Amerika
Silikon Vadisi, Çin’in AI hamlesi nedeniyle panikte

Çin’in açık kaynaklı yapay zeka (AI) modellerini küresel bir standart haline getirme hedefi, Silikon Vadisi ile Beyaz Saray’ı sarsıyor.
Wall Street Journal’da (WSJ) yer alan habere göre ABD’li şirketler ve politika yapıcılar, ABD modellerinin gölgede kalabileceğinden endişe duyuyor ve bu tehdide karşı önlemlerini seferber ediyorlar.
Çin’in yapay zeka alanındaki ilerlemeleri, ocak ayında büyük yankı uyandıran DeepSeek ve R1 modeli ile başladı. Bunu, Alibaba’nın Qwen modeli ve temmuz ayından bu yana Moonshot, Z.ai ve MiniMax gibi isimlerle piyasaya sürülen bir dizi başka model izledi.
Bu modellerin tümü, kullanıcıların ücretsiz olarak indirip değiştirebileceği sürümleri var. Genellikle açık kaynak veya açık ağırlık olarak adlandırılan bu yaklaşım, Çin yapay zeka teknolojisinin küresel olarak benimsenmesini hızlandırıyor.
Modellerini tescilli tutan Amerikan şirketleri baskı altında. Ağustos başında, ChatGPT’nin üreticisi OpenAI, “gpt-oss” adlı ilk açık kaynak modelini piyasaya sürdü.
WSJ’ye göre teknoloji tarihi, bir sektörün emekleme aşamasında çok sayıda rakibin sonunda birkaç oyuncunun tekel veya oligopolüne dönüştüğü birçok örnek sunuyor.
Microsoft’un masaüstü bilgisayarlar için Windows işletim sistemi, Google’ın arama motoru ve akıllı telefonlar için iOS ve Android işletim sistemleri bunlardan sadece birkaç örnek.
Sektör standardı olma mücadelesinin mutlaka en ileri teknolojiye sahip oyuncu tarafından kazanılmadığı; kolay erişilebilirlik ve esnekliğin de bu konuda önemli bir rol oynadığına işaret ediliyor.
Bu nedenle Çin’in açık kaynaklı yapay zeka alanındaki ilerlemeleri Washington ve Silikon Vadisinde birçok kişiyi endişelendiriyor.
Temmuz ayında yayınlanan yapay zeka eylem planında Trump yönetimi, açık kaynaklı modellerin “bazı iş alanlarında ve akademik araştırmalarda küresel standartlar haline gelebileceğini” belirtti.
Raporda, ABD’nin “Amerikan değerlerine dayalı lider açık modeller” oluşturması çağrısında bulunuldu.
Şu anda, açık kaynaklı yapay zeka alanında kazananların elde ettiği kazançlar çok az, çünkü model geliştirmek için yüz milyonlarca dolar harcıyorlar ve karşılığında doğrudan hiçbir ödeme almıyorlar.
Fakat kullanıcıları kendine bağlayanlar, Google’ın Android işletim sistemiyle birlikte arama, YouTube ve diğer gelir getirici ürünleri sunduğu gibi, ücretsiz kısımdan yararlanarak başka hizmetler satabilirler.
Android’in kendisi açık kaynaklı ve sektörde hâlâ yaygın olarak kullanılan açık kaynaklı bir işletim sistemi olan Linux üzerine kurulu.
Araştırmacılar, her kullanıcının kodu görebilmesini ve iyileştirmeler önerebilmesini sağladığı için, yeni teknolojilerin gelişimini hızlandırmanın bir yolu olarak uzun süredir açık kaynağı benimsiyor.
Çinli yetkililer, sadece AI alanında değil, işletim sistemleri, yarı iletken mimarisi ve mühendislik yazılımlarında da açık kaynaklı araştırma ve geliştirmeyi teşvik ediyorlar.
AI üzerine odaklanan araştırma şirketi Omdia’nın analisti Lian Jye Su, “Amerikan teknolojilerinden mahrum kalmaktan korkan Çin, stratejik bir yedek ve acil durum kaynağı olarak açık kaynak projelerini destekliyor,” dedi.
ABD’li yetkililer, Çin’in yapay zeka modellerinin dünyayı domine etmesi halinde Pekin’in bunu jeopolitik avantaj sağlamak için kullanmanın bir yolunu bulacağından endişe ediyor.
Siyasetten uzak bir alanda, açık kaynaklı yapay zeka modelleri işletmeler tarafından benimsenmek için rekabet ediyor. Birçok müşteri, açık kaynaklı yapay zekayı serbestçe uyarlayabilme ve bilgisayar sistemlerine yükleyebilme, böylece hassas bilgileri şirket içinde tutabilme imkanı nedeniyle tercih ediyor.
Güneydoğu Asya’nın en büyük bankalarından biri olan Singapur merkezli Oversea-Chinese Banking (OCBC), belgeleri özetlemek için Google’ın Gemma’sı, bilgisayar kodu yazmaya yardımcı olmak için Qwen ve pazar eğilimlerini analiz etmek için DeepSeek dahil olmak üzere açık kaynaklı modeller kullanarak yaklaşık 30 iç araç geliştirdi.
Banka, herhangi bir modele bağlı kalmaktan kaçındığını belirtti. Yeni sürümleri takip ediyor ve beğendiği yeni bir model varsa geçiş yapabiliyor. Ayrıca, teknik destek alabilmek için birçok geliştiricinin aşina olduğu modelleri tercih ediyor.
OCBC’nin yöneticisi Donald MacDonald, “Herhangi bir zamanda, muhtemelen kullandığımız yaklaşık 10 açık kaynak modelimiz var,” dedi.
Araştırma şirketi Artificial Analysis’e göre, Çin’in en iyi açık ağırlıklı modelinin genel performansı, kasım ayından bu yana Amerikan açık kaynak şampiyonu olan modeli geride bıraktı.
Matematik, kodlama ve diğer alanlarda modellerin yeteneklerini derecelendiren şirket, Alibaba’nın Qwen3 modelinin OpenAI’ın gpt-oss modelini geçtiğini tespit etti.
Ancak Çin modeli, OpenAI’ın modelinin neredeyse iki katı büyüklüğünde, bu da daha basit görevler için Qwen’in aynı işi yapmak için daha fazla güç tüketebileceğini gösteriyor.
OpenAI, açık kaynak modelinin benzer büyüklükteki rakiplerinden mantık görevlerinde daha iyi performans gösterdiğini ve düşük maliyetle güçlü bir performans sergilediğini söylüyor.
Büyük ABD bulut hizmeti sağlayıcıları, kullanıcılarına gpt-oss sunmaya başladı. Amazon Web Services, OpenAI modelinin kendi altyapısında çalışan DeepSeek’in R1 modelinden daha uygun maliyetli olduğunu söyledi.
Mühendisler, özellikle Asya’daki mühendisler, Çinli modellerin yerel dilleri anlamada ve kültürel nüansları yakalamada genellikle daha gelişmiş olduğunu söylediler. Çin’den gelen modeller, diğer bazı Asya dilleriyle benzerlikler gösteren Çincede daha fazla veri ile eğitiliyor.
Japonya’nın Yokohama kentinde mühendis olarak çalışan Shinichi Usami, kısa süre önce bir perakende müşterisi için müşteri hizmetleri chatbotu geliştirdi. Usami, Alibaba’nın Qwen modelini tercih etti.
Usami, önde gelen bir ABD modeliyle ilgili olarak, “Sohbet robotunun kullanıcıların sözlerinden örtük niyeti anlamakta zorlandığı ve yanıtlarının bazen yeterince kibar olmadığı durumlar gözlemledik. Qwen bu nüansları daha iyi ele alıyor gibi görünüyor,” dedi.
Çin’in aşırı rekabetçi AI endüstrisindeki şirketler, ilk başta kapalı kaynaklı modeller için birbirlerinin fiyatlarını düşürmeye odaklandı. Bu rekabet, son aylarda herkesin benimsenme ve kamuoyunda tanınma için mücadele etmesiyle açık kaynaklı modellere de yayıldı.
Şanghay merkezli teknoloji analisti Charlie Chai, “Çinli şirketler genellikle anlık gelirden çok kullanıcı sadakatine öncelik veriyor” dedi.
Analistler, girişimlerin kullanıcıları çekmek için bir fırsat penceresi olduğunu, ancak bunun uzun sürmeyeceğini ve büyük teknoloji şirketlerinin genellikle özel uygulamalar veya bulut hizmetleri gibi ilgili hizmetler sunarak büyük kullanıcı tabanından en iyi şekilde yararlanacak konumda olduğunu belirtiyor.
Silicon Valley girişim DeepLearning.AI’ın başkanı Andrew Ng, son blog yazısında, “Bu Darwinist yaşam-ölüm mücadelesi, mevcut oyuncuların çoğunun yok olmasına yol açacak, ancak yoğun rekabet güçlü şirketlerin ortaya çıkmasını sağlayacak,” dedi.
Amerika
Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.
Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.
Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.
Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.
Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.
Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.
Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.
Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.
Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.
Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.
Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.
Amerika
“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.
ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.
Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.
Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.
The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.
Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.
Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:
“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”
Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.
Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”
Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.
Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.
Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.
İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.
Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.
Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.
Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.
Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.
Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.
Amerika
ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.
Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.
“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.
Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.
Bessent şöyle konuştu:
“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. Ama peşinize düşeceğiz.”
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı
ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.
Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.
ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.
Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.
İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.
Avrupa5 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Görüş2 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa5 gün önceKoçbaşı olarak AfD
Avrupa5 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Asya2 hafta önceHindistan’ın 2047 gelişmiş ekonomi hedefi zora girdi
Asya2 hafta önceABD’nin baskısıyla karşı karşıya kalan Japonya Merkez Bankası kritik bir karar aşamasında
Asya4 gün önceÇin’in HQ-17AE kısa menzilli hava savunma sistemi Pakistan’ın İHA savunmasını güçlendirecek
Asya2 hafta önceÇin insansı robot pazarında liderliği hedefliyor









