Bizi Takip Edin

Avrupa

Ukrayna İHA’ları Letonya’da turizmi vurdu

Yayınlanma

Reuters’ın aktardığına göre, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının düşmesi ve sınır bölgelerinde hava saldırısı alarmı verilmesinin ardından Letonya’nın doğusundaki turistik bölgelere yönelik rezervasyonlarda iptaller başladı. Bölgesel turizm derneği, şirketlerin yaklaşık yüzde 85’inin iptallerle karşılaştığını, bazı işletmelerin ise gelecekteki rezervasyonlarının yarısından fazlasını kaybettiğini bildirdi.

Reuters’ın haberine göre, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının düşmesi ve sınır bölgelerinde hava saldırısı alarmı verilmesinin ardından Letonya’nın doğusundaki turistik bölgelere yönelik seyahatler iptal edilmeye başlandı.

Bölgesel turizm endüstrisi derneğinin verilerine göre şirketlerin yaklaşık yüzde 85’i rezervasyon iptalleriyle karşı karşıya kaldı.

Bazı işletmeler gelecekteki siparişlerinin yarısından fazlasını kaybederken, mali sıkıntıların yaklaşık 500 küçük işletmeyi etkileyebileceği belirtildi.

Söz konusu gelişmeler, Rusya sınırındaki ve “mavi göller diyarı” olarak bilinen Latgale bölgesinde yaşandı.

Reuters’a konuşan sektör temsilcileri, otellerin, misafirhanelerin ve tatil tesislerinin turist sayısında keskin bir düşüş kaydettiğini söyledi.

Bölgesel turizm endüstrisi derneği temsilcisi Elena Kijasko, Reuters’a yaptığı açıklamada, “Artık her şeyin bu kadar kolay olmayacağını anlıyoruz” dedi.

Son aylarda Baltık ülkelerinde, Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının bölge hava sahasında görülmesine ilişkin olayların arttığı bildirildi.

Mayıs ayında bir İHA’nın Letonya’daki Dridza Gölü’ne düştüğü ve suyla temas ettikten sonra patladığı belirtildi. Olayda yaralanan olmazken polis ve ordu soruşturma başlattı.

Aynı ay içinde Estonya ve Litvanya üzerinde birkaç Ukrayna İHA’sının engellendiği, Letonya’nın Rezekne kentinde ise bir İHA’nın düşmesinin ardından bir petrol deposunun kapatılmasına karar verildiği aktarıldı.

Ayrıca geçen ay Letonya Parlamentosu’nun, Ukrayna İHA’larıyla ilgili olayların ardından yaşanan siyasi krizi takiben önceki hükümetin istifası sonrasında yeni hükümeti onayladığı belirtildi.

Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiga, Letonya topraklarına Ukrayna’ya ait İHA’ların düştüğünü kabul etmişti. Daha sonra Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, “kasıtsız olaylar” nedeniyle Estonya ve diğer Baltık ülkelerinden özür dilemişti.

Bu gelişmelerin ardından Moskova ile Baltık ülkeleri arasında karşılıklı suçlamalar gündeme geldi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı nisan ayında, Rusya topraklarına yönelik saldırılarda Baltık ülkelerinin hava sahasının kullanılabileceği gerekçesiyle bölge ülkelerine özel uyarıda bulundu.

Letonya, Litvanya ve Estonya ise Ukrayna’ya bu tür faaliyetler için izin vermediklerini açıkladı.

Daha sonra Kuzey Avrupa ve Baltık bölgesinden sekiz ülkenin dışişleri bakanları ortak bir açıklama yayımlayarak Rusya’yı İHA olayları konusunda “dezenformasyon kampanyası” yürütmekle suçladı.

Avrupa

Mercedes-Benz, Ukrayna’ya drone sağlayan Tytan’la anlaşacak

Yayınlanma

Mercedes-Benz’in, Ukrayna’ya önleme amaçlı insansız hava araçları sağlayan Münih merkezli Tytan Technologies ile stratejik işbirliğine gitmeyi planladığı bildirildi. Der Spiegel’in haberine göre taraflar, Berlin’deki Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı ILA kapsamında Drone Defender hava savunma projesi için bir işbirliği mutabakatı imzalayacak.

Alman otomobil üreticisi Mercedes-Benz’in, Ukrayna’ya önleme amaçlı insansız hava araçları tedarik eden Münih merkezli girişim Tytan Technologies ile stratejik bir işbirliğine gitmeyi planladığı bildirildi.

Der Spiegel’in haberine göre iki şirket, Berlin’de düzenlenen Uluslararası Havacılık ve Uzay Fuarı ILA kapsamında Drone Defender adlı hava savunma projesi çerçevesinde bir işbirliği mutabakatı imzalayacak.

Projenin amacı, son yıllarda Alman havaalanları ve diğer kritik tesislerin yakınlarında düzenli olarak tespit edilen insansız hava araçlarına karşı Almanya’nın kritik altyapısını korumak. Haberde, sistemin doğrudan çatışma bölgelerinde de kullanılabileceği belirtildi.

Mercedes-Benz Üst Yöneticisi (CEO) Ola Kallenius daha önce Wall Street Journal’a verdiği demeçte Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmesi gerektiğini söylemişti.

Kallenius, “Mercedes bu konuda olumlu bir rol oynayabilecekse, bunu yapmaya hazırız” ifadelerini kullanmıştı.

Habere göre projede kilit rolü Mercedes G-Class arazi araçları üstlenecek. Radarlar ve sensörlerle donatılacak araçlar, Tytan’ın geliştirdiği önleme amaçlı insansız hava araçlarının fırlatma platformu olarak kullanılacak.

Bu sistemlerin, düşman insansız hava araçlarını otonom biçimde tespit edip etkisiz hale getirmek üzere tasarlandığı belirtildi.

İnsansız hava araçlarıyla donatılmış fırlatma sistemlerinin araçlar üzerinde kullanılabileceği, ayrıca tarafların mobil hava savunma birlikleri oluşturmayı planladığı aktarıldı.

Bu birliklerde komuta merkezi görevinin Mercedes Sprinter panelvanları tarafından üstlenilebileceği, insansız hava araçlarıyla donatılmış araçların faaliyetlerinin de bu merkezlerden koordine edileceği kaydedildi.

Tytan Technologies, Münih Teknik Üniversitesi mezunları Balazs Nagy ve Batuhan Yumurtaci tarafından 2023 sonbaharında kuruldu.

Şirket, Alman ordusu Bundeswehr’den askeri tesislerin korunmasına yönelik bir konsept geliştirme siparişi aldı ve Ukrayna’ya önleme amaçlı insansız hava araçları tedarik ediyor.

Şirketin yatırımcıları arasında NATO’nun NATO Innovation Fund fonu da bulunuyor. Tytan’ın bugüne kadar topladığı finansmanın toplam tutarının 46 milyon avro olduğu belirtildi.

Girişimin yaz aylarında Münih’te yeni bir fabrika açmayı planladığı, tesisin yıl sonuna kadar aylık 3 bin insansız hava aracı üretim kapasitesine ulaşmasının hedeflendiği ifade edildi.

Mercedes-Benz ile Tytan arasındaki işbirliği, Avrupa otomotiv sektörü ile savunma sanayii arasındaki yakınlaşmanın son örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Daha önce otomotiv tedarikçisi Deutz, robotik sistemler üreticisi Arx Robotics ile çalışmaya başlarken; Schaeffler, askeri insansız hava araçları geliştiren Helsing ile işbirliğine yöneldi. Daimler Truck da Quantum Systems ile çeşitli projeler yürütüyor.

Haberde ayrıca savunma şirketleri ile otomobil üreticilerinin, kapasitesi tam kullanılmayan otomotiv fabrikalarının değerlendirilmesini görüştüğü belirtildi.

Zırhlı araç üreticisi KNDS’nin Mercedes’in Ludwigsfelde’deki fabrikasıyla ilgilendiği, Volkswagen’in ise Osnabrück’teki tesisinin İsrailli Rafael veya Alman Rheinmetall’e olası satışı konusunda görüşmeler yürüttüğü aktarıldı.

Benzer bir adımı daha önce Fransız otomobil üreticisi Renault da atmıştı. Şirket, Ukrayna için insansız hava araçları üretmek üzere savunma grubu Turgis Gaillard ile bir anlaşma imzalamıştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

İngiltere Savunma Bakanlığında 1300’e yakın cihaz kayboldu

Yayınlanma

İngiltere Savunma Bakanlığında Ocak 2024 ile Mart 2026 arasında yaklaşık 1300 dizüstü bilgisayar, tablet ve telefonun kaybolduğu ortaya çıktı. Sky News’in ulaştığı verilere göre cihazların hiçbiri bulunamazken, Liberal Demokrat Parti milletvekili James MacCleary durumu ülkenin güvenliği açısından bir kriz olarak nitelendirdi.

İngiltere’de Liberal Demokrat Parti milletvekili James MacCleary, Savunma Bakanlığı çalışanlarına ait elektronik cihazların kaybolmasının ülkede bir güvenlik krizine işaret ettiğini söyledi.

Sky News’in Savunma Bakanlığından bilgi edinme başvurusu yoluyla elde ettiği verilere göre, Ocak 2024 ile Mart 2026 arasında bakanlığa ait 545 dizüstü bilgisayar ve tablet ile 744 telefon kayboldu.

Bakanlığın televizyon kanalına verdiği bilgiye göre bu cihazların hiçbiri bulunamadı.

MacCleary, Savunma Bakanı John Healey’ye çağrıda bulunarak “kendine çeki düzen vermesi” gerektiğini söyledi.

Parlamenter, “Ulusal güvenliğimiz söz konusuyken her sterlin önem taşıyor. Hükümetin savunma yatırımı planı hâlâ hayata geçirilmemişken Savunma Bakanlığı temel düzeydeki yetersizlik nedeniyle para kaybediyor. Vergi mükelleflerinin parasının kayıp dizüstü bilgisayarlar ve çalınan telefonlardan oluşan kara bir delikte yok olduğunu görmek kabul edilemez. Bir iPad’in yerine harcanan her sterlin, cephe hattından eksilen bir sterlindir” dedi.

MacCleary, Birleşik Krallık yönetiminin güvenliği sağlamak için kullanılan cihazları dahi takip edememesi halinde ülkenin kendi güvenliğini koruyamayacağını da savundu.

Savunma Bakanlığı ise kaybolan cihazların tamamının çalınmadığını belirtti. Bakanlığa göre kayıp cihazlar arasında yalnızca 132 dizüstü bilgisayar ve tablet ile 36 telefon çalıntı olarak değerlendiriliyor; geri kalan cihazlar çalışanlar tarafından kaybedildi.

Sky News, tüm cihazların yenilenmesinin maliyetinin 1,6 milyon sterlini aşabileceğini aktardı.

Muhafazakâr Parti’nin gölge savunma bakanı James Cartlidge de Sky News’e yaptığı açıklamada, “İşçi Partisi savunma yatırımları planını hâlâ açıklamadığı için kamuoyu, Savunma Bakanlığında kaybolan ve çalınan ekipmanlara ilişkin bu haberleri duyduğunda Starmer’ın özellikle iki cepheli bir savaş döneminde ne yaptığını sorgulayacaktır” ifadelerini kullandı.

Öte yandan İngiliz elektronik istihbarat kurumu GCHQ’nun Başkanı Anne Keast-Butler, kurumun himayesinde düzenlenen ilk yıllık konferansta yaptığı konuşmada, başka devletlerden kaynaklanan yeni tehditler ve müttefiklerle birlikte teknoloji yarışındaki liderliği koruma fırsatının daralması nedeniyle Birleşik Krallık için kritik bir döneme girildiğini söyledi.

Daily Mail gazetesi de 24 Mayıs’ta, Reform UK lideri ve Brexit’in önde gelen savunucularından Nigel Farage’ın telefonunun yabancı “hasmane aktörler” tarafından hacklendiğini düşündüğünü yazdı.

Farage, kripto para milyarderi Christopher Harborne’dan aldığı 5 milyon sterlinlik bağışa ilişkin bilgilere ulaşmak amacıyla telefonunun hedef alındığını öne sürerek olaydan Rus istihbarat servislerini sorumlu tuttu.

Ancak İngiltere Ulusal Siber Güvenlik Merkezi’nin (NCSC) eski başkanı Ciaran Martin, Farage’ın suçlamalarının herhangi bir temele dayanmadığını söyledi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB ile Gürcistan arasında vize serbestisi gerilimi büyüyor

Yayınlanma

Gürcistan Parlamentosu Başkanı Şalva Papuaşvili, Avrupa Birliği’nin vize serbestisinin sürdürülmesini Rusya’ya yaptırım uygulanması dahil bazı şartlara bağladığını söyledi. AB’nin Gürcistan için vize serbestisini kısmen veya tamamen askıya alabilecek yeni mekanizması ise 30 Aralık 2025’te yürürlüğe girdi.

Gürcistan Parlamentosu Başkanı Şalva Papuaşvili, Avrupa Birliği’nin (AB) vize serbestisinin korunmasını Tiflis’in yerine getirmesi gereken bazı taleplerle ilişkilendirdiğini, bu talepler arasında Rusya’ya yaptırım uygulanmasının da bulunduğunu söyledi.

Papuaşvili, “Bize, vizesiz seyahati sürdürmek istiyorsak Rusya’ya yaptırım uygulamamız, yani intihar etmemiz gerektiğini söylüyorlar. Kendimizi yok edip yıkarsak Avrupa Birliği’ne kim vizesiz seyahat edecek?” dedi.

Papuaşvili ayrıca Brüksel’in, Gürcistan’ın vize politikasını AB standartlarıyla uyumlu hale getirmesini istediğini belirtti.

Gürcistan’a yönelik vize serbestisinin sınırlandırılmasına imkan tanıyan mekanizma ise halihazırda hazırlanmış durumda.

Vize serbestisinin askıya alınmasına ilişkin yeni kuralların 30 Aralık 2025’te yürürlüğe girmesiyle AB, öncelikle diplomatik ve hizmet pasaportu sahiplerinin vize ayrıcalıklarını kısıtlama, belirli koşullar altında ise bu önlemleri ülkenin diğer vatandaşlarına da genişletme yetkisi kazandı.

Tiflis ile Brüksel arasındaki ilişkiler son yıllarda belirgin biçimde kötüleşti. Avrupa Komisyonu’nun geçen yıl kasım ayında yayımladığı raporda, Gürcistan’ın AB tavsiyelerinin uygulanmasında önemli ölçüde geri adım attığı belirtildi.

Raporda, “Sivil alanı ve temel hakları kısıtlayan mevzuat dahil olmak üzere iktidarın sistematik baskıcı uygulamaları, bağımsız medyanın işleyişine yönelik sınırlamalar, LGBTİK+ topluluğu temsilcilerine yönelik baskılar, kolluk kuvvetlerinin aşırı güç kullanımı ve AB’ye yönelik düşmanca söylem, Avrupa Birliği’nin değerleri ve AB üyeliğine aday bir ülkeden beklenen uygulamalarla keskin bir tezat oluşturuyor” ifadelerine yer verildi.

Raporun yayımlanmasının ardından AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, mevcut politikanın sürmesi halinde Gürcistan’ın Avrupa Birliği üyeliği yolunda fiilen gerçekçi bir ilerleme perspektifine sahip olmadığını söyledi.

Kallas, mevcut durum değişmediği takdirde ülkenin AB adaylığının yalnızca resmi statü düzeyinde kalacağını ifade etti.

Gürcistan Cumhurbaşkanı Mihail Kavelaşvili ise Alman yayın kuruluşu DW’ye verdiği röportajda, ülkesinin 2030 yılına kadar Avrupa Birliği üyeliğine hazırlanabileceğine inandığını dile getirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English