Asya
Modi hükümeti seçim sonrası bütçesini açıkladı: İstihdam ve altyapı vurgusu

Maliye Bakanı Nirmala Sitharaman salı günü ülke bütçesinin bir parçası olarak yaptığı açıklamada, Hindistan hükümetinin önümüzdeki beş yıl içinde daha fazla istihdam yaratmak için 2 trilyon rupi (24 milyar $) harcamayı planladığını ve bu harcamadan 40 milyondan fazla gencin faydalanmasının beklendiğini duyurdu.
Geçici rakamlara göre bu mali yılda toplam harcamaların bir önceki mali yıla göre %8,5 artışla 48,21 trilyon rupi olması öngörülüyor. Borçlanmalar dışındaki toplam gelirlerin ise 32.07 trilyon rupi olacağı tahmin ediliyor.
Net vergi gelirleri 25.83 trilyon rupi olarak tahmin edilirken, mali açığın gayri safi yurtiçi hasılanın %4.9’u olması bekleniyor. Sitharaman, “Önümüzdeki yıl %4.5’in altında bir açığa ulaşmayı hedefliyoruz” dedi.
Ülkenin altyapısını inşa etmeye ve geliştirmeye odaklanan sermaye harcamaları için bu yıl GSYH’nin %3.4’üne denk gelen 11.11 trilyon rupilik bir harcama ayrıldı. Bu harcama bir önceki yıla göre %17 daha fazladır.
Pazartesi günü parlamentoya sunulan Ekonomik Araştırmada, bir önceki mali yıl için öngörülen %8.2’lik GSYİH büyümesinin, bu mali yıl için %6.5-%7 arasında gerçekleşeceği tahmin ediliyor.
Maliye Bakanı, “Hindistan’ın ekonomik büyümesi parlayan bir istisna olmaya devam ediyor ve önümüzdeki yıllarda da böyle kalmaya devam edecek” dedi.
Bu, iktidardaki Bharatiya Janata Partisi’nin parlamentonun alt kanadında çoğunluğu kaybetmesine yol açan bir seçim sürecinin ardından üçüncü beş yıllık dönem için iktidarı devralan Başbakan Narendra Modi liderliğindeki yeni hükümetin ilk tam bütçesi.
Modi’nin 2014 yılında iktidara gelmesinden bu yana ilk kez partisi hükümet kurmak için müttefiklerine güvenmek zorunda kaldı.
Parlamentoda tarımla ilgili bir konuşma yapan Sitharaman, bu yıl kırsal kalkınma için bu alanlardaki altyapı da dahil olmak üzere 2.66 trilyon rupilik bir kaynak ayrıldığını söyledi.
Hükümetin istihdam ve tarıma odaklanması, analistlerin BJP’nin alt meclisteki tek başına çoğunluğunu kaybetmesindeki faktörler arasında çiftlik sıkıntısı ve işsizliği suçladığı bir dönemde geldi.
Sitharaman bütçe konuşmasında “Dikkatimizi yılın tamamına ve ötesine çevirdiğimizde, bu bütçede özellikle istihdam, beceri kazandırma, MSME’ler (mikro, küçük ve orta ölçekli işletmeler) ve orta sınıfa odaklanıyoruz” dedi ve özellikle 1,4 milyardan fazla insanın yaşadığı ülkedeki yoksullardan, kadınlardan, gençlerden ve çiftçilerden bahsetti.
Maliye Bakanının ayrıntılı olarak bahsettiği dokuz alan vardı: tarımda verimlilik ve dayanıklılık; istihdam ve beceri kazandırma; kapsayıcı insan kaynakları gelişimi ve sosyal adalet; imalat ve hizmetler; kentsel kalkınma; enerji güvenliği; altyapı; inovasyon, araştırma ve geliştirme; ve yeni nesil reformlar.
BJP’nin önemli müttefikleri Nitish Kumar liderliğindeki Janata Dal ve N. Chandrababu Naidu liderliğindeki Telugu Desam Partisi tarafından yönetilen Bihar ve Andhra Pradesh eyaletleri için de özel teşvikler açıklandı. Modi hükümeti beş yıllık görev süresi boyunca bu müttefiklerinin desteğini alabilmek için onları yanında tutmak ve eyaletlerinin kalkınmasına yönelik taleplerini karşılamak zorunda.
Bihar eyaleti için Sitharaman, Modi hükümetinin toplam 260 milyar rupi maliyetinde yol bağlantı projelerinin geliştirilmesini destekleyeceğini söyledi. Eyaletin Pirpainti bölgesinde 2.400 megavatlık yeni bir santralin kurulması da dahil olmak üzere enerji projelerinin 214 milyar rupi maliyetle ele alınacağı kaydedildi.
“Bihar’da yeni havaalanları, sağlık kolejleri ve spor altyapısı inşa edilecek” diye ekledi Sitharaman.
Andhra Pradesh’e gelince, 2014 yılında Telangana adında yeni bir eyaletin ortaya çıkmasıyla ikiye bölünmesinin ardından bir başkente ihtiyaç duyduğunu kabul ederek, “çok taraflı kalkınma ajansları aracılığıyla özel mali destek sağlayacağız” dedi. Bakan, içinde bulunduğumuz mali yılda bu amaç için 150 milyar rupi ayarlanacağını ve gelecekte ek miktarlar sağlanacağını da sözlerine ekledi.
Şubat ayında Sitharaman, Nisan ayında başlayan mevcut mali yıl için geçici bir bütçe sunmuş ve hükümetin Haziran ayı başında tamamlanan genel seçimlerin ardından yeni yönetim göreve gelene kadar zorunlu harcamaları sürdürmesini sağlamıştı.
Kadınların öncülüğünde kalkınmayı teşvik etmek amacıyla son bütçe, kadınlara fayda sağlayan programlara 3 trilyon rupinin üzerinde bir tahsisat sağladı. Sitharaman, “Bu, hükümetimizin kadınların ekonomik kalkınmadaki rolünü arttırma konusundaki kararlılığına işaret ediyor” dedi.
Sitharaman ayrıca 10 milyon kentli yoksul ve orta sınıf ailenin konut ihtiyacının 10 trilyon rupilik bir yatırımla karşılanacağını söyledi.
Modi X’te Hintçe olarak yayınladığı video mesajında “Bu [bütçe] ülkenin köylerini, yoksullarını ve çiftçilerini refah yoluna götürecek” dedi ve bütçenin toplumun her kesimini güçlendireceğini sözlerine ekledi. Son on yılda kendi yönetimi altında 250 milyon insanın yoksulluktan kurtulduğuna dikkat çekti.
“Bu bütçe gençlere sayısız yeni fırsatlar sunacak” diyen Başbakan, bunun aynı zamanda eğitim ve beceri geliştirmeye yeni bir ölçek kazandıracağını belirtti.
Modi, “Hep birlikte Hindistan’ı küresel bir üretim merkezi haline getireceğiz” dedi.
Ülkenin MSME segmentinin bu tür birçok işletmeye sahip olan orta sınıfla bağlantılı olduğunu ve bu sektörün yoksullar için de maksimum istihdam sağladığını söyledi. “Bu bütçe MSME’ler için kredi kolaylığını artırmayı amaçlayan yeni bir planı duyurmaktadır” dedi.
Muhalefetten tepki: Sıradan Hintliyi etkilemiyor
Muhalefetteki Hindistan Ulusal Kongresi parti lideri Rahul Gandhi ise X’te yaptığı açıklamada bütçenin müttefikleri yatıştırarak hükümetin paçasını kurtarmayı amaçladığını ve “sıradan Hintli için hiçbir rahatlama” sunmadığını söyledi.
Kongre partisinin iletişimden sorumlu genel sekreteri Jairam Ramesh, bütçenin işsizliğin yanı sıra MSME’lerle ilgili bir başka krizi de “nihayet kabul etmesi bakımından dikkate değer” olduğunu söyledi.
Ramesh, hükümetin seçimin “kişisel, siyasi ve ahlaki yenilgisinden” sonra bazı temel sorunları kabul etmesi için “cezalandırıldığını” ancak “yetkinliğe … kamçılanmadığını” savundu.
Araştırma şirketi Capital Economics, maliye bakanlığının mali kısıtlama göstermeye devam ettiğini söyledi. Şirketin gelişmekte olan piyasalar baş ekonomist yardımcısı Shilan Shah bir notunda, Sitharaman’ın “[Salı günkü] bütçe açıklamasında BJP’nin koalisyon ortaklarını büyük ölçüde yatıştırırken mali konsolidasyona bağlılık gösterdiğini” yazdı.
Moody’s Ratings Genel Müdür Yardımcısı Gene Fang yaptığı açıklamada, Hindistan bütçesinin mali açığı GSYH’nin %4,9’u civarında tutarak geçici bütçede açıklanan %5,1’den daha düşük tutması beklendiği için kredi açısından olumlu olduğunu söyledi.
Fang, “Bu da hükümetin 2025-26 mali yılında GSYH’nin %4,5’i oranında bir bütçe açığına ulaşma hedefini ulaşılabilir kılıyor,” dedi.
Asya
Güney Kore borsası Hindistan’ı geride bırakarak dünya altıncısı oldu

Güney Kore hisse senedi piyasası, yapay zeka sektörüne yönelik güçlü küresel ilginin etkisiyle Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası konumuna yükseldi. Bloomberg verilerine göre, Kospi endeksinin piyasa değeri 2026 başından itibaren yüzde 86’dan fazla artarak 5 trilyon dolara ulaşırken, Hindistan borsası gerileyerek yedinci sıraya yerleşti.
Güney Kore hisse senedi piyasası, Hindistan’ı geride bırakarak dünyanın en büyük altıncı borsası unvanını elde etti.
Seul yönetimindeki piyasalar, mayıs ayının başında da Kanada’yı geride bırakarak yedinci sıraya yerleşmişti.
Borsadaki bu yukarı yönlü ivmenin temel itici gücü olarak yapay zeka teknolojilerine yönelik devam eden yüksek küresel ilgi gösteriliyor.
Bloomberg tarafından yapılan hesaplamalara göre, Güney Kore hisse senedi piyasasının ana endeksi Kospi’nin toplam kapitalizasyonu, 2026 yılının başından bu yana yüzde 86’nın üzerinde bir artış kaydederek 5 trilyon dolara ulaştı.
Aynı dönemde Hindistan hisse senedi piyasasını temsil eden Nifty 50 endeksinin toplam hacmi ise gerileyerek 4,8 trilyon dolar seviyesine düştü.
Dünya borsaları sıralamasında güncel verilere göre ilk sırada 79,47 trilyon dolar piyasa değeriyle ABD yer alıyor. ABD’yi sırasıyla 15,09 trilyon dolarla Çin, 8,63 trilyon dolarla Japonya ve 7,24 trilyon dolar değerindeki Hong Kong piyasası takip ediyor.
Tayvan 5,15 trilyon dolarlık piyasa değeriyle listenin beşinci sırasında konumlanırken, hemen ardından 5,04 trilyon dolarla Güney Kore geliyor.
Hindistan ise bu gelişmeler neticesinde altıncı sıradan yedinci sıraya gerilemiş bulunuyor. Güney Kore, mayıs ayının başında da bu sıralamada Kanada piyasasını geride bırakmıştı.
Bloomberg, Güney Kore piyasasında gözlenen bu büyümenin arkasında, küresel yapay zeka endüstrisinin gelişimini sağlayan en büyük mikroçip üreticilerinin hisselerine yönelik yoğun talebin bulunduğunu aktardı.
Bununla birlikte analizde, yatırımcıların bahislerini ağırlıklı olarak yapay zeka sektöründe yoğunlaştırmasının, piyasada aşırı ısınma risklerine dair endişeleri de beraberinde getirdiği ifade edildi.
Reed Capital Partners Yatırım Direktörü Gerald Gan gelişmeye ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Bu büyüme, sonraki teknolojik inovasyon dalgasında Güney Koreli teknoloji şirketlerinin süregelen önemini vurguluyor. Aynı zamanda bu durum, küresel sermaye akışlarının bir zamanlar Batı piyasalarının gölgesinde kalan ancak günümüzde teknolojinin ve büyümenin geleceğini şekillendirmede giderek daha belirgin bir rol oynayan büyük Asya ekonomilerine doğru geniş çaplı kayışını yansıtıyor” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan Asset Value Investors Kıdemli Yatırım Analisti Ross McGarry, Güney Kore için asıl sınavın, bu büyüme performansını kurumsal yönetim alanında gerçekleştirilecek gerçek reformlar ve yapısal değişikliklerle koruyup koruyamayacağı olacağını ekledi.
Bloomberg analizine göre Hindistan, para birimi rupinin zayıflaması, rekor düzeydeki yabancı sermaye çıkışları ve doğrudan yapay zeka altyapısıyla ilişkili şirketlerin eksikliği nedeniyle küresel sıralamadaki konumunu kaybediyor.
Enerji kaynaklarının fiyatlarındaki artışın da enflasyon endişelerini tetikleyerek Hindistan piyasası üzerinde baskı oluşturduğu kaydedildi.
Gerald Gan, konuya ilişkin olarak “Yatırımcıların gözünde Hindistan’ın büyüme hikayesi, ülkenin artan iç ve dış siyasi zorluklarla karşı karşıya kalması nedeniyle dinamizmini giderek yitiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Güney Kore’nin piyasa kapitalizasyonunda öne geçmesine rağmen Hindistan ekonomisi, toplam gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH) büyüklüğünde Güney Kore’nin önünde yer almaya devam ediyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Güney Kore’nin GSYİH’si 1,93 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor.
Asya
Çinli yapay elmas üreticileri yapay zeka ile yükselişte

Yapay zeka teknolojilerindeki küresel yükseliş, gelişmiş mikroçip üretiminde kritik bir soğutma bileşeni haline gelen Çinli yapay elmas üreticilerine rekor büyüme getirdi. Bloomberg’ün haberine göre sektördeki talep kaymasıyla birlikte Çinli laboratuvar üreticilerinin hisseleri hızla yükselirken, geleneksel metal üreticilerinin hisselerinde sert düşüşler kaydedildi.
Geleneksel olarak çoğunlukla mücevher sektörüyle ilişkilendirilen Çin üretimi sentetik elmaslar, yapay zeka çiplerinin soğutulmasında etkili bir malzeme olarak kullanılmaya başlandı.
Bloomberg’ün haberine göre, yapay elmaslar yapay zeka alanında daha güçlü yarı iletkenlerin üretilmesini sağlayan kritik bir bileşene dönüştü ve Çinli üreticiler bu yapay zeka patlamasının önemli yararlanıcıları haline geldi.
Bu gelişmenin ardından geçtiğimiz hafta sentetik elmas üreticilerinden Zhecheng Huifeng Diamond Technology Co. şirketinin hisseleri yüzde 51, SF Diamond Co. şirketinin hisseleri ise yüzde 40 oranında değer kazandı.
Yükseliş eğilimi bu hafta da devam etti. Söz konusu hisselerin gösterdiği performans, Şanghay ve Şençen menkul kıymetler borsalarında işlem gören en büyük ve en likit 300 hisse senedinin performansını takip eden CSI 300 endeksinin yüzde 1 seviyesindeki artışını geride bıraktı.
Bloomberg, baskı devre kartları ve optik modüller gibi donanım alanlarının aşırı yoğunlaştığı bir dönemde, yapay zeka yarı iletkenlerinde sentetik elmas kullanımının yeni ve niş bir segment olarak öne çıktığını bildirdi.
Sentetik elmaslar, mikroçiplerin soğutulmasında geleneksel olarak kullanılan bakır ve alüminyum malzemelerine alternatif bir çözüm sunuyor.
Huayuan Securities analistleri konuya ilişkin değerlendirmelerinde, “Elmas ile soğutma sektörel bir fikir birliği haline geliyor ve bu yöntemin yapay zeka ile veri merkezleri alanındaki uygulamasının genişlemesi bekleniyor” ifadelerini kullandı.
Elmas laboratuvarlarının hisselerindeki artışla eş zamanlı olarak, yapay zekaya yönelik iyimserlik ve renkli metallere olan talep nedeniyle daha önce yükseliş gösteren metal üreticileri Aluminum Corp. of China şirketinin hisselerinde yüzde 25, Jiangxi Copper Co. şirketinin hisselerinde ise yüzde 28 oranında düşüş kaydedildi.
Nomura’nın Çin teknoloji ve telekomünikasyon analisti Duan Bing, mevcut piyasa koşullarının sentetik elmaslar için avantajlı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
Sentetik elmas üreticisi SF Diamond, Çin dışındaki müşterileri tarafından gerçekleştirilen testlerin ardından, kendi ürettiği malzemelere dayalı ısı emicilerin küçük partiler halinde sevkiyatına başladı.
Benzer şekilde, Henan Liliang Diamond Co. da yüksek güçlü ısı emici üretim projesinin ilk aşamasını başlattığını duyurdu.
Diğer taraftan, Rusya’nın en büyük elmas madenciliği şirketi Alrosa, 2025 yılının sonunda yayımladığı öngörüde dünyadaki doğal elmas üretiminin son 30 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine yaklaştığını bildirdi.
Söz konusu öngörüye göre, üretimin 150 milyon karata ulaştığı 2017-2018 dönemindeki seviyelerin ardından, düşüş eğiliminin 2026 yılında da devam ederek yıllık 95 milyon karata kadar gerileyebileceği tahmin ediliyor.
Asya
Çin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi

Pekin, Japonya ve Filipinler’in deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik görüşmeleri başlatma kararına misilleme olarak Tayvan’ın doğusundaki sularda kolluk devriyeleri düzenlediğini duyurdu.
Çin Sahil Güvenliği’nden yapılan açıklamaya göre, Daishan gemisinin öncülük ettiği bir filo pazartesi günü “hukuka uygun olarak” kolluk devriyeleri gerçekleştirdi.
Çin Sahil Güvenliği Sözcüsü Jiang Lue açıklamada, “Bu, Japonya ve Filipinler’in Çin’in Tayvan adasının doğusundaki sularda deniz sınırlarının belirlenmesine yönelik müzakerelerin başlatıldığını tek taraflı olarak ilan etmesine karşı alınmış gerekli bir eylemdir. Söz konusu ilan, Çin’in toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını ciddi biçimde ihlal etmektedir,” dedi.
Jiang, “Japonya ve Filipinler’i, Çin’in egemenliğini ve haklarını ihlal eden tüm yasa dışı eylemleri derhal durdurmaya çağırıyoruz,” diye ekledi.
Sahil güvenliğin ilgili sulardaki kontrol ve yönetimini güçlendirmeyi sürdüreceğini de belirten Jiang, Çin’in “toprak egemenliğini ve deniz hakları ile çıkarlarını kararlılıkla korumak” için somut önlemler alacağını söyledi.
ABD ve müttefikleri Japonya ile Filipinler dahil olmak üzere çoğu ülke, Tayvan’ı bağımsız bir devlet olarak tanımıyor ve Çin’e bağlı olduğunu kabul ediyor. Bu konuda Birleşmiş Milletler kararı da var. Ancak Washington, Çin’i çevreleme çabaları doğrultusunda Tayvan’a silah sağlamaya devam ediyor ve müttefiklerini de buna teşvik ediyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi ile Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr. arasında Tokyo’da yapılan zirvenin ardından iki ülke, perşembe günü yayımladıkları ortak açıklamada, aralarındaki münhasır ekonomik bölgeyi (MEB) ve kıta sahanlığını belirlemek üzere “resmi müzakerelere başlama” konusunda mutabık kaldı.
Pekin, açıklanan görüşmeleri “tamamen yasa dışı ve hükümsüz” olarak kınayarak hem Tokyo hem de Manila nezdinde hızla resmi protesto girişiminde bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning cuma günü, “Sözde sınırlandırma görüşmeleri tamamen yasa dışıdır, geçersiz ve hükümsüzdür; Tayvan adasının doğusundaki bölgede Çin’in hak iddiaları ya da Çin’in meşru haklarını kullanması üzerinde hiçbir etkisi olmayacaktır,” dedi.
Tırmanan bu gerilim, Pekin ile hem Tokyo hem de Manila arasındaki ilişkilerin hâlihazırda gergin seyrettiği bir döneme denk geliyor. Tokyo ve Manila’nın her biri ABD’nin anlaşmalı müttefiki. Çin’in ayrıca Doğu Çin Denizi’nde Japonya ile, Güney Çin Denizi’nde ise Filipinler ile ayrı toprak anlaşmazlıkları bulunuyor.
Washington’ın kaynakları ve dikkati İran’daki savaşa yönelmiş, Beyaz Saray da Batı Yarımküre’yi stratejik önceliği haline getirmişken, Japonya ve Filipinler “Hint-Pasifik” olarak adlandırılan bölgede diplomatik temaslarını artırdı.
Bu süreç, diğer ülkelerle daha yakın güvenlik ve savunma bağları örmeyi de içerdi; bu da Pekin’in onları bölgede bloklar arası cepheleşmeyi teşvik etmekle suçlamasına yol açtı.
Japonya ve Filipinler ortak deniz sınırına sahip değil, ancak her iki ülke de yasal kıta sahanlıklarını 200 deniz milinin, yani 370 kilometre veya 230 milin ötesine genişletmeyi hedeflediğinden deniz tabanı iddiaları çakışabilir.
Japonya’nın Ryukyu Adaları’nın güneybatısında ve Filipinler’in Batanes Adaları’nın kuzeyinde yer alan bu örtüşen bölge, Tayvan’ın doğusunda bulunuyor.
Pekin’in en üst düzey devlet bağlantılı düşünce kuruluşu olan Çin Sosyal Bilimler Akademisi’nde araştırmacı Yang Xiao, “Tayvan adasının MEB’i ve kıta sahanlığı da bu bölgenin içinde yer alıyor. Bunlar Çin’in haklarıdır ve iki tarafın kendi aralarında müzakere edebileceği bir şey değildir,” dedi.
Yang, Çin devlet yayın kuruluşu CCTV ile bağlantılı bir sosyal medya hesabı olan Yuyuan Tantian’da pazar günü — Çin Sahil Güvenliği’nin devriyeyi duyurmasından önce — yayımlanan röportajında, Pekin’in Tokyo ve Manila’ya karşı “tarihi ve benzeri görülmemiş” karşı önlemler alacağını söyledi.
Yang, “Onlar [Japonya ve Filipinler] üç taraflı bir örtüşme bölgesinde müzakere ettiklerine göre, biz de Tayvan’ın [doğusundaki sularda] yargı yetkimizi ilerletmek için daha ileri adımlar atabiliriz,” dedi.
“Karşı taraf pervasız ve yıkıcı eylemlerde bulunacağına göre, biz de kaçınılmaz olarak yeni karşı önlemler devreye sokacağız” ifadelerini kullandı.
Yang, Tayvan’ın doğusundaki suları, ada sakinlerinin ekonomik faaliyetleri için asli bir deniz alanı olarak tanımladı.
“Eğer bu sular Japonya ve Filipinler arasında paylaştırılırsa, bu açıkça Tayvan adasındaki halkın çıkarlarına zarar verir,” diye ekledi.
Filipinler ve Vietnam ilişkilerini ‘geliştirilmiş stratejik ortaklık’ seviyesine yükseltti
Dünya Basını2 hafta önceProf. Mearsheimer: Trump, İran savaşını sonlandırmak için Çin’den yardım istedi
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceLai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı











