Bizi Takip Edin

Amerika

Trump: Yeni savaşlar olmayacak diye bir söz vermedim

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump başta İran savaşı olmak üzere dış politika tutumunu savundu ve seçim kampanyasında “yeni savaş yok” vaadinde bulunmadığını söyledi.

Pazar günü “Meet the Press” programında yayınlanan NBC muhabiri Kristen Welker ile yaptığı kapsamlı röportajda Trump, “muazzam bir ordu” kurduğunu ileri sürdü ve şunları vurguladı:

“Öncelikle, savaş olmayacağını garanti etmedim. Neden dünyanın en güçlü ordusunu kurmuş olayım ki? Ordumuzu ben kurdum. Berbat bir ordu devraldım. Hiçbir ekipmanımız yoktu. Hiçbir şeyimiz yoktu. Muazzam bir ordu kurdum. Söz verdiğimi söylüyorsunuz ama ben hiçbir şey söz vermedim.”

Trump, “sonsuz savaşları” sevmediğini söyledi ama İran ile mevcut çatışmanın “sonsuz bir savaş olmadığını” ekleyerek, Vietnam Savaşı’nın “aptal insanlar yüzünden” 19 yıl sürdüğünü iddia etti:

“Orada birkaç aydır bulunuyoruz ve tehdit büyük ölçüde ortadan kalktı. Yakında her şey bitecek. Fakat İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin veremezsiniz, yoksa sizi havaya uçururlar. Kristen kalmaz. NBC kalmaz. ‘Meet the Press’ kalmaz.”

Başkanlık kampanyaları boyunca Trump, ABD’nin Orta Doğu ülkelerindeki uzun süreli askeri harekatlara katılımını defalarca eleştirmişti.

2016’daki Cumhuriyetçi Parti adaylık münazarası sırasında Irak işgali nedeniyle eski Başkan George W. Bush’u sert bir şekilde kınamıştı.

2024’te Pennsylvania’da seçim kampanyası yürütürken, Trump miting katılımcılarına, “Sizi asla bitmeyen aptalca yabancı savaşlarda savaşmaya ve ölmeye göndermeyeceğim,” demişti.

Başkan, 2024 zafer konuşmasında da bu sözünü yineledi ve o sırada şöyle dedi: “Ben savaş başlatmayacağım. Savaşları durduracağım.”

Ayrıca Trump’ın Beyaz Saray’daki resmi biyografisi de, başkanın en önemli önceliklerinden birinin “bitmeyen savaşlara son vermek” olduğunu belirtiyor.

Trump NBC röportajında ABD’nin İran’la savaşta olduğunu reddetti ve Welker’a mevcut durumu bir savaş olarak görmediğini söyledi:

“Bunu hiç böyle tanımlamıyorum. Bunun hakkında düşünmüyorum. Sadece yapmam gerekeni yapıyorum.”

Trump, Cumhuriyetçi başkanın müttefiklerine tazminat ödenmesini öngören ve şu anda rafa kaldırılmış olan 1,8 milyar dolarlık fon planını da savundu.

Başsavcı Vekili Todd Blanche, geçen çarşamba bakanlığın bu planı rafa kaldırdığını açıkladı.

Bu açıklama, planın bir yargıç tarafından askıya alınmasının ve hem Demokratların hem de bazı Cumhuriyetçilerin, fonun denetim eksikliği ve 6 Ocak 2021’de Kongre Binasında yaşanan isyan katılımcılarına ödeme yapılma olasılığı konusunda endişelerini dile getirmelerinin ardından geldi.

Öte yandan Trump, röportaj sırasında program sunucusu Kristen Welker’in 2020 seçimlerine ilişkin iddialara yönelik ısrarlı sorularıyla karşılaşınca röportajı yarıda kesti.

Başkan, daha önce de olduğu gibi hem California’daki mevcut ön seçimlerin hem de 2020 başkanlık seçimlerinin “hileli” olduğunu iddia etti.

Welker’in California’daki hile iddialarıyla ilgili kanıt sorması üzerine Trump, “Yapmam gereken tek şey bakmak ve dinlemek,” dedi.

Welker bunun kanıt olmadığını söyleyince Trump medyayı “yalancı” olmakla suçladı ve sunucu Welker’e “Ya yalancısın ya da aptalsın” diyerek röportajı sonlandırdı.

Amerika

Kevin Warsh yatırımcıları “rahatlattı”

Yayınlanma

Büyük fon yöneticileri, Kevin Warsh’ın enflasyonu dizginleme sözünün, yeni Fed Başkanı’nın finans piyasalarındaki güvenilirliğini artırdığını belirtiyor.

Tahvil piyasasının uzun vadeli enflasyona ilişkin görüşünü yansıtan 10 yıllık başabaş (break-even) faiz oranları, mayıs ortasındaki yüzde 2,5’in üzerindeki seviyeden bu hafta yaklaşık yüzde 2,2’ye geriledi ve bir yıldan uzun süredir en düşük seviyesine ulaştı.

Yatırımcılar, bu değişimin hem son dönemde petrol fiyatlarındaki düşüşü hem de Fed’in geçen haftaki toplantısında sergilediği şahin tutumu yansıttığını belirtiyor.

Warsh, bu toplantıda sürekli yüksek fiyatların “Amerikan halkı için bir yük” olduğunu söylemişti.

Bu sert söylem, ABD Başkanı Donald Trump’ın, borçlanma maliyetlerini çok yüksek tuttuğu gerekçesiyle eski Başkan Jay Powell’a yönelik tekrarlanan sert eleştirilerinin ardından, Warsh’ın faiz oranlarını düşürme yönündeki baskıya boyun eğebileceğine dair yatırımcıların endişelerini hafifletti.

Fidelity International’da fon yöneticisi olan Mike Riddell, uzun vadeli başabaş noktalarındaki düşüşün “petrol hareketleri göz önüne alındığında beklenenden bile daha fazla” olduğunu belirterek, bunun muhtemelen merkez bankasındaki şahin tavrın “Fed’e piyasada enflasyonla mücadele konusunda daha fazla güvenilirlik kazandırması” nedeniyle olduğunu ekledi.

Warsh’ın karşı karşıya olduğu enflasyon sorunu, perşembe günü açıklanan ve mayıs ayında enflasyonun yüzde 4,1’e yükseldiğini gösteren verilerle daha da belirginleşti.

Bu rakam, Kişisel Tüketim Harcamaları Fiyat Endeksine (TÜFE) göre Fed’in yüzde 2’lik hedefinin iki katından fazlasına denk geliyor.

Fed’in uzun vadeli enflasyon baskılarını ölçmek için tercih ettiği gösterge olan çekirdek (PCE) enflasyonu da yüzde 3,4’e yükseldi.

Fakat mevcut fiyat baskılarına rağmen, piyasanın gelecekteki enflasyona ilişkin beklentileri bu hafta hafifçe geriledi.

Bir yıl sonra başlayacak ve önümüzdeki 12 aylık dönemin ortalama enflasyonunu ölçen swap oranı, 0,12 puan düşüşle yüzde 3,88’e geriledi.

Barclays’in ABD enflasyon stratejisi başkanı Jon Hill, “Şahin [Fed toplantısı] ve İran krizine ilişkin geçici çözümün oluşturduğu çifte darbe, algılanan enflasyon risklerini azalttı ve piyasa temelli enflasyon beklentisi göstergelerinde keskin bir düşüşe yol açtı,” dedi.

Washington ile Tahran arasında Hürmüz Boğazı’ndan petrol akışını yeniden sağlamak üzere varılan anlaşmaya rağmen, tüccarlar bu yıl Fed’in en az çeyrek puanlık bir faiz artışı yapacağına bahis yapmaya devam ediyor.

Bu durum, şubat ayı sonunda savaş başlamadan önce öngörülen bir dizi faiz indiriminden tam bir tersine dönüş anlamına geliyor.

Evercore ISI başkan yardımcısı Krishna Guha, “Genel olarak bakıldığında, şu andan Eylül ayına kadar enflasyonda iyileşme görülürse, Warsh sert bir tavır sergileyebilir ancak faizleri yükseltmek zorunda kalmayabilir. Fakat eylül ayına kadar verilerin bu yönde net bir şekilde hareket etmeye başlamadığı bir durumla karşı karşıya kalırsa, faizleri yükseltmek zorunda kalacak ya da güvenilirliğini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacaktır,” dedi.

Öte yandan bazı yatırımcılar ve iktisatçılar, Warsh’ın yatırımcıları enflasyon konusunda “şahin” bir tutum sergilediğine ikna edebilmesi halinde, Fed’in çok fazla faiz artışı yapmasına gerek kalmayabileceğini ve bunun da piyasalardaki borçlanma maliyetlerini artıracağını düşünüyor.

Varlık yönetimi şirketi Aberdeen’in faiz oranları başkanı Aaron Rock, “Warsh’ın nihayetinde politika faizlerini yükseltmek zorunda kalmamak için sert bir tavır sergilediğini… sadece zaman gösterecek,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

California’da milyarderlere ek vergi oylaması

Yayınlanma

California’da seçmenler, milyarderlerden geçici olarak ek vergi alınmasını öngören tasarıyı kasım ayında oylayacak. Girişimi destekleyen sendika ile Vali Gavin Newsom arasındaki uzlaşı görüşmelerinin başarısız olmasının ardından teklifin referanduma sunulması kesinleşti.

ABD’nin California eyaletinde seçmenler, milyarderlerin vergilerini geçici olarak artırmayı öngören tartışmalı yasa teklifini kasım ayında oylayacak.

Teklifi destekleyen sendika, perşembe günü yaptığı açıklamada girişimi referandum sürecine taşıyacaklarını duyurdu.

“California Milyarderler Vergisi Yasası” olarak bilinen tasarı, 1 Ocak itibarıyla eyalette ikamet eden ve net serveti 1 milyar doları aşan kişilerden bir kereliğe mahsus yüzde 5 oranında ek vergi alınmasını öngörüyor.

Girişim, Batı Sağlık Çalışanları Sendikası (SEIU Healthcare Workers West) tarafından destekleniyor.

Zenginlik vergisini savunanlar, bu düzenlemenin eyalete yaklaşık 100 milyar dolar gelir sağlayabileceğini belirtiyor. Elde edilecek gelirin büyük bölümünün, federal bütçe kesintilerinin ardından eyaletin Medicaid sağlık programını ve diğer kamu hizmetlerini finanse etmek üzere uzun yıllara yayılan bir süreçte kullanılması planlanıyor.

Sendika Başkan Yardımcısı Debru Carthan düzenlediği basın toplantısında, “Milyarderler vergisine yönelik ilgi daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemiyor” dedi. Carthan, tasarıyı kasım ayı sandığına taşıyacaklarını ve kazanmayı hedeflediklerini ekledi.

Girişimi destekleyenlerin teklifi sandıktan çekmeleri için belirlenen yasal süre perşembe günü doldu. Normal şartlarda sendika yanlısı siyasetiyle bilinen California Valisi Demokrat Gavin Newsom ve diğer bazı siyasetçiler tasarıya karşı çıktı.

Vali yardımcılığı ve sendika arasındaki uzlaşı görüşmelerinden de yasal süre dolmadan önce bir sonuç alınamadı.

Sendika Başkanı Dave Regan, tasarıya tam destek verdiklerini ifade ederek teklife karşı çıkanları “gerçeklikten tamamen kopuk olmakla” suçladı.

SEIU şubesi geçen hafta, Vali Newsom’un desteğini almak karşılığında milyarderlere yönelik vergi oranını yüzde 2’ye düşürmeyi teklif etmişti.

Ancak Regan’ın aktardığına göre vali bu teklifi hızla reddetti. Regan, valinin eyaletin en zengin sakinleriyle ortak hareket ettiğini belirterek, “Milyarderlerin vergilendirilmesine yönelik hiçbir öneriyi veya uzlaşı seçeneğini değerlendirmeyi kabul etmedi” diye konuştu.

Bu oylama süreci, 2028 yılı başkanlık seçimleri için olası adaylar arasında adı geçen ve Demokrat Parti’nin güçlü figürlerinden biri olarak kabul edilen Vali Newsom için siyasi bir risk oluşturabilir.

Sağlık, eğitim ve iş dünyası temsilcilerinden oluşan bir koalisyon ise tasarıya karşı ortak bir açıklama yayımladı. Koalisyon, bu verginin zengin vatandaşları eyalet dışına çıkmaya zorlayacağını ve gelecekteki gelir vergisi akışını daraltacağını savunuyor.

Yapılan açıklamada, “Bu tehlikeli zenginlik vergisi, California’nın bütçe gelirlerini daha da istikrarsızlaştırarak eğitim, okullar, sağlık hizmetleri, klinikler, kamu güvenliği ve altyapı projelerine ayrılan hayati kaynakları doğrudan tehdit etmektedir” ifadelerine yer verildi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Beyaz Saray, OpenAI’ın yeni modelini kısıtladı

Yayınlanma

Beyaz Saray, OpenAI’dan bir sonraki modelinin piyasaya sürülmesini hükümetin onayladığı kullanıcılarla sınırlandırmasını istedi.

Bu hamle, Trump yönetiminin “yapay zeka müdahaleciliğine” doğru kayışını pekiştirmiş görünüyor.

Donald Trump hükümeti başlangıçta yapay zeka konusunda serbest piyasa yaklaşımını benimsemiş ve Biden döneminden kalma öncü modellerin güvenlik incelemelerini zorunlu kılan kuralları kaldırmıştı. 

Fakat Beyaz Saray hızla yön değiştirerek, ordunun yapay zeka kullanımına ilişkin Anthropic ile hukuki bir çekişmeye girerken, yabancı uyrukluların şirketin en son teknolojiye sahip sistemlerine erişimini engelledi ve bu ay, yeni sürümler için nominal olarak gönüllü incelemeler dayatan bir kararname imzaladı.

POLITICO, bunun sonucunda “sınırsız ve kafa karıştırıcı bir düzenleme ortamı” oluştuğunu savunuyor.

New York Times’ın haberine göre OpenAI halka arzını ertelemeyi düşünüyor.

Şirket yöneticileri, SpaceX’in dalgalı halka arzı ve borsadaki dalgalanmalardan tedirgin olmuş durumda.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English