Diplomasi
Ukrayna, Rusya ile çözüm için beş şartını açıkladı

Politico, Ukrayna’nın Rusya ile ihtilafın çözümü için belirlediği beş temel talebi yayımladı. Kiev’in şartları arasında kalıcı ateşkes sonrası toprak müzakeresi, tazminat, güvenlik garantileri, yaptırımların sürmesi ve esirlerin iadesi yer alıyor.
Politico dergisi, ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında yapılması planlanan görüşme öncesinde, Ukrayna’nın Rusya ile çatışmanın olası çözümüne yönelik beş temel talebini yayımladı.
Habere göre Kiev’in ısrarcı olduğu talepler şöyle sıralanıyor:
Toprak tavizlerine ilişkin herhangi bir müzakere, ancak kalıcı bir ateşkes sağlandıktan sonra yapılmalı. Trump daha önce çözümün “toprak takasını” içerebileceğini belirtmiş, ancak somut seçenekler sunmamıştı.
Beyaz Saray, Putin zirvesinde Trump’ın ‘içgüdülerine güveniyor’
1 trilyon dolara varan tazminat talebi
Ukrayna’nın ikinci talebi, 500 milyar ila 1 trilyon dolar arasında olduğu tahmin edilen zararın tazmin edilmesi. Avrupa’da dondurulmuş en az 200 milyar dolarlık Rus varlığı bulunsa da bu varlıkların akıbeti belirsizliğini koruyor. Moskova ise kendi varlıklarına yönelik her türlü eylemin “hırsızlık” olarak değerlendirileceğini belirtiyor.
NATO üyeliği yerine alternatif güvence arayışı
Kiev ayrıca güvenlik garantileri talep ediyor. Ukrayna daha önce NATO üyeliği için çabalarken, Trump’ın bu senaryoyu dışlamasının ardından şimdi alternatif koruma mekanizmaları arayışında. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’e göre, bu mekanizmalar oluşturulana kadar Rusya’ya yönelik yaptırımlar devam etmeli.
Bir diğer talep de yaptırımların sürdürülmesi. Kiev, Trump’ın yaptırımları kaldırma yoluna gidebileceğinden endişe ediyor. Moskova ise yasa dışı olarak nitelendirdiği kısıtlamaların kaldırılmasında ısrar ediyor.
Son olarak, savaş esirlerinin ve çocukların iadesi önemli bir talep olarak öne çıkıyor. Bu madde, Rusya ve Ukrayna’nın İstanbul’daki son müzakerelerde somut sonuçlar elde edebildiği tek konu oldu.
Politico, tarafların pozisyonları arasındaki farklılıkların ciddi olmaya devam ettiğini ve Trump ile Putin’in cuma günü Alaska’da yapacağı görüşmenin, barış sürecinin gerçekçi bir geleceği olup olmadığını belirleyebileceğini vurguluyor.
Daha önce The Economist dergisi, Avrupalı ülkelerin Trump ve Putin’in Alaska’da yapacağı görüşmeden endişe duyduğunu yazmıştı.
Habere göre Avrupalı liderler, Trump’ın Moskova için diplomatik bir “zafer” ilan ederek Ukrayna’yı ve müttefiklerini zor bir seçimle karşı karşıya bırakmasından korkuyor.
Bu senaryoda tarafların ya Avrupa’nın güvenlik sistemini yeniden gözden geçiren bir anlaşmayı kabul etmesi ya da anlaşmayı reddederek Amerikan desteğini kaybetmesi gerekecek.
Buzlar eriyor mu? Putin ve Trump Alaska’da bir araya geliyor
Diplomasi
ABD Dışişleri’nden Ukrayna için sivil itaatsizlik uyarısı

ABD Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’ya yönelik seyahat uyarısını güncelleyerek risk faktörleri arasına olası kitlesel huzursuzlukları da ekledi. Bakanlık, vatandaşlarına Ukrayna’ya seyahat etmeme çağrısını yinelerken ülkedekilerden gösterilerden ve kalabalıklardan uzak durmalarını istedi.
ABD Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’daki vatandaşlarına yönelik seyahat tavsiyesini güncelleyerek ülkede meydana gelebilecek sivil huzursuzluk ve toplumsal olay riskine karşı uyarıda bulundu.
Bakanlığın internet sitesinde yayımlanan güncellenmiş bildirimde, ABD vatandaşlarına Ukrayna’ya seyahat etmeme tavsiyesi yinelendi.
Bakanlık, 28 Ağustos’ta güncellediği seyahat uyarısındaki risk maddeleri arasına “toplumsal huzursuzluk” başlığını da dahil etti.
Bununla birlikte genel uyarı seviyesi değiştirilmeyerek en yüksek kademe olan “Dördüncü Seviye: Seyahat Etmeyin” şeklinde korundu.
Hâlihazırda Ukrayna’da bulunan ABD vatandaşlarına sahadaki gelişmeleri yakından takip etmeleri ve gerektiğinde bulundukları yeri hızla terk etmeye hazırlıklı olmaları tavsiye edildi.
Uyarı metninde ayrıca vatandaşların hava saldırısı alarmlarını dikkate almaları, en yakın sığınakların konumunu önceden öğrenmeleri, gösterilerden ve kalabalık ortamlardan uzak durmaları istendi.
ABD’nin Kiev Büyükelçiliği faaliyetlerini sürdürmekle birlikte, büyükelçilik personelinin başkent dışındaki hareket alanı sınırlandırılmış durumda.
ABD devlet görevlilerinin Kiev dışına yapacakları seyahatler özel izne tabi tutulurken, Dışişleri Bakanlığı personelin aile üyelerinin Ukrayna’da bulunmasına izin vermiyor.
Bildirimde ayrıca Ukrayna hava sahasının ABD sivil havacılığına kapalı kalmaya devam ettiği hatırlatıldı.
Belirli bölgelerde ise sokağa çıkma yasakları ve kimlik kontrollerini de içeren sıkıyönetim kısıtlamalarının yürürlükte olduğu belirtildi.
Washington diğer bölgelerdeki uyarılarını da güncellemişti
ABD Dışişleri Bakanlığı şubat ayında da vatandaşlarına İran’ı derhal terk etmeleri ve Ermenistan ya da Türkiye üzerinden çıkış güzergâhlarını kendilerinin planlaması çağrısında bulunmuştu.
Bakanlık o dönemde gözaltı riskine ve internet kesintilerine dikkat çekmişti. Ardından ABD’nin İsrail’deki ve bazı Arap ülkelerindeki diplomatik misyonları, Ortadoğu’da olası bir gerilim tırmanışına karşı uyarılarda bulunmuştu.
Mayıs ayında ise ABD’nin Londra Büyükelçiliği, Birleşik Krallık’taki terör tehdidi seviyesinin yükseltilmesinin ardından Amerikalılara dikkatli olmaları yönünde çağrı yapmış; kamuya açık alanlarda tetikte olmalarını, haberleri takip etmelerini ve dikkat çekmekten kaçınmalarını tavsiye etmişti.
Diplomasi
Taliban, ABD’ye mineral anlaşması teklif etti

Afganistan’daki Taliban hükümeti, yaptırımların hafifletilmesini ve dondurulmuş Afgan varlıklarının serbest bırakılmasını talep ederken, ABD’ye ülkenin maden kaynaklarına erişim imkânı sunuyor.
Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre Afganistan Dışişleri Bakanı Emir Han Muttaki, Kabil’in madencilik, altyapı, tarım ve ticaret alanlarındaki ABD yatırımlarını “kesinlikle” memnuniyetle karşılayacağını belirterek, gelecekteki ABD-Afganistan ilişkilerinin son yirmi yıllık savaştan ziyade iktisadi işbirliğine dayandırılması gerektiğini savundu.
ABD ve Afgan jeoloji kurumlarının tahminlerine göre, Afganistan’da en az 1 trilyon dolar değerinde maden kaynağı bulunuyor.
Ülkedeki işlenmemiş maden kaynakları arasında bakır, demir cevheri, kobalt, altın ve lityum da yer alıyor. Taliban, Ağustos 2021’de Afganistan’ı yeniden ele geçirdiğinden bu yana, altın ve krom gibi madenlerin işlenmesi amacıyla Çin ve İran gibi ülkelerle 7 milyar dolardan fazla değerinde yatırım anlaşmaları imzaladı.
Taliban ayrıca, ABD’de tutulan yaklaşık 7 milyar dolar da dahil olmak üzere, yurtdışında tutulan yaklaşık 9,5 milyar dolarlık Afgan merkez bankası rezervlerinin serbest bırakılmasını talep ediyor.
Bakan, “Hiçbir ülke veya kurum, Afgan halkının varlıklarını siyasi baskı aracı olarak kullanmamalı” diyerek yaptırımların kaldırılmasını istedi.
Muttaki, “İktisadi politikamız tamamen açıktır,” diye ekledi fakat bu öneriyi Beyaz Saray’a doğrudan iletip iletmediğine ilişkin bir yanıt vermedi.
Bakan ayrıca, 2021 yılında kapatılan Afganistan’ın başkenti Kabil’deki ABD Büyükelçiliği’nin yeniden açılmasını istediğini belirtti.
“Büyükelçiliğin güvenliğini sağladık, yolları onardık ve yeni ağaçlar diktik,” diyen Muttaki, buranın “artık çok canlı ve çekici” olduğunu vurguladı.
Diplomasi
Volkswagen ve Rafael, Demir Kubbe anlaşmasına yakın

Volkswagen, Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaleti ve İsrailli Rafael, otomobil üreticisinin Osnabrück fabrikasında askeri teçhizat üretimi konusunda bir anlaşmaya yakın.
Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre, önümüzdeki haftalarda bir anlaşmaya varılabilir. Kaynaklar, görüşmelerin halen devam ettiğini ve anlaşmanın kesinleşmediğini de ekledi.
Bloomberg’in daha önce bildirdiği üzere, füzelerin, fırlatıcıların ve jeneratörlerin taşınmasında kullanılan ağır hizmet kamyonları da dahil olmak üzere Rafael’in Iron Dome (Demir Kubbe) hava savunma sistemi için destek ekipmanı üretme planına, Volkswagen hisselerinin %10’undan fazlasına sahip olan ve oy haklarının %17’sini kontrol eden Katar Yatırım Kurumu (Qatar Investment Authority) karşı çıkmıştı.
Değerlendirilen seçeneklerden biri, Volkswagen’in Osnabrück tesisinin bazı bölümlerini Aşağı Saksonya’ya taşıması ve bu tesisin daha sonra Rafael ile bir ortak girişim kurması.
Bu senaryoda Volkswagen, İsrail’in devlet sahipliğindeki savunma şirketiyle doğrudan işbirliği yapmayacak. Bu çözüm, Katar’ın varlık fonunun endişelerini gidermeye yönelik bir alternatif olacak.
Aşağı Saksonya Eyaleti Başbakanı Olaf Lies’in bir sözcüsü, eyaletin şu anda Osnabrück tesisine yönelik gelecekte ortaya çıkabilecek olası bir endüstriyel çözüme nasıl katılabileceğini incelediğini belirtti.
Bir anlaşma, 4 Eylül’de yapılacak denetim kurulu toplantısı öncesinde Volkswagen’in yeniden yapılandırma müzakerelerindeki en tartışmalı konulardan birinin çözülmesine yardımcı olabilir.
Yüksek işgücü maliyetleri, tam kapasiteyle çalışmayan fabrikalar ve giderek yoğunlaşan Çin rekabeti kârlılığı olumsuz etkilerken, CEO Oliver Blume milyarlarca avroluk tasarruf sağlamaya çalışıyor; fakat güçlü işçi temsilcileri fabrika kapatmalarını reddetmiş durumda.
Bu proje, zor günler geçiren Osnabrück fabrikası için bir can simidi niteliğinde olacak çünkü fabrikanın ürettiği son Volkswagen modeli olan T-Roc Cabriolet’in üretimi önümüzdeki yıl sona erecek.
Kaynaklar, Katar Yatırım Kurumu’nun yönetim kurulunda iki koltuğu olduğunu fakat engelleyici azınlık hakkına sahip olmadığını ve bu nedenle projeyi tek başına durduramayacağını belirtti.
Rafael ile yapılacak bir anlaşma, Volkswagen’e diğer atıl durumda olan fabrikalar için bir model sunabilir.
Blume, VW’nin yedek araç üretiminin mümkün olmadığı durumlarda ortaklar, yatırımcılar ve yeni endüstriyel kullanım alanları arayacağını söylemişti.
ABD’nin İran’daki savaşı, küresel hava savunma sistemleri stoklarını ciddi şekilde tüketmiş durumda ve bu durum, kısa menzilli Demir Kubbe füze savunma kalkanı için talebi artırabilir.
Almanya şu anda Demir Kubbe’yi kullanmıyor. Ülkenin hava savunma sistemleri arasında, yüksek irtifalar için İsrail yapımı Arrow 3 ve ABD yapımı Patriot sistemi ile alçak irtifalar için IRIS-T ve Skyrangers yer alıyor.
Amerika1 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını2 hafta önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Söyleşi2 hafta önceEmekli Yarbay Daniel Davis Harici’ye konuştu: ABD, İran savaşını kaybetti
Görüş2 hafta önceJaponya’nın Savunma Beyaz Kitabı: Odakta Çin ve “Kapsamlı Ulusal Güç” Stratejisi Var
Dünya Basını5 gün önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Rusya2 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceProf. Hanke: Trump İran konusunda kendini çıkamayacağı bir köşeye sıkıştırdı
Ortadoğu2 hafta önceTelegraph: İran’a karşı silahlı Kürt isyanını Erdoğan engelledi









