Bizi Takip Edin

Avrupa

Vilnius NATO Zirvesine doğru Ukrayna muamması

Yayınlanma

11-12 Temmuz tarihlerinde Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenecek kritik NATO Zirvesi öncesinde Ukrayna’nın ittifaka katılımına ve savaş sahasının geleceğine ilişkin belirsizlik sürüyor.

Ukraynalı liderler, Vilnius’ta ülkenin NATO’ya katılımına ilişkin kesin bir karar alınmasını talep ediyorlar ve aksi durumda ‘boykot’ tehdidini öne sürüyorlar. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri, özellikle Baltık ve Polonya, Kiev’in NATO üyeliğinin en büyük destekçilerinden. Birleşik Krallık da bu cephede yer alıyor.

Başını ABD ve Almanya’nın çektiği NATO ülkeleri ise, Ukrayna’ya batı ile İsrail arasındaki ilişki türü bir ‘güvenlik garantileri’ vermeyi hedefliyorlar.

Biden: Ukrayna üyeliğe hazır değil

Zirveden önce Avrupa turuna başlayan ABD Başkanı Joe Biden, Ukrayna’nın NATO’ya katılmaya henüz hazır olmadığını söyledi ve Rusya ile yaşadığı savaş nedeniyle uluslararası ittifaka üyelik ihtimalini ‘erken’ olarak nitelendirdi.

Biden, CNN’den Fareed Zakaria ile Pazar günü yayınlanan röportajında, “[Ukrayna’nın] NATO üyeliği için hazır olduğunu düşünmüyorum. Şu anda, savaşın ortasında Ukrayna’yı NATO ailesine katıp katmama konusunda NATO’da oybirliği olduğunu sanmıyorum,” ifadelerini kullandı.

Biden, Ukrayna’nın üyelik için gerekli tüm nitelikleri yerine getirmek için ‘hâlâ yapması gereken işler’ olduğunu ekledi ve sürecin ‘biraz zaman alacağı’ konusunda uyardı. Bu arada Kiev’e güvenlik garantileri sağlama taahhüdünü yineleyen Biden, ülkesinin, Ukrayna’nın kendisini savunmak için ihtiyaç duyduğu silahlara sahip olmasını sağlayacağını vurguladı.

Kiev yönetimine misket bombası verme kararı hakkında da konuşan Biden, bunun kendisi açısından ‘çok zor bir karar’ olduğunu öne sürdü. ABD Başkanı, Kiev’in Moskova’ya karşı misket bombalarına ihtiyacı olduğunu savundu.

ABD ve Almanya, sonuç deklarasyonuna müdahale etti

Financial Times’ta (FT) yer alan habere göre, Washington ve Berlin, Vilnius Zirvesinin sonuç bildirgesinden Kiev’in NATO üyelik yolunun açıldığına ilişkin yorumların çıkarılmasını istedi.

Pazar günü NATO büyükelçileri arasında yapılan görüşmelerde liderler bildirisi metni üzerinde uzlaşmaya varılamadığını belirten yetkililer, liderlerin bildiriye zirvede son şeklini vermelerinin muhtemel olduğunu ifade ettiler.

Habere göre Kiev’in üyeliği için net bir yol çizilmesini isteyenler, daha azının NATO’nun Ukrayna’nın ittifakın 5. Maddesindeki karşılıklı savunma hükmü uyarınca savaş sonrası korunma taleplerini görmezden geldiği anlamına geleceğini ve Rusya’nın hedeflerinden biri olan ülkenin ittifaka girişini engelleme amacına ulaşmasına yardımcı olacağını savunuyor.

Almanya ve ABD’nin başını çektiği ‘muhalifler’ ise, NATO’nun Ukrayna’nın yönetim, askeri standartlar ve silahlar konusunda katı standartları karşılamadan üyeliğe giden kaçınılmaz bir yolda olduğu izlenimi veren herhangi bir şeyi kabul edemeyeceğini ve ittifakın savaşın nasıl ya da ne zaman biteceğini bilmeden herhangi bir taahhütte bulunamayacağını ileri sürüyor.

Pazar günü gazetecilere bir açıklama yapan ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, “NATO bildirisi üzerinde, Ukrayna’nın NATO’ya üyelik isteğiyle ilgili dil üzerinde çalışılıyor. Vilnius’a doğru ilerlerken müttefiklerin bu konuda fikir birliğine vardığını göreceğimizi ve diğer hususların yanı sıra bu reformlar üzerinde çalışmaya devam etmek için bir süreçten bahsedileceğini düşünüyorum,” dedi.

Resmi yola karşı çıkan ülkeler, en acil meselenin Ukrayna’nın savaşı kaybetmemesini sağlamak olduğunu söylüyor. Taahhütlerinin kanıtı olarak da Kiev’e sağlanan eşi benzeri görülmemiş düzeydeki askeri ve mali desteğe işaret ediyorlar.

ABD ve Almanya’dan üyeliğe engel

Alman Şansölyesi Olaf Scholz da geçen ay yaptığı açıklamada Ukrayna’nın NATO’ya hızlı bir şekilde üye yapılmasına karşı çıktığını, şu anda yapılması gerekenin savaş kapasitesinin artırılması olduğunu söylemişti.

NATO’dan bir kaynak, Berlin’in bu hafta Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak yıllık NATO zirvesini, Ukrayna’nın üyeliğe kabul edilmemesi halinde kendisini savunmasına yardımcı olmak için diğer ülkeleri üyelik önerileri yerine güvenlik güvencelerine odaklanmaya teşvik etmek için kullanacağını söyledi.

The Telegraph‘a konuşan bir kaynak, “Berlin hemen üyelik teklifine soğuk bakıyor. Esasen üyeliği engelleyecek garantiler geliştirmek için bir süreç ve zaman istiyor. Berlin, Vladimir Putin’in 5. Maddeyi test etmesini istemiyor,” dedi.

Bild gazetesinin Pazartesi günü üst düzey bir kaynağa dayandırdığı haberine göre, deABD ve Almanya Ukrayna’nın NATO’ya katılma talebini engelliyor.

Kaynağa göre iki ülke, Ukrayna’nın NATO’ya üye olmak için resmi bir talepte bulunmasını engellemek amacıyla ittifakın diğer üyelerine de kendilerine katılmaları için baskı yapıyor.

Ukrayna’ya ‘güvenlik garantileri’ ve özel ilişki önerisi

İttifak, Vilnius Zirvesi ile birlikte NATO-Ukrayna ilişkilerini bir konsey formatına yükseltecek ve Kiev’in kriz toplantıları düzenlemesine izin verecek. Diplomatlar bunun iki taraf arasındaki işbirliğinin kapsamını derinleştireceğini söylüyor. Konsey aynı zamanda katılım sürecini düzenli olarak izleyebilecek bir organ olarak da işlev görebilecek.

İttifakın 31 üyesi ayrıca Ukrayna’nın üyeliğine ilişkin siyasi bir karar alındıktan sonra resmi bir Üyelik Eylem Planı’na (MAP) duyulan ihtiyacı ortadan kaldırmayı da geçici olarak kabul etti. MAP, eski Varşova Paktı üyelerinin katılıma hazır olmalarını sağlamak üzere tasarlanmış bürokratik bir süreçti.

FT’ye konuşan iki diplomat, bunun yerine Ukrayna’nın yolsuzlukla mücadele reformları, silahların birlikte çalışabilirliği ve istihbarat paylaşımının korunması gibi idari konularda standartları karşılamasını sağlamaya yönelik adımlar atılacağını söyledi.

İttifakın doğudaki sekiz üyesinin önerisi, NATO dışişleri bakanlarını Kasım ayında Ukrayna’daki ilerlemeyi yeniden değerlendirmekle yükümlü kılacak.

Öte yandan POLITICO’dan yer alan iddiaya bakılırsa, batılı müttefiklerden oluşan küçük bir grup, NATO Zirvesi öncesinde Ukrayna için bir güvenlik taahhüdü deklarasyonuna son şeklini vermek üzere ‘ileri düzeyde’ müzakereler yürütüyor.

ABD, Birleşik Krallık, Fransa ve Almanya haftalardır Kiev’le bu konuyu görüşüyor ve NATO, AB ve G7’deki diğer müttefikleriyle de temasta. Amaç, ayrıntıları ülkeden ülkeye değişse de Ukrayna’ya süreklileşmiş askeri yardımda bulunmak isteyen tüm ülkeler için bir ‘şemsiye’ oluşturmak.

Planlar hakkında bilgi sahibi bir NATO diplomatına göre ABD Başkanı Joe Biden Pazartesi günü Londra’da Birleşik Krallık Başbakanı Rishi Sunak ile bir araya gelecek ve iki liderin kurmayları bu konu üzerindeki detaylara odaklanacak.

Girişimdeki amaç, özellikle Kiev’in bu haftaki zirvede NATO üyeliği konusunda istediği kesin taahhüdü alamayacağı düşünüldüğünde, Ukrayna için daha kalıcı bir birlik sinyali sunmak.

NATO’dan üst düzey bir diplomat, “Bu, Ukrayna’ya yönelik olarak, uzun bir süre boyunca silahlı kuvvetlerini donatacağımıza, finanse edeceğimize, onlara danışmanlık yapacağımıza ve gelecekteki herhangi bir saldırıya karşı caydırıcı bir güce sahip olmaları için onları eğiteceğimize dair bir garantidir,” dedi. 

Fakat diplomata göre, taahhüdün ne olacağına Ukrayna ile iki taraflı müzakerelere girecek ülkelere bağlı olacak.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, NATO’nun zirvede Ukrayna’nın savunmasını modernize etmeye yardımcı olacak planlar üzerinde anlaşmaya varacağını söyledi. Stoltenberg planın ‘Ukrayna silahlı kuvvetleri ile NATO arasında tam bir birlikte çalışabilirlik sağlamak için çok yıllı bir yardım programı’ içereceğini de söyledi.

‘İsrail modeli’ önerisi

Bazı yetkililer, batılı ülkelerin Ukrayna’ya vermek istediği güvenlik taahhütlerini, Washington’un Tel Aviv’e sağladığı açık askeri desteğe benzer bir ‘İsrail modeli’ olarak sunuyor.

ABD İsrail’in Ortadoğu’da ‘niteliksel askeri üstünlüğe’ sahip olmasını sağlamayı taahhüt ediyor ve her 10 yılda bir mutabakat zaptı imzalıyor. Yetkililer Ukrayna’nın da benzer bir şey yapabileceğini ve ülkenin savunmasını uygun bir zemine oturtabileceğini düşünüyorlar. Öte yandan Ukrayna’nın bölgede niteliksel olarak Rusya’dan daha üstün bir askeri niteliğe sahip olabilmesi ise mümkün görünmüyor.

Zelenski’den çağrı: Ukrayna’yı şimdi NATO’ya davet edin

Öte yandan Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise, Çarşamba akşamı CNN’de yayınlanan bir röportajında Biden’a Ukrayna’yı ‘şimdi’ örgüte davet etmesi çağrısında bulundu.

Zelenski daha önce, NATO’nun 2008 yılında yaptığı ve Ukrayna’nın ‘üye olacağını’ söylemekle yetindiği açıklamadan somut bir ilerleme kaydedilmemesi halinde zirveye katılmayacağı tehdidinde bulunmuştu.

Ukraynalı lider Pazar günü ABC’ye verdiği demeçte, “Tüm mesele uygun ifadeyi bulmak ve Ukrayna’yı davet etmek için siyasi irade,” dedi.

Öte yandan Ukrayna’nın, NATO üyeliği konusunda ‘karamsar’ olduğu belirtiliyor. Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmytro Kuleba Cumartesi günü yaptığı açıklamada, eksik olanın, ülkenin NATO üyeliğine giden yolu ‘Ukrayna’nın katılım daveti konusunda netlik’ ile daha da hızlandıracak bir karar olduğunu söyledi. Kuleba, Vilnius zirvesinin bunu sağlamak için ‘eşsiz bir an’ olacağını öne sürdü.

FT’ye konuşan Ukraynalı bir savunma bakanlığı danışmanı, “Üyelik masada değil ve gündemi değiştirmek için artık çok geç,” dedi. “Türkiye ve Macaristan İsveç’in ittifaka katılmasına bile karşı çıktı,” diyen danışman, bu durumda Ukrayna konusunda bir şey elde etmenin mümkün olmadığını düşünüyor.

Doğu Avrupalılar aceleci

Ukrayna’nın NATO üyeliğinin acilen yerine getirilmesini Ukrayna’dan daha fazla isteyenler, ittifakın doğu kanadı mensupları.

Örneğin Polonya gibi ‘Rusya şahinleri’, Ukrayna’nın NATO’ya üyelik önkoşullardan bazılarını zaten yerine getirdiğini söylüyor. Dışişleri Bakanı Zbigniew Rau geçen hafta gazetecilere verdiği demeçte, “Polonya olarak Ukrayna’nın NATO’ya kurumsal düzeyde yakınlaşmasını istediğimiz konusunda çok netiz. [Önkoşullar] yerine getirildiğinde, Ukrayna’yı NATO’ya nispeten hızlı bir şekilde dahil etmeyi düşünebiliriz,” dedi.

Estonya Dışişleri Bakanı Margus Tsahkna ise, “Rusya’nın komşu ülkeleri için en tehlikeli yer NATO’nun bekleme odasında oturmaktır. Biz de 15 yıl önce Gürcistan ve Ukrayna ile tam olarak bunu yaptık,” ifadelerini kullandı. Tsahkna, Ukrayna’nın üyelik sürecini başlatmak gerektiğini de sözlerine ekledi.

Ukrayna, eski ABD’li yetkililerin Ruslarla görüşmesine kızgın

Ukrayna Cuma günü, bazı eski ABD hükümet yetkililerinin Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve diğer Rus yöneticilerle görüşme istekliliğinden duyduğu endişeyi dile getirerek, bu tür görüşmelerin Washington’un Kiev’e verdiği desteği aşındırıp aşındırmadığını sorguladı.

NBC News Perşembe günü eski üst düzey ABD ulusal güvenlik yetkililerinin, aralarında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da bulunduğu önde gelen Ruslarla gizli görüşmeler yaptığını ileri sürdü. Haberde, Biden yönetiminin Ukrayna savaşını sona erdirmek için gelecekteki diplomasinin önünü açmayı amaçlayan görüşmelerden haberdar olduğu ancak yönlendirmediği iddia edildi.

Habere yanıt veren Ukraynalı bir yetkili, Kiev’in ‘gizli toplantıya ilişkin yayın ve yorumları yakından izlediğini’ ve ‘ABD ve Rus vatandaşları arasında dünyanın başka yerlerinde de benzer arka oda istişareleri yapıldığına’ dair haberleri takip ettiğini söyledi.

Ukrayna hükümeti adına bir açıklama yapan yetkili, “Bu malzemelerin Vilnius zirvesi arifesinde medyada yer almasının zamanlaması göz önüne alındığında, Washington’un Kiev’in NATO’ya davet edilmesine ilişkin sert tutumunun bu arka oda istişareleriyle bir şekilde bağlantılı olup olmadığı sorusu ortaya çıkıyor,” dedi.

Türkiye, Ukrayna’ya yardımı artırıyor mu?

Zelenski’nin Türkiye’ye gelerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi, savaş sahasında ve NATO zirvesi öncesinde önemli sonuçlara gebe olabilir.

Erdoğan, Zelenski ile yaptığı basın toplantısında Ukrayna’nın NATO üyeliğini ‘hak ettiğini’ söylerken, Türkiye’de bulunan neo-Nazi Azov Taburu liderlerinin Ukrayna’ya gönderilmesi Rusya tarafından tepkiyle karşılandı.

Ukrayna Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Tuğgeneral Oleksiy Hromov da geçen hafta Ukrinform haber ajansına verdiği mülakatta, Ukrayna’nın Türk yapımı Fırtına obüslerini teslim almasını beklediğini söyledi. Hromov, “Fırtına gibi Ukrayna Silahlı Kuvvetleri tarafından henüz kullanılmayan yeni sistemlerin gelmesi bekleniyor,” dedi.

T-155 Fırtına, aslen Güney Kore tarafından geliştirilen K9 Thunder 155 mm kundağı motorlu obüsün Türk versiyonu. Kromov, beklenen obüslerin Fırtına veya Fırtına Next-G varyantı olup olmadığını söylemedi. T-155 Fırtına Next-G olarak adlandırılan bu yeni versiyon, bir önceki versiyona göre hareket kabiliyeti, ateş gücü ve daha yüksek koruma seviyesi sunuyor.

Avrupa

Almanya, Rusya’ya karşı binlerce yeni füze almaya hazırlanıyor

Yayınlanma

Bloomberg’ün haberine göre Almanya, Tomahawk sevkiyatında yaşanan gecikmeler üzerine savunma cephaneliğini binlerce hassas vuruş füzesiyle takviye etmeyi planlıyor. Berlin, Amerikan girişimi Covenant’tan 1,12 milyar doları aşan Anthem füzeleri almanın yanı sıra Ukrayna, Hollanda ve İngiltere ortaklı projeleri değerlendiriyor.

Almanya, savunma cephaneliğini genişletmek amacıyla binlerce hassas vuruş füzesi satın almayı planlıyor.

Almanya ordusunun envanterinde şu anda yalnızca havadan fırlatılan ve yaklaşık 500 kilometre gibi görece kısa bir menzile sahip olan Taurus seyir füzeleri yer alıyor.

Bloomberg’ün konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde, Berlin’in Amerikan Raytheon üretimi BGM-109 Tomahawk füzeleri ile Typhon fırlatma sistemlerini tedarik etme planının ise gecikmelerle karşılaştığı belirtildi.

Bu tablonun ardından Almanya Savunma Bakanlığı, çok sayıda üreticiyle binlerce hassas vuruş füzesi almak üzere görüşmelere başladı.

Berlin’in benimsediği strateji, görece düşük maliyetli füzeleri yüksek adetlerle temin ederek nicelik üstünlüğü kurmayı ve olası bir hasmın hava savunma sistemlerini doygunluğa ulaştırarak felce uğratmayı amaçlıyor.

Görüşme yürütülen taraflardan birini Amerikan savunma girişimi Covenant oluşturuyor.

Almanya, bu şirketten 1,12 milyar doları aşan bir maliyetle karadan fırlatılan binlerce Anthem seyir füzesi almayı değerlendiriyor.

Covenant şirketi ABD kökenli olmasına karşın projenin Avrupa ile doğrudan bağı sürüyor. Girişim, bu yıl Almanya’nın Leipzig kentinde bir fabrika açtı.

Fabrikadaki ilk füzelerin 2027 yılının başında üretim bandından çıkması hedefleniyor.

Gelecek yılın sonuna kadar bin adet üretmeyi planlayan şirket, bağımsız Avrupa tedarik zincirlerinden faydalanarak 2028 yılına gelindiğinde yıllık 5 bin füzelik azami kapasiteye ulaşmayı amaçlıyor.

Berlin tek bir tedarikçiye bağlı kalmamak için alternatifleri inceliyor

Berlin yönetimi tek bir şirkete bağımlı kalmaktan kaçınmak için farklı seçenekleri de gündemde tutuyor.

Bu kapsamda Ukrayna ile Bars seyir füzelerinin ortak üretimi ve satın alınması yönünde temaslar yürütülüyor.

Hollanda merkezli Destinus SA şirketinin geliştirdiği Ruta füzeleri de incelenen seçenekler arasında yer alıyor.

Almanya ve İngiltere ortak girişimi olan Hypersonica ile de yüksek hızlı HS1 füzelerinin geliştirilmesi konusu ele alınıyor.

Avrupa ülkeleri, Ukrayna’daki çatışmaların başlamasının ardından geniş kapsamlı bir yeniden silahlanma sürecine girdi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev ise mayıs ayında yaptığı açıklamada Almanya’nın Rusya ile askeri bir karşı karşıya gelişe hazırlandığını öne sürmüştü.

Neçayev, Almanya’nın Ukrayna’daki çatışmalara taraf olmama yönündeki resmi beyanlarına rağmen askeri harcamalarını artırdığını, ordu mevcudunu büyüttüğünü ve silahlanma adımlarını hızlandırdığını savundu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Avusturya, dört Rus diplomatı sınır dışı etti

Yayınlanma

Avusturya, üçü büyükelçilikte biri AGİT temsilciliğinde görevli dört Rus diplomatı casusluk şüphesiyle sınır dışı etti. Karara tepki gösteren Rusya Dışişleri Bakanlığı misillemenin kaçınılmaz olduğunu duyururken Viyana’nın 2022’den bu yana sınır dışı ettiği Rus görevli sayısı en az 18’e ulaştı.

Avusturya, dört Rus diplomatı “istenmeyen kişi” ilan ederek sınır dışı etti. Diplomatlardan üçü Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde görev yaparken biri ülkenin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilciliğinde yer alıyordu.

Gelişmeyi cuma günü ilk olarak Avusturya dergisi Profil duyurdu; kamu yayıncısı ORF ve Die Presse gazetesi de Dışişleri Bakanlığına dayandırdıkları haberlerle bilgiyi teyit etti.

Bakanlık açıklamasında kararın güvenlik birimlerinden gelen veriler doğrultusunda alındığı belirtildi. Açıklamada, dört Rus görevlinin diplomatik statüleriyle bağdaşmayan faaliyetler yürüttüğü kaydedildi.

Moskova ise karara gecikmeden karşılık verileceğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Avusturya’nın bu adımına yönelik tepkinin “kaçınılmaz olarak geleceğini” açıkladı.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı verilerine göre Viyana’daki Rusya Büyükelçiliğinde toplam 48 diplomat görev yapıyor. 23 Rus vatandaşı da ülkenin AGİT Daimi Temsilciliğinde yer alıyor.

Profil: Rus diplomatlar casuslukla suçlanıyor

Profil dergisi, sınır dışı edilen dört Rus diplomatın casusluk şüphesiyle hedef alındığını aktardı.

Bu isimlerin, araştırmacı yayın organı Agentstvo’nun ağustos başında yayımladığı ve istihbarat servisleriyle bağlantılı olabileceği öne sürülen 21 kişilik diplomat listesinde yer alıp almadığı ise henüz netleşmedi.

Profil, Avusturya Savunma Bakanlığının ağustos ayı ortasında askerlere olası Rus ajan devşirme girişimlerine karşı uyarı yazısı gönderdiğini ve şüpheli temasların bildirilmesini istediğini kaydetti.

Avusturya makamlarının gündemine giren bir diğer başlık ise Viyana sakinlerinin Rusya Büyükelçiliği çatısından gelen seslere yönelik şikayetleri oldu.

İngiliz The Financial Times gazetesi mart ayında kaynaklarına dayandırdığı haberinde, çatıdaki “anten ormanı” aracılığıyla NATO ve diğer uluslararası kuruluşların haberleşmelerinin dinlendiğini öne sürmüştü. Viyana yönetimi bu iddialar üzerine mayıs ayında üç Rus diplomatı sınır dışı etmişti.

Avusturya Dışişleri Bakanlığı eylül ayı ortasında yerel haber ajansı APA’ya yaptığı açıklamada, Rusya Büyükelçiliği temsilcilerinin çatıdaki havalandırma pervanelerinin arızalandığını savunarak gürültü için özür dilediğini bildirmişti.

Şubat 2022’de Ukrayna’da başlayan savaştan bu yana Avusturya, son kararla birlikte Rus temsilciliklerindeki en az 18 personeli sınır dışı etmiş oldu.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Sırbistan’da öğrenci mitinginde yüzbinlerce kişi bir araya geldi

Yayınlanma

Sırbistan’da öğrencilerin öncülüğündeki hareketin son mitingi için perşembe günü yüz binlerce kişi Belgrad’ın merkezinde bir araya geldi.

25 Ekim’de yapılacak erken parlamento seçimleri öncesinde yapılan mitingin organizatörleri, mitinge en az 200.000 kişinin katıldığını belirtti.

Hareket, Aleksandar Vučić ve Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) 14 yıllık iktidarını sona erdirmeyi ve yaklaşık iki yıldır süren hükümet karşıtı protestoları bir seçim zaferine dönüştürmeyi hedefliyor.

Protesto hareketi, Kasım 2024’te kuzeydeki Novi Sad kentinde bir tren istasyonu kanopisinin çökmesi sonucu 16 kişinin hayatını kaybetmesi ve bunun ülke genelinde öğrenciler öncülüğünde kitlesel yolsuzluk karşıtı protestolara yol açmasının ardından ortaya çıktı.

Göstericiler, felaketin sorumlusu olarak hükümetin yolsuzluğunu gösterdi fakat henüz kimse cezai olarak sorumlu tutulmadı.

Öğrenci Listesi’nden birçok aday kalabalığa hitap etti. Aralarında, yargı ve savcılığın siyasi baskı ve kişisel çıkarların etkisinden arındırılması çağrısında bulunan tanınmış Sırp aktör Tihomir Stanić de vardı.

Stanić, “Hepimiz kanun önünde eşit olmamaktan bıktık. Sırbistan özgürlüğü, adaleti ve hesap verebilirliği hak ediyor,” dedi.

Miting, son iki yıldır öğrenci hareketinin harekete geçirdiği çok sayıda genç de dahil olmak üzere her yaştan insanı bir araya getirdi.

Belgrad’dan 26 yaşındaki Nađa, başından beri öğrencileri desteklediğini ve adalet ve daha iyi bir gelecek için mücadele eden insanların yanında yer almaktan gurur duyduğunu söyledi.

Rapporteur’e verdiği demeçte, “Öğrenci Listesi’nin seçimi kazanmasını bekliyorum fakat iktidar yetkililerinin sonuçları sorgulamak ve itibarsızlaştırmak için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarına inanıyorum,” dedi.

Mitinge, siyasi değişim ve çocukları için daha iyi bir gelecek umduğunu belirten daha yaşlı destekçiler de katıldı.

61 yaşındaki Dragana, Rapporteur’e, “Umarım yeni hükümet, çocuklarımızın Sırbistan’ı terk etmek zorunda kalmadan geleceklerini kurabilecekleri bir ülke yaratır,” dedi.

Seçimler, Vučić’in iktidar partisinin yıllarca kendisiyle kıyaslanabilecek kadar güçlü bir seçim rakibiyle karşılaşmadığı 2012’de SNS’nin iktidara gelmesinden bu yana Sırbistan’da görülen en belirsiz seçimler olarak değerlendiriliyor.

Seçim kampanyası neredeyse bir referandum havasına büründü. Oylama, genel olarak SNS’nin iktidarının devamı ile siyasi değişim umudu arasında bir seçim olarak görülüyor.

Anketler, iktidar koalisyonu ile Öğrenci Listesi arasında başa baş bir yarışa işaret ediyor. Salı günü yayınlanan son ankete göre, kararını vermiş seçmenler arasında SNS liderliğindeki koalisyon %42,9, Öğrenci Listesi ise %42 oy oranına sahip.

Avrupa Parlamentosu heyeti de dahil olmak üzere uluslararası gözlemciler, seçimleri izleyecek.

Seçimlerin nasıl yürütüleceği, seçim koşulları, demokratik standartlar ve hukukun üstünlüğü konusundaki süregelen endişeler nedeniyle, uzun süredir durma noktasına gelen Sırbistan’ın AB üyelik süreci üzerinde önemli etkiler yaratabilir.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English