Rusya
FT: Rusya, Ukrayna’da çatışmaları mevcut cephe hattında durdurmaya hazır

Financial Times’ın haberine göre, Rusya Devlet Başkanı Putin, Ukrayna’da mevcut cephe hattında çatışmaları durdurmaya hazır olduğunu ve olası bir barış anlaşması kapsamında Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunun tanınmasını teklif etti.
Financial Times (FT) gazetesinin konuya vakıf kaynaklara dayandırdığı haberine göre Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Ukrayna’da mevcut cephe hattında çatışmaları durdurmaya hazır olduğunu ve olası bir barış anlaşması kapsamında Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunun tanınmasını teklif etti.
Gazetenin haberine göre Putin, St. Petersburg’da ABD Başkanı Donald Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff ile yaptığı görüşmede, Ukrayna tarafının, Moskova’nın kısmi kontrolündeki dört oblastın (Donetsk, Lugansk, Herson ve Zaporojye) bazı kısımları üzerindeki iddialarından vazgeçebileceğini belirtti.
Buna karşılık Moskova, ABD’nin Kırım’ın Rusya Federasyonu’na bağlı olduğunu ve ele geçirdiği diğer topraklar üzerindeki fiili kontrolünü tanımasını bekliyor.
Ancak, isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan Avrupalı yetkililer, Putin’in bu girişiminin, Trump’ı Moskova’nın diğer taleplerini kabul etmeye ve bunları Ukrayna’ya oldubitti olarak dayatmaya zorlamak için taktiksel bir hamle olabileceğini iddia etti.
Financial Times‘ın görüştüğü kaynaklardan biri, “Şu anda Kiev üzerinde taviz vermesi için güçlü bir baskı var ve Trump zafer ilan edebilir,” dedi.
Teklifler, 23 Nisan Çarşamba günü Londra’da Ukrayna, ABD ve Avrupa ülkeleri temsilcilerinin katılacağı bir toplantıda görüşülecek.
Fakat gazetenin kaynaklarına göre, Steve Witkoff ve ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio toplantıya katılmayacak.
ABD’yi görüşmelerde Trump’ın Ukrayna özel temsilcisi Keith Kellogg temsil edecek.
Gazetenin haberine göre, daha önce Paris’te yapılan görüşmede ABD, Beyaz Saray’a göre gelecekteki bir anlaşmanın temelini oluşturabilecek bir dizi teklif sunmuştu.
Üst düzey Ukraynalı kaynaklar, bu fikirler arasında Kiev’in kabul ettiği bazı maddelerin bulunduğunu ancak ayrıntı vermediklerini söyledi.
Gazetenin haberine göre, potansiyel bir anlaşma kapsamında tartışılan girişimler arasında, Ukrayna topraklarına Avrupa barış gücü konuşlandırılması ve NATO üyesi olmayan bazı askeri güçlerin, 1000 kilometreyi aşan tüm cephe hattı boyunca ateşkesin izlenmesine katılması yer alıyor.
Bu güçlerin, ateşkesin uygulanması amacıyla hem Ukrayna hem de Rusya olmak üzere çatışmanın her iki tarafının temsilcileriyle işbirliği yapması gerekecek.
Anlaşma taslağına göre Ukrayna, Rusya’nın toprakları zorla geri almaya çalışmayacak ve Rusya da askeri eylemlerini durduracak.
Ancak gazete, Moskova’nın daha önce ABD’nin bir dizi teklifini, Ukrayna topraklarına herhangi bir NATO gücünün konuşlandırılması da dahil olmak üzere reddettiğini belirtiyor.
Ayrıca Moskova, Kiev’in Kuzey Atlantik İttifakı’na katılma isteğinden vazgeçmesi konusunda ısrar ediyor.
The Washington Post daha önce, Londra’da yapılacak toplantıda ABD’nin Kırım’ın Rusya’ya ait olduğunu tanıması ve cephe hattının barış anlaşmasının temeli olarak dondurulması teklifini resmen dile getirebileceğini bildirmişti.
Teklif paketinde, Rusya karşıtı yaptırımların kısmen kaldırılması da yer alabilir.
Buna karşılık Ukrayna’nın müttefikleri, Kiev için güvenlik garantileri ve dondurulan Rusya’nın varlıkları da dahil olmak üzere finanse edilen savaş sonrası yeniden yapılanma programlarına destek almayı umuyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, 22 Nisan’da kesin bir dille, “Kırım bizim toprağımızdır. İşgal altındaki toprakların statüsüyle ilgili herhangi bir tartışma sadece savaşı uzatır,” demişti.
Avrupa Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da bu görüşü destekleyerek söz konusu adımı “büyük bir hata” olarak nitelendirmişti ve Washington’un Moskova’ya karşı yeterince sert olmayan tutumundan duyduğu “hayal kırıklığı yaşadığını” söylemişti.
Trump, Ukrayna topraklarının yüzde 20’sinden vazgeçmeye hazır
Rusya
Rus sermayedarlardan Merkez Bankasına faiz uyarısı

Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, Merkez Bankasının gösterge faiz oranını mevcut seviyede tutmasının ekonomideki olumsuz faktörlerin birikmesi nedeniyle sonbaharda şirket iflaslarına yol açabileceğini bildirdi. Şohin, pahalı krediler yüzünden yerli firmaların yatırım programlarını kestiğini, ekipman kurulumunu tamamlayan ithal ikameci projelerin siparişsiz kaldığını ve yabancı rakiplerin ucuz finansman avantajıyla piyasada fiyat düşürdüğünü belirtti.
Rusya Sanayiciler ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Rusya Merkez Bankasının gösterge faiz oranını mevcut seviyede tutmaya devam etmesi durumunda, ekonomide biriken olumsuz etkenlerin etkisiyle işletmelerin sonbaharda bir iflas dalgasıyla karşı karşıya kalabileceği uyarısını yaptı.
Forbes dergisinin aktardığı habere göre Şohin, biriken olumsuz faktörlerin “sonbahar iflasları” riski oluşturduğunu dile getirdi.
RSPP değerlendirmesine göre yüksek faiz ortamında en hassas durumda yer alan kesimi ithal ikameci projeler oluşturuyor.
Birçok şirketin ekipman alımı ve montaj süreçlerini tamamladığını belirten Şohin, bu işletmelerin artık finansman eksikliğiyle değil, ürettikleri nihai ürünlere yönelik sipariş yetersizliğiyle mücadele ettiğini kaydetti.
Şohin, sipariş daralmasının temel nedeni olarak Rus şirketlerinin yüksek kredi maliyetleri yüzünden yatırım programlarını kısmasını gösterdi. Yabancı rakiplerin daha ucuz finansmana ve devlet desteklerine erişebildiğine dikkati çeken RSPP Başkanı, bu durumun yabancı firmalara pazarda fiyat düşürme olanağı sağladığını, Rus üreticilerin dış pazarlara çıkış imkânlarını ise sınırladığını ifade etti.
Şohin, bu koşullar altında en aktif şirketlerin bile satış yapamama ve yatırımlarını geri döndürememe riski taşıdığını aktardı.
Ayrıca istatistiklere yansıyan yatırım harcamalarındaki artışa da değinen Şohin, bu yükselişin ekonomide gerçek bir canlanmaya işaret etmediğini savundu.
“Erken gevşeme stagflasyona yol açabilir”
Rusya Merkez Bankası Yönetim Kurulunun gösterge faiz oranını görüşeceği bir sonraki toplantı 24 Temmuz’da düzenlenecek. Düzenleyici kurum, haziran ayındaki bir önceki toplantısında para politikasındaki gevşeme hızını yavaşlatarak politika faizini 0,25 puanlık indirimle yıllık yüzde 14,25 seviyesine çekmişti.
Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, kararın ardından yaptığı açıklamada faiz oranını daha da düşürmek için alan olduğunu, ancak bunun zamanlaması ile hızının ekonomik koşulların seyrine bağlı kalacağını duyurdu.
Nabiullina, enflasyonist baskıların sürdüğü bir ortamda para politikasında erken bir gevşemeye gidilmesinin olumsuz sonuçlar doğurabileceğini vurguladı. Merkez Bankası Başkanı, böyle bir adımın ekonomiyi durgunluk, yüksek işsizlik ve hızlı fiyat artışlarının aynı anda yaşandığı stagflasyon sürecine sokma riski taşıdığı konusunda uyarı yaptı.
Devlet Duması ve Kremlin’den faiz mesajı
Faiz kararı öncesinde açıklamada bulunan Devlet Duması Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, Merkez Bankasının faiz oranını 0,25 puan daha düşürmesini umduğunu kaydetti.
Aksakov, buna karşın düzenleyici kurumun faiz oranını sabit tutma olasılığını da göz ardı etmedi.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise ülkedeki makroekonomik göstergelerin politika faizinde indirime gidilmesi gerektiğine işaret ettiğini bildirdi.
Rusya
Rusya, yabancı yatırımcıların opsiyon haklarını feshediyor

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, ülkeden ayrılan yabancı yatırımcıların sattıkları Rus varlıklarını geri satın alma haklarını ellerinden alan yasayı üçüncü okumada kabul etti. Düzenleme, 22 Şubat 2022 tarihinden sonra dost olmayan ülkelerden yatırımcılarla yapılan ve geri alım opsiyonu içeren anlaşmaları kapsıyor.
Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, Kommersant gazetesinin aktardığına göre, giden yabancı yatırımcıların ülkeden ayrıldıktan sonra sattıkları Rus varlıklarını geri satın alma haklarını ellerinden alan yasayı üçüncü okumada kabul etti.
Düzenleme, 22 Şubat 2022 tarihinden sonra dost olmayan ülkelerin yatırımcılarıyla yapılan anlaşmaları doğrudan kapsıyor.
Kabul edilen yeni mevzuat çerçevesinde, söz konusu varlığın yeni sahibi veya ilgili bakanlık, hükümet komisyonu iznini alarak Moskova Bölgesi Tahkim Mahkemesine başvurma yetkisine sahip oluyor.
Bu başvuruyla birlikte yabancı yatırımcının geri alım opsiyonunu yürürlüğe koyma hakkının feshedilmesi talep edilebilecek.
Mahkemenin yabancı yatırımcının geri alım hakkını iptal edebilmesi için belirlenen gerekçelerden en az birinin bulunması yeterli görülecek.
Bu gerekçeler arasında, yatırımcının Rusya’daki faaliyetlerini durdurduğuna dair kamuoyuna açık beyanlarda bulunması, Rus ordusunu itibarsızlaştırması, satış bedelinin piyasa değerinden yüzde 25’ten fazla farklılık göstermesi veya yeni mülk sahibinin satın alımın ardından işletmeye yatırım yapmış olması yer alıyor.
Mahkeme kararının yürürlüğe girmesini takip eden bir yıl süresince yabancı yatırımcı tazminat talebinde bulunma hakkına sahip olacak.
Ödenecek tazminatın miktarını mahkeme belirleyecek. Ancak yatırımcının terörizmin veya ekstremist faaliyetlerin finansmanı sebebiyle hukuki sorumluluğa çekilmiş olması durumunda ödeme yapılması reddedilecek.
Financial Times gazetesinin verilerine göre, yasa tasarısı Rusya’daki eski McDonald’s restoranlarını işleten Vkusno i Toçka zincirinin sahipleri tarafından aktif biçimde desteklendi.
Gazete, belgenin hazırlanma sürecine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in bizzat katıldığını bildirdi. Putin, hükümete geri alım haklarının uygulanabilirliğini sınırlandıracak öneriler hazırlama talimatı vermişti.
Leges Bureau yönetici ortağı Maria Spiridonova, mevzuatın halihazırda eski yabancı işletmelerde üretimi geliştiren Rus şirketlerini korumayı amaçladığı değerlendirmesinde bulundu.
Hukukçu Yevgeniya Sabitova ise geri alım sınırlandırmalarının kurumsal hakları etkilediğine işaret ederek, yasadaki muğlak ifadelerin hukuki belirsizlik yaratabileceğini ve dava süreçlerine yol açabileceğini kaydetti.
Geri alma opsiyonu, 2022 yılından sonra yabancı şirketlerin Rusya’daki işlerini satmasına ilişkin anlaşmaların en az yüzde 20’sinde yer aldı. McDonald’s ve Renault şirketleri de satış süreçlerinde bu mekanizmaya yer vermişti.
AK&M ajansının verilerine göre, yabancı şirketler 2022 yılında Rusya’da toplam değeri 16,31 milyar dolar olan 109 satış anlaşması imzaladı. 2023 yılında 11,14 milyar dolar değerinde 97 anlaşma, 2024 yılında ise 3,38 milyar dolar tutarında 58 anlaşma akdedildi.
Ajans, 2025 yılının ilk çeyreğinde ise toplam hacmi 420 milyon dolar olan dokuz işlem kaydetti. Tutulan istatistiklere yalnızca kamuoyuna açıklanan ve değeri 1 milyon doların üzerinde bulunan anlaşmalar dahil edildi.
Rusya
Rusya’da kamu ihalelerinde kuralları esnetecek tasarıya kabine desteği

Rusya’da hükümet yasama komisyonu, kamu alımlarını ve ihale süreçlerini kolaylaştırmayı amaçlayan yasa tasarısı değişikliklerini onayladı. Federasyon Konseyi Başkanı Valentina Matviyenko ve Devlet Duması Başkanı Vyaçeslav Volodin’in de aralarında yer aldığı parlamento üyelerince hazırlanan tasarı, teklif sorgulama limitlerinin artırılmasını ve ürün değişim kolaylıklarını içeriyor.
Rusya’da hükümetin yasama faaliyetleri komisyonu, 20 Temmuz’da yaptığı toplantıda, devlet ve belediye ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik mal, iş ve hizmet alımlarındaki sözleşme sistemini düzenleyen 44-Fiziki nolu kanunda kolaylıklar öngören değişiklik tasarısını onayladı.
Vedomosti gazetesine konuşan ve görüşmelere katılan bir kaynak ile hükümete yakın bir başka yetkili bu bilgiyi doğruladı.
Parlamanterler ve her iki meclisin başkanları Vyaçeslav Volodin ile Valentina Matviyenko tarafından hazırlanan belge, komisyon toplantısı sonucunda, ikinci okuma sürecine kadar üzerinde çalışılması şartıyla hükümet tarafından desteklendi.
Kaynaklar, mevcut itirazların tasarının esasına yönelik olmadığını belirtti.
Yasama faaliyetleri portalında yer alan bilgiye göre, belgenin 21 Temmuz’da Devlet Duması’nda ilk okumada ele alınması planlanıyor.
Yasa tasarısı, elektronik ortamda yapılan ihale teklif sorgulamalarında sözleşme başlangıç azami bedel limitinin 2027 yılı sonuna kadar 10 milyon rubleden 20 milyon rubleye çıkarılmasını öngörüyor.
Ayrıca küçük ve orta büyüklükteki işletmelerle (KOBİ) yapılan sözleşmelerde bu limitin 20 milyon rubleden 30 milyon rubleye yükseltilmesi planlanıyor. Böylece basitleştirilmiş ihale usullerinin kapsamına daha fazla sözleşme dahil edilecek.
Düzenleme ayrıca, tek tedarikçiden yapılan alımlar da dahil olmak üzere, ihale konusu malların benzer özelliklere sahip başka ürünlerle değiştirilmesine olanak tanıyor.
Rus ürünlerine yönelik koruyucu önlemlere uyulması kaydıyla, ürünün menşe ülkesinin değiştirilmesi de mümkün hale geliyor.
Tasarı, Rusya Maliye Bakanlığına sözleşme sistemi mevzuatının uygulanmasına ilişkin zorunlu açıklamalar yapma yetkisi veriyor ve ihale katılımcılarının çalışmalarında bu açıklamalara uymasını zorunlu kılıyor.
Sözleşme fiyatının, diğer esaslı koşullar korunarak en fazla yüzde 10 oranında değiştirilmesi konusunda hem alıcıya hem de yükleniciye daha geniş haklar tanıyan tasarı, belirli alım türlerinin yetkili kurumlarla koordinasyon sürelerinin de kısaltılmasını içeriyor.
Vedomosti’nin konuyla ilgili görüş talep ettiği Başbakan Yardımcısı Dmitri Grigorenko’nun ofisi ile Maliye Bakanlığı temsilcileri ise henüz dönüş yapmadı.
Maliye Bakanlığının 2025 yılı ihale izleme raporu verilerine göre, alımların en büyük kısmını yüzde 26 ile (24 bin 338 adet) bölgesel ve yüzde 66,8 ile (62 bin 475 adet) belediye düzeyindeki alımlar oluşturuyor. Federal düzeydeki alımlar ise toplam hacmin yalnızca yüzde 7,1’ine (6 bin 671 adet) karşılık geliyor.
Rusya Sanayi ve Ticaret Bakan Yardımcısı Aleksey Matuşanski’nin paylaştığı verilere göre, 2025 yılı sonuçları itibarıyla, kamu katılımı olan şirketlerin sözleşmelerini düzenleyen 44 ve 223 nolu kanunlar kapsamındaki toplam alım hacmi 6,1 trilyon ruble olarak gerçekleşti.
Bu tutarın 4,6 trilyon rublelik kısmını Rus üreticilerin ürünleri oluşturdu.
Yasa tasarısının getirdiği avantajlar ve riskler
Rusya Halk Sağlığı ve Kamu Yönetimi Akademisi (RANHiGS) Bölgesel Politika Merkezi Direktörü Vladimir Klimanov, mevcut devlet alım prosedürlerinin hızla değişen toplumsal koşullar karşısında aşırı katı kaldığını belirterek bu girişimin son derece gerekli olduğunu ifade etti.
Mevcut bilgi sisteminin yüklenicileri, geçmiş iş deneyimlerini ve ürün özelliklerini takip etmeye yeterli olduğunu kaydeden Klimanov, bu sayede prosedürlerin kolaylaştırılabileceğini aktardı.
Klimanov, bu değişiklik ihtiyacının, sorunların daha hızlı ve alışılagelmişin dışında çözülmesini gerektiren Ukrayna’daki savaş ile de bağlantılı olduğunu belirtti.
Birçok prosedür için başlangıç azami sözleşme bedellerinin mutlak değerler olarak belirlendiğine işaret eden Klimanov, birikmiş enflasyon koşullarında bu sınırların yükseltilmesinin ve belirli aralıklarla gözden geçirilmesinin mantıklı olduğunu vurguladı.
Kulik & Partners Law.Economics Kamu Alımları ve Zorunlu İhaleler Bölüm Başkanı Dmitri Pavlovski de limit artışının temel olarak değişen ekonomik koşullardan ve mal, iş ile hizmet maliyetlerindeki artıştan kaynaklandığı görüşüne katılıyor.
Pavlovski, gerekli güncellemeler yapılmadığı takdirde kolaylaştırılmış usullerle daha az alım yapılabileceğini, bunun da ihale sürelerini uzatarak hem alıcılar hem de piyasa oyuncuları üzerindeki idari yükü artıracağını ifade etti.
Kontur.Zakupki projesi uzmanı Yevgeniya Sergiyenko, önerilen değişikliklerin operasyonel yükü azaltmak ve alım süreçlerini hızlandırmak amacıyla getirildiğini söyledi.
Hız artışının yanı sıra bu normların alımların şeffaflığı ve nesnelliği açısından riskler barındırdığını dile getiren Sergiyenko, plansız denetimler ve yetki suistimallerine yönelik yaptırımlar dahil olmak üzere kontrolün sıkılaştırılması gerekebileceğini bildirdi.
Sergiyenko, kolaylaştırılmış usullerin kullanımına ilişkin şeffaf istatistiklere ihtiyaç duyulacağını ve tüm bunların idari yükün artmasına yol açma ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
Diğer taraftan Sergiyenko, tasarıda öngörülen tek tip resmi açıklamaların, kanun ve ilgili mevzuat hükümlerinin farklı yorumlanması riskini azaltabileceğini ve alıcıların hata yapma ihtimalini düşürebileceğini sözlerine ekledi.
Rusya Devlet Sosyal Üniversitesi Rektör Danışmanı Konstantin Pozdnyakov, Devlet Duması’na sunulan tasarının, süreçlerde hız eksikliği yaşayan bölgesel alıcıların talepleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirtti.
Elektronik teklif sorgulama sınırının 20 milion rubleye çıkarılmasının orta bütçeli alımları hızlandıracağını ifade eden Pozdnyakov, bu prosedürün tam kapsamlı ihaleler gerektirmediğini ve en düşük fiyatı veren tedarikçinin hızla belirlenmesine imkan tanıdığını açıkladı.
Pozdnyakov, KOBİ’lerle yapılan sözleşmelerde limitin 30 milyon rubleye yükseltilmesinin küçük şirketlerin daha büyük devlet projelerine erişmesini sağlayacağını ve bölgelerdeki rekabeti güçlendireceğini savundu.
Ayrıca, ihale konusu ürünlerin benzer özellikli mallarla değiştirilebilmesi imkanının, başlangıçta beyan edilen ürünün piyasadan çekilmesi durumunda sözleşmelerin iptal edilmesi problemini ortadan kaldıracağını ekledi.
Klimanov ise prosedürlerin kolaylaştırılmasının getirdiği risklere dikkat çekerek, bu durumun teslim edilen ürünlerin kalitesinde düşüşe veya teslimat sürelerinin uzamasına neden olabileceğini aktardı.
Alım kurallarının esnetilmesinin her zaman şeffaflık ve rekabetin korunması konularında soru işaretleri yarattığını belirten Pozdnyakov, ihale sisteminin etkinliğinin bürokratik engellerin sayısıyla değil, denetim kalitesiyle belirlendiğini, bu nedenle prosedürlerin serbestleştirilmesinin denetim organlarının izleme faaliyetlerinin güçlendirilmesiyle eş zamanlı yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?








