Bizi Takip Edin

Asya

Kuzey Kore ilk nükleer denizaltısını görücüye çıkardı

Yayınlanma

The Korea Herald gazetesinin aktardığı habere göre Kuzey Kore’nin resmi haber ajansı KCNA, inşa halindeki güdümlü füze taşıyan nükleer denizaltının fotoğraflarını yayımladı.

Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, gerçekleştirdiği denetim sırasında 8 bin 700 tonluk yeni denizaltıyı “savaş caydırıcılığında çığır açan ve belirleyici bir değişim” olarak tanımladı.

Kim, donanmanın nükleer silahlarla donatılmasına yönelik stratejik ve taktik politikanın kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Yeni saldırı sistemleri geliyor

Kim Jong-un, yeni inşa edilen destroyerler ve denizaltıların donanmanın muharebe kabiliyetini güçlendireceğini belirtti. Kuzey Kore lideri, “Çeşitli su üstü ve su altı savaş gemilerinin inşasının hızını ve kapsamını artıracağız, bu gemileri sürekli olarak farklı saldırı sistemleriyle donatacağız” taahhüdünde bulundu.

KCNA’nın aktardığına göre Kim, “yeni gizli su altı silahı” alanındaki araştırmaları da inceleyerek deniz kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik planları tanıttı.

“Güney Kore’nin planları istikrarsızlığı artırıyor”

Güney Kore’nin nükleer denizaltı inşa etme planlarına değinen Kim Jong-un, bu adımın “bölgedeki istikrarsızlığı ağırlaştıracağını” dile getirdi.

Güney’in girişimini ulusal güvenliğe tehdit ve “Kuzey Kore’nin deniz egemenliğinin ciddi ihlali” olarak nitelendiren Kim, bu tehdide karşı koymak için nükleer güçlerini tahkim edeceklerini kaydetti.

Kuzey Kore lideri, “Düşmana, stratejik egemenliğimizi ihlal etmenin bedelini ağır ödeyeceğini ve askeri seçeneği tercih etmesi durumunda acımasız bir misilleme darbesiyle karşılaşacağını net bir şekilde anlatmalıyız” diye konuştu.

Pyongyang yönetimi, nükleer denizaltı inşaatını ilk kez mart ayında duyurmuştu. Kim Jong-un, bu seviyede bir denizaltıya sahip olma arzusunu ise ilk olarak 2021 yılında dile getirmişti.

CNN televizyonuna göre Kuzey Kore ordusunun envanterinde şu anda 70 ila 90 adet dizel denizaltı bulunuyor. Bunların çoğunluğunu füze yerine sadece torpido ve mayın fırlatabilen eski tip araçlar oluşturuyor.

“Seul’ün cevabı gecikmeyecek”

RBK gazetesine demeç veren Kore uzmanı Andrey Lankov, konuya ilişkin değerlendirmesinde, Kuzey Kore denizaltısının başarılı şekilde suya indirilmesi ve hizmete girmesinin, Seul yönetimini kendi nükleer denizaltıları üzerinde daha aktif çalışmaya iteceğini belirtti.

Lankov, “Güney Kore’deki çalışmaların, tam da Kuzey Korelilerin kendi nükleer denizaltı programlarını yüksek sesle konuşmaya başlamasının ardından canlanması tesadüf değil” dedi.

Uzmana göre Güney Kore denizaltılarının temel görevlerinden biri, Kuzey Kore denizaltılarını “avlamak” olacak. Lankov, Pyongyang’ın programının amacını şu sözlerle açıkladı:

“Kuzey Kore programının mantığı, Güney Kore ve Japonya’yı alışılmadık yönlerden vurma yeteneği kazanarak Güney Kore füze savunma sistemlerinin işini zorlaştırmaktır. Böyle bir adıma en mantıklı cevap, Güney Kore’nin kendi nükleer denizaltılarını üretmesi olur.”

Kendi nükleer denizaltısını inşa etmenin zorlu bir görev olduğunu vurgulayan Lankov, buna rağmen Kuzey Koreli mühendislerin teknik imkanlarının küçümsenmemesi gerektiğini ifade etti.

Lankov, “Kuzey Kore’de uzun süredir dizel-elektrikli denizaltılar inşa ediliyor. İlk nükleer denizaltıları belki dünyanın en iyisi olmayabilir ama her şeyin bir başlangıcı vardır” değerlendirmesinde bulundu.

Güney Kore Devlet Başkanı: ABD’den onay aldık

Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung, aralık ayında yaptığı açıklamada, Donald Trump ile gerçekleştirdiği zirve sırasında nükleer denizaltı inşası için ABD’nin onayını aldığını duyurdu.

Lee, “Bu, stratejik esneklik ve özerklik açısından bizim için son derece faydalı bir sonuç oldu” dedi.

The Korea Herald gazetesinin haberine göre Trump, denizaltıların Güney Koreli Hanwha Ocean şirketine ait Philadelphia tersanesinde inşa edilmesini önerdi.

Ancak Lee, gemilerin Güney Kore’de üretilmesini istiyor. Lee, “Hem askeri güvenlik hem de ekonomik açıdan bunların yurt içinde üretilmesi tercih edilir” diye konuştu.

Seul’ün nükleer denizaltı sahibi olma isteğinin nükleer silahların yayılmasını önleme rejimine zarar vereceği yönündeki endişeleri reddeden Lee, Güney Kore’nin yükümlülüklerine tamamen bağlı kaldığını savundu.

Lee, “ABD buna asla onay vermezdi; sonuçta biz de kapsamlı ekonomik yaptırımlara maruz kalır ve Kuzey Kore’ye benzerdik. Buna katlanabileceğimizi mi sanıyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

Yakın zaman önce ABD ve Güney Kore liderleri, ABD’nin denizaltılar için düşük zenginleştirilmiş uranyum yakıtı tedarik etmesine olanak tanıyan ayrı bir ikili anlaşma imzalanması konusunda mutabakata varmıştı.

Trump, Güney Kore’yi nükleer denizaltıyla donatacak

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Yayınlanma

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.

Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.

Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.

Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.

Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.

Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.

DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.

Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.

Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.

2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.

Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.

Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Yayınlanma

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.

Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.

Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.

Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.

Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.

Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.

Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.

Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.

Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.

Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.

Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.

Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English