Bizi Takip Edin

Amerika

Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass kasım ayındaki ikinci tura kaldı

Yayınlanma

Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass, Salı gecesi açıklanan ilk seçim sonuçlarına göre 3 Kasım’da yapılacak ikinci tura kalmayı garantilerken, ikincilik yarışı Spencer Pratt ile Belediye Meclisi Üyesi Nithya Raman arasında sürüyor. İlk sonuçlarda Pratt ikinci, Raman ise üçüncü sırada yer alırken, kesin sonucun mektupla gönderilen oyların sayılmasıyla netleşmesi bekleniyor.

Salı gecesi açıklanan kısmi seçim sonuçlarına göre, Los Angeles Belediye Başkanı Karen Bass 3 Kasım’da yapılacak ikinci tura yükseldi.

Bass’in rakiplerinden Spencer Pratt ile Belediye Meclisi Üyesi Nithya Raman ise ikinci tura kalacak ikinci isim olmak için mücadele ediyor.

Açıklanan ilk sonuçlar, Pratt’in ikinci sırada, Raman’ın ise üçüncü sırada olduğunu gösterdi. Associated Press (AP) haber ajansı, Bass’in ikinci tura kalmaya yetecek oyu aldığını ilan etti.

Koreatown’daki Line LA Hotel’de destekçilerine seslenen Bass, kalabalığa yaptığı konuşmada kendi yönetiminin, evsizleri kapalı alanlara taşıyarak, yeni ve uygun fiyatlı konut üretimini hızlandırarak ve yerel ekonomiyi güçlendirerek gelecek için bir temel attığını söyledi.

Seçimi garantileyen Bass, destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, “Bu şehrin gelişmesini sağlamak için birlikte çalışacağız” ifadelerini kullandı.

Ocak 2025’teki Palisades yangınında evini kaybeden eski reality televizyon şov yıldızı Spencer Pratt ise Bass’e karşı ikinci turda kampanya yürütecek olmaktan büyük heyecan duyduğunu belirtti.

Gazetecilere konuşan Pratt, “Görünüşe göre Tanrı, belediye başkanımızın tüm başarısızlıklarını ifşa etmem için bana beş ay daha verdi, bu yüzden eğlenceli bir yolculuk olacak. Umarım kendisi buna hazırdır” dedi.

Downtown bölgesindeki Boomtown Brewery’de destekçilerine seslenen Raman ise Salı gecesi alınan sonuçların bu yarışta nihai cevabı vermeyebileceğini kaydetti.

Raman, “Önümüzdeki günlerde binlerce oy sayılacak ve hoşumuza gitmeyen bir sonuçla karşılaşabiliriz. Ancak bundan sonra ne olursa olsun, hiçbir güç hep birlikte inşa ettiğimiz bu başarıyı elimizden alamaz” şeklinde konuştu.

Sacramento ve Washington’da milletvekilliği yapmış olan deneyimli siyasetçi Bass, seçmenler arasındaki yaygın memnuniyetsizliğin ortasında, siyasi kariyerinin en büyük mücadelesini veriyor.

Seçimler partiler üstü bir yapıda gerçekleştirilse de sendika yanlısı ve düzen partisi çizgisine sahip Demokrat Bass, siyasi yelpazenin her iki kanadından da baskı görüyor.

Bir Cumhuriyetçi olan Pratt, Los Angeles halkını uyuşturucu bağımlısı evsiz “zombilerin” tehdidi altında tasvir ederek muhafazakar seçmenlerin desteğini topluyor.

Suç oranlarını kampanyasının merkezine oturtan Pratt, seçmenlere kentin yasalarını daha sıkı uygulayacağının sözünü veriyor.

Demokratik bir sosyalist olan Raman ise polis memurlarına yüksek bütçeli maaş artışları sağladığı gerekçesiyle Bass’i eleştiriyor ve bu personel maliyetlerinin şehri iflasa sürüklediğini ifade ediyor. Raman ayrıca kira maliyetlerini düşürmek amacıyla, tek ailelik müstakil evlerin bulunduğu mahalleler de dahil olmak üzere apartman üretimini artırma taahhüdünde bulunuyor.

Pratt’in şöhreti, medyadaki becerisi ve verdiği mesajlar, yerel yarışı ulusal bir habere dönüştürdü. Kablolu televizyon kanallarındaki haber programlarının düzenli konuklarından biri haline gelen Pratt’in adaylığı; Us Weekly, TMZ ve diğer eğlence sektörü yayınlarının da ilgisini çekti.

Yarışta oy arayan diğer isimler arasında, Raman’ı fazla ılımlı olmakla suçlayan solcu topluluk örgütçüsü Rae Huang ile Belediye Sarayı’na daha güçlü bir yönetim tarzı getirmeyi vaat eden merkez sol Demokrat teknoloji girişimcisi Adam Miller yer alıyor.

Seçmenlerin, Kasım ayında Bass’in karşısına kimin çıkacağını öğrenmesi günler alabilir. County seçim yetkilileri, Salı günkü posta damgasını taşıyan mektuplu oyları bir hafta daha kabul etmeye devam edecek.

Benzer şekilde, 2022 yılındaki seçim gecesinde gayrimenkul geliştiricisi Rick Caruso ilk sırada, Bass ise ikinci sırada yer alıyordu. Geç gelen mektuplu oyların sayılmasıyla Bass, ancak günler sonra Caruso’yu geride bırakabilmişti.

Bass, ikinci dönem için yürüteceği yeniden seçim kampanyasını 2024 yılında başlattığında, bu süreç kolay bir görev gibi görünüyordu.

Ancak bu durum, Pasifik Palisades’te binlerce evin yok olmasına ve 12 kişinin hayatını kaybetmesine yol açan Ocak 2025’teki Palisades yangını felaketinin ardından değişti.

Bu afete rağmen belediye başkanlığı yarışı büyük ölçüde sakin geçiyordu. Fakat 2020’deki ilk seçiminde görevdeki meclis üyesini koltuğundan eden Raman’ın, Şubat ayında Bass’i yerinden etmek için sürpriz bir kampanya başlatmasıyla yarış hareketlendi. Raman’ın adaylığı, belediye başkanını ve hatta kendi müttefiklerinin birçoğunu hazırlıksız yakalayarak yarışı yeniden şekillendirdi ve görevdeki başkana karşı kuşaklar arası bir meydan okuma olasılığını doğurdu.

Yarış, geçen ay MTV’nin “The Hills” programının yıldızı olarak tanınan Pratt’in, Bass ve Raman’a karşı sergilediği kendinden emin tartışma performansı ile yeni bir boyut kazandı.

Bu performansın yanı sıra kendi sosyal medya yetenekleri ve destekçilerinin ürettiği profesyonel yapay zeka videoları, Pratt’in siyasi bir yıldıza dönüşmesine yardımcı oldu.

Evini kaybetmesinden Bass’i sorumlu tutan Pratt, kentin sokaklarındaki evsiz kamplarını temizleme ve gerekirse bunları Seattle kadar uzağa gönderme sözü verdi. Eleştirmenler ise bu planların uygulanabilir olmadığını savunuyor.

Bass’in eski bir müttefiki olan Raman da belediye başkanının evsizlik konusundaki yaklaşımını eleştirerek, bu yöntemin çok pahalı olduğunu ve somut bir sonuç vermediğini belirtti.

Bass ise iki yıllık süreçte sokakta veya araçlarında yaşayan evsizlerin oranındaki yüzde 17,5’lik düşüşe işaret ederek kendi icraatlarını savundu. Bass ayrıca, Los Angeles Polis Departmanı (LAPD) verilerine göre kentteki cinayet oranlarının 1959’dan bu yana en düşük seviyeye gerilediğini vurguladı.

Belediye başkanına en büyük destek, Raman’ın evsizlik konusundaki yaklaşımını ve polis istihdamına yönelik tutumunu eleştiren, zaman zaman onu “çark etmekle” suçlayan polis memurları sendikasından geldi. Sendika, bu eleştiriler için 1,2 milyon dolardan fazla harcama yaptı.

Son aylarda kendisini Belediye Sarayı’nda değişimin sabırsız bir temsilcisi olarak sunan Bass, göreve geldiği ilk gün evsizlik konusunda acil durum ilan ettiğini ve hızlı hareket etmeyen daire başkanlarını görevden aldığını hatırlattı.

Ancak son anketlere göre, bu mesajlar Los Angeles sakinlerinin çoğunda karşılık bulmadı.

UC Berkeley Yönetim Bilimleri Enstitüsü (IGS) tarafından yürütülen ve Los Angeles Times ortaklığıyla geçen hafta yayımlanan ankete göre, muhtemel seçmenlerin yüzde 63’ü şehrin doğru yolda olmadığını düşünüyor. Ankete katılanların sadece yüzde 24’ü kentin doğru yönde ilerlediğini ifade etti.

Söz konusu Berkeley IGS anketinde, Pratt destekçilerinin yüzde 97’si şehrin yanlış yöne gittiğini belirtirken, sadece yüzde 2’si doğru yolda ilerlediğini beyan etti.

Kampanyanın son haftalarında, çeşitli anketlerde ikinci ve üçüncü sırayı paylaşan Raman ve Pratt birbirlerini hedef aldı. Raman, Pratt’in komplo teorisyeni Alex Jones’a yönelik övgü dolu sözlerini öne çıkararak, Pratt’in seçilmesi durumunda şehrin “çok daha nefret dolu ve çok daha aptalca” bir yer haline geleceğini savundu.

CNN’e verdiği mülakatta Pratt, yaklaşık yirmi yıl önce Jones’un programına katılan kişiden “çok daha farklı bir insan” olduğunu söyledi. Pratt, evsiz kamplarının okullara ve kreşlere 500 fitten daha fazla yaklaşmasını yasaklayan yasaya karşı çıkması nedeniyle Raman’ı hedef almayı sürdürdü.

Raman ayrıca Bass’i, Pratt’e karşı yumuşak davranmakla suçladı ve bir televizyon tartışmasında Bass ile Pratt’in, kendisini üçüncü sıraya itmek için iş birliği yaptığını öne sürdü. Bass ve Pratt ise bu iddiayı reddetti.

Seçim yarışı, geçtiğimiz ay Pratt’e desteğini işaret eden ve adayın “büyük bir MAGA (Amerika’yı Yeniden Harika Yap Hareketi) destekçisi” olduğunu duyduğunu söyleyen Başkan Donald Trump’ın da ilgisini çekti.

Ancak bu tür mesajlar, Nisan ayı verilerine göre kayıtlı seçmenlerin yüzde 15’inden azının Cumhuriyetçi olduğu Los Angeles’ta geniş kitlelere ulaşmayabilir. Kentteki Demokrat seçmen sayısı, Cumhuriyetçilerin yaklaşık dört katına tekabül ediyor.

Pratt ise çevresini Demokratlarla doldurduğunu belirterek belediye başkanlığı yarışının partiler üstü niteliğini defalarca dile getirdi.

Buna rağmen, Berkeley IGS anketi, Raman ve Bass’in olası bir ikinci turda Pratt’i çift haneli farklarla mağlup edeceğini gösteriyor. Aynı anket, Bass ile Raman arasında geçecek olası bir final müsabakasında ise Raman’ın dört puan önde olduğunu ortaya koyuyor.

Amerika

OpenAI, yapay zeka güvenlik kuralları konusunda Beyaz Saray ile farklı görüşte

Yayınlanma

Gelişmiş yapay zeka sistemlerinin düzenlenmesine yönelik yeni bir OpenAI önerisi, Başkan Donald Trump’ın yakın zamanda yayınladığı başkanlık kararnamesinden en az iki önemli noktada ayrılıyor.

Yeni bir politika belgesinde OpenAI, federal hükümetten gelişmiş yapay zeka modellerinin potansiyel risklerine yönelik zorunlu değerlendirmeler yapılmasını talep ediyor ama bu süreci denetleme sorumluluğunu sivil kurumlara bırakıyor.

Bu, salı günü Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) liderliğinde siber güvenlik riskleri açısından gelişmiş yapay zeka sistemlerinin değerlendirilmesi için gönüllü bir çerçeve oluşturan yeni Beyaz Saray kararnamesinden önemli bir ayrılık teşkil ediyor.

OpenAI’ın planına göre, bu tür çabalar Ticaret Bakanlığına bağlı Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün bir birimi olan Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi (CAISI) tarafından yönetilecek.

OpenAI’ın yeni önerisi, CEO Sam Altman’ın çarşamba günü Beyaz Saray yetkilileri ve her iki siyasi partiden önemli milletvekilleriyle bir dizi toplantı yapmak üzere Washington’a gelmesiyle ortaya çıktı.

Trump, yapay zeka kararnamesini imzaladı

Çarşamba sabahı gazetecilerle yaptığı bir sohbette, OpenAI’ın üst düzey yöneticisi Chris Lehane, Trump’ın yeni başkanlık kararnamesini genel olarak övdü ve bunu, şirketinin gelişmiş yapay zeka için bir düzenleyici çerçeve geliştirme çabalarının “doğrulaması” olarak nitelendirdi. 

Fakat Lehane, kendisinin, Altman’ın ve şirket içindeki diğer kişilerin, Trump yönetimi ve Kongre’yi, CAISI’ye yapay zeka değerlendirme sürecinde daha büyük bir rol vermesi için zorlayacaklarını da ima etti.

Lehane, “Ayrıca, bir yapıya dönüşen ve gerçekten bu tür sofistike testleri yapma kapasitesine sahip CAISI de var,” dedi.

OpenAI, Anthropic ve diğer önde gelen şirketlerin yeni AI modelleri hakkındaki bilgileri CAISI ile paylaşmayı zaten kabul ettiklerini belirtti.

Lehane, “Bu şirketlerle bir tür ilişki kurdular, yani bu zaten var,” diye ekledi.

NSA’in şu anda önde gelen AI şirketleriyle böyle bir ilişkisi bulunmuyor.

OpenAI yöneticisi ayrıca, şirketinin, gelişmiş AI modelleri için gizli bir “karşılaştırma” süreci geliştirme ve sürdürme yönündeki yeni Beyaz Saray planına ilişkin endişeleri olduğunu belirtti.

Bu emirdeki bir hüküm, şirketlerin yeni modellerinin ne zaman ve NSA ile diğer istihbarat kurumlarının denetimine gireceğini belirlemesini zorlaştırabilir.

Lehane, “Bence buradaki konulardan biri, yetenek eşiğine ne zaman ulaşılacağı. Bence bu, görüşmenin büyük bir bölümünü oluşturacak: bunun ne olduğuna dair bazı kriterler belirleyebilir misiniz?” diye sordu.

Lehane, Altman’ın Beyaz Saray ile yapılacak toplantılarda “kesinlikle bu konudaki fikirlerimizi ve düşüncelerimizi dile getireceğini” beklediğini söyledi.

Trump’ın yeni kararnamesinin kurumlara ayrıntıları belirlemek için 60 gün süre tanıdığını (bu da OpenAI’nin nihai sonucu şekillendirmek için zamanı olduğunu ima ediyor) ve Kongredeki kilit üyelerin de CAISI’nin AI değerlendirmeleri yapma yeteneğini güçlendirme ve genişletme planlarını değerlendirdiğini belirtti.

OpenAI yöneticisi, şirketin Washington’daki politika yapıcıları, gelişmiş sistemler geliştiren AI şirketleri için zorunlu değerlendirme süreçleri oluşturmaya zorlamayı planladığını da ekledi. 

Lehane, “Herhangi bir laboratuvarın bu kararı tek taraflı olarak alması gerektiğini düşünmüyoruz,” dedi.

Fakat Lehane, sağlam bir değerlendirme çerçevesi oluşturulana kadar daha agresif düzenlemeleri tartışmak için henüz çok erken olduğunu savunarak, AI şirketlerinin yeni modelleri piyasaya sürmeden önce hükümetten onay alması gibi potansiyel bir gereklilik de dahil olmak üzere diğer zorunlu düzenlemelerden kaçındı.

Lehane, “Ek parçaları belirlemeye başlamadan önce bu ilk adımları atmanız gerektiğini düşünüyorum,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Petrol fiyatlarındaki artış Pentagon bütçesini zorluyor

Yayınlanma

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan ABD Savaş Bakanlığı, askeri seyahat ve eğitim bütçelerinde kesintiye gidiyor. Kara Kuvvetleri onlarca eğitim programını iptal edip helikopter uçuş saatlerini düşürürken, Deniz ve Hava Kuvvetleri de Ortadoğu’daki operasyonel maliyetler sebebiyle bütçe sınırlarına yaklaşıyor.

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD Savaş Bakanlığında (Pentagon) mali baskıyı artırarak bütçe planlamalarını zorlaştırıyor. Ordu genelinde oluşan bütçe açığı nedeniyle askeri eğitimlerin iptal edildiği, helikopter uçuş saatlerinin düşürüldüğü ve birliklerin seyahat faaliyetlerinin kısıtlandığı bildirildi.

ABC News’in Savaş Bakanlığı kayıtlarına dayandırdığı verilere göre, ordunun benzin ve jet yakıtı dahil 24 farklı yakıt türü için ödediği ortalama varil fiyatı, geçen yılın ekim ayında 154,14 dolar iken nisan ayında 195,72 dolara yükseldi. Altı ay içinde gerçekleşen yaklaşık yüzde 27’lik bu artış, yılda ortalama 80 milyon varil yakıt tüketen Pentagon’a bu yıl en az 1 milyar dolarlık öngörülemeyen ek mali yük getirdi.

Komutanlar, yakıt fiyatlarının yanı sıra personelin eğitim alanlarına taşınmasında kullanılan sivil akaryakıt ve ticari uçak bileti maliyetlerindeki artışla da mücadele ediyor. Bütçe baskısı nedeniyle nisan ayından bu yana birliklerin seyahatleri incelemeye alınırken, birçok birimin eğitim seyahatlerini azalttığı veya iptal ettiği belirtildi.

ABD Kara Kuvvetleri Sözcüsü Yarbay Orlando Howard, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, enerji piyasasındaki dalgalanmaların nakliye maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Howard, “Kritik operasyonları ve savaşa hazırlık seviyesini koruyabilmek adına personel ve ekipman seyahatlerinde tasarruf tedbirlerine öncelik veriyoruz” dedi.

Bütçe açığı askeri eğitim programlarını durdurdu

Sızan iç yazışmalar ve ABD’li yetkililerin verdiği bilgilere göre, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl için 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan Kara Kuvvetleri, eğitim programlarında kesintiye gitti. Bütçe açığının nedenleri arasında Orta Doğu’daki operasyonlar, ABD’nin güney sınırındaki askeri misyonlar ve yaz aylarında asker sayısının iki katına çıkarılarak 5 bine ulaştırılması planlanan Washington’daki Ulusal Muhafız görevleri gösterildi.

Bu durumun bir sonucu olarak, aralarında sağlık personeli, istihkam birlikleri ve topçu sınıflarının da bulunduğu onlarca eğitim programı ve kurs iptal edildi. Helikopter uçuş saatlerinde kısıtlamaya gidilirken, iç yazışmalar birçok uçuş mürettebatının artık sadece yasal olarak zorunlu olan asgari uçuş sınırında kalabildiğini gösteriyor.

Yapılan iç değerlendirmeler, bütçe kesintilerinin önümüzdeki yıl Avrupa’ya konuşlandırılması planlanan ve Teksas’ta konuşlu 70 bin askerden oluşan 3. Zırhlı Kolordu gibi büyük birliklerin yetersiz eğitimle konuşlanmasına yol açabileceğini ortaya koyuyor. Hazırlanan raporda, etkilenen birliklerin savaş öncesi eğitim seviyesine dönmesinin bir yıldan fazla sürebileceği uyarısı yapıldı.

Deniz ve Hava Kuvvetleri de bütçe sınırlarına yaklaşıyor

Bütçe darboğazı sadece Kara Kuvvetleri ile sınırlı kalmıyor. Deniz Operasyonları Şefi Amiral Daryl Caudle, mayıs ayında Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ne verdiği brifingde, Orta Doğu’daki yoğun askeri varlık nedeniyle donanmanın bütçesinin temmuz veya ağustos aylarında tükenmeye başlayacağını duyurdu. Caudle, “Orta Doğu’da büyük bir deniz gücümüz var. Çok güçlü şekilde operasyon yürütüyoruz ama bunun operasyonel bir maliyeti var. Yaz aylarında bütçe tükeneceği için temmuz ayından itibaren eğitim, operasyon ve sertifikasyon süreçlerini değiştirmek zorunda kalacağım” ifadelerini kullandı.

Hava Kuvvetleri de bütçe tahminlerinin üzerinde yakıt tüketimi kaydediyor. Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı General Kenneth Wilsbach, mayıs ayında senatörlere yaptığı açıklamada, bölgedeki operasyonel hareketlilik sebebiyle uçakların öngörülenden yüzde 10 daha fazla yakıt tükettiğini, bunun da ek yakıt maliyeti anlamına geldiğini belirtti.

Yıllık ortalama 227 milyon galon dizel ve 2,2 milyar galon jet yakıtı tüketen Pentagon, federal hükümetin en büyük enerji tüketicisi konumunda bulunuyor. Diğer askeri birimlere kıyasla daha küçük bir ölçeğe sahip olan Deniz Piyadeleri (Marines) ise şu an için dikkate değer bir bütçe açığı yaşamadıklarını ve eğitim kesintisine gitmediklerini bildirdi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, kömür sektörüne 700 milyon dolarlık yeni destek planlıyor

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, kömür santrallerini desteklemek üzere yaklaşık 700 milyon dolarlık bir kaynak aktarmak için Soğuk Savaş döneminden kalma ulusal savunma yetkilerini kullanmayı planlıyor.

Konu hakkında bilgi veren bir ABD’li yetkili, Trump’ın bugün (4 Haziran) başkanlara ulusal güvenlikle ilgili endüstriler üzerinde geniş yetki veren 1950 tarihli Savunma Üretim Yasasını yürürlüğe koyacağını duyurabileceğini söyledi.

Yetkili, bu yasa kapsamında bir düzineden fazla kömür santralinin modernizasyonu, Batı Kıyısında devasa bir kömür ihracat terminali inşa edilmesi ve yeni santrallerin inşası için kurumsal fonlarla eş finansman sağlanmasının planlandığını belirtti.

700 milyon doların yarısından fazlası 13 kömür santralinin modernizasyonuna ayrılacak, 185 milyon dolar Alaska, Maryland ve Batı Virginia’daki kömür tesisleri için kurumsal fonlara eş finansman sağlayacak ve 75 milyon dolar ise uzun süredir gündemde olan Kuzey Kaliforniya’daki West Gateway ihracat terminalini destekleyecek.

Söz konusu kişi, başkanın açıklamasını önceden bozmamak için isminin açıklanmaması şartıyla konuştu ve ayrıntıların hâlâ değişebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Trump yönetimi, enerji tüketimi yüksek yapay zeka veri merkezlerini ayakta tutmak için iç talebi göz önünde bulundururken ve büyük fosil yakıt rezervlerine sahip yabancı rakipleri marjinalize etmeyi hedefliyor.

Fakat kömürün ABD’deki kullanımı sürekli bir düşüş eğiliminde. ABD Enerji Enformasyon İdaresine göre, bir zamanlar ABD’deki elektrik üretiminin yarısından fazlasını karşılayan kömür, son yıllarda bu oranın beşte birinin altına düştü.

Elektrik üreticileri, fosil yakıtların küresel ısınmaya olan etkisinden ve kırılgan küresel tedarik zincirlerine artan bağımlılıktan endişe duyarak, büyük ölçüde daha ucuz doğalgaza ve yenilenebilir kaynaklara geçiş yaptı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English