Asya
Xi, Kuşak ve Yol Girişimini destekleyecek yeni adımlar açıkladı

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 17-18 Ekim’de Pekin’de düzenlenen üçüncü Uluslararası İşbirliği için Kuşak ve Yol Forumu’na (KYF) katılan dünya liderleriyle bir araya geldi.
Xi, salı akşamı Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu’na katılan konuklara verdiği hoş geldiniz yemeğinde, Kuşak ve Yol işbirliğinin kazanımlarının “ne talih kuşu ne de başkalarının sadaka ve hayırseverliğiyle elde edildiğini, katılımcı ülkelerin hükümetlerinin, işletmelerinin ve halkının çalışkanlıkları, bilgelikleri ve cesaretleriyle kazandıklarını” söyledi.
Kuşak ve Yol işbirliğinin güçlü bir on yılın ardından en parlak dönemini yaşadığını ve bir sonraki altın on yıla doğru ilerlediğini söyleyen Xi, girişimci ruhun korunması gerektiğini vurguladı.
Görevdeki liderlerin yanı sıra, aralarında Pekin’e gelerek Çinli üst düzey yetkililerle bir araya gelen Kuşak ve Yol konusunda uzman Fransız heyetin de bulunduğu çok sayıda eski lider ve sivil toplum figürü de bu yıl etkinliğe katıldı.
Xinhua Haber Ajansının bildirdiğine göre, Çin Devlet Başkanı ile yapılan görüşmelerde yabancı liderlerin hepsi son on yılda Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde Çin ile birlikte elde ettikleri başarılardan söz ettiler ve Çin’in ülkelerinin kalkınmasına yaptığı katkı ve yardımları takdir ettiler. Kuşak ve Yol Girişimi’ne olan güvenlerini ve güçlü desteklerini ifade ederek, girişimin dünyaya değişiklikler getirmesini ve daha fazla insana fayda sağlamasını umduklarını belirttiler.
Xinhua’ya göre liderler ayrıca Çin’i çevrelemeyi ve hegemonik amaçlara hizmet etmeyi amaçlayan “ayrıştırma” ve sözde riskten arındırma eylemlerine karşı çıktılar. Ukrayna krizi ve Filistin-İsrail çatışması gibi devam eden sıcak nokta sorunlarından derin endişe duyan bazıları da siyasi çözüm ve arabuluculuğu teşvik etmek için Çin ile iletişim ve koordinasyonu sürdürme sözü verdi.
İşbirliğini destekleyecek 8 adım
Çin Devlet Başkanı Xi, etkinliğin açılış töreninde yaptığı konuşmada, Çin’in yüksek kaliteli Kuşak ve Yol işbirliğini desteklemek üzere atacağı sekiz adımı açıkladı.
Xi, ilk olarak Çin’in çok boyutlu bir Kuşak ve Yol bağlantı ağı inşa edeceğini söyledi.
Ülkenin Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi’nin yüksek kaliteli gelişimini hızlandıracağını, trans-Hazar uluslararası ulaşım koridoruna katılacağını ve Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi İşbirliği Forumu’na ev sahipliği yapacağını kaydetti.
Çin’in diğer taraflarla birlikte Avrasya kıtası boyunca doğrudan demiryolu ve karayolu taşımacılığı ile bağlantılı yeni bir lojistik koridoru inşa edeceğini bildirdi.
Xi, “Limanları, nakliye ve ticaret hizmetlerini ‘Deniz İpek Yolu’ altında güçlü bir şekilde entegre edeceğiz ve Yeni Uluslararası Kara-Deniz Ticaret Koridoru ile Hava İpek Yolu’nun inşasını hızlandıracağız” dedi.
Xi, ikinci olarak, Çin’in açık bir dünya ekonomisini destekleyeceğini ve 2024-2028 döneminde toplam mal ve hizmet ticaretinin sırasıyla 32 trilyon ABD doları ve 5 trilyon ABD dolarını aşmasının beklendiğini söyledi.
Xi, ülkenin İpek Yolu e-ticaret işbirliği için pilot bölgeler kuracağını ve daha fazla ülkeyle serbest ticaret anlaşmaları ve yatırım koruma anlaşmaları yapacağını bildirdi.
Xi ayrıca, ülkenin imalat sektöründe yabancı yatırım erişimindeki tüm kısıtlamaları kaldıracağını duyurdu.
Sınır ötesi hizmet ticareti ve yatırımında yüksek standartlı açılımı daha da ilerletmek, dijital ve diğer ürünler için pazar erişimini genişletmek ve devlete ait işletmeler, dijital ekonomi, fikri mülkiyet ve devlet alımları gibi alanlarda reformu derinleştirmek için çaba gösterileceğini belirtti.
Ülkenin her yıl Küresel Dijital Ticaret Fuarı düzenleyeceğini söyledi.
Üçüncü olarak Çin, KYG için pratik işbirliği gerçekleştirecek. Xi ülkenin hem imza projelerini hem de “küçük ama akıllı” geçim programlarını teşvik edeceğini kaydetti.
Çin Kalkınma Bankası ve Çin İhracat-İthalat Bankası’nın her birinin 350 milyar yuanlık (48.75 milyar ABD doları) bir finansman penceresi kuracağını ve İpek Yolu Fonu’na 80 milyar yuan daha enjekte edileceğini belirterek, piyasa ve ticari operasyon temelinde KYG projeleri için daha fazla finansman desteği sözü verdi.
Çin’in 1,000 küçük ölçekli geçim yardımı projesi yürüteceğini ve Luban Atölyeleri ve diğer girişimler yoluyla mesleki eğitim işbirliğini geliştireceğini söyleyen Xi, KYG projelerinin ve personelinin güvenliğini sağlamak için daha fazla çaba gösterileceğini de sözlerine ekledi.
Forum sırasında düzenlenen CEO Konferansı’nda 97.2 milyar ABD doları değerinde anlaşmalar yapıldığını söyledi.
Dördüncü olarak, Çin yeşil kalkınmayı teşvik etmeye devam edecektir. Ülke yeşil altyapı, yeşil enerji ve yeşil ulaşım gibi alanlarda işbirliğini daha da derinleştirecek ve KYG Uluslararası Yeşil Kalkınma Koalisyonu’na desteğini arttıracak.
Xi, “Çin, KYG Yeşil İnovasyon Konferansını düzenlemeye devam edecek ve güneş enerjisi endüstrisi için diyalog ve değişim mekanizmaları ile yeşil ve düşük karbonlu kalkınma konusunda bir uzmanlar ağı kuracak” dedi.
Xi, Çin’in Kuşak ve Yol için Yeşil Yatırım İlkelerini uygulayacağını ve 2030 yılına kadar ortak ülkeler için 100.000 eğitim fırsatı sağlayacağını da sözlerine ekledi.
Beşinci olarak, Çin bilimsel ve teknolojik inovasyonu ilerletmeye devam edecektir. Xi, Çin’in Kuşak ve Yol Bilim, Teknoloji ve İnovasyon İşbirliği Eylem Planını uygulamaya devam edeceğini ve ilk Kuşak ve Yol Bilim ve Teknoloji Değişimi Konferansını düzenleyeceğini belirtti.
Xi ayrıca önümüzdeki beş yıl içinde diğer Kuşak ve Yol taraflarıyla kurulan ortak laboratuvar sayısını 100’e çıkaracaklarını ve diğer ülkelerden genç bilim insanlarının Çin’de kısa süreli programlarda çalışmalarını destekleyeceklerini söyledi.
Çin bu yılki forumda Yapay Zeka Yönetişimi için Küresel Girişimi ortaya koyacak. Xi, “Diğer ülkelerle değişim ve diyaloğu arttırmaya ve dünyada sağlam, düzenli ve güvenli YZ gelişimini ortaklaşa teşvik etmeye hazırız” dedi.
Altıncı olarak, Çin insanlar arası değişimleri destekleyecektir. Cumhurbaşkanı, Çin’in KYG ortağı ülkelerle medeniyetler diyaloğunu geliştirmek için Liangzhu Forumuna ev sahipliği yapacağını söyledi.
Xi’ye göre İpek Yolu Uluslararası Tiyatrolar Birliği, İpek Yolu Uluslararası Sanat Festivali, İpek Yolu Uluslararası Müzeler Birliği, İpek Yolu Uluslararası Sanat Müzeleri Birliği ve İpek Yolu Uluslararası Kütüphane Birliği’nin yanı sıra Çin, İpek Yolu Şehirleri Uluslararası Turizm Birliği’ni de kurdu.
Xi, Çin hükümetinin İpek Yolu Programını burslu olarak sürdüreceğini belirtti.
Yedinci olarak, Çin bütünlük temelli Kuşak ve Yol işbirliğini teşvik edecektir.
Xi, işbirliği ortaklarıyla birlikte Çin’in Kuşak ve Yol Dürüstlük İnşasının Başarıları ve Beklentileri ile Kuşak ve Yol Dürüstlük İnşasına İlişkin Üst Düzey İlkeleri yayınlayacağını ve Kuşak ve Yol İşbirliğine Dahil Olan Şirketler için Dürüstlük ve Uygunluk Değerlendirme Sistemini kuracağını duyurdu.
Xi, “Ayrıca Kuşak ve Yol işbirliğinde dürüstlüğün teşvik edilmesine yönelik araştırma ve eğitim çalışmaları yürütmek üzere uluslararası kuruluşlarla birlikte çalışacağız” dedi.
Sekizinci olarak Çin, uluslararası Kuşak ve Yol işbirliği için kurumsal yapıyı güçlendirecektir.
Xi, Çin’in enerji, vergilendirme, finans, yeşil kalkınma, afet azaltma, yolsuzlukla mücadele, düşünce kuruluşu, medya, kültür ve diğer alanları kapsayan çok taraflı işbirliği platformlarının inşasını güçlendirmek için KYG ortağı ülkelerle birlikte çalışacağını söyledi.
Xi, Çin’in KYG’ye ev sahipliği yapmaya ve Forum için bir sekretarya kurmaya devam edeceğini söyledi.
Küresel Güney’deki yükselişle uyumlu
Fudan Kuşak ve Yol ve Küresel Yönetişim Enstitüsü Genel Müdürü Huang Renwei Global Times’a verdiği demeçte, KYG’nin Küresel Güney’deki genel yükseliş eğilimiyle uyumlu olduğunu söyledi:
“KYG’nin doğasını doğru anlamak için öncelikle Küresel Güney üyelerinin ya da gelişmekte olan ülkelerin, dünya pazarının gelecekteki büyüme kutbunu temsil eden ana katılımcılar olduğunu kabul etmeliyiz.”
Uzmanlar, bu nedenle ABD ve Batı’daki bazı takipçilerinin olumsuz tutumlarının o kadar da önemli olmadığını ve Çin’e ya da KYG’ye karşı izolasyonlarının eninde sonunda kendilerini izole edeceğini söyledi.
Huang, KYG’nin Küresel Güney için ekonomik bir temel oluşturduğunu, ilgili ülkeleri birbirine bağladığını ve yeni ve daha büyük pazarlar oluşturduğunu vurguladı. Huang, “Bazı ülkeler Çin’i Küresel Güney’den koparmak istiyor, ancak gerçek şu ki Güney’deki ülkeler Çin’den ‘ayrılmayacak’, aksine Çin ile daha yakın işbirliği yapacaklar” dedi.
Asya
Samsung, Kore tarihinin en büyük hissedar ödeme planını açıkladı

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında ödeme yapmayı planladığını duyurdu. Bloomberg verilerine göre bu adım Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma niteliği taşırken, rakip SK Hynix’in hisse geri alımı sonrasında devreye alındı.
Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında kaynak aktarmayı planladığını bildirdi.
Bloomberg verilerine göre bu tutar, Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma özelliği taşıyor.
Samsung’un duyurduğu bu plan, dünya genelinde bugüne kadar açıklanan en büyük sermaye getirisi programları arasında da yer alıyor.
ABD tarihinde ise Apple, 2024 yılında 110 milyar dolarlık hisse geri alımını onaylamış ve bu işlem ülkenin en büyük hisse geri alımı olarak kayda geçmişti.
Samsung, serbest nakit akışının yaklaşık yarısını hissedarlara yönlendireceğini açıkladı. Şirket, bu tutarın yaklaşık 30 trilyon wonluk (yaklaşık 21,4 milyar dolar) kısmını üçüncü çeyrek temettüsü olarak ödeyecek.
Şirket ayrıca çalışan tazminatlarını karşılamak amacıyla yaklaşık 15 trilyon won (10,73 milyar dolar) tutarında hisse geri alımı gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Buna karşılık Samsung, yaptığı açıklamada hedeflenen toplam tutarın kalan kısmının tam olarak nasıl ödeneceğini belirtmedi.
Şirket, kalan ödeme miktarının ve dağıtım şeklinin ocak ayındaki yönetim kurulu toplantısında kesinleştirileceğini kaydetti.
Samsung, rakibi SK Hynix gibi, yapay zeka alanındaki yükselişin etkisiyle rekor seviyeye ulaşan çip satışlarından elde edilen kârın bir bölümünü geri almak isteyen hissedarların baskısı altında.
SK Hynix, daha önce 40 trilyon won (28,5 trilyon dolar) tutarında kendi hisselerini geri alacağını duyurmuştu.
Financial Times’ın aktardığına göre, JPMorgan analistleri SK Hynix’in hissedarlarına en az 130 milyar dolar tutarında ek ödeme açıklamasını bekliyor.
Hissedarlara yönelik sermaye getirisi programını 2024 yılında başlatan Samsung, bu kapsamda yıllık 9,8 trilyon wonluk (7 milyar dolar) düzenli temettü ödemelerini korurken, 2024-2026 döneminde oluşacak serbest nakit akışının yüzde 50’sini hissedarlara aktarmayı taahhüt etmişti.
Samsung’un mart ayında yayımladığı kurumsal değer artırma planına göre şirket, 2024 ve 2025 yıllarında 20,9 trilyon won (14,9 milyar dolar) nakit temettü ödedi ve ardından iptal edilmek üzere hisse geri alımlarına 8,4 trilyon won (6 milyar dolar) harcadı.
Asya
Kuzey Kore’de lüks tüketim ve inşaat patlaması yaşanıyor

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Rusya ile derinleşen ilişkilerin ve ekonomik büyümenin etkisiyle lüks tüketime talep arttı. Ülke genelinde inşaat hamlesi hız kazanırken mağazalarda Batılı lüks markalar ve kayıt dışı IKEA ürünleri satılıyor. Ancak Financial Times gazetesine konuşan analistler, gelir artışına rağmen yapısal sorunların ve gıda yetersizliğinin sürdüğüne dikkat çekiyor.
Financial Times’ın haberine göre Kuzey Kore, analistlerin öncelikle Rusya ile derinleşen işbirliğine bağladığı belirgin bir inşaat ve tüketim patlaması yaşıyor.
Başkent Pyongyang’da son yıllarda yeni yerleşim bölgeleri, mağazalar ve eğlence merkezleri kuruldu. Büyük mağazalarda Omega marka saatler ve Chanel kozmetik ürünleri dahil olmak üzere lüks markalar satılırken alışveriş merkezlerinden birinde resmi olmayan bir IKEA mağazası faaliyet gösteriyor.
Şehirde ayrıca taksi çağırma ve QR kodla ödeme yapma imkanı sunan yaklaşık 500 dolar değerinde akıllı telefonlar bulunuyor.
Pyongyang’da altyapı alanında da gelişmeler yaşanıyor. Taksi çağırma hizmetleri, yeni mağazalar ve QR kodlu ödeme sistemlerinin yanı sıra internet kafeler ile BMW marka araçların da satın alınabildiği otomobil galerileri açıldı.
Güney Kore merkezli Kore Bankası (Bank of Korea), 1965 yılından bu yana düzenli resmi ekonomik veri açıklamayan Kuzey Kore’nin reel gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2025 yılında yüzde 3,5 büyüdüğünü tahmin etti. Bu veriyle birlikte ülke ekonomisi üst üste üçüncü yılı da yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamladı.
Dış ticaret verileri de toparlanmaya işaret ediyor. Kore Bankası verilerine göre 2025 yılında ülkenin ithalatı yüzde 14 artışla 2,66 milyar dolara, ihracatı ise yüzde 30 yükselişle 470 milyon dolara ulaştı.
Stimson Center düşünce kuruluşunun verileri de ocak-mayıs döneminde Çin’e yapılan ihracatın yüzde 68 artarak 287 milyon dolara çıktığını gösterdi. Bu artıştaki temel payı volfram sevkiyatı oluşturdu.
Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise kripto para hırsızlıkları oldu. TRM Labs’in değerlendirmesine göre Kuzey Kore yönetimiyle bağlantılı korsanlar, 2026 yılının ilk yarısında 643 milyon dolarlık kripto para çaldı.
Buna karşın analistler, yaşanan ekonomik büyümenin Kuzey Kore ekonomisinde henüz köklü ve yapısal bir dönüşüm anlamına gelmediğini savunuyor.
Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülke, Rusya ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Ağustos 2023 ile Aralık 2025 döneminde nakit para ve mal olarak 7,7 milyar dolar ile 14,4 milyar dolar arasında kaynak elde etti.
Ekonomik hareketlilik sürerken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırıyor. Salgın sonrasında devlet dağıtım sistemini güçlendirmeyi hedefleyen yönetim, kayıt dışı piyasalar ile özel ticaret üzerindeki kontrolleri genişletti.
Wall Street Journal haziran ayı başında yayımladığı haberde, uluslararası yaptırımlara rağmen yönetici elit tabakanın zenginleşmesini “dünyanın en şaşırtıcı ekonomik başarı hikayesi” olarak nitelendirmişti.
Gazete, ekonomik büyümeyi Pyongyang’ın enerji ve malzeme ithalatını artırmasını ve yaptırımların bir kısmını aşmasını sağlayan Rusya ve Çin desteğiyle ilişkilendirmişti.
Kuzey Kore’nin 2006 yılındaki ilk nükleer denemesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulamaya konulan ve sonrasında defalarca genişletilen yaptırımlar; finansal varlıkları, ülkeye takım tezgahı, mineral, çelik ve demir sevkiyatını ve bazı malların ihracatını kısıtlıyor.
Kuzey Kore, uygulanan yaptırımları paravan şirketler, dost ülkelerdeki aracılar, korsanlar ve kripto paralar vasıtasıyla aşmayı öğrendi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı 2023 yılında, yaptırımların farklı bir jeopolitik ortamda alındığını belirterek Moskova ve Pekin’in Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlardan vazgeçeceğini açıklamıştı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Rus tarafının Pyongyang ile askeri-teknik işbirliğine ilişkin yürürlükteki BM kısıtlamalarına uymayı sürdüreceğini ifade etmişti.
Bloomberg, 2025 yılındaki haberinde Kuzey Kore ekonomisinin 2024 yılında ağır sanayi, kimya sanayisi ve inşaat sektöründeki üretim artışının etkisiyle yüzde 3,7 büyüyerek 2016’dan bu yana en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirmişti.
Bununla birlikte Bloomberg, Kuzey Kore’nin yoksul bir ülke olmayı sürdürdüğünü vurgulamıştı. Ülkenin 2024 yılı gayrisafi milli geliri (GSMG) Güney Kore’nin yüzde 1,7’sine denk gelerek yaklaşık 33,3 milyar dolar, kişi başına düşen geliri ise Güney Kore seviyesinin yüzde 3,4’ü düzeyinde kalarak yaklaşık 1,24 bin dolar oldu.
Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 26 milyonluk nüfusa sahip ülkenin yaklaşık yarısı yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.
Asya
Çin ve Endonezya savunma ilişkilerini derinleştirme konusunda anlaştı

Çin ve Endonezya, üst düzey görüşmelerde ikili savunma bağlarını derinleştirme konusunda anlaştı.
Çin ve Endonezya, cuma günü Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde askeri, denizcilik ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik taahhütlerine ilişkin belirsizliğin yeniden arttığı bir dönemde Pekin’in bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.
Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, Çinli mevkidaşı Dong Jun ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla personel değişimlerini ve savunma sanayii işbirliğini artıracağını söyledi. Saatler sonra Dışişleri Bakanı Sugiono ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Endonezya’nın önemli ihraç ürünleri için pazara erişimin genişletilmesi olanaklarını araştırma ve yapay zekâ, haberleşme uyduları, enerji ve mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı.
Wang, iki ülkenin balıkçılık alanındaki işbirliğini yeniden başlatacağını, Güney Çin Denizi’nde ortak kalkınmayı teşvik edeceğini ve bölgesel bir davranış kurallarına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılması için çalışacağını söyledi. Sugiono ise tarafların, sürdürülebilir finansman yöntemlerinden yararlanarak ve yolcu sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek Cakarta-Bandung yüksek hızlı demiryolu projesini sürdürme konusunda da anlaştığını belirtti.
Görüşmeler, cuma günü ilerleyen saatlerde yapılması planlanan ikinci dışişleri ve savunma bakanları toplantısı, yani “2+2” diyaloğu öncesinde gerçekleşti. Bu temaslar, geçen yıl yaklaşık 155 milyar dolarlık ikili ticarete dayanan ilişkilere yeni bir stratejik boyut kazandırıyor. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun bölgede nüfuz için rekabet eden hem Pekin hem de Washington ile ilişkileri derinleştirme çabasını da ortaya koyuyor.
Endonezya ile ABD, nisan ayında askeri modernizasyon, eğitim, tatbikatlar ve operasyonel işbirliğini kapsayan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı”nı kurmuştu. Buna rağmen Asya’da birçok kişi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile yapılan tatbikatları ani bir kararla kısıtlamasının ardından Washington’ın bölgeye bağlılığını sorguluyor.
Endonezya’nın Çin ile yakınlaşması, Cakarta ile Pekin’in güvenlik ve denizcilik işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştığı Nisan 2025’te Pekin’de gerçekleştirilen ilk 2+2 diyaloğunun da devamı niteliğinde. O görüşmelerde istihbarat paylaşımı, koordineli operasyonlar ve sahil güvenlik güçleri arasındaki bağların güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmaya varılmıştı.
Dışişleri bakanları cuma günü ayrıca ilk Endonezya-Çin Kapsamlı Stratejik Diyaloğu’nu başlattı ve 2027-2031 dönemini kapsayacak beş yıllık bir eylem planına ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşıladı.
Çin, iki ülke arasındaki ortaklığın daha geniş bir stratejik rol üstlenmesini istiyor. Dong, ülkelerin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) çerçeveleri üzerinden güvenlik işbirliğini derinleştirmesi ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki savunma ilişkilerine örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi. Eş zamanlı çeviriye göre Dong ayrıca taraflara “dış güçlerin kötü niyetlerini” boşa çıkarma çağrısında bulundu.
Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek
Güvenlik alanındaki yakınlaşma, Güney Çin Denizi konusunda iki ülke arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarına rağmen ilerliyor. Prabowo ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 2024 yılında yayımlanan ortak bildiride “örtüşen hak iddialarının bulunduğu bölgelerde ortak kalkınma” ifadesine yer verilmesi, Cakarta’nın Pekin’in geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarına yönelik muhalefetini yumuşattığı yönünde yorumlanmıştı.
Savunma ilişkileri, silah tedariki alanına da daha fazla yayılabilir. Endonezya, Çin yapımı Chengdu J-10 savaş uçaklarını satın almayı değerlendiriyor ancak henüz herhangi bir sözleşme sonuçlandırılmış değil.
Ekonomik işbirliği ise ilişkilerin merkezindeki yerini koruyor. Sugiono, iki ülkenin yerel para birimleriyle yapılan işlemleri ve finansal işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştığını söyledi. Wang ise Endonezya’nın Çinli şirketler için adil, şeffaf ve elverişli bir iş ortamı sağlamayı taahhüt ettiğini belirtti.
Bununla birlikte şirketler düzeyinde bazı gerilimler de yaşanıyor. Çinli şirketler, Endonezya’nın nikel sektöründeki daha sıkı politikalarının maliyetleri artırdığından ve yatırımları tehdit ettiğinden şikâyet ederken, Çin Büyükelçiliği söz konusu politika değişikliklerinin mevcut ve planlanan yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırımı riske atabileceği uyarısında bulundu.
Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya7 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı












