Bizi Takip Edin

Asya

Trump’ın yeni çelik tarifeleri Japonya piyasalarını dalgalandırdı

Yayınlanma

Cuma günü Japon piyasalarını saran tedirginlik, Başbakan Shigeru Ishiba’nın ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmesinin ardından kısa bir süreliğine rahatlamaya dönüşürken, pazartesi günü ABD Başkanı’nın çelik ve alüminyum ithalatına yönelik gümrük vergilerini işaret etmesinin ardından tekrar belirsizliğe dönüştü.

Trump’ın “herkese” karşılıklı gümrük vergisi uygulamaktan bahsetmesi, Japonya da dahil olmak üzere Amerika’nın tüm ticaret ortaklarının karşı karşıya olduğu riskleri keskin bir şekilde hatırlattı. Yine de yatırımcılara göre cuma günü gerçekleşen ilk zirvenin “dostane atmosferi” orta vadede Japon hisse senetlerini destekleme potansiyeline sahip.

Tokyo’daki UBS SuMi Trust Wealth Management’ın bölgesel baş yatırım yetkilisi Daiju Aoki, “Trump’ın Japon otomobillerine gümrük vergisi getirebileceğine dair endişeler vardı,” dedi ve şöyle devam etti: “(Toplantıda) Herhangi bir tarife yoktu. Yen açısından, sadece finans şeflerinin yakın temas halinde olacaklarını teyit ettiler. Japonya’nın savunma harcamaları konusunda da yeni bir talep gelmedi. Piyasalar için rahatlatıcı olacak.”

Japonya’nın 225 endeksli Nikkei Borsası pazartesi günü erken saatlerde %0,1 düşüşle işlem görürken, zirveden gelen destek ABD enflasyon beklentilerinin yükselmesi ve Trump’ın tüm çelik ve alüminyum ithalatına %25 gümrük vergisi getireceği yönündeki açıklamalarıyla dengelendi.

Bu gelişme çelik üreticilerinin hisselerini düşürdü ve Nippon Steel %2,6’ya varan oranda değer kaybetti.

Trump ayrıca Japon çelik üreticisinin U.S. Steel’in çoğunluk hissesine sahip olamayacağını söylerken, liderler Japon şirketin doğrudan satın alma dışında bir yatırım yapması için alternatif bir plan üzerinde çalıştıklarını belirttiler. İkonik ABD firması için yapılan 14.1 milyar dolarlık teklif Biden yönetimi tarafından engellenmişti.

Trump, ülkesinin Japonya ile olan ticaret açığını ortadan kaldırmaya çalışırken, Ishiba daha fazla Amerikan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) satın almayı kabul etti ve Toyota ve Isuzu Motors’un ABD’de daha fazla yatırım yapma planlarını açıkladı.

Singapur’daki Lombard Odier’de kıdemli makro stratejist olan Homin Lee, The Japan Times’a yaptığı değerlendirmede, “Zirvenin dostane tonu ve içeriği, özellikle Japonya’nın ABD çelik sektörüne yaptığı yüksek profilli yatırımla ilgili olarak, Japon yatırımcılara mütevazı bir rahatlama sağlamalıdır,” dedi ve firmanın Japon hisse senetleri konusunda “yapıcı” olduğunu ekledi.

Döviz analistleri, zayıflığı Trump’ın Japonya’ya ilişkin uzun süredir devam eden endişelerinden biri olmasına rağmen, konuşmanın odak noktası haline gelmediği için yenin sessiz bir tepki göstermesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Trump’ın sözlü müdahalede bulunmaması yenin %0,2 gevşeyerek dolar başına 151,76 yene gerilemesine neden olsa da cuma günü gördüğü iki ayın en yüksek seviyesi olan 150,93 yenden çok uzakta değil.

Daiwa Securities’de yönetici ekonomist olan Mari Iwashita, piyasaların Trump’ın Japonya’ya karşı gümrük vergisi konusundaki tutumunu daha önce düşünülenden daha az şiddetli olarak algılaması halinde yenin güvenli bir liman haline gelebileceğini söyledi.

Mitsubishi UFJ Asset Management’ın baş fon yöneticisi Masayuki Koguchi, ABD’den daha fazla LNG satın almanın ve oraya daha fazla yatırım yapmanın nihayetinde Japonya’dan dolar satın almak için daha fazla talep anlamına geleceğini belirtti.

Okasan Securities baş stratejisti Fumio Matsumoto, Ishiba’nın Trump ile görüşmesini ele alış biçiminin iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin popülaritesini artırma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı.

Ishiba’nın geçen yıl yapılan seçimlerde Alt Meclis’te çoğunluğu kaybetmesinden bu yana siyasi istikrarsızlık endişelerinin piyasayı baskıladığı göz önünde bulundurulduğunda, bu durum bu yılın sonunda yapılacak Üst Meclis seçimleri öncesinde Japon hisse senetleri için olumlu olabilir.

Elbette Ishiba-Trump görüşmesinin ardından yaşanan rahatlama riskleri ortadan kaldırmadı ve Japon piyasaları keskin değişimlere açık olmaya devam ediyor.

Sydney’deki Kohle Capital Markets’ın baş piyasa analisti Tim Waterer, “Japonya hala yeni gümrük vergilerinin muhatabı olabilir,” dedi ve ekledi. “Bu ihtimal, en azından Trump’ın tarife ‘hedef listesinde’ hangi ülkelerin olduğunu ve hangi tarife seviyelerinin uygulanacağını görene kadar Japon piyasalarındaki coşkuyu sınırlayabilir.”

Trump çelik ve alüminyuma yüzde 25 gümrük vergisi uygulayacağını açıkladı

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Yayınlanma

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.

Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.

Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.

Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.

Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.

Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.

DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.

Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.

Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.

2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.

Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.

Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Yayınlanma

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.

Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.

Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.

Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.

Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.

Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.

Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.

Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.

Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.

Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.

Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.

Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English