Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’a USAID darbesi: Yargıç, 20 Ocak’tan önceki sözleşmelerin feshini geçici olarak engelledi

Yayınlanma

Perşembe günü ABD’de federal bir yargıç, Trump yönetiminin, Başkan Donald Trump’ın 90 günlük genel dondurma kararıyla yıkıma uğradıklarını söyleyen yüzlerce dış yardım yüklenicisinin finansmanını yeniden sağlamasına karar verdi.

Eski Başkan Joe Biden’ın atadığı Washington, D.C. merkezli ABD Bölge Yargıcı Amir Ali, Trump yönetiminin dış yardımların geniş kapsamlı olarak durdurulmasının neden olduğu olağanüstü zararı hesaba katmadığını söyledi.

Ali, “En azından bugüne kadar, Davalılar, bir şok dalgası yaratan ve ülke çapında işletmeler, kâr amacı gütmeyen kuruluşlar ve kuruluşlarla yapılan binlerce anlaşma için güven çıkarlarını altüst eden, kongre tarafından tahsis edilen tüm dış yardımların kapsamlı bir şekilde askıya alınmasının neden programları gözden geçirmenin rasyonel bir öncüsü olduğuna dair herhangi bir açıklama sunmadılar,” diye yazdı.

Yargıç, bu nedenle, geçici tedbir kararı alınmadığı takdirde, halihazırda meydana gelen “muazzam zararın” ölçeğinin “neredeyse kesinlikle” artacağını öne sürdü.

Ali, Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Yönetim ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought da dahil olmak üzere üst düzey Dışişleri Bakanlığı ve bütçe yardımcılarının, en azından dava süreci devam ederken, Trump’ın göreve başlamasından sonra yürürlüğe konan herhangi bir sözleşme iptali veya iş durdurma emrini uygulamalarını yasakladı.

Karar, Trump’ın ilk gün verdiği ve yönetimine dış yardımları 90 gün süreyle dondurma talimatı veren kararnamelerden birinin ana unsurunu etkili bir şekilde durduruyor.

Yargıç, Trump yönetiminin, Trump’ın göreve başlamasından önce bu yardımın verildiği işletmeler için sonuçları dikkate almadan tüm dış yardımları aniden keserek “keyfi ve kaprisli” bir şekilde hareket ettiği sonucuna vardı.

Yüklenicilerin avukatları, Trump’ın USAID dış yardım fonlarıyla finanse edilen kuruluşlarla devam eden binlerce sözleşmeyi dondurma ve iptal etme teklifinin neden olduğu büyük hasar ve aksamaları anlattılar. İddiaları, yönetimin yargıcın emri üzerine sunduğu ve sadece bu hafta iptal edilen 200’den fazla dış yardım sözleşmesini içeren bir liste ile desteklendi.

Avukat Stephen Wirth, Ali’nin çarşamba günü adliyenin kar nedeniyle kapalı olması nedeniyle konferans görüşme yöntemiyle gerçekleştirdiği 90 dakikalık duruşmada “İşletmeler kapanıyor, çalışanların işine son veriliyor… yiyecekler çürüyor, ilaçların son kullanma tarihi geçiyor,” dedi.

Sözleşme ve hibe alıcılarının avukatları, zarar görenin sadece yabancı kuruluşlar olmadığını, ABD genelinde denizaşırı ortaklarla çalışan işletmeler ve kuruluşların neredeyse tüm personelini işten çıkardığını veya izne çıkardığını vurguladı. Avukatlar, bunların birçoğunun 90 günlük dondurma süresini atlatamayacağını söyledi.

Grupların bir başka avukatı da, “Milyarlarca dolarlık hükümet harcamasını durdurmak, irili ufaklı çok sayıda dış yardım ortağını unutulmaya mahkum etmek, işsiz kalmaları için onları kapatmak, Kongrenin açık bir şekilde yetkilendirmesini gerektirecek kadar yeterli siyasi, sosyal ve ekonomik öneme sahiptir,” dedi.

Ali, dondurmanın neden olduğu zararın, dondurmanın hükümet yetkililerinin “keyfi ve kaprisli” kararlar almasına karşı yasaları ihlal edebileceği yönündeki inandırıcı argümanlarıyla birleştiğinde, idarenin dava devam ederken dondurmayı kaldırması emrini haklı çıkardığını kabul etti.

Çarşamba günü yapılan savunmalarda, Adalet Bakanlığı yürütme yetkisine alışılmadık derecede geniş bir bakış açısı getirdi. Adalet Bakanlığı avukatı Eric Hamilton, atılan adımlar başkanlık talimatıyla atıldığı için, grupların, mahkemelerin federal kurumların “keyfi ve kaprisli” eylemlerini engellemesine olanak tanıyan İdari Usul Yasası uyarınca USAID ve Dışişleri Bakanlığının eylemlerine itiraz etme yetkisi olmadığını savundu.

Hamilton, “Ajans eylemimiz yok çünkü ajans bir yürütme emrini uyguluyor. Bu son derece yıkıcı bir öneri… USAID’e bu şekilde müdahale edilmesi, USAID’i federal bir mahkeme nezdinde kayyuma devredecektir… Bu politika, Başkanın ABD’nin dış politikasını belirlemeye yönelik II. Madde  yetkisini kullanmasının arka planında gerçekleşiyor,” iddiasında bulundu.

Geçtiğimiz hafta da Trump’ın atadığı ABD Bölge Yargıcı Carl Nichols, yönetimin binlerce çalışanı aniden idari izne çıkarmasını ve hükümet sistemlerine erişimlerini kesmesini engellemişti. Nichols perşembe günü bu engellemeyi bir hafta daha uzattı.

Ali aynı zamanda Trump’ın hükümet harcamalarının geniş bir bölümünü tek taraflı olarak dondurma çabalarını acil olarak engelleyen üçüncü yargıç oldu.

Başkan Barack Obama tarafından atanan ve Rhode Island’da görev yapan ABD Bölge Yargıcı John McConnell, yönetimi yerel federal programlar üzerindeki genel dondurma kararını kaldırmaya zorladı.

Biden tarafından atanan bir başka Washington D.C. yargıcı Loren Ali Khan da Trump’ın yerel harcamaları dondurma kararını bloke etti.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English