Bizi Takip Edin

Diplomasi

Xi, Avrupa ve NATO ile artan gerilim karşısında Macaristan ve Sırbistan’a güveniyor

Yayınlanma

Çin geçtiğimiz ekim ayında Kuşak ve Yol Forumu’nda yabancı liderleri ağırladığında, Sırp ve Macar liderler konuk listesindeki tek iki Avrupalı isimdi.

Altı ay sonra her iki isim de Devlet Başkanı Xi Jinping’in Fransa’yı da kapsayan Avrupa ziyareti programında yer alıyor. Çin lideri Fransa’nın ardından Belgrad’a vardı.

Ziyaret, artan ticari gerilimler ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle Avrupa Birliği ile artan sürtüşmelerin ortasında gerçekleşiyor.

Macaristan’ın blok içinden, Sırbistan’ın ise blok dışından olmak üzere Brüksel ile gerilimleri olan iki dost ülkenin ziyaret için seçilmesi analistler tarafından “güvenli” bir tercih olarak görülüyor.

Bu gözlemcilerden bazıları turun Çin’e Avrupa’da nasıl görüldüğünü ölçme fırsatı sunmasının yanı sıra kurulan bağları sağlamlaştıracağını ve Batı ile ilişkilerinde süregelen bir yarayı vurgulayarak çok kutuplu dünya vizyonunu ortaya koyacağını düşünüyor.

Xi’nin Sırbistan ziyaretinin, NATO’nun Kosova’ya müdahalesi sırasında Belgrad’daki Çin Büyükelçiliğinin ölümcül bir şekilde bombalanmasının 25. yıldönümüne denk gelmesi dikkat çekici.

ABD’ye açık mesaj

Sırbistan merkezli BFPE for a Responsible Society adlı vakfın program koordinatörü Stefan Vladisavljev, “Ziyaretler Çin ve Avrupa arasındaki çağdaş ilişkilerde kesinlikle bir dönüm noktası olacak” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Vladisavljev, yıldönümü zamanlamasının hem Çin’deki hem de Sırbistan’daki izleyicilere bir mesaj göndereceğini söyledi.

Vladisavljev, “Bu ortak mağduriyet anı, her iki ülkede de çok belirgin olan sembolizmin yaratılmasında önemli bir rol oynadı – Batı’yı düşman olarak sunma ihtiyacı” dedi.

Vladisavljev uzun vadede bunun “bir tarafta Çin ve Sırbistan, diğer tarafta NATO etrafında toplanan ülkeler arasında mesafe yarattığını” ancak şimdilik asıl odak noktasının iç sahne olduğunu söyledi.

Renmin Üniversitesi’nde Avrupa çalışmaları uzmanı olan Wang Yiwei, anma töreninin NATO’nun genişlemesinin olumsuz etkilerine odaklanacağını, ancak Washington ile gerilimin azalması ışığında ABD’nin ana hedef olmasını beklemediğini söyledi.

Wang, “Çok kutuplu bir dünyanın kurulması ve uluslararası ilişkilerin demokratikleşmesi, bence bunlar Çin’in iletmek istediği mesajlar” dedi ve ekledi: “Avrupalılar Avrupa’nın güvenliği ve düzeni için daha fazla sorumluluk üstlenmelidir, aksi takdirde mağdur olacaklardır. “

Xi en son 2016 yılında Sırbistan’ı ziyaret ettiğinde – 32 yıl sonra bir Çin devlet başkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti – ilk halka açık etkinliği bombalamanın gerçekleştiği yerde “ABD liderliğindeki NATO güçleri” tarafından gerçekleştirilen “barbarca” saldırının kurbanlarına saygılarını sunmak oldu.

Amerikan füzeleri binada bulunan üç Çinli gazeteciyi öldürmüş ve 20 diplomatı yaralamıştı. ABD bombardımanın bir kaza olduğunda ısrar ederek hatalı haritaları suçladı ve Çin’den özür diledi. Pekin bunu kabul edilemez bularak reddetti ve olay, Çin’deki Amerikan elçiliğinin kuşatılması da dahil olmak üzere ülke çapında ABD ve NATO karşıtı yaygın protestolara yol açtı.

Xi: Asla unutmayacağız

Yaşanan travma bugün de yankılanmaya devam ediyor. Salı günü Sırp gazetesi Politika’da yayınlanan imzalı bir makalede Xi, NATO’nun elçiliği “alçakça” bombaladığını ve üç gazetecinin (Shao Yunhuan, Xu Xinghu ve eşi Zhu Ying) öldüğünü söyledi.

“Bunu asla unutmamalıyız. Çin halkı barışa değer vermektedir, ancak böylesi trajik bir tarihin tekerrür etmesine asla izin vermeyeceğiz. Yurttaşlarımızın kanıyla yoğrulan Çin-Sırbistan dostluğu, Çin ve Sırp halklarının ortak hafızasında kalacak ve büyük adımlarla ilerlememiz için bize ilham verecektir” diye yazdı.

ABD, İngiltere ve Avustralya arasındaki AUKUS güvenlik anlaşmasının Japonya’yı de içine alarak genişleme hamlesi Çin’in tepkisini çekiyor ve Pekin bu hareketin bölgede kendisine karşı NATO benzeri bir blok oluşturacağı uyarısında bulunuyor.

Pekin ayrıca transatlantik grubun doğuya doğru genişlemesinin Ukrayna savaşını körüklediğini söyleyerek Belgrad elçiliğinin bombalanmasını emsal olarak gösterdi.

Çin-Sırbistan ‘dostluğunu’ pekiştirme

Xi’nin Sırbistan gezisinde Avrupa’nın en büyüklerinden biri olan ve eski büyükelçiliğin yerine inşa edilen Çin Kültür Merkezi’nin açılışını kutlaması ve gezinin Pekin ile Belgrad arasındaki yakın ilişkiyi vurgulaması bekleniyor.

Çin Dışişleri Bakanlığı Xi’nin Sırp mevkidaşı Aleksandar Vučić ile görüşmesinde iki taraf arasındaki ilişkilerin geliştirilmesini ele alacağını açıkladı.

Pekin, Sırbistan’ı Pakistan ve Kamboçya gibi sadece sınırlı sayıda en güvendiği ülkeye verdiği bir unvan olan “sağlam dost” olarak nitelendiriyor.

Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’ne göre Çin, 2020-2023 yılları arasında Rusya’nın ardından Sırbistan’ın en büyük ikinci silah tedarikçisi oldu.

Sırbistan şu anda FK-3 karadan havaya savunma sistemi ve CH-92A savaş uçağı kullanan tek Avrupa ülkesi ve ayrıca orta menzilli füzeler ve nakliye uçakları da tedarik edildi.

Vladisavljev, Ukrayna müdahalesinin ardından Sırbistan’da Rusya ile yakın ilişkileri teşvik etmenin daha az popüler hale geldiğini ve Çin’in doldurabileceği bir boşluk bıraktığını söyledi.

“Sırbistan [gezi için] güvenli bir seçim,” dedi ve ekledi: “Çin Devlet Başkanı’nın sıcak bir şekilde karşılanacağı dost bir ülkeye ziyaret olması bekleniyor.”

İki tarafın “elde edilen kilometre taşlarını kutlamasının” beklendiğini, aynı zamanda yeni bir ortak proje açıklamalarının da beklendiğini söyledi.

Ayrıca Vučić’in Xi’nin son yılların en yüksek profilli ziyaretlerinden biri olarak tanımladığı ziyaretini iç politikada çok ihtiyaç duyulan bir “kazanım” elde etmek için kullanmasını bekliyor.

Xi’ye göre bunun nedeni “başta Kosova ile ilişkilerden kaynaklananlar olmak üzere kayıp olarak görülen bazı senaryoların gelişmesi”.

Son aylarda Kosova’da etnik Arnavutlar ve Sırplar arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle tansiyon yükseliyor. Ekim ayında NATO, Belgrad’ın “yalan” olarak nitelendirdiği Sırbistan’ın sınıra güç yığdığına dair haberlerin ardından daha fazla asker konuşlandırdı.

Bu arada Sırbistan, Kosova’nın bağımsızlığının tanınması anlamına geleceği endişesiyle Avrupa Konseyi gibi uluslararası kurumlara katılması için Avrupa çapında verilen geniş desteğe karşı koymaya çalışıyor.

Diğer yandan iki ülke arasındaki ekonomik bağlar da güçlü; Sırbistan’ın resmi rakamlarına göre Çin, Almanya’nın ardından Sırbistan’ın en büyük ikinci ticaret ortağı.

İki ülke sadece aylar süren müzakerelerin ardından geçen yıl bir serbest ticaret anlaşması imzaladı ve Çin artık ülkenin ana yabancı yatırım kaynağı.

Demiryolu öncelikli

Belgrad, Kuşak ve Yol Girişimine katılan ilk Avrupa ülkelerinden biri oldu ve küresel altyapı geliştirme stratejisi için önemli bir merkez ve Avrupa’ya açılan bir kapı haline geldi.

Bunun sonucunda ortaya çıkan en yüksek profilli yatırımlardan bazıları, Hebei merkezli HBIS Group tarafından satın alındıktan altı ay sonra kâra geçmeye başlayan Smederevo’daki daha önce zarar eden bir çelik fabrikası ve Belgrad ile Macaristan’ın başkenti Budapeşte arasındaki amiral gemisi demiryolu bağlantısı.

Renmin Üniversitesi’nden Wang, demiryolunun Xi’nin Avrupa turu için bir öncelik olacağını söyledi.

“Macaristan-Sırbistan demiryolu Avrupa’nın altyapısı için büyük bir destek” dedi ve ekledi: “Gelecekte Çin ve Avrupa arasında yatırım, üretim ve yerelleştirme alanlarındaki işbirliğinin de güçlendirilmesi gerekiyor.”

Macaristan Çin’e desteği önemli

Xi’nin Avrupa turunun son durağı çarşamba ve cuma günleri arasında ziyaret edeceği Macaristan. Bu onun devlet başkanı olarak ilk ziyareti olacak.

AB ve NATO’nun Pekin’e karşı daha sert bir tutum benimsemesiyle birlikte, Macaristan’ın her iki grubun da üyesi olarak verdiği destek Çin için giderek daha önemli hale geldi.

Çin’in üst düzey diplomatı Wang Yi geçtiğimiz hafta Macaristan’ı temmuz ayında AB dönem başkanlığını devraldıktan sonra Çin’e karşı “akılcı ve dostane bir bakış açısı” geliştirmeye çağırdı.

Tsinghua Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Shi Zhiqin, AB’nin Çin algısının değiştiğini söyledi.

“Eğer her şey güvenliği vurgularsa, yani aşırı derecede güvenlikleştirilir ve siyasallaştırılırsa, o zaman işbirliği için pek çok fırsat kaybedilir ve bu da günümüzün küreselleşme eğilimine uygun değildir” dedi.

AB bir bütün olarak Çin ile ilişkilerini “riskten arındırmaya” ve ekonomik tedarik zinciri bağımlılıklarını azaltmaya çalışırken, Başbakan Viktor Orban yönetimindeki Macaristan özellikle elektrikli araç ve batarya üretimi sektörlerinde daha fazla yatırım çekmek için çabalarını iki katına çıkardı.

Macaristan Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, Pekin’e yaptığı son ziyaretin ardından, Kuşak ve Yol Girişimi kapsamındaki demiryolu projelerine daha fazla fon sağlanacağını ve Çin devlet firması Fiberhome Telecom Tech’in ülkede optik kablo üretimi için bir üs kurmak üzere 22 milyon ABD doları tutarında bir yatırım yapacağını açıkladı.

Xi, turun Sırbistan ve Macaristan ile mevcut ilişkileri “derinleştirmesini” ve gelecekte “daha da iyi” bir işbirliğiyle sonuçlanmasını beklediğini söyledi.

Bu hafta başında Xi, Çin’in Paris ile diplomatik bağlar kurmasının sırasıyla 60. yıldönümünü kutlamak üzere Fransa’daydı.

Ancak uzmanlar bu sembolizmin ötesinde tüm ziyaretin Avrupa’daki “Çin algısını” değiştirmek için bir fırsat olabileceği görüşünde.

Diplomasi

Almanya, Rusya ile Ukrayna diyaloğu için fırsat görüyor

Yayınlanma

Almanya hükümeti yetkilileri, Rusya ile Avrupa arasında Ukrayna çatışmasına ilişkin müzakerelerin yeniden başlaması için kademeli olarak bir diyalog penceresinin açıldığını belirtiyor. Reuters’a konuşan Berlin kaynakları sürecin haftalar değil aylar alacağını öngörüyor.

Almanya hükümetinden ismi açıklanmayan bir yetkili, Rusya ile Avrupa arasında Ukrayna çatışmasına yönelik müzakerelerin yeniden başlaması için kademeli olarak bir diyalog penceresinin açıldığını gördüklerini belirtti.

Reuters haber ajansının aktardığına göre, Alman hükümet temsilcisi gazetecilere yaptığı açıklamada, bu müzakerelerin muhtemelen haftalar değil, aylar alacak bir mesele haline geleceğini ifade etti.

Hazırlık sürecinin karmaşık olacağını dile getiren yetkili, Avrupa’nın temel görevinin tüm taraflarca kabul edilecek ve tanınacak etkili bir diplomatik mekanizma oluşturmak olduğunu kaydetti.

Şu an için sürece kimin liderlik edeceği sorusunun açıkta kaldığını belirten kaynak, Birleşik Krallık, Almanya ve Fransa’dan oluşan üçlünün bu konuda önemli bir rol oynamaya devam etmesinin muhtemel olduğunu aktardı.

Kaynak ayrıca, Berlin’in Washington ile rekabet etmek yerine koordinasyon içinde hareket edilmesi gerektiğinin altını çizdiğini belirtti.

Reuters, söz konusu kaynağın açıklamalar yaptığı brifing sırasında potansiyel arabulucular konusunun da ele alındığını yazdı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Aralık 2025’te yaptığı açıklamada, Moskova’nın daha önceki önerileri temelinde çatışmayı barışçıl yollarla sonlandırmaya hazır olduğunu ifade etmişti.

Bu öneriler arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk Halk Cumhuriyeti, Lugansk Halk Cumhuriyeti, Herson ve Zaporojye bölgelerinin idari sınırlarından çekilmesi de yer alıyordu. Putin, çatışmanın ancak temel nedenlerin ortadan kaldırılmasıyla barışçıl yollarla çözülebileceğini söylemişti.

Mayıs ayında Putin, Avrupa tarafında tercih edilen müzakerecinin eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder olduğunu ifade etmişti.

Alman hükümet kaynaklarına dayandırılan Der Spiegel, Süddeutsche Zeitung, ARD-aktuell ve Tagesspiegel haberlerine göre Berlin bu fikre şüpheyle yaklaştı.

Avrupa Birliği üyesi ülkelerin dışişleri bakanları ise Schröder’in müzakerelere katılımı olasılığını reddetti. Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, eski şansölyenin böyle bir durumda masanın her iki tarafında da oturmuş olacağını dile getirdi.

Rusya cephesinde ise Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Ukrayna çatışmasına ilişkin müzakerelerin askıda kalmaya devam ettiğini bildirdi.

Peskov, buna karşın Moskova’nın Washington ile mevcut kanallar üzerinden temaslarını sürdürdüğünü ve tarafların düzenli olarak iletişim kurduğunu açıkladı.

Daha önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de benzer bir duruma işaret ederek, belirli temasların korunduğunu gizlemeyeceğini ancak halihazırda doğrudan müzakerelerin yürütülmediğini ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

“Beş Göz” istihbarat servislerinden Çin ve LinkedIn uyarısı

Yayınlanma

“Beş Göz” uluslararası istihbarat ittifakına üye teşkilatlar, Çinli casusların ABD ve müttefiklerine karşı taktiksel bir avantaj elde etmek amacıyla hükümet ve askeri personeli kendi saflarına çekmeye ve güvenlerini sarsmaya çalıştıkları konusunda uyarıda bulundu.

ABD, Avustralya, Birleşik Krallık, Kanada ve Yeni Zelanda istihbarat teşkilatları, nadir görülen bir ortak bildiride, Çin’in gizli bilgilere erişim sağlamak için LinkedIn ve Indeed gibi profesyonel ağ sitelerini ve iş platformlarını giderek daha fazla kullandığını ileri sürdü.

Bildiride, Beş Göz teşkilatlarının hassas bilgileri teslim eden kişilerin vakalarını ortaya çıkardığı ve bunun cezai kovuşturmalara yol açtığı belirtildi.

Çinli istihbarat görevlileri ve suç ortakları, danışman, insan kaynakları uzmanı veya düşünce kuruluşu personeli gibi davranarak, dış politika ve savunma analisti gibi pozisyonlar için çevrimiçi iş ilanları yayınlıyor.

Ortak açıklamada, Çinli casusların “nihai olarak Çin’e Beş Göz üzerinde stratejik ve taktiksel bir avantaj sağlayabilecek ayrıcalıklı askeri, siyasi ve ekonomik istihbarat elde etmeyi amaçladıkları” belirtildi.

Açıklamaya göre, Batılı istihbarat birimleri, hedef alınanlar arasında en üst düzey güvenlik iznine sahip kişiler ve Hint-Pasifik bölgesinde görevli olanlar da dahil olmak üzere askeri personelin bulunduğunu değerlendirdi.

Buna göre Çin devletinin hedefleme çabaları, akademisyenlere, gazetecilere ve serbest yazarlara da uzanıyor.

Beş Göz ajansları, Çin, savunma ve Hint-Pasifik ile ilgili hassas bilgilere dayalı raporların hazırlatılmasını da içeren, işe alım operasyonları için beş aşamalı bir plan belgeledi.

Çin’in rapor başına birkaç yüz ila birkaç bin dolar arasında ödeme yapmaya hazır olduğu belirtildi.

Açıklama, “Bazı veri türleri, cephedeki askeri veya diğer personelin hayatını tehlikeye atabilir, iktisadi refahımızı zayıflatabilir ve demokratik süreçlerimize müdahaleye olanak sağlayabilir” dedi ve gizli olmayan bilgilerin bile, istihbarat kurumlarının halihazırda elde ettiği diğer bilgilerle birleştirildiğinde Çin devleti için faydalı olabileceğini ekledi.

Bülten ayrıca, bilgi sızdıran kişilerin casusluk yasaları kapsamında cezai kovuşturmaya maruz kalabileceğini de belirtti.

Bu uyarı, geçen yıl Çinli ajanların LinkedIn’i kullanarak İngiliz milletvekillerini hedef aldığına dair önceki MI5 uyarısının ardından geldi.

Birleşik Krallık Güvenlik Bakanı Dan Jarvis yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık’ın “Çin dahil çeşitli devletlerin düşmanca eylemleriyle mücadele etmeye devam edeceğini” söyledi.

Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti’nin (KDHC) de büyük şirketlere erişim sağlamak için sahte uzaktan çalışan BT çalışanları kullandığı ileri sürüldü.

Google’ın Tehdit İstihbarat Grubu tarafından kısmen ortaya çıkarılan bu ülkenin metodolojisinin, devlet hedeflerini yerine getirme ve kişisel mali kazanç elde etme gibi “çift motivasyonu” beslediği ve bu durumun onları özellikle tehlikeli kıldığı belirtildi.

Jarvis, yeni uyarıya rağmen Birleşik Krallık’ın Çin ile diplomatik ilişkilerini sürdüreceğini belirtti:

“Çin ile ilişkiler kurmanın ulusal çıkarlarımıza uygun olduğu konusunda netiz; en azından bu, MI5 ve ortaklarımız tarafından ortaya çıkarılan bu faaliyet gibi hoş görmeyeceğimiz davranışlara doğrudan karşı çıkmamızı sağlarken, Birleşik Krallık için açık faydalar sağlayan alanlarda işbirliği yapmamızı mümkün kılıyor.”

Okumaya Devam Et

Diplomasi

AfD’li Frohnmaier, Petersburg’da Gazprom şefi Miller ile görüştü

Yayınlanma

Almanya için Alternatif (AfD) partisinin üst düzey yetkililerinden Markus Frohnmaier, Gazprom’un patronu Aleksey Miller ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bir başka yakın danışmanıyla bir araya geldi.

Partinin dış politika sözcüsü Frohnmaier, St. Petersburg ziyareti sırasında Rusya’nın enerji devi Gazprom’un CEO’su Aleksey Miller ile bir araya geldi.

Alman milletvekili, St. Petersburg’da düzenlenen ekonomi forumuna katılmak üzere Rusya’ya gitmişti.

Aynı zamanda AfD’nin Federal Meclis’teki genel başkan yardımcısı olan Frohnmaier, Rusya’nın varlık fonu başkanı Kirill Dmitriev ile de görüştü.

Dmitriev, X’te paylaştığı mesajda, “Almanya’nın en popüler partisi olan AfD ile birlikte harika bir GELECEK inşa etmeyi sabırsızlıkla bekliyorum,” diye yazdı.

Frohnmaier, görüşmelerinin odak noktasının Kuzey Akım boru hatlarının yeniden açılması ve Avrupa’nın en büyük ekonomisine Rus gazı tedarikinin yeniden başlatılması fikri olduğunu söyledi.

Anketler, AfD’nin bu yılın sonlarında, Kuzey Akım boru hatlarının sonlandığı Mecklenburg-Vorpommern dahil olmak üzere, iki doğu Almanya eyaletindeki seçimlerde birinci olacağını gösteriyor.

Komşu Saksonya-Anhalt’ta ise AfD, mutlak çoğunluğu kazanıp iktidara gelmeye çok yakın görünüyor.

Gazprom, çarşamba günü Telegram kanalında yaptığı bir paylaşımda, Frohnmaier ile Miller arasındaki toplantının Alman tarafı tarafından istendiğini belirtti.

Taraflar, Gazprom’un “Almanya’da son beş yılın en düşük gaz depolama seviyeleri” olarak nitelendirdiği durum da dahil olmak üzere Avrupa’daki enerji durumunu görüştü.

Frohnmaier toplantı sonrasında sosyal medyada şu bilgileri paylaştı:

“Almanya ciddi bir iktisadi düşüş sarmalının içinde sıkışmış durumda ve bunun temel nedenlerinden biri, tüm ekonomimizi pahalı hale getiren, şirketleri taşınmaya zorlayan ve vatandaşlara her gün yük olan yüksek enerji maliyetleri. Rusya, en önemli gaz ve petrol tedarikçisiydi. Bu nedenle, Kuzey Akım’ın yeniden başlatılması ve Rusya ile ticari ilişkilerin yeniden kurulması da dahil olmak üzere tüm seçenekler masaya yatırılmalı. Görevimiz, Alman ulusal çıkarlarını tavizsiz bir şekilde merkeze koymak.”

Almanya, Şubat 2022’de başlayan Ukrayna savaşından önce Avrupa’nın en büyük Rus gazı ithalatçısıydı. 

Yıllık 27,5 milyar metreküp kapasiteye sahip kalan Kuzey Akım 2 boru hattı hiçbir zaman kullanılmadı.

Kuzey Akım boru hatlarının onarımı ve yeniden devreye alınması, geçen yılki federal parlamento seçimleri öncesinde AfD’nin platformunun resmi bir ayağıydı. 

Fakat St. Petersburg forumu, Moskova’ya yönelik yaptırımlara ve Ukrayna’ya askeri yardım gönderilmesine de karşı çıkan AfD’nin bir temsilcisiyle bir Gazprom yetkilisi arasında bilinen ilk toplantıydı.

Dmitriev, X’te yaptığı bir paylaşımda, Frohnmaier ile görüşmelerinin “Rusya-Almanya-ABD iş diyaloğunun yeniden başlatılması” da dahil olmak üzere “iktisadi işbirliği” konusunu da kapsadığını belirtti.

ABD Başkanı Donald Trump ve onun MAGA hareketine yakın isimlerle yakın ilişkiler kuran Frohnmaier, son yıllarda Rusya’ya kamuoyuna duyurulan bir ziyaret gerçekleştiren en üst düzey AfD milletvekili. St. Petersburg ziyaretinde kendisine üç AfD milletvekili daha eşlik etti.

Bu hafta Dmitriev’in başkanlık edeceği “yumuşak güç” konulu panelde konuşma yapması planlanan Frohnmaier, seyahate çıkmadan önce Merz hükümetinden eleştiri aldı. 

Fakat diyaloğu teşvik etmenin önemli olduğunu belirten Frohnmaier, ekonomi forumuna katılımının “Ukrayna’daki savaşı desteklediği” anlamına gelmediğini de ekledi.

Kuzey Akım üzerinden gaz akışını yeniden başlatmak, Avrupa pazarından elde ettiği gelirlerdeki büyük düşüşü telafi etmekte zorlanan Rusya’nın boru hattı gaz ihracatı tekeli Gazprom için hâlâ hayati önem taşıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English