Bizi Takip Edin

Amerika

Silikon Vadisi şirketlerinden, ‘robot ordusu’ kurmak için büyük hamle

Yayınlanma

Silikon Vadisi’ndeki yapay zeka startuplarından biri olan Scout AI’ın kurucu ortakları Colby Adcock ve Collin Otis, “büyük robot ordularını iyi adamlar için gerçeğe dönüştürmek” istiyor.

Adcock Axios’a verdiği bir demeçte, “Savunma robotları için AGI [yapay genel zeka] beyni olacak biri için çok büyük bir boşluk var,” dedi.

Daha önce gizlilik halesiyle çevrili olan Scout AI, bugün elinde 15 milyon dolarlık fon ve Pentagon taahhütleriyle kamuoyunun önüne çıktı.

Şirket ayrıca, vizyon-dil-eylem temel modeli olan ürünü Fury tarafından beslenen bir kara aracı (G01) ve hava dronunu (A01) da tanıttı.

Pentagon’da reform planı: Askerleri teknobüyücülere dönüştürmek

Yedi kişilik şirket ağustos ayında kuruldu ve merkezi Sunnyvale, Kaliforniya’da bulunuyor.

Şirketin 20.000 metrekarelik araştırma ve geliştirme alanının yanı sıra Santa Cruz Dağlarında gerçek dünya testleri için yüzlerce dönümlük bir arazisi var. Align Ventures, Booz Allen Ventures, Draper Associates ve başka risk sermayesi grupları tarafından destekleniyor.

Adcock, “Amacımız, teknolojimiz Fury’yi ABD ordusunun sahip olduğu her robotik varlığa yerleştirmek ve onları akıllı, otonom ajanlara dönüştürmek,” dedi.

Bunun hava, kara, deniz ve uzayda da geçerli olduğunu vurgulayan girişimci, diğer şirketlerle ortaklık kurmanın stratejinin “büyük bir parçası” olduğunu da kabul etti.

Adcock, kardeşinin insansı robotlar geliştiren şirketi Figure AI’da da yönetim kurulu üyesi. Otis ise otonomi alanındaki bir diğer oyuncu Kodiak Robotics’in kurucu mühendislerinden biri ve otonomi ve yapay zeka direktörüydü.

Otis bir röportajında, “Yapay zekanın bu yeni çağı, yeni bir yetenek çağının kilidini açıyor. Bu, robot topluluğu olarak her zaman için çabaladığımız vizyon,” demişti.

Pentagon ve güç ideolojisi: Batı medeniyetini kurtarmak

Scout AI yıl sonuna kadar işgücünü en az iki katına çıkarmayı planlıyor.

Geçen temmuz ayında bir etkinlikte konuşan eski ABD genelkurmay başkanlarından emekli Orgeneral Mark Milley, robotların ve diğer akıllı makinelerin önümüzdeki 10-15 yıl içinde ABD ordusunun üçte birini oluşturacağını söylemişti.

Nitekim Scout AI’ın yanı sıra Overland AI isimli startup da, tedarik ve drone fırlatan Ultra aracını tanıttı. Otonom araçlar uzmanı Overland AI, Ultra adı verilen ve malzeme taşıyabilen, iletişimi güçlendirebilen ve insansız hava araçları fırlatabilen kara araçları üretiyor.

Şirketin CEO’su Byron Boots Axios’a “birkaç” Ultra’nın halihazırda ordu tarafından test edildiğini ve ekibinin “yıl sonuna kadar onlarcasını üretmeyi planladığını” söyledi.

Şirketin OverDrive adlı otonom yapı grubu Textron Ripsaw, General Dynamics S-MET ve Polaris RZR’de kullanılmıştı.

Ultra bir yılı aşkın süredir geliştiriliyordu ve gem ordu finansmanının hem de iç kaynakların bir ürünü.

Palantir CEO’su Karp’tan Silikon Vadisi’ne: Silah başına!

Boots ürününü “yıpranabilir” olarak tanımlıyor; yani havaya uçurulduğunda arkasından ağlanmayacak kadar ucuz ve çoğaltılabilir bir ürün.

Saatte 35 mil hıza ulaşabilir, 1.000 pound (yaklaşık 453 kg) taşıyabilir ve 100 mil (yaklaşık 160 km) menzile sahip.

Ayrıca, şirket içi OverWatch paketi ve bir başka ünlü Silikon Vadisi pentagon yüklenicisi Anduril’in Lattice’i de dahil olmak üzere bir dizi komuta ve kontrol yazılımı ile uyumlu.

Ultra, Allen Control Systems tarafından üretilen otonom silah tareti Bullfrog ile çalışıyor.

Overland ocak ayında 32 milyon dolar toplamıştı. Destekçiler arasında 8VC, Point72 Ventures ve Overmatch Ventures vardı.

8VC’nin yönetici ortağı Joe Lonsdale, o dönemde Axios’a Overland’in “bir sonraki büyük savunma ana şirketi” olmak üzere konumlandığını söylemişti.

NATO, Palantir’den yapay zeka tabanlı askeri sistem satın aldı

Gölgelerden kamuoyunun önüne çıkan bir başka Silikon Vadisi askeri şirketi de Gallatin AI. Şirket gizlilikten çıkarak 15 milyon dolarlık fon ve CEO’su Woody Glier’in ön cephe lojistiğini kolaylaştıracağını söylediği yazılımı tanıttı.

Savaş alanında bombaları, mermileri ve sargı bezlerini doğru zamanda doğru yere ulaştırmak son derece zor ve emek yoğun bir iş ve aynı zamanda çok riskli.

Gallatin, dron-tekne üreticisi Saronic’in (şubat ayı itibariyle 4 milyar dolar değerinde) ve mart ayında 250 milyon dolarlık bir artış açıklayan yönlendirilmiş enerji uzmanı Epirus’un piyasaya sürülmesine yardımcı olan 8VC aracılığıyla piyasaya çıktı.

Diğer destekçiler arasında Silent Ventures, Moonshots Capital, Timeless Partners ve Banter Capital yer alıyor.

Gallatin’in kurucu ekibi eski Amazon, Scale AI ve Pentagon çalışanlarından oluşuyor.

Şirketin dijital planlayıcısı Navigator, Palantir’in “Foundry” isimli platformu kullanılarak oluşturuldu. Kullanıcılara yapay zeka tarafından üretilen tavsiyeler, simülasyon araçları ve başka alanlarda içgörüler sunarak “tepkisel değil öngörülü” olmayı hedefliyor.

Gallatin, dünyanın en büyük savunma şirketleri arasında yer alan Booz Allen Hamilton ile ABD ordusunun ana odak noktalarından biri olan tartışmalı lojistik konusunda işbirliği yapacak.

Amerika

Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

Yayınlanma

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.

ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.

Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.

Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.

Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.

Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.

Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.

Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.

ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.

Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.

The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.

Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.

Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

Yayınlanma

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.

ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.

ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.

Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.

Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.

Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.

Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.

Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.

Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.

Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.

Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.

Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.

Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.

Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.

Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.

Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.

Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.

Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.

Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.

Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

Yayınlanma

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.

Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.

Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.

NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.

Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.

Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.

Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.

NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”

Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.

Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.

ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.

ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.

Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.

Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English