Rusya
Rusya Başsavcısı: Crocus ve Dağıstan’daki terör saldırıları yetkililerin hatası nedeniyle yaşandı

Rusya Başsavcısı İgor Krasnov, Moskova’da yer alan Crocus City Hall konser salonunda ve Dağıstan’ın Mahaçkale ve Derbent kentlerinde meydana gelen terör saldırılarının terörle mücadele alanında temelden farklı bir kontrol seviyesi gerektirdiğini ve bu saldırıların büyük ölçüde yetkililerin yanlış hesaplamalarıyla gerçekleştiğini söyledi.
Kommersant gazetesinin aktardığına göre Krasnov, dün savcılığın idari kurul toplantısından sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “Bu olaylar pek çok açıdan yetkili makamların yanlış hesaplamalarıyla mümkün oldu ve bu da terörle mücadele alanında temelde farklı bir denetim ve müdahale düzeyi gerektiriyor,” ifadesini kullandı.
Söz konusu saldırıların kolluk kuvvetleri sistemine ve tüm Rusya toplumuna meydan okuduğunu kaydeden Krasnov, ayrıca bu yıl içinde ülkedeki 40’tan fazla federal bölgenin karşı karşıya kalacağı göçmen akınına dikkat çekti.
Başsavcı, “Uygun gözetim ve yetkililerin eylemsizliğine zamanında müdahale edilseydi sonuçlar bu kadar büyük ölçekli olmazdı. Görünüşe göre, önceki yıllarda yaşanan benzer olaylardan gerekli sonuçlar çıkarılmamış,” dedi.
Bölge savcılıklarının teftiş sonuçları, konut ve kamu hizmetleri, yolsuzlukla mücadele, arazi ve çevre mevzuatının gözetiminde de bazı eksiklikler olduğuna işaret eden Krasnov, “Vatandaşların müracaatlarıyla ilgili çalışmaların organizasyonu konusunda, özellikle de bu başvuruların tekrar tekrar yönlendirilmesiyle ilgili olarak hala çok sayıda şikayet var,” değerlendirmesini yaptı.
Sonuç olarak Krasnov, başsavcılığın karşı karşıya olduğu görevlerin daha etkili bir şekilde çözülmesi için denetim faaliyetlerinin ayarlanması gerektiğini vurguladı.
Belirtilen sorunlara rağmen, 2024 yılının ilk yarısında savcılar tarafından önemli miktarda iş yapıldığın dikkat çeken Krasnov, “Yaklaşık 2,8 milyon ihlal ortaya çıkarıldı, 576,2 bin kişi disiplin ve idari sorumluluk altına alındı, 10,5 bin ceza davası açıldı,” bilgisini verdi.
Crocus City Hall’da 22 Mart’ta meydana gelen silahlı saldırıda 145 kişi hayatını kaybetmiş, 500’den fazla kişi yaralanmış ve konser salonu binası tamamen yanmıştı.
23 Haziran’da Mahaçkale ve Derbent’te yaşanan saldırılarda da militanlar iki kiliseye, iki sinagoga ve bir trafik polisi karakoluna saldırmış, yirmi iki kişi hayatını kaybetmiş ve 40’tan fazla kişi yaralanmıştı.
Adil Rusya milletvekili Mironov: Devlet idam cezası getirmeli
Rusya
Brüksel yaptırımları esnetti, TotalEnergies Yamal doğalgaz satışına devam edecek

Avrupa Birliği’nin Rusya’dan tedarik edilen sıvılaştırılmış doğalgaza (LNG) yönelik yaptırımları esnetme kararı, Fransa merkezli enerji devi TotalEnergies ile Yunan gemicilik şirketi Dynagas’a avantaj sağlayacak. Financial Times gazetesinin haberine göre TotalEnergies, Sibirya’daki Yamal LNG projesi kapsamındaki yakıtı Asyalı müşterilerine satmayı sürdürebilecek.
Dünyanın en büyük petrol ve gaz şirketleri arasında yer alan Fransız enerji grubu TotalEnergies, Avrupa Birliği’nin (AB) Rus sıvılaştırılmış doğalgazına (LNG) yönelik yaptırımları esnetme kararından fayda sağlayacak.
Financial Times (FT) gazetesinin konuya vakıf üç kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, Sibirya’da bulunan ve yüzde 20 hissesine sahip olduğu Yamal LNG projesinden Asyalı müşterilerine yakıt satmaya devam edebilecek.
Söz konusu esnetme, Brüksel tarafından Ekim 2025’te yürürlüğe konulan ve Avrupalı şirketlerin Rus LNG’sini AB dışındaki ülkelere sevk etmesini yasaklayan kararı kaldırıyor.
Bir AB yetkilisi, Avrupalı şirketlerin LNG aktarma sözleşmelerini yerine getirebileceğini bildirdi.
Yetkili, bu imkanın sözleşmelerin Şubat 2022’den önce imzalanmış olması ve sevkiyat hacimlerinin 2025 düzeyini aşmaması şartına bağlı bulunduğunu açıkladı.
Газета, kararın Yunanistan’ın uyguladığı baskı sonucunda alındığına dikkat çekti. Kısıtlamaların kaldırılmasından, karlı sevkiyatlarını sürdürecek olan Yunan gemicilik şirketi Dynagas da kazanç sağlayacak.
TotalEnergies CEO’su Patrick Pouyanné, şubat ayında yaptığı açıklamada, yaptırım metnindeki belirsizliklerin şirketi Yamal projesinden yapılan sevkiyatları tamamen durdurmaya zorlayabileceğini belirtmişti. Ancak ikinci çeyrek raporunun sunumunda Pouyanné, bazı Avrupa LNG tankerleri kullanılarak AB dışına satış yapılması şeklinde bir esnetme ihtimalini dile getirdi.
Pouyanné konuya ilişkin olarak, “Rus LNG’sinin AB dışına Avrupalı şirketler tarafından değil de sadece rakiplerimiz tarafından satılmasına izin vermek biraz garip olurdu” değerlendirmesinde bulundu.
Gemilerin Çinli işletmecilerin eline geçme riski kararda etkili oldu
AB yetkilileri yaptırımların yumuşatılmasını, aksi takdirde gemilerin el konularak Çinli işletmeciler tarafından ele geçirilme riskiyle gerekçelendirdi.
Avrupa Komisyonu temsilcisi, Japonya ve Güney Kore’ye yönelik tedarik süreçlerinde aksama yaşanmaması amacıyla Sahalin-2 projesinden yapılan LNG taşımacılığının da Mart 2028’e kadar yaptırımlardan muaf tutulduğunu bildirdi.
Haberde, TotalEnergies şirketinin Rusya’daki projelerin çoğundan çekildiğini, ancak Yamal LNG projesindeki hissesini koruduğunu kaydetti.
Şirket, yalnızca doğrudan yaptırım uygulanması durumunda projeden ayrılacağını savunuyor. Pouyanné, şirketin Yamal LNG projesindeki doğalgaz satışından ve Novatek firmasından elde ettiği temettülerden sağladığı yıllık gelirin yaklaşık 400 milyon dolar olduğunu hesapladı.
Bununla birlikte Pouyanné, TotalEnergies şirketinin Arctic LNG 2 projesinde sahip olduğu hisselerin Novatek bünyesindeki bir yapıya devredilmesi sürecini yakın zamanda tamamlamayı beklediğini dile getirdi.
AB’nin Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinde neler var?
Moskova, batılı ülkelerin uyguladığı yaptırımları yasadışı olarak değerlendiriyor. Kremlin tarafından yapılan açıklamalarda, Rusya’dan gaz alımının durdurulmasının Avrupa’yı gazı yüksek fiyatlarla satan ABD’ye bağımlı kılacağı ve tedarik yollarını çeşitlendirme imkanından yoksun bırakacağı kaydedildi.
The New York Times gazetesinde yer alan bir haberde de Avrupa ülkelerinin bu sorunun farkında olduğu aktarıldı. Haberde, Rus LNG ithalatından vazgeçilmesinin ardından bölgenin Washington’ın öngörülemeyen politikalarına yeni bir bağımlılık geliştirmesinden endişe duyulduğu yazıldı.
AB, 23 Temmuz tarihinde Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketini kabul etti. Bu paket, 48’i gerçek ve 170’i tüzel kişi olmak üzere toplam 218 hedefi kapsayan, son dört yılın en geniş kapsamlı bireysel kısıtlama listesini içeriyor. Yaptırımlar ayrıca finans, enerji, ticaret ve kripto para sektörlerini kapsıyor.
Mutabakat, özellikle Yunanistan’ın talep ettiği belirli kısıtlamalar üzerindeki uzun tartışmaların ardından sağlandı.
Rusya
Rusya’da yakıt krizi demiryollarına sıçradı

Ukrayna ordusunun Rus petrol rafinerilerine düzenlediği saldırıların ardından tırmanan yakıt krizi, Rusya’daki sanayi demiryolu taşımacılığını etkisi altına aldı. Sanayi hatlarını işleten Promjeldortrans Derneği, toptan tedarik aksamaları ve fırlayan fiyatlar nedeniyle Rusya Enerji Bakanlığından öncelikli motorin tahsisi talep etti. Sektör temsilcileri, mevcut durumun sanayi lojistiği için bir hayatta kalma meselesine dönüştüğünü bildirdi.
Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin Rus petrol işleme tesislerine düzenlediği insansız hava aracı saldırıları sonucunda Rusya genelinde baş gösteren yakıt krizi, sanayi demiryolu taşımacılığı sektörüne ulaştı.
Sektörel yayın organı Gudok’un aktardığına göre; fabrikalardan, madenlerden ve taş ocaklarından çıkarılan yüklerin Rusya Demiryollarının (RJD) ana hat ağına taşınmasını sağlayan kamuya kapalı demiryolu hatlarının işletmecileri, motorin fiyatlarındaki keskin artış ve toptan tedarikte yaşanan aksamalar nedeniyle daha pahalı olan küçük toptan alımlara yönelmek zorunda kaldı.
Yaşanan gelişmeler üzerine Promjeldortrans Derneği, Rusya Enerji Bakanlığına başvurarak sanayi demiryolu taşımacılığı işletmelerine öncelikli motorin tedariki sağlanmasını istedi.
Dernek, mevcut tablo karşısında yakıt erişiminin sektör için bir hayatta kalma meselesi haline geldiği uyarısında bulundu.
Kamuya kapalı hatlar; kömür, metal, askeri mühimmat ve kimya sanayisi ürünleri de dahil olmak üzere Rusya genelindeki tüm yüklerin yüzde 80’inden fazlasının taşınmasında kilit rol oynuyor.
2026 yılının ilk yarısında RJD ağı üzerindeki yükleme miktarı yaklaşık 549 milyon tona ulaşırken, her bir tren seferinden önce bağlantı hatlarında manevra çalışmaları yürütülüyor.
Elektrikli çekiş sisteminin yaygın biçimde kullanıldığı ana hat ağının aksine, sanayi demiryolu taşımacılığı dizel lokomotiflere ve dizel jeneratörlere bağımlı bir yapı gösteriyor.
Promjeldortrans tarafından paylaşılan verilere göre, işletmeler yakıt teslimatlarında gecikmelerle ve borsa üzerinden yapılan alımlarda teknik sorunlarla karşılaşıyor.
Bazı bölgelerde motorinin litre fiyatı 150 ila 180 ruble seviyesine yükselerek yıl başındaki fiyat düzeyinin iki katından fazla bir noktaya ulaştı.
Dernek, litre fiyatının 60 rubleden bu seviyelere tırmanmasının yalnızca bir haftalık bir zaman diliminde gerçekleştiğini kaydetti.
Uzun vadeli sözleşmeler ve düzenlemeye tabi tarifeler kapsamında faaliyet gösteren işletmeler açısından bu fiyat artışı ağır bir mali baskı oluşturdu.
Ekonomi Yüksekokulundan (VŞE) Farid Husainov, bağlantı hatları işletmecileri için motorin kullanımını teknik olarak başka bir enerji kaynağıyla değiştirmenin mümkün olmadığını belirtti.
Ulusal Taşımacılık ve Altyapı Araştırma Merkezi Başkanı Pavel İvankin, motorinin yalnızca dizel lokomotiflerde değil, altyapı bakımını sağlayan yardımcı teknik ekipmanlarda da kullanıldığını vurguladı.
Promjeldortrans Direktörü Aleksandr Manyahin ise bölge düzeyinde Enerji Bakanlığı ile ortak çalışma grupları oluşturulmasını önerdi.
Manyahin, bu grupların kesintisiz lojistik zincirini sağlayan işletmelere motorin teslimat sırasını manuel olarak belirlemesi gerektiğini ifade etti.
Reuters tarafından yapılan hesaplamalara göre Rusya, Ukrayna saldırıları sonucunda petrol rafinerisi kapasitesinin yaklaşık yüzde 40’ını kaybetti.
Temmuz ayının ikinci haftasında günlük benzin üretimi, 115 bin ila 120 bin ton arasındaki yaz dönemi tepe talebine karşılık 75 bin ila 80 bin tona geriledi.
RBK medya kuruluşunun aktardığı verilere göre, haziran ve temmuz aylarında Rusya bölgeleri ile Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarını kapsayan toplam 80 bölgede yakıt satışlarına tam veya kısmi kısıtlamalar getirildi.
Rusya
Litvanya’dan Rusya sınırına askeri sevkiyat

Litvanya Silahlı Kuvvetleri, 26-27 Temmuz tarihlerinde ülke genelinde NATO müttefiklerine ait askeri teçhizat ve personelin karayolu hareketliliğinde artış yaşandığını açıkladı. Sevkiyatın yoğunlaştığı Kalvarija ile Kazlu Ruda hattı, Rusya’ya bağlı Kaliningrad bölgesi ile Suwalki Koridoru yakınlarında stratejik bir konumda yer alıyor.
Litvanya Silahlı Kuvvetleri, 26-27 Temmuz tarihlerinde ülke genelindeki karayollarında NATO müttefiki ülkelerin askeri teçhizat ve personel hareketliliğinde artış kaydedildiğini bildirdi.
LRT kanalının haberine göre, en yoğun askeri geçişler 26 Temmuz TSİ 22:00 ile 27 Temmuz TSİ 02:30 saatleri arasında Kalvarija ile Kazlu Ruda arasındaki güzergahta gerçekleşti.
Kazlu Ruda, Litvanya’nın güneyinde, Marijampole il sınırları içerisinde yer alan küçük bir kent olma özelliği taşıyor.
Kent; Polonya sınırı, Rusya Federasyonu’na bağlı Kaliningrad bölgesi ve Belarus ile Kaliningrad’ı bağlayan Polonya-Litvanya arasındaki Suwalki Koridoru’nun yakınında konumlanıyor. Kentin hemen yanında büyük bir askeri atış ve eğitim poligonu bulunuyor.
Litvanya Silahlı Kuvvetleri, askeri konvoyların güvenliğini sağlamak amacıyla geçişlere Litvanya Askeri Polisi birliklerinin eşlik edeceğini açıkladı.
Müttefik birliklerinin yeniden konuşlandırılmasının NATO faaliyetlerinin düzenli bir parçası olduğunu vurgulayan yetkililer, yolun belirli kesimlerinde geçici trafik aksamaları yaşanabileceği konusunda sürücüleri uyardı ve güzergah planlamalarında bu durumun dikkate alınmasını istedi.
Diğer yandan Litvanya Cumhurbaşkanı Danışmanı, ülkeye yönelik doğrudan bir Rus tehdidinin bulunmadığını ifade etti.
Baltık bölgesindeki askeri gerilim ve karşılıklı açıklamalar
Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, daha önce yaptığı açıklamada NATO’nun Baltık bölgesindeki faaliyetlerini artırdığını ve Kaliningrad bölgesinin ele geçirilmesi veya denizden ablukaya alınması senaryoları üzerine tatbikatlar gerçekleştirdiğini kaydetti.
Gruşko, ittifakın bu eylemlerinin uluslararası seyrüsefer güvenliğini ve ekonomik faaliyetleri tehdit ettiğini söyledi.
Buna karşın Litvanya Dışişleri Bakanı Kestutis Budris, NATO’nun ihtiyaç duyulması halinde Kaliningrad’daki Rus askeri tesislerine vurabilecek kabiliyette olduğunu beyan etti.
Kaliningrad Bölge Valisi Aleksey Besprozvannıh ise bölge halkının bu tür açıklamalara sakin yaklaştığını, zira bölgenin Rus ordusu tarafından korunduğuna güvendiğini belirtti. Besprozvannıh, geçmişte de benzer tehditlerin ve olası kısıtlama haberlerinin yayıldığını ancak bunların hiçbirinin gerçekleşmediğini vurguladı.
Politico dergisinin Temmuz ayı başında kaynaklarına dayandırdığı haberine göre NATO, olası Rusya tehdidi ve ABD desteğindeki azalma ihtimali karşısında doğu kanadını tahkim etme çalışmalarını hızlandırdı.
Bu kapsamda Baltık ülkeleri, anti-tank hendekleri, sığınaklar, ejderha dişleri ve mayın tarlalarından oluşan Baltık Savunma Hattı’nı kendi imkanlarıyla inşa ediyor. Litvanya’da halihazırda yaklaşık 3 bin NATO askeri bulunurken, savunmanın temel unsurunu 2027 sonuna kadar ülkeye konuşlandırılması beklenen Alman tugayı oluşturuyor.
Görüş2 hafta önceNATO 2.9: Atlantik cephesinin çok kutuplu paradoksu
Avrupa2 hafta önceİngiltere çelik üreticisi British Steel’i kamulaştırdı
Rusya2 hafta önceRus bankalarından Türkiye’deki ödemelere blokaj
Asya2 hafta önceDeepSeek, önümüzdeki yıl halka arz planlıyor
Asya2 hafta önceÇin’in petrol hamlesi akaryakıt krizini önleyebilir mi?
Avrupa2 hafta önceCebelitarık ve İspanya arasındaki fiziki sınır kalkıyor
Asya2 hafta önceTokyo’dan Hürmüz Boğazı’nı baypas edecek hatlara destek
Amerika2 hafta önceYapay zeka şirketleri kitapları satın alıp yok ediyor











