Rusya
Rusya: ‘X hastalığı’ tartışması ilaç şirketlerinin çıkarlarıyla ilgili

Rusya Halk Sağlığı ve Tüketiciyi Koruma Kurumu (Rospotrebnadzor), İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen Dünya Ekonomi Forumu (WEF) toplantısında ele alınan ölümcül ‘X hastalığı’ salgınına yönelik tartışmanın ilaç şirketlerinin çıkarlarıyla ilgili olduğunu bildirdi.
WEF’teki toplantıya Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Tedros Adhanom Ghebreyesus’un yanı sıra ilaç şirketleri ve holdinglerin katılması beklenirken uzman ya da epidemiyologların katılımı öngörülmüyor.
Kurumdan yapılan açıklamada, “X hastalığının Davos gündemine dahil edilmesi ve katılımcıların büyük ilaç şirketlerini de içeren mali açıdan istekli yapısı, oturumdaki diyaloğun yatırımın artırılması etrafında döneceğini gösteriyor. Bu durum özellikle, pandemiye hazırlık konusunda ileri görüşlü yaklaşımlarını ortaya koyan büyük ilaç şirketlerinin işine geliyor,” ifadelerine yer verildi.
Daha önce DSÖ defalarca yeni bir küresel sağlık mimarisi fikrini desteklemeye çalışmıştı. Öte yandan Rospotrebnadzor, Rusya’nın her türlü biyolojik tehdide karşı koymaya ve bunlara gereken şekilde yanıt vermeye hazır olduğunu belirtti.
Konuya ilişkin yorumda bulunan Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi üyesi Viktor Bondarev, tam ölçekli ve iyi planlanmış küresel bir bakteriyolojik savaşın mümkün olduğuna ve böylelikle, insanların kazanılmış haklarına yönelik yeni ciddi kısıtlamaların başlatılmasının muhtemel olduğuna dikkat çekti.
Rusya
11 Avrupa ülkesinden Ruslara vize yasağı talebi

11 Avrupa ülkesi, Ukrayna’daki savaş devam ederken Rus turistlerin Schengen bölgesine girişinin kısıtlanması ve vize kurallarının sertleştirilmesi talebiyle Avrupa Komisyonu’na ortak mektup gönderdi. Bakanlar, Vize Kodu’nda yapılacak değişikliklerle “vize alışverişinin” engellenmesini ve güvenlik tehdidi oluşturan ülkelere karşı acil engelleyici önlemler alınmasını talep ediyor.
Aralarında Avrupa Birliği (AB) üyelerinin de bulunduğu 11 Avrupa ülkesi, Rus turistlerin Schengen bölgesine giriş koşullarının ağırlaştırılması talebiyle Avrupa Komisyonu’na bir mektup gönderdi.
Yaz sezonu öncesinde bir araya gelen Baltık ülkeleri, Danimarka, Hollanda, Polonya, Finlandiya, Çekya ve İsveç’in yanı sıra AB üyesi olmayan ancak Schengen bölgesine dahil olan İzlanda ve Norveç’in bakanları, ülkeleri Ukrayna’ya karşı savaşı sürdürürken Rus turistlerin Avrupa tatil beldelerinden yararlanmasına izin verilmemesi gerektiğini belirtti.
Politico’nun incelediği mektuba göre, AB’nin Rus başvuru sahiplerine yönelik katı değerlendirme tavsiyelerinin sistematik olmayan bir şekilde uygulanması, Rus vatandaşlarının “vize alışverişi” yapmalarına imkan tanıyor.
Bu durumun, Rusların daha esnek yaklaşım sergileyen ülkelerden vize alarak ülkeler arasında serbestçe hareket etmesine yol açtığı kaydedildi.
Polonya’nın RMF FM’in ulaştığı, Polonya Dışişleri ve İçişleri bakanlarının imzasını taşıyan belgelere göre ülkeler, jeopolitik tehdit oluşturan ülkelerin vatandaşlarının girişini derhal engelleyecek sert yasal tedbirlerin alınmasını istiyor.
Bakanlar, AB’nin “üçüncü ülkelerin düşmanca eylemlerine daha etkili yanıt verebilmesi” amacıyla Vize Kodu’na yeni kısıtlamalar ve zorunlu tedbirler eklenmesini öneriyor.
Çok girişli vizelerin verilmesine yönelik kısıtlamanın, ikamet yerinden bağımsız olarak tüm Rus vatandaşlarını kapsaması gerektiği ifade ediliyor.
Mektupta ayrıca, eski ve mevcut askeri operasyon katılımcılarının tespit edilmesi ve Schengen bölgesine girişlerinin önlenmesi amacıyla Estonya’nın başlattığı girişim çerçevesinde acil önlemler geliştirilmesi çağrısı yapılıyor.
Bakanlar mektupta, “Ukrayna’da füzeler ve insansız hava araçları sivilleri ve sivil altyapıyı vurmaya devam ederken, tatillerini Avrupa plajlarında ve tatil merkezlerinde geçiren Rus turistlerin sayısının artması derin bir endişe uyandırmaktadır” ifadelerini kullandı. Ruslara verilen turistik vize sayısının artmasından ve bu vizelerin önemli bir kısmının çok girişli olmasından duyulan rahatsızlık dile getirildi.
“Schengen Barometresi” verilerine göre, Rus vatandaşlarına 2024 yılında 565 bin 719 turistik vize verilirken, bu sayı 2025 yılında 623 bin 451’e yükseldi. En fazla vizenin Fransa, İtalya ve İspanya tarafından düzenlendiği bildirildi.
Mektupta söz konusu artışa ilişkin şu ifadelere yer verildi:
“Bu durum, yaşamsal gerekliliği olmadan (Schengen) ülkelerine seyahat eden Rus başvuru sahiplerine karşı katı bir yaklaşım öngören Avrupa Komisyonu tavsiyeleriyle bariz bir çelişki teşkil etmektedir ve saldırgan devlete yönelik kolektif politikamızda ciddi bir eksikliktir. Bunu son derece endişe verici buluyoruz.”
Baltık ülkeleri ve Polonya’nın Ruslara turistik vize vermeyi neredeyse tamamen durdurduğu hatırlatılan mektupta, Rusya ile sınırı olan devletlerin tüm maliyet ve riskleri üstlendiği, diğer ülkelerin ise Rus turistlerden kar elde etmeye devam ettiği vurgulandı.
Politico’ya konuşan ve vize görüşmelerine vakıf olan bir diplomat, bu yeni girişimin, Macaristan’ın eski Başbakanı Viktor Orban’ın artık Rusya’ya yönelik daha sert kararlar alınmasını engellememesi sayesinde mümkün olduğunu belirtti.
Diğer iki diplomattan edinilen bilgiye göre, mektubu imzalayan ülkeler, girişimin ilerletilmesi için yeterli desteğin olup olmadığını değerlendirmek üzere konuyu Adalet ve İçişleri Konseyi toplantısının kulislerinde gündeme getirecek. Desteğin sağlanması durumunda konunun hızlandırılmış bir prosedürle ele alınabileceği aktarıldı.
Öte yandan, her üye ülke bu yaklaşıma destek vermiyor. Mektubu imzalamayan bir ülkeden bir diplomat, “Ruslar Avrupa’ya geldiklerinde Avrupa’nın ne olduğunu anlıyorlar. Bu sadece büyük yatlar ve para harcamaktan ibaret değil. Biraz daha dikkatli olmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.
Bir başka diplomat ise istatistiklere aşırı odaklanılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulunarak, bazı ülkelerin daha esnek vize kurallarına sahip oldukları için değil, başvuruları işleme koymak için daha fazla diplomatik ve idari kapasiteye sahip oldukları için öne çıktığını belirtti.
Rusya
Çubays’ın emekli maaşına haciz konuldu

Rusnano şirketinin eski yöneticisi ve Boris Yeltsin döneminin özelleştirme şefi Anatoliy Çubays’ın 450 bin rublelik aylık emekli maaşının büyük bölümüne, kurumun uğradığı zararın tahsili kapsamında haciz konuldu. Mahkeme kararı doğrultusunda başlatılan icra takibiyle birlikte Çubays’a yalnızca Moskova’daki emekliler için geçerli olan asgari geçim seviyesi tutarında ödeme yapılacak.
Rusnano şirketinin eski yöneticisi ve Boris Yeltsin döneminin özelleştirmelerden sorumlu ismi Anatoliy Çubays’ın aylık 450 bin ruble tutarındaki emekli maaşının büyük bir bölümü, şirkete olan borçlarının ödenmesine aktarılacak.
Mash portalının haberine göre yapılan bu kesintilerin ardından Çubays’a yalnızca Moskova’daki emekliler için belirlenen 18 bin 971 rublelik asgari geçim seviyesi kalacak.
Çubays, 2022 yılında Rusya’dan ayrılmış ve Rusya Devlet Başkanı’nın uluslararası kuruluşlarla ilişkilerden sorumlu özel temsilciliği görevinden istifa etmişti.
Çubays’ın ülkeyi terk etmesinin ardından geçen üç yıllık süreçte hesaplarında yaklaşık 14 milyon ruble biriktiği aktarıldı.
İcra memurları yılın başında bir icra takibi başlatmış ve bu süreç kapsamında Çubays’ın varlıklarına yönelik haciz işlemi uygulanmıştı.
Yayın organı, ödemelerdeki bu kesintiyi, mahkemenin Rusnano’nun eski yöneticisi ile üst düzey idarecilerinden esnek okul tabletleri projesi Plastic Logic davası kapsamında 5,6 milyar ruble tahsil edilmesine yönelik kararının yürürlüğe girmesi ve ardından hesapların dondurulması süreciyle ilişkilendiriyor.
Moskova Mahkemesi, 4 Nisan tarihinde Rusnano’nun Çubays’tan zararın müteselsilen tahsil edilmesine yönelik açtığı davayı kabul etmişti. Söz konusu dava kapalı oturumda görülmüştü.
Anatoliy Çubays, Rusya eğitim sistemi için esnek tabletler üretilmesini öngören projeyi 2009 yılında başlatmıştı.
Rus şirketi, Zelenograd’da bir fabrika inşa edilmesi amacıyla İrlanda merkezli Plastic Logic firması ile yürütülen ortak proje kapsamında 2010 yılında kurulmuştu.
Rusnano, bu projeye 7,1 milyar ruble yatırım yapmıştı. Ancak Plastic Logic limited şirketi 2024 yılında iflas etmişti.
Rusya’da Yeltsin’in özelleştirme şefi Anatoliy Çubays’ın eski yardımcılarına gözaltı
Rusya
Rusya tüm dış borcunu yakında kapatmayı planlıyor

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, ülkenin dış borcunun sadece yüzde 10 seviyesinde olduğunu ve bu borcu yakında kapatacaklarını açıkladı. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu bünyesinde düzenlenen oturumda konuşan Siluanov, Rusya’nın dış mali altyapıdan bağımsız olduğunu ve ekonomik kararlarını tamamen kendi önceliklerine göre aldığını belirtti.
Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov, Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu’nda (SPIEF-2026) yaptığı konuşmada, ülkenin dış borcunun “sadece yüzde 10” seviyesinde olduğunu ve bu borcu yakında kapatacaklarını, böylece bu tür borçların kalmamasını umduğunu açıkladı.
Bakan Siluanov, Rusya’nın dış mali altyapıdan bağımsız olduğunu belirtti. Dış finansal hizmetlere yönelik tüm kesintilerin Rusya’nın hesaplama ve mali işlem kabiliyetlerini kesinlikle etkilemediğini kaydeden Siluanov, bütçe meselelerinde kararları, ülkedeki ihtiyaçlar ile önceliklerden yola çıkarak tamamen bağımsız bir şekilde aldıklarını ifade etti.
Mevcut duruma rağmen Rusya’nın G20 ülkeleri arasında en düşük borç seviyelerinden birine sahip olduğunu ekleyen Siluanov, ülkenin bütçe açığı kontrolünde ise ilk beşte yer aldığını bildirdi.
Siluanov’a göre, en önemli unsur egemenliğin ta kendisi olan bağımsız bir ekonomik politikanın yürütülmesi. Egemenliğin korunması ve bütçe kararlarına ciddi yaklaşılması çağrısında bulunan Siluanov, dış yatırım yokluğunda sadece iç imkanlara dayanarak devlet finansmanının istikrarının sağlanması gerektiğini dile getirdi.
Oturumun moderatörlüğünü yürüten Devlet Duması Bütçe ve Vergiler Komisyonu Başkanı Andrey Makarov, Siluanov’un bu sözlerine karşılık olarak, “Bir hukukçu olarak borçların geri ödenmesi gerektiğini anlıyorum ama hiç canım istemiyor” şeklinde espri yaptı.
Rusya Maliye Bakanlığı verilerine göre, 1 Mayıs 2026 itibarıyla devletin dış tahvil kredilerinden kaynaklanan borcu, tahvillerin sahiplerinin yerleşik olup olmadığına bakılmaksızın 33,8 milyar dolar seviyesinde bulunuyor.
Rusya Merkez Bankasının 1 Nisan verileri ise yerleşik olmayanlara yönelik devlet borcunun 1 Nisan itibarıyla 23 milyar dolar olduğunu gösteriyor.
Maliye Bakanı Anton Siluanov, SPIEF oturumunda yaptığı konuşmada, finansal egemenliğin Rusya’nın ekonomik sorunlarının çözülmesi için temel bir koşul olduğunu belirtti.
Bugün dışarıdan yatırım akışının bulunmadığı bir ortamda yaşadıklarını ifade eden Siluanov, tamamen iç mali imkanlara güvendiklerini ve bunları kullandıklarını kaydetti.
Son üç yılda ekonomik büyümenin yaklaşık yüzde 10 düzeyinde gerçekleştiğini aktaran Siluanov, bu nedenle mali istikrar ile finansal egemenliğin ekonomik meselelerin çözümünü sağlamak için bir temel oluşturduğunu söyledi.
Bakan Siluanov, “Dış akışlara ve dış borçlanmalara bağımlı değiliz” vurgusunda bulundu. Rusya’nın bütçe meselelerinde kendi kararlarını tamamen bağımsız bir şekilde, ülkedeki ihtiyaçlar ve öncelikler doğrultusunda aldığını yanıtlayan Siluanov, bu sayede bütçe açığını kontrol etmeyi başardıklarını ve halkın reel gelirlerinin arttığını dile getirdi.
Siluanov, Ekonomik Kalkınma Bakanı Maksim Reşetnikov ve Devlet Başkanlığı İdaresi Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin ile birlikte SPIEF kapsamında düzenlenen “Küresel Belirsizlik Koşullarında Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme Trendine Nasıl Geri Dönülür?” başlıklı oturuma katılıyor. Forum, Saint Petersburg kentinde 3-6 Haziran tarihleri arasında düzenleniyor ve bu yılki etkinlik “Pragmatik Diyalog – İstikrarlı Geleceğe Giden Yol” temasına odaklanıyor.
Maliye Bakanı Anton Siluanov, oturum moderatörü Andrey Makarov’un “yeni bir darbe vurulması” durumuna ilişkin plan hakkındaki sorusuna, “Bizde sürekli darbe vuruluyor” yanıtını verdi.
Rusya’nın yeni bir darbe olasılığına karşı belirli bir “panzehir” geliştirdiğini belirten Siluanov, Ulusal Refah Fonunu (NWF) gerektiğinde kullandıklarını, konjonktür düzeldiğinde ise fona birikim yaptıklarını açıkladı.
Oturumun moderatörü, Devlet Duması Bütçe ve Vergiler Komisyonu Başkanı Andrey Makarov, Siluanov’a hitaben, “Güvenlik marjımızın artık o kadar da güçlü olmadığı ve yeni bir darbe vurulması durumunda bu tehditlere, risklere yanıt verecek kaynaklara, yani o rezervlere sahip olup olmayacağımız konusunda bir endişeniz yok mu?” sorusunu yöneltti.
Siluanov bu soruya, “Bizde sürekli darbe vuruluyor Andrey Mihayloviç. Ve bana göre buna karşı belirli bir panzehir çoktan geliştirildi. Bu birincisi. İkincisi, Ulusal Refah Fonunun azaldığını söylüyorsunuz ama biz bu fonu tam olarak bunun için, iyi yıllarda biriktirmek ve ihtiyaç duyulan yıllarda kullanmak üzere kurduk” şeklinde cevap verdi.
Bakanın açıklamalarına göre, Ulusal Refah Fonu sadece bütçe harcamalarını desteklemek için değil, aynı zamanda ekonomiye yatırım yapmak amacıyla da kullanılıyor. Fonu altyapısal ve teknolojik kalkınma için de kullandıklarını kaydeden Siluanov, bunun da ekonomik kalkınmaya katkı sağladığını belirtti.
Konjonktürün şu an biraz daha iyi olduğunu ve fona tekrar birikim yaparak onu geri koyacaklarını ifade eden Siluanov, rezerv oluşturma mantığının tam olarak bu rezervleri kullanmak, bütçeye yardım etmek, finansal piyasa üzerindeki baskıyı azaltmak ve önlerindeki görevleri geçmişte biriktirilen stokları kullanarak gerçekleştirmek olduğunu sözlerine ekledi.
Siluanov, güvenlik marjının sadece finansmanda olmadığını, bu marjın öncelikle ülkedeki insanlar ve teknolojik imkanlar olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.
Maliye Bakanı nisan ayında yaptığı açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri’nin OPEC’ten ayrılmasına atıfta bulunarak, petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı Rusya bütçesinin bir güvenlik marjına sahip olması gerektiğini söylemişti.
Siluanov, bu nedenle Rusya’nın en az üç yıllık bir nakit rezervine ihtiyaç duyduğunu kaydetmişti.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu










