Avrupa
Toyota ve Jaguar’dan “Made in Europe” uyarısı

Toyota ve Jaguar Land Rover (JLR), “Made in Europe” üretim hedeflerinin yatırımları ve istihdamı tehdit ettiğini ve Avrupa’da üretilen otomobilleri Çin menşeli araçlardan daha pahalı hale getireceğini belirtti.
Mevcut AB önerilerine göre, kurumsal filo araçları ve küçük elektrikli araçların kamu ihalelerine ve sübvansiyonlara hak kazanabilmesi için blok içinde monte edilmesi gerekecek.
Bu durum, Birleşik Krallık, Türkiye ve Fas gibi ülkelerden Avrupa’ya araç ihraç eden küresel otomobil üreticileri arasında büyük tepki yarattı.
Sanayi Hızlandırıcı Yasası (IAA) kapsamında AB, sübvansiyon veya kamu ihalelerine hak kazanabilmeleri için, bataryalar hariç olmak üzere otomobil parçaları için yüzde 70’lik bir yerel içerik eşiği de öneriyor.
Hindistanlı Tata Motors’a ait olan JLR, bu önerilerin, parçalarını nereden tedarik ettiklerine dair kanıt sunmak zorunda kalacak üreticiler için maliyetleri artıracağını belirtti.
Diğer otomobil üreticilerinin yöneticileri de, daha küçük tedarikçilerin parçalarının menşeini doğrulamak için gümrük belgelerini derlemenin zor olacağını belirtti.
JLR, “IAA, üreticilere ek maliyetler yüklemekte ve Avrupa otomobillerini daha pahalı hale getirmektedir. Bu, Avrupa imalatını Çin’e göre daha az rekabetçi kılan temel yapısal farklılıkları gidermek için hiçbir şey yapmamaktadır,” dedi.
Çarşamba günü Brüksel’de düzenlenen bir Automotive News etkinliğinde, Toyota’nın Avrupa operasyonlarından sorumlu Yoshihiro Nakata, önemli uluslararası ortakların “Made in Europe” kuralları dışında bırakılmasının “gelecekteki yatırımları, istihdamı ve teknoloji transferini baltalayabileceği” uyarısında bulundu.
Avrupa ve Birleşik Krallık’ta sekiz fabrikası bulunan ve bölgede 25.000 kişiyi istihdam eden dünyanın en büyük otomobil üreticisi, Japonya, Birleşik Krallık ve Türkiye’de üretilen araçların IAA sübvansiyonlarından yararlanabilmesi çağrısında bulundu.
Nakata, “Avrupa’nın dayanıklılığı sadece yerel üretime değil, aynı zamanda bölgesel ölçek ve ortak başarı yaratmak için ortaklarla çalışmaya da dayanıyor. Birlikte çalışarak hepimiz daha güçlüyüz,” dedi.
JLR ayrıca, AB’nin sadece araçların nerede monte edildiğine bakmak yerine, bir üreticinin ekonomilere ne kadar katkı sağladığını –örneğin AB ihracatı şeklinde– değerlendirmesini talep etti.
Şirket, Birleşik Krallık’ın bu çerçeve dışında bırakılmasının sektör genelinde ciddi sonuçlar doğuracağı konusunda uyarıda bulundu:
“Birleşik Krallık içeriğini AB içeriğiyle değiştirmek, karşılıklı bağımlılık nedeniyle hem Birleşik Krallık otomotiv tedarik zincirini hem de AB tedarik zincirini istikrarsızlaştırabilir.”
İngiltere’nin en büyük otomotiv işverenlerinden biri olan Nissan, daha önce bu politikanın yürürlüğe girmesi halinde amiral gemisi niteliğindeki Sunderland fabrikasını kapatacağını belirtmişti.
İstihdamın yok edilmesi, bloğun endüstriyel gerilemesini tersine çevirmek amacıyla Fransız komisyon üyesi Stéphane Séjourné tarafından mart ayında önerilen IAA ile Brüksel’in amaçlarının tam tersi.
Yasa, imalatın AB ekonomisindeki payını 2024’teki yüzde 14,3’ten 2035’e kadar yüzde 20’ye çıkarmayı hedefliyor.
Teklif, halihazırda AB’nin serbest ticaret anlaşmaları olan ülkelerdeki diğer temiz teknoloji sektörlerindeki üreticilerin “Made in Europe” statüsünden yararlanmasına izin veriyor.
Üye devletlerin ve parlamenterlerin, yasayı Birleşik Krallık merkezli otomobil üretimini de kapsayacak şekilde değiştirmeye çalışacaklarına dair işaretler var.
Fransa Ticaret Bakanı Nicolas Forissier iki hafta önce FT’ye verdiği demeçte, Brüksel’in İngiltere’nin programdan dışlanmasına ilişkin “sorunu” çözmesi gerektiğini belirtirken, bir komisyon yetkilisi de Almanya dahil üye devletlerin de İngiltere’nin dahil edilmesinden yana olduğunu kabul etti.
Müzakerelere aşina olan üst düzey bir Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi, AP’nin İngiltere’yi tam olarak dahil etmek için önerinin coğrafi kapsamını da gözden geçirebileceğini söyledi.
Fakat mevcut teklif, Volkswagen ve Stellantis gibi diğer otomobil üreticilerinin yanı sıra birçok otomobil parçası üreticisinin de desteğine sahip.
Parça üreticileri birliği Clepa’nın genel sekreteri Benjamin Krieger, programın Birleşik Krallık ve diğer serbest ticaret ortaklarına genişletilmesini desteklediklerini, ancak araçların yüzde 70’inin Avrupa’da üretilmesi şartının sulandırılmasına karşı çıkacaklarını söyledi.
Krieger şöyle dedi:
“Kan kaybını durdurmamız gerekiyor. Her şeyi ithal ederseniz, araçlar elbette daha ucuz olur, fakat Avrupa’daki üretimi feda etmiş oluruz.”
Avrupa Komisyonu, kurumsal filolar ve küçük elektrikli araçlarla ilgili önerilerin “yeşil dönüşümümüzü destekleyen kilit girişimler” olduğunu ve bu hedeflerin ama AB tedarik zincirinde “büyüme ve üretim faaliyetlerine de dönüşmesi” halinde gerçekleştirilebileceğini belirtti.
Avrupa
Avrupa’da doğalgaz fiyatları 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı

Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları Hürmüz Boğazı’nın kapanması ve daralan LNG arzının etkisiyle megavatsaat başına 86,79 euroya kadar yükselerek Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Yeraltı depolama tesislerindeki doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75’te kaldı.
Avrupa’da vadeli doğalgaz fiyatları, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) arzındaki düşüş ve yeraltı depolama tesislerindeki düşük doluluk oranlarının piyasada uzun süreli açık endişesini artırmasıyla 2022’den bu yana görülen en yüksek düzeye çıktı.
Hollanda merkezli sanal ticaret noktası TTF’de işlem gören kasım vadeli doğalgaz kontratlarının fiyatı yüzde 2,89 artışla megavatsaat başına 86,79 euroya ulaştı.
Uluslararası piyasalardaki döviz kuru hesaba katıldığında bu tutar bin metreküp başına 1019,83 dolara karşılık geliyor. Avrupa pazarında doğalgaz, söz konusu seviyelerde en son 22 Aralık 2022’de işlem görmüştü.
Günün ilerleyen saatlerinde artış hızı yüzde 2,1’e geriledi; Türkiye saatiyle 13.11 itibarıyla gaz fiyatı megavatsaat başına 86,125 eurodan (bin metreküp için 1011,47 dolar) alıcı buldu.
Avrupa’da doğalgaz fiyatı eylül ayında da Aralık 2022’den bu yana ilk kez 1000 dolar barajını aşmış, ardından 870 dolara çekilmişti.
Fiyat artışının ekim ayında da sürmesinde, ABD ve İsrail’in İran’a açtığı savaşın tetiklediği küresel arz açığı endişeleri belirleyici rol oynuyor. Doğalgaz krizi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin sekiz aydan uzun süredir kapalı kalmasından kaynaklanıyor.
Savaşın başlamasıyla boğazın neredeyse tamamen ulaşıma kapatılması, dünya pazarına sunulan LNG hacminin yaklaşık yüzde 20 daralmasına yol açtı.
Ortadoğu kaynaklı sevkiyatın sekteye uğraması, mevcut LNG hacimleri üzerindeki uluslararası rekabeti hızlandırdı. Bu tablo, tüketim dalgalanmalarını ve ani tedarik kesintilerini dengeleyen Avrupa’daki yeraltı depolama tesislerinin yaz aylarında yeterince doldurulamamasına neden oldu.
Avrupa’daki depolama tesislerinin doluluk oranı 12 Ekim itibarıyla yüzde 73,75 düzeyinde kaldı. Tesislerin doluluk oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 83,03, Ekim 2024’te ise yüzde 94,89 seviyesindeydi.
ING analistleri piyasadaki görünüme ilişkin değerlendirmelerinde, “Piyasa, kışın büyük bölümünü Basra Körfezi’nden neredeyse hiç LNG almadan geçireceği gerçeğini kavramaya çalışıyor” ifadesine yer verdi.
Depolardaki yetersizlik ve stokları tamamlama zorunluluğu fiyatları yukarı taşırken, Asyalı alıcılarla rekabetin kış aylarında yeni bir fiyat sıçramasına yol açabileceği uyarısı yapılıyor.
Kış öncesinde stoklar beş yıllık ortalamanın gerisinde
Öte yandan Reuters’ın görüş aldığı sektör uzmanları ve analistler, enjeksiyon sezonunun resmi sonu kabul edilen 1 Kasım itibarıyla Avrupa’daki doğalgaz depolarının doluluk oranının yüzde 75 ila yüzde 78 arasında kalacağını öngörüyor.
Bu oran, son beş yılın ortalamasının yaklaşık 10 yüzde puan altına denk geliyor.
Avrupa Birliği’nin kış dönemi tüketiminin yüzde 25 ila 30’unu yeraltı depoları karşılıyor; bu durum bölgeyi özellikle Norveç ve ABD’den sağlanan boru hattı ve LNG teslimatlarına bağımlı kılıyor.
ABN Amro enerji uzmanı Mutaz Altaghlibi, tedarikte yaşanacak olası bir aksamanın Avrupa’da fiyatları daha da yukarı çekebileceğini, Asyalı alıcıların LNG talebinin de fiyat baskısını yüksek tutacağını belirtti.
Banka, sert geçebilecek bir kış mevsiminde Avrupa depolarındaki gaz rezervinin yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar eriyebileceğini duyurdu.
Altaghlibi, söz konusu düşüşün bir sonraki dolum sezonu açısından oldukça kritik ve zorlu koşullar yaratacağını vurguladı.
Mevcut piyasa koşulları, fiyatların megavatsaat başına 350 euronun üzerine çıktığı 2021-2022 enerji krizini andırıyor.
Enerji analistlerinin büyük bölümü fiyatların yeniden o zirvelere tırmanmasını beklemiyor; ancak megavatsaat başına 100 euronun aşılarak yüzde 25’lik ek bir artış yaşanmasının muhtemel olduğunu kaydediyor.
AB kış aylarında 14 milyar metreküplük doğalgaz açığı riskiyle karşı karşıya
Avrupa
Fransa’da market soğutucuları hacklendi: Milyonlarca euroluk gıda çöpe gitti

Fransa’daki büyük süpermarket zincirlerinin soğutma sistemlerini hedef alan siber saldırıda yüzlerce mağazanın dolapları 50 dereceye kadar ısıtıldı. Saatlerce süren ısınma nedeniyle taze ve dondurulmuş ürünler bozulurken, sektördeki zararın milyonlarca euroya ulaştığı hesaplanıyor.
Fransa genelindeki büyük süpermarket zincirleri, soğutma ve dondurucu sistemlerini hedef alan kapsamlı bir siber saldırıya uğradı.
Bilgisayar korsanlarının uzaktan erişim sağlayarak soğutuculardaki sıcaklığı 50 dereceye kadar yükseltmesi sonucu yüzlerce mağazadaki taze ve dondurulmuş gıdalar bozuldu.
BBC ve Fransız haber kanalı BFMTV’nin aktardığı verilere göre perakendecilerin toplam zararı milyonlarca euroyu bulabilir.
Saldırının, Danimarka merkezli mühendislik şirketi Danfoss tarafından üretilen ve soğutma ekipmanlarının uzaktan idaresini sağlayan yazılımdaki bir güvenlik açığından kaynaklandığı bildirildi.
Normal şartlarda gece saatlerinde buz çözme işlemi için kısa süreliğine ısıtılan üniteler, korsanların müdahalesiyle saatlerce yüksek sıcaklıkta tutuldu.
Bazı noktalarda ekipmanın aşırı ısınması nedeniyle yangın çıktığı aktarıldı.
Fransa genelinde yüzlerce süpermarket etkilendi
Perakende zincirlerinden Coopérative U Genel Direktörü Dominique Schelcher, olayı “son derece ciddi ve benzeri görülmemiş” bir saldırı olarak nitelendirdi.
Zincir bünyesindeki 100’ü aşkın mağazanın etkilendiği açıklandı. Intermarché ve Netto markalarını bünyesinde barındıran Les Mousquetaires Grubu, 180 mağazanın hedef alındığını, yeni olayları önlemek amacıyla yaklaşık 100 satış noktasının internet bağlantısının acilen kesildiğini bildirdi.
Reuters ajansının haberine göre Intermarché bünyesindeki bazı soğutucularda sıcaklık altı saat boyunca 50 derecede kaldı.
Carrefour, ülke genelindeki 6 bin mağazasından 80’inde soğutuculara yetkisiz erişim sağlandığını duyurdu.
Monoprix zinciri ise 400’ü aşkın şubesinin yüzde 5’inin saldırıya maruz kaldığını kaydetti.
Leclerc mağazalarının da etkilendiği bildirilirken, Les Mousquetaires Grubu 12 Ekim öğle saatlerinde bazı reyonların devre dışı kalmayı sürdürdüğünü paylaştı.
Soruşturma başlatıldı, gözler eski yazılımlara çevrildi
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu, olayın aydınlatılması için Ulusal Siber Güvenlik Ajansını (ANSSI) görevlendirdi.
Paris savcılığı da soğutma sistemlerine yönelik siber saldırı hakkında adli soruşturma başlattı.
Danfoss şirketi, saldırıların güvenlik güncellemesi yapılamayan eski yazılımlara sahip üniteleri etkilediğini savundu.
Şirket, müşterilerine sistem yazılımlarını güncel tutmaları ya da yeni cihazlara geçmeleri yönünde uzun süredir tavsiyede bulunduğunu açıkladı.
Öte yandan Hollanda merkezli perakende grubu Ahold Delhaize de bünyesindeki Albert Heijn zincirinde bir siber güvenlik sorunu yaşandığını bildirdi.
Şirketin mobil uygulamasından yapılan duyuruda teslimatların durdurulduğu, fiziki mağazaların ise açık kaldığı belirtildi. Hollanda’daki aksaklığın Fransa’daki saldırıyla bağlantılı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.
Danimarka Savunma Bakanlığı İstihbarat Dairesi, geçtiğimiz ay yayımladığı değerlendirmede Rusya’nın Batı ülkelerine yönelik hibrit saldırılarını önümüzdeki aylarda artırmasının muhtemel olduğu uyarısını yapmıştı.
Avrupa
Almanya, Starlink istasyonunu kundaklama iddiasıyla 2 Türk vatandaşını gözaltına aldı

Polonya yetkilileri, Alman polisinin geçen ay Varşova yakınlarındaki bir Starlink istasyonunu ateşe verdiği şüphesiyle iki Türk vatandaşını gözaltına aldığını açıkladı.
Polonya’nın özel servislerini koordine eden Bakan Tomasz Siemoniak, pazartesi günü Varşova’da düzenlediği basın toplantısında, Polonya’nın şüphelilerin iadesini talep ettiğini ve kundaklama saldırısının arkasında Rus gizli servislerinin olduğundan “hiç şüphe duymadığını” belirtti.
Siemoniak, düzenlediği basın toplantısında, “Ayrıca, Rus istihbarat teşkilatlarının giderek daha fazla suç dünyasıyla bağlantılı kişilere yöneldiğini de belirtmek gerekir,” dedi.
Başbakan Donald Tusk, X’te paylaştığı bir gönderide, olayı bir başka “hibrit savaş eylemi” olarak nitelendirdi ve sabotajdan sorumlu olanların Polonya’da adalete teslim edileceğini söyledi.
İçişleri Bakanı Marcin Kierwinski, iki Türk vatandaşının Polonya’da yabancı bir istihbarat teşkilatının talimatıyla sabotaj eylemi gerçekleştirdikleri gerekçesiyle suçlanacaklarını söyledi.
Polonya ve Ukrayna dahil Doğu Avrupa’nın diğer bölgelerine hizmet veren bir Starlink yer istasyonundaki güç kaynağı ekipmanı, 23 Eylül gecesi alev aldı.
Olay, internet hizmetinde ciddi bir kesintiye yol açmadı. Öte yandan çıkan yangın, istasyonun elektrik sistemini ve yedek jeneratörünü tamamen tahrip etti.
Batı’nın Ukrayna’ya sağladığı yardımların önemli bir geçiş yolu olan Polonya, son dönemde bir dizi şüpheli olayla karşı karşıya kaldı.
Su ve enerji altyapısı ile hastaneler gibi kamu hizmetlerine yönelik çok sayıda siber saldırı gerçekleşti.
Ayrıca Varşova ile Ukrayna sınırı arasındaki bir demiryolu hattında meydana gelen hasar, yetkililer tarafından Rus sabotajına atfedildi.
Temmuz ayı sonlarında da bir Rus füzesi Polonya’ya düştü.
Görüş2 hafta önceEast-West Forum: Dünyanın artık kaçınamayacağı bir diyalog
Asya2 hafta önceÇin akaryakıt ihracatını durdurdu: Küresel pazarda tedarik daralıyor
Dünya Basını5 gün önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Dünya Basını2 hafta önceÇin büyük güç kavramının anlamını nasıl dönüştürmek istiyor?
Dünya Basını2 hafta önceYarım trilyon dolarlık balon: Süper zeka söylemi gerçek zararları gizliyor
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Richard Wolff: ABD’de oligarklar devleti rehin alarak piyasayı yönetiyor
Görüş7 gün önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJapon iş dünyası heyeti Pekin’i ziyaret ederken Çin ‘tarihten ders çıkarma’ uyarısı yaptı












