Diplomasi
Xi: ŞİÖ, hegemonyacılığa ve güç siyasetine karşı etkin bir güç haline geldi

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping pazartesi günü Rusya, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinin liderlerine güvenlik ve ekonomik işbirliğini güçlendirme çağrısında bulundu, ŞİÖ’nün hegemonyacılığa ve güç siyasetine karşı etkin bir güç haline geldiğini söyledi.
Xi, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) 25. Devlet Başkanları Konseyi Zirvesi’nde yaptığı konuşmada bu açıklamayı yaptı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de zirveye katılanlar arasındaydı.
Xi, üyelerin “Soğuk Savaş düşüncesine, blok çatışmasına ve zorbalığa karşı çıkmaları” gerektiğini söyledi. Ayrıca, “Dünya Ticaret Örgütü’nün merkezinde yer aldığı çok taraflı ticaret sistemini desteklemeleri” ve “eşit ve düzenli çok kutuplu bir dünya” savunmaları için çağrıda bulundu.
Çin lideri, örgüt üyelerine farklılıkları kenara koyup işbirliğini ve dayanışmayı geliştirme çağrısında bulunarak, “Eşit ve düzen içinde çok kutuplu bir dünyayı ve evrensel olarak kapsayıcı bir ekonomik küreselleşmeyi savunmalı, küresel yönetim sistemini daha eşit ve adil hale getirmeliyiz” ifadesini kullandı.
“ŞİÖ, uluslararası eşitliğin ve adaletin yanında olarak, uygarlıkların kapsayıcılığını ve birbirinden öğrenmesini savunarak hegemonyacılığa ve güç siyasetine karşı etkin bir güç haline geldi” dedi.
Xi, Çin’in ŞİÖ’yü “pratik” yollarla geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Bu yıl içinde üye ülkelere 2 milyar yuan (280 milyon dolar) hibe yardımı sağlama, önümüzdeki üç yıl içinde ŞİÖ Bankalararası Konsorsiyumu’nun üye bankalarına 10 milyar yuan ek kredi verme ve gelecek yıldan itibaren ŞİÖ özel burslarının sayısını ikiye katlama planlarını açıkladı.
Xi ayrıca, güvenlik tehditlerini ele almak için bir merkezin ve bir uyuşturucu ile mücadele merkezinin bir an önce kurulmasını istedi.
Çin devlet medyasına göre, Pekin yakınlarındaki Tianjin şehrinde düzenlenen zirveye 20’den fazla yabancı lider katıldı ve bu, grubun şimdiye kadarki en büyük etkinliği oldu.

Xi-Modi buluşması
Xi, pazar günü Modi ile görüştü ve ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rus petrolü satın alımlarını cezalandırmak amacıyla Hint mallarına ek gümrük vergileri uygulamasının hemen ardından Hindistan ile daha sıcak ilişkiler kurma niyetini ortaya koydu.
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, zirve öncesinde Hindistan’a gitti ve Hindistan’ın yüksek teknoloji üretiminde kullanılan kritik metaller olan nadir toprak minerallerine olan ihtiyacını karşılama sözü verdi. Çin, ABD’nin gümrük vergilerine misilleme olarak nisan ayında nadir toprak elementleri ihracatına kısıtlamalar getirdi.
Çin ve Hindistan, sınır sorunlarından Çin’in Pakistan’a verdiği desteğe kadar çok çeşitli çelişkilerle karşı karşıya. Ancak analistler, kendi ülkesinde ekonomik yavaşlama yaşayan Çin’in, Hindistan’ın büyüyen tüketici pazarından ve altyapı ve sanayinin modernizasyonu talebinden faydalanabileceğini söylüyor. Ayrıca ABD tarafından yüzde 50 gümrük vergisi ile cezalandırılan Hindistan için de Çin’le yakınlaşma hamlesi stratejik görülüyor.
Xi-Putin dostluğu
Zirve, Çin ve Rusya arasındaki daha yakın ilişkilerin yanı sıra, iki liderin yıllar boyunca kurdukları dostluğun da bir göstergesi olarak yorumlandı ve Putin’in Xi ile olan yakın ilişkilerini vurguladı.
İki lider arasındaki kişisel uyum, pazar akşamı Xi ve eşi Peng Liyuan’ın katılımcı liderler için düzenledikleri hoş geldiniz yemeğinde ortaya çıktı.
Putin ziyafette Çin devlet başkanının yanında dururken fotoğraflandı ve ikili, salona girerken yan yana yürürken televizyonda görüntülendi.
Pezeşkiyan’dan iki öneri
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan zirvede yaptığı konuşmada, bölgesel krizlerin yönetimi için dışişleri bakanlarından oluşan bir kriz komitesinin kurulmasını teklif etti.
Komitenin, üyelerin egemenliğine yönelik ihlallerde hızlıca müdahale edebilecek bir yapıda olması gerektiğini belirten Pezeşkiyan, “İran, uluslararası sistemin çok kutupluluğunun önemli sütunlarından biri olan Şanghay İşbirliği Örgütü’nün daha barışçıl ve ekonomik işbirliğine daha elverişli bir dünya oluşturmak için somut adımlar atması gerektiğine inanmaktadır” dedi.
Pezeşkiyan bu bağlamda, İran’ın “barışın inşasının gerekliliği” ve “tek taraflı yaptırımların etkisini azaltmak için mali işbirliğinin güçlendirilmesi gerekliliği” olmak üzere iki konuda özel öneri sundu: “Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden çeşitli krizler konusunda görüş alışverişinde bulunmak ve istişarelerde bulunmak, kriz yönetimine ilişkin operasyonel öneriler geliştirmek ve bunların takibi için bir mekanizma sağlamak amacıyla üye devletlerin dışişleri bakanlarından oluşan bir komitenin oluşturulması gerekmektedir. Bu komite, olası ve fiili çeşitli krizlerde bir üyenin talebi üzerine derhal toplanma yetkisine sahip olmalı ve örgütün entelektüel ve operasyonel kolu olarak uygun bir rol üstlenmelidir. Özellikle bir üyenin egemenliği ihlal edildiğinde, bu mekanizma derhal tepki vermeli ve egemenliği ihlal edilen üyeyi çeşitli kanallar aracılığıyla desteklemeye çalışmalıdır.”
Pezeşkiyan, Batılı ülkelerin tek taraflı yaptırımlarının üye ülkelerin ekonomik ilişkilerine zarar verdiğini hatırlatarak, bu sorunun çözümü için ulusal para birimleriyle ödemenin yaygınlaştırılması, dijital altyapıların kurulması ve çok taraflı para takas fonunun oluşturulmasını kapsayan “ŞİÖ Özel Hesaplar” mekanizmasının güçlendirilmesini önerdi.
Erdoğan-Xi görüşmesi
Zirve kapsamında Tianjin’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Çin lideri Xi Jinping ile bir araya geldi.
Xi, Çin ve Türkiye’nin bağımsızlık ruhuna sahip, yükselen büyük ülkeler olduğunu belirterek, ikili ilişkilerin üst düzeyde gelişmesinin her iki ülkenin temel çıkarlarına ve Küresel Güney’in ortak çıkarlarına hizmet ettiğini ekledi.
Xi, her iki ülkeyi barış, kalkınma ve kazan-kazan işbirliği gibi küresel eğilimleri kavramaya ve daha adil ve eşitlikçi bir küresel yönetişim sistemi oluşturmak için birlikte çalışmaya çağırdı.
Gelecek yılın Çin ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıldönümü olduğunu belirten Xi, iki tarafın bu fırsatı ikili ilişkileri güçlendirmek için değerlendirmesi gerektiğini söyledi. “İki ülke, siyasi karşılıklı güveni pekiştirmeli, kendi temel çıkarları ve önemli endişeleriyle ilgili konularda birbirlerini desteklemeli ve terörle mücadele ve güvenlik alanındaki işbirliğini güçlendirmelidir” dedi.
Xi, iki ülkenin pratik işbirliğini derinleştirmesi ve yeni enerji, 5G teknolojisi ve biyotıp alanlarında yeni işbirliği fırsatları araması gerektiğini söyledi. Ayrıca, uluslararası adalet ve hakkaniyeti korumak için her iki tarafın çok taraflı çerçeveler içinde koordinasyonu güçlendirmesi çağrısında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Çin ile yakın üst düzey ilişkilerini sürdürmeye, yüksek kaliteli Kuşak ve Yol işbirliğini ilerletmeye ve altyapı ve yeni enerji gibi alanlarda işbirliğini güçlendirerek ikili ilişkilerin sağlam büyümesini desteklemeye hazır olduğunu söyledi.
Erdoğan, Türkiye’nin ŞİÖ çerçevesinde Çin ile işbirliğini geliştirerek bölgenin ve dünyanın kalkınmasına ve refahına katkıda bulunmaya hazır olduğunu belirtti ve Çin’in Orta Doğu meselesindeki adil tutumunu övdü.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin “Tek Çin” politikasına desteğini yinelerken iki ülke arasındaki ilişkilerin stratejik boyutuna dikkati çekti.
Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Türkiye’nin Pekin Büyükelçisi Selçuk Ünal da yer aldı.
Çin tarağında ise, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreteri Cai Qi, Dışişleri Bakanı Wang Yi de dahil olmak üzere üst düzey Çinli yetkililer yer aldı.
Pazartesi günü sona erecek zirvede, Tianjin deklarasyonu olarak adlandırılan bir ortak bildiri ve 10 yıllık bir kalkınma planı hazırlanması bekleniyor.
Bazı yabancı liderler, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinin 80. yıldönümünü anmak için çarşamba günü Pekin’de düzenlenecek askeri geçit törenine katılmak üzere Çin’de kalacak.
Şanghay İşbirliği Örgütü
ŞİÖ, ilk olarak 1996’da sınır güvenliği ve ekonomik işbirliği ittifakı olarak Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan tarafından oluşturuldu. O yıllarda “Şanghay Beşlisi” olarak anılan gruba 2001’de Özbekistan’ın da dahil edilmesiyle örgütün kuruluşu gerçekleşti.
2017’de Kazakistan’da düzenlenen Astana Zirvesi’nde Hindistan ve Pakistan’ın üyelik süreçleri tamamlanırken 2021’de Tacikistan’da düzenlenen Duşanbe Zirvesi’nde İran’ın, 2024’te Kazakistan’da düzenlenen Astana Zirvesi’nde Belarus’un katılımıyla örgütün üye sayısı 10’a ulaştı.
Moğolistan ve statüsü Eylül 2021’den bu yana aktif durumda bulunmayan Afganistan, örgütte “gözlemci” olarak yer alırken ŞİÖ’nün, aralarında Türkiye’nin de olduğu 14 ülkeyle “diyalog ortaklığı” bulunuyor.
Örgüt üyesi ülkelerin yüz ölçümlerinin toplamı, Avrasya kıta parçasının yaklaşık yüzde 65’ini kapsıyor, dünya nüfusunun yüzde 40’ını ve küresel gayrisafi hasılanın yüzde 30’unu temsil ediyor.
Diplomasi
Paşinyan’ın partisi Avrupa Halk Partisi yolunda

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme partisinin Avrupa’nın en büyük merkez sağ grubu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı için görüşmeler yürütüyor. Euractiv’in haberine göre katılım sürecinin bu yıl içinde değerlendirilmesi bekleniyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, liderliğini yaptığı Sivil Sözleşme partisinin, Avrupa’nın en büyük merkez sağ siyasi oluşumu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı konusunu müzakere ediyor.
Euractiv portalının haberine göre, Paşinyan EPP’ye katılma niyetini ilgili mercilere iletti. Haberde, katılım konusundaki nihai kararın henüz alınmadığı ancak meselenin bu yıl içinde değerlendirilebileceği kaydedildi.
Ermenistan iktidar partisinin yanı sıra Macaristan’dan Tisza, Danimarka’dan Liberal İttifak, Çekya’dan STAN ve Karadağ’ın iktidar hareketi olan Şimdi Avrupa Hareketi de EPP bünyesine dahil olabilecek yapılar arasında yer alıyor.
Sivil Sözleşme partisi, 7 Haziran’da Ermenistan’da düzenlenen parlamento seçimlerinden galibiyetle ayrılmıştı. Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, oyların yüzde 49,81’ini alan Paşinyan’ın partisi, hükümeti tek başına kurma yetkisini elde etti.
Seçimlerin ardından açıklama yapan Paşinyan, halkın “devletleşme, bağımsızlık ve barış” rotasını desteklediğini ifade etti.
Seçim sonuçları hem Ermenistan muhalefeti hem de Moskova tarafından eleştirildi. Ermenistan İttifakı lideri ve eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, yetkilileri muhalefet üzerinde baskı kurmak ve idari kaynakları kullanmakla suçlayarak seçim sonuçlarına itiraz edeceğini duyurdu.
Rusya Dışişleri Bakanlığı da kampanya sürecindeki ihlallere dikkat çekti. Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova, seçimlerin muhalif güçler ve Ermeni Apostolik Kilisesi üzerindeki baskı gölgesinde gerçekleştiğini belirtti.
AGİT gözlem heyeti ise yayımladığı ön raporda, seçim kampanyasının çatışmacı bir karakter taşıdığını bildirdi. Gözlemciler, Paşinyan’ın muhalif adayları açıkça soruşturmalarla ve şirketlerinin kamulaştırılmasıyla tehdit ettiğini not etti.
Erivan dış politikada AB ve Avrasya arasında denge arıyor
Ermenistan’da 2025 yılında, ülkenin Avrupa Birliği’ne katılım arzusunu yasallaştıran bir düzenleme kabul edilmiş, Paşinyan ise cumhuriyetin AB’nin tam haklı bir üyesi olmak istediğini dile getirmişti.
Rus yetkililer, AB üyeliğinin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliği ile bağdaşmadığını defaatle vurguladı. Erivan ise karşılıklı çıkarların tanınmasına dayalı “dengeli bir dış politika” yürüttüğünü savunuyor.
Paşinyan, Ermenistan’ın Rusya’nın çıkarlarına zarar verme amacının “olmadığını ve olmayacağını”, ilişkilerin kaçınılmaz dönüşümüne rağmen Moskova ile bağları derinleştirme niyetinde olduklarını kaydetmişti.
28–29 Mayıs tarihlerinde Astana’da düzenlenen AEB zirvesinde, katılımcı ülkeler Ermenistan’ın topluluktaki geleceğine ilişkin bir bildiri kabul ederek bunu Ermenistan Başbakan Yardımcısı Mger Grigoryan’a iletti.
Zirve sonunda dört AEB ülkesinin liderleri, Ermenistan’ı AB ile AEB arasındaki seçimini yapmak üzere en kısa sürede referanduma gitmeye çağırdı.
Paşinyan ise gazetecilere yaptığı açıklamada, organizasyondaki tüm kararların konsensüsle alınması nedeniyle Ermenistan’ın AEB üyeliğinden çıkarılmayacağını ifade etti.
Diplomasi
BP yatırımcıları Manifold’un görevden alınmasına tepkili

Britanyalı enerji devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un atanmasından bir yıl sonra görevden alınmasıyla ilgili derin endişelerini dile getirdi. Financial Times’ın haberine göre yatırımcılar, şeffaf bir açıklama yapılmamasının şirket içinde kriz ve yapılandırma planlarına karşı direnç işareti olduğundan korkuyor.
Britanyalı petrol devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un ani bir kararla görevden alınması nedeniyle derin endişe taşıdıklarını ifade etti.
Financial Times’ın (FT) haberine göre, şirketin en önemli yatırımcıları, bu ayrılığın nedenlerine dair yönetimden açıklama bekliyor.
Haberde, Manifold’un BP’nin yapısını basitleştirmeyi, yönetim kurulu kompozisyonunu yeniden gözden geçirmeyi ve maliyetleri düşürmeyi planladığı hatırlatıldı.
BP’nin geçici yönetim kurulu başkanı Ian Tyler, kurulun mevcut stratejiyi tam olarak desteklediğini ve uygulamaya devam etme niyetinde olduğunu belirtse de görevden alma kararı şirket içindeki çalışma ortamına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Yatırımcılar, fesih kararına ilişkin net bir gerekçe sunulmamasının bir kriz belirtisi olabileceğini değerlendiriyor. Bu durumun, şirketin yeniden yapılandırma planlarının iç direnç nedeniyle sekteye uğrayabileceği yönündeki kaygıları artırdığı kaydedildi.
Hissedarlar ayrıca, Manifold’un gidişinin, mevcut düzenin bozulmasını istemeyen ve lideri saf dışı bırakmaya çalışan “bürokrasi” tarafından tetiklenmiş olabileceğinden çekiniyor.
FT’ye konuşan bir hissedar konuya ilişkin, “İnsanlar onu dışarı mı atmaya çalıştı? Bu durum bizi ve diğer pek çok kişiyi endişelendiriyor” ifadelerini kullandı.
BP yönetimi etik ve yönetişim standartlarını gerekçe gösterdi
BP, Mayıs ayı sonunda yönetim kurulu başkanını, atanmasının üzerinden henüz bir yıl geçmeden görevden almıştı. Yönetim kurulu, olası ihlallere dair ayrıntı vermeden kararı oy birliğiyle almıştı.
Reuters’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Manifold’un iş arkadaşlarına karşı agresif tavırlar sergilediği ve kurulun “sistematik kabul edilemez davranış olgusunu tespit etmeye yetecek bilgiye ulaştığı” bildirilmişti.
Şirket tarafı, feshin “önemli kurumsal yönetişim standartları, denetim ve etik ilkelerine ilişkin ciddi endişelerin” yönetim kuruluna iletilmesinin ardından gerçekleştiğini duyurdu.
Albert Manifold ise bu değerlendirmelere katılmadığını belirterek, “hiçbir açıklama yapılmadan” görevden alındığını söyledi. Ayrılığının ardından yaptığı açıklamada Manifold, şirketteki “aşırı harcama” kültürünü de eleştirdi.
Geçtiğimiz yılın sonunda Financial Times, Aralık ayında görevinden ayrılan BP CEO’su Murray Auchincloss’un istifası öncesinde, iş modelinde radikal bir değişim konusunda ısrar eden Manifold ile defalarca karşı karşıya geldiğini yazmıştı.
Diplomasi
Azak Denizi’ndeki saldırıda iki denizcinin daha naaşı bulundu

Azak Denizi’nde yük gemilerine düzenlenen insansız hava aracı saldırısında hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı denizcilerin naaşlarına ulaşılırken, 19 mürettebatın tahliye süreci tamamlandı. Azerbaycan Dışişleri, saldırıda ölen dört vatandaşının kimliklerinin belirlendiğini ve cenazelerin kısa süre içinde ülkeye gönderileceğini duyurdu.
Azak Denizi’nde sivil gemilere yönelik düzenlenen saldırının ardından, hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı iki denizcinin daha naaşına ulaşıldı.
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, son bulgularla birlikte saldırıda yaşamını yitiren dört Azerbaycan vatandaşının tamamının naaşlarının bulunduğu bildirildi.
Bakanlık, kimlikleri tespit edilen denizcilerin 1969 doğumlu Gismet Aliyev ve 1981 doğumlu Fuad Orujov olduğunu açıkladı.
Hayatını kaybedenlerin naaşlarının, gerekli resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde Azerbaycan’a nakledileceği belirtildi.
Cenazelere, nakil sürecinde Yeysk şehrine gelen iki refakatçinin eşlik edeceği kaydedildi.
Saldırıdan kurtulan diğer Azerbaycan vatandaşlarının durumuyla ilgili de bilgi paylaşan bakanlık, 19 vatandaşın halihazırda yola çıktığını duyurdu.
Tahliye edilen bu grubun 9 Haziran günü öğle saatlerinde Azerbaycan’a varması bekleniyor.
Saldırıya uğrayan gemilerde 25 Azerbaycan vatandaşı vardı
Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın daha önce paylaştığı verilere göre, 5 Haziran gecesi Azak Denizi’nde Taganrog yakınlarında seyreden Natra ve Zircon adlı yabancı bandıralı iki kargo gemisi insansız hava araçlarının hedefi oldu. Saldırı sırasında gemilerde toplam 25 Azerbaycan vatandaşının görev yaptığı açıklandı.
Rusya makamlarından Azerbaycan’a iletilen ilk bilgilerde, saldırı sonucunda beş kişinin hayatını kaybettiği ve üç kişinin yaralandığı belirtilmişti.
Yaralanan denizcilerin Yeysk şehir hastanesinde tedavi altına alındığı ifade edildi. Azerbaycan tarafı, daha sonra yaptığı güncellemede hayatını kaybeden beş denizciden birinin Rusya vatandaşı olduğunun tespit edildiğini bildirdi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı, hayatını kaybeden Azerbaycanlı denizcilerin ailelerine ve yakınlarına taziye dileklerini iletti.
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nın Karadeniz ve Akdeniz havzalarında sivil gemilere yönelik hava ve deniz dronlarıyla düzenlenen saldırıların arkasında kimlerin olduğuna dair bilgi sahibi olduğunu ifade etti.
Görüş1 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş1 hafta önceÇok kutupluluğun çift yönlü asimetrisi: Yeni dünya dengesini nasıl bulacak?
Dünya Basını1 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Görüş2 hafta önceBüyük Güç Rekabetinden Stratejik İstikrara: Çin-ABD İlişkilerinde Yeni Yönelim
Dünya Basını2 hafta önceKomünizme karşı siper olarak Siyonizm
Görüş6 gün önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Diplomasi5 gün önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Rusya2 hafta önceFSB Direktörü: Batı, BDT ülkelerine yapay zeka kullanarak renkli devrim planlıyor









