ukrayna’daki savaşı sona erdirme konusunda yapıcı bir rol oynama potansiyeline sahip olduğunu ancak bu imkanı henüz fiiliyata dökemediğini söyledi.

ABD’nin Kiev yönetimini Rusya ile uzlaşmaya ve savaşı durdurmaya teşvik etmesi durumunda bunun olumlu bir katkı sağlayacağını belirten siyaset bilimci, “Potansiyele sahip olmak başka, bunu hayata geçirmek başka bir meseledir. ABD bu anlamda potansiyelini henüz kullanmadı ve Ukrayna’daki savaşın bitirilmesine katkı sağlayacak kayda değer adımlar atmadı” dedi.

Trump’ın hafta sonu müzakerecileri Witkoff ve Kushner’ı Moskova ile Kiev’e göndermesini değerlendiren Mearsheimer, Amerikan başkanının çabalarını sürdürdüğünü vurguladı.

Temsilcilerin Rus başkentine daha önce de gittiğini hatırlatan profesör, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Trump ilerleme sağlamak için gayret gösteriyor. Geçmişte başarılı olamamasına rağmen Witkoff ve Kushner’ı yeniden her iki başkente göndermesi, bu hedeften vazgeçmediğini ortaya koyuyor. Fakat şu aşamada bu girişimlerin başarıya ulaşacağına inanmak için hiçbir somut gerekçe görmüyorum. Witkoff ve Kushner’ın Ukrayna’daki savaşı bitirecek sihirli bir formül geliştirdiğini düşünmek için hiçbir zemin yok.”

Mearsheimer, Trump’ın çatışmayı sonlandırma arzusunun temelinde yatan motivasyona da değindi. ABD Başkanı’nın savaşı kesinlikle durdurmak istediğini belirten siyaset bilimci, Trump’ın barış yapıcısı kimliğiyle tanınmak ve Nobel Barış Ödülü almak istediğini kaydetti.

Savaşın bitirilmesini Amerikan çıkarlarına uygun gören Trump’ın diplomasi alanında tecrübesiz olduğunu savunan Mearsheimer, “Bu son derece karmaşık sorunun nasıl çözüleceğini bilmiyor. Kendisinin acemi diplomasisi bu çapta çetrefilli bir meseleyle birleşince ilerleme kaydedememesi şaşırtıcı değil” değerlendirmesinde bulundu.

Trump’ın çatışmayı geçmişte sıklıkla “Biden’ın savaşı” şeklinde nitelemesine karşın mevcut tablonun sorumluluğu paylaştırdığını ifade eden Mearsheimer, çatışmanın artık Trump’ın savaşı haline geldiğini belirtti.

ABD yönetiminin Avrupa üzerinden silah tedarikini, Rusya topraklarına yönelik saldırılar dahil istihbarat paylaşımını ve uydu interneti desteğini sürdürdüğüne dikkat çeken siyaset bilimci, şu ifadeleri kullandı:

“Trump Ocak 2025’te Beyaz Saray’a dönmeden önce bu durum Biden’ın savaşıydı. Fakat kendisi ABD Başkanı olduğunda ve savaşı sona erdiremediğinde, bu çatışma artık kendi savaşı haline dönüştü. ABD’nin doğrudan istihbarat sağlayarak ve dolaylı yoldan Avrupalılara Ukrayna’ya aktarılacak silahları vererek desteğini sürdürdüğü açıktır. Dolayısıyla ABD ve özellikle Başkan Trump, Ukrayna’ya destek vermeye ve savaşın devam etmesine katkı sağlamaya devam ediyor.”

Okumaya Devam Et

Rusya

Çin’in Rusya’ya İHA üretimi için 46 ton hammadde sevk ettiği iddia edildi

Yayınlanma

Çin devlet şirketinin, Rusya’daki İHA tesisine sivil gümrük kodu kullanarak 46 ton poliakrilonitril gönderdiği öne sürüldü. Tataristan’daki fabrikaya ulaşan sevkiyatın asgari 1300 saldırı dronunun imalatına yetebileceği hesaplanıyor. İncelemeye alınan gümrük kayıtlarının gerçekliği ABD Temsilciler Meclisi bünyesindeki komisyon tarafından teyit edildi.

Çin devletine ait Jilin Chemical Fiber Group şirketinin, Rusya’ya insansız hava aracı (İHA) imalatında kullanılan 46 ton hammadde sevk ettiği ileri sürüldü.

Politico ve The Telegraph gazetelerinin ulaştığı gümrük ve nakliye belgelerine göre Çinli firma, Rusya Devlet Atom Enerjisi Kurumu Rosatom’un iştiraki Alabuga-Volokno şirketine poliakrilonitril sağladı.

Sevkiyatların, Tataristan’daki Alabuga Özel Ekonomik Bölgesi’ne ulaştırıldığı kaydedildi. İran tasarımı Şahid modeline dayanan saldırı dronlarının imal edildiği bu merkezdeki sevkiyat sırasında, naylon ve polyester gibi sivil amaçlı sentetik elyafların beyanında yararlanılan gümrük kodunun tercih edildiği görüldü.

Washington merkezli Bilim ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü (ISIS) Başkanı David Albright, karbon elyafın İHA kanatlarını, motor ile yakıt deposunu kapsayan iç aksamları güçlendirmek amacıyla kullanıldığını belirtti.

Albright, Çin’den Rusya’ya ulaştırıldığı belgelenen toplam sevkiyatın asgari 1300 dron üretimine yetebileceğini hesapladı.

Albright, Çin’in bu elyaf transferini çift kullanımlı ürün statüsünde beyan etmesi gerektiğini vurguladı. ABD Hazine Bakanlığı’nın Rusya’nın silah tedarik ağlarına yönelik yaptırımlar biriminde daha önce görev alan Carrie Bitsoff ise farklı bir gümrük kodunun seçilmesinin, siparişin hassas niteliğini gizleme gayretine işaret edebileceğini söyledi.

Politico ve The Telegraph’ın incelediği evrakın, Ukrayna Güvenlik ve İşbirliği Merkezi (USCC) kanalıyla Rus kaynaklardan temin edilerek ABD ve Birleşik Krallık hükümetlerine sunulduğu aktarıldı.

Amerikalı bir yetkili, ABD Temsilciler Meclisi Çin Özel Komisyonu’nun belgeleri incelediğini ve gerçekliğini teyit ettiğini dile getirdi.

Alabuga-Volokno, 2023 yılından bu yana Batı yaptırımları listesinde yer alıyor.

Şirket havacılık, füze sanayisi, dronlar, gemi inşası ve zırh üretimi amacıyla onlarca çeşit karbon elyaf mamulü imal ediyor.

Çinli Jilin Chemical Fiber Group şirketine yönelik ise herhangi bir yaptırım kararı alınmış değil. Rosatom yetkilileri, kurumun ve bağlı işletmelerin “yürürlükteki mevzuat ile yasal düzenlemelere eksiksiz uyum içinde” faaliyet yürüttüğünü savundu.

Çin’in Washington Büyükelçiliği iddiaları geri çevirerek, bu suçlamaların “Çin’i karalamayı ve günah keçisi yapmayı” amaçladığını bildirdi.

Diplomatik misyon, Pekin yönetiminin çift kullanımlı ürün ihracatını sıkı denetim altında tuttuğunu belirtti.

Eski CIA Doğu Asya ve Pasifik Direktör Yardımcısı Dennis Wilder, bu çapta bir sevkiyatın Çinli makamların bilgisi haricinde gerçekleşmesinin güç olduğunu ifade etti.

Albright ise yüksek mukavemetli karbon elyaf imalatında kullanılan özel hammaddeler konusunda Rusya’nın “tamamen Çin’e bağımlı olduğunu” söyledi.

Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü verileri, Rus askeri sanayisinin işleyişi için elzem parçaların yüzde 60’ından fazlasının Çin tarafından karşılandığını gösteriyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English