Amerika
Demokrat senatörlerden “iktisadi popülizm” memorandumu

Dört Demokrat senatörün yazdığı bir memorandumda, partiden Kongre tatilini iktisadi popülizmi öne çıkarmak ve şirket çıkarlarına karşı çıkmak için kullanması talep edildi.
Kaliforniya Senatörü Adam Schiff, Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, Connecticut Senatörü Chris Murphy ve Minnesota Senatörü Tina Smith’ten oluşan “ilerici” senatör dörtlüsü, meslektaşlarından sadece “Trump ve milyarder dostlarına karşı çıkmakla” yetinmemelerini istedi.
Semafor’un elde ettiği memorandumda, “Demokratlar çalışan halkın partisi olacaksa, sistemi manipüle eden elitlerle yüzleşerek sistemi adil hale getirebileceğimize dair güven uyandırmamız gerekiyor,” diye yazıyor.
Senatörler, “Mücadelenin yalnızca Başkan Donald Trump’a karşı olduğu bir gündemle, her güçlü çıkar grubunu memnun etmeye çalışarak bu çatışmalardan kaçınmak daha güvenli görünebilir,” diye düşünüyorlar.
Senatörler, kendi faaliyetlerinden somut örnekler sunarak bir şablon oluşturdular: Smith, tarım sektöründeki şirket çıkarları ile mücadele ediyor; Murphy, gençlik sporlarından özel sermayenin çıkarılması için çalışıyor; Warren ise Ohio’dan Cumhuriyetçi Senatör Bernie Moreno ile birlikte Sosyal Güvenlik için bordro vergisi tavanının kaldırılması üzerinde çalışıyor.
Senatörler, “Herhangi bir Demokrat, kendi seçmenlerini en iyi şekilde temsil etmek için iktisadi popülizmin bayrağını kendi tarzında taşıyabilir,” diye yazdılar.
Bu, partiyi “ilerici” bir yöne çekmeye çalışan, bu yılki ikinci mektupları.
Ocak ayında yazdıkları ilk memorandumda, “Milyarderler ve şirket çıkarları siyasi sistemimizi ele geçirmiş durumda; fakat demokrasimizin ve ekonomimizin aşırı zenginlerin lehine manipüle edilmesine karşı partimizin yetersiz tepkisi, emekçi kesim nezdindeki güvenilirliğimizi zedeledi,” diye yazmışlardı.
Senatörler, hem Demokratlara hem de Cumhuriyetçilere yakın grupların anket sonuçlarını kullanarak, “kim mağdur ediliyor ve kim mağdur ediyor” sorusuna değinilmeden “sıradan politika önerilerinin” işe yaramayacağını savunmuşlardı.
Zenginlere vergi uygulanmasını ve asgari ücretin artırılmasını açıkça hedef alan bir mesajın benimsenmesini savunan senatörler adına Murphy, o dönemde Semafor’a verdiği demeçte, bu tür bir popülizmin iyi bir politika olduğunu ve “aynı zamanda partimizin 2026 ve sonrasında zafere giden yolu” olduğunu söylemişti.
Amerika
Disney ve TikTok, video paylaşım anlaşması imzaladı

Disney dün, finansal sonuçlar toplantısı sırasında TikTok ile bir anlaşma imzaladığını açıkladı.
Bu anlaşma, platformdaki bazı içerik üreticilere, şirketin amiral gemisi markalarının yanı sıra Lucasfilm, Marvel, Pixar ve FX’e ait fotoğraf ve videolar da dahil olmak üzere, çok rağbet gören fikri mülkiyet haklarına erişim imkânı tanıyor.
Şirket, kendi kısa formatlı uygulaması Verts’te “özenle seçilmiş” kullanıcı tarafından oluşturulan içerikleri de sunacağını belirtti.
Disney, yaratıcı bir isimle adlandırılan Verts’i geçen bahar Disney+’ta tanıtmıştı ama şu ana kadar bu platformda yalnızca kendi TV dizileri ve filmlerinden klipler yer alıyordu.
Bu, TikTok videolarının platform dışında ilk kez görüneceği anlamına geliyor.
Bu ortaklık, Disney içeriklerini TikTok’un milyarlarca kullanıcısına ulaştırmanın yanı sıra izlenme süresini artırmayı da hedefliyor.
Disney, ne izleyeceğinizi bilemediğinizde kendi uygulamasında sonsuza kadar kaydırmaya devam etmenizi umuyor.
Netflix, Paramount+, HBO Max ve Peacock da kısa formatlı dikey içerik pazarına girdi.
Öte yandan Disney, işletme geliri ve hisse başına kazanç konusunda Wall Street’in beklentilerini aştı, ancak gelir tahminlerini az farkla kaçırdı.
Bu, Josh D’Amaro’nun CEO olarak katıldığı ikinci kazanç açıklamasaydı ve yeni patron için işler genel olarak yolunda gidiyor gibi görünüyor:
Tema parkları ve gemi seyahatlerini içeren şirketin deneyim kolu, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %10 artışla 10 milyar dolarlık gelir bildirerek olağanüstü bir çeyrek geçirdi.
Disney ayrıca, önümüzdeki şubat ayındaki Super Bowl için reklam alanlarının şimdiden tükendiğini açıkladı.
Şirket, Hollywood Reporter’a göre, 30 saniye başına 10 milyon dolar talep ediliyordu.
Sinema filmleri de iyi gidiyor gibi görünüyor. Toy Story 5 büyük bir başarı elde etti. Canlı çekim filmler Moana ve Mandalorian ve Grogu gişede başarısız oldu ama D’Amaro analistlere, bu filmlerin yine de insanları başka yerlerde, örneğin ürün satışları ve tema parklarında para harcamaya yönlendirdiğini söyledi.
Ayrıca şirket, başarılı Roku ve Tubi gibi, reklam destekli ücretsiz bir yayın kanalı kurmayı değerlendirdiğini açıkladı.
Şirket, son dönemde yapılan işten çıkarmalardan sonra bile maliyetleri düşürmeye devam ettiğini belirtti.
Amerika
Cumhuriyetçi senatörler bütçe, kenevir ve spor yasasında karşı karşıya geldi

ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçiler, bütçe uzlaşma süreci, geçici bütçe tasarısı ve üniversite sporlarına ilişkin yasa teklifleri nedeniyle kendi aralarında ve Beyaz Saray ile görüş ayrılığı yaşadı. Senato Çoğunluk Lideri John Thune, parti gündemindeki farklı başlıkların aynı anda ilerletilmeye çalışılmasının yasama sürecini çıkmaza sürükleyebileceği uyarısında bulunarak durumu “bir yasama treni raydan çıkabilir” sözleriyle değerlendirdi.
ABD Senatosu’ndaki Cumhuriyetçi senatörler, çarşamba günü parti toplantısında bütçe uzlaşma süreci, geçici bütçe tasarısı ve üniversite sporlarına ilişkin yasa teklifleri konusunda birbirleriyle ve Beyaz Saray’ın yasama ekibiyle görüş ayrılığı yaşadı.
Senato Çoğunluk Lideri John Thune, Cumhuriyetçi önceliklerin aynı dönemde ilerletilmeye çalışılmasını değerlendirirken, “Bir yasama treni raydan çıkabilir, öyle değil mi?” ifadelerini kullandı.
Konuya vakıf Cumhuriyetçi kaynaklara göre Senato Bütçe Komisyonu Başkanı Ron Johnson, ağustos tatilinden önce üçüncü bir bütçe uzlaşma tasarısını ilerletmek amacıyla bütçe karar tasarısının oylanmasını istemesi nedeniyle Senato Tahsisatlar Komisyonu Başkanı Susan Collins ile tartıştı.
Yeniden seçime girecek Cumhuriyetçi senatörler arasında en kırılgan isimlerden biri olarak gösterilen Collins, meslektaşlarına bütçe karar tasarısı üzerinde değişiklik maratonuna dönüşebilecek bir genel kurul sürecine girmenin siyasi açıdan doğru olmayacağını söyledi.
Bütçe uzlaşması süreci Cumhuriyetçilere Demokratların usul engelini aşma imkanı tanırken, Demokratlara da siyasi açıdan zorlayıcı olabilecek sınırsız sayıda değişiklik önergesini oylamaya sunma fırsatı veriyor.
Toplantıya katılan bir senatörün aktardığına göre Johnson, 10 ya da 11 Senato komisyonunun uzlaşma talimatı alabileceğini, bunun da çok sayıda değişiklik önergesinin usulen uygun hale gelmesine ve basit çoğunlukla kabul edilebilmesine yol açabileceğini söyledi.
İsmini vermek istemeyen Cumhuriyetçi bir senatör ise, “Bütçe karar tasarısını görüşmeye başlama önergesine ‘evet’ oyu verirsek ve sürece girersek, değişiklik maratonu yapmak zorunda kalacağız. İnsanların kaygısı da bu” dedi.
Aynı senatör, Collins’in meslektaşlarına “Kaç tane değişiklik önergesi olacağını hayal edebiliyor musunuz?” diye sorduğunu aktardı. Senatör, Cumhuriyetçilerin ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu’nu (ICE) sınırlandırmaya yönelik öneriler ya da eski Başkan Joe Biden döneminde yargılanan MAGA müttefiklerine tazminat sağlamak amacıyla oluşturulan 1,8 milyar dolarlık “silahlaştırma karşıtı” fonun kalıcı olarak kaldırılması gibi öneriler hakkında oy kullanmak zorunda kalabileceğini söyledi.
Collins dahil birçok Cumhuriyetçi senatör, ağustos tatilinden önce üçüncü uzlaşma sürecinin başlatılması önerisine karşı çıktı.
Collins, haftalardır Pentagon’un finansmanı ile düşük emtia fiyatları nedeniyle zorlanan çiftçilere yönelik desteğin olağan kongre tahsisat süreci üzerinden sağlanmasını tercih ettiğini söylüyor. Çarşamba günkü parti toplantısında yaptığı değerlendirmeler sorulduğunda ise “Öğle yemeğinde yaşananları konuşmayacağım” demekle yetindi.
Johnson ise toplantının ardından bütçe karar tasarısını Senato tatile girmeden önce ilerletmek için “hâlâ çalıştığını” söyledi.
Thune da öğle yemeği sonrasında yaptığı açıklamada, yeni bir bütçe karar tasarısını gündeme almanın “çok sayıda” komisyonu sürece dahil edeceğini ve bunun genel kurulda birçok tartışmalı konuda oylama yapılmasına yol açacağını belirtti.
Bütçe karar tasarısını gündeme almak için yeterli desteğe sahip olup olmadığı sorulan Thune, “Bunu söylemek muhtemelen zor” yanıtını verdi.
Geçici bütçe tasarısındaki kenevir düzenlemesi tartışma yarattı
Thune’un çözmek zorunda olduğu tek anlaşmazlık bütçe süreciyle sınırlı kalmadı. Senato liderliği, hükümete 11 Aralık’a kadar finansman sağlayacak geçici bütçe tasarısı ile Senato Ticaret Komisyonu Başkanı Ted Cruz’un üniversite sporcularına yapılacak ödemeleri düzenlemeyi amaçlayan yasa teklifinde de Cumhuriyetçiler arasındaki görüş ayrılıklarıyla karşı karşıya kaldı.
Cumhuriyetçi senatörler, Beyaz Saray yasama ekibiyle yapılan çarşamba günkü öğle yemeğinde, Beyaz Saray’ın geçici bütçe tasarısına eklediği ve delta-8 gibi kenevir türevli THC ürünlerine yönelik yasağın aralık ayına kadar ertelenmesini öngören düzenleme nedeniyle tartıştı.
Toplantıya katılan Cumhuriyetçiler, Beyaz Saray’ın bu düzenlemeyi önceden haber vermeden tasarıya eklemesinin ardından görüşmenin hararetli geçtiğini aktardı.
Kentucky’nin kenevir sektörünü haksız biçimde hedef aldığını savunan Senatör Rand Paul, yasağın ertelenmesini isteyen isimler arasında yer aldı. Paul, bazı Cumhuriyetçilerin söz konusu ürünlerin zararını abarttığını ileri sürerek Associated Press ve PBS NewsHour muhabirlerine şöyle konuştu:
“Her şeyi yasaklamak isteyen bu insanlar yerlerinde duramıyor. Sanki 1937 yapımı Reefer Madness filmini izlemişler ve bütün dünyanın esrara bağımlı olacağına inanıyorlar.”
Buna karşılık bazı Cumhuriyetçi senatörler, Beyaz Saray’ın desteklediği düzenlemenin tasarıdan çıkarılmasını istiyor.
Senatör Ted Budd, Cumhuriyetçi liderliğe geçici bütçe tasarısından bu hükmü çıkaracak değişiklik önergesini oylamaya sunması için baskı yapıyor.
Budd, X platformundaki paylaşımında, “Açık konuşayım: Geri adım atmayacağım. Vazgeçmeyeceğim. Hayatı tehdit eden bu kenevir boşluğu kalıcı olarak kapatılıncaya kadar durmayacağım. Bu değişikliği geçici bütçe tasarısından çıkarmalı ve bu zararlı maddeleri sektörün adlandırdığı şekilde değil, gerçekte oldukları gibi düzenlemeliyiz” ifadelerini kullandı.
Bazı Cumhuriyetçiler ise Noel döneminden hemen önce aynı tartışmanın yeniden yaşanmasını istemediklerini söyledi.
Mike Rounds, Jerry Moran ve Bill Cassidy, Budd’ın değişiklik önergesini destekleyeceklerini belirtti.
Rounds, “Bu mücadeleyi tatil döneminde vermektense şimdi vermeyi tercih ederim. Yarı sentetik kenevir ürünlerini kenevirin bir parçası olarak görmemiz için bir neden göremiyorum. Buna neyse o diyelim” dedi.
Rounds, Beyaz Saray’ın yasağı neden ertelemek istediğini anlamadığını belirterek, “Bunun nedenine dair iyi bir açıklama yoksa, hükmü tasarıdan çıkaralım ve geçici bütçe tasarısını ilerletelim” diye konuştu.
Üniversite sporları yasa tasarısı da görüş ayrılığına neden oldu
Thune ayrıca Cruz ile Senatör Maria Cantwell tarafından hazırlanan, üniversite sporcularının isim, görüntü ve benzerlik hakları karşılığında ödeme almasına ilişkin yeni kurallar getiren partiler üstü yasa teklifindeki Cumhuriyetçi itirazları da yönetmek zorunda kaldı.
Thune, yasa teklifini ilerletmek için usul oylaması başvurusu yaptı ancak Senatör Josh Hawley buna itiraz etti.
Hawley, tasarının kadın sporlarında trans sporculara ilişkin eyalet yasaklarını geçersiz kılabileceğini savunarak, “Bundan endişe duyuyorum” dedi.
Tasarıya değişiklik önergeleri sunduğunu belirten Hawley, “Ben kadın sporlarında erkeklere karşıyım ve Missouri’nin üniversite düzeyindeki uygunluğu da kapsayan bir yasağı var. Endişem, tasarının mevcut haliyle Missouri yasasını geçersiz kılacak olması. Benzer yasaklara sahip 27 eyalet var. Bunun düzeltilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
Hawley, “Kadın sporlarında biyolojik erkekleri yasaklayan 27 eyalet yasasını geçersiz kılamayız. Cumhuriyetçi bir Kongre’nin Cumhuriyetçilerin çıkardığı eyalet yasalarını yürürlükten kaldırdığını düşünebiliyor musunuz?” diye konuştu.
Cruz ise bu eleştirilere katılmadı ve “Bu doğru değil. Tasarı açıkça hiçbir hükmünün Title IX’u değiştirmediğini söylüyor. Ayrıca uygunluk konusunda, eyalet yasasını ihlal edenlerin uygunluk hakkını kaybedebileceği açıkça yazıldı. Bu hüküm özellikle kadın sporlarını korumak için adım atan 27 eyaletin düzenlemelerini etkilememek amacıyla hazırlandı” dedi.
Title IX, eğitim programlarında cinsiyete dayalı ayrımcılığı yasaklayan medeni haklar yasası niteliği taşıyor.
Thune da üniversite sporlarına ilişkin düzenleme nedeniyle yaşanan anlaşmazlığın tasarının ağustos tatilinden önce kabul edilmesini engellememesini umduğunu belirterek, “Bunun çözülebileceğini umuyorum. Neyle ilgili olduğunu biliyorum ve bazı üyelerimizin onun gündeme getirdiği sorulara oldukça iyi yanıtları olduğunu düşünüyorum. Tasarıyı gündeme almak için gerekli partiler üstü desteği bulacağımızı umuyorum” dedi.
Thune ayrıca Temsilciler Meclisi’nden geçen ve Kongre üyelerinin hisse senedi alım satımını yasaklayan tasarıyı ilerletmek amacıyla da usul başvurusu yaptı.
Tasarı, federal seçimlerde seçmenlerin fotoğraflı kimlik göstermesini zorunlu kılan bir hüküm de içeriyor.
Bazı Cumhuriyetçi senatörler, eyaletlerin seçim kurallarını sıkılaştırması için öngörülen 10 milyar dolarlık finansmanın önünü açacak bütçe karar tasarısında ilerleme sağlanamazsa, ağustos tatilinden önce Temsilciler Meclisi’nin kabul ettiği hisse senedi alım satımı yasağını ele almak istiyor.
Stop Insider Trading Act, geçen ay Temsilciler Meclisi’nde 232’ye karşı 198 oyla kabul edildi.
Thune, söz konusu tasarı hakkında, “Pek çok üyenin oylanmasının yararlı olacağını düşündüğü bir konu. Şimdilik bazı başlıkları gündeme hazırlıyoruz. Her şeyin nasıl şekilleneceği ise hâlâ biraz belirsiz” dedi.
Amerika
Hegseth’in Kara Kuvvetleri adayı Senatoda Cumhuriyetçilerin engeline takıldı

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevine getirmek istediği Orgeneral Christopher LaNeve’in adaylığı, Senatoda hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat üyelerin itirazlarıyla karşı karşıya kaldı. Nisan ayından bu yana vekaleten görev yapan LaNeve’in asli atama onayı, dört yıldızlı generallik kıdeminin yetersizliği ve siyasi saik iddiaları nedeniyle tehlikeye girdi.
ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth’in ordunun en kıdemli üniformalı görevlerinden biri olan Kara Kuvvetleri Komutanlığı için seçtiği isim, Kongrenin her iki kanadındaki üyelerin itirazları nedeniyle Senato onayını alamama riskiyle karşı karşıya kaldı.
Nisan ayından bu yana ABD Kara Kuvvetleri Komutan vekili olarak görev yapan Orgeneral Christopher LaNeve’in Senato Silahlı Hizmetler Komisyonundan geçebilmesi için Cumhuriyetçi senatörlerin tamamının desteğine ihtiyacı bulunuyor.
Ancak konuya yakın bir kaynak ile üç milletvekilinin aktardığına göre, geçmişte Hegseth’in kıdemli askeri danışmanı olarak görev yapan LaNeve’e komisyon içinden itirazlar yükseliyor. Bu durum, orgeneralin kalıcı göreve atanma ihtimalini tehlikeye sokuyor.
Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Roger Wicker, çarşamba günü gazetecilere yaptığı açıklamada, komisyondaki bazı Cumhuriyetçi üyelerin LaNeve’in adaylığına karşı çıktığından “haberdar olduğunu” belirtti. Wicker, karşı çıkan senatörlerin isimlerini vermedi.
Komisyon üyesi Cumhuriyetçi Senatör Tommy Tuberville ise şahsen tanıdığı LaNeve hakkındaki bazı endişeleri duyduğunu ifade etti.
Tuberville, “Dört yıldız kademesinde yeterince tecrübesi olmadığını söylüyorlar. Bir dördüncü yıldızı almadığınız sürece bu tecrübeyi kazanamazsınız. Bu yüzden Savaş Bakanı’nın ne istediğine bakacağım ve onun izinden gideceğim. Onu bizden daha iyi tanıyorlar” dedi. Tuberville açıklamasında Hegseth’in tercih ettiği “Savaş Bakanı” unvanını kullandı.
Alabama Senatörü, LaNeve’in bu muhalefeti aşıp aşamayacağına ilişkin bir soruya ise “Evet, aşabileceğini düşünüyorum” yanıtını verdi.
Komisyonun Demokrat üyelerinden Senatör Richard Blumenthal ise Hegseth’in “görünüşe göre siyasi nedenlerle, önceki komutanlara kıyasla daha az nitelikli birini seçmeye çalışmasından son derece endişeli” olduğunu belirtti. Blumenthal, siyasi saiklerin bu tür seçimlerde yeri olmaması gerektiğini vurguladı.
The Wall Street Journal’ın haberine göre, ABD Kara Kuvvetleri İhtiyat Teşkilatı ile Iowa Kara Ulusal Muhafız Teşkilatında görev yapmış olan ve Hegseth’in çekişmeli onay sürecinde kritik bir oy kullanan Cumhuriyetçi Senatör Joni Ernst de LaNeve’in adaylığına itirazlarını dile getirdi.
Demokrat Senatör Mark Kelly, LaNeve’in adaylık dosyasını henüz “yakından” incelemediğini, ancak Cumhuriyetçi meslektaşlarının bazılarının bu konuda “pürüzler” çıkardığını bildiğini söyledi. Kelly, generalle görüşmediğini veya niteliklerini incelemediğini belirterek şu an için adaylığa karşı çıkmak adına bir gerekçesi olmadığını ekledi.
Komisyon üyesi bir diğer isim olan Cumhuriyetçi Senatör Rick Scott ise LaNeve hakkında herhangi bir “endişesi bulunmadığını” ifade etti.
Bazı milletvekilleri ve eski savunma yetkilileri, Kara Kuvvetleri Komutanlığına atanacak isimlerin bu göreve getirilmeden önce genellikle en az 18 ay boyunca dört yıldızlı bir makamda görev yaptığını hatırlatıyor. LaNeve ise yaklaşık altı aydır dördüncü yıldızı taşıyor.
Pentagon ise Savaş Bakanlığı ve Bakan Hegseth’in, LaNeve’in Kara Kuvvetleri Komutan vekili olarak sergilediği liderliğin “arkasında durduğunu” açıkladı.
Baş Pentagon Sözcüsü Sean Parnell yaptığı yazılı açıklamada, “Bakanlık, Başkan Trump’ın ABD Kara Kuvvetlerine liderlik etmesi için seçtiği adayın görevlendirilmesi ve nihayetinde onaylanması amacıyla Beyaz Saray ve Senato ile çalışmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.
Pittsburgh doğumlu olan LaNeve, piyade sınıfında göreve başladığı 1990 yılından bu yana orduda hizmet veriyor.
Adaylığının onaylanması halinde LaNeve, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) harekat alanında görev yapan askerlerin bulunduğu, askeri liderlerin insansız hava harp kabiliyetlerini artırmaya ve geniş ölçekli muharebe modernizasyonuna odaklandığı kritik bir dönemde ordunun en büyük kuvvet komutanlığının başına hızla tırmanmış olacak.
Ordu içindeki gelişmeleri değerlendirmek üzere isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan bir kaynak, LaNeve’in yükselişi hakkında “Kulağa yanlış geliyor, yanlış görünüyor ve yanlış hissettiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
LaNeve, Hegseth tarafından nisan ayı başlarında görevden alınan önceki komutan Orgeneral Randy George’un yerine vekaleten seçilmişti. Görevden alınan George, hem askeri kanatta hem de Kongrede geniş saygı gören bir isimdi.
Siyasi olarak ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’e yakınlığıyla bilinen ve Hegseth ile gergin ilişkileri geçen yıla dayanan Kara Kuvvetleri Müsteşarı Dan Driscoll, nisan ayında Temsilciler Meclisinde katıldığı bir oturumda George’u övmüş, ancak sivil yönetimin istediği liderleri seçme hakkı olduğunu vurgulamıştı.
Driscoll, Temsilciler Meclisi Tahsisat Komisyonu Savunma Alt Komisyonundaki oturumda, “Orgeneral George’a benden daha fazla saygı duyan kimse yoktur, kendisi muazzam ve dönüştürücü bir liderdi. Bununla birlikte, sistemimizin tasarımı gereği sivil yönetim istediği liderleri seçer, biz de bu emirleri uygularız” diye konuşmuştu.
LaNeve, Orgeneral James Mingus’un ekim ayında, görev süresinin dolmasına bir yıl kala herhangi bir açıklama yapılmaksızın emekliye ayrılmasının ardından şubat ayında Kara Kuvvetleri Komutan Yardımcılığına atanmış ve bu görev Senatoda onaylanmıştı.
Aynı kaynak, Mingus’un erken emekliliği ve Hegseth’in LaNeve tercihi için “Şartlar şüphe uyandırıcı” ifadesini kullandı.
Kuzey Karolina’daki Fort Bragg’de 82. Hava İndirme Tümeni Komutanlığı yapan LaNeve, korgeneral rütbesiyle Güney Kore’deki 8. Ordu’ya komuta etmişti.
Hegseth daha önce LaNeve hakkında yaptığı açıklamada, “Neslinin lideri olan Orgeneral LaNeve, Kara Kuvvetlerinin savaşçı ruhunu yeniden canlandırmasına, modern harp sahası için yeniden yapılanmasına ve dünya genelindeki düşmanlarımızı caydırmasına yardımcı olacaktır” demişti.
LaNeve’in, geçen yıl ocak ayında düzenlenen göreve başlama törenleri sırasında Trump’ın dikkatini çektiği belirtiliyor.
Komutanların katıldığı baloda konuşan LaNeve, Trump’a hitaben, “Efendim, komutam altında hizmet veren erkek ve kadınlar ile Kore’deki müşterek gücün parçası olan binlerce özverili asker adına, ABD’nin 47. Başkanı olarak kazandığınız zaferi kutlarım. Tekrar hoş geldiniz Sayın Başkan. Sizi yakın zamanda orada ağırlamaktan onur duyarız” demişti.
General ile kısa bir süre sohbet eden Trump ise “Bu adam tam bir sinema oyuncusu değil mi? Bir film çekiyor olsaydım, başrolü oynaması için onu seçerdim” ifadelerini kullanmıştı.
Kongrenin her iki kanadındaki Demokrat ve Cumhuriyetçiler, Hegseth’i Pentagon’daki göreve gelişinden bu yana, aralarında Kara Kuvvetlerinin üst düzey komutanlarının da bulunduğu iki düzineden fazla kıdemli askeri yetkiliyi görevden aldığı için eleştiriyor.
Senato Tahsisat Komisyonu Başkanı Cumhuriyetçi Senatör Susan Collins, geçen ay yapılan tahsisat oturumunda, “Bu durumu son derece kaygı verici buluyorum. Bu insanlar ülkemize hizmet etmek için gönüllü olmuş, Anayasamızı desteklemek ve savunmak için yemin etmiş erkek ve kadınlardır” şeklinde konuşmuştu.
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 1
Diplomasi1 hafta öncePaşinyan’dan Moskova’ya demiryolu resti
Dünya Basını1 hafta önceGlazyev yazdı: Hibrit dünya savaşının devam etmesinin nedenleri üzerine – 2
Dünya Basını1 hafta önceEski NATO yetkilisi Kujat’tan nükleer kış uyarısı
Avrupa1 hafta önce‘Yeraltı ülkesi’ geri geliyor: İsviçre sığınaklarında yeni ‘savaş düzenlemesi’
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran savaş öncesinden daha güçlü
Asya1 hafta önceÇin, ileri düzey çip üretimi açısından kritik önemedeki yerli litografi makinelerinin seri üretimine başladı
Diplomasi1 hafta önceABD, Rusya ve Ukrayna’ya hava ateşkesi sunacak











