Bizi Takip Edin

Avrupa

Almanya’da savunma sektöründe istihdam patlama yaşıyor

Yayınlanma

Almanya’nın savunma sanayi şirketleri, AB’nin en büyük ekonomisinin büyük bir yeniden silahlanma sürecine girmesiyle, son dört yılda istihdamı neredeyse üçte bir oranında artırarak yoğun bir işe alım sürecine girdi.

FT’nin elde ettiği verilere göre, dünya çapında yaklaşık 83.000 kişi, sektörün en büyük beş şirketinin ve en hızlı büyüyen dört startup’ının savunma odaklı bölümlerinde çalışıyor.

Bu rakam, Ukrayn savaşının Avrupa’nın savunma ve güvenlik konusundaki düşüncesinde bir değişime yol açmasından önce, 2021’de 63.000’di. Bu, yüzde 30’luk bir artışa tekabül ediyor.

Veriler kapsamlı olmasa da, Almanya’nın son dört yılda savunma harcamalarına büyük miktarlarda para aktarmasıyla birlikte ülkenin ve ekonomisinin nasıl değiştiğine dair bir fikir veriyor.

2022’den bu yana, Almanya savunma bakanlığı toplam 207 milyar avro değerinde silah sözleşmesi imzaladı. Sadece geçen yıl, 83 milyar avroluk tutar, 2021’deki 23 milyar avroya göre büyük bir artış anlamına geliyor.

Alman sermayesi tüm kolları ile askeri sanayiye akıyor

Mayıs ayında göreve başlayan Şansölye Friedrich Merz, savunma harcamaları için gerekli olan kadar harcama yapılabilmesi için ülkenin sıkı borçlanma kurallarını gevşetmesinin ardından, önümüzdeki yıllarda silahlanmaya birkaç yüz milyar avro daha harcanması bekleniyor.

Sektörün toplam işgücü büyüklüğüne ilişkin rakamlar çok az. Ekonomi Bakanlığı, 2022 yılında yaklaşık 105.000 kişinin savunma sektöründe doğrudan istihdam edildiğini gösteren istatistiklere atıfta bulundu. O zamandan bu yana yaşanan güçlü büyümeyi hesaba katsak bile, Almanya’da savunma sektöründe çalışanların sayısı, zor durumda olan Alman otomotiv sektöründe çalışan yaklaşık 700.000 kişinin çok altında kalıyor.

Ülkenin savunma sektöründeki en büyük işveren, Almanya merkezli savunma bölümü Eurofighter Typhoon savaş uçağı ve A400M kargo uçağı gibi uçakları üreten Avrupa havacılık devi Airbus. Şirket verilerine göre, bugün dünya çapında savunma sektöründe yaklaşık 38.000 kişi çalışıyor ve bunların yarısından fazlası Almanya’da.

İkinci en büyük şirket, Düsseldorf merkezli tank, topçu ve mühimmat üreticisi Rheinmetall. Rheinmetall, ankete katılanlar arasında mutlak olarak en büyük istihdam artışını kaydetti: 2021’de yaklaşık 15.400 olan istihdam sayısı bugün 23.500’e çıktı.

Almanya’da askerileşme odaklı devlet-sanayi bütünleşmesi tam gaz

Genel müdür Armin Papperger eylül ayında, bu rakamın üç yıl içinde 70.000’e ulaşmasını beklediğini söylemiş ve şirketin iş arayanlar için yeni bir cazibe merkezi haline gelerek bu yıl 300.000 başvuru beklediğini de sözlerine eklemişti.

En büyük nispi büyüme, Almanya’nın gelişen savunma startup sektöründen geldi. Bu sektörde, çoğunlukla isimsiz silahlar ve gözetleme sistemleri üzerinde çalışan genç şirketler, yüz milyonlarca avroluk fon çekiyor.

Silahlı insansız hava araçları üreten Helsing, yapay zeka destekli yazılımlara odaklanmaktan donanım üretimine de yönelerek son dört yılda personel sayısını 18 kat artırdı.

Endüstri lobi grubu BDSV’nin başkanı Hans Christoph Atzpodien, Almanya’nın tedarik süreçlerini hızlandırması ve şirketlere kapasite planlamasına yardımcı olmak için talep konusunda daha fazla görünürlük sunmasının ardından, önümüzdeki yıllarda büyümenin hızlanmasını beklediğini söyledi ve “Artık her şey hazır ve savunma sanayi üreticilerinin kapılarına büyük siparişlerin geldiğini görebilirsiniz,” dedi.

Yeniden “Alman sorunu”

Birçok silah üreticisi, işten çıkarmaların artmasıyla birlikte otomotiv sektöründen işçi istihdam etmeye ilgi göstermiş olsa da, şirketler tarafından sağlanan veriler, savunma harcamalarının otomotiv sektöründeki düşüşü telafi edebileceği fikrinin sınırlı olduğunu ortaya koyuyor.

Radar ve sensör üreten Hensoldt, bu yıl otomotiv sektöründen yaklaşık 100 kişiyi işe aldığını açıkladı. İnsansız kara araçları üreten ve toplamda yaklaşık 140 çalışanı bulunan bir startup olan Arx Robotics, bu yıl sektörden yaklaşık 15 kişiyi işe aldı. Helsing, spesifik verilere sahip olmadığını fakat “otomotiv üreticileri ve otomotiv tedarikçilerinden sürekli olarak personel aldıklarını” söyledi. Şirket, bu yıl Tesla’nın eski mühendislik başkan yardımcısı Michael Schwekutsch’u kadrosuna kattı.

Helsing ayrıca, tedarik zincirinin büyümeye ayak uydurabilmesini sağlamak için otomobil parçaları tedarikçisi Schaeffler ile çalışmaya başladı.

Atzpodien, otomobil parçaları tedarikçilerinin kaynak ve insan gücü sunmasını memnuniyetle karşıladığını belirterek, bunun Almanya’nın “güçlü, dinamik” endüstriyel tabanının kanıtı olduğunu söyledi.

Almanya’da ‘sanayisizleşme’ ile ‘sanayinin askerileşmesi’ el ele

Avrupa

Fransa’da liseli eylemleri sürüyor: Yüzlerce okul kapandı

Yayınlanma

Fransa’da lise protestoları sürerken 560’tan fazla okulda eğitim aksadı; eylemlerin başından bu yana 2 bin öğrenci gözaltına alındı.

Le Figaro’nun öğlen saatlerindeki verilerden aktardığına göre, lise protestoları devam ederken sürmekte olan kargaşadan dolayı 564 okul ve eğitim kurumunda eğitim aksadı ve bugün şu ana kadar yaklaşık 600 kişi gözaltına alındı.

The Guardian muhabirine konuşan 17 yaşındaki Sophia, Paris’teki Voltaire Lisesi’nin önünde kurulan barikatın en ön saflarında yer alıyordu.

Gerçek adının yayınlanmasını istemeyen öğrenci, “Bunun devasa bir gençlik protesto hareketine dönüşmesini umuyoruz,” dedi.

Yüzlerce kişiyle birlikte okul girişini kapatmanın ikinci gününde olan Sophia, tüm derslerin iptal edilmesini sağlamış.

Fransız öğrenci, “Sadece hükümetin bizi dinlemesini istiyoruz. Kötü koşullarda ders çalışmak zorunda kalmaktansa burada durup bunu yapmayı tercih ederiz. Sesimizi duyurmanın tek yolu bu,” dedi.

Fransa’da okul boykotları yayılıyor

“Okul bir haktır, ayrıcalık değil,” yazan bir karton pankartın önünde Sophia, Fransa genelindeki gençlerin şikayetlerini sıraladı: Eğitime yönelik devlet yatırımlarının yetersizliği, yıkılmak üzere olan binalarda 40 çocuğa kadar çıkan aşırı kalabalık sınıflar, öğretmenlerin düşük maaşları, personel devamsızlıkları ve başarıyı sosyal kökenin belirlediği eşitsiz bir sistem.

Protestonun diğer nedenleri arasında, üniversite başvuruları için kullanılan şeffaf olmayan ve kullanımı zor çevrimiçi sistemin yanı sıra, Mayıs ve Haziran aylarındaki sıcak dalgaları sırasında sınıflarda yaşanan dayanılmaz sıcaklıklar da yer alıyordu.

Sanat eğitimi almak ve animasyon alanında çalışmak isteyen Sophia, “Eğitim bütçesi paramparça edilirken, orduya çok fazla ek fon aktarılıyor,” dedi.

Öğrenci, gösterilerin ve barikatların önümüzdeki haftaya da devam etmesini umduğunu belirtti. Birkaç öğretmen de destek vermek amacıyla barikatların yanında durdu.

Gazetecilere “Jean” takma adıyla tanıtan bir öğrenci ise Paris’te lisenin son sınıfında okuyor.

17 yaşındaki öğrenci, kendisinin ve sınıf arkadaşlarının okulların yakılmasını istemediklerini, sadece eğitimin “daha iyi” olmasını istediklerini söylüyor.

BBC’ye konuşan genç, “Bence Fransa, eğitim konusunda Avrupa’nın en kötü ülkelerinden biri. Artık yeter diye karar verdik,” diyor.

Hasar verenlerin “kendileri ile hiçbir ilgisi olmadığını” ve öğrencilerin talep ettiği değişimin gerçekleşmesine “katkıda bulunmadıklarını” belirtiyor.

Öğrenci, “Buraya nazik davranmak için gelmedik ama kaos da istemiyoruz. Sadece sesimizin hükümet tarafından duyulmasını istiyoruz,” dedi.

Öte yandan ülke genelinde eylemlere yönelik polis şiddeti haberleri de gelmeye devam ediyor.

Fransız yetkililer, olaylar sırasında en az 65 personelin ve 305 polis memurunun yaralandığını, yaklaşık 2.000 kişinin ise gözaltına alındığını bildirdi.

Eğitim Bakanı Édouard Geffray, öğrencilere önerilen bir danışma platformunun ayrıntılarını açıkladı.

Cuma sabahı öğretmen sendikalarıyla yapılan bir toplantıda Geffray, danışma platformunun önümüzdeki pazartesi günü faaliyete geçeceğini belirtti.

Bu kapsamda iki soru sorulacak:

  • Hangi zorluklarla karşılaşıyorsunuz?
  • Beklentileriniz nelerdir?

Öğrencilerin, Azizler Günü tatili sonrasında başlayacak analiz ve tartışma aşamasına kadar yanıt vermek için üç haftaları olacak.

Bu geri bildirim aşaması, Ulusal Meclis’teki bütçe tartışmalarıyla eş zamanlı olarak gerçekleşecek.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Jaecoo 7 Britanya’da en çok satan araç oldu

Yayınlanma

Çinli markaların Avrupalı rakiplerini geride bırakmasıyla, Jaecoo 7 Eylül ayında Birleşik Krallık’ta en çok satan yeni otomobil oldu.

Bazı internet kullanıcılarının “Temu’dan aldığım Range Rover” dedikleri bu SUV, daha önce Mart ayında da sıralamanın zirvesinde yer almıştı; bu da, yeni otomobil pazarı için yılın en önemli iki ayında ülkenin en popüler modeli olduğu anlamına geliyor.

Mart ve Eylül, tarihsel olarak satışların en yüksek olduğu aylar çünkü bu aylarda plakalardaki yıl kodları değişir ve bu da alıcıları, plakalarından anlaşıldığı üzere yollardaki en yeni otomobilleri tercih etmeye teşvik eder.

Sektör kuruluşu Motor Üreticileri ve Tüccarları Derneği (SMMT) tarafından açıklanan ön verilere göre, geçen ay 7 modelinden 10.813 adet tescil edildi.

Tesla Model 3, 9.929 tescil ile ikinci sırada yer alırken, onu Ford Puma (6.958) izledi.

İlk 10’da yer alan tek diğer Çinli otomobil, sekizinci sırada yer alan MG HS oldu (5.444).

Yüksek satış rakamlarına sahip tek tek model sayısı az olmasına rağmen, Çinli üreticiler geçen ay Birleşik Krallık pazarının %23’ünü oluşturdu.

BYD, 20.140 kayıtla en çok satan ikinci marka oldu ve 18.399 kayıt kaydeden Kia’nın önüne geçti.

Volkswagen ise 25.972 kayıtla birinci sırada yer aldı.

Öte yandan, Eylül ayında köklü birkaç marka önemli düşüşler yaşadı. Hyundai’nin 10.002 kayıt rakamı, bir önceki yıla göre %31,9’luk bir düşüşe karşılık gelirken, Renault’nun 6.721 araçlık sonucu %29,7 oranında geriledi.

Omoda-Jaecoo genel müdürü Victor Zhang, ikiz markaların Birleşik Krallık’taki benzeri görülmemiş yükselişinin ardından “burada kalıcı olduklarını” söyledi.

Zhang, artık hedeflerinin “en hızlı büyüyen markadan, sağlam bir konuma sahip bir markaya” dönüşmek olduğunu da sözlerine ekledi.

Omoda-Jaecoo’nun ana şirketi Chery, araçlarını Birleşik Krallık pazarına daha iyi uyarlayabilmek amacıyla, sürücü destek sistemleri ve şasinin ayarlanmasına odaklanarak, Bedfordshire’daki UTAC Millbrook test pistinde kısa süre önce bir Ar-Ge merkezi açtı.

Chery ayrıca, Japon firmanın Sunderland’daki fabrikasında araçlarını üretme olasılığı konusunda Nissan ile bir mutabakat zaptı imzaladı; bu araçlar arasında Jaecoo 7 de yer alabilir.

Eylül ayı, genel olarak yeni otomobil pazarı için güçlü bir ay oldu. Toplam kayıt sayısı, bir önceki yıla göre %12,7 artışla 350.518’e ulaştı.

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB Komiseri Kos: Ukrayna’nın 2027’de üyeliği imkansız

Yayınlanma

AB Genişleme Komiseri Marta Kos, Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de birliğe üye olmasının imkansız olduğunu ve sürecin liyakat esasına dayandığını açıkladı. Adaylara ayrıcalık tanınamayacağını vurgulayan Kos, mevcut prosedürlerin değiştirilmesi çağrısında bulundu.

Avrupa Birliği’nin (AB) genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, İtalyan gazetesi Corriere della Sera’ya verdiği mülakatta, Ukrayna’nın 2027 yılının başında birliğe katılımının mümkün olmadığını söyledi.

Sürecin liyakat esasına dayandığını vurgulayan Kos, “1 Ocak 2027 tarihi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy tarafından dile getirilmişti. Katılım liyakat esasına dayanıyor; bu tarihin imkansız olduğu açıktır” ifadesini kullandı.

Jeopolitik koşulların değişmesiyle birlikte AB üyeliğinin yalnızca Ukrayna için değil birçok ülke açısından öncelik haline geldiğini belirten Kos, üyelik sürecinde hiçbir adayın ayrıcalığı olmadığını kaydetti.

Fakat Ukrayna’nın içinde olduğu şartların gözetilmesi gerektiğini ifade eden Kos, “Tam da bu nedenle ona yardım etmekle yükümlüyüz” dedi. Genişleme Komiseri, bu yılın sonuna kadar Ukrayna ile katılım müzakerelerinde mümkün olduğunca fazla fasıl kümesinin açılmasını umduğunu dile getirdi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, yılın başında yaptığı açıklamada AB üyeliğinin hem ülkesi hem de Avrupa için temel güvenlik garantilerinden biri olduğunu savunmuş ve katılım tarihi olarak 2027’yi işaret etmişti.

Almanya Başbakanı Friedrich Merz de bu tarihin imkansız olduğunu belirterek “Bu süreçler genellikle birkaç yıl sürer” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Mevcut prosedürler nedeniyle Ukrayna’nın 1 Ocak 2027’de katılımını olanaksız gören Kos ise AB’ye giriş sürecinde değişikliğe gidilmesi çağrısı yaptı.

Kos, haziran ayında yaptığı açıklamada AB’nin Ukrayna’nın üyeliği konusunda iki senaryo üzerinde durduğunu aktarmıştı. İlk senaryonun tam üyelik gerçekleştikten sonra ülkelerin entegre olduğu standart model olduğunu belirten Kos, ikinci seçeneğin ise adayın gerekli şartları karşıladıkça belirli alanlarda AB politikalarına dahil olduğu sektörel entegrasyonu kapsadığını kaydetmişti. Kos, o dönemde birlik yetkilileri ile Ukrayna’nın bu ikinci seçenek üzerinde çalıştığını ifade etmişti.

Ukrayna, 2022 yılında resmi olarak AB’ye aday ülke statüsü aldı; katılım müzakerelerinin ilk bölümü ise Haziran 2026’da başladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English