Avrupa
Schleswig-Holstein, “Alman dijital egemenliği” için öncülük ediyor

Almanya’da Schleswig-Holstein eyaleti son birkaç yıldır büyük teknoloji şirketlerinin yazılımlarından kurtulmak için iddialı bir strateji izliyor.
Schleswig-Holstein’ın nüfusu sadece 3 milyon civarında ve Almanya’nın en zengin bölgesi olmaktan uzak.
Bu, Avrupa Komisyonu’nun personel sayısına yaklaşık olarak denk gelen 30.000 memurun işyerlerinde Microsoft Office yazılımından açık alternatiflere geçilmesi anlamına geliyor.
Euractiv ile yaptığı röportajda, eyaletin dijital bakanı Dirk Schrödter, eyaletinin bu hedefe ulaşma yolunda ilerlediğini söyledi. Schrödter, geçen mart ayında başlayan bu süreçte, Schleswig-Holstein’ın bu ayın sonuna kadar idare için gerekli Office lisanslarının sayısını üçte ikiden fazla azaltmayı hedeflediğini belirtti.
Schrödter, “zaman çizelgesinin sıkı olduğunu” kabul ederken, hedefin gerçekçi olduğuna inandığını da söyledi.
Eyaletin 24.000 memuru, e-posta ve belge işbirliği için Microsoft programlarının yerine yeni programlarını kullanmaya şimdiden başladı.
Schrödter’e göre, idare diğer bölgeler ve Almanya federal vergi idaresi ile iletişim kurmak için hâlâ birkaç Office lisansına ihtiyaç duyacak. Fakat hedef, 2029 yılına kadar çok az sayıda Microsoft Office lisansı dışında tüm lisanslardan kurtulmak.
Eyaletin memurları Word ve Powerpoint’i kullanmaya devam etmek yerine LibreOffice’e geçiyor. E-postalar Microsoft Outlook yerine Open Xchange ve Thunderbird üzerinden gönderilecek ve belgeler Sharepoint yerine Nextcloud üzerinden ortaklaşa düzenlenecek.
Geçiş, masaüstü programlarının ötesine de geçiyor. Schleswig-Holstein, Windows’un yerini alacak bir Linux pilot programı yürütüyor. Şu anda dijital bakan da dahil olmak üzere yaklaşık 150 kişi yeni işletim sistemini test ediyor.
Değişimin en önemli odak noktası, geçişin sorunsuz olması. Schrödter, “Değişiklik mümkün olduğunca az olmalı,” dedi.
Memurlar, biraz farklı tasarlanmış yeni masaüstü simgelerine ve araçlarına alışmak zorunda kalacaklar, fakat teorik olarak alternatiflerin kullanımı da aynı derecede rahat olmalı.
Öte yandan her teknoloji geçişinde olduğu gibi, bu geçiş de bazı sıkıntılar olmadan gerçekleşmeyecek. Geçen hafta, bir yargıçlar derneği, kesintilerin memurların yeni e-posta istemcilerini olumsuz etkilediğini belirterek Outlook’a geri dönülmesini talep etti.
Schleswig-Holstein’ın benimsediği alternatif yazılım açık olarak mevcut olsa da, kamu yönetiminin ihtiyaçlarına entegre etmek için çok çalışma yapılması gerekiyor.
Bölge, bu işi çoğunlukla mevcut yüklenicilere veriyor, sadece açık belge formatlarını desteklemek için yeni hükümler ekliyor.
Çoğu durumda bu bir sorun değil. Fakat Schrödter, yerleşik iş akışlarını değiştirmenin bazı (büyük) sağlayıcılar için daha zor olduğunu söyledi. Bakan, özellikle Alman iş yazılımı devi SAP’yi kastetti.
Peki, Microsoft bir zamanlar sadık olan bu müşterisinin kasıtlı olarak uzaklaşmasını nasıl değerlendiriyor? Schrödter’e göre, teknoloji devi eyalette olan biteni büyük ölçüde görmezden geliyor ve diğer Alman bölgelerine de nüfuz etmeye çalışıyor.
Schrödter için, idarelerin kamu alımları yoluyla kullanabilecekleri pazar gücünü kullanmaları gerektiği konusunda hiçbir şüphe yok. “Bu, kullanmamız gereken belirleyici kaldıraçtır,” diyen Schrödter, AB’yi kamu alımları kurallarının revizyonu için açık kaynak tercihini uygulamaya koymaya çağırdı.
Dikkate alınması gereken hususlardan biri, Microsoft’tan lisans satın almaktan, açık kaynak şirketlerine yönetimlerin ihtiyaçlarına göre yazılımlarını özelleştirmeleri için ödeme yapmaya geçmenin maliyetleri olabilir.
Schrödter, “Yaptığımız şey, belirli bir süre boyunca daha az fon kullanmak anlamında ekonomik,” diye yanıtladı. Fakat projenin, Office lisanslarının yenilenmesi gerekmediğinde, daha sonra kâr elde edebilmek için gerekli değişiklikleri yapmak üzere şimdi yatırım yapmakla ilgili olduğunu da söyledi.
Her halükarda, Schrödter için geçiş, maliyet azaltmanın ötesine geçiyor, çünkü bu, “egemenliği güvence altına almakla ilgili.”
Schrödter, Ukrayna savaşının ardından Avrupa’nın Rus gazına bağımlı olduğunu fark etmesi ile, yaptırımları kullanarak AB milletvekillerini sindirmeye çalışan Başkan Donald Trump yönetimindeki ABD’deki mevcut siyasi gelişmeler arasında doğrudan bir paralellik görüyor.
Schrödter, “Dijital egemenliğin ne kadara mal olabileceğini kendimize sormaya devam etmemeliyiz,” dedi.
Hâlâ sadece küçük bir Alman bölgesi olsa da, Schleswig-Holstein’ın inancına dayalı olarak açık kaynağa geçişi bir örnek teşkil ediyor gibi görünüyor.
Alternatif yazılımlar için daha önce yapılan bir girişim, daha sonra Almanya’nın federal düzeyinde benimsenmiş ve şu anda OpenDesk adı altında yürütülüyor.
Daha yakın zamanda, Fransa, İtalya ve Hollanda da bu işbirliğine katılmışlardı.
Schrödter, “Birçoğu, bu konuda ne kadar ilerlediğimize çok şaşırıyor,” dedi ve diğer birçok Avrupa ülkesinin de bu konuya büyük ilgi gösterdiğini belirtti.
Avrupa
Sol Parti’de “çete lideri” krizi

Berlin’de eyalet seçimlerini birinci sırada bitiren Sol Parti, zafer partisine katılan isimler nedeniyle kriz yaşıyor.
Partinin Federal Meclis üyesi Ferat Koçak, suç dünyasıyla olan bağlantılarına yönelik eleştirilerin ardından parlamento görevlerinden ayrılıyor.
Partinin meclisteki grup başkanı Sören Pellmann, “Ferat Koçak, tam şeffaflık sağlanana kadar bir sonraki duyuruya kadar geri çekileceğini bize bildirdi. Gelişmeleri bekleyip göreceğiz,” dedi.
Pellmann, Koçak’ın bir sonraki duyuruya kadar Federal Meclis İçişleri Komisyonu toplantılarına da katılmayacağını söyledi. Koçak ayrıca şimdilik kamuoyu önüne çıkmaktan da kaçınacak.
Pellmann, olası diğer sonuçların “daha sonra birbirimizle dayanışma içinde” tartışılacağını belirtti.
Koçak, organize suçla ilişkilendirilen Remmo aşiretinin bir üyesiyle yazışmaları nedeniyle eleştirilere maruz kaldı.
Söz konusu olay, özellikle Koçak ile aile reisi Issa Remmo’nun oğlu Firas Remmo arasındaki mesajlaşmayı içeriyor.
Koçak, “birçok kişiyle” mesajlaştığı için muhatabının kim olduğunu bilmediğini iddia etti. Issa Remmo’ya gönderdiği selamları ise “nezaket” olarak nitelendirdi.
Aynı zamanda Sol Partili milletvekili, “organize suçla bağlantılı” kişilerle temas kurmanın “hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini” belirtti.
Koçak’a yöneltilen suçlamalar, Issa Remmo’nun Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinin yapıldığı akşam Berlin’in Neukölln semtinde düzenlenen Sol Parti’nin seçim partisine katılmış olması nedeniyle daha da ağırlaştı.
Sol Parti, Remmo’nun davet edilmediğini ve dışarı çıkarıldığını belirterek olaydan uzak durdu.
Bunun üzerine diğer partiler, Koçak’ın Bundestag’daki Sol Parti milletvekili grubundan ihraç edilmesini talep etti.
Koçak daha önce, şüpheleri gidermek ve ekibiyle istişare ederek iletişim yöntemlerini gözden geçirmek için zaman ayırmak istediğini açıklamıştı.
Bu durum, kendi partisi içinde de eleştirilere yol açtı. Örneğin, uzun süredir Federal Meclis üyesi olan ve parlamentonun eski başkan yardımcısı Petra Pau, X’te yaptığı açıklamada, “Şu anda ‘zaman ayırmak’ aslında ne anlama geliyor? Artık sorumluluk alın,” dedi ve bu durumda, “artık saflığa inanamayacağını” söyledi.
Sol Parti’nin federal genel sekreteri Janis Ehling ise şöyle konuştu:
“Bu durumda olduğu gibi, bağlantılarla ilgili en ufak bir izlenim bile partimizin itibarına zarar veriyor.”
Fakat Pau’nun aksine, Ehling, Koçak’ın iddialara yanıt vermek için zaman ayırmayı planladığını duyurmasını övdü.
Yeşiller’in milletvekili grubu başkanı Katharina Dröge de Sol Parti’nin milletvekili grubuna Koçak’ı ihraç etmeleri için çağrıda bulunmuştu.
Dröge, Sol Parti’ye “Bay Koçak’ın Sol Parti milletvekili grubunun bir parçası olmaması” yönünde tavsiyede bulunacağını söyledi.
Aynı zamanda Dröge, Koçak’a yönelik eleştirileri, partisinin Sol Parti’nin kendi saflarındaki “antisemitizmle mücadele” konusunda yeterince çaba göstermediğine dair suçlamalarıyla ilişkilendirdi.
Remmo’nun da katıldığı Neukölln seçim partisine İsrail karşıtı aktivist İbrahim İbrahim de katıldı.
Fotoğraflarda Koçak, Alman devletinin “terör örgütü” olarak sınıflandırdığı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) mensubu olduğu öne sürülen İbrahim ile görülüyor.
Dröge, Koçak’ın “terörizmi yücelten, İsrail Devleti’nin varlığını sorgulayan ve “antisemitik olaylarla” tanınan kişilere yakınlığı nedeniyle” defalarca dikkat çektiğini söyledi.
Ondan önce, Yeşiller’den birkaç önde gelen siyasetçi, Sol Parti’nin “antisemitik” görüşlere sahip parti üyelerini ihraç etmesini talep etmişti.
Bu talepte bulunanlar arasında Yeşiller’in Avrupa işlerinden sorumlu politikacısı Sergey Lagodinsky ve Federal Meclis Başkan Yardımcısı Omid Nouripour da yer alıyordu.
Baden-Württemberg Eyalet Başbakanı Cem Özdemir (Yeşiller) ise Sol Parti “antisemitizmden” kesin bir şekilde uzaklaşmadığı sürece kendi partisini bu parti ile koalisyon kurmaması konusunda uyardı.
Bu mesele, iki eyalette eyalet hükümetlerinin kurulmasını zorlaştıracak gibi görünüyor: Hem Mecklenburg-Batı Pomeranya’da hem de Berlin’de yapılan eyalet seçimlerinin ardından Yeşiller, SPD ve Sol Parti arasında görüşmeler sürüyor.
Mecklenburg-Batı Pomeranya’da hedef SPD liderliğindeki, Berlin’de ise hedef Sol liderliğindeki bir koalisyon.
Sol Parti, tabanındaki Filistin yanlısı aktivistlerin “antisemitizme ya da İsrail’e karşı nefrete” kaydığı yönündeki suçlamaları reddetti.
Sol Parti’nin baş adayı Elif Eralp, “Şiddet ve terörizmi kutlamak kesinlikle kabul edilemez. Yahudilerin –tıpkı Müslümanlar, queer bireyler ve şehrimizdeki herkes gibi– kendilerini güvende hissedebilmelerini sağlamak için elimden gelen her şeyi yapacağım,” dedi.
Avrupa
Kallas, Kızıldeniz görevi için daha fazla savaş gemisi istedi

Kaja Kallas, AB’nin Kızıldeniz’deki deniz taşımacılığını korumaya yönelik deniz misyonunun genişletilmesini istedi.
Gemilerinin sayısını 10’un üzerine çıkarmak zorunda kalacağını belirten AB dış politika şefi, pazartesi günü yaptığı açıklamada, şu anda bölgede o kadar çok gemi bulunmadığını da ekledi.
AB’nin Aspides misyonu, deniz taşımacılığını Yemen direnişinin misillemelerinden korumak amacıyla 2024 yılında başlatılmıştı.
Diplomatlar, şu anda altı savaş gemisinin görev yaptığını belirtiyorlar.
Kallas, Birleşmiş Milletler’de düzenlenen dünya liderlerinin yıllık toplantısının kenarında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Aspides uygulamaya konulduğunda, en az 10 gemiye ihtiyaç olduğu belirtilmişti. Bence şu anda durum daha da ciddi,” dedi.
Ensarullah (Husiler) milisleri son haftalarda Kızıldeniz kıyılarında hızlı ilerlemeler kaydetti.
Bu durum, ABD-İran savaşı nedeniyle trafiğin zaten azaldığı Hürmüz Boğazı’nı da içeren bölgedeki güzergâhları daha da karmaşık hale getirdi.
Aspides misyonunun kilit ülkelerinden biri olan İtalya, geçen perşembe günü kendi gemileri için bölgede bir deniz misyonu hazırladığını duyurdu ve AB’nin yeni krize yanıt vermesini bekleyemeyeceğini belirtti.
Kallas, Husi saldırılarının Avrupa’nın çıkarlarını etkilediğini ve küresel ekonomiye yansıdığını belirtti:
“AB’nin Aspides operasyonu, bölgedeki güvenliğe ve küresel deniz taşımacılığına hayati bir katkı sağlıyor; fakat operasyona, bölgedeki artan tehdit düzeyiyle başa çıkabilmek için daha fazla deniz ve hava gücü gerekiyor.”
Kallas, 19 Eylül’de AB’nin 27 üye ülkesine bir mektup göndererek katkılarınızı artırmalarını istedi.
Mektupta, konunun yaklaşan savunma ve dışişleri bakanları toplantılarında ele alınacağını belirtti ve şunları söyledi:
“Şu anda da gelişmeye devam eden bu durum, tedarik zincirlerimize yansımalarıyla Avrupa’nın çıkarlarını şimdiden etkiliyor ve zaten artan yakıt fiyatlarından darbe almış ekonomilerimizi destekleme kabiliyetimizi de olumsuz etkileyebilir. Şu an için Husiler yalnızca Suudi Arabistan’la bağlantılı hedefleri vuracaklarını belirtse de, Boğaz’dan geçen gemilere yönelik eylemleri konusunda belirsizlik var. Her halükarda, artık deniz taşımacılığına zarar verme potansiyeli açısından daha avantajlı bir konumdalar.”
Avrupa
AfD lideri Weidel: Sol Parti zenginleri vuracak

Almanya için Alternatif (AfD) lideri Alice Weidel, Die Linke’nin (Sol Parti) “zenginleri vuracağını, kapitalistleri mülksüzleştireceğini” öne sürdü.
Berlin ve Mecklenburg-Batı Pomeranya’da seçimlerin yapıldığı pazar günü ZDF televizyonunda canlı yayına katılan AfD lideri, Berlin seçimleriyle ilgili konuştu.
Weidel, Sol Parti’nin Berlin’de “CDU’nun ‘güvenlik duvarı’ politikası yüzünden en güçlü unsur haline geldiğini” savundu.
Daha sonra Weidel, Sol Parti’nin “mülksüzleştirmeyi, zenginleri vurmayı, kira tavanları yoluyla kapitalistlere baskı uygulamayı, başka bir deyişle planlı sosyalizmin unsurlarını uygulamayı” istediğini ileri sürdü.
ZDF sunucusu Shakuntala Banerjee şaşkın göründü ve bu iddianın yeniden “doğrulanması” gerektiğini açıklayarak, “‘Zenginleri vurmak istiyor’ mu?” diye sordu.
Aslında Weidel, 2020’de Sol Parti’nin düzenlediği bir etkinlikte Berlinli üye Sandra L.’nin sözlerine işaret ediyor gibi görünüyor. O dönemde, sözlerinin yer aldığı bir video internette yayıldı.
Olay, Kassel’de düzenlenen bir parti strateji konferansında yaşandı. Tartışma aslında enerji politikası üzerindeyken Sol Partili şöyle dedi: “Enerji dönüşümü, devrimden sonra da gereklidir. Ve zenginlerin yüzde birini vursak bile, yine de evlerimizi ısıtmak isteyeceğiz.”
O sırada orada bulunan Sol Parti’nin o dönemki eşbaşkanı Bernd Riexinger, zorla çalıştırma konusunda bir şaka yaparak, “Sadece şunu eklemek istedim: Onları vurmayız; onları yararlı işler yapmaya zorlarız,” cevabını vermişti.
Daha sonra Sandra L., dpa’ya yaptığı açıklamada sözlerini geri çekmiş ve “Bu, siyasi görüşlerimle tamamen çelişiyor; insanlara yönelik şiddetten tiksiniyorum,” demişti.
Riexinger de daha sonra bu yorumu “hemen ve kesin bir şekilde reddetmediği” için pişmanlığını dile getirmişti.
Sol Parti’nin hiçbir seçim bildirgesinde zenginlerin veya süper zenginlerin “idam edilmesi” çağrısı yer almıyor. Parti, hukukun üstünlüğüne ve “özgür demokratik temel düzene” bağlı olduğunu söylüyor.
Ortadoğu2 hafta önceİsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı, Türkiye’yi tehdit etti
Asya2 hafta önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya1 hafta önceDeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Milanovic: Küresel neoliberalizm bitti, yeni bir evreye geçtik
Asya2 hafta önceİran ile Çin arasında milyarlarca dolarlık gizli ticaret ağı
Avrupa1 hafta önceWolfgang Streeck: Oyun zamanı sona erdi, durum ciddi
Asya2 hafta önceYatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor
Asya2 hafta önceÇin ve Rusya arasındaki Sibirya’nın Gücü 2 boru hattı görüşmeleri fiyat anlaşmazlığı nedeniyle tıkandı







