Bizi Takip Edin

Avrupa

NATO, Afganistan’dan kalan mali kaynakları Ukrayna’ya aktarabilir

Yayınlanma

NATO ülkeleri, daha önce Afgan güvenlik güçlerine destek için kullanılan bir fondan arta kalan paraları Ukrayna’ya destek için kullanmayı değerlendiriyor.

Politico’ya konuşan beş batılı yetkilinin aktardığına göre, daha önce Afgan Ulusal Ordusu Vakıf Fonu adı altında Afgan askerlerini eğitip donatmada kullanılan paranın bir kısmı, Kiev’in talebi üzerine Rusya’ya karşı savaşa aktarılabilir. 

Meblağın 3,4 milyar dolar civarında olduğu belirtiliyor. Haberde, Afgan fonunun Ukrayna’ya aktarılmasının NATO ittifakı içinde pek tartışma yaratmadığı da vurgulanıyor. 

Bir ayı aşkın süredir tartışılıyor

Afgan vakıf fonundan gelecek paranın kısa vadede geçici bir önlem olarak görülebileceği belirtiliyor. Transferin, NATO birliğinin anahtar olduğu bir dönemde, savaşın bu kritik anında ittifak içindeki gerilimleri hafifletmek için de kullanılabileceği düşünülüyor.

NATO yetkililerinin Afganistan fonundan Ukrayna’ya para transferinin bir aydan uzun bir süredir tartışıldığını bildirdiler. Fon dondurulmuştu ve burada biriken paranın tek tek ülkelere geri verilmesi ya da başka bir yere aktarılmasına ilişkin mekanizmalar üzerinde çalışmalar sürüyordu. 

Paranın kullanımı her bağışçı ülkenin kendi kararına bırakılıyor. Fakat bazı NATO ülkeleri, fonun bir kısmının ya da tamamının Ukrayna için kullanılmasını istiyor.

Hollanda, Norveç ve Litvanya başı çekiyor

Rusya-Ukrayna savaşı başladığından bu yana NATO ülkeleri Ukrayna’ya on milyarlarca dolar silah yardımı ve insani yardım yaptı. Afgan fonundan gelecek para Ukrayna’nın savaş çabalarında kışı geçirmesini sağlamaktan uzak; ama Kiev’e yardım eden küçük ülkelerin üzerlerinde yükü azaltabilir ve onlara yardımlarını artırma fırsatı tanıyabilir.

Fonun bağışçı ülkelere aktarılması zaten başlamıştı. ABD, Vakıf Fonu’nun katkıcıları arasında değil. Bağışçılardan Hollanda, 134 milyon dolarlık katkısının en azından bir kısmını Ukrayna’ya göndermeyi planlıyor. Hollanda şimdiye kadar Ukrayna’ya 26 milyon dolarlık yardım yaptı.

Hollanda’nın yanı sıra Norveç ve Litvanya da bu fonu Ukrayna’ya göndermeyi planlıyor. 

Avrupa

ifo: Almanya beklentilerin üzerinde büyüyecek

Yayınlanma

Almanya ekonomisi, yıllar süren durgunluğun ardından nihayet bir dönüm noktasına gelmiş olabilir.

Avrupa’nın en büyük ekonomisinin bu yıl yüzde 1,4 oranında büyüyeceği tahmin ediliyor.

Ekonomi araştırma enstitüsü ifo bu tahminini perşembe günü açıkladı ve önceki tahminini 0,6 puan yukarı çekti.

Enstitü, 2027’de yüzde 1,2 ve 2028’de yüzde 0,8 büyüme öngörüyor.

Enstitü, yurtdışı talebindeki güçlenme ile altyapı, iklim önlemleri ve savunma alanlarında Alman hükümetinin artan harcamalarının, enerji fiyatlarındaki şokun ve bu yılki kavurucu havanın ardından ülkedeki nehirlerdeki su seviyelerinin düşmesinin etkisini telafi etmeye yardımcı olacağını savundu.

“Alman ekonomisindeki toparlanma devam ediyor,” diyen ifo’nun ekonomik tahminler başkanı Timo Wollmershäuser, özellikle krizden etkilenen sanayi sektöründe iyileşme işaretlerine dikkat çekti.

Bu tahmin, Bundesbank Başkanı Joachim Nagel’in değerlendirmesinden daha iyimser.

Nagel, Çarşamba günü Le Monde gazetesinde yayınlanan bir röportajda, Almanya’nın bu yıl yaklaşık yüzde 1 büyüme yolunda olduğunu belirtmişti.

Ama bu oran da Bundesbank’ın Haziran ayında yaptığı yüzde 0,5’lik tahmininin iki katı.

ifo ayrıca 2027 yılı büyüme tahminini 0,4 puan yukarı çekti.

Bu revizyonlar, Almanya Federal İstatistik Ofisi’nden gelen güncellenmiş tarihsel verileri ve ekonominin temel dinamiklerine ilişkin daha olumlu bir değerlendirmeyi yansıtıyor.

Enflasyonun bu yıl yüzde 2,8’e, gelecek yıl ise yüzde 3’e ulaşması ve ardından 2028’de yüzde 2,3’e gerileyerek Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) hedefine yaklaşması bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Alman şirketler, Çinli rakiplerinden gelen baskının giderek arttığını hissediyor

Yayınlanma

Alman Ticaret ve Sanayi Odaları Birliği (DIHK) tarafından açıklanan ankete göre, Alman şirketleri, Çinli rakiplerinden gelen rekabet baskısını giderek daha fazla hissediyor.

Anket sonuçlarına göre şirketlerin yarısından fazlası, haksız rekabet olarak gördükleri duruma karşı AB’nin daha sert önlemler almasını destekliyor.

Ankete katılan 1.300 şirketin üçte ikisi, Çinli rakiplerin kendileri üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti; bu oran sanayi firmaları arasında %83’e yükseldi.

DIHK Dış Ticaret Başkanı Volker Treier, “Çin ile rekabet yeni bir boyuta ulaştı. Çinli şirketler artık sadece hacim ve fiyat açısından rekabet etmiyor. Teknolojik açıdan güçlü, yenilikçi ve uluslararası alanda giderek daha fazla varlık gösteriyorlar,” diye konuştu.

Alman sanayisinden Merz’e Çin baskısı

Anket, şirketlerin %55’inin, fiyat artışları, gümrük vergileri, bürokrasi veya kendi işletmelerine yönelik misilleme gibi dezavantajlar doğurabilse bile, piyasa bozulmalarına karşı AB’nin daha sert önlemler almasını desteklediğini, %37’sinin ise buna karşı çıktığını ortaya koydu.

Şirketler, Çin’e karşı koordineli bir Avrupa tutumu ve stratejik bağımlılıkların azaltılmasını talep ederken, genelleştirici bir yaklaşıma karşı uyarıda bulundular.

Treier, “Bu bir ticaret savaşı çağrısı değil,” dedi ve ekledi:

“Avrupa, rekabetin bozulmasına kararlılıkla müdahale etmeli ve buna karşı koymalı fakat genel geçer önlemlerle kendine zarar vermemeli.”

Okumaya Devam Et

Avrupa

Norveç’te Rus gemisi bağlandı: Moskova karara itiraz edecek

Yayınlanma

Norveç makamları, Ukrayna enerji şirketi Naftogaz’ın başvurusu üzerine Rus araştırma gemisi Profesör Molçanov’u Şpitsbergen Takımadaları’nda haczederek bağladı. Tedbir kararının, Rusya’nın Kırım’daki varlıklara ilişkin 4,22 milyar dolarlık tahkim borcunu tahsil etme girişimi kapsamında alındığı bildirildi.

Norveç makamları, Rusya Hidrometeoroloji ve Çevresel İzleme Servisine (Rosgidromet) ait olan ve Şpitsbergen Takımadaları’na kargo ile yolcu taşıyan “Profesör Molçanov” adlı araştırma gemisini Barentsburg Limanı’nda haczederek bağladı.

İşlemin, Ukrayna’nın kamu enerji şirketi Naftogaz’ın talebi üzerine gerçekleştirildiği bildirildi.

Şpitsbergen Emniyeti Operasyon Birimi Müdürü Hakon Finstad, Norveç’in Aftenposten gazetesine yaptığı açıklamada, “Şpitsbergen polisi, Nord-Troms ve Senja Bölge Mahkemesinden Profesör Molçanov gemisine haciz konulması ve alıkonulmasına yönelik müzekkere aldı. Polis, gemiyi bugün Barentsburg’da haczetti” dedi.

Haciz kararı Naftogaz tarafından da doğrulandı. Şirket, tedbirin Norveç’teki yerel bir mahkemenin 31 Ağustos tarihli kararına dayandığını duyurdu.

Açıklamada, haczin Rusya’nın aleyhine hükmedilen 4,22 milyar dolarlık tahkim kararı ile faiz ve yargılama giderlerinin tahsilini güvenceye alma amacını taşıdığı kaydedildi.

Lahey’deki Kırım kararı

Naftogaz açıklamasında söz konusu 4,22 milyar dolarlık alacağın hangi tahkim kararına dayandığı ayrıntılandırılmadı.

Reuters’ın aktardığı bilgilere göre Lahey’deki tahkim mahkemesi, Nisan 2023’te Rusya’yı Kırım’daki varlıklar nedeniyle Naftogaz’a 4,22 milyar dolar tazminat ödemeye mahkum etmişti.

Rusya Adalet Bakanlığı ise Moskova’nın Naftogaz davasında Lahey’deki tahkimin yetkisini tanımadığını ve bu nedenle yargılama sürecine katılmadığını açıklamıştı. Rus yönetimi, 2014 yılındaki referandumların ardından Kırım’ın Rus toprağı olduğunu savunuyor.

Rusya Uzak Doğu ve Arktik Bölgesini Geliştirme Bakanı Aleksey Çekunkov, gemi mürettebatının güvende olduğunu bildirdi. Bakan Çekunkov, Rus hukukçuların haciz kararına itiraz edeceğini vurgulayarak, “Bu, uluslararası hukukun ihlalidir” değerlendirmesinde bulundu.

MarineTraffic verilerine göre gemi, Moskova saatiyle 20.30 itibarıyla Şpitsbergen Takımadaları’ndaki Barentsburg Limanı’nda demirli bulunuyor.

Rosgidromet envanterine 2011 yılında araştırma gemisi olarak giren Profesör Molçanov, kurumun verilerine göre 1983 yılında Finlandiya’da inşa edildi.

1753 grostonluk, 71,06 metre uzunluğunda ve 12,8 metre genişliğindeki gemi, 70 güne kadar ikmalsiz seyir yapabilme kapasitesine sahip. Adını ilk telsizli meteoroloji balonunu geliştiren Rus meteorolog Pavel Molçanov’dan alan ve 1991’den beri kutup ve okyanus araştırmalarında kullanılan araç, 20 kişilik mürettebat dahil 80 yolcu taşıyabiliyor.

Profesör Molçanov, Haziran 2025’ten itibaren Şpitsbergen’e düzenli kargo ve yolcu seferleri düzenlemeye başladı. Bu yıl takımadalara yönelik ilk seferine mart ayında Murmansk’tan çıkan gemi; bölgeye teknik malzeme, gıda ürünleri ile bilim insanları, madenciler ve ailelerini taşıdı.

Arktikugol Genel Müdürü İldar Neverov, Murmansk-Barentsburg hattında 2026 yılı için toplam 10 gidiş-dönüş seferi planlandığını açıklamıştı.

Devlet işletmesi Arktikugol, Rusya’nın Şpitsbergen Takımadaları’ndaki ekonomik ve resmi varlığının temel yürütücüsü konumunda.

Bu varlığın hukuki dayanağını ise 1920 tarihli Paris Antlaşması (Şpitsbergen Antlaşması) oluşturuyor. Antlaşma, takımadalar üzerinde Norveç egemenliğini teyit ederken, taraf tüm ülkelere bölgede ticari, bilimsel ve ekonomik faaliyet yürütme konusunda eşit haklar tanıyor. Sovyetler Birliği bu antlaşmaya 1935 yılında katılmıştı.

Gemiyi Şpitsbergen turlarında kullanan Morskaya Praktika keşif merkezinin internet sitesinde, takımadalara son seyahatlerin 11-24 Ağustos 2026 ve 25 Ağustos-7 Eylül 2026 tarihlerinde yapıldığı, tur fiyatlarının 300 bin rubleden başlayıp 1 milyon rubleye kadar çıktığı bilgisi yer aldı.

Moskova’dan gemi el koymalarına karşı misilleme uyarısı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini alıkoyması halinde Rusya’nın mütekabiliyet esasıyla yanıt vereceğini söylemişti.

Kimi ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin seyrini engellemeye çalıştığını savunan Putin, “Son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve gasp ettikleri mallarımızı satma yoluna kadar başvurdular” diyerek bunu korsanlık ve haydutluk olarak nitelendirmişti.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Batılı ülkelerin bu adımlarına karşı Moskova’nın yanıt hedeflerini bizzat belirleyeceğini açıklamıştı.

Lavrov, “Ancak bu yanıt mutlaka o sözde barışseverlerin hukuksuzluklarını sergilediği aynı sularda olmak zorunda değil. Hedefleri kendimiz seçeceğiz. Hedeflerimiz, haydutluk ve korsanlığı resmi politika ilan eden ülkelerin menfaatine çalışan gemiler olacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English