Bizi Takip Edin

Amerika

Uruguay antrenörü Bielsa poz vermeyi reddetti: “Ben model değilim”

Yayınlanma

Uruguay milli takım teknik direktörü Marcelo Bielsa, FIFA fotoğraf çekiminde kameraya bakmayı reddetti ve “Ben model değilim” diyerek tepki gösterdi.

70 yaşındaki Arjantinli teknik adam, Dünya Kupası öncesi basın etkinlikleri sırasında yere bakarken görüntülenmiş ve bu video sosyal medyada hızla yayılmıştı.

Miami’de Suudi Arabistan ile 1-1 berabere kalan takımının maçının ardından neden kameraya bakmamayı tercih ettiği sorulduğunda Biesla, davranışını açıklamak zorunda olmadığını söyledi:

“Herhangi bir açıklama yapmam gerekmiyor. Fotoğraf çekildiği gibi çekildi. Ben manken değilim. Buna verecek bir cevabım yok. Şu anda [basın toplantısında] konuşanlara neden bakmadığımı da açıklamalı mıyım? Yapacak bir açıklamam yok.”

Bielsa, kısa bir süre başka bir soruyu yanıtladıktan sonra, kendisinden istenmeden bu tuhaf fotoğraf çekimine tekrar değindi ve şunları söyledi:

“Açıklamamız gereken şeylerin bir sınırı olduğuna inanıyorum. Yukarıya ya da aşağıya baksam, açıklanması gereken o kadar çok şey mi var? Bazı durumların açıklanmasına gerek yoktur. Model gibi davranma zorunluluğumuz yok. Bu tür şeylerin hiçbir temeli yok. Ben yanlış bir şey yapmadım.”

ABD, Kanada ve Meksika’da düzenlenecek turnuva sonrasında görevinden ayrılacak olan Bielsa, daha önce de büyük turnuvaların organizasyonu konusunda futbol yetkililerini sert bir dille eleştirmiş; özellikle de sporun bir para makinesine dönüştürülmesinden ve son Copa America’daki güvenlik ve saha koşullarından şikayet etmişti.

Dünya Kupası’nda Bielsa’nın takımı da organizasyon sorunları ile karşılaştı. Uruguay, Cancún’dan Florida’ya uçacaktı fakat uçağın evrak sorunları nedeniyle varışları ertelendi.

Uruguay Futbol Federasyonu bu gülünç durumdan FIFA’yı sorumlu tuttu ama FIFA yaptığı açıklamada suçu bir “havayolu izin hatasına” yükledi.

“El Loco” (Çılgın) lakabıyla anılan 70 yaşındaki teknik adamın cesur ve hücum odaklı futbol anlayışı, Pep Guardiola ve ABD milli takım teknik direktörü Mauricio Pochettino gibi genç nesil teknik direktörlere ilham kaynağı oldu.

Bielsa, şu anda stadyumu onun adını taşıyan Newell’s Old Boys ve Vélez Sarsfield ile Arjantin’de üç lig şampiyonluğu kazanarak adını duyurdu.

Pochettino, “Benim için o, her zaman hayranlık duyacağım bir kişi. O bir dahi. Karizması ve kişiliği, biz normal antrenörlerden çok farklı ve onu özel kılan da bu,” demişti.

Amerika

ABD’li bankalar kart komisyonu sınırını aşmak için toplandı

Yayınlanma

ABD’nin en büyük bankaları, kart komisyonlarındaki yasal sınırlamaları aşmak amacıyla finansal teknoloji şirketi Fiserv’e ait bir ağı satın almak üzere ön görüşmeler gerçekleştirdi. Düzenleyici kurumların ve yasaların baskısından çekinen bankaların bu adımı, ödeme sistemleri sektöründe büyük bir değişimin işareti olarak değerlendiriliyor.

ABD bankacılık sektörünün en büyük oyuncuları arasında yer alan JPMorgan Chase, Bank of America, Wells Fargo ve PNC, devlet tarafından uygulanan debit kartı komisyon sınırlarını aşmak amacıyla finansal teknoloji firması Fiserv bünyesindeki bir ağı satın almak üzere ön görüşmeler gerçekleştirdi.

The Wall Street Journal gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı habere göre, taraflar arasında ön temaslar kuruldu.

Görüşmelere katılan kaynaklar, bazı bankaların bu satın almanın gerçekleşme ihtimalini şimdiden düşük bulması nedeniyle anlaşmanın henüz kesinleşmediğini aktardı.

Kaynaklar, bankacılık yetkililerinin böyle bir hamlenin kanun yapıcılar, düzenleyici kurumlar ve perakendeciler nezdinde ters tepki yaratmasından endişe duyduğunu ifade etti.

Söz konusu satın alma girişiminin henüz başlangıç aşamasında kalması bile bankaların ödeme sistemleri alanında rekabet avantajı elde etme arayışının ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor.

Ödeme sektörü, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin kripto para birimlerini ve diğer yeni teknolojileri teşvik eden politikaları eşliğinde yapısal bir değişimden geçiyor.

ABD mevzuatında yer alan ve Dodd-Frank Finansal Reform Yasası’nın bir parçası olan Durbin Düzenlemesi, büyük bankaların harici ağlar üzerinden yapılan debit kartı işlemlerinde üye iş yerlerinden tahsil edebileceği komisyon oranlarına katı sınırlar getiriyor.

Ancak yasal çerçeveye göre, işlemlerin gerçekleştirildiği ağın doğrudan bankanın mülkiyetinde olması durumunda bu komisyon sınırlaması uygulanmıyor. Dev bankaların Fiserv ağına ilgi göstermesinin temelinde bu yasal istisnanın yattığı belirtiliyor.

Finansal piyasalarda yaşanan gelişmeler de bu olası ortaklığı tetikleyen unsurlar arasında bulunuyor.

Hedefteki finansal teknoloji şirketi Fiserv’ün hisselerinin geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 70 değer kaybetmesi, şirketi büyük bankalar için uygun maliyetli bir devralma hedefi haline getiriyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Brezilya, ABD’den işgal girişimi bekliyor

Yayınlanma

Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira, ABD’nin Brezilyalı suç örgütlerini yabancı terör örgütü olarak tanımasının ardından ülkede askeri güç kullanma olasılığının bulunduğunu bildirdi. Kararın organize suçla mücadeleye katkı sağlamayacağını belirten Brezilya hükümeti, ABD’nin bölgedeki askeri müdahalelerine yönelik endişelerini dile getirdi.

Brezilya Dışişleri Bakanlığı, Washington yönetiminin ülkedeki organize suç örgütlerini yabancı terör örgütü olarak tanımasının ardından ABD’nin Brezilya topraklarında askeri güç kullanma olasılığının bulunduğunu açıkladı.

CNN Brasil’in milletvekillerinin soru önergelerine verilen resmi yanıta dayandırdığı habere göre, Brezilya Dışişleri Bakanı Mauro Vieira tarafından imzalanan belgede, “Birleşik Devletler’in Brezilya topraklarında askeri güç kullanma olasılığı bulunmaktadır” ifadesi yer aldı.

Milletvekillerinin soru önergeleri, ABD’nin Brezilya merkezli Primeiro Comando da Capital (PCC) ve Comando Vermelho (CV) adlı suç gruplarını yabancı terör örgütü ilan etme kararıyla ilişkili süreci kapsıyor.

ABD’de 11 Eylül 2001 terör saldırılarının ardından dönemin Başkanı George W. Bush tarafından çıkarılan kararnameye dayanan yabancı terör örgütü statüsü, ABD Kongresinin onayını gerektirmiyor. Bu statü, ilgili yapıların ABD kişi veya kuruluşlarının kontrolü altındaki tüm varlıklarının ve çıkarlarının dondurulmasını öngörüyor.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, mayıs ayında konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “CV ve PCC, Brezilya’daki en vahşi suç örgütlerinden ikisidir. Birlikte binlerce üyeyi yönetiyor; Brezilyalı polis memurlarına, devlet görevlilerine ve sivillere yönelik acımasız saldırılar düzenliyorlar. Etkileri ve yasa dışı ağları Brezilya sınırlarının çok ötesine, tüm bölgemize ve ülkemize kadar uzanmaktadır” dedi.

Rubio, Beyaz Saray’ın ABD’yi ve ulusal güvenlik çıkarlarını korumak için “mevcut tüm araçları” kullanmaya devam edeceğini vurguladı.

Brezilya Dışişleri Bakanlığı belgesinde ise ABD’nin bu sınıflandırmasının organize suçla mücadelede iki ülke arasındaki uluslararası işbirliğine somut bir fayda sağlamayacağı kaydedildi.

Bakanlık, diplomatik kanallar aracılığıyla Brezilya hükümetinin kamu güvenliğine ve organize suçla mücadeleye verdiği önceliği göstermeye çalıştığını, bu mücadelede uluslararası işbirliğinin gerekliliğini vurguladığını aktardı.

Öte yandan bölgedeki güvenlik hareketliliği, ocak ayı başında ABD özel kuvvetlerinin Karakas’ta düzenlediği operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini kaçırmasıyla yeni bir aşamaya ulaştı.

Yaklaşık 2 saat 20 dakika süren operasyonun ardından Maduro çifti uyuşturucu terörizmi, uyuşturucu kaçakçılığı ve yasa dışı silah bulundurmakla suçlandı. Karakas yönetimi yaşananları askeri saldırganlık olarak nitelendirirken operasyon sırasında ve sonrasındaki süreçte 100 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu.

ABD’de ocak ve mart aylarında hakim karşısına çıkarılan Maduro ise hakkındaki suçlamaları reddetti.

Brezilya Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva, The New York Times gazetesi için kaleme aldığı makalede, Maduro’nun yakalanmasının ABD’nin Güney Amerika ülkelerine yönelik ilk askeri saldırısı olduğunu belirtti.

Lula, “Bu tür uygulamaların Latin Amerika ve Karayipler’e yayılması özellikle endişe verici. 200 yılı aşkın bağımsızlık tarihinde, Amerikan askerleri geçmişte bölgeye müdahale etmiş olsa da Güney Amerika ilk kez Birleşik Devletler’in doğrudan askeri saldırısına maruz kaldı” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Amerika

UEFA’dan FIFA’ya kırmızı kart tepkisi

Yayınlanma

UEFA, FIFA’nın Donald Trump’ın müdahalesiyle ABD’li milli futbolcu Folarin Balogun’un kırmızı kart cezasını iptal etmesine sert tepki gösterdi.

Avrupa’nın futbol patronu UEFA, kırmızı kartın ardından uygulanan “bir maçlık otomatik ceza”nın yürürlüğünü bir yıllık deneme süresi boyunca askıya alma kararının “kırmızı çizgiyi aştığını” söyledi.

Açıklamada şunlar söylendi:

“Futbol, diğer tüm spor dalları gibi, adil, dürüst ve şeffaf bir rekabetin temeli olan kurallara dayanır. Bazen kurallar yoruma açık olabilir. Fakat bu durumda durum böyle değildir. Kırmızı kartın ardından en az bir maçlık otomatik uzaklaştırma, takdir yetkisine bağlı bir seçenek değildir ve yürürlüğe girmesi için yetkili bir organın kararını gerektirmez. Bu, yönetmeliklere yerleşik bir ilkedir ve istisnalara tabi tutulamaz; hele ki turnuvanın ortasında, başka birçok oyuncunun da aynı duruma düşüp cezalarını düzenli olarak çektiği bir ortamda.”

Kuralların kesinliğinin, “onları korumakla yükümlü olanlar tarafından artık garanti edilemediğinde, oyunun bütünlüğü tehlikeye gireceğini” savunan UEFA, “Aynı şekilde, bu tür bir karar, devam eden turnuvada bir emsal teşkil eder; bundan sonra benzer durumlarda eşit muamele yapılması gerekecek ve bu da turnuvanın aleyhine olacaktır,” dedi.

UEFA açıklaması şöyle sonlandı:

“Futbol, güzel bir oyun olduğu için dünyanın en sevilen sporudur ve her yerde aynı kurallarla oynandığı için güven duyulur. Bir turnuva asla tamamen bağımsız değildir ve söz konusu turnuva Dünya Kupası ise, futbolun tamamı üzerinde olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurma gücüne sahiptir.

Böylesine emsalsiz, anlaşılmaz ve gerekçelendirilemez bir karara olan şaşkınlığımızı ifade ediyoruz.”

ABD’li milli futbolcu Folarin Balogun, Bosna-Hersek maçında gördüğü kırmızı kartla birlikte son 16 turu maçında cezalı duruma düşmüştü.

Fakat Amerikan medyası, Beyaz Saray’ın müdahalesi ve Trump’ın FIFA Başkanı Gianni Infantino ile görüşmesinin ardından kararın değiştiğini yazdı.

Bu gece TSİ 03:00’te ABD ile karşılaşacak olan Belçika Futbol Federasyonu “şaşkın olduklarını” söyleyerek karara itiraz edeceklerini açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English