Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın basın toplantısı: İzolasyonizme eşlik eden yayılmacılık

Yayınlanma

ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, dün gece büyük fırtınalar koparan bir basın toplantısı düzenleyerek çeşitli konulara ilişkin görüşlerini açıkladı.

Trump salı günü defalarca, atacağı dış politika adımlarının, “ulusal güvenlik ve iktisadi refah” için yapıldığını savundu.

Trump, yasadışı göç akışını ve sınır ötesi fentanil sevkiyatını durdurmaları için her iki ülkeye baskı yapmak amacıyla Meksika ve Kanada’dan gelen yüz milyarlarca dolar değerindeki ürüne gümrük vergisi uygulama tehdidini tekrarladı.

Trump, Mar-a-Lago tatil köyünde düzenlediği basın toplantısında, ikinci dönem başkanlık için yemin etmesine iki haftadan az bir süre kala, “Meksika ve Kanada’ya çok ciddi gümrük vergileri koyacağız,” dedi.

Kanada’ya tehdit: Onların mallarına ihtiyacımız yok

Trump ayrıca ABD’nin Kanada ile olan ticaret açığını da gündeme getirerek, “Arabalarımızın yüzde 20’sini onlar üretiyor. Buna ihtiyacımız yok. Onları Detroit’te yapmayı tercih ederim,” ifadelerini kullandı.

“Onların sahip olduğu hiçbir şeye ihtiyacımız yok,” diye devam eden Trump, kereste ve süt ürünleri gibi Kanada’nın ABD’ye ihraç ettiği diğer önemli ürünleri de saydı.

Trump basın toplantısında Meksika Körfezinin adını “Amerika Körfezi” olarak değiştirme sözü de verdi.

Trump’ın önerdiği vergiler, ilk döneminde müzakere edilen ABD-Meksika-Kanada Anlaşması kapsamındaki taahhütleri ihlal edecek olsa da, bu hamleyi anlaşmanın “ulusal güvenlik istisnası” altında meşru gösterebilir.

Trump yeni vergileri nasıl uygulamayı planladığını belirtmedi, fakat birçok kişi Trump’ın seçim kampanyasındaki gümrük vergisi tehditlerinin çoğunu yerine getirmek için Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasasına dayanmasını bekliyordu.

Bu yasa başkana ulusal acil durum ilan ettikten sonra ABD ticaretini düzenleme konusunda geniş yetki veriyor.

Grönland’a askeri müdahale ihtimalini dışlamadı: Size iyi davranacağız

Seçilmiş başkan Avrupa Birliği ile ticari ilişkiler konusunda da benzer şikayetlerde bulundu. AB’ye karşı 350 milyar dolar ticaret açığı olduğunu söyleyen Trump,  konuşmasının ilerleyen bölümlerinde, “Arabalarımızı almıyorlar, tarım ürünlerimizi almıyorlar, hiçbir şeyimizi almıyorlar. Bu yüzden onlarla da [ticaret] yapmayacağız,” dedi.

Trump Kanada’yı ABD’nin “51. eyaleti” yapma konusunda şakalar yapmıştı. Toplantıda bu konu hakkındaki bir soru üzerine, bunu askeri güç kullanarak yapmayı reddetti, fakat bu sonuca ulaşmak için iktisadi baskı kullanma olasılığını öne sürdü.

Bununla birlikte Trump, Danimarka’ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland’ı elde etmek etmek için güç kullanmayı göz ardı etmedi ve Kuzey Kutbu’ndaki adayı ülkenin bir parçası haline getirmeye çalışmanın “ABD’nin ulusal güvenlik çıkarlarına” uygun olduğunu iddia etti.

Trump’ın oğlu Donald Trump Jr da şu anda “şahsi bir ziyaret” için Grönland’da bulunuyor. Trump Jr, uzun süredir babasının müttefiki olan Segior Gor ve Charlie Kirk ile birlikte bir podcast için çekim yapmak üzere salı günü Grönland’a gitti.

Trump oğlunun bazı Grönlandlılarla yaptığı bir toplantıya telefonla bağlandı ve Grönland’dan hem kendisi hem de dünya için güvenliğe ihtiyaç duyan “çok özel bir yer” olarak bahsetti.

Grönlandlılara “iyi davranacaklarını” söyleyen Trump, Panama Kanalı’nın yanı sıra Grönland’ın da kontrolünü ele geçirmek için iktisadi ya da askeri güç kullanmama taahhüdünde bulunmayacağını söyledi ve bölgedeki Çin ve Rusya etkisinden duyduğu endişeyi dile getirdi.

Trump, “[Grönland] halkı muhtemelen bağımsızlık ya da ABD’ye gelmek için oy kullanacak,” diye öngördü.

Panama Kanalının kontrolünü istiyor

Seçilmiş başkan ayrıca, adayı satın alma teklifiyle işbirliği yapmaması halinde Danimarka’yı “çok yüksek düzeyde gümrük vergisi uygulamakla” tehdit etti.

Trump, “İnsanlar Danimarka’nın bu ada üzerinde herhangi bir yasal hakkı olup olmadığını bile bilmiyorlar, ama eğer varsa, bundan vazgeçmeliler, çünkü ulusal güvenlik için buna ihtiyacımız var,” dedi.

Grönland, ABD için en azından Soğuk Savaş’ın başından beri stratejik bir öneme sahip: “GIUK boşluğu” olarak adlandırılan Grönland, İzlanda ve Birleşik Krallık arasındaki su hattı, Sovyet donanmasının kontrol altına alınmasına yardımcı olmak için çok önemli görülüyordu.

Trump Panama Kanalının kontrolünü yeniden ele geçirmek istediğini de yineledi ve eski Başkan Jimmy Carter’ın kanalın kontrolünü “1 dolar karşılığında” Panama’ya devretme kararını eleştirdi.

Trump Orta Doğu’da: Hamas, Kürtler ve Türkiye

Bu arada seçilmiş başkan, iki haftadan kısa bir süre sonra göreve başladığında İsrail ile Hamas arasında rehinelerin serbest bırakılması konusunda bir müzakere yapılmaması halinde “Orta Doğu’da kıyametin kopacağı” tehdidinde bulundu.

Başkan, “Bu Hamas için iyi olmayacak ve açıkçası hiç kimse için iyi olmayacak,” diye ekledi.

Trump’ın Orta Doğu özel temsilcisi olarak atadığı Steve Witkoff seçilmiş başkanla birlikte kısa bir açıklama yaparak müzakerecilerin İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için bir anlaşmanın “eşiğinde” olduklarını söyledi. Witkoff bu ilerlemeyi Trump’a bağladı.

Suriye’deki Amerikan askerleri söz konusu olduğunda, bunların çekilip çekilmeyeceği konusunda bilgi vermeyi reddeden ve bunun “askeri stratejinin bir parçası” olduğunu öne süren Trump, “dostum” ve “çok akıllı bir adam” dediği Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a övgüler yağdırdı.

Trump, “Adamlarını farklı şekillerde ve farklı isimlerle oraya [Suriye’ye] gönderdi ve onlar da içeri girdiler, yönetimi ele geçirdiler ve bu böyle,” dedi.

Trump ayrıca ilk döneminde, Erdoğan’ın “Suriye’deki Kürtlere saldırmadığını çünkü saldırmamasını istediğini” söyledi.

Türkiye’nin “başka isimlerle ve başka biçimlerle” ortaya çıkan Suriye’yi “2.000 yıldır istediğini” ileri süren Trump, “Erdoğan’ın Kürtlere saldırmama kararının ne kadar süreceğini bilmediğini, çünkü onların birbirlerinin doğal düşmanı olduklarını, birbirlerinden nefret ettiklerini” savundu.

Trump, Suriye’de son haftalarda yaşananlarla birlikte Rusya ve İran’ın zayıfladığını söyledi ve bunun Erdoğan’ın başarısı olduğunu ima etti.

NATO ülkelerine “yüzde 5 savunma harcaması” uyarısı

Diğer NATO müttefiklerine de değinen Trump, transatlantik ittifakın 32 üyesinin savunma harcamalarını gayrisafi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5’ine çıkarması gerektiğini söyledi.

Bu, mevcut asgari hedef olan yüzde 2’den önemli bir artış anlamına geliyor.

Trump düzenli olarak ittifak üyelerini eksik ödeme yapmakla suçladı ve harcamaların artmaması halinde ittifaktan çekilmeyi önerdi.

Trump, “Hepsi bunu karşılayabilir ama yüzde 5’te olmalılar, yüzde 2’de değil. Eğer faturalarını ödüyorlarsa ve bize adil davrandıklarını düşünüyorsam, cevabım, kesinlikle NATO’da kalırım olur,” diye ekledi.

Bununla birlikte Trump, ABD’ye adil davranılmadığını düşünmesi halinde desteğini geri çekebileceği uyarısında bulundu.

Amerika

ABD’de enflasyon ara seçim öncesi yüzde 3,7’ye çıktı

Yayınlanma

ABD’de yıllık enflasyon eylül ayında yüzde 3,7’ye yükselirken enerji ve akaryakıt maliyetlerindeki artış devam ediyor. Benzin fiyatları yıllık bazda yüzde 35,3 artış kaydederken gıda maliyetlerindeki yıllık yükseliş yüzde 2,5 düzeyinde gerçekleşti.

ABD’de ara seçimler yaklaşırken eylül ayı enflasyonundaki artış, Kongre’nin kontrolünü Cumhuriyetçilerden geri almaya çalışan Demokratların hayat pahalılığı tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı.

Çalışma İstatistikleri Bürosunun yayımladığı tüketici fiyat endeksine göre yıllık enflasyon eylülde yüzde 3,7 oldu; enerji, benzin ve elektrik maliyetleri aylık bazda yükseldi.

Gıda fiyatları ağustostan eylüle değişmeyerek sabit kalırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 artış kaydetti.

Demokratlar seçim kampanyalarını geçim sıkıntısını hafifletme vaadi üzerine kuruyor ve fiyat artışlarından Başkan Donald Trump’ın gümrük tarifeleriyle İran savaşını sorumlu tutuyor.

Trump ve Cumhuriyetçiler ise bu yıl çok sayıda sol adayın ön seçimleri kazanmasına işaret ederek muhalefetin parti içindeki “komünistlerin” esiri olduğunu savunuyor.

Şubat ayında yıllık enflasyon yüzde 2,4 düzeyindeyken ABD ve İsrail’in ayın son gününde başlattığı İran savaşı boyunca fiyatlar yükselişini sürdürdü.

Son dönemdeki tırmanış, enflasyonun Haziran 2022’de yüzde 9,1 ile gördüğü 40 yılın zirvesinden bu yana kaydettiği düşüşü tümüyle tersine çevirmiş değil; ancak oran beş yılı aşkın süredir Merkez Bankasının (Fed) yüzde 2’lik hedefinin üzerinde seyrediyor.

Fed yetkilileri inatçı enflasyonla mücadele gerekçesiyle geçen ay politika faizini çeyrek puan artırdı. Yetkililer gelecek hafta yeniden toplanarak faizi artırma veya yüzde 3,75 ile yüzde 4 aralığında sabit tutma kararını değerlendirecek.

Enerji ve akaryakıt kalemi savaşın ilk ayından bu yana en sert yükselişini kaydetti

Eylül ayında enerji fiyatları, İran savaşının ilk tam ayı olan marttan bu yana görülen en büyük aylık sıçramayı yaparak yıllık bazda yüzde 20,4 arttı. Enerji maliyetleri temmuzdan ağustosa yüzde 2,1 artmış, hazirandan temmuza yüzde 1,5, mayıstan hazirana ise yüzde 5,7 gerilemişti.

Hürmüz Boğazı’nda petrol tankerlerine yönelik İran saldırıları son dönemde artarken Ukrayna güçleri de Rus rafinerilerine yönelik operasyonlarını sıklaştırdı. Küresel ham petrol ve işlenmiş yakıt piyasalarını zorlayan bu iki gelişme, ABD’de benzin ve motorin fiyatlarını yukarı çekti.

Benzin fiyatları da savaşın ilk ayından bu yana en büyük aylık artışını yaşayarak ağustostan eylüle yüzde 9,1 yükseldi ve yıllık artış yüzde 35,3’e ulaştı.

Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre ABD genelinde normal benzinin galon fiyatı ortalama 4,26 dolar düzeyinde; bu rakam bir ay önceki yaklaşık 4,48 dolarlık seviyenin altında kalsa da bir yıl öncesine göre 1,20 dolardan daha yüksek. Ortalama galon fiyatı California’da 6 doların, Washington eyaleti ile Nevada’da ise 5 doların üzerinde seyrediyor.

Elektrik fiyatları ağustostan eylüle yüzde 0,2 yükselerek temmuz ile ağustos arasındaki yüzde 0,2’lik düşüşü telafi etti ve yıllık bazda yüzde 4,4 arttı.

Yeni veri merkezlerinin yüksek enerji talebi yerel toplulukların elektrik faturalarına yansıyor. Trump, şirketlerin veri merkezlerinin ihtiyaç duyduğu elektriğin maliyetini bizzat karşılaması gerektiğini savundu.

Trump, Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda büyük veri merkezlerine kendi elektriklerini üretme ve fazlasını yerel şebekeye devretme zorunluluğu getirdiğini belirterek elektrik fiyatlarında “önemli bir düşüş yaşanabileceğini” öne sürdü.

Gıda harcamaları dengelenirken ikinci el araç piyasasında aylık artış sürüyor

Eylülde evde tüketilen gıdanın maliyeti aylık bazda yüzde 0,1 azalırken dışarıda yenen yemeğin fiyatı yüzde 0,2 arttı.

Yumurta fiyatı bir düzine için 2,27 dolara gerileyerek Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 35 düştü; bu rakam Mart 2025’te görülen 6,23 dolarlık yirmi yılın zirvesinin oldukça altında kaldı.

Dana kıyma fiyatları Eylül 2025’e göre yaklaşık yüzde 2,4 artış gösterse de libresi 6,48 dolardan satılarak haziran ayında kaydedilen 6,98 dolarlık yirmi yıllık zirvenin gerisinde durdu.

Tavuğun libre fiyatı geçen ay bir yıl önceki seviyesini koruyarak 2,06 dolar oldu; tavuk fiyatları Kasım 2024’ten bu yana 2,01 ile 2,09 dolar bandında dalgalanıyor.

İkinci el otomobil ve kamyonet fiyatları Eylül 2025’e kıyasla yüzde 1,5 gerilese de temmuz ve ağustostaki yüzde 0,4’lük artışların ardından eylülde aylık bazda yüzde 0,7 yükseldi.

Navy Federal Credit Union Başekonomisti Heather Long, sektörün pahalı yedek parçalar ve nitelikli iş gücü açığı gibi etkenlerin birleştiği ağır bir baskıyla karşı karşıya kaldığını belirtti.

The Hill gazetesine konuşan Long, piyasadaki bütün maliyet baskılarının yerel oto tamircilerinde somut olarak hissedildiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Tesla ve SpaceX için 3,6 trilyon dolarlık birleşme planı

Yayınlanma

Tesla ve SpaceX yönetim kurulları, iki şirketi yaklaşık 3,6 trilyon dolarlık piyasa değeri altında bir araya getirebilecek birleşme planını incelemek üzere bağımsız komiteler kurdu. Yapay zeka yatırımları ve roket harcamaları nedeniyle birleşen yapının yıllık serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolara inmesi bekleniyor.

Elektrikli araç üreticisi Tesla ile uzay taşımacılığı şirketi SpaceX’in olası birleşimi, piyasa değeri yaklaşık 3,6 trilyon dolara ulaşan yeni bir yapı ortaya çıkarabilir.

Financial Times, yatırımcılar, hukukçular ve analistlerin değerlendirmelerine dayandırdığı incelemesinde, her iki şirketin yönetim kurullarının bağımsız komiteler kurarak birleşme ihtimalini araştırmaya başladığını duyurdu.

Elon Musk, 20 Ekim’de yaptığı açıklamada birleşmeyi “iyi bir fikir” olarak nitelendirdi ancak koşulların henüz netleşmediğini ve anlaşmanın garanti olmadığını belirtti. Girişimci, çıkar çatışması sebebiyle görüşmelere doğrudan katılamayacağını bildirdi.

Hissedarlar açısından birleşmenin en belirgin avantajı, Musk’ın zaman ve kaynak paylaşımına dair soru işaretlerini giderebilmesi. İsmi açıklanmayan bir Tesla yatırımcısı, “Şu an vaktinin bir kısmını Tesla’da, bir kısmını da SpaceX’te geçiriyor ve hissedarlar gücünün veya parasının büyük bölümünün nereye gittiğini anlayamıyor” dedi.

Otomobil üreticisine yakın bir kaynak, iki şirketin Roadster spor modelinden malzeme, yakıt ve üretim teknolojilerine kadar uzanan mevcut işbirliğini hatırlattı. Aynı kaynak, birleşmenin işlem gücü ile yapay zekanın fiziksel cihazlardaki kullanımını entegre eden dikey bir yapı kuracağını kaydetti.

Tesla ile SpaceX arasındaki finansal ilişkiler şimdiden belirgin bir hacme ulaştı. SpaceX, Tesla’dan yaklaşık 1 milyar dolar değerinde Megapack batarya sistemleri ve Cybertruck araçları satın aldı.

Tesla, yapay zeka girişimi xAI’a yaptığı 2 milyar dolarlık yatırımın Şubat 2026’da SpaceX ile birleşmesi sonucunda uzay şirketinin doğrudan hissedarı haline geldi. Musk, xAI hamlesini yapay zeka, roket teknolojisi ve uydu iletişimini bir araya getirerek uzayda veri merkezleri kurma hedefiyle gerekçelendirmişti.

Visible Alpha tarafından derlenen analist tahminleri, Tesla ve SpaceX’in toplam gelirinin 2026 yılında 153 milyar dolara çıkacağını gösteriyor. Buna karşılık yapay zeka altyapısı, çip üretimi ve roket harcamaları sebebiyle iki yapının toplam serbest nakit akışının en az eksi 54 milyar dolar olması bekleniyor.

Financial Times, 3,6 trilyon dolarlık büyüklüğün kesinleşmiş anlaşma bedelini değil, şirketlerin mevcut piyasa değerini yansıttığını bildirdi. Olası birleşme aynı zamanda Musk’ın Tesla üzerindeki kontrolünü güçlendirebilir.

Girişimci, imtiyazlı hisseler sayesinde SpaceX’te yaklaşık yüzde 84 oy gücünü elinde tutarken bu oran Tesla’da yüzde 20 civarında kalıyor. Anlaşmanın kabul edilmesi için Tesla tarafında yalnızca oylamaya katılanların değil, tüm hisselerin çoğunluğunun desteği aranacak.

Hukuk uzmanları, birleşme müzakerelerinin bir tarafın diğerinin aleyhine avantaj sağlamadığına piyasayı ikna edecek biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtiyor. Colorado Üniversitesi kurumsal hukuk profesörü Ann Lipton, her iki şirketin merkezini taşıdığı Teksas yasalarının yönetim kararlarına itirazı zorlaştırdığına işaret etti.

Lipton, çıkar çatışması iddiasının tek başına yetersiz kalacağını, hissedarların dolandırıcılık veya kasıtlı yasa ihlali gibi fiilleri ispat etmek zorunda olduğunu söyledi. Sürecin bir diğer zorlu ayağını ise küresel onaylar oluşturuyor.

Hukukçulara göre anlaşmanın AB, Birleşik Krallık ve Çin’deki düzenleyici kurumlardan onay alması gerekecek. Geçen yıl Tesla’ya 21 milyar dolarla toplam cirosunun yaklaşık yüzde 22’sini kazandıran Çin, şirketin en büyük otomobil fabrikasına Şanghay’da ev sahipliği yapıyor.

SpaceX’in ABD savunma ihalelerini üstlenmesi ve askeri Starshield uydularını üretmesi, Pekin hattında güvenlik çekincelerini artırıyor. JPMorgan analistleri, ulusal güvenlik kaygıları nedeniyle Çin onayının ciddi engellerle karşılaşabileceğini bildirdi.

Banka analistleri, Tesla’nın Çin operasyonlarını tamamen ayırmasını veya kontrolü yerel bir konsorsiyuma devrederek marka ile otonom sürüş lisans gelirleriyle yetinmesini olası seçenekler arasında gösterdi.

The Wall Street Journal temmuz ayında Tesla’nın Çin birimini satmayı değerlendirdiğini yazmış, ancak Musk bu iddiayı “kesinlikle sahte haber” diyerek yalanlamıştı.

Tesla’ya yakın bir kaynak, birleşmenin Donald Trump’ın 2029’da bitecek başkanlık görev süresinden önce tamamlanmasının önem taşıdığını ifade etti. Kaynak, “Bu anlaşma gerçekleşecek, ama herkesin düşündüğü kadar hızlı değil” dedi.

SpaceX’in halka arzının ardından haziran ayında tarihin ilk trilyoneri unvanını alan Musk, hisselerdeki dalgalanmalar nedeniyle bu eşiğin altına indi. Forbes verilerine göre 13 Ekim’de SpaceX hisselerinin değer kaybetmesiyle serveti 982,9 milyar dolara gerileyen girişimcinin güncel varlığı 925 milyar dolar seviyesinde.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD’de yolsuzluğu ihbar edene ödül verilecek

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kamudaki dolandırıcılıkları ihbar edenlere nakit ödeme sağlayacak 25 milyon dolarlık teşvik programını tanıttı. Mahkûmiyetle sonuçlanan bildirimlere yüzde 1 komisyon vadeden düzenlemede ilk ödeme 10 bin dolarla muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye yapıldı.

ABD Başkanı Donald Trump ve Başkan Yardımcısı JD Vance, federal hükümeti dolandıranları ihbar edenlere nakit para ödenmesini öngören 25 milyon dolarlık bir ihbarcı programı açıkladı.

Oval Ofis’te duyurulan Dolandırıcılık İhbar Teşvik Programı kapsamında, mahkûmiyetle sonuçlanan başarılı bildirimlerde bulunanlara yüzde 1 oranında komisyon verilmesi planlanıyor.

Ödüllerin kimlere dağıtılacağı konusundaki tek yetkilinin kendisi olacağını belirten Trump, süreçte son sözü söyleyeceğini dile getirdi.

Trump, Oval Ofis’teki konuşmasında, “Biri birini ihbar ederse yüzde 1 komisyon alacak. Bu harika olacak çünkü bu ülkeden çalınan para trilyonları buluyor” ifadelerini kullandı.

İhbarların “America.gov/fraud” internet sitesi üzerinden toplanacağını aktaran Trump, süreci hızlandırmak adına aynı ödül için birden fazla talep gelmesi durumunda bağlayıcı hakem rolünü bizzat üstleneceğini bildirdi.

Trump, ödemelere ilişkin takdir yetkisini, “Başka bir deyişle o kişinin bunu hak edip etmediğine ben karar vereceğim ve oldukça cömert davranacağım” sözleriyle savundu.

İnternet sitesindeki yönergede, yapılan bildirimin cezai kovuşturmaya yol açması şartıyla ödülün en fazla 30 bin dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Öte yandan Trump, Oval Ofis’te yaptığı konuşmada bir kişinin alabileceği tutarda herhangi bir tavan sınır olmadığını iddia etti.

İhbarcıların çok yüksek gelirler elde edebileceğini öne süren Trump, “İnsanlar başkalarını ihbar ederek milyonlarca dolar kazanacak” dedi.

Trump ayrıca ödemelerin ceza davası açılmasına bağlı kalmayacağını, çalınan paranın geri alınması durumunda yapılacağını savundu.

Program kapsamında verilen ilk ödül, Oval Ofis’te Trump ve Vance’in yanında yer alan muhafazakâr YouTuber Nick Shirley’ye gitti. Fox News, Shirley’ye bu kapsamda 10 bin dolar ödendiğini aktardı.

Shirley, Minnesota’daki çocuk bakım programlarında yürütülen usulsüzlük iddialarını araştırdığı bir video yayımlamasının ardından geçen yıl sağ çevrelerde tanınmıştı.

Yeni program, Başkan Yardımcısı Vance’in başkanlığını yürüttüğü dolandırıcılıkla mücadele görev gücünün çalışmalarına dayanıyor.

Vance, “Başkan bu durumun durması gerektiğini söyledi. Artık duruyor ve bunu durdurmamıza yardım etmek isterseniz, ABD Başkanı’nın yaptıkları sayesinde siz de bu ödülleri paylaşabilirsiniz” diye konuştu.

Trump, federal hükümet programlarındaki suistimalleri incelemek ve azaltmak amacıyla mart ayında Dolandırıcılığı Ortadan Kaldırma Görev Gücü’nü kurmuş, yapının başına da Vance’i getirmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English