Amerika
ABD tahvil getirileri 2007’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı

ABD’de 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi, artan kamu harcamaları, uzun vadeli tahvil satışları ve kalıcı enflasyon endişeleriyle yüzde 5,33’e ulaşarak Haziran 2007’den bu yana en yüksek seviyesini gördü. Yükselen kamu borçlanma maliyetleri tüketici ve şirket kredilerini baskılarken, yabancı ülkelerin ABD tahvil varlıklarında da gerileme yaşandı.
ABD’de 30 yıllık Hazine tahvillerinin getirisi 18 Ağustos Salı günü, 17 Ağustos kapanışına kıyasla yüzde 0,39 artış kaydederek gün içinde yüzde 5,33 seviyesine kadar yükseldi.
Bu oran, en yüksek seviyenin yüzde 5,44 olarak kayıtlara geçtiği Haziran 2007’den bu yana görülen en yüksek değer oldu.
Bloomberg’in haberine göre getirilerdeki bu artış; yatırımcıların kamu harcamalarındaki sert yükseliş, uzun vadeli tahvillerdeki yoğun satış dalgası ve ABD Merkez Bankasının (Fed) hedefinin üzerinde beş yıldır kalmayı sürdüren enflasyona dair endişelerini yansıtıyor.
Devletin borçlanma maliyetlerindeki artışın kurumsal ve tüketici kredilerine doğrudan yansıması, ara seçimler öncesinde ABD Başkanı Donald Trump ve Hazine Bakanı Scott Bessent için çeşitli güçlükler yaratıyor.
CNBC’nin ABD Hazine Bakanlığı verilerine dayandırdığı habere göre, haziran ayında yabancı yatırımcıların ABD Hazine tahvili varlıklarında düşüş kaydedildi. En büyük tahvil sahipleri konumundaki İngiltere, Çin ve Japonya portföylerindeki payı azalttı.
Fundstrat Teknik Stratejisti Mark Newton piyasadaki gidişata ilişkin yaptığı değerlendirmede, “uzun vadeli tahvil getirilerinin kuvvetle muhtemel yüzde 5,6 ile 5,7 aralığına yükseleceğini ve artışın muhtemelen normalden daha hızlı gerçekleşeceğini” öngördü.
Analistler, getirilerin daha da yükselmesine yol açabilecek risk faktörlerini şu şekilde sıralıyor:
- Diğer ülkelerin uzun vadeli tahvil getirilerindeki yükseliş
- Fed’in olası faiz artırımları
- Piyasadaki yoğun Hazine tahvili ihraçları
- Enflasyon baskısı
- Vade primi
Bloomberg, devlet tahvili getirilerindeki yükselişin yalnızca ABD ile sınırlı kalmadığını, dünya genelinde de benzer bir eğilimin gözlendiğini belirtti. Yükselişte iç piyasa dinamiklerinin yanı sıra küresel nitelikli etkenler de rol oynuyor.
Yatırımcılar, dünyada tırmanan istikrarsızlığın ülke ekonomilerini kalıcı enflasyon baskısına ve arz şoklarına karşı daha kırılgan hale getirmesinden endişe duyuyor.
Tahvil sahipleri ayrıca dünya genelindeki hükümetlerin harcamaları dizginleyemeyeceği ve bu durumun bütçeler üzerindeki baskıyı artıracağı yönünde kaygı taşıyor.
Amerika
ABD’li petrol üreticileri, Venezuela ile üretim anlaşmaları imzalamaya hazırlanıyor

Önümüzdeki günlerde birkaç bağımsız ABD’li petrol üreticisinin Venezuela’nın devlet petrol şirketiyle üretim sözleşmeleri imzalaması bekleniyor.
Etkinliğin ayrıntıları henüz kamuoyuna açıklanmadığı için isimsiz kalmak isteyen kaynakların POLITICO’ya aktardığına göre, birkaç küçük ABD’li üretici ile Petróleos de Venezuela’nın (PDVSA) katılacağı bir imza töreni salı (18 Ağustos) akşamı Houston’da düzenlenecekti.
Kaynaklardan biri, Venezuela petrol bakanının ve PDVSA’nın arama bölümünün başkanının törene katılması planlandığını söyledi. Bir başka kaynak ise törenin çarşamba sabahına ertelenebileceğini ekledi.
Yorum talebine hemen yanıt vermeyen Beyaz Saray’ın salı günkü törene resmi olarak dahil olması beklenmiyordu.
Fakat bu gelişme, üst düzey yetkililerin nisan ayı sonunda Caracas’a giderek, dünyanın en büyük petrol rezervlerinden bazılarına sahip olan ülkede resmi üretim anlaşmalarının temelini oluşturan mutabakat metinlerini imzalamalarının ardından geldi.
Yüksek ham petrol fiyatlarının sağladığı desteğe rağmen, müzakereler uyuşmazlıkların çözümü gibi kilit detaylar konusunda tıkanmışken, Caracas’taki yetkililer haziran ayında binlerce kişinin hayatını kaybettiği iki yıkıcı depremle uğraşıyordu.
Venezuela’nın geçici cumhurbaşkanı Delcy Rodríguez, geçen ay uluslararası petrol şirketlerine daha elverişli mali koşullar sunan yeni düzenlemeleri açıkladı.
Müzakerelere yakın bir sektör kaynağına göre, sözleşmelerin imzalanması, Trump yönetiminin PDVSA’nın Amerikan şirketleriyle sözleşme imzalamasını sağlamak için Rodríguez üzerindeki baskıyı yeniden artırmasının ardından gerçekleşti.
Bu kişi, söz konusu çabaların arasında Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, bu yazın başlarında meydana gelen yıkıcı depremin ardından artan petrol gelirlerinin ülkeye nasıl yardımcı olabileceğini tartışmak üzere yaptığı temasların da yer aldığını belirtti.
Kaynak şöyle devam etti:
“Delcy, artan petrol üretiminin depremlerden sonra yeniden yapılanmanın ve hükümetinin depremler nedeniyle acı çeken insanlar için yapmak istediklerini gerçekleştirmenin yolu olduğu konusunda yeniden bir farkındalığa ulaştı.”
Uluslararası enerji danışmanlık firması Goldwyn Global Strategies’in başkanı David Goldwyn, bağımsız petrol üreticilerinin yatırımlarının ve mevcut sahalardaki üretimin artırılmasının, Venezuela için “önümüzdeki birkaç yıl boyunca yeni petrol büyümesinin birincil kaynağı” olacağını söyledi.
Goldwyn, “Büyük petrol şirketleri, siyasi durumun nasıl netleşeceğini ve en iyi varlıkları seçip seçemeyeceklerini görmek için zaman kazanmaya çalışırken, bağımsız şirketler projelerinin risklerini kısa sürede azaltabilirler,” dedi.
Fakat Goldwyn, bu yatırımların önümüzdeki yıl boyunca ülkenin petrol üretimine günde en fazla 300.000 varil ekleyeceğini, bunun da Caracas ve Washington’daki yetkililerin görmek istediği milyonlarca varillik artıştan çok uzak olduğunu belirtti.
Stratejist, “Çerçeve iyileşene, elektrik yeniden sağlanana ve siyasi tablo netleşene kadar göreceğimiz tek şey kademeli üretim artışı olacak,” dedi.
Amerika
Şirketler interneti saran düşük kaliteli yapay zeka içeriğiyle boğuşuyor

Üretken yapay zeka sistemlerinin kitlesel olarak ürettiği düşük kaliteli ve yanıltıcı içerikler dijital platformları sararak bilgi ekosistemini kirletirken teknoloji şirketleri kapsamlı bir temizlik süreci başlattı. The New York Times’ın derlediği verilere göre arama motorlarından müzik servislerine kadar geniş bir alana yayılan bu atıklar, nitelikli içeriklerin değer kaybetmesine yol açıyor.
Yapay zeka tarafından üretilen düşük kaliteli içerikler (AI slop / yapay zeka çöpü), internet platformlarını hızla istila ederek bilgi ekosistemini kirletiyor ve nitelikli içeriklerin değerini düşürüyor.
The New York Times’ın aktardığına göre, bu içerikler Google arama sonuçlarını yapıştırıcılı pizza tarifleriyle, Amazon’u sahte biyografilerle, müzik akış servislerini ise yapay zeka üretimi parçalarla doldurdu.
Yaşanan bu yoğun kirlilik üzerine teknoloji şirketleri dijital platformlarını üretken atıklardan arındırmak için harekete geçti.
Üretken yapay sinir ağları vasıtasıyla kitlesel biçimde imal edilen metin, görsel ve video gibi düşük kaliteli, çoğunlukla işlevsiz dijital materyalleri tanımlayan “slop” kavramı, Amerikan sözlüğü Merriam-Webster tarafından 2025 yılının kelimesi seçilecek kadar yaygınlaştı.
Mesajlaşma uygulamaları, tüketici yorum siteleri, akademik arşivler ve arkadaşlık servisleri de platformlarındaki yapay zeka içeriklerinden kurtulmayı hedeflerken, yürütülen temizlik faaliyetlerinde yine yapay zeka araçlarından yararlanılıyor.
Müzik servisleri ve video platformlarında toplu tasfiye
Müzik akış platformu Spotify, geçen yıl platformun önemli bir bölümünü oluşturan yaklaşık 75 milyon mükerrer şarkıyı ve spam niteliğindeki parçayı sildiğini açıkladı.
Sosyal ağ LinkedIn, kullanıcıların yapay zeka çöpü içerikleri şikayet etmesini sağlayan ve bildirilen içeriklerin silinmesini öngören özel bir buton geliştirdi.
Video paylaşım platformu YouTube ise altı aylık bir süre zarfında düşük kaliteli içerik barındıran 130 bin kanalı kapattı.
Yapay zekanın giderek daha gerçekçi görsel, ses ve video üretmeyi öğrenmesi sebebiyle oluşturulan içeriklerin yalnızca belirli bir bölümü “çöp” kategorisinde değerlendiriliyor; şirketlerin temizlik hamleleri de öncelikli olarak bu düşük nitelikli ürünleri hedef alıyor.
Müzik yayın servisi Deezer, platforma yüklenen parçaların neredeyse yarısının yapay zeka tarafından üretildiğini ve bu şarkıların önemli bir kısmının bir kez dahi dinlenmediğini duyurdu.
Apple Music platformuna yüklenen içeriklerin üçte birinden fazlasının da yapay zeka tarafından üretildiği belirlendi.
Meta çatısı altındaki Instagram’ın yöneticisi Adam Mosseri, şirketin tamamen yapay zeka tarafından üretilen video akışını devreye sokmasının ardından geçen yıl yaptığı bir değerlendirmede, yakında “sahte içerikler yerine gerçek medyayı takip etmenin daha pratik hâle geleceğini” ifade etti.
Platformlar hem kirliliği üretiyor hem temizlemeye çalışıyor
The New York Times, yapay zeka kaynaklı içerik kirliliğini kontrol altına almaya çalışan birçok şirketin, aynı zamanda bu kirliliği üreten yapılar olduğuna dikkat çekiyor.
Temmuz ayında yapay zeka içeriklerinin daha kolay ayırt edilmesini öngören bir mutabakatı destekleme taahhüdünde bulunan Meta, aynı ay içerisinde yapay zeka modelinin eğitiminde herkese açık Instagram hesaplarını kaynak olarak kullanan bir görsel üretim aracını kullanıma sundu.
Google da bu kirliliğin yayılmasında doğrudan rol oynadı. Kapwing şirketinin gerçekleştirdiği deneye göre, YouTube’un yeni kullanıcılara sunduğu kısa videoların (Shorts) yüzde 20’sinden fazlasını yapay zeka çöpleri oluşturuyor.
Ayrıca platformdaki en popüler kanallardan biri, para kazanma özelliği devre dışı bırakılana kadar bu niteliksiz yapay zeka içerikleri üzerinden yılda yaklaşık 4,25 milyon dolar gelir elde etti.
Teknoloji şirketleri mücadelede farklı stratejiler izliyor:
Pinterest, ekim ayında kullanıcıların yapay zeka üretimi gönderilerin görüntülenmesini sınırlandırabilmesi için sistemini güncelledi.
TikTok, ABD pazarında yapay zeka içeriklerinin miktarını artırma veya azaltma imkanı tanıyan yeni bir işlevi test ediyor.
Yapay zeka tespit girişimlerinden Pangram, X platformunda 50 kelimeden uzun paylaşımların yaklaşık yarısının yapay zeka ile hazırlandığını açıkladı.
Columbia Üniversitesi Yapay Zeka Uzmanı Camille François, mevcut durumu şu sözlerle değerlendirdi:
“Bu taktik karmaşası, yalnızca tespit edip silebileceğimiz ‘çöp’ adlı kötü bir içerik sınıfıyla değil, bilgi çevremizin yapısal bir sorunuyla karşı karşıya olduğumuzun göstergesidir. Nihayetinde yapay zeka çok yönlü yaratıcı bir araçtır; bu süreci doğru yönetemeyen platformlar ise kullanıcıların başka yerlere göç ettiğini görecektir.”
Gelişmelerin yanı sıra milyarder iş insanı Elon Musk da 16 Ağustos’ta yapay zekanın insanlığa yaklaşımına dair temennide bulundu.
Naval Ravikant’ın “Bir Tanrı yaratıp onu tasmaya bağlayamazsınız” yönündeki paylaşımına yanıt veren Musk, “Umarım yapay zeka bize karşı nazik olur” ifadesini kullandı.
Amerika
ABD’de Kongre üyelerinin yapay zekayla yazdığı yasa taslakları hatalı çıktı

ABD Temsilciler Meclisi üyeleri ve danışmanlarının yasa tasarılarını yapay zekayla hazırlamaya başlaması, metinlerde ciddi hukuki hatalara ve yanlış yasa atıflarına yol açtı. Taslakları denetleyen hukukçular, yapay zekanın ürettiği metinleri düzeltmenin sıfırdan yasa yazmaktan daha fazla zaman aldığını belirtiyor.
ABD Temsilciler Meclisi üyeleri yasa tasarılarının metinlerini oluştururken yapay zekaya başvurmaya başladı.
Politico’nun milletvekilleri ve uzmanlara dayandırdığı haberine göre, bu şekilde hazırlanan çok sayıda taslak hata, özensiz ifade ve yürürlükteki kanunlara yapılmış yanlış atıflarla dolu.
Yasa hazırlık süreçlerinde yer alan dört Kongre personeli, Temsilciler Meclisinde yapay zeka kullanımının giderek yaygınlaştığını ifade etti.
Personelin ve sivil toplum ile hak savunucusu örgütlerin, yasaları inceleme ve hazırlama dahil günlük işlerinde bu teknolojiye güvendiği kaydedildi.
Temsilciler Meclisinde görevli bir personel durumu, “Bu tamamen ürkütücü ve şimdilik kimse bu konuda kafa yormuyor” sözleriyle değerlendirdi.
Yasama süreçlerini denetleyen Temsilciler Meclisi Yasama Danışmanlığı Ofisi (OLC) personeli ise yapay zekayla yazılmış taslakları inceleyip yeniden yazmanın, bir metni sıfırdan kaleme almaktan daha uzun sürdüğünü vurguladı.
Kongre personeline bu teknoloji konusunda danışmanlık yapan bir yetkili, “İnsanlar doğrudan yasa metnini yazdırmak için Claude veya ChatGPT’ye başvuruyor” dedi.
American Governance Institute İcra Direktörü Daniel Schuman, “Yapay zeka birçok iş için harika, ancak kanunlaştırmak isteyeceğiniz yasa metinlerini oluşturma kabiliyetine sahip değil” değerlendirmesinde bulundu.
OLC’nin eski başkanı Wade Ballou da yapay zekanın kritik hukuki nüansları gözden kaçırdığına dikkat çekti.
Ballou, sistemin örneğin vergi indirimi, vergi matrahından düşme ve hibe arasındaki farkı ayırt edemediğini, yasalardaki bu tür hataların ise davalara yol açabileceğini ve yasalaşma sürecini uzatabileceğini belirtti.
Politico’nun aktardığına göre, bir önceki Kongre döneminde personel 30 binden fazla yasa tasarısı hazırladı.
Mevcut Kongre döneminin ilk 60 gününde ise OLC çalışanlarına 5 bin 623’ten fazla talep ulaştı. Bu sayı, iki yıl öncesinin aynı dönemine kıyasla yüzde 72’lik bir artışa işaret ediyor.
Bu iş yükü karşısında OLC, bir yasa tasarısının ABD Kodu üzerinde nasıl bir değişiklik yaratacağını gösteren doğal dil işleme tabanlı ‘Comparative Print Suite’ gibi kendi teknolojik çözümlerini devreye sokmaya çalışıyor.
Geliştiriciler, ticari yapay zeka modellerinin aksine bu aracın “halüsinasyon görmediğini” vurguluyor.
Buna karşın, ticari kullanıma açık yapay zeka araçları Yasama Danışmanlığı Ofisinin bünyesinde kullanılmıyor.
Uzmanlar bu tablonun “tam bir uyumsuzluk” yarattığına işaret ediyor: Siyasiler ve dış gruplar taslak metinleri yapay zekayla yazabilirken, OLC bünyesindeki hukukçular bu metinleri elle düzeltmek zorunda kalıyor.
Daha önce The New York Times, ABD’deki yapay zeka patlamasının ülkenin ulusal güvenlik alanında “büyük bir sarsıntı tsunamisine” yol açtığını yazmıştı.
Gazetenin haberinde, kabiliyetleri çok hızlı artan ileri düzey yapay zeka modellerine Pentagon’un yetişmeye çalıştığı, ancak askeri birimlerde yapay zeka şirketlerinin ürünlerinin kullanımına getirilen yasakların bu gelişimi daha da yavaşlattığı aktarılmıştı.
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş1 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Rusya2 hafta önceRusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak
Diplomasi1 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı









