Bizi Takip Edin

Diplomasi

NATO, Ukrayna için 70 milyar avroluk yeni destek paketini görüşüyor

Yayınlanma

NATO üyesi ülkeler, Almanya tarafından önerilen ve Ukrayna’ya 70 milyar avro değerinde askeri finansman sağlanmasını öngören yeni bir harcama mekanizmasını tartışıyor. Politico’ya konuşan ittifak kaynakları, harcamalarda şeffaflığı artırmayı hedefleyen teklifin temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’nde sunulabileceğini belirtiyor.

NATO üyesi ülkeler, Almanya’nın önerisiyle Ukrayna’ya 70 milyar avro tutarında askeri finansman sağlanmasını içeren ve harcamalarda şeffaflığı artırmayı amaçlayan yeni bir girişimi değerlendiriyor.

Politico’nun ittifak üyesi dört diplomata dayandırdığı haberine göre, söz konusu teklif temmuz ayında Ankara’da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi’nde taraflara sunulabilir.

Geçen ay Almanya tarafından gündeme getirilen bu girişim, Ukrayna’ya yönelik finansmanın şeffaflığını artıracak bir mekanizma kurulmasını içeriyor.

Habere göre bu adım, Kiev’e verilen destek yükünün müttefikler arasında adaletsiz dağıldığı gerekçesiyle bazı ülkelerde oluşan memnuniyetsizlik üzerine atıldı.

Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan beşinci bir ittifak kaynağı, temel amacın Ankara Zirvesi marjında Ukrayna’ya yönelik kritik desteğin sürdürülebilir ve adil bir temelde devam etmesini sağlayacak güçlü bir taahhüt vermek olduğunu ifade etti.

Politico kaynakları, tartışılan toplam tutarın tamamen yeni kaynaklardan oluşmayacağını kaydetti. Buna göre bütçenin yaklaşık 30 milyar avroluk kısmının, Avrupa Birliği tarafından daha önce onaylanan 90 milyar avroluk iki yıllık Ukrayna kredisinden karşılanması, kalan 40 milyar avronun ise müttefik ülkelerin ikili taahhütleri çerçevesinde tahsis edilmesi planlanıyor.

Diplomatlar, görüşmelerin henüz erken aşamada olduğunu ve nihai karara varılmadığını belirtirken, girişimin parametrelerini netleştirme fırsatının bu ayın ilerleyen günlerinde yapılacak NATO Savunma Bakanları Toplantısı’nda doğabileceğini aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, liderlerin bir araya geleceği bu zirveyi belirleyici olarak nitelendirerek, Ankara’da ittifakın geleceği ve küresel güvenlik mimarisinin yeni yapısına dair önemli kararların alınmasını ümit ettiğini ifade etti.

Ukrayna’ya destek konusu, 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılacak NATO Zirvesi’nin en kritik gündem maddelerinden birini oluşturacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, daha önce Avrupa ülkelerine çağrıda bulunarak Patriot hava savunma füze sistemleri ve önleyici füzeler de dahil olmak üzere askeri sevkiyatların artırılmasını talep etmişti.

Ukrayna’nın NATO Misyon Şefi Alona Getmançuk da Politico’ya yaptığı açıklamada, yeni taahhütlerin Kiev’in önceliklerini göz önünde bulundurması gerektiğine dikkat çekti.

Getmançuk, bu önceliklerin hava savunması, insansız hava aracı ile füze üretimi ve uzun menzilli mühimmat tedariki olduğunu vurguladı.

Rusya ise Kiev’e askeri yardım sağlanmasına karşı çıktığını daha önce defalarca dile getirerek, bu tür desteklerin Ukrayna’daki çatışmanın sonlanmasını yalnızca geciktirdiğini belirtmişti.

Diplomasi

Moldova Dışişleri Bakanlığı düşen İHA için Ukrayna’yı işaret etti

Yayınlanma

Moldova Dışişleri Bakanlığı, Orhey bölgesinde patlayan insansız hava aracının büyük olasılıkla Ukrayna menşeli olduğunu bildirdi. Bakanlık, sınır ihlaline yol açan olaydan Rusya’yı sorumlu tuttu.

Moldova Dışişleri Bakanlığı, Orhey bölgesine düşen insansız hava aracının (İHA) büyük olasılıkla Ukrayna’ya ait olduğunu, ancak olayın sorumluluğunun Rusya’ya ait olduğunu duyurdu.

Bakanlığın resmi Telegram kanalı üzerinden paylaşılan açıklamada, sınır ihlaline ve patlamaya yol açan İHA vakasına ilişkin teknik bulgular ile diplomatik temaslar paylaşıldı.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Orhey bölgesinde patlayan İHA ile ilgili olarak Ukrayna makamlarıyla sürekli istişare halinde olunduğu belirtildi.

Açıklamada, “Şu ana kadar elde edilen verilere göre, İHA’nın Ukrayna menşeli olması en yüksek olasılıktır” ifadesine yer verildi.

İHA’nın düşmesiyle sonuçlanan hadiseyi kınayan Moldova Dışişleri Bakanlığı, söz konusu hava aracına dair Ukrayna hükümetiyle kesintisiz temasın sürdüğünü kaydetti.

Bakanlık, bununla birlikte Moldova topraklarına giren her türlü insansız hava aracının sorumluluğunun Rusya’ya ait olduğunu ifade etti.

Gelişmenin öncesinde Moldova Savunma Bakanlığı da bir açıklama yaparak, Ulusal Orduya ait izleme sistemlerinin devlet sınırının bir İHA tarafından ihlal edildiğini saptadığını duyurmuştu.

Askeri kurum tarafından yapılan bilgilendirmede, olay yerinde tespit edilen izlerin bir patlamaya işaret ettiği kaydedildi.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

İran, Çin’e sattığı petrolün fiyatını Brent’in altına çekti

Yayınlanma

İran, en büyük alıcıları arasında yer alan Çinli özel rafinerilerin talebini canlandırmak amacıyla Iranian Light petrolünde indirimleri artırdı. Bloomberg’e göre temmuz vadeli Iranian Light’ın fiyatı Brent petrolüne kıyasla varil başına 1 doların üzerinde geriledi. Çin’e yapılan İran petrolü sevkiyatları ise mayısta günlük 1,1 milyon varile düşerek Ocak 2025’ten bu yana en düşük seviyeyi gördü.

Bloomberg’in ticarette yer alan yatırımcılara dayandırdığı haberine göre İran, Çin’deki özel petrol rafinerilerini yeniden alıma teşvik etmek amacıyla petrolüne uyguladığı indirimleri artırdı.

Ajansın aktardığına göre Tahran’ın hedef aldığı özel rafineriler son dönemde düşen karlılık nedeniyle zararlarını dengelemek için üretimlerini azaltmıştı.

Yatırımcılar, temmuz vadeli Iranian Light petrolünün fiyatının Brent petrolüne kıyasla varil başına 1 doların üzerinde aşağı çekildiğini bildirdi. Mayıs ayında ise Iranian Light’ın Brent’e primli satıldığı kaydedildi.

Bloomberg, Çin’deki özel rafinerilerin İran petrolünün en büyük alıcıları olduğunu belirtti. Ancak son aylarda bu şirketler üzerindeki ekonomik baskı arttı.

Rafinaj marjlarının zaten düşük seviyelerde bulunduğu bir dönemde, ABD ile İran arasındaki savaş sırasında ortaya çıkan Hürmüz krizi nedeniyle bu tesislerin zarar ettiği ifade edildi.

Ajansın aktardığına göre Pekin, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatlarında yaşanan aksaklıkların ardından iç piyasadaki yakıt arzını korumak amacıyla rafinerilere üretimlerini önceki iki yılın ortalama seviyesine denk gelecek düzeyde sürdürme talimatı verdi. Haziran ayının başında ise bu yönergeler gevşetildi.

Bloomberg’in Kpler verilerine dayandırdığı habere göre Çin’e yapılan İran petrolü sevkiyatları mayısta günlük 1,1 milyon varile geriledi. Bu seviye, Ocak 2025’ten bu yana görülen en düşük hacim oldu.

Ajans ayrıca dünya genelinde tankerlerde bekleyen yaklaşık 56 milyon varil İran petrolü bulunduğunu bildirdi. Bu petrolün taşındığı gemilerin yüzde 60’tan fazlası Singapur Boğazı’nda ve Çin kıyıları açıklarında demirli durumda bulunuyor.

Haberde, Çin’deki özel rafinerilerin normal koşullarda İran’ın petrol satışlarının yaklaşık yüzde 90’ını oluşturduğu belirtildi. Bununla birlikte Bloomberg, ABD’nin Tahran’ı bir barış anlaşmasına yönlendirmek amacıyla bu ticarete yönelik yaptırımları son dönemde genişlettiğini aktardı.

Bu kapsamda Çin’in büyük özel rafinerilerinden Hengli de İran petrolü satın aldığı gerekçesiyle ABD yaptırımlarına dahil edildi.

Öte yandan The Wall Street Journal, nisan ayı sonunda mevcut ve eski yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD’nin uyguladığı abluka nedeniyle İran’ın petrol ihracatını sürdürmek için olağanüstü yöntemlere başvurduğunu yazmıştı.

Gazete, tüketicilere teslimatın ve boş tankerlerin yüklenmesinin önündeki engeller nedeniyle ülkedeki petrol depolama tesislerinin dolmaya başladığını aktarmıştı.

Habere göre Tahran, üretimi durdurmamak için petrolü tankerlerde depolamaya başladı; ayrıca Ahvaz ve Asaluye’deki kullanılmayan depolama alanları ile konteynerlerden yararlandı.

Petrol, Gaz ve Petrokimya Ürünleri İhracatçıları Birliği Sözcüsü Hamid Hüseyni de İran’ın petrolü Çin’e demiryoluyla göndermeye çalıştığını doğrulamıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Üç Avrupa ülkesinden Rusya’ya beş şartlık ültimatom

Yayınlanma

İngiltere, Almanya ve Fransa liderleri, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den derhal ateşkes ilan etmesini ve müzakerelere başlamasını talep etti. Londra’daki zirvenin ardından yayımlanan ortak açıklamada, adil ve kalıcı bir barışın tesisi için Rusya’nın kabul etmesi gereken beş temel şart sıralandı.

İngiltere, Almanya ve Fransa liderleri, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile gerçekleştirdikleri zirvenin ardından, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e derhal ateşkes sağlama ve Ukrayna’da barışçıl bir çözüm için müzakereleri başlatma çağrısında bulundu.

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ortak açıklaması, Putin’in geçen hafta Zelenski’nin savaşı sonlandırmak amacıyla sunduğu yüz yüze görüşme teklifini içeren açık mektubu reddetmesinin ardından geldi.

Bloomberg’in aktardığı habere göre, Londra’da gerçekleşen liderler zirvesinin ardından yapılan açıklamada, adil ve kalıcı bir barışın sağlanması amacıyla Rusya’nın bir barış anlaşmasında imza atması gereken beş şart belirlendi. Bu şartlar şu şekilde sıralandı:

Çatışmaların derhal ve tamamen durdurulması; mevcut cephe hattının müzakerelerin başlaması için çıkış noktası olarak kabul edilmesi ve uluslararası sınırların güç kullanılarak değiştirilemeyeceğinin onaylanması; çok uluslu güçlerin konuşlandırılmasını da içerecek şekilde Ukrayna’ya güvenlik garantilerinin verilmesi; Rusya’nın yüz milyarlarca dolar değerindeki dondurulmuş varlıklarının savaşın Ukrayna’ya verdiği zararlar tazmin edilene kadar bloke kalmaya devam etmesi; Avrupa’nın güvenlik alanındaki çıkarlarının güvence altına alınması.

Avrupa troykası liderleri, Zelenski ile Putin arasında doğrudan müzakerelerin yapılması fikrine destek verirken, bu sürece ABD ve Avrupa ülkelerinin de aktif katılım sağlaması gerektiğini belirtti.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Rusya savaş alanında kazanmıyor, bizim orta ve uzun menzilli vuruşlarımız da onların saldırganlığı yayma kabiliyetini sınırlandırıyor. Ancak Ukrayna için, Rusların şehirlerimizi ve toplumlarımızı terörize etmekte kullandığı balistik tehditlere karşı korunmayı sağlamak da son derece hayati bir önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

Reuters’ın haberine göre Zelenski, İngiltere Başbakanı Starmer’a, Ukrayna’nın hava savunma sistemleri için daha fazla füzeye ihtiyaç duyduğunu söylediğini aktardı.

Ukrayna lideri, zirvede ayrıca diplomasinin canlandırılması yollarını ve Avrupa’nın barış sürecindeki rolünü ele aldıklarını belirterek, “Ukrayna’nın önceliği her zaman müzakerelerde Avrupa’nın güçlü bir konuma ve sese sahip olmasını sağlamak olmuştur” dedi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ise müttefiklerin Rusya üzerindeki baskıyı artırması gerektiğini ifade etti.

Rusya’da savaşın devam etmesine yönelik artan bir memnuniyetsizliği gösteren bazı değişimlerin gözlendiğini kaydeden Kallas, pazartesi günü yapılacak AB savunma bakanları toplantısı öncesinde Avrupa’nın daha fazla stratejik sabır göstermesi gerektiğini vurguladı.

Kallas, “Talepleri dile getiren biz olmamalıyız; Rusya kendisi de bu savaşı sonlandırmak istediği için bizimle müzakerelere başlamalıdır. İşe ateşkes ile başlayalım” değerlendirmesinde bulundu.

Zelenski, Putin’e yazdığı açık mektupta da Rusya vatandaşlarının savaştan yorulduğunu ve Moskova’nın onların sadakatini satın almaya devam etmek için yeterli paraya ve siyasi güce sahip olmadığını iddia etmişti.

Rusya Devlet Başkanı Putin ise bu mektuba verdiği yanıtta, mektubun içeriğinde saygısızlık unsurları barındığını ve herhangi bir kişisel görüşmenin gerçekleştirilmesini tamamen imkansız kılacak koşulları yaratmak amacıyla yazıldığını söylemişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English