Amerika
ABD Venezuela petrolünden 13 milyar dolar topladı: Paralar nerede?

ABD yönetimi, ocak ayında Maduro’nun kaçırılmasının ardından denetimini ele geçirdiği Venezuela petrol satışlarından yaklaşık 13 milyar dolar gelir elde etti. Washington parasal akışa dair çelişkili açıklamalar yaparken, 24 Haziran’daki yıkıcı depremlerin ardından kaynağın akıbeti ve ABD Kongresi’nin denetim talepleri gündeme taşındı. Kpler ve Argus Media verilerine dayanan hesaplamalar, Caracas yönetimine aktarılan fonların kısıtlı kaldığına ve ekonomik toparlanmanın beklenenin gerisinde düştüğüne işaret ediyor.
Financial Times (FT) tarafından yapılan hesaplamalara göre, ABD yönetimi bu yıl Venezuela petrol satışlarından 13 milyar dolardan fazla gelir topladı.
Ancak Washington, söz konusu paraya ne olduğu konusunda neredeyse hiçbir resmi bilgi paylaşmadı.
ABD, Ocak ayında Devlet Başkanı Nicolás Maduro’yu kaçırıp yardımcısı Delcy Rodríguez’i yönetimin başına getirmesinin ardından ülkenin petrol ihracatının denetimini üstlendi ve bazı yaptırımları askıya aldı.
Petrol gelirleri, geçen ay yaşanan yıkıcı depremlerden önce de krizde yer alan Venezuela ekonomisinin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık dörte birini oluşturuyor.
Yaptırımların esnetilmesinin ekonomiye büyük güç katması bekleniyordu.
Ancak ABD’nin fonlara el koymasından altı ay sonra ekonomistler, Venezuela’daki toparlanma emarelerinin son derece zayıf kaldığına dikkati çekiyor. Bu durum, Washington’ın toplanan gelirlerin tamamını Karakas’a aktarmadığı ihtimalini güçlendiriyor.
Washington’dan çelişkili açıklamalar
Washington yönetimi, paranın kullanımı konusunda birbiriyle örtüşmeyen söylemler geliştiriyor. Yayımlanan ilk başkanlık kararnamesinde ABD’nin rolü “yediemin” olarak tanımlanırken, Başkan Donald Trump ABD’nin Venezuela petrolünden “çok para kazandığını” dile getirdi.
ABD Kongresi’nin her iki partisinden milletvekilleri, fonların nerede olduğunu ve tahsisat sırasında yolsuzluğu önlemek için ne tür önlemler alındığını açıklatmak üzere yönetime yönelik baskıyı artırıyor.
Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Joaquin Castro, FT’ye yaptığı açıklamada, “Trump’ın Venezuela’ya müdahalesi başından beri petrol, güç ve çıkar ilişkileriyle ilgiliydi. Milyarlarca dolarlık Venezuela petrol geliri, şeffaflık veya koruma mekanizmaları olmaksızın Trump yönetimi tarafından yönetiliyor” dedi ve Kongre’nin süreçten uzak tutulduğunu ekledi.
FT, Venezuela’nın olası petrol gelirini hesaplarken navlun ve veri analiz platformu Kpler’in Ocak ayından bu yana derlediği ham petrol sevkiyat verilerinden yararlandı.
Fiyatlandırma ajansı Argus Media’nın ülkenin ürettiği ekstra ağır Merey ham petrolü ile Boscan ve Hamaca türlerine ilişkin fiyat tahminleri esas alındı.
Şubatta başlayan fiyat verileri tüm petrol türlerini kapsamazken, doğrudan fiyatlandırılan varillerin toplam değeri 11,5 milyar doları buldu.
Geçmiş fiyat kalıplarına dayanan hesaplamalar, fiyatı kaydedilmeyen varillerle birlikte toplam tutarın 13 milyar doları aştığını gösteriyor.
Venezuela hükümeti, ABD yönetiminde gerçekleşen petrol satışlarından elde edilen gelirleri takip etmek amacıyla bir internet sitesi kurdu. Ancak sitede Mart ayında gerçekleşen 300 milyon dolarlık tek bir transfer kaydı yer alıyor.
Salı günü düzenlenen bir oturumda, Güney Floridalı Cumhuriyetçi Temsilciler Meclisi üyesi María Elvira Salazar, “paranın nereye gittiği konusundaki şeffaflığın önemi” nedeniyle fonlara ilişkin raporların kamuoyuna açıklanmasını istedi.
Depremin ardından artan kaynak ihtiyacı
Venezuela petrol parasının akıbeti, 24 Haziran’da meydana gelen iki yıkıcı depremin ardından daha hayati bir hal aldı. Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre yalnızca bina ve altyapıda oluşan hasarın maliyeti 37 milyar doları buluyor.
Obama döneminde Beyaz Saray’ın Latin Amerika sorumlusu olarak görev yapan Benjamin Gedan, Demokratların Kasım ayındaki seçimlerde Kongre’nin kanatlarından birini veya her ikisini kazanmaları halinde petrol fonlarını incelemeye alabileceklerini kaydetti.
Başkan Trump, Ocak ayındaki operasyondan kısa süre sonra gelirlerin “kendi denetiminde olacağını” ilan etmişti. O tarihten bu yana yönetim, kaynakların kullanımına dair farklı mesajlar verdi.
Ocak ayındaki başkanlık kararnamesi, fonların Venezuela hükümetine ait olduğunu ve ABD hükümet hesaplarında “koruma ve idare amacıyla” tutulacağını belirtiyordu.
Buna karşın ABD Enerji Bakanlığı, gelirlerin “Amerikan ve Venezuela halkının yararına harcanacağını” açıkladı. Haziran ayında ise Trump, petrol sayesinde Venezuela’daki askeri operasyonun maliyetini “28 kat” çıkardıklarını ve ABD’nin “çok iyi para kazandığını” söyledi.
Trump, “Savaşı kazanmak 48 dakika sürdü. Milyonlarca varil petrol çıkardık” ifadesini kullandı.
Nisan ayında Üst Düzey Dışişleri Bakanlığı Yetkilisi Michael Kozak, petrol gelirlerinin yaklaşık 3 milyar dolarlık kısmının Venezuela’ya gönderildiğini ve banka hesaplarının denetim firması KPMG tarafından incelendiğini bildirmişti.
Kozak, yönetimin üç ayda bir rapor sunacağını belirtmişti; ancak Dış İlişkiler Komisyonu’ndaki Demokratlar o tarihten bu yana bilgi alamadıklarını aktarıyor.
Ekonomik durgunluk
ABD’li yetkililer, petrol fonlarının kontrolünün, şu anda Washington’dan gelen talimatlarla ülkeyi yöneten Çavista rejiminin kritik ismi Delcy Rodríguez üzerinde bir nüfuz aracı olarak kullanıldığını doğruluyor.
Kozak, Kongre’de geçen hafta yapılan oturumda, “Bu onların parası ama harcamak için bizden izin almaları gerekiyor” dedi ve fonların kamu çalışanlarının maaşları ile petrol sanayisi ekipmanları için kullanıma açıldığını savundu.
Dışişleri Bakanlığı, mevcut sistem altında “Venezuela ekonomisine milyarlarca dolar aktarıldığını” ve “kaynakların halka ulaşmasını sağlamak için finansal denetimin sürdüğünü” bildirdi.
Pek çok ekonomist, yaptırımları aşmak için petrolü uluslararası pazarlarda büyük iskonto ile satmak zorunda kalan Venezuela’nın bu yıl güçlü bir büyüme yakalamasını bekliyordu. Hükümet petrol ve doğalgaz yatırımlarını teşvik etmek amacıyla yeni bir kaynak yasası çıkardı ve üretimde artış kaydedildi.
Ancak Washington’daki Ekonomik ve Politika Araştırmaları Merkezi’nden (CEPR) Venezuelalı ekonomist Francisco Rodríguez, ilk çeyrekteki yüzde 2,5’lik resmi büyüme oranının son beş yılın en düşük seviyesi olduğuna dikkat çekti.
Rodríguez, “Artan petrol gelirlerine rağmen Venezuela’nın yeterince büyümemesinin nedeni, ABD’nin gelirin tamamını Karakas’a aktarmamış olmasıdır” değerlendirmesini yaptı.
Eski muhalif milletvekili ve ekonomist José Guerra da gelirlerin son yıllara kıyasla çok daha yüksek olması gerektiğine işaret ederek, “Para nerede? Şeffaflık yok ve ABD hükümeti bize bilgi vermiyor” eleştirisinde bulundu.
Venezuela odaklı danışmanlık şirketi Ecoanalítica’nın direktörü Alejandro Grisanti, son iki ayda ülkeye büyük miktarda dolar girişi olduğuna dair işaretler gördüklerini ifade etti.
Yılın son çeyreğinde ekonomide ivme beklediğini belirten Grisanti, depremin bu beklentiyi gelecek yılın ortasına ertelediğini kaydetti.
Depremden bu yana Rodríguez, IMF nezdinde tutulan meblağlar ve bir mahkeme süreci nedeniyle İngiltere Merkez Bankası kasalarında bekletilen Venezuela altınları da dahil olmak üzere ülke dışındaki kaynaklara erişmek için girişimlerini sürdürüyor.
ABD, afet yardımı için 386 milyon dolar ayırdı ve arama kurtarma çalışmalarına destek amacıyla Venezuela’ya yüzlerce asker gönderdi.
AB’nin Karakas Maslahatgüzarı John Barrett, petrol gelirlerinin tutulduğu hesaplardan deprem sonrası yeniden imar çalışmaları için kaynak aktarıldığını doğruladı, ancak miktar belirtmedi.
ABD’li yetkililer, madencilik ihracatından sağlanan bazı gelirlerin de yönetim tarafından toplandığını dile getiriyor.
Amerika
New Jersey’de yazılım hatası 6 bin yabancıyı seçmen yaptı

New Jersey Motorlu Taşıtlar Dairesinin yazılımındaki hata nedeniyle Haziran 2023 ile Haziran 2024 arasında ABD vatandaşı olmayan 6 binin üzerinde kişi seçmen kütüklerine yanlışlıkla kaydedildi. Eyalet yönetiminin ön incelemelerine göre bu gruptaki kişilerden 400’den azı seçimlerde oy kullandı. Durumu geçen hafta öğrenerek derhal soruşturma başlatan New Jersey Valisi Mikie Sherrill, vatandaş olmayan isimlerin kütüklerden çıkarılması talimatını verdi.
New Jersey Valisi Demokrat Mikie Sherrill, eyaletin Motorlu Taşıtlar Dairesindeki bir yazılım hatası yüzünden Haziran 2023 ile Haziran 2024 arasında ABD vatandaşı olmayan 6 binin üzerinde kişinin yanlışlıkla seçmen olarak kaydedildiğini duyurdu.
Eyalet yetkililerinin yaptığı ilk analizlere göre bu grupta yer alan kişilerden 400’den azı sandık başına giderek oy kullandı.
Söz konusu hatanın meydana geldiği dönemde valilik görevinde bulunmayan Sherrill, konunun geçen hafta kendisine bildirilmesinin ardından derhal bir inceleme başlattığını söyledi.
Vali Sherrill, seçmen kütüklerine eklenen ve ABD vatandaşı olmayan tüm kişilerin listeden çıkarılması yönünde talimat verdiğini açıkladı.
Vali Sherrill, ehliyet ve diğer resmi eyalet kimlik başvurularında kullanılan Motorlu Taşıtlar Sistemi formlarında ciddi bir yazılım hatasının yaşandığını aktardı. Formları dolduran 6 bin 600 kişinin ABD vatandaşı olmadıklarını beyan ettiklerini belirten Sherrill, kendi kusurları olmaksızın sistemin bu kişileri otomatik olarak seçmen kaydına geçirdiğini ifade etti.
Sosyal medya platformu X üzerinden bir açıklama paylaşan Sherrill, duruma tepki gösterdi:
“Buna izin veren sorumsuz başarısızlıklardan ve o dönemde yetkili olanların sergilediği şeffaflık eksikliğinden dehşete düştüm.”
Açıklamasına devam eden Sherrill, şunları kaydetti:
“Bu başarısızlık benim görev dönemimde gerçekleşmedi ancak sorumluluk şimdi başlıyor. Gelecekte benzer bir durumun yaşanmasını önlemek ve sorumluların hesap vermesini sağlamak için harekete geçiyorum.”
Bu gelişme, ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin ara seçimler öncesinde ABD seçim sistemindeki zayıflıklara ilişkin uarılarını yeniden tırmandırdığı bir dönemde yaşandı.
Başkan Trump, geçen hafta yaptığı bir konuşmada, eski Başkan Joe Biden’a karşı kaybettiği 2020 başkanlık seçimlerinde yaygın usulsüzlük yapıldığına dair kanıtlanmamış iddialarını yineledi.
Demokratlar ise Trump yönetimini, kasım ayındaki seçimlerde Demokratların elde edeceği kazanımları hedef almak amacıyla seçim sistemine güvensizlik aşılamaya çalışmakla suçluyor.
Seçim güvenliğini koruma vurgusu yapan Sherrill, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Trump Yönetimi siyasi çıkar sağlamak amacıyla seçimleri silah olarak kullanmaya çalışırken, ben seçimlerimizi korumamızı sağlıyorum.”
Trump’ın dürüstlük söylemini eleştiren Sherrill, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Açık konuşayım: Donald Trump’ın seçim dürüstlüğü konusunda hiçbir inandırıcılığı yoktur. On yılı aşkın süredir meşru seçim sonuçları hakkında yalanlar yayarak, serbest ve adil bir seçimi tersine çevirmeye çalışarak, seçmenlerin iradesini kabul edemediğinde Kongre binamıza yapılan saldırıyı teşvik ederek ve federal düzeyde seçim güvenliğinin finansmanını keserek Amerikalıların seçimlerimize olan inancını sarsmaya çalıştı.”
Beyaz Saray Sözcüsü Abigail Jackson ise The Hill gazetesine yaptığı açıklamada, New Jersey’deki bu kayıt hatasının, ABD Kongresinin Amerikalı Seçmenlerin Uygunluğunu Koruma Yasası’nı (SAVE America Act) kabul etmesinin mutlak bir zorunluluk olduğunu ortaya koyduğunu savundu.
Oy kullanma sürecine ülke genelinde yeni kimlik doğrulama şartları getirecek olan bu yasal düzenleme, Trump tarafından kendisinin en öncelikli yasama hedefi olarak tanımlanıyor.
Jackson açıklamasında, “Amerikalı seçmenler seçimlerimizin emniyetli ve güvenli olduğuna inanmayı hak ediyor; Başkan Trump bunu sağlamak için mücadelesini asla bırakmayacak ve tüm yurtsever Amerikalılar onun bu çabasına katılmalıdır” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
Ukrayna yapımı MAGURA deniz dronları ABD’de üretime geçiyor

Ukrayna menşeili Uforce şirketi ile ABD merkezli ReconCraft, MAGURA tipi insansız deniz araçlarının ABD’de ortak üretimi için mutabakat zaptı imzaladı. Oregon ve Güney Karolina eyaletlerinde kurulacak tesislerde yılda yüzlerce, ilerleyen süreçte ise binlerce botun üretilmesi hedefleniyor.
The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, ABD merkezli ReconCraft firması ile Ukrayna menşeili insansız deniz araçları üreticisi Uforce şirketi arasında geçen hafta Ukrayna’nın Washington Büyükelçiliğinde bir mutabakat zaptı imzalandı.
Anlaşma, Ukrayna tasarımı MAGURA tipi insansız deniz araçlarının ABD topraklarında ortaklaşa üretilmesini öngörüyor.
Söz konusu ortaklık kapsamında üretimin ABD’nin Oregon ve Güney Karolina eyaletlerinde yürütülmesi planlanıyor. ReconCraft şirketinin kurucu ortaklarından Joe Silkowski, bu işbirliğinin nihai hedefinin yılda yüzlerce, uzun vadede ise binlerce insansız deniz aracı imal etmek olduğunu açıkladı.
Açılımı “Maritime Autonomous Guard Unmanned Robotic Apparatus V-type” (Deniz Özerk Muhafız İnsansız Robotik Aparatı V-Tipi) olan MAGURA V5, Ukrayna devleti bünyesindeki Spetstechnoexport şirketi tarafından geliştirilen çok amaçlı bir insansız deniz aracı.
Bu araçlar; savaş gemilerini ve hava hedeflerini vurma ile deniz istihbaratı toplama gibi çeşitli askeri görevleri yerine getirmek üzere tasarlandı.
Yapılan anlaşma doğrultusunda Uforce firması, ABD tarafına sadece teknik tasarım belgelerini değil, aynı zamanda otonom sevk ve idare yazılımlarını, kontrol mekanizmalarını ve haberleşme teknolojilerini de devredecek.
Ukrayna’nın Washington Büyükelçisi Olga Stefanişina konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Bu ortaklık son derece önemli bir emsal oluşturuyor. Söz konusu adımın, diğer şirketleri de ABD ile Ukrayna arasındaki savunma sanayisi işbirliğini derinleştirme konusunda teşvik edeceğinden eminim” ifadelerini kullandı.
The Wall Street Journal, Pentagon’un bu üretim projesine finansal yatırım yapmayı hedeflediğini bildirdi.
ABD Savunma Bakanlığının bu kararı almasında, İran ile yaşanan gerilimler nedeniyle azalan mühimmat stoklarına karşı yüksek maliyetli geleneksel silahlara alternatif arayışının etkili olduğu kaydedildi.
Bloomberg tarafından haziran ayında yayımlanan bir haberde ise ABD Özel Harekât Kuvvetlerinin Filipinler’deki planlanmamış tatbikatlar esnasında Ukrayna üretimi MAGURA V5 araçlarını kullandığı aktarılmıştı.
Hint-Pasifik bölgesinde gerçekleştirilen bu tatbikatta söz konusu insansız deniz araçlarının, hedef olarak kullanılan hizmet dışı bırakılmış bir gemiyi başarıyla vurarak batırdığı bildirilmişti.
Uforce Üst Yöneticisi Oleg Roginskiy de şirketinin bu bölgede en az iki üretim tesisi kurma seçeneğini değerlendirdiğini kaydetmişti.
Amerika
ABD’de hükümetin kapanmasını önleyecek geçici tasarı kabul edildi

ABD Temsilciler Meclisi, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl öncesinde federal hükümetin kapanmasını önlemek amacıyla kurumların mevcut bütçe düzeylerini 4 Aralık’a kadar koruyan geçici bütçe tasarısını onayladı. Oylamada 205 oya karşı 220 oyla kabul edilen tasarıya altı Demokrat milletvekili ve bir bağımsız üye de destek verdi.
ABD Temsilciler Meclisi, 30 Eylül’de bitecek mali yıl öncesinde federal hükümetin kapanma ihtimalinin önüne geçmek amacıyla federal kurumlara 4 Aralık’a kadar mevcut seviyelerde kaynak aktarılmasını öngören geçici bütçe tasarısını salı günü kabul etti.
Temsilciler Meclisindeki oylamada tasarı 205 hayır oyuna karşı 220 evet oyuyla yasalaştı. Oylamada 213 Cumhuriyetçi milletvekilinin yanı sıra altı Demokrat üye ve Kaliforniya Bağımsız Milletvekili Kevin Kiley tasarı lehine oy kullandı. Cumhuriyetçi kanattan ise yalnızca bir milletvekili tasarıya karşı oy verdi.
Bu adım, Temsilciler Meclisinin şu ana kadar yalnızca ulusal güvenlik, Dışişleri Bakanlığı ve ilgili programlar; tarım, kırsal kalkınma, Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ve ilgili kurumlar ile askeri inşaatlar, Gazi İşleri Bakanlığı ve ilgili kurumları kapsayan üç ayrı ödenek tasarısını onaylayabildiği bir dönemde geldi.
Senato tarafında ise bütçe görüşmelerini yürüten Cumhuriyetçi ve Demokrat komisyon üyeleri hükümet fonlamasına dair tıkanıklığı henüz aşamadı.
Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Tom Cole, salı günü Temsilciler Meclisi genel kurulunda yaptığı konuşmada duruma ilişkin değerlendirmesini paylaştı.
Cole, “Önümüzdeki sert gerçek gayet açık: Mali yıl sonu tarihi, kalan işlerimizin önüne geçiyor. Grubumuz, Senato Demokratlarının engelleyici ve eylemsiz tutumunun eylül sonunda yapay bir hükümet kapanmasını tetiklemesine izin vermeyi reddediyor. Bütçe kesintisi krizine yanıt vermek için değil, kriz çıkmadan önce hareket etmemizin sebebi budur” dedi.
Cole açıklamalarını şöyle sürdürdü:
“Herhangi bir ek koşul içermeyen bu kısa vadeli geçici karar, hükümetin açık kalmasını sağlıyor, elde ettiğimiz ilerlemeyi koruyor ve tam yıllık ödeneklere giden yolu açık tutuyor.”
Geçici bütçe düzenlemesi, yakın zamanda hayatını kaybeden Demokrat Milletvekili David Scott’ın eşi Alfredia Scott ile bu ayın başlarında ölen Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’ın yasal mirasçılarına 174 biner dolar tutarında ödeme yapılmasını öngören bir maddeyi de içeriyor.
Demokrat üyelerin çoğunluğu ise oylama öncesinde tasarıya sert tepki göstererek metnin iki partinin katıldığı bir müzakere süreci yürütülmeden hazırlandığını kaydetti.
Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Kıdemli Üyesi Demokrat Rosa DeLauro, pazartesi günü Temsilciler Meclisi Tüzük Komisyonu oturumunda yaptığı konuşmada, “Geçici bir bütçe kararına destek vereceksem, bu metnin hükümet faaliyetlerini sürdürmesi, hiçbir zehirli madde içermemesi ve Kongrenin harcama kararları üzerindeki anayasal yetkisini koruması gerekir” ifadelerini kullandı.
Temsilciler Meclisinden geçen düzenleme şimdi Senatoya gönderildi.
Tasarının, Senatodaki 60 oyluk kabul eşiği ve Demokratların muhtemel muhalefeti nedeniyle kabul edilme ihtimalinin zayıf olduğu değerlendiriliyor.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?








