Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da dev yakıt ikmal şirketi için millileştirme davası

Yayınlanma

Rusya Başsavcılığı, limanlarda gemi yakıt ikmali ve yakıt tedariki alanında faaliyet gösteren Transbunker holdingin varlıklarının devlet mülkiyetine geçirilmesi talebiyle dava açtı. Holdingin stratejik statüsüne rağmen yabancı sermaye kısıtlamalarının off-shore ağlarıyla ihlal edildiği belirtilen iddianamede, 2020 yılından bu yana 19,3 milyar rublenin yurt dışına çıkarıldığı kaydedildi.

Rusya Başsavcılığı, Rus limanlarındaki gemi yakıt ikmali ve yakıt tedariki pazarının en büyük oyuncusu olan Transbunker holdingin varlıklarının devlet gelirine dönüştürülmesini talep etti.

RBK ve Vedomosti gazetelerinin kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, ilgili dava dosyası Moskova Tahkim Mahkemesine sunuldu.

Davanın davalıları arasında Transbunker holdingin kurucuları Iosif Sandler ve Sergey Pugaçev ile Transbunker Management Başkanı Elena Zavyalova yer aldı.

Dosyada Federal Tekelcilikle Mücadele Teşkilatı ve Federal Mülkiyet Yönetim Kurumu (Rosimușçestvo) ile birlikte 23 şirket üçüncü taraf olarak belirtildi.

Başsavcılığın iddianamesinde, holding bünyesindeki işletmelerin stratejik öneme sahip olduğu ve yabancı sermaye katılımını kısıtlayan özel bir düzenleme rejimine tabi olduğu vurgulandı. Buna rağmen holdingin fiili kontrolünün Kıbrıs ve Britanya Virjin Adaları dahil olmak üzere off-shore yargı bölgelerinde kayıtlı bir yabancı şirketler ağı üzerinden yürütüldüğü ifade edildi.

Başsavcılık, aynı zamanda Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan Sandler ve Pugaçev’in, stratejik öneme sahip holdingi devlet kontrolünden gizlediklerini ve kârı Rusya dışına çıkardıklarını kaydetti.

Federal Vergi Kurumu verilerine dayandırılan iddiaya göre, 2020 yılından günümüze kadar yurt dışına 19,3 milyar ruble transfer edildiği aktarıldı.

Yaptırımların ve özel ekonomik önlemlerin yürürlüğe girmesinin ardından Transbunker’ın nihai faydalanıcılarının kısıtlamaları aşmak için girişimlerde bulunduğu bildirildi.

Başsavcılık, bu kapsamda bazı şirketlerin Rusya’daki özel idari bölgelere taşındığını, ana yapıların ise Birleşik Arap Emirlikleri yargı yetkisine devredildiğini belirtti. İddianamede, bu adımların kontrolü elde tutmayı ve fon çıkışını sürdürmeyi amaçladığı dile getirildi.

Bu gerekçelerle Başsavcılık, 2024 yılında bir dizi şirketin merkezini Rusya’ya taşıma kararlarının geçersiz sayılmasını, holdingin ana şirketindeki yüzde 99’luk pay dahil olmak üzere kilit yapıların devlet gelirine devredilmesini istedi.

Ayrıca davalıların varlıklarına, hesaplarına ve mülklerine el konulması ile bazı işletmelerin hisseleri üzerindeki işlemlerin yasaklanması talep edildi.

Temelleri 1991 yılında Uzak Doğu’daki Vanino Limanı’nda atılan Transbunker holding, zamanla Baltık ve Karadeniz’deki diğer Rus limanlarını da kapsayan bir yakıt tedarik ağı oluşturdu.

2000’li yıllarda petrol depoları, depolama terminalleri ve lojistik kapasiteler gibi kendi altyapısını geliştiren şirket, kurduğu tanker filosuyla yakıt alımından son tüketiciye teslimata kadar tüm tedarik zincirini kontrol eder hale geldi.

Holdingin bünyesinde Novorossiysk, Vanino, Sahalin ve Leningrad bölgesindeki terminaller dahil olmak üzere onlarca varlık bulunuyor.

Ukrayna’daki savaşın başlamasından bu yana Rus yetkililer geniş çaplı bir kamulaştırma dalgası başlattı. Rosimușçestvo Başkanı Vadim Yakovenko’nun verilerine göre, bugüne kadar 800’den fazla şirket devlet mülkiyetine geçti.

Cedar Analiz Merkezi’nin araştırması, bu sürecin Forbes listesindeki onlarca milyarderi ve ciro bakımından en büyük 20 şirketi etkilediğini gösterdi. 2022-2024 döneminde el konulan varlıkların değerinin yaklaşık 5 trilyon ruble seviyesine ulaştığı ifade edildi.

Mülkiyet değişiminin temel alıcıları arasında Gazprom, Rosatom, Rostec, Transneft, VTB ve Rosselhozbank gibi büyük devlet korporasyonlarının yanı sıra devlet başkanıyla yakınlığı bilinen iş gruplarının yer aldığı belirtildi.

Rusya

Rusya: Saldırıya uğrayan rafinerilerin yüzde 10’unda onarım sürüyor

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırıları sonrası rafinerileri daha hızlı devreye aldığını ve hasarın azaldığını açıkladı. Rusya Savunma Bakanlığı bir gecede 646 İHA’nın düşürüldüğünü duyururken dört rafinerinin hedef alındığı bildirildi.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, petrol şirketlerinin Ukrayna saldırılarının ardından rafinerileri işletmeye alma süresini kısalttığını ve tesislerdeki hasarın belirgin ölçüde azaldığını öne sürdü.

TASS haber ajansının aktardığına göre Novak, bu durumun şirketler, Enerji Bakanlığı ve Savunma Bakanlığının ortaklaşa yürüttüğü savunma önlemleri sayesinde sağlandığını söyledi.

Novak, rafinerilere yönelik tehdit modellerine uygun pasif koruma sistemleri kurulduğunu ve hava savunma araçlarıyla aktif korumanın güçlendirildiğini belirterek “Tesislerimize yönelik sürekli akınlardan kaynaklanan hasarın son dönemde çok daha düşük olduğunu gözlemliyoruz” dedi.

Novak ayrıca petrol şirketlerinin, üretimin durmasından kaynaklanan yüksek zararlar sebebiyle güvenlik önlemlerini kendi bütçelerinden finanse ettiğini kaydetti.

Dört rafineriye saldırı düzenlendi

Novak, 2 Ekim gecesi Ukrayna ordusunun Rusya topraklarındaki dört petrol rafinerisini hedef aldığını, saldırıların tümünün püskürtüldüğünü iddia etti. Teknolojik ekipmanın zarar görmediğini savunan Novak, yalnızca bir tesiste hasar tespit çalışmalarının devam ettiğini açıkladı.

Rusya Savunma Bakanlığı ise aynı gece Rusya bölgeleri, Kırım, Karadeniz ve Azak Denizi üzerinde toplam 646 insansız hava aracının düşürüldüğünü duyurdu. Volgograd Bölge Valisi Andrey Boçarov da gece saatlerinde bir sanayi altyapısına yönelik saldırı gerçekleştiğini kaydetti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 1 Eylül’de yaptığı açıklamada hasar gören rafinerilerin yaklaşık yüzde 10’luk kısmının onarılmayı beklediğini bildirmişti.

Novak ise bu açıklamanın hemen ertesinde, bakımdan çıkan tesislerin tedariki artırmasıyla yakıt piyasasının daha istikrarlı hale geldiğini savunmuştu.

Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov da rafinerilerdeki onarım ve restorasyon sürelerini asgariye indirmeye çalıştıklarını, çalışmaların hasarın boyutuna ve parça ihtiyacına göre değiştiğini fakat önceliğin tesisleri hızla devreye almak olduğunu ifade etmişti.

Manturov, kapasitelerin korunması, yedeklenmesi ve onarım sürelerinin kısaltılması talimatını vermişti.

Putin, rafinerilerin güvenliğini ağustos ayı sonunda sanayi ve enerji tesisleri dahil kritik altyapıların korunmasına yönelik imzaladığı kararnameyle ilişkilendirmişti.

Tesislerin teçhizat ve korunması için on milyarlarca ruble ayrıldığını kaydeden Putin, kararnamede yer alan geçici yönetim uygulamasının bir kamulaştırma anlamına gelmediğini vurgulamıştı.

Novak, şirketlerin savunma önlemlerini Savunma Bakanlığı ve Ulusal Muhafızlar (Rosgvardiya) ile koordineli yürüttüğünü aktardı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Schröder Rusya’da 22 mağazalı hipermarket zincirinin yönetimine geçti

Yayınlanma

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik yönetimini üstlendi. Ülkede sekiz bölgede 22 hipermarketi kapsayan ağda görev alan Schröder, gıda tedarikinde ekonomik bağların korunması gerektiğini savundu.

Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder, Rusya’da faaliyet gösteren perakende zinciri Globus’un stratejik gelişim süreçlerini yönetecek.

Rus medya kuruluşu RBK’ya konuşan şirket temsilcisi, OOO Giperglobuş Genel Kurulu kararıyla Schröder’in denetim kurulu üyeliğine getirildiğini duyurdu.

Temsilcinin verdiği bilgiye göre Schröder, Rusya pazarındaki genel yönetim süreçlerine dahil olacak ve şirketin uzun vadeli planlamasına katkı sunacak.

Globus Holding hissedarı ve OOO Giperglobuş’un sahibi Thomas Bruch, basın servisi aracılığıyla yaptığı değerlendirmede, atamanın şirketteki uzmanlık desteğini artırma ihtiyacından kaynaklandığını bildirdi.

Bruch, eski başbakanın Rusya’nın siyasi ve iktisadi hayatındaki uzun yıllara dayanan tecrübesinin, mevcut koşullarda “diyalog odaklı bir yaklaşım” izlemeyi ve yapıcı çözümler geliştirmeyi kolaylaştıracağını kaydetti.

Gerhard Schröder ise ekonomik temasların ve yatırımların sürdürülmesinin önemini vurgularken, gıda tedarik sektörünü temel bir işbirliği alanı olarak niteledi.

Basın servisinin aktardığına göre Schröder, “Kriz dönemlerinde bu bağlar birbirini dinlemeyi ve geleceğe dönük yollar belirlemeyi mümkün kılması açısından ayrı bir değer taşıyor” ifadesini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Avrupa tarafından Rusya ile yürütülecek diyalog zemini için Schröder’in tercih edilen bir müzakereci olduğunu dile getirmiş ve bu öneriyi kendisine duyduğu yüksek güvenle gerekçelendirmişti.

Putin, 2026 yılında St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu (SPIEF) marjında uluslararası haber ajanslarının temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıda, Schröder’in tutumunu savunma cesaretine sahip bir siyasetçi olduğunu söylemişti.

Rusya Devlet Başkanı, eski başbakanın Kuzey Akım gibi altyapı projelerini hayata geçirerek Almanya sanayisine uygun maliyetli ve güvenilir sevkiyat sağlamayı amaçladığını da anımsatmıştı.

Rusya’daki perakende yapısı OOO Giperglobuş, Ocak 2025’te Almanya merkezli Globus Holding bünyesinden ayrıldı.

Rusya’nın Merkez Federal Bölgesi’ndeki sekiz bölgede faaliyet gösteren ağın bünyesinde, 2025 yılı sonu itibarıyla 22 hipermarket yer alıyor. Şirket, faaliyetlerini doğrudan ana şirketin finansmanına bağlı kalmaksızın kendi öz kaynaklarıyla yürüttüğünü açıklıyor.

Almanya kökenli zincir, gıda odaklı hipermarket segmentinde orta ve üst gelir grubuna hitap ediyor.

Rusya pazarına 2006 yılında Moskova bölgesindeki Şçyolkovo kentinde açtığı ilk mağazayla giren Globus, 2022 yılı sonrasında ülkeden ayrılmayan az sayıdaki yabancı perakendeci arasında yer alıyor.

Ülkedeki varlığını sürdüren yabancı şirketler arasında Alman Metro Cash & Carry, Fransız Auchan ve eski adı Leroy Merlin olan Lemana PRO da bulunuyor.

Rusya’da yabancı şirketlerin mülkiyet yapısına dönük idari adımlar ise genişliyor.

Vladimir Putin, eylül ayı ortasında imzaladığı kararnameyle Auchan, Lemana PRO, lojistik şirketi FM Logistic ve Nestle’nin Rusya operasyonlarının yönetimini L.E.V. Management şirketine devretti. 28 Eylül’de ise Metro’nun ülkedeki ticari varlıkları UK Torg Rus yönetiminin idaresine verildi.

Okumaya Devam Et

Rusya

RFKP lideri Zyuganov ekonomik güce işaret etti: Batı’nın potansiyeli 10 kat fazla

Yayınlanma

Rusya Komünist Partisi lideri Gennadiy Zyuganov, Avrupa ülkelerinin 2029-2030 yıllarında Rusya’ya karşı doğrudan bir taarruza hazırlandığını ifade etti. Batı’nın ekonomik kapasitesinin Rusya’dan on kat daha yüksek olduğunu vurgulayan Zyuganov, Moskova’nın uzun süreli bir yıpratma savaşına hazırlanması gerektiğini belirtti.

Rusya Federasyonu Komünist Partisi (RFKP) Genel Başkanı Gennadiy Zyuganov, alt parlamento kanadı Duma’da milletvekillerine hitaben yaptığı konuşmada, Rusya’nın geniş çaplı bir askeri çatışmanın eşiğinde olduğunu ifade etti.

Avrupa ülkelerinin 2029-2030 yıllarında doğrudan bir askeri taarruza geçebileceğini kaydeden Zyuganov, Moskova yönetiminin ekonomi politikasını bu ihtimale göre yeniden şekillendirmesi gerektiğini belirtti.

Zyuganov, 1 Ekim’de parlamentoda yaptığı konuşmada olası bir askeri çatışmanın süresi ile Rus ekonomisinin mevcut kaynakları arasındaki ilişkiye dikkat çekti.

Gelecekteki bir savaşın uzun süreli bir yıpratma mücadelesine dönüşebileceğini belirten RFKP lideri, “Büyük ve uzun bir savaşı kazanmak için bunun bir yıpratma savaşı olduğunu ve daha yüksek potansiyele sahip olanların galip geleceğini unutmamak gerekir. Bize, Rus dünyasına savaş açanların mali ve ekonomik potansiyeli bizimkinin on katı büyüklüğünde” ifadelerini kullandı.

Mevcut uluslararası sistemin çöktüğünü kaydeden Zyuganov, İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki Nürnberg yargılamalarına atıfta bulundu.

Yargılamaların üzerinden 80 yıl geçtiğini hatırlatan Rus siyasetçi, “O dönem suçlular en ağır şekilde cezalandırıldı. Bazıları asıldı, bazıları hapsedildi. Ancak bize savaş açanlar durulmadı. Kapımızda büyük bir savaş olduğunu kabul etmek zorundayız” dedi.

Avrupa ülkelerinin asıl hedefinin Rusya’nın doğal kaynaklarını ele geçirmek olduğunu dile getiren Zyuganov, Batı’nın geçmişte Asya, Afrika ve Latin Amerika’yı sömürdüğünü, şimdi ise benzer bir yaklaşımı Rusya’ya yönelttiğini de sözlerine ekledi.

Savaş süreçlerinin “karalama”, “zayıflatma” ve son olarak “taarruz” aşamalarından meydana geldiğini vurgulayan RFKP lideri, Avrupa’nın son aşamaya hazırlandığını belirterek, “Sıcak taarruzu 2029-2030 yılları için planlamış durumdalar” diye konuştu.

Moskova’daki siyasi ve askeri çevreler, 2029-2030 dönemini daha önce de NATO ile gerilimin tırmanabileceği olası bir takvim olarak dile getirmişti.

Viyana’da yürütülen askeri güvenlik ve silahların kontrolü müzakerelerindeki Rus heyetinin başkanı Yuliya Jdanova, eylül ayında yaptığı açıklamada NATO ülkelerinin Rusya ile gerilimi en geç 2029-2030 yıllarına kadar sıcak çatışma aşamasına taşımayı planladığını ifade etmişti.

Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narışkin de benzer şekilde Avrupa’daki silahlanma programlarını ve savunma hazırlıklarını gerekçe göstererek 2030 yılına işaret etmişti.

RFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English