Asya
İki Toplantı: Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin açıklamalarından öne çıkanlar

Dışişleri Bakanı Wang Yi cuma günü yaptığı açıklamada Çin’i çalkantılı bir dönemde dünyada bir “istikrar kaynağı” olarak gösterdi ve Pekin’in çıkarlarını kararlılıkla savunurken barış için mücadele edeceğini söyledi.
Çin’in en önemli siyasi toplantıları olan ve tüm dünyada ilgiyle takip edilen “iki toplantı” sırasında bir basın toplantısı düzenleyerek dünya medyasının karşısına çıkan Wang, Çin’in Rusya ile olan “dirençli” bağlarından övgüyle bahsederken, ABD’yi Washington’un Çin’in gelişimini engelleme girişimlerine Pekin’in kararlılıkla karşılık vereceği konusunda uyardı.
90 dakika süren basın toplantısında üst düzey diplomat ayrıca Ukrayna savaşı, Orta Doğu, Tayvan ve Güney Çin Denizi gibi bir dizi konuda Pekin’in tutumunu ortaya koydu.
İki Toplantı: Çin’in ekonomi kurmayları 2025 planlarını açıkladı
İşte Wang’ın açıklamalarından öne çıkanlar:
- ABD-Çin ilişkileri
Wang basın toplantısı boyunca birçok kez ABD’den bahsederek Washington’un Çin’in gelişimini “bastırdığını” söyledi.
Çin’in ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni yönetimiyle nasıl ilişki kuracağı konusunda Çinli diplomat, karşılıklı saygının ilişkileri yöneten temel ilke olduğunu ve “hiçbir ülkenin aynı anda hem Çin’i bastırıp hem de Çin ile iyi ilişkiler sürdürebileceğini hayal etmemesi gerektiğini” söyledi.
“Bu tür iki yüzlü davranışlar ikili ilişkilerin istikrarı ya da karşılıklı güven inşası için iyi değildir” dedi.
Wang’ın yorumları, Trump’ın Çin mallarına yönelik gümrük vergilerini artırdığı ve Pekin’in de buna hızla misilleme yaptığı bir dönemde geldi.
“Eğer ABD Çin’i çevrelemeye devam ederse, biz de kararlılıkla karşı koyacağız” dedi.
Ancak Wang, ABD ve Çin arasındaki işbirliğinin karşılıklı fayda sağlayacağını ve iki rakip ekonominin ortak olmasının ve birbirlerinin başarısına katkıda bulunmasının “tamamen mümkün” olduğunu söyleyerek bazı uzlaştırıcı açıklamalar da yaptı.
Çin’den ABD Savunma Bakanı Hegseth’e yanıt: Savaşın kazananı olmaz
- İstikrar sağlayıcı bir güç olarak Çin
Wang, Çin’in dış politikasının uluslararası toplum tarafından giderek daha fazla memnuniyetle karşılandığını ve küresel zorlukların ele alınmasındaki rolünün dünyanın dört bir yanındaki ülkeler tarafından giderek daha fazla “beklendiğini ve takdir edildiğini” söyledi.
“Ülkeler, özellikle de büyük ülkeler tarafından yapılan seçimler çağımızın gidişatını belirleyecek ve dünyanın geleceğini şekillendirecektir. Çin’in diplomasisi tarihin doğru tarafında sağlam bir şekilde duracaktır” dedi.
“Bu belirsiz dünyaya kesinlik sağlayacağız… Dünya barışı ve istikrarı için adil ve dürüst bir güç olacağız” ifadelerini kullandı.
- Küresel Güney
Wang, Küresel Güney’deki ülkeleri “dünya barışının korunması, dünya kalkınmasının yönlendirilmesi ve küresel yönetişimin iyileştirilmesi için kilit güç” olarak tanımladı. Bu gelişmekte olan ülkelerin küresel GSYH’nin yüzde 40’ından fazlasını oluşturduğunu kaydetti.
“Küresel Güney, dünyaya istikrar getirmenin ve onu daha iyi bir yer haline getirmenin anahtarını elinde tutuyor,” diye ekleyerek gelişmekte olan ekonomiler arasında daha fazla birlik ve işbirliği çağrısında bulundu.
Wang, “Dünya nasıl değişirse değişsin, kalbimiz her zaman Küresel Güney ile birlikte olacak ve köklerimiz Küresel Güney’de daha da derinleşecek” dedi.
- Rusya-Ukrayna savaşı
Çin’in Rusya ile ilişkileri sorulduğunda Wang, uluslararası ortam nasıl gelişirse gelişsin iki komşu arasındaki derin dostluğun ve bağların ivmesinin değişmeyeceğini söyledi.
“Olgun ve dirençli ilişkileri… herhangi bir olaydan ya da üçüncü bir taraftan etkilenmeyecektir” diyen Wang, Çin-Rusya ilişkisinin dünyada istikrar sağlayıcı bir güç olduğunu sözlerine ekledi.
Ukrayna savaşıyla ilgili ayrı bir soru üzerine Wang, Pekin’in duruşunu “objektif ve tarafsız” olarak nitelendirdi ve Çin hükümetinin çatışmanın üç yıldan uzun bir süre önce patlak vermesinden bu yana barışı desteklediğini belirtti. Çin’in krizin çözümünde yapıcı bir rol oynamak için uluslararası toplumla birlikte çalışmaya istekli olduğunu söyledi.
- Güney Çin Denizi
Wang, Güney Çin Denizi konusunda sert açıklamalarda bulunarak Filipinler’in Pekin ile yaşadığı deniz sürtüşmelerinin arkasında bölge dışı ülkelerin olduğunu savundu.
Wang, “İhlal ve provokasyon geri tepecek ve başkalarının satranç taşları gibi hareket edenler mutlaka bir kenara atılacaktır,” dedi.
Bu yorumlar, Çin’in hak iddia ettiği kilit uluslararası su yolunda Manila ile gerilimin arttığı bir dönemde geldi. Filipinler de dâhil olmak üzere birçok Güneydoğu Asya ülkesinin Güney Çin Denizi’nde birbiriyle örtüşen hak iddiaları bulunuyor.
Wang, Çin’in toprak egemenliğini kararlılıkla koruyacağını söyledi ancak Çin ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin (ASEAN) ortak çabaları sayesinde Güney Çin Denizi’ndeki durumun istikrarını koruduğunu da sözlerine ekledi.
- Gazze Savaşı
Orta Doğu’daki çatışmalarla ilgili olarak Wang, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi ele geçirme önerisini reddederek Gazze’nin Filistin halkına ait olduğunu ve “statüsünün güç kullanarak değiştirilmesinin barış değil yeni bir kaos getireceğini” söyledi.
Pekin’in Mısır’ın ve diğer Arap ülkelerinin barış planına destek sözü veren Trump, Çin’in iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceğini söyledi.
Wang, “Filistin-İsrail çatışmasının döngüsünün özü, İsrail devletinin uzun süredir kurulmuş olması ve Filistin devletinin hala ulaşılamaz olmasıyla, iki devletli çözümün yalnızca yarısının başarılmış olması gerçeğinde yatmaktadır” dedi.
- Avrupa ile ilişkiler
Elektrikli araçlar konusunda artan ekonomik gerilimlerin ortasında Çin’in Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini nasıl gördüğü sorusuna Wang, Çin’in iki tarafın sorunları istişareler yoluyla çözebilecek “kapasite ve bilgeliğe” sahip olduğuna inandığını söyledi.
Çin ve AB’nin stratejik diyalog ve karşılıklı güveni derinleştirmesi gerektiğini belirten Wang, Pekin’in Avrupa’nın Çin için güvenilir bir ortak olabileceğine inandığını söyledi.
Çin ve Avrupa bloğu bu yıl ilişkilerin kurulmasının 50. yıldönümünü kutlayacak.
- Tayvan
Tayvan’la ilgili bir soruyu yanıtlayan Wang, Tayvan’ın hiçbir zaman bir ülke olmadığına dair daha önce yaptığı açıklamaları yineledi.
“Geçmişte olmadı ve gelecekte de olmayacak” dedi.
Tayvan’ın bağımsızlığının desteklenmesinin Tayvan Boğazı’ndaki istikrarı tehlikeye atacağını söyledi. ABD’nin ve diğer Batılı ülkelerin Tayvan’ı destekleme çabalarına işaret eden Wang, “Tayvan’ın bağımsızlığını istemek geri tepmeye mahkumdur ve Çin’i kontrol altına almak için Tayvan’ı kullanmak beyhude bir girişimden başka bir şey olmayacaktır. Çin yeniden birleşmeyi gerçekleştirecektir ve bu durdurulamaz” ifadelerini kullandı.
Asya
Nepal’in rapçi başbakanı Himalaya felaketiyle sınanıyor

Nepal’in Başbakanı Balendra Shah, Genç Z kuşağı ayaklanmasıyla iktidara taşındıktan sonra yıkıma uğrayan ülkesini yeniden inşa etmek zorunda.
Geçen hafta yaşanan yıkıcı sel felaketinin ardından Nepal’in müdahale süreci, bu yılın başına kadar ulusal düzeyde hiçbir görev üstlenmemiş 36 yaşındaki bir rapçinin ellerinde.
Popüler bir müzisyen ve başkent Katmandu’nun belediye başkanı olan Balendra Shah, gençlerin öncülük ettiği bir ayaklanmanın desteğiyle mart ayında iktidara geldi. Şimdi ise 1000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, uzak köylerin yok olduğu ve Çin sınırı boyunca büyük bir yıkım yaratan dev felaketin ardından Himalaya ülkesini yeniden ayağa kaldırma göreviyle karşı karşıya.
Shah, pazartesi günü Facebook hesabından yaptığı açıklamada, “Buradaki herkes Nepal hükümetinin arama, kurtarma, tedavi, yardım faaliyetleri ve vatandaşların güvenli şekilde yönetimi konusunda kararlı ve aktif biçimde çalıştığının farkında” ifadelerini kullandı.
Başbakan, yaklaşık 21 bin güvenlik personelini görevlendirdi. Ekipler, zorlu hava koşullarına ve engebeli araziye rağmen helikopterlerle yaklaşık 12 bin kişiyi kurtardı. Shah ve kabine üyeleri ayrıca yaklaşık 600 dolar değerindeki bir aylık maaşlarını başbakanlık afet yardım fonuna bağışlama sözü verdi. Söz konusu fon şu ana kadar 41 milyon dolardan fazla bağış topladı.
Katmandu merkezli düşünce kuruluşu Policy Entrepreneurs’dan Anurag Acharya, “Hükümet hızlı biçimde harekete geçti ve Nepal’in sınırlı kapasitesi göz önüne alındığında müdahale gerçekten iyi oldu” dedi.
Financial Times’a konuşan Acharya, Shah’a yönelik beklentilerin “fazla büyük bir yük haline getirilmemesi” gerektiği konusunda uyardı.
“Kurtarma ve yardım çalışmaları buzdağının sadece görünen kısmı” diyen Acharya, “Asıl büyük sınav, toplulukların yeniden yerleştirilmesi ve yeniden inşa süreci olacak” ifadelerini kullandı.
Binlerce kişi hâlâ kayıp, turizm sektörü tehdit altında
Shah’ın karşı karşıya olduğu görev son derece büyük. Aralarında 583 yabancının da bulunduğu yaklaşık 4 bin kişi hâlâ kayıp. Bu durum hükümet üzerindeki baskıyı artırırken, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 7’sini oluşturan turizm sektörü açısından da risk oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler’in Nepal koordinatörü Lila Pieters Yahia, yaklaşık 10 bin hanenin acil yardıma ihtiyaç duyduğunu, onlarca köprünün ve 40 kilometrelik yolun tahrip edildiğini açıkladı. Elektrik kesintileri ise ülke genelinde yaygın durumda.
Shah, toprak kaymasının meydana gelmesinden bir gün sonra, perşembe günü kısa bir ziyaretle afet bölgesine gitti. Ancak felaketin üzerinden yaklaşık bir hafta geçmesine rağmen halka seslenmedi ve genel olarak medyadan uzak durdu. Kamuoyuna yönelik iletişimini çoğunlukla günde bir kez yaptığı Facebook paylaşımlarıyla sınırlı tuttu.
Bu arada kurtarma ekipleri, Tibet sınırı yakınlarındaki daha ulaşılması zor bölgelere ulaştıkça can kaybı artıyor. Dik dağlar, derin vadiler ve çamurla dolan nehirler çalışmaları yavaşlatıyor. Kurtarma ekipleri şimdiden ceset torbası ve kurbanların muhafaza edilmesi için soğuk depolama alanı eksikliğiyle karşı karşıya.
Nepal yabancı yardımı önce reddetti
Nepal, arama-kurtarma operasyonları için başlangıçta yabancı yardımı kabul etmeyi reddetti. Yalnızca yardım malzemeleri ve bağışları kabul eden hükümet, teknik açıdan zorlu kurtarma çalışmalarını kendi imkanlarıyla yürütmeye çalıştı. Çin ise sınırın diğer tarafında kendi kurtarma operasyonunu başlattı.
Bu karar, Nepal’in 2015 depremindeki deneyiminin ardından alındı. Yaklaşık 9 bin kişinin hayatını kaybettiği deprem sonrası hükümet yabancı kurtarma ekiplerini kabul etmiş ancak koordinasyon büyük bir kaosa dönüşmüştü. Bir ABD askeri helikopteri düşmüş, kazada altı ABD deniz piyadesi ve iki Nepalli asker hayatını kaybetmişti.
Shah hükümeti hafta sonu geri adım atarak Hindistan ve Çin’den gelen teknik ekiplerin Nepalli kurtarma görevlilerine sahada destek vermesine izin verdi.
Uluslararası Kriz Grubu’nun Katmandu’daki kıdemli danışmanı Ashish Pradhan, “Bir tür gerçek zamanlı öğrenme süreci yaşıyorlar. En azından eski yöntemlerine takılıp kalmıyorlar” dedi.
Rapçi başbakandan ekonomik reform sözü
Eğitimini yapısal mühendislik alanında alan ve kendi müziğinde Nepal’in siyasi düzenini sert biçimde eleştiren Shah, yolsuzluk, ekonomik durgunluk ve genç işsizliğiyle boğuşan ekonomiyi yeniden canlandırma sözü verdi.
Ancak eleştirmenler, eski yönetime yönelik halk öfkesini kullanarak iktidarı kendi yakın çevresinde merkezileştirmekle suçluyor.
Eski bir maliye bakanı, reddettiği kara para aklama suçlamaları nedeniyle tutuklandı. Shah’ın görevden uzaklaştırdığı selefi ise bu soruşturmayı “siyasi bir gösteri” olarak nitelendirdi.
Uluslararası Kriz Grubu’ndan Pradhan, “İnsanlar farklı bir siyaset anlayışı vaat ederek gelen bu hükümete ve Shah’a şüpheyle yaklaşsa da ona bir şans vermeye hazır” dedi.
Ancak Pradhan, “Bunun gerçekte ne anlama geldiğini insanlar henüz tam olarak değerlendirmiş değil” diye ekledi.
Nisan ayında Katmandu’daki nehir kıyılarında yaşayan gecekondu sakinlerinin zorla tahliye edilmesi de protestolara yol açtı. Bu gelişme, bazı kişilerin Shah’ın “en yoksul ve ihtiyaç sahibi kesimlerin çıkarlarını gerçekten önemseyip önemsemediğini” sorgulamasına neden oldu.
Yeniden inşa maliyeti milyarlarca doları bulabilir
Shah’ın partisi, Nepal ekonomisini beş yıl içinde ikiye katlayarak 100 milyar dolara çıkarma gibi iddialı bir hedef belirledi.
Ancak üst düzey ekonomi yetkilileri, felaketin yol açtığı yeniden inşa maliyetleri ve ekonomik kayıpların 4 ila 5 milyar dolar arasında olacağını tahmin ediyor.
Bu rakam, Katmandu’daki kıdemli bir uluslararası bağışçı yetkilisine göre, 2015 depremindeki 7 milyar dolarlık fiziksel hasardan daha düşük.
Ancak yetkili, halihazırda yüzde 3 civarında büyüyen Nepal ekonomisi üzerindeki kayıpların “önemli” olacağını belirtti.
Shah hükümetinin “çok büyük miktarda finansmana ihtiyaç duyacağını” söyledi.
Yıkım, Nepal’in Çin ile olan en önemli ticaret bağlantılarından birini de kesti. Bu güzergâhtan yılda 2,7 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiriliyor.
İş dünyası temsilcileri, İran savaşı nedeniyle zaten zayıflayan turizmin, sellerin Himalaya yürüyüşçüleri ve hacılar tarafından kullanılan güzergâhları kesintiye uğratmasıyla daha fazla zarar görebileceğinden endişe ediyor.
Nepal, felaketin insani ve ekonomik maliyetleriyle mücadele ederken Shah’ın yalnızca geçim kaynaklarını yeniden inşa etmesi değil, aynı zamanda genç destekçilerini harekete geçiren reform çizgisini koruması gerekecek.
Asya
Türk Bombom oyuncuları, 16 yıl aradan sonra yeniden Dünya Şampiyonası’nda

Türk Bombom oyuncuları, 16 yıl aradan sonra yeniden Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etti. Çin’de düzenlenen 2026 Bombom Dünya Şampiyonası’nda iki Türk takımı ilk 16’ya kalırken, serinin resmi mobil oyunu DDTank GO da oyuncularla buluştu.
Türk DDTank oyuncuları, 16 yıl aradan sonra yeniden 2026 DDTank Dünya Şampiyonası sahnesine çıktı.
Bombom’un Türkiye’de yayımlanmaya başladığı dönemde düzenlenen Türkiye elemelerinde başarılı olan oyuncular, Türkiye’yi temsilen Çin’e gitmiş ve farklı ülke ve bölgelerden gelen oyuncularla dünya şampiyonluğu için mücadele etmişti.
Aradan geçen 16 yılın ardından bu kez DDTank GO ile Türk oyuncular yeniden uluslararası turnuvada yer aldı.
Bombom’un resmi mobil oyunu DDTank GO’nun yayımlanmasının ardından düzenlenen elemelerde öne çıkan 4 Türk oyuncu, Türkiye’yi temsil etmek üzere Çin’e gitti.
Türk oyuncular, 29-30 Ağustos 2026 tarihlerinde DDTank’ın orijinal geliştiricisi 7Road tarafından düzenlenen resmi uluslararası organizasyon 2026 DDTank Dünya Şampiyonası’nda mücadele etti.
Böylece Türkiye, 16 yıl sonra Bombom’un dünya şampiyonası sahnesinde yeniden temsil edildi.
Asya
Güney Kore, yapay zekâ patlamasından yararlanmak için rekor bütçe artışı açıkladı

Güney Kore hükümeti harcama planıyla, bellek çiplerinden elde edilen gelir patlamasını büyüme döngüsünü hızlandıracak yeni teknoloji yatırımlarına yönlendirmeyi amaçlıyor.
Güney Kore, yapay zekâ kaynaklı yarı iletken patlamasından doğan vergi gelirlerini yeniden yapay zekâya ve diğer geleceğin sektörlerine aktarmayı planladığını açıkladı. Devlet Başkanı Lee Jae Myung böylece ülke tarihindeki en büyük bütçe artışını başlattı.
Lee hükümeti salı günü, bir önceki yıla göre yüzde 12,8 artışla 820,9 trilyon wonluk (598 milyar dolar) 2027 bütçesini açıkladı. Bütçe kapsamında, büyük ölçüde Samsung Electronics ve SK Hynix gibi çip üreticilerinden gelen hızla yükselen vergi gelirleriyle finanse edilecek, vakıf fonu benzeri 162,3 trilyon wonluk bir “Geleceğe Yanıt Fonu” da yer alıyor.
Bu rakam, Seul’ün küresel mali krize karşı harcamalarını yüzde 10,6 artırdığı 2009’dan bu yana bütçedeki ilk çift haneli artış anlamına geliyor.
Bütçe Bakanı Park Hong-geun, hükümetin kamu harcamalarının ekonomik büyümeyi harekete geçirecek bir “ilk su” işlevi gördüğü, büyümenin de buna karşılık kamu maliyesini güçlendirdiği “büyüme öncülüğünde erdemli bir döngü” hedeflediğini söyledi.
Güney Kore, küresel yapay zekâ patlaması sayesinde ekonomik açıdan oldukça elverişli bir dönemden geçiyor. Yapay zekâ sektörü, ülkenin bellek çiplerine yönelik talepte büyük bir patlama yaratırken, en büyük çip üreticilerinin kârlarını artırdı ve ülke piyasalarında baş döndürücü yükselişlere yol açtı. Bu gelirlerin bir bölümü, yarı iletken sektöründeki çalışanlara verilen yüksek ikramiyeler yoluyla çalışanlara da yansımaya başladı.
Yeni bütçede çip sektörüne 2,6 trilyon won (1,9 milyar dolar) ayrılacak. Veri merkezleri ve robotik sektörüne de finansman sağlanacak. Nükleer enerjili denizaltı programı da dahil olmak üzere stratejik silahlara ise 3,4 trilyon won (2,5 milyar dolar) tahsis edilecek. “Geleceğe Yanıt Fonu” gelecek yıl ilk aşamada 45,4 trilyon wonluk (33,1 milyar dolar) kaynak kullanmaya başlayacak.
Seul ayrıca özellikle gençler ve ailelere yönelik sosyal harcamaları artıracak ve Seul metropol alanının dışındaki ekonomik sıkıntı yaşayan bölgelere daha fazla kaynak ayıracak. Lee, ülkenin düşen doğum oranı nedeniyle kriz yaşayan bölgesel üniversitelere yapılan yatırımları artırma sözü verdi.
Bütçe Bakanlığı, 2027 yılı için devlet gelirlerinin 880,8 trilyon wonla rekor seviyeye ulaşacağını ve planlanan harcamaları yaklaşık 60 trilyon won aşacağını öngördü. Kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının ise 2026’daki yüzde 51,6 seviyesinden gelecek yıl yüzde 48,3’e gerilemesi bekleniyor.
Standard Chartered’ın Seul’deki araştırma biriminin başkanı Chong Hoon Park, Financial Times’a, “Kore’nin borç seviyesi diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında görece düşük olduğu için, demografik kriz gibi yapısal sorunlarla mücadele etmek amacıyla potansiyel büyümeyi artırmaya çalışmak kötü bir fikir olmayacaktır” dedi.
Kamu harcamalarındaki bu hızlı artış, merkez bankasının kısmen çip sektöründeki patlamanın tetiklediği enflasyonist baskıyı yatıştırmak amacıyla para politikasını sıkılaştırdığı bir döneme denk geliyor. Kore Merkez Bankası (BoK) geçen hafta politika faizini üst üste ikinci kez artırarak yüzde 3’e çıkardı.
Lee salı günü, daha yüksek faiz oranlarının “kaçınılmaz” olduğunu söyledi ancak “maliye politikasının, yüksek faizlerin kırılgan gruplar üzerindeki yükünü en aza indirmek ve büyüme potansiyelinin zarar görmemesini sağlamak amacıyla dikkatle ayarlanmış bir rol oynaması gerektiğini” de sözlerine ekledi.
BoK ayrıca büyüme tahminlerini 2026 için yüzde 3,3’e, 2027 için ise yüzde 2,9’a yükseltti.
Ancak bazı analistler, enflasyonun BoK’un hedefinin üzerinde seyrettiği, Seul’de konut fiyatlarının yüksek olduğu ve hanehalkı borçlarının arttığı bir ortamda bu ölçekte geniş kapsamlı bir mali genişlemenin ne kadar doğru olduğunu sorguladı.
Seul Üniversitesi Vergilendirme Profesörü Kim Woo-chul, “Ekonomi şu anda yalnızca sıcak değil; kaynıyor. Bu ölçekte bir mali genişleme mevcut koşullarda kesinlikle uygun değil” dedi.
Myongji Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Shin Yul ise, “Yarı iletken sektöründeki bu patlamanın ne kadar süreceğini kimse bilmiyor” ifadelerini kullandı.
Lee aynı zamanda gerileyen halk desteğini yeniden yükseltmeye çalışıyor. Pazartesi günü yayımlanan bir ankete göre Lee’nin görev onayı oranı, temmuz ayının ikinci haftasındaki yüzde 48,9 seviyesinden yüzde 38,9’a geriledi.
Üst düzey politika danışmanı Kim Yong-beom da hafta sonu yapılan ve yeni maliye ve savunma bakanlarının göreve getirildiği kabine değişikliğinin ardından salı günü istifa etti.
Bütçe tasarısının parlamentonun onayından geçmesi gerekiyor. Lee’nin Demokratik Partisi, 300 sandalyeli Ulusal Meclis’te 161 sandalyeye sahip olduğu için diğer partilerin desteğine ihtiyaç duymadan bütçeyi geçirebilecek çoğunluğa sahip.
Amerika2 hafta önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Dünya Basını1 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Dünya Basını2 hafta önceRon Paul: Washington anayasayı çiğneyip dünyada felaket üretiyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Ortadoğu1 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu









