Diplomasi
‘Ukrayna istihbaratı, Mossad’ı örnek alıyor’

Önceki gün Moskova’da öldürülen Korgeneral İgor Kirillov, Ukrayna’da görev yapmış en yüksek rütbeli kurban olarak kayıtlara geçti. Ancak Ukrayna istihbarat kurumları, bu saldırılarda Mossad’dan esinlenerek eski KGB ortaklarını geride bırakmayı başardı.
Ukrayna, terör alternatifine 2014’te, Kırım’ın Rusya’ya bağlanması ve Donetsk ile Lugansk oblastlarında halk cumhuriyetlerinin kurulmasıyla başlamıştı. “Rus Baharı” katılımcıları ve işbirlikçiler hedef alınırken, 2022’de askeri müdahalenin başlamasıyla birlikte bu çaba genişletildi.
The Wall Street Journal’a konuşan Ukraynalı istihbarat yetkilileri, Ukrayna Güvenlik Teşkilatı’nın (SBU) yurt dışındaki düşmanlarını acımasızca takip eden İsrail’in istihbarat kurumu Mossad’ı örnek aldığını belirtti.
Bir SBU yetkilisi, Kirillov’un ölümüyle ilgili “Ukraynalıları öldüren herkesi böyle bir son bekliyor. Savaş suçlarının cezasız kalması mümkün değil,” dedi.
ABD’li danışmanlık şirketi Teneo’nun analistlerinden Andrius Tursa ise şunları ekledi: “Kiev, Rusya’nın savaş suçlarından sorumlu en üst düzey yetkililerin bile Moskova’da kendilerini güvende hissedemeyeceklerini net bir şekilde ortaya koydu.”
Kirillov, Ukrayna güvenlik güçlerinin hedef aldığı son isimdi. Sadece son bir ayda Sivastopol’da aracı havaya uçurulan Füze Gemisi Tugayının Komutanı Yüzbaşı Valery Trankovskiy (SBU’ya göre, sivil hedeflere füze saldırıları emrini vermişti), Donetsk’te arabası patlatılan Olenovka cezaevinin eski müdürü Sergey Yevsyukov, Moskova’da vurularak öldürülen ve Rusya ordusunun füzelerinin modernizasyonundan sorumlu Mars Tasarım Bürosu Genel Tasarımcı Yardımcısı Mihail Şatskiy, Ukrayna’nın saldırılarının kurbanları oldu.
Daha önce ise muhafazakâr siyaset bilimci Aleksandr Dugin’in kızı Darya Dugina (hedefin babası olduğu düşünülüyor) ve savaş muhabiri Vladlen Tatarskiy, bu tasfiyelerin kurbanları arasındaydı.
Ukrayna istihbaratı, özellikle Rusya’daki operasyonlar için çoğunlukla yerli infazcılar kullanıyor. Bir yetkilinin aktardığına göre, tetikçilere genellikle Telegram veya darknet üzerinden ulaşılıyor. Bu kişiler ya para teklif edilerek ya da tehdit yoluyla görevlendiriliyor.
The Wall Street Journal’a konuşan bir kaynak, bu operasyonlarda birden fazla hedefin yer aldığı durumlarda tetikçilerin neye hizmet ettiklerini tam olarak bilmediklerini belirtti. Hedefler arasında gazeteciler, askeri personel ve Rusya’ya iltica eden eski Ukraynalı yetkililer yer alıyor.
Rusya kolluk kuvvetleri, General Kirillov’un öldürülmesi şüphesiyle bir Özbek vatandaşını gözaltına aldı. Bu kişinin, 100 bin dolar karşılığında generalin evinin girişine bir scooter’a patlayıcı yerleştirdiği belirtiliyor.
Tatarskiy’in öldürülmesi olayında da zanlı Darya Trepova, kendisinden içinde dinleme cihazı bulunan bir heykelciği hediye etmesinin istendiğini öne sürdü.
Trepova, “Heykelciğin patlayıcı olduğunu bilmiyordum, sadece bir dinleme cihazı olduğunu sanıyordum,” ifadelerini kullandı. Ancak WSJ’ye konuşan bir kaynak, heykelin içinde gerçekten bir mikrofon olduğunu ve casusların cihazı bu şekilde patlattığını açıkladı.
Hem SBU hem de FSB, Sovyet dönemi Devlet Güvenlik Komitesi’nin (KGB) mirasçıları olsalar da Ukraynalılar etkinlik açısından Rus meslektaşlarını geride bırakmış görünüyor. Avrupa Politika Analiz Merkezi’nden istihbarat uzmanı Andrey Soldatov, “FSB, gerçekleşen olayları araştırmakta başarılı olsa da henüz olayları öngörmekte zayıf,” değerlendirmesini yaptı.
Soldatov’a göre, istihbarat kurumları arasında etkili bir bilgi paylaşımı ve güven eksikliği, Rusya’nın operasyonel etkinliğini zayıflatıyor.
Ukraynalı milletvekili ve eski istihbarat başkanı Valentyn Nalıvayçenko da SBU’nun, Rusya’nın silahlı kuvvetleri ve istihbarat kurumları hakkında geniş çaplı veri topladığını ve düşman topraklarındaki iletişimleri hacklemek gibi yöntemlerde başarılı olduğunu söyledi.
Ukrayna, 2014 sonrası CIA ile yakın ilişkiler geliştirerek bu alanda ciddi bir ivme kazandı. SBU’nun, yalnızca resmi olarak 30 binden fazla çalışanıyla Mossad’ın dört katı büyüklüğünde bir teşkilat olduğu biliniyor.
Bunun yanı sıra SBU ve Ukrayna Savunma Bakanlığı İstihbarat Müdürlüğü (GUR) arasında bir rekabet söz konusu. Her iki servis de bazen aynı hedefi takip ediyor.
Geçen yıl, vatana ihanetten hüküm giyen eski Ukraynalı milletvekili İlya Kiva’nın Moskova yakınlarında öldürülmesi bu rekabetin bir örneği.
Operasyonu kimin gerçekleştirdiği, tetikçinin gönderdiği fotoğraf sayesinde anlaşıldı. Bu durum, “sağlıklı bir rekabet” olarak nitelendirildi.
Rusya’da general Kirillov’a suikast: Bir Özbekistan vatandaşı gözaltına alındı
Diplomasi
ABD, Londra’daki Çin elçilik arazisine göz dikti

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi yetkilileri Londra’daki Royal Mint Court kompleksinde bulunan araziyi yeni elçilik binası için satın alma fikrini görüştü. Fikir, Çin’in dev diplomatik tesis inşaat izninin iptal edilmesi olasılığı üzerine gündeme geldi. Washington temsilcileri konuyu aylardır ABD Dışişleri Bakanlığı ile Londra elçiliği bünyesinde üst düzeyde değerlendiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi temsilcileri, İngiltere’nin başkenti Londra’daki Royal Mint Court kompleksi sınırları içinde yer alan araziyi yeni Amerikan büyükelçiliği için satın alma ihtimalini masaya yatırdı.
Sürdürülen değerlendirmelerin, Pekin yönetiminin söz konusu alanda kurmayı planladığı dev diplomatik tesis için verilen inşaat izninin iptal edilmesi ihtimaline dayandığı bildirildi.
i Paper gazetesinde yer alan habere göre Kraliyet Darphanesi’nin eski genel merkezi olan Royal Mint Court kompleksi, Londra Kulesi ile finans ve iş merkezi olan Londra Şehri’nin (City of London) yakınında konumlanıyor.
Plan aylardır ABD Dışişleri Bakanlığı bünyesindeki üst düzey yetkililer ile Londra’daki Amerikan Büyükelçiliği personeli arasında ele alınıyor. Bazı Amerikalı yetkililer Londra Kulesi yakınındaki bu alanın, ABD diplomatik misyonunun Nine Elms bölgesinde bulunan mevcut binasına kıyasla stratejik açıdan çok daha avantajlı olduğunu savunuyor.
Projeyi destekleyen yetkililer, olası bir satın almayı Washington’ın Pekin karşısında elde edeceği jeopolitik bir zafer olarak nitelendiriyor. Taraflar arasında resmi müzakerelerin henüz başlamadığı kaydedildi.
Gazeteye konuşan kaynaklar, görüşmelerin Washington’ın Royal Mint Court’taki araziyi devralması karşılığında Nine Elms’teki mevcut Amerikan büyükelçiliği kompleksini Çin’e teklif etme şakasına kadar vardığını belirtti. Böyle bir takasın gerçekleşmesi için birden fazla hükümetin onay vermesi gerekiyor.
Londra Mahkemesi 31 Temmuz günü İngiliz makamlarının Royal Mint Court arazisinde Çin büyükelçiliği kurulmasına onay veren kararını hukuka uygun buldu ve bölge sakinleri derneğinin açtığı davayı reddetti.
The Guardian gazetesi, mahalle sakinlerinin kararı temyize götürmeyi planladığını bildirdi.
İngiltere yönetimi, sekiz yıldır süren değerlendirme sürecinin ardından ocak ayında Çin’in Avrupa’daki en büyük büyükelçilik kompleksini inşa etmesine izin vermişti.
Pekin yönetimi eski Kraliyet Darphanesi arazisini 2018 yılında satın almıştı.
Washington yönetimi, tesisin finans merkezine ve iletişim kablolarına yakınlığının güvenlik riski yaratacağı konusunda Londra’yı uyarmıştı.
İngiliz yetkililer istihbarat servislerinin giderilemeyecek bir risk tespit etmediğini duyurmuş, ancak yerel halk projeyi yargıya taşımıştı.
Diplomasi
Washington ile Kiev arasında Patriot teknolojisi pazarlığı sürüyor

ABD ile Ukrayna arasında Patriot hava savunma sistemlerinin üretim teknolojilerinin Kiev’e devredilmesi konusunda zorlu müzakereler yürütülüyor. ABD Temsilciler Meclisi Üyesi Mike Turner, iki ülkenin teknoloji transferi ve yerel üretim için temasları sürdürdüğünü bildirdi.
ABD ile Ukrayna, Kiev’in Patriot hava savunma sistemlerini kendi topraklarında üretmesini sağlayacak teknoloji transferi konusunda zorlu müzakereler yürütüyor.
Açıklama, ABD Temsilciler Meclisi Cumhuriyetçi Parti Üyesi Mike Turner tarafından yapıldı.
2023-2025 yıllarında Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu Başkanlığı görevini yürüten Turner, CBS News kanalına verdiği mülakatta iki ülkenin istişareleri sürdürdüğünü doğruladı. Turner, “Savunma amaçlı olan Patriot füzeleriyle ilgili durum çok karmaşık” ifadelerini kullandı.
Kongre üyesi, müzakerelerin Ukrayna’ya Patriot teknolojilerine daha geniş erişim sağlanmasını kapsadığını ve bu sayede ülkede söz konusu hava savunma sistemlerinin üretiminin organize edilebileceğini kaydetti.
Turner, Trump yönetimi ile Pentagon’un müzakereleri olabildiğince hızlı bir şekilde tamamlayarak ilgili kararı almasını umduğunu dile getirdi.
Trump teknoloji hırsızlığı endişesini dile getirdi
Turner’ın çıkışı, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ukrayna’ya Patriot füzelerini üretme izni verme vaadinden şüphe duymaya başladığına ilişkin haberlerin ardından geldi.
The New York Times gazetesi, Trump’ın teknolojinin Washington’a karşı kullanılabileceği endişesiyle Ukrayna’nın Patriot füzelerini üretmesine izin verme sözünden vazgeçtiğini yazdı.
ABD Başkanı Trump daha önce Patriot sistemlerinin sırlarını teknoloji devi Nvidia’nın çiplerine benzetmiş ve bu teknolojilerin dışarı sızmasına izin verilemeyeceğini savunmuştu.
Trump, 31 Temmuz’da Camp David’deki başkanlık rezidansında bakanlar kurulu toplantısının ardından CNBC kanalına yaptığı açıklamada, ABD’nin Patriot üretim teknolojisini hiçbir ülkeye devretmediğini, böyle bir şeyin neredeyse imkansız olduğunu fakat bu yönde görüşmelerin yapıldığını söyledi.
Patriot füzelerinin yerel olarak üretilmesi konusu, Kiev yönetiminin hava savunma araçlarındaki yetersizlik beyanlarının gölgesinde aylardır tartışılıyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, nisan ayında yaptığı açıklamada ülkesinin çatışmaların başlangıcından bu yana en büyük önleyici füze kıtlığıyla karşı karşıya kaldığını duyurmuştu.
Zelenskiy, mayıs ayı sonunda Washington’a başvurarak Patriot üretimi için lisans verilmesini talep etmişti. ABD Başkanı Donald Trump ise temmuz ayı başında ABD’nin Ukrayna’ya söz konusu lisansı vermeye hazır olduğunu açıklamıştı.
Trump o dönemde Patriot füzelerinin üretiminin “çok karmaşık” olduğunu vurgulamış, ancak Kiev’in bu teknolojide uzmanlaşabileceğine inandığını ifade etmişti.
Diplomasi
Ukrayna yardım grubunda ABD dönemi bitiyor: Komuta devredilecek

ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını ve Ukrayna askerlerinin eğitimini koordine eden güvenlik yardım grubunun liderliğinden çekilme kararı aldı. Almanya’nın Wiesbaden kentinde konuşlu grubun komutası başka bir NATO üyesi ülkeye devredilecek. Devir sürecinin bir yıla kadar sürebileceği açıklanırken yetkililer Ukrayna’ya verilen desteğin kesintisiz süreceğini vurguladı.
ABD, Ukrayna’ya silah sevkiyatını ve Ukrayna askerlerinin eğitimini koordine eden Ukrayna Güvenlik Yardım Grubunun (SAG-U) liderliğini bırakma kararı aldı.
Politico gazetesi, ABD’li bir yetkiliye ve ABD Savunma Bakanlığının planlarına vakıf üç kişiye dayandırdığı haberinde, gruba başka bir NATO üyesi ülkenin liderlik edeceğini duyurdu.
Liderliği hangi ülkenin üstleneceği henüz açıklanmadı.
Yönetim değişiminin bir yıla kadar sürebileceği belirtilirken, kaynaklar Ukrayna’ya desteğin birinci öncelik olmayı sürdürdüğünü ve grubun çalışmalarının kesintiye uğramayacağını vurguladı.
Pentagon yetkilileri, SAG-U’nun en başından beri geçici bir yapı olarak tasarlandığını açıkladı. Bakanlık, liderlik devrinin ittifak içinde yükün yeniden paylaşılması hedefinin bir parçası olduğunu ve ABD’nin yeni savunma stratejisiyle uyum taşıdığını belirtti.
Bir NATO yetkilisi de konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Komutanlığın Avrupalı veya Kanadalı bir subaya devredilmesi, müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstlendiğinin bir başka kanıtı olacaktır” dedi.
Komuta devredildikten sonra ABD Avrupa Komutanlığı, gruptaki varlığını Amerikalı bir komutan yardımcısı üzerinden sürdürecek.
2024 yazında Washington’da düzenlenen NATO Zirvesi’nde kurulan SAG-U’nun karargahı Almanya’nın Wiesbaden kentinde bulunuyor.
Gruba 2024 yılının ortasından bu yana liderlik eden Korgeneral Curtis Buzzard pazartesi günü görevinden ayrılıyor.
Buzzard’ın yerine geçecek olan Korgeneral Guillaume Beaurpere, ABD’nin gruptaki doğrudan rolünü kademeli olarak küçültme sürecini yönetecek.
NATO müttefikleri komuta devrini genel olarak destekledi ve Avrupa’nın rolünün artmasının mantıklı bir adım olduğunu kaydetti.
Ukraynalı yetkililer de bu kararın “ABD’deki siyasi dalgalanmalardan kaynaklanabilecek riskleri azalttığını ve Ukrayna’nın çıkarına olacak şekilde askeri lojistiği kolaylaştırdığını” savundu.
Buna karşın Politico’ya konuşan kaynaklar, NATO’nun karmaşık bürokratik yapısı nedeniyle cephe hattına yapılan sevkiyatların yavaşlamasından endişe duyulduğunu bildirdi.
Ukraynalı bir yetkili de müttefiklerden hiçbirinin “ABD’nin uydu istihbaratı, hedef gösterme ve ağır nakliye havacılığı alanındaki lojistik kabiliyetlerinin yerini dolduramayacağını” vurguladı.
Alınan karar, Beyaz Saray’ın Avrupa’daki askeri varlığını kademeli olarak azaltma ve NATO bünyesindeki liderlik makamlarını müttefiklere devretme politikasıyla örtüşüyor.
ABD, şubat ayında yaptığı açıklamayla Norfolk’taki Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığının denetimini İngiltere’ye, Napoli’deki komutanlığı İtalya’ya, Hollanda’daki Brunssum Müşterek Kuvvet Komutanlığını ise Almanya ve Polonya’ya devredeceğini duyurmuştu.
Dünya Basını7 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi4 gün öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Avrupa2 hafta önceBurnham resmen Birleşik Krallık Başbakanı oluyor
Dünya Basını6 gün önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Avrupa2 hafta önceAlmanya, silahlanmak için borçlanıyor
Dünya Basını7 gün önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Asya2 hafta önceDeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü










