Bizi Takip Edin

Asya

Sultan İbrahim, Malezya Kralı olarak ilk kez Çin’i ziyaret ediyor

Yayınlanma

Malezya’nın kralı, ülkesinin monarkının on yıl içindeki ilk ziyareti ve temmuz ayında taç giymeden sonraki ilk yurt dışı devlet ziyareti olan dört günlük Çin gezisi için Pekin’e geldi. İki ülke, diplomatik ilişkilerinin ellinci yıl dönümünü kutluyor.

Uzmanlara göre, görüşmelerin yüksek hızlı tren konusundaki işbirliğinden bu yılın başlarında imzalanan bir dizi anlaşmanın uygulanmasına kadar uzanması olması bekleniyor. Ancak projeler konusunda henüz ayrıntı verilmedi.

Sultan İbrahim İskandar’ın ziyareti Malezya ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 50. yıldönümüne işaret ediyor. Bir önceki hükümdar, merhum Sultan Abdul Halim, 2014 yılında 40. yıl dönümünde ziyaret etmişti.

Çin Dışişleri Bakanlığı çarşamba günü yaptığı açıklamada, Devlet Başkanı Xi Jinping’in Sultan İbrahim için bir karşılama töreni ve ziyafet düzenleyeceğini, ardından iki devlet başkanı arasında görüşmelerin yanı sıra Başbakan Li Qiang ile bir araya geleceğini söyledi.

Bakanlık sözcüsü Lin Jian, “Çin, geleneksel dostluğu ileriye taşımak, kalkınma stratejilerinin sinerjisini derinleştirmek ve bu ziyaret aracılığıyla karşılıklı yarar sağlayan işbirliğini genişletmek için Malezya ile çalışmaya hazırdır” dedi.

Li, haziran ayında Malezya’yı ziyaret etmiş ve Malezya Başbakanı Anwar İbrahim ile birlikte, Kuşak ve Yol Girişimi aracılığıyla daha fazla fırsatın takip edilmesini de içeren, iki ülke arasındaki kapsamlı stratejik ortaklığın derinleştirilmesine ilişkin ortak bir bildiri imzalamıştı.

İkili bağları pekiştirme hedefi

Kuala Lumpur merkezli bir düşünce kuruluşu olan Centre for New Inclusive Asia’nın başkanı Koh King Kee’ye göre Sultan İbrahim’in ziyareti, Li’nin ziyareti için “karşılıklı bir jest”.

Nikkei Asia’ya konuşan Koh, görüşmelerin turizm, durian ticareti, yeşil teknoloji işbirliği ve sınır ötesi suçlarla mücadele konularında haziran ayında imzalanan mutabakat zabıtlarının (MOU) uygulanmasını kapsayacağını söyledi.

Ancak Koh, hükümdarın başlıca törensel rolü göz önüne alındığında, ziyareti sırasında önemli proje veya girişimlerin duyurulmasının pek olası olmadığını söyledi.

Koh, “Sultan İbrahim yürütme yetkisi olmayan anayasal bir hükümdar, ancak Majesteleri tüm etnik kökenlerden Malezyalılar tarafından büyük saygı görüyor” dedi ve ekledi: “Çin’e yapacağı devlet ziyareti iki ülke arasındaki güçlü ikili bağları daha da pekiştirecektir.”

Sultan İbrahim ve ailesi, Singapur’un hemen karşısındaki güney Malezya eyaleti Johor’un yöneticileri. Sultan İbrahim’in diğer varlıklarının yanı sıra, Çinli yatırımcılar tarafından Johor kıyılarında yürütülen 100 milyar dolarlık bir kalkınma projesi olan Forest City’de de hissesi bulunuyor.

Koh, “Aynı zamanda Johor sultanı olan kral, Çinli şirketleri Kuala Lumpur ve Singapur arasındaki yüksek hızlı tren projesine katılmaya davet edebilir – hattın önemli bir kısmı Johor’dan geçiyor” dedi.

Sultan İbrahim’in ayrıca ocak ayında açıklanan ve iki ülke arasındaki ticari bağları güçlendirmeyi ve bağlanabilirliği artırmayı amaçlayan Johor-Singapur Özel Ekonomik Bölgesi’ne ilişkin planları da paylaşması muhtemel.

Koh, “Bunların her ikisi de Malezya’nın ekonomik büyümesini destekleyebilecek çok ihtiyaç duyulan projelerdir” dedi.

BRICS üyeliğine destek

Temmuz ayında Pekin, Kuala Lumpur’un Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’dan oluşan ve İran, Mısır, Etiyopya ve Birleşik Arap Emirlikleri’ni de içine alan BRICS’e katılma başvurusuna destek verdi.

Malezya, aralarında ABD’nin anlaşma müttefiki Tayland’ın da bulunduğu gelişmekte olan piyasalar bloğuna katılmak istediğini ifade eden 30 ülke arasında yer alıyor. Çin dışişleri bakanlığı “benzer düşünen ortakların” hoş karşılandığını söyledi.

Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) çoğu üyesi, süper güçler arasında ve tartışmalı Güney Çin Denizi’ndeki komşular arasında gerilim artarken Çin ve ABD arasında hassas bir denge kurmaya çalıştı.

Koh, Sultan İbrahim’in ziyaretinin “Malezyalı bir liderin sıradan bir devlet ziyareti olmayacağını” söyledi ve Johor kraliyet ailesinin Çin ile uzun süreli ilişkisine dikkat çekti. Örneğin, Sultan İbrahim’in büyük büyük dedesi Sultan Abu Bakar, 1892 yılında Çin’in Qing hanedanı imparatoru tarafından prestijli Çift Ejderha İmparatorluk Nişanı ile ödüllendirilmişti.

Ziyaret programı

Malezya Dışişleri Bakanlığı’ndan çarşamba günü yapılan açıklamaya göre Sultan İbrahim’e Malezya Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri, Ulaştırma, İskan ve Yerel Yönetim Bakanlarının yanı sıra Ulusal Saray ve diğer bakanlık ve kurumlardan üst düzey yetkililer eşlik edecek.

Malezya’nın resmi haber ajansı Bernama’ya göre Sultan İbrahim ayrıca Pekin Comac Uçak Teknolojisi Araştırma Merkezi’ni ziyaret edecek ve Pekin Yabancı Çalışmalar Üniversitesi’nde Malay çalışmaları kürsüsü için onuruna düzenlenecek isim verme törenine katılacak.

Koh, gezinin Malezya’daki etnik Çin toplumu için sembolik bir öneme sahip olmasını beklediğini söyledi.

“Malezya çok ırklı ve çok kültürlü bir toplum… Çin’e yapacağı ziyaret ülkesindeki ırksal uyumu olumlu yönde etkileyecek ve bunun karşılığında Malezya’daki topluluklar arasında Enver’in birlik hükümetine olan desteği güçlendirecektir.”

Nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ülkede İslam dininin resmi lideri olan Kral, aynı zamanda önemli siyasi atamaları da denetliyor ve son yıllarda dış politikada giderek daha önemli bir rol oynuyor.

Asya

Çin’den Japonya’nın savunma belgesine tepki

Yayınlanma

Çin, Japonya’nın yeni yayımladığı savunma belgesine sert tepki göstererek Tokyo yönetimini, kendi askeri kapasitesini genişletmek amacıyla sözde “Çin tehdidini” abartmakla suçladı.

Çin Savunma Bakanlığı Sözcüsü Chen Xi, raporun gerçek dışı anlatılarla dolu olduğunu ve sözde “çevre bölgelerdeki güvenlik krizini” abarttığını söyledi.

Japonya’nın tutumunu “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” şeklinde nitelendiren Chen, savunma raporunun ülkenin askeri genişlemesine gerekçe oluşturduğunu belirtti.

Chen, “Bu adımdan büyük memnuniyetsizlik duyuyor ve buna kesinlikle karşı çıkıyoruz” dedi.

Yaklaşık 600 sayfalık Japonya’nın Savunması 2026” başlıklı Beyaz Kitap salı günü yayımlandı. Raporda, bölgesel güvenlik ortamının “giderek daha ciddi hâle geldiği” yönündeki değerlendirme sürdürüldü.

Raporda, Çin’in askeri alandaki gelişmelerinin Japonya açısından “daha önce benzeri görülmemiş ve en büyük meydan okumayı” oluşturduğu öne sürüldü. Çin ana karasının Tayvan çevresindeki askeri faaliyetlerinin de giderek sıklaştığı iddia edildi.

Savunma raporunda, 2025 baskısındaki ifadeler korunarak uluslararası toplumun İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük sınamayla karşı karşıya olduğu ve yeni bir kriz dönemine girildiği kaydedildi.

Chen ise Japonya’daki iktidar çevrelerinin “yalnızca savunmaya dayalı politika” söylemini sürdürürken üç temel güvenlik belgesinde değişiklik yapılmasını hızlandırdığını, savunma harcamalarını istikrarlı biçimde artırdığını ve uzun menzilli saldırı kapasitesi geliştirdiğini söyledi.

Tokyo’nun askeri genişlemeyi ve savaş hazırlıklarını ülkenin kurumlarına, ekonomisine, sanayisine ve kamuoyundaki tartışmalara yerleştirmeye çalıştığını belirten Chen, Japonya’daki “yeni militarizmin” giderek büyüyen bir kaygı hâline geldiği uyarısında bulundu.

Chen, bu eğilimin savaş sonrası uluslararası düzene ciddi bir meydan okuma oluşturduğunu ve bölgesel barış ile istikrar açısından gerçek bir tehdit yarattığını söyledi.

“Tayvan meselesi, Çin’in egemenliği ve toprak bütünlüğüyle ilgilidir ve Çin-Japonya ilişkilerinin siyasi temelini oluşturur. Bu, aşılamayacak bir kırmızı çizgidir” dedi.

Çinli sözcü, Japonya’ya saldırganlık tarihini derinlemesine sorgulama, Çin’in iç işlerine müdahaleyi durdurma, Japon kamuoyunu ve uluslararası toplumu yanıltmaktan vazgeçme ve “yeniden askerileşme” yönündeki yanlış yolda daha fazla ilerlememe çağrısında bulundu.

Japonya merkezli bazı uzmanlar da ülkenin sürdürdüğü askeri yığınağın bölgesel istikrarsızlığın kaynaklarından biri hâline geldiğini belirtti.

Japonya Anayasa Hukuku Enstitüsü Direktörü Makoto Ito, China Daily’ye yaptığı açıklamada, Japonya’nın komşularına güven veren diplomatik ve güvenlik politikalarına bağlı kalması hâlinde ülkenin güvenlik ortamının iyileşeceğini söyledi.

Ito, Japonya’nın son yıllardaki güvenlik ve savunma politikalarının ülkenin barışçıl anayasasından uzaklaştığını kaydetti.

Ito, “Buna rağmen bu politikalar ilerletilmeye devam ediyor ve savunma raporu gibi resmî belgeler aracılığıyla kamuoyuna aktarılıyor” dedi.

Japonya yeni Beyaz Kitap’ta Çin ‘tehdidine’ karşı durmak ve ekonomik refah için askeri yığınağı savundu

Tehlikeli yönelim

Tokyo’daki Josai Uluslararası Üniversitesi Onursal Profesörü Kumiko Haba da China Daily’ye yaptığı açıklamada, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi hükümetinin son derece tehlikeli bir yönde ilerlediğini söyledi. Haba, bu yönetimin savaş yürütmeye hazır bir hükümete dönüşebileceği uyarısında bulundu.

Japonya’nın savunma harcamaları istikrarlı biçimde artarken ülke, bu harcamaları gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2’sine çıkarma hedefinde şimdiden planlanandan daha hızlı ilerliyor.

Japonya, mart ayında kara konuşlu Type 25 gemisavar füzesini Kumamoto vilayetine yerleştirdi. Menzili geliştirmelerle 1.000 kilometreye çıkarılan füze, Japonya’nın ülke savunması için gerekli mesafenin çok ötesine ulaşırken açık biçimde saldırı kapasitesine de sahip bulunuyor.

Japonya, nisan ayında ölümcül silahların ihracatına yönelik kısıtlamaları tamamen kaldırdı.

Haba, Japonya’nın barış odaklı ülke kimliğinden vazgeçerek ve ulusal kalkınmada yeni bir aşamaya geçme arayışıyla savaşlara katılma yönünde ilerleyerek ABD’nin gündemiyle uyum sağlamaya çalıştığını söyledi.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya yeni Beyaz Kitap’ta Çin ‘tehdidine’ karşı durmak ve ekonomik refah için askeri yığınağı savundu

Yayınlanma

Japonya hükümeti, hızlanan askeri yığınağını yalnızca ülkeyi korumanın bir aracı olarak değil, aynı zamanda daha fazla refaha ulaşmanın yolu olarak sunuyor. Hükümet, son savunma beyaz kitabında silah üretiminin ekonomik büyümeyi destekleyebileceğini savunuyor.

Komşu ülkeler Çin, Rusya ve Kuzey Kore’den kaynaklandığı iddia edilen tehditlerin yıllık değerlendirmesini içeren belge, savaş sonrası dönemde askeri faaliyetlere getirilen kısıtlamalarla onlarca yıl boyunca sınırlandırılan Japonya’ya teknolojiden yararlanma, girişimleri finanse etme ve silah üretiminde daha fazla ticari bileşen kullanma çağrısında bulunuyor.

Savunma Bakanlığının sunum belgesine göre beyaz kitap, “savunma yatırımlarının genel ekonomiye ve halkın yaşamına fayda sağladığını vurguluyor.” Bu mesaj, Başbakan Sanae Takaichi’nin ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla stratejik kamu harcamalarına daha geniş ölçekte başvuran politikasıyla uyum taşıyor.

Bu yaklaşım, belgenin anime tarzındaki kapağıyla da destekleniyor. Önceki baskıların birçoğunda yer alan askerler, silahlar ve askeri semboller yerine, ışıl ışıl bir şehir manzarası içinde gülümseyen bir aile tasvir ediliyor. Bir Savunma Bakanlığı yetkilisi, tasarımın “fütüristik bir imaj” vermeyi amaçladığını söyledi.

Savunma ile gelecekteki refah arasında kurulan bu bağ, Takaichi yönetiminin yeni bir ulusal güvenlik stratejisi hazırladığı döneme denk geliyor. Askeri uzmanlar, stratejinin esas olarak Çin’i caydırmayı amaçlayan yeni harcama artışları öngöreceğini tahmin ediyor.

Beyaz kitapta, “Çin’in askeri faaliyetleri ve diğer eylemleri Japonya ve uluslararası toplum açısından ciddi kaygı konusudur ve Japonya’nın karşı karşıya bulunduğu en büyük stratejik meydan okumayı oluşturmaktadır” denildi.

Takaichi’nin kasım ayında, Çin’in Tayvan’a olası bir müdahalesi halinde Japonya’nın da askeri olarak harekete geçeceğini söylemesi Pekin’in sert tepkisine yol açmıştı. Çin, “son derece vahim” olarak nitelediği bu açıklamanın geri çekilmesini istemişti.

Tokyo, İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Japonya’nın en büyük askeri yığınağını finanse etmek amacıyla vergi artışları, harcama reformları ve tek seferlik gelirlerden oluşan karma bir kaynak paketi hazırladı. Bu süreç, savunmayla bağlantılı harcamaları gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 2’sine çıkardı. Ancak Takaichi, zaten ciddi baskı altındaki kamu maliyesine ilave yük bindirmeden daha fazla askeri genişlemenin nasıl finanse edileceğini henüz açık biçimde ortaya koymadı.

Takaichi hükümeti, Mart 2027’de sona erecek mali yıl için 122,3 trilyon yenlik rekor bütçeyi kabul ettirdi. Daha sonra hane halklarını ve işletmeleri artan enerji maliyetlerinden korumak amacıyla bütçeye 3,1 trilyon yenlik ek paket ilave edildi. Bu durum, kamu kaynakları üzerindeki birbiriyle rekabet eden talepleri de gözler önüne serdi.

Yeni savunma harcamalarının büyük bölümü şimdiye kadar, 1.000 kilometreden daha uzaktaki hedefleri vurabilecek füzelere yönlendirildi. İlave harcama artışlarının önemli bir bölümünün ise Ukrayna’nın Rusya’yla savaşında yoğun biçimde kullandığı türden insansız hava araçlarına ve diğer insansız silah sistemlerine ayrılması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Asya

Alibaba 2,4 trilyon parametreli yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı

Yayınlanma

Çin merkezli teknoloji şirketi Alibaba, 2,4 trilyon parametreye sahip yeni yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i tanıttı. Qwen Studio tarafından duyurulan model, 1 milyon tokena kadar bağlam işleme kapasitesi ve görsel veri analiz kabiliyeti sunuyor. Yeni mimarinin yazılım, araştırma ve çok aşamalı karmaşık görevlerde işlem maliyetlerini ve gecikme sürelerini düşürdüğü bildirildi.

Çin merkezli teknoloji şirketi Alibaba, programlama, araştırma ve uzun süreli çok aşamalı görevlerin yürütülmesi için geliştirilen yeni yapay zeka modeli Qwen3.8-Max’i kamuoyuna sundu.

Qwen Studio tarafından yapılan açıklamaya göre yeni model, 2,4 trilyon parametreyle yapılandırıldı. Sistemin 1 milyon tokena kadar bağlam hacmini işleyebildiği kaydetti.

Geliştiriciler, modelin kapsamına görsellerin ve diğer görsel verilerin analiz edilmesi yeteneğini de dahil etti.

Qwen3.8-Max’in uygulama geliştirme, hukuki metinleri inceleme, finansal araştırmalar yapma ve spor analitiği yürütme kabiliyetine sahip olduğu aktarıldı.

Modelin ayrıca büyük hacimli belgeleri, televizyon dizilerini ve canlı yayınları işleyebildiği belirtildi.

Qwen ekibinin paylaştığı bilgilere göre uygulanan yeni mimari, karmaşık görevlerin çözümü sırasında ortaya çıkan hesaplama maliyetlerini ve gecikme sürelerini azaltıyor.

Qwen, Alibaba’nın bulut teknolojileri birimi Alibaba Cloud tarafından geliştirilen büyük dil modelleri ailesini ve aynı adı taşıyan uygulamayı temsil ediyor.

Daha önce Tongyi Qianwen adıyla bilinen proje kapsamında üretilen modeller; metin üretimi ve analizi, programlama, belge işleme ve kurumsal görevlerin çözümü amacıyla kullanılıyor.

Alibaba, 2025 yılının başında Qwen 2.5-Max modelini tanıtmıştı.

Şirket, söz konusu modelin metin anlama, programlama ve mantıksal akıl yürütme testlerini içeren çeşitli değerlendirmelerde DeepSeek-V3 ve Llama-3.1-405B modellerini geride bıraktığını savunmuştu.

Çinli şirket şubat ayında ise robotların yönetimi için tasarlanan RynnBrain modelini kullanıma sundu.

RynnBrain, metin ile görselleri eş zamanlı analiz eden ve makinelerin nesneleri tanımasına, hareketleri hesaplamasına ve komutları yerine getirmesine yardımcı olan Qwen3-VL çok modlu sistemi temel alınarak geliştirildi.

Silikon Vadisi Çin yapay zekâsına yönelik ABD yasaklarına neden karşı çıkıyor?

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English