Bizi Takip Edin

Asya

Xi, Kuşak ve Yol Girişimini destekleyecek yeni adımlar açıkladı

Yayınlanma

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 17-18 Ekim’de Pekin’de düzenlenen üçüncü Uluslararası İşbirliği için Kuşak ve Yol Forumu’na (KYF) katılan dünya liderleriyle bir araya geldi.

Xi, salı akşamı Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu’na katılan konuklara verdiği hoş geldiniz yemeğinde, Kuşak ve Yol işbirliğinin kazanımlarının “ne talih kuşu ne de başkalarının sadaka ve hayırseverliğiyle elde edildiğini, katılımcı ülkelerin hükümetlerinin, işletmelerinin ve halkının çalışkanlıkları, bilgelikleri ve cesaretleriyle kazandıklarını” söyledi.

Kuşak ve Yol işbirliğinin güçlü bir on yılın ardından en parlak dönemini yaşadığını ve bir sonraki altın on yıla doğru ilerlediğini söyleyen Xi, girişimci ruhun korunması gerektiğini vurguladı.

Görevdeki liderlerin yanı sıra, aralarında Pekin’e gelerek Çinli üst düzey yetkililerle bir araya gelen Kuşak ve Yol konusunda uzman Fransız heyetin de bulunduğu çok sayıda eski lider ve sivil toplum figürü de bu yıl etkinliğe katıldı.

Xinhua Haber Ajansının bildirdiğine göre, Çin Devlet Başkanı ile yapılan görüşmelerde yabancı liderlerin hepsi son on yılda Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde Çin ile birlikte elde ettikleri başarılardan söz ettiler ve Çin’in ülkelerinin kalkınmasına yaptığı katkı ve yardımları takdir ettiler. Kuşak ve Yol Girişimi’ne olan güvenlerini ve güçlü desteklerini ifade ederek, girişimin dünyaya değişiklikler getirmesini ve daha fazla insana fayda sağlamasını umduklarını belirttiler.

Xinhua’ya göre liderler ayrıca Çin’i çevrelemeyi ve hegemonik amaçlara hizmet etmeyi amaçlayan “ayrıştırma” ve sözde riskten arındırma eylemlerine karşı çıktılar. Ukrayna krizi ve Filistin-İsrail çatışması gibi devam eden sıcak nokta sorunlarından derin endişe duyan bazıları da siyasi çözüm ve arabuluculuğu teşvik etmek için Çin ile iletişim ve koordinasyonu sürdürme sözü verdi.

İşbirliğini destekleyecek 8 adım

Çin Devlet Başkanı Xi, etkinliğin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çin’in yüksek kaliteli Kuşak ve Yol işbirliğini desteklemek üzere atacağı sekiz adımı açıkladı.

Xi, ilk olarak Çin’in çok boyutlu bir Kuşak ve Yol bağlantı ağı inşa edeceğini söyledi.

Ülkenin Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi’nin yüksek kaliteli gelişimini hızlandıracağını, trans-Hazar uluslararası ulaşım koridoruna katılacağını ve Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi İşbirliği Forumu’na ev sahipliği yapacağını kaydetti.

Çin’in diğer taraflarla birlikte Avrasya kıtası boyunca doğrudan demiryolu ve karayolu taşımacılığı ile bağlantılı yeni bir lojistik koridoru inşa edeceğini bildirdi.

Xi, “Limanları, nakliye ve ticaret hizmetlerini ‘Deniz İpek Yolu’ altında güçlü bir şekilde entegre edeceğiz ve Yeni Uluslararası Kara-Deniz Ticaret Koridoru ile Hava İpek Yolu’nun inşasını hızlandıracağız” dedi.

Xi, ikinci olarak, Çin’in açık bir dünya ekonomisini destekleyeceğini ve 2024-2028 döneminde toplam mal ve hizmet ticaretinin sırasıyla 32 trilyon ABD doları ve 5 trilyon ABD dolarını aşmasının beklendiğini söyledi.

Xi, ülkenin İpek Yolu e-ticaret işbirliği için pilot bölgeler kuracağını ve daha fazla ülkeyle serbest ticaret anlaşmaları ve yatırım koruma anlaşmaları yapacağını bildirdi.

Xi ayrıca, ülkenin imalat sektöründe yabancı yatırım erişimindeki tüm kısıtlamaları kaldıracağını duyurdu.

Sınır ötesi hizmet ticareti ve yatırımında yüksek standartlı açılımı daha da ilerletmek, dijital ve diğer ürünler için pazar erişimini genişletmek ve devlete ait işletmeler, dijital ekonomi, fikri mülkiyet ve devlet alımları gibi alanlarda reformu derinleştirmek için çaba gösterileceğini belirtti.

Ülkenin her yıl Küresel Dijital Ticaret Fuarı düzenleyeceğini söyledi.

Üçüncü olarak Çin, KYG için pratik işbirliği gerçekleştirecek. Xi ülkenin hem imza projelerini hem de “küçük ama akıllı” geçim programlarını teşvik edeceğini kaydetti.

Çin Kalkınma Bankası ve Çin İhracat-İthalat Bankası’nın her birinin 350 milyar yuanlık (48.75 milyar ABD doları) bir finansman penceresi kuracağını ve İpek Yolu Fonu’na 80 milyar yuan daha enjekte edileceğini belirterek, piyasa ve ticari operasyon temelinde KYG projeleri için daha fazla finansman desteği sözü verdi.

Çin’in 1,000 küçük ölçekli geçim yardımı projesi yürüteceğini ve Luban Atölyeleri ve diğer girişimler yoluyla mesleki eğitim işbirliğini geliştireceğini söyleyen Xi, KYG projelerinin ve personelinin güvenliğini sağlamak için daha fazla çaba gösterileceğini de sözlerine ekledi.

Forum sırasında düzenlenen CEO Konferansı’nda 97.2 milyar ABD doları değerinde anlaşmalar yapıldığını söyledi.

Dördüncü olarak, Çin yeşil kalkınmayı teşvik etmeye devam edecektir. Ülke yeşil altyapı, yeşil enerji ve yeşil ulaşım gibi alanlarda işbirliğini daha da derinleştirecek ve KYG Uluslararası Yeşil Kalkınma Koalisyonu’na desteğini arttıracak.

Xi, “Çin, KYG Yeşil İnovasyon Konferansını düzenlemeye devam edecek ve güneş enerjisi endüstrisi için diyalog ve değişim mekanizmaları ile yeşil ve düşük karbonlu kalkınma konusunda bir uzmanlar ağı kuracak” dedi.

Xi, Çin’in Kuşak ve Yol için Yeşil Yatırım İlkelerini uygulayacağını ve 2030 yılına kadar ortak ülkeler için 100.000 eğitim fırsatı sağlayacağını da sözlerine ekledi.

Beşinci olarak, Çin bilimsel ve teknolojik inovasyonu ilerletmeye devam edecektir. Xi, Çin’in Kuşak ve Yol Bilim, Teknoloji ve İnovasyon İşbirliği Eylem Planını uygulamaya devam edeceğini ve ilk Kuşak ve Yol Bilim ve Teknoloji Değişimi Konferansını düzenleyeceğini belirtti.

Xi ayrıca önümüzdeki beş yıl içinde diğer Kuşak ve Yol taraflarıyla kurulan ortak laboratuvar sayısını 100’e çıkaracaklarını ve diğer ülkelerden genç bilim insanlarının Çin’de kısa süreli programlarda çalışmalarını destekleyeceklerini söyledi.

Çin bu yılki forumda Yapay Zeka Yönetişimi için Küresel Girişimi ortaya koyacak. Xi, “Diğer ülkelerle değişim ve diyaloğu arttırmaya ve dünyada sağlam, düzenli ve güvenli YZ gelişimini ortaklaşa teşvik etmeye hazırız” dedi.

Altıncı olarak, Çin insanlar arası değişimleri destekleyecektir. Cumhurbaşkanı, Çin’in KYG ortağı ülkelerle medeniyetler diyaloğunu geliştirmek için Liangzhu Forumuna ev sahipliği yapacağını söyledi.

Xi’ye göre İpek Yolu Uluslararası Tiyatrolar Birliği, İpek Yolu Uluslararası Sanat Festivali, İpek Yolu Uluslararası Müzeler Birliği, İpek Yolu Uluslararası Sanat Müzeleri Birliği ve İpek Yolu Uluslararası Kütüphane Birliği’nin yanı sıra Çin, İpek Yolu Şehirleri Uluslararası Turizm Birliği’ni de kurdu.

Xi, Çin hükümetinin İpek Yolu Programını burslu olarak sürdüreceğini belirtti.

Yedinci olarak, Çin bütünlük temelli Kuşak ve Yol işbirliğini teşvik edecektir.

Xi, işbirliği ortaklarıyla birlikte Çin’in Kuşak ve Yol Dürüstlük İnşasının Başarıları ve Beklentileri ile Kuşak ve Yol Dürüstlük İnşasına İlişkin Üst Düzey İlkeleri yayınlayacağını ve Kuşak ve Yol İşbirliğine Dahil Olan Şirketler için Dürüstlük ve Uygunluk Değerlendirme Sistemini kuracağını duyurdu.

Xi, “Ayrıca Kuşak ve Yol işbirliğinde dürüstlüğün teşvik edilmesine yönelik araştırma ve eğitim çalışmaları yürütmek üzere uluslararası kuruluşlarla birlikte çalışacağız” dedi.

Sekizinci olarak Çin, uluslararası Kuşak ve Yol işbirliği için kurumsal yapıyı güçlendirecektir.

Xi, Çin’in enerji, vergilendirme, finans, yeşil kalkınma, afet azaltma, yolsuzlukla mücadele, düşünce kuruluşu, medya, kültür ve diğer alanları kapsayan çok taraflı işbirliği platformlarının inşasını güçlendirmek için KYG ortağı ülkelerle birlikte çalışacağını söyledi.

Xi, Çin’in KYG’ye ev sahipliği yapmaya ve Forum için bir sekretarya kurmaya devam edeceğini söyledi.

Küresel Güney’deki yükselişle uyumlu

Fudan Kuşak ve Yol ve Küresel Yönetişim Enstitüsü Genel Müdürü Huang Renwei Global Times’a verdiği demeçte, KYG’nin Küresel Güney’deki genel yükseliş eğilimiyle uyumlu olduğunu söyledi:

“KYG’nin doğasını doğru anlamak için öncelikle Küresel Güney üyelerinin ya da gelişmekte olan ülkelerin, dünya pazarının gelecekteki büyüme kutbunu temsil eden ana katılımcılar olduğunu kabul etmeliyiz.”

Uzmanlar, bu nedenle ABD ve Batı’daki bazı takipçilerinin olumsuz tutumlarının o kadar da önemli olmadığını ve Çin’e ya da KYG’ye karşı izolasyonlarının eninde sonunda kendilerini izole edeceğini söyledi.

Huang, KYG’nin Küresel Güney için ekonomik bir temel oluşturduğunu, ilgili ülkeleri birbirine bağladığını ve yeni ve daha büyük pazarlar oluşturduğunu vurguladı. Huang, “Bazı ülkeler Çin’i Küresel Güney’den koparmak istiyor, ancak gerçek şu ki Güney’deki ülkeler Çin’den ‘ayrılmayacak’, aksine Çin ile daha yakın işbirliği yapacaklar” dedi.

Asya

Hindistan, ABD ile ticaret görüşmelerinde daha iyi koşullar için direniyor

Yayınlanma

Yetkililer ve analistlere göre Hindistan, ABD ile son görüşmelerde hızlı bir ticaret anlaşmasını reddetti ve Başbakan Narendra Modi’nin yeni ticaret ortakları, azalan ekonomik riskler ve iç siyasette elde ettiği kazanımlardan aldığı güvenle daha iyi koşullar için beklemeyi tercih etti.

Aylar süren müzakerelerin ardından iki ülke, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’ın geçen ay Yeni Delhi’ye yaptığı ziyaret sırasında geçici bir ticaret anlaşmasını sonuçlandıramadı. Oysa her iki taraf da sınırlı kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının yakın olduğunu düşünüyordu.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir Hindistan hükümeti yetkilisi, Reuters’a, Washington’ın Yeni Delhi’nin temel talepleri konusunda güvence vermemesi nedeniyle uzlaşma sağlanamadığını söyledi. Bu talepler arasında Hindistan’a Çin gibi rakipleri karşısında tarife avantajı tanınması ve anlaşma sonrasında ABD tarafından yeni vergiler getirilmemesi bulunuyordu.

Yetkili, “Tutumumuz açık. Olumlu koşullar içermeyen bir anlaşmaya alelacele imza atmayı ya da tarım konusunda taviz vermek gibi kırmızı çizgilerimizden ödün vermeyi düşünmüyoruz” dedi.

Yetkililer ve analistlere göre Washington, Başkan Donald Trump’ın bu ayın ilerleyen günlerinde yürürlüğe girmesi beklenen yeni gümrük vergilerine hazırlandığı bir dönemde, stratejik ortağı Hindistan’dan hızlı ticari tavizler almayı umuyordu. Ancak Hindistan’ın direnmesi, ihracatına daha yüksek vergiler uygulanması ve şirketler açısından belirsizliğin uzaması riskini beraberinde getiriyor.

Greer ile yapılan görüşmelerin ertesi günü Hindistan Ticaret Bakanı Piyush Goyal, Hindistan’a avantaj sağlamadığı sürece ABD ile anlaşmanın uygulamaya konulmayacağını söyledi. Bu açıklama, daha yüksek tarife ihtimaline rağmen Yeni Delhi’nin tutumunu sertleştirdiğini ve anlaşma konusunda acele etmediğini gösterdi.

Diğer birçok ülkede olduğu gibi Hindistan’dan gelen malların büyük bölümü şu anda ABD’de yüzde 10 gümrük vergisine tabi. Ancak Trump yönetiminin, aşırı sanayi kapasitesine ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında bu ay daha yüksek tarifeler getirmesi bekleniyor. Hindistan ise ABD’nin kapasite fazlasına ilişkin suçlamalarını reddediyor.

Washington, zorla çalıştırılarak üretilen malların ticaretini engellemekte başarısız oldukları iddiasıyla aralarında Hindistan’ın da bulunduğu onlarca ülkeye yüzde 12,5’e varan yeni tarifeler uygulanmasını daha önce teklif etmişti.

Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir ABD kaynağının Reuters’a aktardığına göre Washington’ın tutumu, Hindistan’ın talep ettiği tercihli ticaret hükümlerinden yararlanabilmek için kendi tavizlerini vermesi gerektiği yönünde.

Müzakerelerin gizli olması nedeniyle Hindistanlı yetkili ile ABD’li kaynak isimlerinin açıklanmasını istemedi. Hindistan Ticaret Bakanlığı ile ABD Ticaret Temsilciliği, e-posta yoluyla gönderilen yorum taleplerine yanıt vermedi.

İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir ABD’li yetkili, Washington’ın Hindistan ile görüşmeleri sürdürdüğünü ve hâlâ bir anlaşmaya varılmasını beklediğini söyledi ancak herhangi bir takvim paylaşmadı.

Yetkili, bununla birlikte Hindistan’ın müzakerelerde zaman zaman yavaş, bürokratik ve zorlu bir tutum sergilediğini belirterek hızlı bir anlaşma ihtimalinin düşük olduğu sinyalini verdi.

Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai, görüşmelerdeki tıkanıklığa ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Trump yönetimi, Amerikalıları ve ‘Önce Amerika’ yaklaşımını merkeze alan tarihi bir ticaret anlaşmasını sonuçlandırmak için Hindistanlı yetkililerle verimli temaslarını sürdürüyor.”

Modi’nin üst düzey danışmanı: Hindistan yüzde 8 büyümeye çok yakın

Hindistan’ın ihracatı artıyor, ekonomik riskler azalıyor

Ticaret analistlerine göre ihracattaki artış, diğer ülkeler ve bloklarla imzalanan yeni ticaret anlaşmaları ve ekonomik risklerin azalması, Hindistan’ın elini güçlendirdi.

Yetkililerin verdiği bilgiye göre Hindistan’ın toplam mal ihracatı, İran’daki savaşın yol açtığı aksamalara rağmen nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 15 arttı. Bu artışta, fiyatı yükselen petrol ürünleri sevkiyatları etkili oldu.

Tüccarların alternatif nakliye güzergâhlarına yönelmesinin ardından Körfez ülkelerine ihracat savaş öncesi seviyelere geri döndü. Mart ayında 2,62 milyar dolar olan ihracat mayısta 5,3 milyar dolara yükselirken, ABD’ye ihracat nisan ve mayıs aylarında 17,29 milyar dolara çıktı.

Hindistan ayrıca diğer gelişmiş pazarlara erişimini genişletiyor. İngiltere ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasının bu ay yürürlüğe girmesi, Avrupa Birliği ile yapılacak anlaşmanın ise gelecek yılın başlarında tamamlanması bekleniyor.

Washington merkezli Asia Society Policy Institute’un kıdemli başkan yardımcısı ve eski ABD ticaret yetkilisi Wendy Cutler, “Hindistanlı müzakereciler, ülkenin güçlü ekonomisi, diğer ortaklarla yürüttüğü çeşitlendirme girişimleri ve dünyadaki stratejik konumu sayesinde görüşmelerde belirli bir manevra alanı kazandı” dedi.

Goldman Sachs ekonomisti Santanu Sengupta bir raporunda, ABD ile İran arasındaki geçici barış anlaşmasının petrol fiyatlarını düşürerek Hindistan’ın ekonomik görünümünü iyileştirdiğini belirtti.

Banka, Hindistan için 2026 büyüme tahminini yüzde 6,8’e yükseltirken, enflasyon ve cari açık tahminlerini düşürdü. Bu da Yeni Delhi’nin daha iyi koşullar elde etmek amacıyla beklemek için ekonomik açıdan daha geniş bir hareket alanına sahip olduğunu gösteriyor.

Rupinin değer kaybetmesi de ihracatçıların rekabet gücünü artırdı.

Washington’ı bekleme stratejisi

Bir başka Hindistanlı yetkiliye göre Yeni Delhi ayrıca ABD’nin bazı ticaret önlemlerinin hukuki ya da siyasi engellerle karşılaşabileceğini hesaplıyor.

Demokrat Parti’den 22 eyalet başsavcısından oluşan bir grup, Trump yönetiminin zorla çalıştırmaya ilişkin soruşturmalar kapsamında önerdiği tarifelere karşı şimdiden itirazda bulundu.

Ticaret analistlerine göre ABD tarifelerine ilişkin hukuki belirsizlikler ile Modi’nin son eyalet seçimlerindeki zaferleri, Hindistan’ın aceleye getirilmiş bir anlaşmaya direnmesine yardımcı oldu.

Modi’nin Bharatiya Janata Partisi’nin üst düzey yöneticileri, ticaret anlaşmalarının Hindistanlı çiftçileri ve küçük işletmeleri koruması gerektiğini kamuoyu önünde savundu. Yeni Delhi, siyasi açıdan etkili olan bu iki kesimi ticaret müzakerelerinde uzun süredir koruyor.

Eski ticaret müzakerecisi ve Global Trade Research Initiative’in kurucusu Ajay Srivastava, “Hindistan, aceleye getirilmiş bir anlaşmayı geciktirmenin, hatta tamamen terk etmenin; maliyeti geçici tarife avantajlarının çok ötesine geçebilecek yükümlülüklerin altına girmekten daha ihtiyatlı olabileceğinin farkında” dedi.

Hindistan’da Hamamböceği Partisi’nin protestoları sürüyor

Okumaya Devam Et

Asya

Çin küresel kaz ciğeri üretiminin yeni merkezi oldu

Yayınlanma

Fransız mutfağının simge gıdası kaz ciğeri üretiminde Çin, devlet destekli yatırımlarla küresel pazarın yüzde 45’ini ele geçirdi. Ülkede yılda 11 bin ton üretilen de lüks gıda maddesi, Fransız rakiplerine kıyasla yarı fiyatına alıcı buluyor.

Fransız mutfağının ve kültürünün dünya çapındaki en önemli simgelerinden biri olan kaz ciğeri (foie gras) üretiminde dengeler değişiyor.

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre Çin, gerçekleştirdiği büyük atılımla bu lüks gıda maddesinin küresel üretim merkezi haline geldi. Devlet kontrolündeki yatırım kuruluşu China International Capital tarafından haziran ayında yayımlanan rapora göre, Çin sınırları içinde her yıl 11 bin ton kaz ciğeri üretiliyor.

Bu hacim, Çinli üreticilerin şu anda küresel kaz ciğeri üretiminin yüzde 45 gibi büyük bir oranını tek başına karşıladığı anlamına geliyor.

The Wall Street Journal gazetesine değerlendirmelerde bulunan Çin tarım sektörü uzmanı Even Pei, Batı dünyasındaki algının dönüştüğünü vurguladı. Pei, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“On yıllar boyunca Batılı tüketicilerin gözünde ‘Çin Malı’ ibaresi ucuz, kalitesiz ve basit ürünlerle özdeşleşti. Ancak son on yılda, Çin’de üretilen ve yüksek kaliteyi daha düşük fiyata sunan çok sayıda yerli markanın yükselişine şahit oluyoruz.”

Kırsal kalkınma hamlesi sektörü büyüttü

Kaz ciğeri üretimindeki bu olağanüstü büyüme, Pekin yönetiminin kırsal bölgeleri kalkındırma stratejisinin bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Kentlere göç eden iş gücü nedeniyle boşalan kırsal yerleşim birimlerinde sürdürülebilir sanayi kolları yaratmak isteyen Çin hükümeti, bu sektörü hedef seçti.

Tarım uzmanı Even Pei, devletin üreticilere düşük faizli krediler sağlayarak ve pazarlama faaliyetlerine doğrudan destek vererek sektörün büyümesini hızlandırdığını ifade etti.

Günümüzde Çinli çiftçiler, ördek ve kazları ciğerlerini büyütecek şekilde özel besleme yöntemlerine tabi tutarak binlerce ton kaz ciğeri işleme kapasitesine sahip durumda.

Ülkedeki restoranlar ve gıda üreticileri de tüketimi artırmak amacıyla yaratıcı sunumlar geliştiriyor. Habere göre, piyasada kaz ciğerli dondurma, yaban mersini aromalı kaz ciğeri ve bu lezzeti barındıran suşi roll gibi alternatif ürünler yer alıyor.

Lüks tüketim sınıfındaki bu gıda maddesi Çin içinde halen ağırlıklı olarak büyük şehirlerde yaşayan varlıklı kesime hitap ediyor.

Bununla birlikte, Çin’de üretilen kaz ciğerinin satış fiyatı, Fransa’da üretilen muadillerine kıyasla neredeyse yarı yarıya daha düşük seviyede seyrediyor.

Avrupa pazarında rekabet endişesi

The Wall Street Journal gazetesinin dikkat çektiği bir diğer husus ise Avrupa Birliği’nin ithal ürünlere yönelik tedbirleri oldu. Avrupa Birliği, kaz ciğeri etiketleme kurallarını sıkılaştırarak yabancı üreticilerin ürünlerinde Fransa menşeini çağrıştıracak ibareler kullanmasını yasakladı.

Çin dışında üretilen kaz ciğerinin uluslararası satışı şu an için yalnızca birkaç küçük pazarla sınırlı kalıyor.

Öte yandan Fransa’daki sektör temsilcileri, Çin menşeli kaz ciğerinin Avrupa pazarına doğrudan girmesi durumunda, düşük fiyat avantajının tüketiciler nezdinde belirleyici unsur haline gelmesinden endişe ediyor.

Dünya gastronomi kültüründe kaz ciğeri, Fransa’nın en önemli marka değerleri arasında kabul ediliyor. Fransa, bu özel yemeğe yasal koruma altında olan kültürel ve gastronomik miras statüsü tanımış durumda.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, Japonya Dışişleri Bakanı’nın Güney Çin Denizi tahkim kararını gündeme taşımasını protesto etti

Yayınlanma

Çin, Japonya Dışişleri Bakanı’nın Güney Çin Denizi tahkim kararını gündeme taşıması ve bazı ülkelerle yayımladığı ortak bildiri nedeniyle sert girişimde bulundu.

Çin Dışişleri Bakanlığı Asya İşleri Dairesi’nden sorumlu bir yetkili, pazar günü Japonya’nın Çin Büyükelçiliği Maslahatgüzarı’nı bakanlığa çağırdı. Görüşmede, Japonya Dışişleri Bakanı’nın, sözde “Güney Çin Denizi Tahkim Kararı”nı yayımlanmasının 10. yılında yeniden gündeme taşıması ve Japonya’nın bazı ülkelerle işbirliği içinde ortak bir bildiri yayımlaması nedeniyle sert girişimde bulunuldu; Çin’in güçlü memnuniyetsizliği ve protestosu iletildi.

Yetkili, Çin’in Japonya’nın “provokasyonlarına kararlı ve güçlü biçimde karşılık vereceğini”, toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını “kesin biçimde koruyacağını” belirtti.

Çin Dışişleri Bakanlığına göre Çin tarafı, Japonya’nın Güney Çin Denizi ile bağlantılı tarihsel suçlarının hesabını açık biçimde vermediğini ve bu nedenle konu hakkında sorumsuzca açıklamalar yapma hakkına sahip olmadığını ifade etti.

Çin tarafı, Japonya’nın “bu çirkin söz ve eylemlerinin savaş sonrası uluslararası düzene ve uluslararası ilişkilerde hukukun üstünlüğüne meydan okuduğunu, çifte standart uyguladığını, ülkeler arasında ayrılık yaratmaya çalıştığını ve Güney Çin Denizi’ndeki barış ve istikrarı baltaladığını” bildirdi. Bu tutumun, bölge ülkelerinin ortak çıkarları ve beklentileriyle de çeliştiği kaydedildi.

Bakanlık, bu tür adımların Çin dahil uluslararası toplumda, Japonya’nın modern tarihteki saldırganlık eylemleri ve sömürgeci vahşeti konusunda tarihsel kaygıları yeniden canlandırdığını ve güçlü öfkeye yol açtığını açıkladı.

Açıklamada, Çin’in Japonya’nın provokasyonlarına kararlı ve güçlü biçimde karşılık vereceği, toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını kesin biçimde koruyacağı yinelendi.

Bakanlık ayrıca Çin tarafının, Japonya’yla bağlantılı çeşitli olumsuz gelişmeler konusunda da sert girişimlerde bulunduğunu bildirdi. Bunlar arasında, “Tayvan meselesi, Japonya’nın Çin’de bıraktığı terk edilmiş kimyasal silahlar, Japon parlamento üyelerinin Çin’in etnik politikalarına ilişkin uygunsuz açıklamaları ve Japonya’nın askeri ve güvenlik alanındaki olumsuz adımları” yer aldı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English