Asya
Japonya’nın Ishiba’sının Asya NATO’su önerisi ABD’de ‘fantezi’ olarak görüldü

Başbakanlık için yarışan eski Japonya Savunma Bakanı Shigeru Ishiba’nın Asya’da önerdiği NATO tarzı kolektif güvenlik düzenlemesi ABD’de soğuk karşılandı.
Biden yönetimindeki bir Hint-Pasifik yetkilisi Nikkei Asia’ya yaptığı açıklamada, “Bölgede aradığımız şey Asyalı bir NATO değil” dedi.
ABD Başkanı Joe Biden, ittifakları ve ortaklıkları güçlendirmeyi önceliklendirdi ve bunu stratejisinin bir ayağı haline getirmişti. Yönetiminin görüşlerini paylaşmak için isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir yetkili, odak noktasının Asya-Pasifik’te “blok tarzı bir ittifak” yaratmak yerine “giderek artan sayıda alanda bağlantılar ve işbirliği alışkanlıkları oluşturmak” olduğunu söyledi.
Japonya’nın iktidardaki Liberal Demokrat Parti’si, 27 Eylül’de yapılacak seçimle ülkenin yeni başbakanını seçecek. Ishiba, Rusya’nın iki yıl önce Ukrayna ile savaşa girmesi ile caydırıcılığın başarısızlığa uğramasının ardından Japonya’nın Asya’da kolektif güvenliği araştırması gerektiğini söyledi.
Nikkei/TV Tokyo’da yakın zamanda yapılan bir ankette LDP başkanlığı için kamuoyunun ilk tercihi %26 ile Ishiba oldu. Ishiba, Japonya’nın Öz Savunma Kuvvetleri’ni bu tür görevler için yurtdışına göndermesi halinde anayasasını gözden geçirmek zorunda kalacağını kabul etti.
Bölgedeki çeşitli güvenlik çerçevelerini “birleştirmek” fikrinde olduğunu belirten yetkili, ABD-Japonya güvenlik ittifakı, ABD-Güney Kore güvenlik ittifakı, Avustralya, Yeni Zelanda ve ABD arasındaki ANZUS güvenlik anlaşmasının ele alınması gerektiğini belirterek, “En hızlı yol, JANZUS adını verdiğimiz ANZUS’a Japonya’yı eklemek olurdu,” dedi.
LDP Genel Sekreteri ve aynı zamanda aday olan Toshimitsu Motegi, Ishiba’nın önerisini gerçekçi olmayan bir öneri olarak eleştirdi.
Motegi, “NATO’nun özü, ortak bir yabancı düşmanın silahlı saldırısından üye devletleri kolektif olarak korumaktır. Avrupa’nın aksine Asya, çeşitli kültürlere ve siyasi sistemlere sahip ülkelerden oluşuyor. Her ülkenin Çin ile farklı ilişkileri var” dedi.
ABD’de bulunan Hint-Pasifik güvenlik gözlemcileri, Asya bölgesinin karmaşıklığına işaret ederek, Ishiba’nın önerisinin uygulanamaz olduğu konusunda hemfikir oldular.
George W. Bush yönetiminde Ulusal Güvenlik Konseyi Asya İşleri Kıdemli Direktörü olan Michael Green, “Asya NATO’sunun şimdilik bir hayal olduğunu” söyledi. Ancak ABD-Japonya-Avustralya üçlü güvenlik düzenlemesi fikrinin ihtimal olsa da düşük olduğunun altını çizdi.
Green’in CEO olarak görev yaptığı Sidney Üniversitesi ABD Çalışmaları Merkezi tarafından bu nisan ayında yayınlanan ulusal güvenlik uzmanları anketine göre, Avustralya’daki katılımcıların %55’i, Japonya’daki katılımcıların %71’i ve ABD’deki katılımcıların %59’u üçlü bir güvenlik anlaşmasını destekliyor.
Düşünce kuruluşu Stimson Center’ın kıdemli üyesi Kelly Grieco, “Asya NATO’su” arayışının sadece gerçekçi olmadığını, aynı zamanda stratejik olarak da akıllıca olmadığını söyledi.
Uzman Kelly Grieco, “Özellikle Güney Asya ve Güneydoğu Asya’daki ülkelerin çoğu, ABD-Çin rekabetinde taraf tutmak istemiyor. Daha da önemlisi, seçim yapmak zorunda değiller ” ifadelerine yer verdi. Grieco, genellikle kara sınırlarını paylaşan Avrupa ülkelerinin “ortak bir tehdit değerlendirmesi yapma eğiliminde olduğunu ve kendi ulusal güvenliklerini komşularının kaderiyle yakından bağlantılı olarak gördüklerini” vurguladı. Asya için durum böyle değil ve bir Asya NATO’su yaratma girişiminin “neredeyse kesinlikle ters tepeceğini” söyledi.
Grieco, “Hindistan, Endonezya ve Vietnam da dahil olmak üzere Hint-Pasifik’teki birçok ülkenin ittifak alerjisi var. Bu tür hamleler, Çin’in bölgedeki artan gücü ve etkisine karşı denge sağlaması gereken ülkeleri (ABD veya Japonya) yabancılaştıracaktır” diye konuştu.
Öte yandan muhafazakâr düşünce kuruluşu Hudson Enstitüsü’nün Japonya direktörü Kenneth Weinstein, “Asya NATO’su, Asya’da mevcut olmayan stratejik bir uyumu varsayar” sözlerine yer verdi.
Weinstein, ABD, Avustralya ve Japonya’nın aynı çizgide olduğunu ve Filipinler’in Washington’a çok daha yakınlaştığını, ancak Çin’in “ciddi kolektif öz savunma için gereken birliği baltalayacak kadar çok baskı noktası olduğunu” söyledi.
Dış İlişkiler Konseyi Kıdemli Üyesi Sheila Smith, Japon Öz Savunma Kuvvetleri’nin, Japonya’nın savunmasını sağlarken kolektif güvenliğe de katkıda bulunup bulunamayacağını sorguladı.
Smith, şu aşamada daha gerçekçi bir yolun kara, deniz, hava, uzay ve siber gibi birden fazla alanda kolektif müttefik operasyonlarını entegre etmek olacağını söyleyerek, “Müttefikler arasında ağ kurmak, doğru yetenek karışımını sağlamaya yönelik atılacak en iyi ilk adım olabilir ve daha sonra, eğer bunu yapacak siyasi irade varsa, bu yeteneklerin toplu olarak kullanılmasına ilişkin bir niyet beyanının yapılıp yapılmayacağını değerlendirmek gerekir” diye konuştu.
Pazartesi günü Washington’daki Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi’nde düzenlenen bir seminerde, Stanford Üniversitesi Walter H. Shorenstein Asya-Pasifik Araştırma Merkezi’nden araştırmacı Xinru Ma, ABD-Çin rekabetinin, Soğuk Savaş dönemindeki ABD-Sovyetler Birliği rekabetinden çok, 1980’lerdeki ABD-Japonya ekonomik rekabetine benzediğini savundu ve şunları ekledi:
“ABD, Çin’i Soğuk Savaş benzeri bir rakip olarak çerçeveleyerek, özellikle küresel ölçekte askeri ve ideolojik rekabete fazla odaklanma ve rekabetin gerçek doğasını gözden kaçırma riskiyle karşı karşıya kalıyor.
Japonya’nın güvenlik geleceği: ‘Asya NATO’su’ önerisi ve SOFA revizyonu
Asya
ABD, Japonya ve Güney Kore’den Kuzey Kore’ye karşı ortak tatbikat

ABD, Güney Kore ve Japonya, Kuzey Kore’nin füze ve nükleer tehditlerine karşı hazırlık seviyesini sınamak amacıyla ortak askeri tatbikat düzenleyecek. Freedom Edge adı verilen ve savunma amaçlı olduğu belirtilen tatbikat, 7-11 Eylül tarihleri arasında Jeju Adası açıklarındaki uluslararası sularda icra edilecek.
ABD, Güney Kore ve Japonya, 7-11 Eylül tarihleri arasında “Freedom Edge” adı verilen ortak askeri tatbikatı gerçekleştirecek.
Yonhap ajansının haberine göre Jeju Adası’nın güney ve doğusundaki uluslararası sularda icra edilecek manevraların temel amacının, üç ülkenin Kuzey Kore’den gelebilecek füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık durumunu test etmek olduğu kaydedildi. Güney Kore ordusu tatbikatın savunma odaklı olduğunu vurguladı.
Çok uluslu deniz ve hava unsurlarının yer alacağı manevralarda askeri birlikler, güçlendirilmiş hava savunması ile deniz hedeflerini önleme operasyonları üzerine eğitim alacak.
Yapılan açıklamada, “Bu tatbikatların ölçeğinin genişlemesi ve her üç ülke arasındaki işbirliğinin sürmesi; kolektif gücümüzü, yüksek düzeydeki birlikte çalışabilirlik kabiliyetimizi, devletlerimizi korumaya ve serbest ile açık bir Hint-Pasifik bölgesinin güvenliğini sağlamaya yönelik sarsılmaz kararlılığımızı ortaya koymaktadır” denildi.
Trump’ın tatbikat kararı sonrası üçlü manevra
Reuters haber ajansının aktardığına göre söz konusu tatbikat, ABD’nin Güney Kore ile yürüttüğü ortak manevraların kapsamını daraltması ve gelecek ay yapılması planlanan iki ülke deniz piyadeleri tatbikatını iptal etmesinin ardından gerçekleşiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Washington yönetiminin bu kararını Seul’ün İran’a yönelik askeri operasyonda yer almayı reddetmesiyle gerekçelendirmişti.
Freedom Edge tatbikatı; ABD, Güney Kore ve Japonya’nın hava, deniz ve siber alanda icra ettiği üçlü bir tatbikat olma özelliği taşıyor. Ülkeler bu manevralar kapsamında özellikle balistik füzelere karşı koyma kabiliyetlerini geliştiriyor.
Daha önce, Temmuz ayı sonunda Kuzey Kore devlet haber ajansı KCNA, Japonya’daki ABD komutanlığının personel sayısının artırılmasını Kore Yarımadası’ndaki çatışma riskini tırmandıran bir etken olarak nitelendirmişti.
Ajansın yayımladığı başyazıda, Amerikan komutanlığının genişletilmesinin silahlı bir çatışmayı yakınlaştırdığı ve çatışmanın patlak vermesini “yalnızca an meselesi” haline getirdiği savunulmuştu.
Asya
Güney Korelilerin yüzde 65’i nükleer silahlanmayı destekliyor

Gallup Korea kamuoyu araştırmasına göre Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olmasını desteklerken yüzde 30’u buna karşı çıkıyor. Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin savaş başlatma ihtimali gördüğünü belirtiyor. Sonuçlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın Seul ile ortak askeri tatbikatları daraltma kararının ardından kamuoyuna yansıdı.
Gallup Korea tarafından yapılan kamuoyu araştırmasına göre, Güney Kore vatandaşlarının yüzde 65’i ülkenin nükleer silaha sahip olması fikrini destekliyor. Ankete katılanların yüzde 30’u ise bu adıma karşı çıkıyor.
Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 70’i Güney Kore ordusunun Kuzey Kore ordusundan daha güçlü olduğunu düşünüyor. Katılımcıların yüzde 21’i Kuzey Kore ordusunun daha güçlü olduğu görüşünü savunurken, yüzde 3’ü askeri güçlerin yaklaşık olarak eşit seviyede olduğunu belirtiyor. Katılımcıların yüzde 6’sı ise bu konuda görüş bildirmedi.
Araştırmaya katılanların yüzde 39’u Kuzey Kore’nin fiilen bir savaş başlatabileceğini değerlendiriyor. Askeri bir provokasyon olasılığını en yüksek gören grubu yüzde 54 ile 18-29 yaş aralığı ve yüzde 53 ile 30-39 yaş aralığı oluşturuyor. Bu ihtimali en düşük gören yaş grubu ise yüzde 29 ile 40-49 yaş aralığındakiler oldu. Diğer yaş gruplarında bu oran yaklaşık yüzde 30 seviyesinde ölçüldü.
Gallup, Kuzey Kore ile gerçek bir savaş riski görmeyen katılımcılar arasında dahi nükleer silah edinilmesini destekleyenlerin oranının yüzde 58 olduğunu aktardı.
Kamuoyu araştırması 25-27 Ağustos tarihleri arasında, ülke genelinde 18 yaş ve üzerindeki 1.001 kişinin rastgele seçilen sanal cep telefonu numaraları üzerinden telefonla mülakat yöntemiyle yapıldı.
Trump tatbikatları azaltma kararı almıştı
Anket, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu ay içinde ABD ile Güney Kore arasındaki ortak askeri tatbikatları Kuzey Kore lideri Kim Jong Un ile “çok iyi ilişkileri” olduğunu belirterek beklenmedik biçimde daraltmasının ardından gerçekleşti.
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, Trump’ın kararını “anlamlı” olarak nitelendirdi. Lee, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Sayın Başkan Trump, bu mesajınız Kore Yarımadası’ndaki düşmanlık ve cepheleşmeyi aşarak barışı tesis etmeye yönelik derin düşünceler içeren anlamlı bir karar olarak değerlendirilmektedir” ifadelerini kullandı.
Lee, askeri güç bakımından dünyada beşinci sırada yer alan Güney Kore’nin savunmaya şimdiden Kuzey Kore’nin yıllık gayrisafi yurtiçi hasılasının (GSYİH) 1,4 katı kadar harcama yaptığını ve bu harcamaları GSYİH’nin yüzde 3,5’ine çıkarmayı planladığını kaydetti. Lee, bu adımın yarımadanın güvenliğini ülkenin kendi imkanlarıyla sağlamasına olanak tanıyacağını ve bunun Başkan Trump’ın tutumuyla tam uyum gösterdiğini dile getirdi.
ABD ile Güney Kore’nin her yıl düzenlediği ortak “Ulchi Özgürlük Kalkanı” tatbikatı 17 Ağustos’ta başladı ve 27 Ağustos’a kadar sürdü. Tatbikat, müttefiklerin savaşa hazırlık düzeyini artırmayı hedefleyen ortak operasyonları kapsadı.
Tatbikat başlamadan önce Kuzey Kore Merkezi Haber Ajansı (KCNA), manevraları “saldırgan” olarak niteleyen bir Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı temsilcisinin açıklamasını yayımladı.
Lee Jae-myung bu açıklamanın ardından Kuzey Kore’ye savaşı sona erdirme müzakerelerine başlama teklifinde bulundu. Lee ayrıca “istikrarsız ateşkes sistemini” bir barış düzeniyle değiştirmeye yönelik adımlar atma taahhüdü verdi. Kim Jong Un ise Güney Kore’yi “en düşman devlet” olarak tanımladı ve iki ülkenin birleşmesi ihtimalini dışladı.
Güney Kore’nin tarihi rakibi Kuzey Kore nükleer silaha sahip. Güney Kore Savunma Analiz Enstitüsünün geçen yılın kasım ayındaki değerlendirmelerine göre Kuzey Kore’nin elinde 150 adede kadar nükleer silah var ve bu sayı 2040 yılına kadar 400’ün üzerine çıkabilir.
Reuters’ın aktardığına göre, 28 Ağustos’ta Güney Koreli yetkililer, Güney Kore, Japonya ve ABD’nin, Kuzey Kore kaynaklı füze ve nükleer tehditlere karşı hazırlık düzeyini test etmek amacıyla 9-11 Eylül tarihleri arasında yıllık ortak askeri tatbikat Freedom Edge’i gerçekleştireceğini bildirdi.
Asya
Çin-Nepal sınırında sel felaketi: 1.000’den fazla kişi kayıp

Çarşamba günü Çin-Nepal sınırındaki Gyirong Sınır Kapısı bölgesinde büyük bir çamur kayması ve ani sel meydana geldi. Felakette sınırın iki tarafında en az 160 kişi hayatını kaybederken, 1.000’den fazla kişi kayboldu. Arama çalışmaları sınırın her iki yanına genişletildi.
Şigatse belediye yönetiminin perşembe sabahı düzenlediği basın toplantısında paylaşılan son resmi bilgilere göre Çin tarafında üç kişinin öldüğü doğrulandı, 558 kişi ise hâlâ kayıp.
İki kişi sağ olarak kurtarıldı. Arama çalışmalarının genişletilmesiyle daha önce 265 olarak açıklanan kayıp sayısı yukarı yönlü revize edildi.
Çinli yetkililer, itfaiyeciler, askerler ve mühendislik ekipleri dahil 1.500’den fazla personeli bölgeye sevk etti. Başbakan Yardımcısı Zhang Guoqing de operasyonları yönetmek üzere olay yerine ulaştı.
Devlet yayıncısı CCTV’ye göre sınır kapısı yakınlarında bir heyelan set gölü oluştu ve bu durum kurtarma çalışmalarını zorlaştırıyor.
Nepal polisi ise çarşamba günü geç saatlerde 157 kişinin cesedine ulaşıldığını bildirdi.
Nepal Başbakanlık Ofisi’ne göre kayıp durumda olan 484 turist arasında en az 26 ülkeden 391 yabancı uyruklu bulunuyor. Bunların 142’si Hindistan, 47’si ABD, 34’ü Avustralya, 33’ü İngiltere ve 24’ü Kanada vatandaşı.
Nepal Turizm Kurulu Sözcüsü Sunil Sharma, Associated Press’e yaptığı açıklamada kayıp turistlerden 133’ünün Hintli hacı olduğunu söyledi.
Felaket, çarşamba günü saat 10.30 civarında Tibet’in Şigatse kentindeki Gyirong ilçesini vurdu ve Nepal tarafından kaynaklandı.
Bölge, Tibet’in kutsal Kailash Dağı ve Manasarovar Gölü’ne uzanan önemli bir hac güzergâhı üzerinde bulunuyor. Özellikle yılın bu yoğun döneminde Hindistan’dan ve diğer ülkelerden yüzlerce hacı bölgeyi ziyaret ediyor.
Nepalli yetkililerin ilk değerlendirmeleri, bir depremin bir buzulun alt bölümünde çökmeyi tetiklemiş olabileceğine ve bunun da yıkıcı sel sularını serbest bırakmış olabileceğine işaret etti.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Görüş2 hafta önceJaponya’nın Savunma Beyaz Kitabı: Odakta Çin ve “Kapsamlı Ulusal Güç” Stratejisi Var
Dünya Basını4 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Trump İran konusunda kendini çıkamayacağı bir köşeye sıkıştırdı











