Bizi Takip Edin

Asya

İki Toplantı: Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin açıklamalarından öne çıkanlar

Yayınlanma

Dışişleri Bakanı Wang Yi cuma günü yaptığı açıklamada Çin’i çalkantılı bir dönemde dünyada bir “istikrar kaynağı” olarak gösterdi ve Pekin’in çıkarlarını kararlılıkla savunurken barış için mücadele edeceğini söyledi.

Çin’in en önemli siyasi toplantıları olan ve tüm dünyada ilgiyle takip edilen “iki toplantı” sırasında bir basın toplantısı düzenleyerek dünya medyasının karşısına çıkan Wang, Çin’in Rusya ile olan “dirençli” bağlarından övgüyle bahsederken, ABD’yi Washington’un Çin’in gelişimini engelleme girişimlerine Pekin’in kararlılıkla karşılık vereceği konusunda uyardı.

90 dakika süren basın toplantısında üst düzey diplomat ayrıca Ukrayna savaşı, Orta Doğu, Tayvan ve Güney Çin Denizi gibi bir dizi konuda Pekin’in tutumunu ortaya koydu.

İki Toplantı: Çin’in ekonomi kurmayları 2025 planlarını açıkladı

İşte Wang’ın açıklamalarından öne çıkanlar:

  1. ABD-Çin ilişkileri

Wang basın toplantısı boyunca birçok kez ABD’den bahsederek Washington’un Çin’in gelişimini “bastırdığını” söyledi.

Çin’in ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni yönetimiyle nasıl ilişki kuracağı konusunda Çinli diplomat, karşılıklı saygının ilişkileri yöneten temel ilke olduğunu ve “hiçbir ülkenin aynı anda hem Çin’i bastırıp hem de Çin ile iyi ilişkiler sürdürebileceğini hayal etmemesi gerektiğini” söyledi.

“Bu tür iki yüzlü davranışlar ikili ilişkilerin istikrarı ya da karşılıklı güven inşası için iyi değildir” dedi.

Wang’ın yorumları, Trump’ın Çin mallarına yönelik gümrük vergilerini artırdığı ve Pekin’in de buna hızla misilleme yaptığı bir dönemde geldi.

“Eğer ABD Çin’i çevrelemeye devam ederse, biz de kararlılıkla karşı koyacağız” dedi.

Ancak Wang, ABD ve Çin arasındaki işbirliğinin karşılıklı fayda sağlayacağını ve iki rakip ekonominin ortak olmasının ve birbirlerinin başarısına katkıda bulunmasının “tamamen mümkün” olduğunu söyleyerek bazı uzlaştırıcı açıklamalar da yaptı.

Çin’den ABD Savunma Bakanı Hegseth’e yanıt: Savaşın kazananı olmaz

  1. İstikrar sağlayıcı bir güç olarak Çin

Wang, Çin’in dış politikasının uluslararası toplum tarafından giderek daha fazla memnuniyetle karşılandığını ve küresel zorlukların ele alınmasındaki rolünün dünyanın dört bir yanındaki ülkeler tarafından giderek daha fazla “beklendiğini ve takdir edildiğini” söyledi.

“Ülkeler, özellikle de büyük ülkeler tarafından yapılan seçimler çağımızın gidişatını belirleyecek ve dünyanın geleceğini şekillendirecektir. Çin’in diplomasisi tarihin doğru tarafında sağlam bir şekilde duracaktır” dedi.

“Bu belirsiz dünyaya kesinlik sağlayacağız… Dünya barışı ve istikrarı için adil ve dürüst bir güç olacağız” ifadelerini kullandı.

  1. Küresel Güney

Wang, Küresel Güney’deki ülkeleri “dünya barışının korunması, dünya kalkınmasının yönlendirilmesi ve küresel yönetişimin iyileştirilmesi için kilit güç” olarak tanımladı. Bu gelişmekte olan ülkelerin küresel GSYH’nin yüzde 40’ından fazlasını oluşturduğunu kaydetti.

“Küresel Güney, dünyaya istikrar getirmenin ve onu daha iyi bir yer haline getirmenin anahtarını elinde tutuyor,” diye ekleyerek gelişmekte olan ekonomiler arasında daha fazla birlik ve işbirliği çağrısında bulundu.

Wang, “Dünya nasıl değişirse değişsin, kalbimiz her zaman Küresel Güney ile birlikte olacak ve köklerimiz Küresel Güney’de daha da derinleşecek” dedi.

  1. Rusya-Ukrayna savaşı

Çin’in Rusya ile ilişkileri sorulduğunda Wang, uluslararası ortam nasıl gelişirse gelişsin iki komşu arasındaki derin dostluğun ve bağların ivmesinin değişmeyeceğini söyledi.

“Olgun ve dirençli ilişkileri… herhangi bir olaydan ya da üçüncü bir taraftan etkilenmeyecektir” diyen Wang, Çin-Rusya ilişkisinin dünyada istikrar sağlayıcı bir güç olduğunu sözlerine ekledi.

Ukrayna savaşıyla ilgili ayrı bir soru üzerine Wang, Pekin’in duruşunu “objektif ve tarafsız” olarak nitelendirdi ve Çin hükümetinin çatışmanın üç yıldan uzun bir süre önce patlak vermesinden bu yana barışı desteklediğini belirtti. Çin’in krizin çözümünde yapıcı bir rol oynamak için uluslararası toplumla birlikte çalışmaya istekli olduğunu söyledi.

  1. Güney Çin Denizi

Wang, Güney Çin Denizi konusunda sert açıklamalarda bulunarak Filipinler’in Pekin ile yaşadığı deniz sürtüşmelerinin arkasında bölge dışı ülkelerin olduğunu savundu.

Wang, “İhlal ve provokasyon geri tepecek ve başkalarının satranç taşları gibi hareket edenler mutlaka bir kenara atılacaktır,” dedi.

Bu yorumlar, Çin’in hak iddia ettiği kilit uluslararası su yolunda Manila ile gerilimin arttığı bir dönemde geldi. Filipinler de dâhil olmak üzere birçok Güneydoğu Asya ülkesinin Güney Çin Denizi’nde birbiriyle örtüşen hak iddiaları bulunuyor.

Wang, Çin’in toprak egemenliğini kararlılıkla koruyacağını söyledi ancak Çin ve Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği’nin (ASEAN) ortak çabaları sayesinde Güney Çin Denizi’ndeki durumun istikrarını koruduğunu da sözlerine ekledi.

  1. Gazze Savaşı

Orta Doğu’daki çatışmalarla ilgili olarak Wang, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze’yi ele geçirme önerisini reddederek Gazze’nin Filistin halkına ait olduğunu ve “statüsünün güç kullanarak değiştirilmesinin barış değil yeni bir kaos getireceğini” söyledi.

Pekin’in Mısır’ın ve diğer Arap ülkelerinin barış planına destek sözü veren Trump, Çin’in iki devletli çözümü desteklemeye devam edeceğini söyledi.

Wang, “Filistin-İsrail çatışmasının döngüsünün özü, İsrail devletinin uzun süredir kurulmuş olması ve Filistin devletinin hala ulaşılamaz olmasıyla, iki devletli çözümün yalnızca yarısının başarılmış olması gerçeğinde yatmaktadır” dedi.

  1. Avrupa ile ilişkiler

Elektrikli araçlar konusunda artan ekonomik gerilimlerin ortasında Çin’in Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini nasıl gördüğü sorusuna Wang, Çin’in iki tarafın sorunları istişareler yoluyla çözebilecek “kapasite ve bilgeliğe” sahip olduğuna inandığını söyledi.

Çin ve AB’nin stratejik diyalog ve karşılıklı güveni derinleştirmesi gerektiğini belirten Wang, Pekin’in Avrupa’nın Çin için güvenilir bir ortak olabileceğine inandığını söyledi.

Çin ve Avrupa bloğu bu yıl ilişkilerin kurulmasının 50. yıldönümünü kutlayacak.

  1. Tayvan

Tayvan’la ilgili bir soruyu yanıtlayan Wang, Tayvan’ın hiçbir zaman bir ülke olmadığına dair daha önce yaptığı açıklamaları yineledi.

“Geçmişte olmadı ve gelecekte de olmayacak” dedi.

Tayvan’ın bağımsızlığının desteklenmesinin Tayvan Boğazı’ndaki istikrarı tehlikeye atacağını söyledi. ABD’nin ve diğer Batılı ülkelerin Tayvan’ı destekleme çabalarına işaret eden Wang, “Tayvan’ın bağımsızlığını istemek geri tepmeye mahkumdur ve Çin’i kontrol altına almak için Tayvan’ı kullanmak beyhude bir girişimden başka bir şey olmayacaktır. Çin yeniden birleşmeyi gerçekleştirecektir ve bu durdurulamaz” ifadelerini kullandı.

Çin büyüme hedefini ve savunma bütçesini belirledi

Asya

Çin yapay zekada yetenek sunumundan üretim altyapısını açmaya geçiyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, büyük dil modellerinde bilgi işlem maliyetlerini ve güç tüketimini düşürmek amacıyla geliştirdiği DeepInfer çıkarım altyapısını açık kaynak olarak kullanıma sundu. Sistem çatısı altındaki tek bir küme günde 155 trilyon belirteç işlerken, hem NVIDIA hem de Huawei donanımlarında çalışabiliyor.

Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek, geniş ölçekli çıkarım süreçlerinde işlem gücü maliyetlerini ve enerji tüketimini azaltmak amacıyla geliştirdiği kurum içi çıkarım altyapısı DeepInfer’ı açık kaynak olarak paylaştı.

Salı günü WeChat hesabı üzerinden yapılan açıklamaya göre bu adım, yazılım geliştiricilerin ve işletmelerin yüksek hacimli yapay zeka operasyonlarında veri işleme hızını artırmalarını ve gecikme sürelerini düşürmelerini hedefliyor.

İsmi belirtilmeyen Çinli bir uzman, Global Times gazetesine verdiği demeçte, açık kaynaklı modellerden açık kaynaklı çıkarım altyapılarına geçişin önemli bir dönüşüme işaret ettiğini söyledi.

Uzmana göre Çinli teknoloji şirketleri “yetenekleri erişime açma” aşamasından “üretkenliği erişime açma” evresine geçiyor; bu da kurulum maliyetlerini düşürerek öncü modellerin sağlık, eğitim ve üretim gibi alanlarda pratik uygulamalara dönüşmesini kolaylaştırıyor.

DeepSeek, model eğitiminin yapay zekanın öğrenme süreci, çıkarımın ise bu bilginin insanlar için somut bir faydaya dönüştüğü aşama olduğunu belirtti.

Günümüzde geleneksel sınırları aşan devasa kullanıcı talepleri karşısında çıkarım altyapıları geniş bilgi işlem kümelerini koordine edip yönetirken, bu sistemlerin verimliliği doğrudan yapay zeka hizmetlerinin elektrik tüketimini ve işlem maliyetini belirliyor.

DeepInfer, yüksek performanslı çekirdekleri derinlemesine optimize edilmiş çıkarım motoruyla bir araya getiriyor.

Dağıtık çıkarım, tahmine dayalı kod çözme ve yapılandırılmış çıktı gibi özellikleri destekleyen sistem, hem NVIDIA hem de Huawei Ascend donanımları üzerinde çalışıyor.

Girişim, DeepInfer üzerinde inşa ettiği mimariyle DeepSeek V4.1 Flash modeli için yüksek işlem hacmine sahip ve düşük gecikmeli çıkarım hizmetlerini devreye aldı. Sistemdeki tek bir küme şu anda günde 155 trilyon belirteç (token) işliyor.

Şirket ayrıca ana akım büyük dil modeli arayüz protokolleri ile model belirteç dizileri arasında hızlı ve hatasız dönüşüm sağlayan üretim sınıfı deepseek-recipe bileşenini de açık kaynak haline getirdi.

Bu bileşenin işlem mantığı doğrudan resmi DeepSeek API mimarisiyle bütünüyle uyumlu çalışıyor ve üçüncü taraf kurulumların resmi sistemle tamamen aynı biçimde işlemesini sağlıyor.

DeepSeek mühendisi: “Gelecek ya komünizm olacak ya Cyberpunk”

Teknoloji ve Strateji Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Chen Jing, Global Times gazetesine yaptığı açıklamada, DeepSeek’in modelleri geniş ölçekte sunma konusundaki mühendislik deneyimini paylaştığını ifade etti. Chen, bu adımın diğer geliştiricilerin yetenekleri daha düşük maliyet, daha yüksek hız ve istikrarlı bir deneyimle sunmalarına katkı verdiğini belirtti.

Daha önce büyük dil modellerini de açık kaynak olarak paylaşan şirketin attığı adımı değerlendiren Chen, “Daha önce paylaşılan ‘beyin’di; bu kez paylaşılan ise ‘montaj hattı, güç kaynağı ve kullanım kılavuzu’ oldu” dedi.

Uzman, açık kaynaklı modellerin küresel çapta yeniden üretim ve araştırma yapma eşiğini düşürdüğünü, açık kaynaklı çıkarım altyapısının ise kurulum maliyetlerini, enerji kullanımını ve gecikmeyi azaltarak süreci bir adım ileri taşıdığını kaydetti.

Çin’in geliştirdiği açık kaynaklı modeller, küresel yapay zeka inovasyon ekosisteminde belirleyici bir yer ediniyor.

Hugging Face raporuna göre Çin merkezli Moonshot AI’ın Kimi, Zhipu’nun GLM ve Alibaba’nın Qwen serisi modelleri, zeka endeksinde dünya genelinde ilk yedi arasına girerken ABD’deki kapalı kaynaklı öncü sistemlerle aradaki farkı istikrarlı biçimde kapatıyor.

Raporda, Çin’de aylık olarak yayımlanan modellerin parametre tavanının 754 milyar ile 2,78 trilyon arasında değiştiği belirtiliyor.

Kimi K3, sahip olduğu 2,78 trilyon parametreyle dünyanın en büyük açık kaynaklı modeli haline gelirken hem zeka hem de kodlama endeksinde küresel düzeyde ilk sırada yer alıyor.

Çin yönetimi, teknolojik liderlik yarışının ötesinde, yapay zekanın sunduğu kalkınma kazanımlarını paylaşmayı ve teknolojinin daha geniş kitleler ile işletmeler tarafından yaşam standartlarını yükseltmek amacıyla kullanılmasını hedeflediğini vurguluyor.

DeepSeek de yayımladığı metnin sonunda hedeflerini özetlerken, “Tamamen açık kaynaklı modeller, operatör kütüphaneleri ve çıkarım altyapılarıyla, yakın gelecekte dünya çapındaki yapay zeka hizmetlerinin kapsam ve kalitesinde eşi görülmemiş bir genişleme görmeyi; bu hizmetlerin daha adil, şeffaf ve güvenilir hale gelmesini bekliyoruz” değerlendirmesini yaptı.

Yatırımcılar DeepSeek payı için yüksek komisyonları göze alıyor

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya konut spekülasyonunu önlemek için kısa vadeli satışları kısıtlayacak

Yayınlanma

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti, büyük kentlerde artan konut fiyatlarını dizginlemek amacıyla mülklerin kısa vadeli alım satımına yönelik sınırlamaları gündemine aldı. Tokyo’da ortalama daire fiyatı yıllık yüzde 18,5 artışla 137,84 milyon yene çıkarken yıllık ortalama geliri 6,78 milyon yende kalan kent sakinleri için mülk edinmek zorlaştı.

Japonya’da iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP), Tokyo başta olmak üzere büyük kentlerde hızla yükselen konut fiyatlarını dizginlemek için mülklerin kısa vadeli alım satımına sınırlama getirmeyi planlıyor.

Başbakan Sanae Takaichi liderliğindeki parti, önümüzdeki yılın nisan ayında yapılacak yerel seçimler öncesinde çalışan kesime yönelik desteği temel gündem maddesi yapmayı hedefliyor.

LDP’nin konut ve arsa politikaları araştırma komisyonu, konuyu ele almak üzere çarşamba günü toplandı.

Nikkei Asia gazetesinin haberine göre Komisyon Başkanı ve LDP Milletvekili Midori Matsushima, toplantının açılışında “Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni inşa edilen dairelerin fiyatları son on yılda ikiye katlandı. Bu konutlarda oturmak isteyen insanların ev alabilmesini sağlayacak önlemler üzerinde çalışmalıyız” dedi.

Başkentte ev sahibi olmak geniş kesimler için neredeyse imkansız hale geldi. Gayrimenkul İktisat Enstitüsü verilerine göre, Tokyo’nun 23 bölgesinde yeni bir dairenin ortalama satış fiyatı 2025 mali yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 18,5 artarak 137,84 milyon yene (yaklaşık 872 bin dolar) ulaştı.

Çalışma Bakanlığı istatistikleri ise başkentte tam zamanlı çalışan bir kişinin ortalama yıllık gelirinin 2025 mali yılında 6,78 milyon yen seviyesinde kaldığını gösteriyor. Gelir ile konut fiyatları arasındaki bu uçurum, siyasetin önceliklerini de doğrudan etkiliyor.

LDP, şubat ayındaki Temsilciler Meclisi seçim kampanyasında Tokyo metropolü ve diğer bölgelerdeki spekülatif işlemleri dizginleme taahhüdü vermişti. Parti bünyesinde yabancılara yönelik politikalar üzerine çalışan bir proje ekibi de bu ayın başlarında hükümete konut fiyatlarındaki artışa karşı acil vergi düzenlemeleri getirilmesi çağrısı yapan bir tavsiye metni sundu.

Mevcut mevzuatta, satın alındıktan sonra beş yıl içinde elden çıkarılan konutlardan elde edilen kazançlar “kısa vadeli sermaye kazancı” sayılıyor. Bu gelirler, gelir vergisi ve yerel ikamet vergisi dahil olmak üzere yüzde 40’a yakın oranda vergilendiriliyor.

Beş yıldan uzun süre elde tutulan gayrimenkullere uygulanan yaklaşık yüzde 20’lik “uzun vadeli sermaye kazancı” vergisinin iki katı olan bu oran, bazı parti üyelerine göre spekülasyonu engellemeye yetmiyor. Düzenlemenin sertleştirilmesi talepleri, LDP’nin koalisyon ortağı Japonya İnovasyon Partisi ile aralık ayında hazırlayacağı yıllık vergi reformu çerçevesinde ele alınabilir.

İktidar kanadı, yerel meclis üyelerinin görev süresinin dolacağı Tokyo’nun 22 bölgesi dahil birçok kent merkezinde nisan ayında sandık başına gidecek seçmenlerin karşısına somut bir konut vaadiyle çıkmak istiyor.

Üst düzey bir LDP yetkilisi, “Genellikle ev alma aşamasına gelmiş çocuklu aileleri desteklememiz gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Muhalefet partileri de yalnızca ev almayı planlayanları değil, artan konut fiyatları nedeniyle kiralık evlere yönelen ve kiraların tırmanmasından etkilenen kesimleri hedefleyen alternatif öneriler hazırlıyor.

Yabancı alıcı sınırlamaları yerine vergi adımları öne çıkıyor

Konut krizine çözüm arayan birçok ülke yabancı alıcılara doğrudan kısıtlamalar getirdi. Güney Kore’de Devlet Başkanı Lee Jae Myung’un gerileyen kamuoyu desteğinde gayrimenkul politikaları önemli rol oynadı.

Seul yönetimi, Ağustos 2025’te yabancıların başkent ve çevresinden konut almasını izne bağladı; ayrıca alıcılara bu evlerde en az iki yıl ikamet etme zorunluluğu getirdi.

Kanada ve Avustralya yabancıların konut alımına geçici yasaklar koyarken, Singapur yabancı alıcılardan yüzde 60 oranında ek damga vergisi tahsil ediyor.

Japonya’da da yabancı yatırımcıların gayrimenkul piyasasındaki rolü şubat seçimlerinde tartışma konusu oldu. Doğrudan yabancıları hedef alan kısıtlamaların uluslararası ticaret ve hizmet anlaşmalarıyla çelişebileceği değerlendiriliyor.

Hükümet bu nedenle alıcıların uyruğuna göre kısıtlama getirmek yerine, kısa vadeli el değiştirmeler gibi spekülatif gayrimenkul işlemlerine yönelik vergi tedbirlerini tartışıyor.

Sert piyasa tedbirlerinin bölgesel bankaları sarsmasından endişe ediliyor

Fiyatları aşağı çekmeye yönelik sert adımların ülke ekonomisine zarar verebileceğine dair kaygılar da dile getiriliyor.

LDP’nin kıdemli bir vergi yetkilisi, arsa fiyatlarındaki sert bir düşüşün yerel finans kuruluşlarını zayıflatabileceğini belirterek “Bölgesel bankalar üzerindeki etkileri değerlendirmeliyiz” uyarısı yaptı.

Gayrimenkul sektörü, Japon bankalarının toplam kredi hacminin yaklaşık yüzde 18’ini oluşturuyor. Bu oran, Japonya’nın 1980’lerin ortasından sonuna kadar yaşadığı balon ekonomisi dönemindeki yüzde 10’luk seviyenin oldukça üzerinde seyrediyor.

Bazı bölgesel bankaların toplam kredi dağıtımında gayrimenkulün payı neredeyse yarıya yaklaşıyor.

Finansal Hizmetler Kurumunun Mart 2025 verilerine göre, bölgesel bankaların gayrimenkul sektörüne verdiği kredilerin yaklaşık dörtte biri doğrudan Tokyo’nun beş merkez bölgesinde toplanmış durumda.

Takaichi hükümetinin yüksek kamuoyu desteğinde, borsa endekslerindeki artışın da katkısıyla yükselen varlık değerleri etkili oldu. Piyasayı soğutacak gayrimenkul adımlarının hisse senedi fiyatlarını gerileterek hükümetin desteğini zedeleyebileceği öne sürülüyor.

LDP araştırma komisyonunun kıdemli bir yetkilisi, fiyat artışlarını kontrol altına almaya dönük adımların kapsamı ve zamanlaması konusunda karar vericilerin dikkatli davranması gerektiğini vurguladı.

Okumaya Devam Et

Asya

“Öldü” demişlerdi: Kore lideri Kim Jong-un, ailesiyle sergide görüntülendi

Yayınlanma

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, komaya girdiği ve Çin’de tedavi gördüğü yönündeki iddiaların ardından eşi ve kızıyla bir sergide görüntülendi. Devlet medyası fotoğrafları paylaşırken, Pyongyang yönetimi Seul’ün tıbbi yardım teklifini siyasi provokasyon olarak nitelendirerek geri çevirdi.

Kuzey Kore devlet medyası, ülke lideri Kim Jong-un’un sağlık sorunları yaşadığı yönündeki haberlerin ardından yeni fotoğraflarını yayımladı.

Kore Merkezi Haber Ajansı’nın aktardığına göre Kim Jong-un, 19 Ekim’de hafif sanayi işletmelerinin düzenlediği giyim ve ayakkabı sergisini gezdi.

Yayımlanan fotoğraflarda Kuzey Kore lideri, sergilenen ürünleri eşi Ri Sol-ju ve kızı Kim Ju-ae ile birlikte inceliyor.

İngiliz basını koma ve tedavi iddialarını gündeme getirdi

Fotoğrafların paylaşılması öncesinde, yalan haberleriyle malul İngiliz tabloid gazetesi The Sun, doğrulanmamış bilgilere dayandırarak Kim Jong-un’un beyin kanaması geçirdiğini öne sürdü.

Gazete, liderin komaya girdiğini ve tedavi amacıyla Çin’e götürüldüğünü yazdı.

Haberde ayrıca Kim Jong-un’un ölümü halinde iktidarın, 13 yaşındaki kızı Kim Ju-ae ülkeyi yönetecek yaşa gelene kadar geçici olarak kız kardeşi Kim Yo-jong’a geçebileceği savunuldu.

Füze denemeleri ve insani yardım gerilimi sürüyor

Fotoğrafların paylaşıldığı dönemde Pyongyang yönetiminin askeri faaliyetleri de devam ediyor. Kuzey Kore, 14 Ekim’de Japon Denizi sularında denizaltıdan fırlatılan iki tip stratejik seyir füzesini test etti.

Diğer yandan Kore İşçi Partisi Merkez Komitesi Daire Başkanı Kim Yo-jong, Seul yönetiminin insani yardım kapsamında göndermeyi planladığı tıbbi malzemeleri kabul etmeyeceklerini açıkladı.

Kim Yo-jong, Seul’ün insani yardım planlarını siyasi provokasyon ve egemenlik ihlali olarak nitelendirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English