Amerika
Fed yeni başkanla ilk toplantısında faizi sabit tuttu

ABD Merkez Bankası (Fed), 16-17 Haziran toplantısının ardından politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında bıraktı. Bu, Kevin Warsh’ın başkanlığındaki ilk faiz kararı oldu. Fed, ekonomik büyüme beklentilerini aşağı çekerken enflasyon tahminlerini yükseltti ve bu yıl faiz artışının mümkün olabileceğine işaret etti.
ABD Merkez Bankası (Fed), 16-17 Haziran tarihlerindeki toplantısının ardından politika faizini yüzde 3,5-3,75 aralığında sabit bıraktı. Fed’in yayımladığı açıklamaya göre banka, faiz oranını üst üste dördüncü toplantıda değiştirmedi.
Karar, Mayıs ayı sonunda göreve başlayan Fed Başkanı Kevin Warsh dönemindeki ilk faiz toplantısında alındı. Warsh, Jerome Powell’ın yerine geçmişti.
Fed açıklamasında, kısmen İran savaşının etkisiyle belirsizlik yüksek seyretse de ekonomik faaliyetlerin güçlü bir hızla büyümeyi sürdürdüğü belirtildi.
Açıklamada, enflasyonun Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldığı kaydedildi. Banka, enerji dahil bazı sektörlerde fiyat artışlarına yol açan arz yönlü şokların bu görünümde etkili olduğunu ifade etti.
Fed ayrıca önümüzdeki yıllara ilişkin güncellenmiş ekonomik tahminlerini yayımladı. Bloomberg’in dikkat çektiği üzere, 2026 sonundaki faiz oranına ilişkin tahminlerini Fed’in 19 yetkilisinden yalnızca 18’i sundu. Bu durumun, daha önce ileriye dönük yönlendirme politikasını eleştiren Warsh’ın kendi faiz tahminini yayımlamamayı tercih etmiş olabileceğine işaret ettiği değerlendirildi.
Fed, bu yıl için ekonomik büyüme beklentisini aşağı yönlü revize etti. Mart ayında yüzde 2,4 olarak öngörülen gayrisafi yurt içi hasıla büyümesi beklentisi yüzde 2,2’ye indirildi.
Bu yıl için ortalama enflasyon tahmini yüzde 2,7’den yüzde 3,6’ya yükseltildi. Gıda ve enerji fiyatlarını dışarıda bırakan çekirdek enflasyona ilişkin 2026 tahmini ise yüzde 2,7’den yüzde 3,3’e çıkarıldı.
Güncellenen noktasal grafiklerde, 18 katılımcının sekizi 2026 sonunda faiz oranının yüzde 3,5-3,75 seviyesinde kalmasını destekledi. Beş üye faizin yüzde 4-4,25 aralığına yükseltilmesini savundu. Üç üye yüzde 3,75-4 aralığını uygun gördü. Birer üye ise sırasıyla yüzde 4,25-4,5 ve yüzde 3,25-3,5 aralıklarını destekledi.
Kararın ve yeni tahminlerin açıklanmasının ardından ABD hisse senetleri ile altın fiyatları gerilerken dolar ve ABD Hazine tahvillerinin getirileri yükseldi.
Türkiye saatiyle 22.23 itibarıyla S&P 500 endeksi yüzde 1 düşerken, dolar endeksi (DXY) yüzde 0,9 yükseldi. Altın fiyatları yüzde 1,6 gerileyerek ons başına 4 bin 300 doların altına indi.
Bloomberg’e göre iki yıllık ABD Hazine tahvillerinin getirisi 0,13 puandan fazla yükseldi. Bu, Fed’in faiz kararı açıkladığı günlerde 2022’den bu yana görülen en büyük günlük artış oldu. Fed o dönemde onlarca yılın en agresif faiz artırımı sürecini başlatmıştı.
Fed’in bir sonraki faiz toplantısı 28-29 Temmuz tarihlerinde yapılacak.
Warsh faiz tahmini yayımlamadığını doğruladı
Kevin Warsh basın toplantısında, Fed üyelerinin faiz patikasına ilişkin tahminlerinin yer aldığı ekonomik projeksiyonlara kendi tahminini eklemediğini doğruladı.
Warsh, “Bu komitenin uygulaması, üyelerin bu tür tahminler sunmasıdır ve meslektaşlarımı bunu sürdürmeye teşvik ettim. Ancak ekonomik projeksiyon özetine ilişkin uzun süredir savunduğum görüşler doğrultusunda, en azından mevcut haliyle, kendi tahminimi paylaşmadım” dedi.
Warsh ayrıca, Fed’in açıklamalarından ileriye dönük yönlendirme politikasının çıkarıldığını söyledi. Bunun bilinçli bir tercih olduğunu belirten Fed Başkanı, bu aracın mevcut para politikası koşullarına uygun olmadığını ve açıklamaların öncelikle olguları yansıtması gerektiğini ifade etti.
Fed bünyesinde beş çalışma grubu oluşturulduğunu açıklayan Warsh, bu grupların enflasyon, iletişim politikası, Fed bilançosu, veri kaynaklarının kullanımı, verimlilik ve istihdam konularında, yapay zekanın etkileri de dahil olmak üzere çalışmalar yürüteceğini söyledi.
Basın toplantısının sonunda Warsh’a, göreve atanmasının ardından ABD Başkanı Donald Trump ile görüşüp görüşmediği soruldu. Warsh bu soruya yanıt vermedi.
Warsh, “Başkan konusunda size söyleyecek bir şeyim yok” dedi.
Trump ise Fed’in faizleri sabit tutma kararını değerlendirirken, “Her durumda her şey yolunda” ifadesini kullandı. Trump, ileride faiz artırımı ihtimalini dışlamadığını ancak bunun gerçekleşmesinin zor göründüğünü söyledi.
Trump, Warsh’tan söz ederken, “Şu anda orada çok iyi bir isim var, bu nedenle ne yapmak istediğine bakacağım” dedi.
Ekonomistler kararı önceden öngörmüştü
Reuters’ın 4-9 Haziran tarihlerinde gerçekleştirdiği ankete katılan ekonomistlerin beklentileri Fed’in kararıyla örtüştü.
Ankete katılan 102 uzmanın 72’si, faiz oranının 2026 sonuna kadar yüzde 3,5-3,75 aralığında kalacağını öngördü. Bir ay önce bu görüşü destekleyenlerin oranı yarının altındaydı. Daha önce ise yalnızca yaklaşık üçte biri bu beklentiyi paylaşıyordu.
Ankete katılan hiçbir ekonomist Haziran toplantısında faiz indirimi beklemiyordu. Uzmanlar, Donald Trump’ın baskısına rağmen Kevin Warsh’ın faiz indirimi yönünde destek bulmasının zor olacağını değerlendirdi.
Wells Fargo Başekonomisti Tom Porcelli, “Fed üyeleri arasında faiz indirimi yönünde uzlaşı sağlamak son derece zor olacak” dedi. Porcelli’ye göre böyle bir senaryo ancak Orta Doğu’daki çatışmanın kısa sürede sona ermesi halinde mümkün olabilir.
Bloomberg’in anketine katılan ekonomistler de beklentilerini değiştirdi. Mart ayında faiz indiriminin bu yıl başlayacağını düşünen çoğunluk, artık ilk indirimin Haziran 2027’den önce gelmeyeceğini öngörüyor.
Katılımcıların yaklaşık yüzde 70’i, Fed üyelerinin bir sonraki toplantıda faizi sabit tutma yönünde oy kullanacağını düşünüyor. Ankete katılan 30 ekonomistten yalnızca üçü bu yıl faiz artışı ihtimali öngörürken, piyasalarda bu senaryonun gerçekleşebileceği görüşü daha yaygın.
Ekonomistlerin kaygıları, petrol fiyatlarındaki yükselişin diğer mal ve hizmetlere yayılması nedeniyle enflasyonun yüksek kalması ihtimaline dayanıyor.
Mayıs ayında yıllık tüketici enflasyonu yüzde 4,2’ye yükselerek Fed’in yüzde 2 hedefinin üzerinde kaldı ve son üç yılı aşkın dönemin en yüksek seviyesine çıktı. Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 2,9 olarak ölçüldü.
Powell’ın yerini Warsh aldı
ABD Başkanı Donald Trump, 2025 yılı boyunca Jerome Powell’ı faizleri daha hızlı indirmediği gerekçesiyle birçok kez eleştirmişti.
Fed, Aralık 2024 ile Eylül 2025 arasında politika faizini yüzde 4,5 seviyesinde tutmuş, ardından Aralık 2025’e kadar kademeli olarak yüzde 3,75’e indirmişti. Trump bu süreçte Powell’ın görevden ayrılması çağrısında bulunmuştu.
Ocak 2026’da Powell hakkında, Fed merkez binasının yenilenmesine ilişkin harcamalar nedeniyle ceza soruşturması başlatıldı. Powell ise soruşturmanın arkasında, başkanın tercihleriyle örtüşmeyen para politikası kararlarının bulunduğunu söylemişti.
Eski Fed başkanları Janet Yellen, Ben Bernanke ve Alan Greenspan, Adalet Bakanlığı’nın girişimini Fed’in bağımsızlığını zayıflatma girişimi olarak değerlendirmişti. Soruşturma Nisan ayı sonunda kapatıldı.
Trump, Ocak 2026 sonunda danışmanı Kevin Warsh’ı Fed başkanlığına aday gösterdi. Senato 13 Mayıs’ta Warsh’ın adaylığını 54 oyla onayladı. Warsh 22 Mayıs’ta yemin ederek göreve başladı.
Bloomberg’in aktardığına göre Warsh, göreve gelmeden önce Trump’ın faizlerin düşürülmesi yönündeki çağrılarına yakın duran açıklamalar yapmıştı. Ancak Trump, Warsh’ın kararlarını bağımsız biçimde almasını istediğini söylese de düşük faiz çağrılarını sürdürdü.
Bloomberg’in görüştüğü uzmanların çoğu, Warsh’ın göreve gelmesinin ardından Fed açıklamalarında gelecekteki faiz patikasına ilişkin yönlendirmelerin azalacağını öngörüyordu.
Jefferies ABD Başekonomisti Tom Simons, “Senato oturumlarında ileriye dönük yönlendirme politikasına inanmadığını söyledi. En belirgin değişiklik bu olacak ve Federal Açık Piyasa Komitesi açıklamalarının daha kısa, ekonomik projeksiyon özetlerinin ise daha az ayrıntılı hale gelmesinde görülecek” değerlendirmesinde bulundu.
Amerika
Florida’da ön seçimleri “Demokratik Sosyalist” Nixon kazandı

“Demokratik Sosyalist” Angie Nixon, Florida Demokrat Partisinin Senato adayı olmak üzere yapılan ön seçimleri beklenmedik bir şekilde kazandı.
Nixon, çarşamba günü erken saatlerde Demokrat Parti’nin adaylığını garantiledi.
Nixon, 2019’daki Kongre azil süreci sırasında Başkan aleyhine ifade verdikten sonra Donald Trump tarafından Ulusal Güvenlik Konseyi’nden kovulan Alex Vindman’ı mağlup etti.
Nixon’ın 12 puanlık zaferi, siyasi kuruluşa karşı seçmenlerin hoşnutsuzluğunu kampanya malzemesi haline getirerek Minnesota, New York ve Colorado’da ön seçim zaferleri elde eden Demokratların “ilerici” kanadına en son moral desteği oldu:
“Birlikte, milyonlarca dolara karşı mücadele ettik . . . Harcama oranımız 16’ya 1 aleyhimizeydi ama kazandık.”
Nixon zafer konuşmasında ve “Washington DC’deki yaygın yolsuzluğa” karşı mücadele çağrısında bulundu.
Nixon, “Dünyaya, örgütlü insanların neler başarabileceğini gösterdik. Ve dünyaya Florida halkının neyi temsil ettiğini gösterdik: Herkes için Medicare, evrensel çocuk bakımı, gerçekten uygun fiyatlı konutlar, tam olarak finanse edilen kamu eğitimi ve anlamsız savaşın sona ermesi,” diye ekledi.
Öte yandan diğer “ilerici” adaylar, Florida’daki ayrı ön seçimlerde başarısız oldu. Elijah Manley ve Oliver Larkin, kongre seçim bölgelerindeki oylamalarda sırasıyla görevdeki Debbie Wasserman Schultz ve Jared Moskowitz’e karşı ağır bir yenilgiye uğradı.
Demokrat Parti’nin “sol” kanadı, Wisconsin dahil olmak üzere diğer ön seçimlerde de yenilgiler yaşadı.
Wisconsin’de “ılımlı” bir isim olan David Crowley, Demokratların vali adayı olmak için girdiği çekişmeli yarışta bir demokratik sosyalisti beklenmedik bir şekilde mağlup etti.
Salı günü Florida’daki Cumhuriyetçi ön seçimler de yakından takip ediliyordu. Trump’ın desteklediği aday Byron Donalds, “aşırı sağcı” James Fishback dahil olmak üzere diğer adayları geride bıraktı.
Donalds, görev süresi dolan Cumhuriyetçi vali Ron DeSantis’in yerine geçecek kişiyi belirleyecek yarışta, eski bir Cumhuriyetçi olan Demokrat David Jolly ile karşı karşıya gelecek.
Amerika
Trump yönetimi UCM Başkanı Tomoko Akane’ye yaptırım kararı aldı

ABD’de Donald Trump yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesi Başkanı Tomoko Akane ve Kıdemli Duruşma Avukatı Abdoulaye Seye hakkında yaptırım kararı aldı. Beyaz Saray, mahkemenin ABD egemenliğini tehdit etme kabiliyetini yitirene kadar sistematik olarak dağıtılmasını hedefleyen ilave adımlar atılacağını duyurdu. Karara Hollanda ve Japonya tepki gösterirken, ABD’li insan hakları örgütleri de yönetime karşı dava açtı.
Donald Trump yönetimi, Uluslararası Ceza Mahkemesinin (UCM) üst düzey isimlerine yönelik yaptırım kararı aldı. Yaptırımların hedefinde mahkemenin Japon başkanı Tomoko Akane ile Senegalli kıdemli duruşma avukatı Abdoulaye Seye yer alıyor.
Beyaz Saray ayrıca mahkemeye karşı ek adımlar atılacağı tehdidinde bulundu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio yaptığı açıklamada, bu adımların amacının “UCM’nin Amerikan egemenliğini tehdit etme kabiliyetini bütünüyle yitirene kadar sistematik olarak dağıtılması” olduğunu kaydetti.
ABD, kurulduğu 2002 yılından bu yana 21 kişiyi gözaltına alan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Rusya Çocuk Hakları Komiseri Mariya Lvova-Belova’nın da aralarında bulunduğu 60 kişi hakkında tutuklama emri çıkaran UCM’nin tarafı konumunda bulunmuyor.
Göreve gelen ABD başkanlarının yönetimleri, UCM’nin Amerikalılara yönelik dava yürütme yetkisine istikrarlı şekilde karşı çıksa da mahkemeye karşı yaptırım savaşını yalnızca Trump başlattı.
Trump, ilk başkanlık döneminde de Amerikalıların Afganistan’da savaş suçları işlediği yönündeki iddiaları soruşturması nedeniyle UCM başsavcısına ve yardımcılarından birine yaptırım uygulamıştı.
UCM’nin 2024 yılında İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki eylemleri gerekçesiyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında tutuklama emri çıkarması, Trump cephesinden gelen saldırıları daha da artırdı.
Rubio konuya ilişkin açıklamasında, “Bu mahkeme, yetkilerini kötü niyetle suistimal eden, görev sınırlarını aşan, yozlaşmış ve telafisi imkansız biçimde siyasallaşmış ulusüstü bir mahkemedir” ifadelerini kullandı.
Kısa süre önce hakimlik görevine aday gösterilen Abdoulaye Seye, İsrail-Filistin dosyası üzerinde çalışıyordu.
Geçtiğimiz hafta ABD’deki dört insan hakları örgütü, Trump yönetiminin UCM’ye karşı yürüttüğü seferberlik nedeniyle dava açtı. Kuruluşlar, uygulanan yaptırımların “dünya genelinde ağır uluslararası suçların mağdurları için adalete erişimi” kısıtladığını savundu.
Merkezi Lahey’de bulunan UCM’ye ev sahipliği yapan Hollanda’nın Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, Washington’ın son kararını kınadı. Berendsen yaptığı açıklamada, “Uluslararası mahkemeler ve ceza mahkemeleri yetkilerini serbestçe kullanabilmelidir” dedi.
UCM’nin en büyük mali destekçisi konumundaki Japonya da benzer bir açıklama yaptı. Japonya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin yaptırım kararını “son derece esef verici” olarak nitelendirdi ve ülkenin uluslararası toplumda hukukun üstünlüğünü güçlendirme kararlılığını sürdürdüğünü vurguladı.
Amerika
Venezuela hükümeti muhalefetle müzakerelerde Maduro’yu masaya getirmedi

Venezuela hükümetinin ABD destekli muhalefetle yürüttüğü müzakerelerde, Washington tarafından alıkonulan eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun serbest bırakılmasını talep etmediği bildirildi. Financial Times’ın haberine göre Karakas yönetimi, ABD’de ‘narkoterörizm’ suçlamasıyla tutuklu bulunan eski liderini tamamen gözden çıkardı.
Venezuela hükümeti, ABD desteğiyle muhalefetle yürüttüğü müzakerelerde Washington tarafından ‘narkoterörizm’ suçlamasıyla tutuklanan eski Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun serbest bırakılmasına yönelik herhangi bir talepte bulunmadı.
Financial Times (FT) gazetesinin ‘Venezuela, Maduro’yu Amerikan Hapishanesinde Kaderine Terk Etti’ başlıklı haberine göre Karakas yönetimi, görüşmeler boyunca eski liderin tutukluluk haline tek bir kez bile değinmedi.
Müzakere sürecine katılan bir muhalefet temsilcisi gazeteye yaptığı değerlendirmede, “Maduro ve eşi Cilia Flores müzakere masasında kesinlikle mevcut değil. Onlar tarihten silindi” ifadelerini kullandı.
Müzakereler 6 Ağustos’ta başladı. ABD, muhalefetin başmüzakerecisi olarak Ulusal Meclis eski Başkanı Dinorah Figuera’yı belirledi. Venezuela hükümeti heyetine ise parlamento başkanı Jorge Rodriguez liderlik ediyor. Rodriguez’in kız kardeşi Delcy Rodriguez, Maduro’nun ABD operasyonuyla alıkonulmasından bu yana Venezuela’nın devlet başkanlığı görevini vekaleten yürütüyor.
Müzakerelerin 12 Ağustos’ta sona eren ilk turunun ardından taraflar, Yüksek Adalet Mahkemesi yargıçlarının atanmasına yönelik yeni bir mekanizmayı da içeren yargı reformu konusunda ön mutabakata vardıklarını açıkladı.
Heyetler ayrıca İngiltere Merkez Bankasında dondurulan altın rezervlerinin geri getirilerek depremden etkilenenlere yardım amacıyla kullanılması için ortak çalışma yürütme konusunda uzlaştı.
Görüşmelerde, Venezuela’da 2024 devlet başkanlığı seçimlerinde muhalefetin ortak adayı olan ancak adaylığı o dönem hükümet tarafından engellenen Maria Corina Machado yer almıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Maduro’nun kaçırılmasının ardından ocak ayında Machado’yu Beyaz Saray’da ağırlamıştı.
Fakat Trump, halk desteğinin yetersizliği nedeniyle ülkeyi yönetmekte zorlanacağını savunarak Machado’nun iktidarı devralma niyetini desteklemediğini ifade etmişti.
Amerikan güçleri ocak ayında düzenledikleri askeri operasyonla Maduro ve eşi Cilia Flores’i Venezuela’dan çıkararak ABD’ye götürdü. Çifte ABD’de resmi olarak ‘narkoterörizm’ suçlaması yöneltildi. O dönemde Devlet Başkan Vekili Delcy Rodriguez, Maduro ile eşinin ülkeden kaçırılmasını ‘alçakça bir saldırı’ olarak nitelemiş; kardeşi Jorge Rodriguez ise eski devlet başkanı serbest bırakılana kadar ‘rahat durmayacaklarını’ ilan etmişti.
Buna karşın FT, ABD destekli Rodriguez yönetiminin müzakerelerde eski Venezuela liderinin serbest bırakılması talebini dahi gündeme getirmeyerek muhalefeti şaşırttığını aktardı.
Venezuelalı analist Edward Rodriguez ise sürece ilişkin değerlendirmesinde, “Maduro’nun kaderi çoktan belirlendi. Olayların kendi seyrinde ilerlemesine izin verecekler ve bu süreçte tek bir önceliğe, yani kendi hayatta kalma mücadelelerine odaklanacaklar” dedi.
Ortadoğu1 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Dünya Basını1 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceYen müdahalesinin asıl mesajı: Doların rezerv para statüsü artık eskisi kadar güçlü değil
Rusya2 hafta önceRusya’nın buğday ihracatı temmuzda yüzde 17,7 geriledi
Dünya Basını2 hafta önceForeign Affairs: Amerika Ortadoğu’dan Vazgeçmeli
Diplomasi1 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya2 hafta önceRusya, yolları insansız hava aracı saldırılarına karşı koruyacak












