Rusya
Rusya, yaptırımlara rağmen Avrupa ile nükleer füzyon projesini sürdürüyor

Euronews’ün haberine göre yaptırımlara ve diplomatik krize karşın Rusya, Fransa’da inşa edilen dünyanın en büyük füzyon projesi ITER bünyesindeki yüzde 9,1’lik payını koruyor. Avrupa Komisyonu mevzuat gereği Moskova’nın ortaklıktan çıkarılamayacağını belirtirken, AB ülkelerinin Rus nükleer yakıtına bağımlılığı artış gösteriyor.
Avrupa Birliği (AB) yaptırımlarına ve Brüksel ile bozulan ilişkilere rağmen Rusya, dünyanın en büyük nükleer füzyon deneyi ITER projesinde yer almayı sürdürüyor.
Euronews televizyonunun aktardığına göre bu durum, Moskova ile Batı arasında süregelen krizde nadir görülen bir işbirliği örneği teşkil ediyor.
Ukrayna’daki savaşın ardından AB, Rus enerji kaynaklarına bağımlılığı azaltma kararı aldı. Bu doğrultuda Rus devlet kurumları çeşitli bilimsel programların dışına çıkarıldı ve Avrupa’daki bilim kuruluşlarına Rusya kaynaklı finansman sağlanması yasaklandı.
Buna karşın ITER kuralları, katılımcı ülkelerin projeden çıkarılmasına izin vermiyor.
Bu yasal yapı sebebiyle Moskova, projedeki yüzde 9,1’lik payını koruyor. Rusya yönetimi projeye uzman ve teknoloji desteği sağlamaya devam ederken, Rus mühendisler de Avrupalı meslektaşlarıyla reaktör sahasında mesaisini sürdürüyor.
Güney Fransa’da 2010 yılında inşasına başlanan Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör (ITER) girişiminde Rusya dahil 30’u aşkın ülke ortaklık yürütüyor. Maliyeti yaklaşık 19 milyar euro olarak hesaplanan dev projede kritik teknik görevler Rus uzmanlara emanet edilmiş durumda.
Rus bilim insanları ve mühendisleri; şalt donanımları, bara sistemleri, güç kaynağı için enerji emici dirençler ve reaktörün süper iletken manyetik sisteminin korunması gibi karmaşık parçaların üretimini üstleniyor.
Reaktör bileşenlerini imal etmek amacıyla Rosatom’un Glazov kentindeki tesisinde yıllık 30 ton süper iletken üretim kapasitesine sahip yeni bir sanayi atölyesi kuruldu.
Moskova’nın projede kalması bazı AB temsilcilerini rahatsız ediyor. Avrupa Parlamentosu milletvekilleri 2025 yılında Avrupa Komisyonuna başvurarak ITER bünyesinde Rusya’ya bağımlılıktan kurtulma yollarını sordu.
AB Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jørgensen ise bir katılımcı ülkenin projeden ancak kendi rızasıyla ayrılabileceği cevabını verdi.
Öte yandan Avrupa Komisyonu daha önce Rus nükleer yakıtına ve teknolojilerine yasak getirme planı açıklamış, ancak kararın kabulü ertelenmişti.
Macaristan’ın Rosatom tasarımı yeni nükleer santraller inşa etmesi gibi örneklerle kimi birlik ülkeleri Rus yakıtını ithal etmeyi sürdürüyor.
Dünya Nükleer Birliği verileri, küresel uranyum zenginleştirme kapasitesinin yaklaşık yüzde 44’ünün yalnızca Rosatom elinde toplandığını gösteriyor.
Financial Times gazetesinin ocak ayında yayımladığı habere göre Urenco ve Orano enerji şirketlerinin yöneticileri, Rusya’dan zenginleştirilmiş uranyum ithalatının kademeli olarak durdurulması yönünde AB’ye plan hazırlama çağrısı yaptı.
Şirketler, bu tedarikin sürmesinin Moskova’ya uzun vadeli bağımlılık yarattığını savundu.
Sprott Asset Management tarafından yaz aylarında yayımlanan rapor, AB’nin kaynakları çeşitlendirme çabalarına karşın Avrupa’nın Rus uranyumuna bağımlılığının arttığını ortaya koyuyor.
Eurostat verilerine göre AB ülkeleri 2026 yılının ocak-nisan döneminde 172,6 milyon euro tutarında Rus nükleer yakıtı satın aldı. Önceki yılın aynı döneminde 31,9 milyon euro seviyesinde kalan ithalat miktarı da 253,2 tondan 280,9 tona çıktı.
AB’nin uranyum, plütonyum ve bileşiklerini içeren Rus nükleer yakıtı ithalatı 2025 yılı genelinde 347,9 milyon euroya ulaştı. Bu alımların yüzde 90’ından fazlasını Hollanda ve Fransa yaptı.
Gelişmeleri değerlendiren Urenco Üst Yöneticisi Boris Schucht, Rusya’dan yapılan ithalatın geleceğine ilişkin belirsizlik yüzünden Avrupalı üreticilerin zenginleştirme kapasitelerine yatırım çekmekte zorlandığını kaydetti.
Schucht, Rusya’nın piyasaya dönebilecek ciddi bir atıl kapasiteye sahip olması nedeniyle yeni yatırım kararları almanın güçleştiğini belirtti.
Rusya
Rusya’da içki tüketimi 1996’dan bu yana en düşük seviyede

Rusya’da alkol perakendecileri art arda şube kapatırken kişi başına alkol tüketimi 1996’dan bu yana en düşük seviyeye indi. 2000 sonrası doğanlar önceki kuşaklara göre belirgin biçimde daha az içerken, tüketimini kesen veya azaltanların oranı yüzde 65’e ulaştı.
Rusya’da büyük alkol perakendecileri, yıllardır süren hızlı büyümenin ardından mağaza sayılarını azaltmaya başladı.
Zincir dışı bağımsız dükkanlarda gerileme daha belirgin hissediliyor; bu işletmelerin sayısı bir yılda yaklaşık yüzde 8 daraldı.
Sektör analizleri farklı sebepleri işaret etse de tablonun merkezinde alkol tüketimindeki sürekli düşüş yer alıyor. Ülkede kişi başına düşen alkol tüketimi Eylül 2026 itibarıyla 7,47 litreye inerek 1996 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeyi gördü.
Gençler alkolden uzaklaşıyor
Piyasadaki bu daralma dönemsel dalgalanmanın ötesine geçerek kalıcı bir eğilime dönüştü.
Sosyolojik veriler, 2000 civarında doğan ve şu an 20-30 yaş grubunu oluşturan gençlerin anne babalarına kıyasla 2-3 kat, büyükanne ve büyükbabalarına kıyasla ise 5 kattan daha az alkol tükettiğini gösteriyor.
Kamuoyu araştırma merkezi VTsIOM verileri de bu kültürel dönüşümü doğruluyor.
Aralık 2020 ile Ağustos 2024 arasındaki dönemde, hiç alkol almayan ya da tüketimini azaltan kişilerin oranı yüzde 48’den yüzde 65’e yükseldi.
Ayıklık Günü 2005 yılında takvime döndü
Tüketim alışkanlıklarındaki bu gerileme, ülkede geçmişi 20. yüzyılın başına uzanan içki karşıtı girişimleri yeniden gündeme taşıyor.
Rusya’da Ayıklık Günü her yıl 11 Eylül’de, Dünya Ayıklık Günü ise 3 Ekim’de kaydediliyor.
Rusya’daki anma günü ilk olarak 1913 yılında, dönemin yasa dışı alkol ticaretine tepki gösteren ayıklık hareketinin girişimleriyle ortaya çıktı.
Tarihsel olarak dini bir arka plana sahip olan bu gün, İncil’e göre Vaftizci Yahya’nın bir içki ziyafeti sırasında başının kesildiği gün olarak kabul edilen ve inananların oruç tutup alkolden uzak durduğu 11 Eylül’e denk getirildi.
Sovyet iktidarıyla birlikte kaldırılan bu takvim uygulaması, 2005 yılında resmi olarak yeniden kabul edildi. Günümüzde her 11 Eylül’de sağlıklı yaşamı teşvik amacıyla konferanslar, sergiler, maratonlar ve bisiklet turları düzenleniyor.
Rusya
Letonya’dan AB’ye çağrı: Rus turistlere vize vermeyi durdurun

Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, artan hibrit tehditler nedeniyle AB ülkelerine Rus turistlere vize vermeyi durdurma çağrısında bulundu. Avrupa Komisyonu verilerine göre Fransa, İtalya ve İspanya, 2025 yılında Rus vatandaşlarına sağlanan 600 bini aşkın Schengen vizesinin yaklaşık yüzde 70’ini tek başına düzenledi.
Letonya Başbakanı Andris Kulbergs, hibrit tehditleri gerekçe göstererek Avrupa Birliği (AB) ülkelerine Rus vatandaşlarına turist vizesi vermeyi durdurma çağrısı yaptı. Kulbergs, Financial Times gazetesine verdiği mülakatta “Tanrı aşkına, Rusları Avrupa’ya sokmayın” ifadesini kullandı.
“Rusya’nın Ukrayna’da saldırgan bir savaş yürüttüğünü” ve “AB’yi tehdit ettiğini” iddia eden Kulbergs, her ülkenin bu konuda tavizsiz bir tutum takınması gerektiğini söyledi. Letonya Başbakanı, buna rağmen bazı üye devletlerin Rus turistlerin getirdiği gelir nedeniyle vize vermeyi sürdürdüğünü dile getirdi.
Ülkesinin her gün Rusya kaynaklı hibrit tehditlerle karşılaştığını vurgulayan Kulbergs, bu yıl Letonya sınırını geçmeye çalışan göçmen sayısında son beş yılın en büyük artışını beklediklerini kaydetti.
Vizelerin yüzde 70’ini üç ülke veriyor
Financial Times, Fransa, İtalya ve İspanya’nın Rus vatandaşlarına en fazla Schengen vizesi sağlayan ülkeler arasında yer aldığını hatırlattı.
Avrupa Komisyonu verilerine göre bu üç ülke, 2025 yılında Ruslara verilen 600 bini aşkın vizenin yaklaşık yüzde 70’ini oluşturuyor.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz de Brüksel’deki AB zirvesinde liderlerin Rus vatandaşlarına yönelik vize politikasını sıkılaştırmayı ele aldıklarını aktarmıştı.
Merz, “Avrupa Birliği’ne hem özel hem de iş amaçlı seyahatleri kısıtlamak başta olmak üzere ek önlemler alma imkanımız kesinlikle sürüyor” dedi.
Fransa ve İtalya kısıtlamaya açık kapı bırakıyor
Financial Times‘a konuşan üst düzey bir Avrupalı yetkili, Fransa’nın vize dağıtımını “önemli ölçüde sınırlandırmayı” ve özellikle eski Rus askerlerine vize yasağı getirmeyi kabul ettiğini aktardı. Diplomatlar, İtalya’nın da bu başlıkta diyaloğa açık olduğunu ifade ediyor.
Politico ise Avrupa Komisyonu’nun genel hatlarıyla Rus vatandaşlarına yönelik vize kurallarını sertleştirmeye hazırlandığını yazdı. Ukrayna’daki işgale katılanları da kapsayan daha katı tedbirleri Polonya, İsveç, Estonya ve diğer bazı ülkeler talep ediyor.
İsveç Adalet Bakanı Gunnar Strömmer, Moskova destekli olduğu öne sürülen sabotajlar, kundaklamalar ve diğer hibrit operasyonlara yönelik endişelerin gölgesinde, mevcut sistemin güvenlik açıkları yarattığına dikkat çekti.
AB, Kasım 2025’te Rus vatandaşlarına yeni çok girişli Schengen vizelerinin verilmesini sınırlandırmıştı.
Brüksel, Eylül 2022’de de Rusya ile yürütülen vize kolaylığı anlaşmasını askıya almış, bu adım başvuru harçlarının, inceleme sürelerinin ve belge taleplerinin artmasına yol açmıştı.
Rusya
Rusya hükümetinde görev değişimi

Rusya Başbakanı Mihail Mişustin, Maliye Bakanı Anton Siluanov’un mevcut görevini koruyarak başbakan yardımcılığına getirilmesini Devlet Duması’na önerdi. Devlet Başkanı Vladimir Putin’in onayladığı yeni kabine teklifi, ulaştırma ve bölge yönetimleri dahil birçok kritik görevde değişikliği öngörüyor.
Rusya’da hükümet kabinesinde kapsamlı bir görev değişimi gündeme geldi.
Başbakan Mihail Mişustin, Maliye Bakanı Anton Siluanov’un bakanlık görevini koruyarak başbakan yardımcılığına getirilmesini Devlet Duması’na önerdi.
İnterfaks ajansının haberine göre hükümetin iletisinde yer alan teklif paketi, Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yapılan görüşmenin ardından parlamentonun alt kanadına sunuldu.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 19 Ekim’de Putin ile Mişustin arasında gerçekleşen çalışma toplantısında hükümetteki kadro değişikliklerinin ele alındığını ve Putin’in Mişustin’in sunduğu önerileri desteklediğini duyurdu.
Siluanov bakanlığı bırakmadan başbakan yardımcısı oluyor
Maliye Bakanlığı bünyesinde askerlik hizmeti hariç 1985 yılından bu yana görev yapan Siluanov, 2011 yılından bu yana bakanlık koltuğunda oturuyor.
Hazırlanan yeni teklifle birlikte Siluanov, bakanlık idaresini sürdürürken yeni ihdas edilen başbakan yardımcılığı makamını da üstlenecek.
Kabinedeki değişim planı Maliye Bakanlığı yönetimiyle sınırlı kalmadı. Siluanov’un bakanlıktaki birinci yardımcısı Irina Okladnikova da başbakan yardımcısı ve hükümet aygıtı başkanı olarak önerildi.
Okladnikova bu görevi, 21 Ocak 2020 tarihinden bu yana makamda oturan Dmitriy Grigorenko’dan devralacak.
Bölge temsilciliklerinde ve bakanlıklarda yeni isimler
Başbakan Yardımcısı ve Uzak Doğu Federal Bölgesi Başkanlık Özel Temsilcisi Yuriy Trutnev’in yerine ise Primorye Valisi Oleg Kojemyako’nun getirilmesi teklif edildi.
Ulaştırmadan sorumlu başbakan yardımcılığı görevine Ulaştırma Bakanı Andrey Nikitin aday gösterildi.
Nikitin’in yerine boşalacak ulaştırma bakanlığı görevini ise Federal Sivil Havacılık Kurumu (Rosaviatsiya) Başkanı Dmitriy Yadrov üstlenecek.
Rusya mevzuatına göre başbakan yardımcıları, adaylıkları Devlet Duması tarafından onaylandıktan sonra devlet başkanı tarafından göreve atanıyor. Başbakan, yardımcılarının adaylıklarını alt kanadın onayına resmen sunmakla yükümlü sayılıyor.
Devlet Duması’nın kendisine sunulan adaylıkları bir hafta içinde onaylaması veya reddetmesi gerekiyor.
Dünya Basını2 hafta önceEski CIA analisti Johnson: Trump İran’a girerse Çanakkale’deki Churchill gibi yenilir
Görüş2 hafta önceOrtadoğu’da Koridor İttifakları Devri
Asya2 hafta önceJaponya Başbakanı Takaichi piyasaları harcama gündemi konusunda yatıştırmaya çalışıyor
Asya2 hafta önceAvustralya muhalefeti, ülke tarihindeki “en büyük göçmenlik kesintisini” vaat etti
Asya2 hafta önceHindistan’da 130 milyon seçmen kaydı silindi: Protestolar büyüyor
Asya2 hafta önceİmran Han’ın binlerce destekçisi Pakistan’ın başkentine yürüyüşe başladı
Asya2 hafta önceGüney Kore, Kiev Büyükelçisini geri çağırdı
Amerika2 hafta önceBrezilya’da ikinci tur süreci nasıl işleyecek?










