Bizi Takip Edin

Amerika

Trump Kanada’yı orman yangınlarıyla suçladı, uzmanlar iklim dedi

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump ve Amerikalı Cumhuriyetçi siyasetçiler, son günlerde ABD’deki hava kalitesini düşüren orman yangınları nedeniyle Kanada yönetimini orman bakımsızlığı ve ihmalkarlıkla suçladı. Trump, kirliliğin maliyetinin Kanada’ya uygulanan gümrük vergilerine eklenmesi gerektiğini söylerken, her iki ülkeden uzmanlar ana nedenin iklim değişikliği olduğunu kaydetti.

ABD Başkanı Donald Trump ve bazı Cumhuriyetçi yetkililer, dumanları son günlerde ABD’nin çeşitli bölgelerinde etkili olan orman yangınları nedeniyle Kanada yönetimine tepki gösterdi.

Her iki ülkeden uzmanlar ise yangınların ana kaynağının iklim değişikliği olduğunu belirtti.

Trump, geçen hafta sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Kanada’yı ormanlarını ve çalı alanlarını düzgün biçimde temizlememekle suçladı.

ABD’nin bu nedenle kirli ve sağlığa zararlı bir havaya maruz kaldığını savunan Trump, durumun kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Bunun kasıtlı bir ihmal olduğunu ve her yıl tekrarlanarak ABD’ye milyarlarca dolara mal olduğunu öne süren Trump, söz konusu kirlilik maliyetinin Kanada’ya uygulanan gümrük vergilerine eklenmesi gerektiğini kaydetti.

Trump, pazar günü yaptığı açıklamada gümrük vergisi ve tazminat konusunu yeniden gündeme getirerek, Kanada’ya yardım edebileceklerini ancak bu ülkenin ABD’ye tazminat ödemesi ya da yeni gümrük vergilerine tabi tutulması gerektiğini söyledi. Trump ayrıca Kanada’daki yangınların ABD havasını zehirlediğini öne sürdü.

Sorumlu yetkililere yaptırım tasarısı gündemde

Kanada’ya yönelik eleştiriler yalnızca Trump ile sınırlı kalmadı. Ohio Senatörü Cumhuriyetçi Bernie Moreno, yangınlar nedeniyle Kanada’ya yaptırım uygulanmasını öngören bir kanun teklifi sunacağını açıkladı.

Moreno, Kanada liderliğinin başarısızlığı yüzünden Ohio’da tarihin en kötü hava kirliliğinin yaşandığını ve eyalet sakinlerinin tehlikeli koşullara maruz kaldığını belirterek bu duruma müsamaha göstermeyeceklerini kaydetti.

Sunacağı tasarının acil durum ilan etmeyi, sorumlu Kanadalı yetkililere yaptırım uygulamayı ve ek gümrük vergileriyle finanse edilecek bir mağdur tazminat fonu kurulmasını incelemeyi içerdiğini aktardı.

Kanadalı liderler ise ABD’den gelen suçlamalara yanıt verdi. Ontario Başbakanı Doug Ford, Kanada’nın ABD’de yaşanan felaketlerde komşusunu suçlamak yerine her zaman yardıma koştuğunu hatırlattı.

ABD yönetimi ve Kongre üyelerinin Kanada’yı suçlamasını üzüntüyle karşıladığını belirten Ford, geçmişte verilen destekleri hatırlatarak ABD tarafının hafızasının kısa olduğunu dile getirdi.

Ford, komşuluğun gereğinin tehdit etmek veya eleştirmek olmadığını, benzer felaketlerin bir gün ABD’nin de başına gelebileceğini ekledi.

Uzmanlar: İklim değişikliği yangınları şiddetlendiriyor

Sınırın her iki tarafındaki orman yangını uzmanları, sorunun Kanada’nın orman yönetim uygulamalarından kaynaklanmadığını, iklim değişikliğinin yangınların sıklığını ve şiddetini artıran koşulları tetiklediğini vurguladı. Uzmanlar, yangınların çoğunun Kanada’da ulaşımı son derece güç ve uzak bölgelerde çıktığını, bu alanların müdahalesiz bırakılmasının doğal bir durum olduğunu bildirdi.

Stanford Üniversitesi Woods Çevre Enstitüsü Direktörü Chris Field, söz konusu ormanların çok uzak noktalarda yer aldığını, kilometrelerce yakında yol bulunmadığını ve sahaya somut bir fark yaratacak düzeyde personel veya finansal kaynak aktarmanın pratik bir yolunun olmadığını ifade etti.

Kanada’daki Thompson Rivers Üniversitesinden orman yangını uzmanı Profesör Mike Flannigan da orman tabanını sadece tırmıkla temizlemenin işe yaramayacağını, etkili bir sonuç için tüm bitki örtüsünün kaldırılması gerektiğini belirtti.

Tüm organik maddenin temizlenmesi gerektiğini vurgulayan Flannigan, otlar dahil yanacak organik malzeme bulunduğu sürece yangının yayılacağını söyledi.

Alanın tamamen dozerlerle düzleştirilmemesi halinde yangınların durdurulamayacağını bildiren Flannigan, bunun ancak yüksek değere sahip kısıtlı alanlarda yapılabileceğini, kontrollü yakma yöntemleriyle ormanın seyreltilebileceğini ancak bu bölgelerde de düşük şiddette yangınların çıkmaya devam edeceğini aktardı.

Yale Üniversitesinden orman ekolojisi uzmanı Profesör Mark Ashton, müdahale edilmeyen ormanların sadece Kanada’ya özgü bir durum olmadığını söyledi.

Alaska’da da benzer özelliklere sahip, yolu olmayan ve yerli halkın yaşadığı geniş alanların bulunduğunu kaydeden Ashton, orada da yangınların kendi haline bırakıldığını ifade etti.

Ashton, bu ormanların belirli döngülerle yanmasının doğal olduğunu ancak iklim değişikliği nedeniyle kuraklık dalgalarının şiddetlenmesi sonucu günümüzdeki yangınların çok daha yıkıcı hale geldiğini vurguladı.

“ABD önce kendi yangınlarına baksın”

İklim krizinin yangınları daha şiddetli hale getirdiğini belirten Field, sıcak havanın yakıt işlevi gören bitki örtüsünü daha hızlı kuruttuğunu, kuruyan maddelerin de daha hızlı yandığını ekledi.

Sera gazı salımı açısından hem ABD hem de Kanada iklim krizine katkıda bulunurken, ABD’nin küresel salımdaki payının daha yüksek olduğu biliniyor.

İklim değişikliğini sık sık reddeden Trump ise kendi başkanlığı döneminde iklim düzenlemelerini esnetmiş ve ilgili projelere ayrılan fonları kesmişti.

British Columbia Üniversitesinden orman koruma bilimleri uzmanı Profesör Lori Daniels, ABD’nin de geçen yıl Kaliforniya’da yaşanan büyük yangınlar dahil olmak üzere kendi orman yangınlarıyla mücadele ettiğini hatırlattı.

Daniels, aşırı hava koşullarında çıkan ve modern teknolojiler ile müdahale kapasitelerini aşan doğal yangınları durdurmak için ABD’nin kendi ormanlarında neyi farklı yaptığını sordu.

Daniels, Trump’ın bu soruya vereceği cevabı herkesin merakla beklediğini ifade etti.

Amerika

New Jersey’de yazılım hatası 6 bin yabancıyı seçmen yaptı

Yayınlanma

New Jersey Motorlu Taşıtlar Dairesinin yazılımındaki hata nedeniyle Haziran 2023 ile Haziran 2024 arasında ABD vatandaşı olmayan 6 binin üzerinde kişi seçmen kütüklerine yanlışlıkla kaydedildi. Eyalet yönetiminin ön incelemelerine göre bu gruptaki kişilerden 400’den azı seçimlerde oy kullandı. Durumu geçen hafta öğrenerek derhal soruşturma başlatan New Jersey Valisi Mikie Sherrill, vatandaş olmayan isimlerin kütüklerden çıkarılması talimatını verdi.

New Jersey Valisi Demokrat Mikie Sherrill, eyaletin Motorlu Taşıtlar Dairesindeki bir yazılım hatası yüzünden Haziran 2023 ile Haziran 2024 arasında ABD vatandaşı olmayan 6 binin üzerinde kişinin yanlışlıkla seçmen olarak kaydedildiğini duyurdu.

Eyalet yetkililerinin yaptığı ilk analizlere göre bu grupta yer alan kişilerden 400’den azı sandık başına giderek oy kullandı.

Söz konusu hatanın meydana geldiği dönemde valilik görevinde bulunmayan Sherrill, konunun geçen hafta kendisine bildirilmesinin ardından derhal bir inceleme başlattığını söyledi.

Vali Sherrill, seçmen kütüklerine eklenen ve ABD vatandaşı olmayan tüm kişilerin listeden çıkarılması yönünde talimat verdiğini açıkladı.

Vali Sherrill, ehliyet ve diğer resmi eyalet kimlik başvurularında kullanılan Motorlu Taşıtlar Sistemi formlarında ciddi bir yazılım hatasının yaşandığını aktardı. Formları dolduran 6 bin 600 kişinin ABD vatandaşı olmadıklarını beyan ettiklerini belirten Sherrill, kendi kusurları olmaksızın sistemin bu kişileri otomatik olarak seçmen kaydına geçirdiğini ifade etti.

Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama paylaşan Sherrill, duruma tepki gösterdi:

“Buna izin veren sorumsuz başarısızlıklardan ve o dönemde yetkili olanların sergilediği şeffaflık eksikliğinden dehşete düştüm.”

Açıklamasına devam eden Sherrill, şunları kaydetti:

“Bu başarısızlık benim görev dönemimde gerçekleşmedi ancak sorumluluk şimdi başlıyor. Gelecekte benzer bir durumun yaşanmasını önlemek ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için harekete geçiyorum.”

Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin ara seçimler öncesinde ABD seçim sistemindeki zayıflıklara ilişkin uarılarını yeniden tırmandırdığı bir dönemde yaşandı.

Başkan Trump, geçen hafta yaptığı bir konuşmada, eski Başkan Joe Biden’a karşı kaybettiği 2020 başkanlık seçimlerinde yaygın usulsüzlük yapıldığına dair kanıtlanmamış iddialarını yineledi.

Demokratlar ise Trump yönetimini, kasım ayındaki seçimlerde Demokratların elde edeceği kazanımları hedef almak amacıyla seçim sistemine güvensizlik aşılamaya çalışmakla suçluyor.

Seçim güvenliğini koruma vurgusu yapan Sherrill, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Trump Yönetimi siyasi çıkar sağlamak amacıyla seçimleri silah olarak kullanmaya çalışırken, ben seçimlerimizi korumamızı sağlıyorum.”

Trump’ın dürüstlük söylemini eleştiren Sherrill, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Açık konuşayım: Donald Trump’ın seçim dürüstlüğü konusunda hiçbir inandırıcılığı yoktur. On yılı aşkın süredir meşru seçim sonuçları hakkında yalanlar yayarak, serbest ve adil bir seçimi tersine çevirmeye çalışarak, seçmenlerin iradesini kabul edemediğinde Kongre binamıza yapılan saldırıyı teşvik ederek ve federal düzeyde seçim güvenliğinin finansmanını keserek Amerikalıların seçimlerimize olan inancını sarsmaya çalıştı.”

Beyaz Saray Sözcüsü Abigail Jackson ise The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, New Jersey’deki bu kayıt hatasının, ABD Kongresinin Amerikalı Seçmenlerin Uygunluğunu Koruma Yasası’nı (SAVE America Act) kabul etmesinin mutlak bir zorunluluk olduğunu ortaya koyduğunu savundu.

Oy kullanma sürecine ülke genelinde yeni kimlik doğrulama şartları getirecek olan bu yasal düzenleme, Trump tarafından kendisinin en öncelikli yasama hedefi olarak tanımlanıyor.

Jackson açıklamasında, “Amerikalı seçmenler seçimlerimizin emniyetli ve güvenli olduğuna inanmayı hak ediyor; Başkan Trump bunu sağlamak için mücadelesini asla bırakmayacak ve tüm yurtsever Amerikalılar onun bu çabasına katılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Amerika

Ukrayna yapımı MAGURA deniz dronları ABD’de üretime geçiyor

Yayınlanma

Ukrayna menşeili Uforce şirketi ile ABD merkezli ReconCraft, MAGURA tipi insansız deniz araçlarının ABD’de ortak üretimi için mutabakat zaptı imzaladı. Oregon ve Güney Karolina eyaletlerinde kurulacak tesislerde yılda yüzlerce, ilerleyen süreçte ise binlerce botun üretilmesi hedefleniyor. 

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, ABD merkezli ReconCraft firması ile Ukrayna menşeili insansız deniz araçları üreticisi Uforce şirketi arasında geçen hafta Ukrayna’nın Washington Büyükelçiliğinde bir mutabakat zaptı imzalandı.

Anlaşma, Ukrayna tasarımı MAGURA tipi insansız deniz araçlarının ABD topraklarında ortaklaşa üretilmesini öngörüyor.

Söz konusu ortaklık kapsamında üretimin ABD’nin Oregon ve Güney Karolina eyaletlerinde yürütülmesi planlanıyor. ReconCraft şirketinin kurucu ortaklarından Joe Silkowski, bu işbirliğinin nihai hedefinin yılda yüzlerce, uzun vadede ise binlerce insansız deniz aracı imal etmek olduğunu açıkladı.

Açılımı “Maritime Autonomous Guard Unmanned Robotic Apparatus V-type” (Deniz Özerk Muhafız İnsansız Robotik Aparatı V-Tipi) olan MAGURA V5, Ukrayna devleti bünyesindeki Spetstechnoexport şirketi tarafından geliştirilen çok amaçlı bir insansız deniz aracı.

Bu araçlar; savaş gemilerini ve hava hedeflerini vurma ile deniz istihbaratı toplama gibi çeşitli askeri görevleri yerine getirmek üzere tasarlandı.

Yapılan anlaşma doğrultusunda Uforce firması, ABD tarafına sadece teknik tasarım belgelerini değil, aynı zamanda otonom sevk ve idare yazılımlarını, kontrol mekanizmalarını ve haberleşme teknolojilerini de devredecek.

Ukrayna’nın Washington Büyükelçisi Olga Stefanişina konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu ortaklık son derece önemli bir emsal oluşturuyor. Söz konusu adımın, diğer şirketleri de ABD ile Ukrayna arasındaki savunma sanayisi işbirliğini derinleştirme konusunda teşvik edeceğinden eminim” ifadelerini kullandı.

The Wall Street Journal, Pentagon’un bu üretim projesine finansal yatırım yapmayı hedeflediğini bildirdi.

ABD Savunma Bakanlığının bu kararı almasında, İran ile yaşanan gerilimler nedeniyle azalan mühimmat stoklarına karşı yüksek maliyetli geleneksel silahlara alternatif arayışının etkili olduğu kaydedildi.

Bloomberg tarafından haziran ayında yayımlanan bir haberde ise ABD Özel Harekât Kuvvetlerinin Filipinler’deki planlanmamış tatbikatlar esnasında Ukrayna üretimi MAGURA V5 araçlarını kullandığı aktarılmıştı.

Hint-Pasifik bölgesinde gerçekleştirilen bu tatbikatta söz konusu insansız deniz araçlarının, hedef olarak kullanılan hizmet dışı bırakılmış bir gemiyi başarıyla vurarak batırdığı bildirilmişti.

Uforce Üst Yöneticisi Oleg Roginskiy de şirketinin bu bölgede en az iki üretim tesisi kurma seçeneğini değerlendirdiğini kaydetmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de hükümetin kapanmasını önleyecek geçici tasarı kabul edildi

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl öncesinde federal hükümetin kapanmasını önlemek amacıyla kurumların mevcut bütçe düzeylerini 4 Aralık’a kadar koruyan geçici bütçe tasarısını onayladı. Oylamada 205 oya karşı 220 oyla kabul edilen tasarıya altı Demokrat milletvekili ve bir bağımsız üye de destek verdi.

ABD Temsilciler Meclisi, 30 Eylül’de bitecek mali yıl öncesinde federal hükümetin kapanma ihtimalinin önüne geçmek amacıyla federal kurumlara 4 Aralık’a kadar mevcut seviyelerde kaynak aktarılmasını öngören geçici bütçe tasarısını salı günü kabul etti.

Temsilciler Meclisindeki oylamada tasarı 205 hayır oyuna karşı 220 evet oyuyla yasalaştı. Oylamada 213 Cumhuriyetçi milletvekilinin yanı sıra altı Demokrat üye ve Kaliforniya Bağımsız Milletvekili Kevin Kiley tasarı lehine oy kullandı. Cumhuriyetçi kanattan ise yalnızca bir milletvekili tasarıya karşı oy verdi.

Bu adım, Temsilciler Meclisinin şu ana kadar yalnızca ulusal güvenlik, Dışişleri Bakanlığı ve ilgili programlar; tarım, kırsal kalkınma, Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ve ilgili kurumlar ile askeri inşaatlar, Gazi İşleri Bakanlığı ve ilgili kurumları kapsayan üç ayrı ödenek tasarısını onaylayabildiği bir dönemde geldi.

Senato tarafında ise bütçe görüşmelerini yürüten Cumhuriyetçi ve Demokrat komisyon üyeleri hükümet fonlamasına dair tıkanıklığı henüz aşamadı.

Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Tom Cole, salı günü Temsilciler Meclisi genel kurulunda yaptığı konuşmada duruma ilişkin değerlendirmesini paylaştı.

Cole, “Önümüzdeki sert gerçek gayet açık: Mali yıl sonu tarihi, kalan işlerimizin önüne geçiyor. Grubumuz, Senato Demokratlarının engelleyici ve eylemsiz tutumunun eylül sonunda yapay bir hükümet kapanmasını tetiklemesine izin vermeyi reddediyor. Bütçe kesintisi krizine yanıt vermek için değil, kriz çıkmadan önce hareket etmemizin sebebi budur” dedi.

Cole açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Herhangi bir ek koşul içermeyen bu kısa vadeli geçici karar, hükümetin açık kalmasını sağlıyor, elde ettiğimiz ilerlemeyi koruyor ve tam yıllık ödeneklere giden yolu açık tutuyor.”

Geçici bütçe düzenlemesi, yakın zamanda hayatını kaybeden Demokrat Milletvekili David Scott’ın eşi Alfredia Scott ile bu ayın başlarında ölen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın yasal mirasçılarına 174 biner dolar tutarında ödeme yapılmasını öngören bir maddeyi de içeriyor.

Demokrat üyelerin çoğunluğu ise oylama öncesinde tasarıya sert tepki göstererek metnin iki partinin katıldığı bir müzakere süreci yürütülmeden hazırlandığını kaydetti.

Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Rosa DeLauro, pazartesi günü Temsilciler Meclisi Tüzük Komisyonu oturumunda yaptığı konuşmada, “Geçici bir bütçe kararına destek vereceksem, bu metnin hükümet faaliyetlerini sürdürmesi, hiçbir zehirli madde içermemesi ve Kongrenin harcama kararları üzerindeki anayasal yetkisini koruması gerekir” ifadelerini kullandı.

Temsilciler Meclisinden geçen düzenleme şimdi Senatoya gönderildi.

Tasarının, Senatodaki 60 oyluk kabul eşiği ve Demokratların muhtemel muhalefeti nedeniyle kabul edilme ihtimalinin zayıf olduğu değerlendiriliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English