Diplomasi
Güney Koreli gemi inşa şirketleri Yunanistan’a yöneldi

Güney Koreli gemi inşa şirketlerinin Yunanistan’da son dönemde imzaladığı anlaşmalar, analistlere göre bu ülkeyi Avrupa’daki faaliyetleri için bir sıçrama tahtası olarak gördüklerini gösteriyor. Bu hamlelerin kıta açısından geniş kapsamlı jeostratejik ve ekonomik sonuçlar doğurması bekleniyor.
Güney Koreli Hanwha Ocean, 30 Mayıs’ta Yunanistan merkezli ONEX Shipyards & Technologies Group ile “Project Trident” kapsamında bir anlaşma imzaladı. Söz konusu proje, ABD’nin de dahil olduğu üçlü bir yatırım girişimi niteliğinde. 1,35 milyar avroluk (1,56 milyar dolar) proje, Atina yakınlarındaki Elefsina’da bulunan ONEX Elefsis Tersaneleri’nde Yunanistan’ın gemi inşa kapasitesinin genişletilmesini öngörüyor.
Üç gün sonra ise yine Güney Koreli HD Hyundai Heavy Industries ile Yunanistan’ın Skaramangas Tersaneleri, Yunan pazarı ve Avrupa’nın diğer bölgeleri için deniz kuvvetleri ve sahil güvenlik gemileri geliştirmek ve inşa etmek üzere bir mutabakat zaptı imzaladı.
Analistlere göre Güney Koreli şirketler savunma alanında teknolojik liderler olarak görülüyor ve birçok Avrupalı rakibine kıyasla hızlı, verimli ve daha düşük maliyetle yüksek hacimli üretim yapabiliyor. Seul’ün Kuzey Kore ile yaşadığı anlaşmazlık da bu şirketlerin sürekli teyakkuz halinde bulunması anlamına geliyor. Bu durum, onları kararsız bir ABD yönetimi ile İran ve Ukrayna’daki savaşlar karşısında hızla yeniden silahlanmaya çalışan Avrupa ülkeleri için cazip ortaklar haline getiriyor.
Atina’daki Panteion Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde yardımcı doçent olan Konstantinos Tsimonis, “Koreli firmalar, Yunanistan’ın ortak üretim ve tedarik zinciri dayanıklılığına yönelen yeni yaklaşımıyla örtüşen güvenilir teslimat kapasitesi ve teknoloji transferine açıklık sunuyor” dedi.
Hanwha son yıllarda K2 Black Panther tankları, K9 Thunder kundağı motorlu obüsleri ve Chunmoo roket topçusu gibi sistemlerini Polonya, Norveç ve Estonya’ya ihraç etti.
Yunanistan da modernizasyon sürecinde. Atina, kısmen donanmasını ve füzesavar, balistik füze savunması ile drone karşıtı kabiliyetlerini geliştirmeyi hedefleyen 28 milyar avroluk bir savunma modernizasyon programı için bütçe ayırdı.
Yunanistan tarihsel olarak Almanya, ABD ve Fransa’dan tamamlanmış askeri platformlar tedarik ediyordu. Ancak Hanwha ve Hyundai ile işbirliğine yönelmesi, yerli ortak üretim ve bakım modeline doğru bir dönüşümü yansıtıyor.
Tsimonis, “Tedarikçileri Kore’yi de içerecek şekilde çeşitlendirmek, Yunanistan’ın pazarlık gücünü artırabilir; savunmada geleneksel ortaklara, liman yönetiminde ise Çin’e bağımlılığını azaltabilir ve bölgesel belirsizlikler karşısında hazırlık düzeyini güçlendirebilir” dedi.
Güney Kore ile Yunanistan arasındaki gemi inşa ilişkileri en azından 1980’lere kadar uzanıyor. O dönemde iki taraf Çin’de gemi gövdeleri inşa ediyor, gelişmiş sistemlerin kurulumunu ise Güney Kore’de gerçekleştiriyordu.
Washington’ın Atina’daki sürece dahil olması, kısmen Çin devlet şirketi COSCO’nun Yunanistan’ın en büyük limanı olan Pire Limanı’ndaki yüzde 51’lik hissesine ilişkin kaygılarını yansıtıyor.
Tsimonis, “ABD, Yunanistan’ı enerji ve lojistik açısından istikrarlı bir stratejik merkez olarak görüyor. Pire’ye yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Elefsina ise ABD LNG’sinin —sıvılaştırılmış doğal gazının— Balkanlar ile Doğu ve Orta Avrupa pazarlarına ulaştırılması için potansiyel bir merkez olarak öne çıkıyor” dedi.
Hanwha-ONEX anlaşması ABD’nin Yunanistan Büyükelçiliği’nde imzalandı. ABD’nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle, anlaşmayı “denizlerde hakimiyeti geri getiren” stratejik bir yatırım olarak nitelendirdi.
Alman Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı Bundeswehr Üniversitesi bünyesindeki Metis Enstitüsü’nde öngörü birimi başkanı olan Konstantinos Tsetsos’a göre ABD, Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki konumunu NATO açısından kilit bir stratejik nokta olarak da görüyor.
Tsetsos, Yunanistan’ın en büyük adası Girit’teki Suda Körfezi gibi üslerin ve ana karadaki liman kenti Dedeağaç’ın, ABD ve NATO operasyonları için merkezi merkezler ve Orta Doğu’daki görevler ile Ukrayna’ya desteğe yönelik ileri harekât noktaları işlevi gördüğünü söyledi.
Tsetsos, “Yunan-Kore ortaklığı, Güney Kore ve Japonya gibi demokrasilerin Batı ittifakıyla hizalanmasını pekiştiriyor. Ekonomik ve savunma anlaşmaları, resmi üyelik olmasa bile bu ülkelerin NATO’ya stratejik yakınlığını destekliyor” dedi.
Bu yeni gelişmelere rağmen bazı analistler, Fransa’dan Naval Group, Hollanda’dan Damen, Almanya’dan TKMS, İtalya’dan Fincantieri ve İspanya’dan Navantia gibi deneyimli Avrupalı üreticiler dikkate alındığında, Avrupa deniz platformları pazarına girmenin hâlâ zor olduğunu düşünüyor.
Diplomasi
NATO ülkeleri Suwalki Koridoru’nda ortak tatbikat yapacak

Fransa, Polonya ve Litvanya, Rusya’nın Kaliningrad ile kara bağlantısı kurma olasılığına karşı Suwalki Koridoru’nda “Gallant Boar 2026” askeri tatbikatını düzenleyecek. 16-26 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek manevralarda, bölgenin savunulması için ortak harekat kabiliyetinin artırılması hedefleniyor.
Fransa, Polonya ve Litvanya, Rusya’nın Kaliningrad bölgesi ile Belarus arasında yer alan ve stratejik öneme sahip Suwalki Koridoru’nda “Gallant Boar 2026” (Atılgan Yaban Domuzu) askeri tatbikatını gerçekleştirecek.
Polonya ve Litvanya sınırında yer alan bu kritik bölgede düzenlenecek manevralar, 16-26 Haziran tarihleri arasında yapılacak.
Tatbikat boyunca askeri birlikler, Suwalki Koridoru’nun hızlı ve etkin şekilde savunulması amacıyla ortak operasyonlar yürütecek ve işbirliği seviyesini artıracak.
Suwalki Koridoru, NATO’nun en hassas ve savunmasız bölgelerinden biri. Baltık ülkelerini Avrupa Birliği’nin geri kalanına bağlayan ve aynı zamanda Kaliningrad ile Belarus’u birbirinden ayıran bu dar hattın uzunluğu 100 kilometreden az bir mesafeyi kapsıyor.
NATO bünyesinde, olası bir çatışma durumunda Rusya’nın bu hattın kontrolünü ele geçirerek Litvanya, Letonya ve Estonya’nın müttefikleriyle olan kara bağlantısını kesebileceği endişesi taşınıyor.
Bu tehdide karşı Polonya ve Litvanya, bölgede düzenli olarak askeri tatbikatlar gerçekleştirirken askeri altyapılarını da güçlendiriyor.
Bu kapsamda Litvanya Parlamentosu, Nisan 2026’da Suwalki Koridoru yakınlarında yeni bir askeri poligonun inşasını onayladı.
2028 yılına kadar tamamlanması planlanan bu tesisin, aynı anda 4 bin askere kadar askeri personeli ağırlayabileceği belirtiliyor.
NATO, Rusya kaynaklı olası bir gerilim durumunda Estonya ve Letonya’ya daha hızlı güç kaydırılabilmesini sağlayacak yeni bir komuta sistemi üzerinde çalışıyor.
Haziran ayı başında açıklamalarda bulunan Almanya Federal Savunma Gücü (Bundeswehr) Genel Müfettişi Carsten Breuer, Rus ordusunun batı yönünde askeri yığınağını sürdürdüğünü kaydetti.
Breuer, “Rus silahlı kuvvetlerinin tamamen Batı’ya yönelik pozisyonlara odaklandığını görüyoruz. Rus ordusunun silahlandığını ve personel sayısını artırdığını gözlemliyoruz. Tüm bunları bir araya getirdiğimizde analistler, kırılma noktasının 2029 yılında gelebileceği sonucuna varıyor” ifadelerini kullandı.
Diğer taraftan, NATO Avrupa Müttefik Kuvvetleri Komutanı ABD’li General Alexus Grynkewich ise Moskova’nın ittifakla doğrudan bir çatışmaya girmek istemediği görüşünü paylaştı.
Grynkewich, Kremlin’in, NATO’nun “karşı koyamayacakları bir dizi asimetrik avantaja sahip olduğunun” bilincinde olduğunu ifade etti.
Daha önce Estonya merkezli yayın organı Delfi, Rusya’nın batı sınırındaki askeri üslerini genişlettiğini gösteren uydu fotoğraflarını yayımlamıştı.
Finlandiyalı askeri uzman Marko Eklund ise Ukrayna’daki savaşın sona ermesinin ardından Rusya’nın bu istikamete 115 bin asker konuşlandırabileceği tahmininde bulundu.
Diplomasi
Macron, Hürmüz’den geçiş ücreti konusunda uyarılarda bulundu

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron İran’ı Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilere geçiş ücreti uygulamaması konusunda uyardı.
Fars haber ajansı daha önce, Tahran’ın Orta Doğu savaşını sona erdirmeye yönelik ABD ile yapılan çerçeve anlaşmasına, açıklanmasından kısa bir süre önce denizcilik hizmet ücretlerinin uygulanmasına ilişkin bir madde eklediğini bildirmişti.
Macron, ABD Başkanı Donald Trump’ın da katılacağı Fransa’daki G7 zirvesi öncesinde TF1 televizyonuna verdiği demeçte, “Uluslararası hukuku savunuyoruz ve geçiş ücreti alınmaması için elimizden gelen her şeyi yapacağız,” dedi.
Anlaşmanın ayrıntıları kamuoyuna açıklanmadı. Macron, anlaşmanın “elektronik olarak” imzalandığını ve ana metne konacak eklerin cuma günü “son halini alacağını” söyledi ve “ayrıntılara girmek istemediğini” kaydetti.
Macron, Hürmüz’ün açılmasını sağlamak için Fransa-İngiltere ortak misyonunun “çok hızlı” bir şekilde harekete geçmeye hazır olduğunu, Fransız uçak gemisi Charles de Gaulle’ün “iki ila üç gün içinde” bölgeye ulaşmaya hazır olduğunu söyledi.
Macron, “Bu anlaşmanın hayata geçmesi ve Hürmüz’ün yeniden açılması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz,” dedi.
Avrupa ülkeleri, enerji ve diğer malların fiyatlarını düşürmek için Boğaz’ın yeniden açılmasını sabırsızlıkla bekliyor.
Macron, anlaşmanın Tahran için bir zafer olduğu iddialarını reddetti ve “Sabırlı ve ihtiyatlı olacağım,” dedi:
“Bildiğiniz gibi, biz o saldırıya katılmadık. Dolayısıyla şu anki hedefimiz Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması. Ve elbette, iktidardakileri zenginleştirecek herhangi bir geçiş ücreti ya da benzeri bir şey olmamalı.”
Fransız lider, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının etkisiz hale getirilmesi ve BM nükleer denetim kurumunun gözetimi altına alınması gerektiğini de sözlerine ekledi.
Macron, “Kalan zenginleştirilmiş uranyum kapasitelerinin uygun şekilde etkisiz hale getirilmesini sağlayacağız,” dedi.
Macron, hassas stokların “ya dışarı çıkarılması ya da seyreltilmesi” gerektiğini ve ardından Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) tarafından denetlenmesi gerektiğini söyledi.
Diplomasi
Estonya, Rus sunucularından gelen e-postaları filtreleyecek

Estonya’da devlet kurumları, 31 Ağustos’tan itibaren Rus sunucularından gönderilen e-postalara yönelik yeni bir güvenlik uygulaması başlatacak. .ru alan adlarından gelen iletiler doğrudan teslim edilmeyecek, ek inceleme için karantinaya alınacak. Hükümet, kararın gerekçesi olarak 2022’den bu yana Rus sunucularından gelen siber tehdit içerikli e-postalardaki artışı gösteriyor.
Estonya’daki devlet kurumları, 31 Ağustos’tan itibaren Rus sunucularından gönderilen elektronik postaların kabulüne kısıtlama getirecek.
Estonya Adalet ve Dijital Teknolojiler Bakanı Liisa Pakosta’nın ERR’ye yaptığı açıklamaya göre, .ru alan adından gönderilen e-postalar ek inceleme amacıyla karantinaya yönlendirilecek.
Pakosta, bu kararın gerekçesinin 2022 yılından bu yana Rus sunucularından gelen ve gerçek siber tehditler içeren e-postalardaki artış olduğunu belirtti.
Bakan, “.ru alan adına sahip e-posta adresleri yüksek siber risk oluşturuyor. Bunlar aracılığıyla kişisel veri tabanlarına sızılmaya çalışılması yönünde ciddi bir tehlike var” dedi.
Pakosta ayrıca Estonya Devlet Bilgi Sistemleri Dairesinin daha önce birçok kez uyarıda bulunduğunu ve Rus sunucularından gelen e-postaların sıklıkla zararlı yazılım yaymak amacıyla kullanılan kimlik avı mesajları olarak değerlendirildiğini söyledi.
Bakanın açıklamasına göre karantina mekanizması devlet kurumlarında halihazırda kullanılıyor ve başka nedenlerle şüpheli görülen e-postalara da uygulanıyor.
Yeni düzenlemeyle birlikte Rus sunucularından gönderilmiş olması da bu risk göstergeleri arasına eklenecek.
Pakosta, “.ru uzantılı adreslerden gelen e-postalar artık Estonyalı kamu görevlilerinin posta kutularına doğrudan ulaşmayacak. Bu iletiler karantinaya alınacak ve her memur, kurumunun kuralları çerçevesinde bunları karantinadan açabilecek” dedi.
Bakan, bu nedenle söz konusu e-postalara verilecek yanıtların daha güvenli sunuculardan gelen iletilere kıyasla daha uzun sürede işleme alınacağını da ekledi.
Liisa Pakosta, yerel yönetimlere de devlet kurumlarının uygulamasını örnek almalarını tavsiye etti, ancak nihai kararın kendilerine ait olduğunu belirtti.
Estonya’daki devlet kurumlarıyla iletişim kurmak için .ru alan adına sahip e-posta adresi kullananlara da bu adresleri mümkün olan en kısa sürede, Rus makamlarının kontrolünde olmayan başka adreslerle değiştirmeleri önerildi.
Bakan, söz konusu kararı Estonya’dan Rus askerlerinin çekilmesinin yıl dönümüne denk getirdi. Bu yıl dönümü ülkede her yıl 31 Ağustos’ta anılıyor.
Görüş2 hafta önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Görüş2 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 1
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 3
Dünya Basını2 hafta önceABD’li iktisatçı Wolff: Küresel güney artık yeni bir dünya düzeni kuruyor
Diplomasi2 hafta önceErmenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Michael Hudson: Mevcut savaşın tüm detayları elli yıl önce planlandı
Görüş1 hafta önceSavaşın kısa tarihi ve senaryolar – 2
Asya2 hafta önceÇin, Japonya ve Filipinler’in sınır görüşmelerine genişletilmiş deniz devriyeleriyle karşılık verdi










